YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/958 E. 2023/4021 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
acente↗ denetime elverişlilik↗ esastan ret↗ ortalama tüketici↗ ayırt edicilik↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ eksik inceleme↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ dahili dava↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/69 E., 2019/557 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili firmanın 80 yılı aşkın süredir faaliyet gösterdiğini, 1989 yılından senesinden beri faaliyetlerini ağırlıklı ve yoğun olarak PASTEL markası adı altında renkli kozmetik sektöründe devam ettirdiğini, PASTEL markasının TPMK nezdinde tanınmış marka olarak tescil edildiğini, müvekkilinin ''PASTEL'' esas unsurlu markaları bulunduğunu, müvekkilinin PASTEL unsurlu markaları ile davalının ''malti pastel'' ibareli markasının tüketici nezdinde iltibas yaratacağını ileri sürerek TPMK YİDK’nın 2018-M-11619 sayılı kararının iptaline, dava konusu markanın tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili firmanın ürettiği mal ile davacı tarafın ürettiği malların farklı olduğunu, tarafların ürettiği mallar aynı emtia sınıfında olmadığı gibi, aynı ürün sektöründe de olmadığını, tüketici hedef kitlesinin birbirnden farklı olduğunu, benzer unsur olan ''pastel'' ibaresinin soluk mat renk anlamına geldiğini, yaygın bi rkullanıma sahip olan ''pastel'' ibaresinin sadece kozmetik ürünlerle özleşmediğini bu nedenle de tanınmış marka ile ayırt edici karakterini zedelediğinden söz edilmeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde; kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu markanın; MALTİ PASTEL renkli, şekil unsuru bulunmayan, büyük harf ile yazıldığı, “MALTİ” ve “PASTEL” sözcüklerinin yan yana gelmesi ile oluşturulmuş bir marka olduğu, markayı oluşturan kelime ibarelerinden “pastel” sözcüğü “soluk mat renk anlamına gelmekte ve başvurunun tescilinin talep edildiği mallar ve hizmetlerde ayırt ediciliğinin zayıf olduğu, görsel değerlendirmede, kelimenin ilk kısmında oluşan benzerlik ya da benzememe durumu kelimenin son kısmına göre daha büyük öneme sahip olduğundan, somut durumda markanın baş kısmındaki “malti” ibaresinin markalar arasındaki görsel benzerlik değerlendirmesinde yeterli ayırt ediciliği sağladığı, davacı markalarına bakıldığında ise “pastel” sözcüğünün yanı sıra farklı kelime unsurlarını da içerdikleri, davacının itiraza mesnet markalarında “pastel” kelimesine ek olarak “İstanbul, Latino, Ola, Pinkar, Riske, Show by, Taboo, Profashion” gibi ibarelerin de ön veya son ek olarak yer aldığı, dava konusu marka ile davacı markaları arasında ortak “pastel” ibaresi nedeniyle görsel ve işitsel bir benzerlik varmış gibi görünse de, dava konusu marka “malti pastel” olarak yazıldığından ve aynı şekilde birlikte seslendirilmek durumunda olduğundan, zayıf bir benzerliğin olduğunun düşünüldüğü, dava konusu markada markanın esas unsuru “pastel” ibaresi olmayıp, davacı markalarında ise çoğunlukla yabancı sözcüklerle birlikte kullanım görüldüğü ,her iki tarafın markalarına bütünsel olarak bakıldığında markalar arasında anlam bakımından da düşük bir benzerlik bulunduğu, taraf markalarında ortak olan “pastel” ibaresinin herkesin kullanımına konu olabilecek ve geniş bir kullanım yelpazesine sahip bir sözcük olması karşısında, tescil edilmek istenilen ürünler için ayırt edici niteliğinin düşük olduğu,“Pastel” ibaresinin bir bütün olarak davacı adına bilinirliği olan bir marka olduğu kabul edilmekle birlikte, “malti” ibaresi ile birlikte kullanımının, davalı adına tescil edilebilmesi için yeterli ayırt ediciliğe sahip olduğu, davacının itiraza mesnet gösterilen markalarında ve dava konusu markada yer alan “pastel” ve “malti” ibarelerin ayrılarak inceleme yapılması markaların bütünsel olarak değerlendirilmesi ilkesine aykırı olacağı, taraf markalarında yer alan “pastel” ibaresinin dışındaki unsurların benimsenen ana kural kapsamında birbirlerinden ayrılabilen sözcük (“malti” gibi), şekil, renk gibi unsurlar içermeleri karşısında herhangi bir karıştırılma ihtimalinin ortaya çıkmayacağı, ayrıca bütünsel karşılaştırmada da markaların ihtiva ettikleri farklılıklar, davacı markalarında farklı unsurların da bulunması karşısında taraf markalarının bütünsel olarak da birbirine benzemediği, marka işaretleri arasında aynılık bulunmadığı gibi benzerlik de bulunmaması nedeniyle somut uyuşmazlık kapsamında taraf markaları arasında ilgili tüketici kitlesi açısından 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında da iltibas ihtimali bulunmadığı, ayrıca davacı markalarının kapsamında ayniyet bulunan “Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler (Ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri dahil). Büro hizmetleri. İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık , muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri (ithalat ihracat acente hizmetleri dahil). Ticari ve sınai ürünler için eksperlik hizmetleri. Açık artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri” pazar dilimlendirmesi yaptığı üst düzey gelir grubuna hitap eden hizmetleri içerirken, dava konusu markanın kapsamı incelendiğinde daha çok, bilinçli kullanıcıya hitap eden hizmetlerden oluştuğu, her ne kadar taraf markalarında yer alan hizmetlerde aynı/benzerlik olsa da, söz konusu mal ve hizmetler bilinçli tüketici kitlesine hitap ettiğinden ve düşünülmeden, hızlıca satın alınacak günlük tüketim ürünleri olmadığından, görsel, işitsel ve kavramsal ayırt edicilik bulunduğundan, ortalama hedef tüketici kitlesi açısından ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, somut olay kapsamında taraf marka işaretleri arasında tanınmışlık engeli ile ilgili olarak aranan işaret aynılığı veya benzerliği ilişkisi bulunmadığı, öncelikle tanınmışlık tescil engeliyle ilgili ön koşulun (işaret aynılığı/benzerliği) taraflar arasındaki çekişme konusu bakımından mevcut olmadığı, ön koşulun gerçekleşmemiş olması nedeniyle tanınmışlık engeli ile ilgili olarak aranan ihtimallerin de gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik inceleme dayalı, hüküm kurmaya ve denetime elverişli bulunmadığını, bilirkişi raporunda müvekkili adına tescilli T/02945 sayılı Pastel ibareli tanınmış markasından bahsedilmediğini, dava konusu markanın, müvekkili adına tescilli seri markaları gibi "pastel" ibaresine "malti" kelimesi eklenmek suretiyle oluşturulduğunu, dava konusu markada kullanılan renklerin de dava konusu markayı müvekkilinin markalarına yakınlaştırdığını, bu hususların bilirkişi raporunda değerlendirilmediğini, taraf markaları arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası koşulları oluştuğu gibi markalarının farklı sınıf mal ve hizmetler yönünde de 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin dördüncü fıkrası ve 6 ncı maddesinin beşinci fıkrası gereğince de korunması gerektiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "MALTİ PASTEL" ibareli dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet "PASTEL" asıl unsurlu markaları arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında ortalama tüketiciler üzerinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimali dahil iltibasa yol açacak düzeyde benzerliğin olmadığı, zira taraf markalarında ortak olarak yer alan ve "soluk, mat renk" anlamına gelen "PASTEL" ibaresinin ayırt ediciliğinin zayıf olduğu ve başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı, marka işaretleri arasında benzerlik olmadığından 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrası maddesi koşullarının da somut olayda bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Müvekkil firmanın “pastel” markasının tanınmışlık ve bilinirlik düzeyi dikkate alınmadan, seri marka olarak orta seviyedeki tüketicinin düşebileceği yanılgıya dahi değinmeden tanzim edilen raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişsiz olduğunu, müvekkilinin tanınmış markasının raporda dikkate alınmadığını “davanın reddine” dair kararı eksik incelemeye dayanan, denetime ve hüküm kurmaya elverişsiz rapora dayandığından usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/3308 E. 2024/5739 K.
Ortak:ortalama tüketici · ayırt edicilik · dahili dava · iltibas · YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
İncelediğiniz kararda… ibareli dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet "PASTEL" asıl unsurlu markaları arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında «ortalama tüketiciler» üzerinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimali «dahil» «iltibasa» yol açacak düzeyde benzerliğin olmadığı, zira taraf markalarında ortak olarak yer alan ve "soluk, mat renk" anlamına gelen "PASTEL" ibaresinin «ayırt ediciliğinin» zayıf olduğu ve başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı, marka işaretleri arasında benzerlik olmadığından 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkra …
… arka olduğu, markayı oluşturan kelime ibarelerinden “pastel” sözcüğü “soluk mat renk anlamına gelmekte ve başvurunun tescilinin talep edildiği mallar ve hizmetlerde «ayırt ediciliğinin» zayıf olduğu, görsel değerlendirmede, kelimenin ilk kısmında oluşan benzerlik ya da benzememe durumu kelimenin «son» kısmına göre daha büyük öneme sahip olduğundan, somut durumda markanın baş kısmındaki “malti” ibaresinin markalar arasındaki görsel benzerlik değerlendirmesinde yeterli ayırt ediciliği sağladığı, davacı markalarına bakıldığında ise “pastel” sözcüğünün yanı sıra farklı kelime unsurlarını da içerdikleri, davacının itiraza mesnet markalarında “pastel” kelimesine ek olarak “İstanbul, Latino, Ola, Pinkar, Riske, Show by, Taboo, Profashion” gibi ibarelerin de ön veya son ek olarak yer aldığı, dava konusu marka ile davacı markaları arasında ortak “pastel” ibaresi nedeniyle görsel ve işitsel bir benzerlik varmış gibi görünse de, dava konusu marka “malti pastel” olarak yazıldığından ve aynı şekilde birlikte seslendirilmek durumunda olduğundan, zayıf bir benzerliğin olduğunun düşünüldüğü, dava konusu markada markanın esas unsuru “pastel” ibaresi olmayıp, davacı markalarında ise çoğunlukla yabancı sözcüklerle birlikte kullanım görüldüğü ,her iki tarafın markalarına bütünsel olarak bakıldığında markalar arasında anlam bakımından da düşük bir benzerlik bulunduğu, taraf markalarında ortak olan “pastel” ibaresinin herkesin kullanımına konu olabilecek ve geniş bir kullanım yelpazesine sahip bir sözcük olması karşısında, tescil edilmek istenilen ürünler için ayırt edici niteliğinin düşük olduğu,“Pastel” ibaresinin bir bütün olarak davacı adına bilinirliği olan bir marka olduğu kabul edilmekle birlikte, “malti” ibaresi ile birlikte kullanımının, davalı adına tescil edilebilmesi için yeterli ayırt ediciliğe sahip olduğu, davacının itiraza mesnet gösterilen markalarında ve dava konusu markada yer alan “pastel” ve “malti” ibarelerin ayrılarak inceleme yapılması markaların bütünsel olarak değerlendirilmesi ilkesine aykırı olacağı, taraf markalarında yer alan “pastel” ibaresinin dışındaki unsurların benimsenen ana kural kapsamında birbirlerinden ayrılabilen sözcük (“malti” gibi), şekil, renk gibi unsurlar içermeleri karşısında herhangi bir karıştırılma ihtimalinin ortaya çıkmayacağı, ayrıca bütünsel karşılaştırmada da markaların ihtiva ettikleri farklılıklar, davacı markalarında farklı unsurların da bulunması karşısında taraf markalarının bütünsel olarak da birbirine benzemediği, marka işaretleri arasında aynılık bulunmadığı gibi benzerlik de bulunmaması nedeniyle somut uyuşmazlık kapsamında taraf markaları arasında ilgili tüketici kitlesi açısından 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında da «iltibas» ihtimali bulunmadığı, ayrıca davacı markalarının kapsamında ayniyet bulunan “Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler (Ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri «dahil»).
… ve hizmetler bilinçli tüketici kitlesine hitap ettiğinden ve düşünülmeden, hızlıca satın alınacak günlük tüketim ürünleri olmadığından, görsel, işitsel ve kavramsal «ayırt edicilik» bulunduğundan, ortalama hedef tüketici kitlesi açısından ilişkilendirilme ihtimali de «dahil» karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, somut olay kapsamında taraf marka işaretleri arasında tanınmışlık engeli ile ilgili olarak aranan işaret aynılığı veya benzer …
Benzer bu kararda… da “Pastel” markasının davacı tarafından kozmetik ürünlerde uzun yıllara sarih yoğun ve ciddi kullanımı ve tanıtımı neticesinde, yani kullanım sonucunda belirli bir «ayırt edicilik» kazanmış olduğu, koruma kapsamının arttığı, davacının “Pastel” ibareli markalarıyla bir “seri marka” yarattığı ve bunun sonucunda da dava konusu benzerliğin ve dahi ayniyetin dikkat çekici hale geldiği, sonuç olarak; başvuruya konu markanın davacının “Pastel”li kelime markalarının serisinin bir devamı olarak algılanabilecek nitelikte bir türemeye sahip olduğu ve alt marka algısı yaratmaya uygun nitelikte olduğu, her ne kadar davacının markalarında geçen “Pastel” kelimesi ayırt ediciliği zayıf bir ibare ise de, (kozmetik ürünleri yönünden) “kazanılmış” ayırt ediciliği nedeniyle koruma kapsamının genişlediği ve dava konusu marka ile benzer olduğu kanaatine varıldığı, davacının markalarının hemen hemen hepsinin 03 ve 05 inci sınıflara giren kozmetik ve kişisel bakım/temizlik ürünleri ile beşeri tıbbi ürünler ve bu ürünlerin perakende/toptan satışı/mağazacılık hizmetleri için tescilli oldukları, davalının markasının ise bu ürünlerle ilişkili olan emtialar hariç 08, 09 ve 21 inci sınıflara giren emtialar için tescil edilmek istendiği, davacının sadece 105716 nolu markasının davalının markasının tescil edilmek istendiği 21 inci sınıfa giren bir takım emtialar (saç fırçası ve tarağı) için tescilli olduğu, bu emtiaların davalının markasını tescil ettirmek istediği 21 inci sınıfa giren “boya fırçaları hariç fırçalar” ile aynı emtia oldukları, davalının markasının kapsamına giren bunun dışındaki emtialar ile davacının markalarının tescilli olduğu emtiaların ise benzer emtia olarak nitelendirilmesinin mümkün görülmediği, gerek davacının markalarının tescilli olduğu 03 ve 05 inci sınıflara giren emtiaların, gerekse de davalının markasının tescil edilmek istendiği 08, 09 ve 21 inci sınıflara giren emtiaların hitap ettiği «ortalama tüketici» kitlesinin yeterli ölçüde bilinçli, dikkatli, özenli alıcılar oldukları ve bu ürünleri satın almadan önce makul bir araştırma ve inceleme aşamasından geçerek seçici davrandıkları, birbirleri ile benzemeyen emtialarda aynı/benzer markaların kullanılması halinde, tüketicilerin farklı iki firmanın markaları ve ürünleriyle karşı karşıya olduklarını anlamaları ihtimalini yükselttiği, davalının davacının kullanmama «def»'ini ileri sürüğü, davacının “Pastel” markasını kozmetik ve kişisel temizlik/bakım ürünlerinde ciddi bir biçimde kullandığı anlaşılmaktaysa da uyuşmazlığa konu 08, 09 ve 21 inci sınıflara giren emtiaların hiçbirinde bu markayı kullanmadığı, davacının 08, 09 ve 21 inci sınıflara giren emtialarda markasını kullandığını ispat edemediği, davalının hem davasında hem de TÜRKPATENT nezdindeki işlemler esnasında kullanmama def’i ileri sürdüğü gözetildiğinde, davacının 105716 sayılı markasının 21 inci sınıfa giren “saç fırçası ve tarağı” emtiaları açısından korunmayacağı, davacının bu markasına dayalı olarak 21 inci sınıfa giren emtialar açısından bir hak ileri süremeyeceği; gerek YİDK kararı iptali talebi, gerekse de hükümsüzlük talebi açısından; davacının davasına/itirazlarına mesnet aldığı markalardan sadece 105716 sayılı markasının kapsamına giren 21 inci sınıftaki “saç fırçası ve tarağı” emtiası açısından emtia benzerliği şartının gerçekleştiği, diğer markalar ve emtialar açısından emtia ayniyeti/benzerliği şartının gerçekleşmediği, ayrıca davalı taraf kullanmama def’i ileri sürdüğü halde davacının “Pastel” markasının 08, 09 ve 21 inci sınıflara giren emtialarda kullanıldığına dair, gerek TÜRKPATENT işlem dosyasına, gerekse dava dosyasına hiçbir delil sunulmadığı, bu nedenle de davacının 105716 sayılı markasının 21 inci sınıfta da korunmasını talep edemeyeceği, öte yandan uyuşmazlığa konu/karşılatırılan emtiaların hitap ettiği alıcı/tüketici kitlesinin bilgi, algı, dikkat, özen seviyesinin yeterli yükseklikte olduğu, bütün bu sebeplerle, somut olayda hem YİDK kararı iptali istemi hem de hükümsüzlük istemi açısından, emtia ayniyeti/benzerliği şartının gerçekleşmediği, tanınmışlık yönünden dosya içeriği itibari ile 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasında yer alan koşulların oluşmadığı kanaatine varıldığı, aynı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrasındaki «iltibas» koşulları oluşmadığından hükümsüzlük şartlarının da oluşmadığı, başvurunun kötü niyetli olarak yapıldığına dair delil bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine kara …
… larının benzer alıcı kitlesine hitap ettiği, benzer ihtiyaçları giderdiği, bu malların kozmetik ürünleri satan mağazalarda birlikte satışa sunuldukları, dolayısıyla «dağıtım» kanallarının aynı olduğu, hedeflenen tüketici kesiminin de aynı olduğu göz önüne alındığında "saç fırçası ve tarağı" ile aynı emtia olduğu kabul edilen "boya fırçaları hariç fırçalar" emtiası yönünden emtia benzerliği şartının oluştuğu, işaretlerin karşılaştırılmasına gelince; dava konusu başvurunun "Pastel" ibaresinden meydana geldiği, davacının itiraza mesnet markalarının esas unsurunun da "Pastel" ibaresi olduğu, buna göre taraf markaları arasında "Pastel" ibaresinin ortak olarak yer almasından kaynaklı benzerlik bulunduğu, aynı/benzer mallar üzerinde kullanılmaları halinde tüketiciler nezdinde ilişkilendirilmeleri ihtimali de «dahil» karıştırılmaları ihtimalinin mevcut olduğu, bu durumda 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrasındaki «iltibas» koşulunun da gerçekleştiği, her ne kadar davacı vekili müvekkili markasının tanınmış olması nedeniyle tescil engeli bulunduğunu ileri sürmüş ise de, 6769 sayılı Ka …
… arak reddedildiğini, oysa taraf markalarının ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, müvekkilinin tanınmış markalarının farklı sınıflarda da koruma sağlayacağını, «iltibas» yaratacak başvurunun reddinin gerektiğini ileri sürerek, YİDK kararının iptaline ve davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:def'i · kaldırma ve yeniden hüküm · kâr dağıtımı · kötüniyet
Benzer bu karardaKararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü «kaldırılarak yeniden» esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
… da “Pastel” markasının davacı tarafından kozmetik ürünlerde uzun yıllara sarih yoğun ve ciddi kullanımı ve tanıtımı neticesinde, yani kullanım sonucunda belirli bir «ayırt edicilik» kazanmış olduğu, koruma kapsamının arttığı, davacının “Pastel” ibareli markalarıyla bir “seri marka” yarattığı ve bunun sonucunda da dava konusu benzerliğin ve dahi ayniyetin dikkat çekici hale geldiği, sonuç olarak; başvuruya konu markanın davacının “Pastel”li kelime markalarının serisinin bir devamı olarak algılanabilecek nitelikte bir türemeye sahip olduğu ve alt marka algısı yaratmaya uygun nitelikte olduğu, her ne kadar davacının markalarında geçen “Pastel” kelimesi ayırt ediciliği zayıf bir ibare ise de, (kozmetik ürünleri yönünden) “kazanılmış” ayırt ediciliği nedeniyle koruma kapsamının genişlediği ve dava konusu marka ile benzer olduğu kanaatine varıldığı, davacının markalarının hemen hemen hepsinin 03 ve 05 inci sınıflara giren kozmetik ve kişisel bakım/temizlik ürünleri ile beşeri tıbbi ürünler ve bu ürünlerin perakende/toptan satışı/mağazacılık hizmetleri için tescilli oldukları, davalının markasının ise bu ürünlerle ilişkili olan emtialar hariç 08, 09 ve 21 inci sınıflara giren emtialar için tescil edilmek istendiği, davacının sadece 105716 nolu markasının davalının markasının tescil edilmek istendiği 21 inci sınıfa giren bir takım emtialar (saç fırçası ve tarağı) için tescilli olduğu, bu emtiaların davalının markasını tescil ettirmek istediği 21 inci sınıfa giren “boya fırçaları hariç fırçalar” ile aynı emtia oldukları, davalının markasının kapsamına giren bunun dışındaki emtialar ile davacının markalarının tescilli olduğu emtiaların ise benzer emtia olarak nitelendirilmesinin mümkün görülmediği, gerek davacının markalarının tescilli olduğu 03 ve 05 inci sınıflara giren emtiaların, gerekse de davalının markasının tescil edilmek istendiği 08, 09 ve 21 inci sınıflara giren emtiaların hitap ettiği «ortalama tüketici» kitlesinin yeterli ölçüde bilinçli, dikkatli, özenli alıcılar oldukları ve bu ürünleri satın almadan önce makul bir araştırma ve inceleme aşamasından geçerek seçici davrandıkları, birbirleri ile benzemeyen emtialarda aynı/benzer markaların kullanılması halinde, tüketicilerin farklı iki firmanın markaları ve ürünleriyle karşı karşıya olduklarını anlamaları ihtimalini yükselttiği, davalının davacının kullanmama «def»'ini ileri sürüğü, davacının “Pastel” markasını kozmetik ve kişisel temizlik/bakım ürünlerinde ciddi bir biçimde kullandığı anlaşılmaktaysa da uyuşmazlığa konu 08, 09 ve 21 inci sınıflara giren emtiaların hiçbirinde bu markayı kullanmadığı, davacının 08, 09 ve 21 inci sınıflara giren emtialarda markasını kullandığını ispat edemediği, davalının hem davasında hem de TÜRKPATENT nezdindeki işlemler esnasında kullanmama def’i ileri sürdüğü gözetildiğinde, davacının 105716 sayılı markasının 21 inci sınıfa giren “saç fırçası ve tarağı” emtiaları açısından korunmayacağı, davacının bu markasına dayalı olarak 21 inci sınıfa giren emtialar açısından bir hak ileri süremeyeceği; gerek YİDK kararı iptali talebi, gerekse de hükümsüzlük talebi açısından; davacının davasına/itirazlarına mesnet aldığı markalardan sadece 105716 sayılı markasının kapsamına giren 21 inci sınıftaki “saç fırçası ve tarağı” emtiası açısından emtia benzerliği şartının gerçekleştiği, diğer markalar ve emtialar açısından emtia ayniyeti/benzerliği şartının gerçekleşmediği, ayrıca davalı taraf kullanmama def’i ileri sürdüğü halde davacının “Pastel” markasının 08, 09 ve 21 inci sınıflara giren emtialarda kullanıldığına dair, gerek TÜRKPATENT işlem dosyasına, gerekse dava dosyasına hiçbir delil sunulmadığı, bu nedenle de davacının 105716 sayılı markasının 21 inci sınıfta da korunmasını talep edemeyeceği, öte yandan uyuşmazlığa konu/karşılatırılan emtiaların hitap ettiği alıcı/tüketici kitlesinin bilgi, algı, dikkat, özen seviyesinin yeterli yükseklikte olduğu, bütün bu sebeplerle, somut olayda hem YİDK kararı iptali istemi hem de hükümsüzlük istemi açısından, emtia ayniyeti/benzerliği şartının gerçekleşmediği, tanınmışlık yönünden dosya içeriği itibari ile 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasında yer alan koşulların oluşmadığı kanaatine varıldığı, aynı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrasındaki «iltibas» koşulları oluşmadığından hükümsüzlük şartlarının da oluşmadığı, başvurunun kötü niyetli olarak yapıldığına dair delil bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine kara …
… larının benzer alıcı kitlesine hitap ettiği, benzer ihtiyaçları giderdiği, bu malların kozmetik ürünleri satan mağazalarda birlikte satışa sunuldukları, dolayısıyla «dağıtım» kanallarının aynı olduğu, hedeflenen tüketici kesiminin de aynı olduğu göz önüne alındığında "saç fırçası ve tarağı" ile aynı emtia olduğu kabul edilen "boya fırçaları hariç fırçalar" emtiası yönünden emtia benzerliği şartının oluştuğu, işaretlerin karşılaştırılmasına gelince; dava konusu başvurunun "Pastel" ibaresinden meydana geldiği, davacının itiraza mesnet markalarının esas unsurunun da "Pastel" ibaresi olduğu, buna göre taraf markaları arasında "Pastel" ibaresinin ortak olarak yer almasından kaynaklı benzerlik bulunduğu, aynı/benzer mallar üzerinde kullanılmaları halinde tüketiciler nezdinde ilişkilendirilmeleri ihtimali de «dahil» karıştırılmaları ihtimalinin mevcut olduğu, bu durumda 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrasındaki «iltibas» koşulunun da gerçekleştiği, her ne kadar davacı vekili müvekkili markasının tanınmış olması nedeniyle tescil engeli bulunduğunu ileri sürmüş ise de, 6769 sayılı Ka …
… kabulüne karar verilmesi gerektiğini, müvekkili markasının en azından sektörel tanınmışlığı bulunduğunu ve davalı markasının bu tanınmışlıktan istifade edeceğini ve «ayırt ediciliğini» zedeleyeceğini, başvuru markasının rastgele seçilmediğini ve davalının «kötüniyetli» olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/6246 E. 2023/736 K.
Ortak:ortalama tüketici · ayırt edicilik · eksik inceleme · dahili dava · iltibas · YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
İncelediğiniz kararda… ibareli dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet "PASTEL" asıl unsurlu markaları arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında «ortalama tüketiciler» üzerinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimali «dahil» «iltibasa» yol açacak düzeyde benzerliğin olmadığı, zira taraf markalarında ortak olarak yer alan ve "soluk, mat renk" anlamına gelen "PASTEL" ibaresinin «ayırt ediciliğinin» zayıf olduğu ve başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı, marka işaretleri arasında benzerlik olmadığından 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkra …
… arka olduğu, markayı oluşturan kelime ibarelerinden “pastel” sözcüğü “soluk mat renk anlamına gelmekte ve başvurunun tescilinin talep edildiği mallar ve hizmetlerde «ayırt ediciliğinin» zayıf olduğu, görsel değerlendirmede, kelimenin ilk kısmında oluşan benzerlik ya da benzememe durumu kelimenin «son» kısmına göre daha büyük öneme sahip olduğundan, somut durumda markanın baş kısmındaki “malti” ibaresinin markalar arasındaki görsel benzerlik değerlendirmesinde yeterli ayırt ediciliği sağladığı, davacı markalarına bakıldığında ise “pastel” sözcüğünün yanı sıra farklı kelime unsurlarını da içerdikleri, davacının itiraza mesnet markalarında “pastel” kelimesine ek olarak “İstanbul, Latino, Ola, Pinkar, Riske, Show by, Taboo, Profashion” gibi ibarelerin de ön veya son ek olarak yer aldığı, dava konusu marka ile davacı markaları arasında ortak “pastel” ibaresi nedeniyle görsel ve işitsel bir benzerlik varmış gibi görünse de, dava konusu marka “malti pastel” olarak yazıldığından ve aynı şekilde birlikte seslendirilmek durumunda olduğundan, zayıf bir benzerliğin olduğunun düşünüldüğü, dava konusu markada markanın esas unsuru “pastel” ibaresi olmayıp, davacı markalarında ise çoğunlukla yabancı sözcüklerle birlikte kullanım görüldüğü ,her iki tarafın markalarına bütünsel olarak bakıldığında markalar arasında anlam bakımından da düşük bir benzerlik bulunduğu, taraf markalarında ortak olan “pastel” ibaresinin herkesin kullanımına konu olabilecek ve geniş bir kullanım yelpazesine sahip bir sözcük olması karşısında, tescil edilmek istenilen ürünler için ayırt edici niteliğinin düşük olduğu,“Pastel” ibaresinin bir bütün olarak davacı adına bilinirliği olan bir marka olduğu kabul edilmekle birlikte, “malti” ibaresi ile birlikte kullanımının, davalı adına tescil edilebilmesi için yeterli ayırt ediciliğe sahip olduğu, davacının itiraza mesnet gösterilen markalarında ve dava konusu markada yer alan “pastel” ve “malti” ibarelerin ayrılarak inceleme yapılması markaların bütünsel olarak değerlendirilmesi ilkesine aykırı olacağı, taraf markalarında yer alan “pastel” ibaresinin dışındaki unsurların benimsenen ana kural kapsamında birbirlerinden ayrılabilen sözcük (“malti” gibi), şekil, renk gibi unsurlar içermeleri karşısında herhangi bir karıştırılma ihtimalinin ortaya çıkmayacağı, ayrıca bütünsel karşılaştırmada da markaların ihtiva ettikleri farklılıklar, davacı markalarında farklı unsurların da bulunması karşısında taraf markalarının bütünsel olarak da birbirine benzemediği, marka işaretleri arasında aynılık bulunmadığı gibi benzerlik de bulunmaması nedeniyle somut uyuşmazlık kapsamında taraf markaları arasında ilgili tüketici kitlesi açısından 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında da «iltibas» ihtimali bulunmadığı, ayrıca davacı markalarının kapsamında ayniyet bulunan “Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler (Ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri «dahil»).
… ve hizmetler bilinçli tüketici kitlesine hitap ettiğinden ve düşünülmeden, hızlıca satın alınacak günlük tüketim ürünleri olmadığından, görsel, işitsel ve kavramsal «ayırt edicilik» bulunduğundan, ortalama hedef tüketici kitlesi açısından ilişkilendirilme ihtimali de «dahil» karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, somut olay kapsamında taraf marka işaretleri arasında tanınmışlık engeli ile ilgili olarak aranan işaret aynılığı veya benzer …
Benzer bu karardaİstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının gerek marka sahibi olarak, gerek şirket «ticaret unvanı», gerekse de internet sitesi nedeni ile “pinkar” ibaresinin tek ve gerçek hak sahibi olduğunu, bilirkişilerce davacının ticaret unvanı ve internet alan adı bakımından inceleme yapılmadığından, raporun «eksik inceleme» ile tanzim edildiğini, davacının dayandığı 3 adet “pinkar” esas unsurlu tescilli markanın seri marka niteliğinde olduğu göz önüne alındığında, “pinkar” ibaresinin davacı tarafından nihai tüketici nezdinde meşhur ve maruf hale getirildiğinin açık olduğunu, davalıya ait markada yer alan ibarenin, aynı zamanda davacının ticaret unvanının esas unsuru bulunduğunu, davalı başvurusunun konusu olan işaret ile davacı markalarının, söz konusu marka ve işaret altında sunulan emtiaların hitap ettiği kişilerin üzerinde bıraktığı iz itibariyle işitsel, anlamsal, görsel ve biçimsel olarak birbirlerinin benzeri olduğunu, bilirkişilerce “arcadıa” kelimesinin anlamı bakımından da herhangi bir değerlendirmenin yapılmadığını, oysa bu ibarenin "eski Yunanistan'da sade ve mesut bir ırkın oturduğu rivayet edilen dağlık bir ülke; cennet hayatı yaşatan kırlar” anlamlarına geldiğini, ayrıca «iltibas» değerlendirmeleri bakımından markaların tek kelimeden oluşması halinde başlangıç bölümünün, iki kelimeden oluşması halinde ise ilk kelimenin daha fazla tüketicinin …
… r" asıl unsurlu markaları ile arasında bir benzerliğin bulunmadığı gibi, bir an için parçalara bölünerek inceleme yapılması gerektiği düşünüldüğünde dahi, davacı da «dahil» her iki tarafın da kabulünde olduğu üzere, davalının başvurusunun "Pinkar" ve "Cadia" şeklinde değil, aynı ayrı sahip oldukları anlamları gözetilerek, "Pink" ve "A …
Davacı şirkete ait markalar "PİNKAR" asıl unsurlu olup «ortalama tüketicinin» genel bakışı dikkate alındığında Türkçe'de bilinen bir anlamı olmayıp ayırt edici bir markadır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:iş bölümü · ticaret unvanı
Benzer bu karardaİstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının gerek marka sahibi olarak, gerek şirket «ticaret unvanı», gerekse de internet sitesi nedeni ile “pinkar” ibaresinin tek ve gerçek hak sahibi olduğunu, bilirkişilerce davacının ticaret unvanı ve internet alan adı bakımından inceleme yapılmadığından, raporun «eksik inceleme» ile tanzim edildiğini, davacının dayandığı 3 adet “pinkar” esas unsurlu tescilli markanın seri marka niteliğinde olduğu göz önüne alındığında, “pinkar” ibaresinin davacı tarafından nihai tüketici nezdinde meşhur ve maruf hale getirildiğinin açık olduğunu, davalıya ait markada yer alan ibarenin, aynı zamanda davacının ticaret unvanının esas unsuru bulunduğunu, davalı başvurusunun konusu olan işaret ile davacı markalarının, söz konusu marka ve işaret altında sunulan emtiaların hitap ettiği kişilerin üzerinde bıraktığı iz itibariyle işitsel, anlamsal, görsel ve biçimsel olarak birbirlerinin benzeri olduğunu, bilirkişilerce “arcadıa” kelimesinin anlamı bakımından da herhangi bir değerlendirmenin yapılmadığını, oysa bu ibarenin "eski Yunanistan'da sade ve mesut bir ırkın oturduğu rivayet edilen dağlık bir ülke; cennet hayatı yaşatan kırlar” anlamlarına geldiğini, ayrıca «iltibas» değerlendirmeleri bakımından markaların tek kelimeden oluşması halinde başlangıç bölümünün, iki kelimeden oluşması halinde ise ilk kelimenin daha fazla tüketicinin …
Davalının marka başvurusuna konu "PİNKARCADIA" ibaresinin bilinen bir anlamı olmayıp, markanın «bölümlerine» ayrılarak anlam yüklenmesi doğru değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/4263 E. 2022/8130 K.
Ortak:ortalama tüketici · ayırt edicilik · iltibas
İncelediğiniz kararda… ibareli dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet "PASTEL" asıl unsurlu markaları arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında «ortalama tüketiciler» üzerinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimali «dahil» «iltibasa» yol açacak düzeyde benzerliğin olmadığı, zira taraf markalarında ortak olarak yer alan ve "soluk, mat renk" anlamına gelen "PASTEL" ibaresinin «ayırt ediciliğinin» zayıf olduğu ve başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı, marka işaretleri arasında benzerlik olmadığından 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkra …
… arka olduğu, markayı oluşturan kelime ibarelerinden “pastel” sözcüğü “soluk mat renk anlamına gelmekte ve başvurunun tescilinin talep edildiği mallar ve hizmetlerde «ayırt ediciliğinin» zayıf olduğu, görsel değerlendirmede, kelimenin ilk kısmında oluşan benzerlik ya da benzememe durumu kelimenin «son» kısmına göre daha büyük öneme sahip olduğundan, somut durumda markanın baş kısmındaki “malti” ibaresinin markalar arasındaki görsel benzerlik değerlendirmesinde yeterli ayırt ediciliği sağladığı, davacı markalarına bakıldığında ise “pastel” sözcüğünün yanı sıra farklı kelime unsurlarını da içerdikleri, davacının itiraza mesnet markalarında “pastel” kelimesine ek olarak “İstanbul, Latino, Ola, Pinkar, Riske, Show by, Taboo, Profashion” gibi ibarelerin de ön veya son ek olarak yer aldığı, dava konusu marka ile davacı markaları arasında ortak “pastel” ibaresi nedeniyle görsel ve işitsel bir benzerlik varmış gibi görünse de, dava konusu marka “malti pastel” olarak yazıldığından ve aynı şekilde birlikte seslendirilmek durumunda olduğundan, zayıf bir benzerliğin olduğunun düşünüldüğü, dava konusu markada markanın esas unsuru “pastel” ibaresi olmayıp, davacı markalarında ise çoğunlukla yabancı sözcüklerle birlikte kullanım görüldüğü ,her iki tarafın markalarına bütünsel olarak bakıldığında markalar arasında anlam bakımından da düşük bir benzerlik bulunduğu, taraf markalarında ortak olan “pastel” ibaresinin herkesin kullanımına konu olabilecek ve geniş bir kullanım yelpazesine sahip bir sözcük olması karşısında, tescil edilmek istenilen ürünler için ayırt edici niteliğinin düşük olduğu,“Pastel” ibaresinin bir bütün olarak davacı adına bilinirliği olan bir marka olduğu kabul edilmekle birlikte, “malti” ibaresi ile birlikte kullanımının, davalı adına tescil edilebilmesi için yeterli ayırt ediciliğe sahip olduğu, davacının itiraza mesnet gösterilen markalarında ve dava konusu markada yer alan “pastel” ve “malti” ibarelerin ayrılarak inceleme yapılması markaların bütünsel olarak değerlendirilmesi ilkesine aykırı olacağı, taraf markalarında yer alan “pastel” ibaresinin dışındaki unsurların benimsenen ana kural kapsamında birbirlerinden ayrılabilen sözcük (“malti” gibi), şekil, renk gibi unsurlar içermeleri karşısında herhangi bir karıştırılma ihtimalinin ortaya çıkmayacağı, ayrıca bütünsel karşılaştırmada da markaların ihtiva ettikleri farklılıklar, davacı markalarında farklı unsurların da bulunması karşısında taraf markalarının bütünsel olarak da birbirine benzemediği, marka işaretleri arasında aynılık bulunmadığı gibi benzerlik de bulunmaması nedeniyle somut uyuşmazlık kapsamında taraf markaları arasında ilgili tüketici kitlesi açısından 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında da «iltibas» ihtimali bulunmadığı, ayrıca davacı markalarının kapsamında ayniyet bulunan “Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler (Ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri «dahil»).
… üvekkilinin ''PASTEL'' esas unsurlu markaları bulunduğunu, müvekkilinin PASTEL unsurlu markaları ile davalının ''malti pastel'' ibareli markasının tüketici nezdinde «iltibas» yaratacağını ileri sürerek TPMK YİDK’nın 2018-M-11619 sayılı kararının iptaline, dava konusu markanın tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmişt …
Benzer bu kararda… baresinin yer aldığı, bu ibarenin başında ise mavi, kırmızı ve yeşil renkler içeren bir şeklin yer aldığı, dava konusu markadaki “aviation” ibaresinin tali unsur ve «ayırt ediciliği» sağlamayan bir ibare olduğu, şekil unsurunun da tali bir unsur olması «sebebi» ile esas unsurun “AZUR” ibaresi olarak alınıp benzerlik değerlendirmesinin yapıldığı, bu ibarenin redde mesnet markalarda aynen yer aldığı, “Azur” ibaresinin Türkç …
… bir ayniyet bulunduğu, dolayısıyla davacı markası ile redde dayanak markalar arasında sayılan hizmetler yönü ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar aynılık olduğu, «kazanılmış hak» iddiası bakımından yapılan değerlendirmeye göre de, davacının tescilini talep ettiği dava konusu 2016/85025 “Azur aviation+şekil” markası bakımından davacının önceki tarihli “Azur” ibarelerini içeren markalarının 39.sınıf hizmetleri bakımından «müktesep hak» sağlayıp sağlamayacağının değerlendirilmesi gerektiği, müktesep haklardan ancak istisnai durumlarda söz edilebileceği, buna göre kazanılmış hak teşkil eden markanın tescilli olarak uzun süre kullanılması, kullanım ve tescilinin taraflar arasında artık çekişme konusu olmaktan çıkmış olması, kabullenilmesi, önceden tescilli markanın asli unsurunu muhafaza etmesi, işletme ile bağlantısı ve tüketici nezdinde yarattığı izlenimin yeni başvuruda da korunmuş olması ve sonraki başvurunun, önceki markanın kapsadığı mal/hizmet ile aynı veya aynı tür emtiaları içermesi, yani önceki tescilin koruma kapsamının genişletilmemesi gerektiği, davacının “AZURAİR” ibareli 2014/84888 nolu markasının 39. sınıf 1. ve 8. alt grupları için 20.10.2014 tarihinde başvurusunun yapıldığı, “AZURAİR+Şekil” ibareli 2014/87358 nolu markasının ise 39. sınıfın tamamı için 28.10.2014 tarihinde başvurusunun yapıldığı, davacının, yukarıda verilen önceki tarihli markalarının “Azurair” ibaresinden oluştuğu, “azur” ve “air” ibarelerinin bir arada esas unsur teşkil ettiği, bu ibarelerinin peş, peşe tek bir kelime şeklinde yazıldığı, bu birleşik ibareden “Azur” ibaresinin ayrılmasını ve öne çıkmasını sağlayacak herhangi bir kesme işareti olmadığı, bu nedenle söz konusu ibare okunurken bir anda “azurair” ibaresinin söylendiği, her ne kadar 28.10.2014 tarihli ve 2014/87358 nolu "azurair+şekil" markası kullanılan renkler ve şekil olarak dava konusu marka ile benzerlik gösterse de, “söz şekilden yüksek sesle konuşur” ilkesi gereğince de «ayırt ediciliğin» “Azurair” kelimesinde olduğu, burada tüketicilerin dikkatine maruz olacak kısmın yazılı ibare olan ”azurair” ibaresinin olduğu, ayrıca, davacı tarafından “Azur” ib …
… t edilemeyecek kadar benzer olduklarından söz edilemeyeceği gibi, davacı markasının tescilinin talep edildiği sınıflar 37. ve 39. sınıflar olup, bu hizmetlerin daha «ziyade» bilinçli müşteri kitlesine hitap ettiği anlaşıldığından «ortalama tüketiciye» göre karıştırılma ihtimalinin değerlendirilmesinde bu husus da dikkate alındığında davacı markası ile redde mesnet markalar arasında ayırt edilemeyecek kadar benze …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:hava taşıması · müktesep hak · ziya · kazanılmış hak · uyuşmazlık konusu · dava sebebi
Benzer bu kararda… bir ayniyet bulunduğu, dolayısıyla davacı markası ile redde dayanak markalar arasında sayılan hizmetler yönü ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar aynılık olduğu, «kazanılmış hak» iddiası bakımından yapılan değerlendirmeye göre de, davacının tescilini talep ettiği dava konusu 2016/85025 “Azur aviation+şekil” markası bakımından davacının önceki tarihli “Azur” ibarelerini içeren markalarının 39.sınıf hizmetleri bakımından «müktesep hak» sağlayıp sağlamayacağının değerlendirilmesi gerektiği, müktesep haklardan ancak istisnai durumlarda söz edilebileceği, buna göre kazanılmış hak teşkil eden markanın tescilli olarak uzun süre kullanılması, kullanım ve tescilinin taraflar arasında artık çekişme konusu olmaktan çıkmış olması, kabullenilmesi, önceden tescilli markanın asli unsurunu muhafaza etmesi, işletme ile bağlantısı ve tüketici nezdinde yarattığı izlenimin yeni başvuruda da korunmuş olması ve sonraki başvurunun, önceki markanın kapsadığı mal/hizmet ile aynı veya aynı tür emtiaları içermesi, yani önceki tescilin koruma kapsamının genişletilmemesi gerektiği, davacının “AZURAİR” ibareli 2014/84888 nolu markasının 39. sınıf 1. ve 8. alt grupları için 20.10.2014 tarihinde başvurusunun yapıldığı, “AZURAİR+Şekil” ibareli 2014/87358 nolu markasının ise 39. sınıfın tamamı için 28.10.2014 tarihinde başvurusunun yapıldığı, davacının, yukarıda verilen önceki tarihli markalarının “Azurair” ibaresinden oluştuğu, “azur” ve “air” ibarelerinin bir arada esas unsur teşkil ettiği, bu ibarelerinin peş, peşe tek bir kelime şeklinde yazıldığı, bu birleşik ibareden “Azur” ibaresinin ayrılmasını ve öne çıkmasını sağlayacak herhangi bir kesme işareti olmadığı, bu nedenle söz konusu ibare okunurken bir anda “azurair” ibaresinin söylendiği, her ne kadar 28.10.2014 tarihli ve 2014/87358 nolu "azurair+şekil" markası kullanılan renkler ve şekil olarak dava konusu marka ile benzerlik gösterse de, “söz şekilden yüksek sesle konuşur” ilkesi gereğince de «ayırt ediciliğin» “Azurair” kelimesinde olduğu, burada tüketicilerin dikkatine maruz olacak kısmın yazılı ibare olan ”azurair” ibaresinin olduğu, ayrıca, davacı tarafından “Azur” ib …
… 6 tescil tarihli 2014/84877 numaralı ve 26.08.2015 tescil tarihli ve 2014/87358 numaralı önceki markalarının, 25.10.2016 dava konusu başvuru tarihi itibariyle henüz «uyuşmazlık konusu» olmaktan çıkmadığı için «kazanılmış hak» yaratmasının mümkün olmadığı, bu durum karşısında mahkemece davacı tarafça sunulan 19.02.2018 tarihli uzman görüşüne itibar edilmeyerek, yazılı şekilde hüküm kurul …
… baresinin yer aldığı, bu ibarenin başında ise mavi, kırmızı ve yeşil renkler içeren bir şeklin yer aldığı, dava konusu markadaki “aviation” ibaresinin tali unsur ve «ayırt ediciliği» sağlamayan bir ibare olduğu, şekil unsurunun da tali bir unsur olması «sebebi» ile esas unsurun “AZUR” ibaresi olarak alınıp benzerlik değerlendirmesinin yapıldığı, bu ibarenin redde mesnet markalarda aynen yer aldığı, “Azur” ibaresinin Türkç …
… yanak markalar arasında sayılan hizmetler yönünden aynı veya ayırt edilemeyecek kadar aynılık olduğu, davacının önceki tarihli markalarının dava konusu markası için «kazanılmış hak» teşkil etmeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilinin istinaf başvurusu Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddedilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/958 E. , 2023/4021 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/335 E., 2021/1414 K.
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2019/69 E., 2019/557 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili firmanın 80 yılı aşkın süredir faaliyet gösterdiğini, 1989 yılından senesinden beri faaliyetlerini ağırlıklı ve yoğun olarak PASTEL markası adı altında renkli kozmetik sektöründe devam ettirdiğini, PASTEL markasının TPMK nezdinde tanınmış marka olarak tescil edildiğini, müvekkilinin ''PASTEL'' esas unsurlu markaları bulunduğunu, müvekkilinin PASTEL unsurlu markaları ile davalının ''malti pastel'' ibareli markasının tüketici nezdinde iltibas yaratacağını ileri sürerek TPMK YİDK’nın 2018-M-11619 sayılı kararının iptaline, dava konusu markanın tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili firmanın ürettiği mal ile davacı tarafın ürettiği malların farklı olduğunu, tarafların ürettiği mallar aynı emtia sınıfında olmadığı gibi, aynı ürün sektöründe de olmadığını, tüketici hedef kitlesinin birbirnden farklı olduğunu, benzer unsur olan ''pastel'' ibaresinin soluk mat renk anlamına geldiğini, yaygın bi rkullanıma sahip olan ''pastel'' ibaresinin sadece kozmetik ürünlerle özleşmediğini bu nedenle de tanınmış marka ile ayırt edici karakterini zedelediğinden söz edilmeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde; kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu markanın; MALTİ PASTEL renkli, şekil unsuru bulunmayan, büyük harf ile yazıldığı, “MALTİ” ve “PASTEL” sözcüklerinin yan yana gelmesi ile oluşturulmuş bir marka olduğu, markayı oluşturan kelime ibarelerinden “pastel” sözcüğü “soluk mat renk anlamına gelmekte ve başvurunun tescilinin talep edildiği mallar ve hizmetlerde ayırt ediciliğinin zayıf olduğu, görsel değerlendirmede, kelimenin ilk kısmında oluşan benzerlik ya da benzememe durumu kelimenin son kısmına göre daha büyük öneme sahip olduğundan, somut durumda markanın baş kısmındaki “malti” ibaresinin markalar arasındaki görsel benzerlik değerlendirmesinde yeterli ayırt ediciliği sağladığı, davacı markalarına bakıldığında ise “pastel” sözcüğünün yanı sıra farklı kelime unsurlarını da içerdikleri, davacının itiraza mesnet markalarında “pastel” kelimesine ek olarak “İstanbul, Latino, Ola, Pinkar, Riske, Show by, Taboo, Profashion” gibi ibarelerin de ön veya son ek olarak yer aldığı, dava konusu marka ile davacı markaları arasında ortak “pastel” ibaresi nedeniyle görsel ve işitsel bir benzerlik varmış gibi görünse de, dava konusu marka “malti pastel” olarak yazıldığından ve aynı şekilde birlikte seslendirilmek durumunda olduğundan, zayıf bir benzerliğin olduğunun düşünüldüğü, dava konusu markada markanın esas unsuru “pastel” ibaresi olmayıp, davacı markalarında ise çoğunlukla yabancı sözcüklerle birlikte kullanım görüldüğü ,her iki tarafın markalarına bütünsel olarak bakıldığında markalar arasında anlam bakımından da düşük bir benzerlik bulunduğu, taraf markalarında ortak olan “pastel” ibaresinin herkesin kullanımına konu olabilecek ve geniş bir kullanım yelpazesine sahip bir sözcük olması karşısında, tescil edilmek istenilen ürünler için ayırt edici niteliğinin düşük olduğu,“Pastel” ibaresinin bir bütün olarak davacı adına bilinirliği olan bir marka olduğu kabul edilmekle birlikte, “malti” ibaresi ile birlikte kullanımının, davalı adına tescil edilebilmesi için yeterli ayırt ediciliğe sahip olduğu, davacının itiraza mesnet gösterilen markalarında ve dava konusu markada yer alan “pastel” ve “malti” ibarelerin ayrılarak inceleme yapılması markaların bütünsel olarak değerlendirilmesi ilkesine aykırı olacağı, taraf markalarında yer alan “pastel” ibaresinin dışındaki unsurların benimsenen ana kural kapsamında birbirlerinden ayrılabilen sözcük (“malti” gibi), şekil, renk gibi unsurlar içermeleri karşısında herhangi bir karıştırılma ihtimalinin ortaya çıkmayacağı, ayrıca bütünsel karşılaştırmada da markaların ihtiva ettikleri farklılıklar, davacı markalarında farklı unsurların da bulunması karşısında taraf markalarının bütünsel olarak da birbirine benzemediği, marka işaretleri arasında aynılık bulunmadığı gibi benzerlik de bulunmaması nedeniyle somut uyuşmazlık kapsamında taraf markaları arasında ilgili tüketici kitlesi açısından 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında da iltibas ihtimali bulunmadığı, ayrıca davacı markalarının kapsamında ayniyet bulunan “Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler (Ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri dahil).
Büro hizmetleri. İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık , muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri (ithalat ihracat acente hizmetleri dahil). Ticari ve sınai ürünler için eksperlik hizmetleri. Açık artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri” pazar dilimlendirmesi yaptığı üst düzey gelir grubuna hitap eden hizmetleri içerirken, dava konusu markanın kapsamı incelendiğinde daha çok, bilinçli kullanıcıya hitap eden hizmetlerden oluştuğu, her ne kadar taraf markalarında yer alan hizmetlerde aynı/benzerlik olsa da, söz konusu mal ve hizmetler bilinçli tüketici kitlesine hitap ettiğinden ve düşünülmeden, hızlıca satın alınacak günlük tüketim ürünleri olmadığından, görsel, işitsel ve kavramsal ayırt edicilik bulunduğundan, ortalama hedef tüketici kitlesi açısından ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, somut olay kapsamında taraf marka işaretleri arasında tanınmışlık engeli ile ilgili olarak aranan işaret aynılığı veya benzerliği ilişkisi bulunmadığı, öncelikle tanınmışlık tescil engeliyle ilgili ön koşulun (işaret aynılığı/benzerliği) taraflar arasındaki çekişme konusu bakımından mevcut olmadığı, ön koşulun gerçekleşmemiş olması nedeniyle tanınmışlık engeli ile ilgili olarak aranan ihtimallerin de gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik inceleme dayalı, hüküm kurmaya ve denetime elverişli bulunmadığını, bilirkişi raporunda müvekkili adına tescilli T/02945 sayılı Pastel ibareli tanınmış markasından bahsedilmediğini, dava konusu markanın, müvekkili adına tescilli seri markaları gibi "pastel" ibaresine "malti" kelimesi eklenmek suretiyle oluşturulduğunu, dava konusu markada kullanılan renklerin de dava konusu markayı müvekkilinin markalarına yakınlaştırdığını, bu hususların bilirkişi raporunda değerlendirilmediğini, taraf markaları arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası koşulları oluştuğu gibi markalarının farklı sınıf mal ve hizmetler yönünde de 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin dördüncü fıkrası ve 6 ncı maddesinin beşinci fıkrası gereğince de korunması gerektiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "MALTİ PASTEL" ibareli dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet "PASTEL" asıl unsurlu markaları arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında ortalama tüketiciler üzerinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimali dahil iltibasa yol açacak düzeyde benzerliğin olmadığı, zira taraf markalarında ortak olarak yer alan ve "soluk, mat renk" anlamına gelen "PASTEL" ibaresinin ayırt ediciliğinin zayıf olduğu ve başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı, marka işaretleri arasında benzerlik olmadığından 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrası maddesi koşullarının da somut olayda bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Müvekkil firmanın “pastel” markasının tanınmışlık ve bilinirlik düzeyi dikkate alınmadan, seri marka olarak orta seviyedeki tüketicinin düşebileceği yanılgıya dahi değinmeden tanzim edilen raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişsiz olduğunu, müvekkilinin tanınmış markasının raporda dikkate alınmadığını “davanın reddine” dair kararı eksik incelemeye dayanan, denetime ve hüküm kurmaya elverişsiz rapora dayandığından usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/954371600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz