İpoteğin Kaldırılması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/1483 E. 2023/4573 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
resmi senet↗ sözleşmesel sorumluluk↗ ticari kredi sözleşmesi↗ ipoteğin kaldırılması↗ ticari kredi↗ müktesep hak↗ usuli kazanılmış hak↗ depo kararı↗ işbölümü↗ vekâlet ücreti↗ maddi hata↗ ipotek↗ üçüncü kişi↗ kefalet↗ kazanılmış hak↗ olumsuz oy↗ sebepsiz zenginleşme↗ kefil↗ haksız fiil↗ kredi sözleşmesi↗ taahhütname↗ harç↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı ... yönünden ipoteğin kaldırılması koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 440 ıncı ve 442 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı ... vekilinin 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/13491 E. 2015/13278 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:infazda tereddüt · ticari itibar · husumet ehliyeti · infaz · taraf ehliyeti · ıslah · maddi tazminat · haksız rekabet
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanılan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının «husumet, ehliyet» ve «zamanaşımı» itirazlarının yerinde olmadığı, davalının asaleten ve «temsilen» eylemlerinin «haksız rekabet» teşkil ettiği ve bu sebeple davacının maddi zararı ile «ticari itibarı» açısından manevi zararlarının oluştuğu gerekçesiyle, «maddi tazminat» talebinin kabulü ile, 1.000,00 TL'sinin dava tarihinden itibaren, 29.000,00 TL'sinin «ıslah» tarihi olan 14/03/2012 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte, manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarih …
A.Ş." şeklinde belirtilerek «husumet» yöneltilmek suretiyle dava açıldığı ve her iki davalının eylemlerinin «haksız rekabet» teşkil ettiği iddia edildiğine ve davada iki ayrı davalı bulunduğuna göre, mahkemece hüküm fıkrasında, hükmolunan maddi ve manevi tazminat miktarlarının "davalıdan alınıp davacıya verilmesine" ifadesine yer verilmek suretiyle «infazda tereddüt» oluşturacak şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
1-Dava, «haksız rekabet» nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/13860 E. 2016/6416 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kar kaybı · yoksun kalınan kâr · kâr kaybı · haciz · inkar tazminatı · dahili dava · temsil
Benzer bu karardaDava, «kar kaybının» tahsili için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali ve «inkar tazminatının» tahsili istemine ilişkin olup, işbu davanın ek dava olarak açıldığı, iş bu davada 26/02/2004 tarihinden sonraki dönemde «yoksun kalınan» kar kaybının talep edildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece, dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki iş ortaklığının tasfiyesinden kaynaklanan, kâr «kaybı» da «dahil» tüm uyuşmazlıkların kesinleşen mahkeme kararı ile çözümlendiği, kesinleşen karar ile davacının fiili «haciz» tarihinden dava tarihinde kadar ki kâr kaybının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tahsiline karar verildiği, eldeki davanın ise yasal dayanağının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, yukarıda yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş ise de, daha önce taraflar arasında görülüp kesinleşen davada, davacı tarafın kâr «kaybı» araçların fiili «haciz» tarihinden birleşen dava tarihine (26.02.2004) kadar hesaplanmış karara bağlanmış olup, işbu davada ise anılan tarihten sonraki kâr kaybı talep edilmektedir.
Bu bağlamda mahkemece, kabulün aksine ek olarak daha sonraki döneme ilişkin «kar kaybının» tahsiline yönelik görülmekte olan davanın dinlenebileceğinin kabulü gerekir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/1483 E. , 2023/4573 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Tüketici Mahkemesi
SAYISI 2020/213 Esas, 2021/87 Karar
HÜKÜM
Ret, karar verilmesine yer olmadığı
KARAR DÜZELTME İSTEYEN Davacı ... vekili
Taraflar arasındaki ipoteğin kaldırılması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece davacı ...'in davası konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, davacı ...'in davasının reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dairece Mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir.
Davacı ... vekili tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili, davacıların dava dışı ...'in davalı bankadan kullandığı tüketici kredisine kefil olduklarını ve taşınmazlarına davalı banka lehine ipotek konulduğunu, dava dışı ...'in tüm borcu ödeyerek ipotekleri kaldırmak için davalıya başvurmasına rağmen davalının, dava dışı ...'in davalı bankadan genel ticari kredi sözleşmesine istinaden kredi kullanan dava dışı bir şirketin borcuna kefil olması ve bu borcun kapanmaması sebebiyle ipotekleri kaldıramayacağına yönelik olumsuz cevap verdiğini ileri sürerek borç ödense de ipoteklerin kaldırılmayacağına dair muarazanın önlenmesi ve sorumlu olunan borç miktarının tespiti ile bu miktarın depo edilerek ipoteklerin fekkine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili, ipoteklere ait resmi senetlerde borçlunun asaleten ve kefaleten tüm borçlarının teminatı için verildiği ibaresinin bulunduğunu ayrıca yargılama esnasında davacı ...'in taşınmazı üzerindeki ipoteğin kaldırıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemenin 28.09.2018 tarih, 2018/7E. ve 2018/527K. sayılı kararı ile bozma ilamına uyularak davacı ... hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davacı ... yönünden davanın kabulüne karar verilmiş, karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Yargıtay (Kapatlan)19. Hukuk Dairesinin 10.02.2020 tarih, 2018/3840 E. ve 2020/365K. sayılı kararıyla davacı ... tarafından verilen ipotekle ilgili ipotek resmî senedinin şartlar kısmının 1. maddesinde “… işbu ipoteğin lehine ipotek verdiğimiz borçlunun alacaklı bankaya olan kredi borcunun yanı sıra kaynağına bakılmaksızın sözleşme, haksız fiil, sebepsiz zenginleşme vs.’den kaynaklanan asaleten veya kefaleten sorumlu olduğu tüm borçlarının da teminatını teşkil ettiğini kabul ederim...” hükmüne yer verilmiş olması nedeniyle davacı ...'in, dava dışı ...’in davalı banka ile olan sözleşme ve taahhütleri gereği doğmuş ve doğacak her türlü borçlarına karşılık asaleten veya kefaleten sorumlu olduğu tüm borçların da teminatı teşkil etmek üzere verildiği, bu durumda dava dışı ...’in üçüncü kişiler lehine vermiş olduğu kefaletten dolayı da borçtan sorumlu olacağı, her ne kadar 18.10.2017 tarihli bozma ilamında ipotekli taşınmazların dava dışı borçlunun üçüncü kişiler lehine vermiş olduğu kefaletin teminatı olmadığı belirtilmiş ise de bu husus taraflar arasında düzenlenen resmî senet içeriği dikkate alındığında maddî hata niteliğinde olup usulî kazanılmış hak oluşturmayacağı, bu nedenle Mahkemece dava dışı ...’in kefaleten sorumlu olduğu kredi sözleşmelerinden dolayı davalı bankaya herhangi bir borcu olup olmadığının tespiti ile sonucuna göre karar verilmesi gerektiği ayrıca davacı ...
lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiği, bu itibarla Mahkemece, bozma ilamında açıklanan şekilde verilecek kararın temyiz incelemesinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 373 üncü maddesinin altıncı fıkrası gereğince Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca yapılacak şekilde hüküm kurulması gerektiğine işaret edilerek karar bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava dışı ...'in kefaletten sorumlu olduğu kredi sözleşmelerinden dolayı 756.517,00 TL borçlu olduğunun bildirildiği gerekçesiyle davacı ...'in davası konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, davacı ...'in davasının reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Yargıtay Kararı
Dairenin 20.10.2022 tarih, 2021/5343 E. ve 2022/7218K. sayılı kararıyla hükmün onanmasına karar verilmiştir.
V. KARAR DÜZELTME
A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuran
Dairenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ... vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
B. Karar Düzeltme Sebepleri
Davacı ... vekili; Mahkemece verilen ilk kararın Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 18.10.2017 tarihli kararı ile ''...kullanılmış ve kullanılacak her türlü krediye ifadesi ile kullanılacak teminatın vasfı belirlenmiş olup ipotekli taşınmazlar, davacıların dava dışı borçlunun 3. kişiler lehine vermiş olduğu kefaletin teminatı değildir.'' tespiti yapılarak bozulduğunu, Mahkemece bozma ilamına uyulmakla usuli kazanılmış hak doğduğunu; Mahkemece bozma ilamına uyularak davacı ... yönünden davanın kabulüne dair verilen kararın Dairece 10.02.2020 tarihli ilamda yazılı maddi hata gerekçesiyle bozulmasının usuli müktesep hak ilkesini ihlal ettiğini, davacı kefil Rukiye yönünden ipotek kaldırılırken aynı borç için kefil olan Firdevs yönünden farklı hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, Yargıtay 19.
Hukuk Dairesinin 2012/15421 E., 2013/1789 K. sayılı emsal ilamına göre kefilin imzalamadığı bir sözleşmeden sorumlu tutulması mümkün olmadığı gibi anılan kredi sözleşmesinin de aleyhe yorumlanamayacağını, dosyanın işbölümü açısından da Yargıtay 11. Hukuk Dairesine gönderilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı ... yönünden ipoteğin kaldırılması koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 440 ıncı ve 442 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı ... vekilinin 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
davacı ... vekilinin karar düzeltme isteminin 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesi gereğince REDDİNE,
Davacı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Kanun ile değiştirilen 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca takdiren 1.581,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davacı ...'ten alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine,
04.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/954433800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz