Muayene yükümlülüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/4913 E. 2023/4690 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
muayene yükümlülüğü↗ ayıpsız misli ile değiştirme↗ bedel indirimi↗ misli ile değiştirme↗ seçimlik haklar↗ garanti kapsamı↗ gizli ayıp↗ terditli dava↗ ayıp↗ bedel iadesi↗ bozma sonrası karar↗ depo kararı↗ sözleşmenin feshi↗ rehin↗ şikayet↗ cy/cy şerhi↗ reeskont faizi↗ muvafakat↗ garantörlük↗ alacak davası↗ uyuşmazlık konusu↗ temlik↗ kâr kaybı↗ ihbar↗ yargılama gideri↗ karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi↗ hasar↗ vekalet ücreti↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece 31.05.2016 tarih, 2014/1300 E. ve 2016/541 K. sayılı kararı ile dava konusu aracın 27.02.2014 tarihinde davalı Ermat....A.Ş.'den davacı tarafından satın alındığı, aracın 12.03.2014 tarihinde "egzos enjeksiyon arıza ikaz veriyor" şikayetiyle servise götürüldüğü, garanti kapsamında araçta gerekli kontrollerin yapıldığı, 29.03.2014, 05.04.2014, 13.08.2014 ve 14.11.2014 tarihlerinde aynı şikayetlerle servise götürüldüğü, arızasının giderilemediği, arızanın kullanım hatasından kaynaklanmadığı, gizli ayıp olduğu ve tam olarak tespitinin yapılamadığı, arızanın devam etmesinin araçtan beklenen faydayı azaltacağı ve davacının ekonomik kaybına neden olacağı gerekçesiyle davanın kabulü ile dava konusu aracın davalılara iadesine, aracın teslim tarihindeki sıfır kilometre misliyle değiştirilmesine karar verilmiş, hüküm davalılar vekillerince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairenin (Kapatılan 19. Hukuk Dairesi) 21.06.2018 tarih, 2016/18669 E. ve 2018/3476 K. sayılı kararıyla davalıların sair temyiz itirazlarının reddi ile uyuşmazlık konusu araçta dava dışı Akbank A.Ş.’nin rehni bulunduğu, aracın imalat hatalı olduğu anlaşıldığından davacının aracı rehinden ari olarak veya üzerinde başka sınırlamalar var ise bunlardan arındırılmış ve ayrıca hasarsız olarak iadesi gerektiği, rehin alacaklısının davaya açık ve şartsız muvafakatı gerekirken dava dışı Akbank'ın şartlı muvafakatta bulunduğu, bu muvafakat geçerli olmadığından Mahkemece bu yön gözetilerek bir karar verilmesi gereğine işaret edilerek bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Akbank A.Ş.'nin açılan davaya kayıtsız ve şartsız muvafakat edildiğini bildirdiği, yargılama sırasında davacı tarafından davaya konu aracın 3 üncü bir şahsa satılarak devredildiği, aracın dava dışı 3 üncü şahsa satılmış olması nedeniyle davacının seçimlik haklarından semenin tenzili seçimlik hakkının kullanıldığının beyan edildiği, her iki davalı vekilince davacı tarafın seçimlik hakkını değiştirmesine muvafakat edilmediğinin bildirildiği, davacı yanın daha önce dava konusu aracın ayıpsız misliyle değiştirilmesi yönünde talebini kullandığı, seçimlik hakkının aracın ayıpsız misliyle değiştirilmesi yönünde kullanılmakla tüketildiği, bu nedenle davacının bu kez talebini semenin tenzili yönünde kullanamayacağı, dava konusu aracın dava devam ederken dava dışı 3 üncü şahsa devredilmiş olması nedeniyle davanın konusuz kaldığı, davanın açıldığı tarih itibariyle dava konusu aracın ayıpsız misliyle değiştirilmesi yönündeki talep açısından davacının haklı konumda olduğu, davalılar yararına bu kapsamda yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmeyeceği gerekçesiyle davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın uzun sürmesi, aracın yerinde bekleyerek hasar görmesi, işler hale gelmemesi nedeniyle doğal olarak hasarlandığını, aracın depoda durarak daha fazla hasarlanmasını önlemek amacıyla aracın düşük bedelle satıldığı, aracın ayıplı hali ile düşük bedelle satılması sebebiyle satılan mal başkasına temlik edilmiş ise alıcının ayıp sebebiyle malın aynı misli ile değiştirilmesini değil ancak semenin tenzilini isteyebileceğini, bu nedenle dava dilekçesinde geçen seçimlik haklarından semenin tenzili seçimlik hakkını kullanma yönünde mahkemeye beyanda bulunulduğunu, davacıya semenin tenziline hasredip etmeyeceği sorulduktan sonra sonuca göre hüküm kurulması gerektiğini, aracın ayıplı olduğunun bilirkişi raporlarıyla sabit olduğunu, dolayısıyla bilirkişi tarafından hesaplanan semenin tenziline karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu ayıplı olduğu iddia edilen aracın öncelikle ayıpsız misli ile değiştirilmesi, olmadığı takdirde sözleşmenin feshi ile bedel iadesi, bu talep de kabul görmezse aracın ayıplı değerinin satış fiyatından düşülerek aradaki farkın iadesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 227 ve 228 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Dava, davalılar tarafından ithal edilen ve satışı yapılan aracın ayıplı olduğu iddiasına dayalı olarak davaya konu aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesi, olmadığı taktirde aracın iadesi ile bedelinin tahsili, bu talepleri de kabul görmezse aracın ayıplı değerinin satış fiyatından düşülerek aradaki farkın iadesi istemine ilişkindir.
2. Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen kararın davalılar tarafından temyizi üzerine Dairenin (Kapatılan 19. Hukuk Dairesi) 21.06.2018 tarih, 2016/18669 E. - 2018/3476 K. sayılı ilamı ile araç üzerinde rehin bulunması sebbeiyle rehin alacaklısının davaya açık ve şartsız muvafakatinin bulunması gerektiği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiş, mahkemece bozmaya uyulmuştur.
3. Bozma sonrası davacı vekilince, yargılama sırasında aracın müvekkili tarafından satıldığını, davaya bedel indirimi olarak devam edilmesini talep etmiş, mahkemece, davacı tarafın daha önce aracın ayıpsız misliyle değiştirilmesi yönünde seçimlik hakkını kullandığı, seçimlik hakkının aracın ayıpsız misliyle değiştirilmesi yönünde kullanılarak tüketildiği, bu nedenle davacının bu kez talebini semenin tenzili yönünde kullanamayacağı gerekçesiyle konusu kalmayan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
4. 6098 sayılı Kanunu’nun 228 inci maddesinin ikinci fıkrası "Satılan alıcıya yüklenebilen bir sebep yüzünden yok olmuşsa veya alıcı onu başkasına devretmişse ya da biçimini değiştirmişse alıcı, ancak değerindeki eksiklik karşılığının satış bedelinden indirilmesini isteyebilir" hükmü gereğince satılan mal başkasına temlik edilmiş ise alıcı ayıp nedeniyle bedel iadesini değil, ancak değerindeki eksiklik karşılığının satış bedelinden indirilmesini isteyebilir. Somut olayda, davacı 6098 sayılı Kanun'un 227 nci maddesi uyarınca terditli olarak talepte bulunmuş, yargılama sırasında da dava konusu aracı 3 üncü bir şahsa satmış ve yargılamaya ayıp oranında bedel indirimi olarak devam edilmesini istemiştir. Bu durumda, davacının malı ayıp nedeniyle eksik bedel ile sattığı kabul edilerek, mahkemece, gerekli araştırma ve inceleme yapılarak, ayıp nedeniyle satıma konu aracın değerinde azalma olup olmadığı, var ise ne miktarda azalma olduğu tespit ettirilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı görülerek kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/5425 E. 2022/9642 K.
Ortak:bedel indirimi · garanti kapsamı · ayıp · bedel iadesi · garantörlük · kâr kaybı · ihbar · teslim
İncelediğiniz kararda… dava konusu aracın 27.02.2014 tarihinde davalı Ermat....A.Ş.'den davacı tarafından satın alındığı, aracın 12.03.2014 tarihinde "egzos enjeksiyon arıza ikaz veriyor" «şikayetiyle» servise götürüldüğü, «garanti kapsamında» araçta gerekli kontrollerin yapıldığı, 29.03.2014, 05.04.2014, 13.08.2014 ve 14.11.2014 tarihlerinde aynı şikayetlerle servise götürüldüğü, arızasının giderilemediği, arızanın kullanım hatasından kaynaklanmadığı, «gizli ayıp» olduğu ve tam olarak tespitinin yapılamadığı, arızanın devam etmesinin araçtan beklenen faydayı azaltacağı ve davacının ekonomik «kaybına» neden olacağı gerekçesiyle davanın kabulü ile dava konusu aracın davalılara iadesine, aracın «teslim» tarihindeki sıfır kilometre misliyle değiştirilmesine karar verilmiş, hüküm davalılar vekillerince temyiz edilmiştir.
Somut olayda, davacı 6098 sayılı Kanun'un 227 nci maddesi uyarınca «terditli» olarak talepte bulunmuş, yargılama sırasında da dava konusu aracı 3 üncü bir şahsa satmış ve yargılamaya «ayıp» oranında «bedel indirimi» olarak devam edilmesini istemiştir.
Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın uzun sürmesi, aracın yerinde bekleyerek «hasar» görmesi, işler hale gelmemesi nedeniyle doğal olarak hasarlandığını, aracın «depoda» durarak daha fazla hasarlanmasını önlemek amacıyla aracın düşük bedelle satıldığı, aracın ayıplı hali ile düşük bedelle satılması sebebiyle satılan mal başkasına «temlik» edilmiş ise alıcının «ayıp» sebebiyle malın aynı misli ile değiştirilmesini değil ancak semenin tenzilini isteyebileceğini, bu nedenle dava dilekçesinde geçen «seçimlik haklarından» semenin tenzili seçimlik hakkını kullanma yönünde mahkemeye beyanda bulunulduğunu, davacıya semenin tenziline hasredip etmeyeceği sorulduktan sonra sonuca göre hük …
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, satılanın gizli ayıbının ortaya çıkmasından sonra süresinde «ihbarda» bulunulduğu ve 2.onarımın 60 günde tamamlanarak aracın «teslim» edildiği, TBK'nın 227/3.maddesi gereğince «sözleşmeden dönme» veya zararın miktarı dikkate alınarak ayıpsız misli ile değiştirme talebinin yerinde görülmediği, araçta 4.000,00 TL değerinde «değer kaybı» bulunduğu ve aracın kaldığı sürenin olağan tamir süresini çok aşması nedeniyle «mahrum kalınan» kazanç veya ikame araç alacağı bulunduğu, bu miktarın «denetime elverişli» bilirkişi raporuyla 10.600,00 TL belirlendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının aracın misli ile değiştirilmesi veya «bedelinin iadesi» talebinin reddine, aracın kullanılmadığı süre için takdiren 10.600,00 TL «maddi tazminat» ile 4.000,00 TL değer kaybı olmak üzere toplam; 14.600,00 TL dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hükme karşı taraf vekilleri «istinaf yoluna başvurmuştur».
İlk derece mahkemesince alınan iki bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, dava konusu araçtaki ayıpların giderildiği, «sözleşmeden dönme» ve ayıpsız misli ile değişim talebinin yerinde görülmediği, ancak bu «ayıplar» nedeniyle araçta «değer kaybı» oluştuğu, kullanılmayan süre için «maddi tazminat» istenebileceği belirtilerek «misliyle değişim» ve «bedel iadesi» talebinin reddine, aracın kullanılmadığı süre için maddi tazminat ve değer kaybı talebinin kabulüne karar verilmiştir.
… eklenilen faydayı ve sürekli kullanımı engeller nitelikte bulunduğu, araçtaki arızaların halen devam ettiğine ve araca yapılan tamirlere ilişkin servis belgelerinin «ibraz» edildiği, davacının araçtan beklediği yararı sağlayamadığı, davacının ayıplı aracı kullanmaya zorlanmasının doğru olmayacağı, dolayısıyla misli ile değişim ve aracın serviste tamiri sırasında araç «mahrumiyetinden» kaynaklanan maddi zararının davalıdan tahsiline yönelik talebinin yerinde bulunduğu, dosya içeriğine göre «garanti kapsamında» azami tamir süresinin 30 iş günü olduğu, bakiye 14 gün yönünden zararın belirlendiği, bilirkişi raporunda aynı nitelikteki aracın günlük kira bedelinin 200,00 TL olduğu bildirilmekle, davacının araç mahrumiyeti nedeniyle 14x200=2.800,00 TL talep edebileceği gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun kısmen kabulü, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile, HMK'nın 353/1-b.2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, 34 RA 6157 plakalı aracın davalı tarafça ayıpsız misli ile değiştirilmesine, davaya konu aracın davalıya iadesine, aracın kullanılmadığı süre için 2.800,00 TL «maddi tazminatın» dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:misliyle değişim · dönme hakkı · sözleşmeden dönme · değer kaybı · mahrum kalınan kâr · kâr mahrumiyeti · denetime elverişlilik · bilirkişi incelemesi
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, satılanın gizli ayıbının ortaya çıkmasından sonra süresinde «ihbarda» bulunulduğu ve 2.onarımın 60 günde tamamlanarak aracın «teslim» edildiği, TBK'nın 227/3.maddesi gereğince «sözleşmeden dönme» veya zararın miktarı dikkate alınarak ayıpsız misli ile değiştirme talebinin yerinde görülmediği, araçta 4.000,00 TL değerinde «değer kaybı» bulunduğu ve aracın kaldığı sürenin olağan tamir süresini çok aşması nedeniyle «mahrum kalınan» kazanç veya ikame araç alacağı bulunduğu, bu miktarın «denetime elverişli» bilirkişi raporuyla 10.600,00 TL belirlendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının aracın misli ile değiştirilmesi veya «bedelinin iadesi» talebinin reddine, aracın kullanılmadığı süre için takdiren 10.600,00 TL «maddi tazminat» ile 4.000,00 TL değer kaybı olmak üzere toplam; 14.600,00 TL dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hükme karşı taraf vekilleri «istinaf yoluna başvurmuştur».
İlk derece mahkemesince alınan iki bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, dava konusu araçtaki ayıpların giderildiği, «sözleşmeden dönme» ve ayıpsız misli ile değişim talebinin yerinde görülmediği, ancak bu «ayıplar» nedeniyle araçta «değer kaybı» oluştuğu, kullanılmayan süre için «maddi tazminat» istenebileceği belirtilerek «misliyle değişim» ve «bedel iadesi» talebinin reddine, aracın kullanılmadığı süre için maddi tazminat ve değer kaybı talebinin kabulüne karar verilmiştir.
227/4, “Alıcının «sözleşmeden dönme hakkını» kullanması halinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hakim, satılanın onarılmasına veya satış «bedelinin indirilmesine» karar verebilir” şeklinde düzenlenmiştir.
… eklenilen faydayı ve sürekli kullanımı engeller nitelikte bulunduğu, araçtaki arızaların halen devam ettiğine ve araca yapılan tamirlere ilişkin servis belgelerinin «ibraz» edildiği, davacının araçtan beklediği yararı sağlayamadığı, davacının ayıplı aracı kullanmaya zorlanmasının doğru olmayacağı, dolayısıyla misli ile değişim ve aracın serviste tamiri sırasında araç «mahrumiyetinden» kaynaklanan maddi zararının davalıdan tahsiline yönelik talebinin yerinde bulunduğu, dosya içeriğine göre «garanti kapsamında» azami tamir süresinin 30 iş günü olduğu, bakiye 14 gün yönünden zararın belirlendiği, bilirkişi raporunda aynı nitelikteki aracın günlük kira bedelinin 200,00 TL olduğu bildirilmekle, davacının araç mahrumiyeti nedeniyle 14x200=2.800,00 TL talep edebileceği gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun kısmen kabulü, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile, HMK'nın 353/1-b.2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, 34 RA 6157 plakalı aracın davalı tarafça ayıpsız misli ile değiştirilmesine, davaya konu aracın davalıya iadesine, aracın kullanılmadığı süre için 2.800,00 TL «maddi tazminatın» dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1850 E. 2023/1683 K.
Ortak:bedel indirimi · gizli ayıp · ayıp · uyuşmazlık konusu · teslim
İncelediğiniz kararda… dava konusu aracın 27.02.2014 tarihinde davalı Ermat....A.Ş.'den davacı tarafından satın alındığı, aracın 12.03.2014 tarihinde "egzos enjeksiyon arıza ikaz veriyor" «şikayetiyle» servise götürüldüğü, «garanti kapsamında» araçta gerekli kontrollerin yapıldığı, 29.03.2014, 05.04.2014, 13.08.2014 ve 14.11.2014 tarihlerinde aynı şikayetlerle servise götürüldüğü, arızasının giderilemediği, arızanın kullanım hatasından kaynaklanmadığı, «gizli ayıp» olduğu ve tam olarak tespitinin yapılamadığı, arızanın devam etmesinin araçtan beklenen faydayı azaltacağı ve davacının ekonomik «kaybına» neden olacağı gerekçesiyle davanın kabulü ile dava konusu aracın davalılara iadesine, aracın «teslim» tarihindeki sıfır kilometre misliyle değiştirilmesine karar verilmiş, hüküm davalılar vekillerince temyiz edilmiştir.
Somut olayda, davacı 6098 sayılı Kanun'un 227 nci maddesi uyarınca «terditli» olarak talepte bulunmuş, yargılama sırasında da dava konusu aracı 3 üncü bir şahsa satmış ve yargılamaya «ayıp» oranında «bedel indirimi» olarak devam edilmesini istemiştir.
Hukuk Dairesi) 21.06.2018 tarih, 2016/18669 E. ve 2018/3476 K. sayılı kararıyla davalıların sair temyiz itirazlarının reddi ile «uyuşmazlık konusu» araçta dava dışı Akbank A.Ş.’nin rehni bulunduğu, aracın imalat hatalı olduğu anlaşıldığından davacının aracı rehinden ari olarak veya üzerinde başka sınırlamalar var ise bunlardan arındırılmış ve ayrıca hasarsız olarak iadesi gerektiği, «rehin» «alacaklısının davaya» açık ve şartsız «muvafakatı» gerekirken dava dışı Akbank'ın şartlı muvafakatta bulunduğu, bu muvafakat geçerli olmadığından Mahkemece bu yön gözetilerek bir karar verilmesi gereğine işaret edi …
Benzer bu karardaBu durumda icra dosyası ve «icra hukuk» mahkemesi dosyası getirtilerek dava konusu aracın gizli ayıplı olduğu kabul edilerek, aracın bu «gizli ayıp» nedeniyle «üçüncü kişiye» satımı nedeniyle ve davalıya ödenen bedel nedeniyle davacının uğradığı zararın, satış «bedeli indiriminin» tam olarak belirlenip bu miktara hükmedilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece 28.04.2016 tarih, 2014/1566 E. ve 2016/354 K. sayılı kararı ile «irsaliyeli» faturadan aracın Ankara'da «teslim» edildiğinin anlaşıldığı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(6100 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine göre yetkili mahkemenin Ankara olduğu gerekçesiyle «yetki itirazının» reddine, davacının davalı Öztorun Oto Servis Ltd.
Bu durumda mahkemece uzman bilirkişi vasıtasıyla dava konusu araç test edilmek suretiyle araç üzerinde inceleme yapılarak ayıplı olup olmadığı ve varsa «ayıp» durumunun devam edip etmediğinin belirlenmesi ve net bir görüşü ihtiva eden rapor alınarak deliller hep birlikte değerlendirilip varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için hükmün bozulması gerekmiştir." gereğine işaret edilerek bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:icra hukuk mahkemesi · irsaliye · yetki itirazı · üçüncü kişi · bilirkişi incelemesi · yetki · ıslah · kesin hüküm
Benzer bu karardaMahkemece 28.04.2016 tarih, 2014/1566 E. ve 2016/354 K. sayılı kararı ile «irsaliyeli» faturadan aracın Ankara'da «teslim» edildiğinin anlaşıldığı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(6100 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine göre yetkili mahkemenin Ankara olduğu gerekçesiyle «yetki itirazının» reddine, davacının davalı Öztorun Oto Servis Ltd.
Birinci Bozma Kararı Dairemizin 18.04.2017 tarih, 2016/16525 E. ve 2017/3118 K. sayılı kararıyla; "Mahkemece «bilirkişi incelemesi» yaptırılmışsa da bilirkişi raporunda aracın mevcut durumda ayıplı olup olmadığı hususunda «kesin» bir görüş bildirilmemiştir.
Her ne kadar uyulan bozma ilamında aracın incelenmesi ve «ayıp» durumunun belirlenmesi hususuna değinilmiş ise de aracın «üçüncü kişiye» satımı nedeniyle incelenemediği ve bilirkişi raporunda bu incelemenin yapılamamasına rağmen dosyadaki mevcut servis kayıtları ve belgelerine göre aracın gizli ayıplı olduğu konusundaki belirlemenin «kesin» görüş niteliğinde olduğu açıklanmıştır.
Bu durumda icra dosyası ve «icra hukuk» mahkemesi dosyası getirtilerek dava konusu aracın gizli ayıplı olduğu kabul edilerek, aracın bu «gizli ayıp» nedeniyle «üçüncü kişiye» satımı nedeniyle ve davalıya ödenen bedel nedeniyle davacının uğradığı zararın, satış «bedeli indiriminin» tam olarak belirlenip bu miktara hükmedilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3665 E. 2023/7293 K.
Ortak:gizli ayıp · terditli dava · ayıp · garantörlük · ihbar · teslim
İncelediğiniz kararda… dava konusu aracın 27.02.2014 tarihinde davalı Ermat....A.Ş.'den davacı tarafından satın alındığı, aracın 12.03.2014 tarihinde "egzos enjeksiyon arıza ikaz veriyor" «şikayetiyle» servise götürüldüğü, «garanti kapsamında» araçta gerekli kontrollerin yapıldığı, 29.03.2014, 05.04.2014, 13.08.2014 ve 14.11.2014 tarihlerinde aynı şikayetlerle servise götürüldüğü, arızasının giderilemediği, arızanın kullanım hatasından kaynaklanmadığı, «gizli ayıp» olduğu ve tam olarak tespitinin yapılamadığı, arızanın devam etmesinin araçtan beklenen faydayı azaltacağı ve davacının ekonomik «kaybına» neden olacağı gerekçesiyle davanın kabulü ile dava konusu aracın davalılara iadesine, aracın «teslim» tarihindeki sıfır kilometre misliyle değiştirilmesine karar verilmiş, hüküm davalılar vekillerince temyiz edilmiştir.
Somut olayda, davacı 6098 sayılı Kanun'un 227 nci maddesi uyarınca «terditli» olarak talepte bulunmuş, yargılama sırasında da dava konusu aracı 3 üncü bir şahsa satmış ve yargılamaya «ayıp» oranında «bedel indirimi» olarak devam edilmesini istemiştir.
Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın uzun sürmesi, aracın yerinde bekleyerek «hasar» görmesi, işler hale gelmemesi nedeniyle doğal olarak hasarlandığını, aracın «depoda» durarak daha fazla hasarlanmasını önlemek amacıyla aracın düşük bedelle satıldığı, aracın ayıplı hali ile düşük bedelle satılması sebebiyle satılan mal başkasına «temlik» edilmiş ise alıcının «ayıp» sebebiyle malın aynı misli ile değiştirilmesini değil ancak semenin tenzilini isteyebileceğini, bu nedenle dava dilekçesinde geçen «seçimlik haklarından» semenin tenzili seçimlik hakkını kullanma yönünde mahkemeye beyanda bulunulduğunu, davacıya semenin tenziline hasredip etmeyeceği sorulduktan sonra sonuca göre hük …
Benzer bu kararda… KEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu aracın motor silindir kapağında çatlak bulunduğu, söz konusu ayıbın «gizli ayıp» niteliğinde olduğu, gizli ayıp, bizzat davalı Aykar..A.Ş. tarafından tespit edildiğinden ayrıca «ihbar» edilmesine gerek bulunmadığı, dolayısıyla «ayıp ihbarının», 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 23 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendindeki süre içerisinde yapıldığının kabulü gerektiği, ayıptan, davalı Aykar...A.Ş.'nin satıcı sıfatıyla, diğer davalının ise genel hükümlere göre «garanti» veren sıfatıyla sorumlu olduğu, davacının seçimlik hakkını ürünün ayıpsız bir misliyle değiştirilmesinden yana kullandığı, ayıbın, aracın en önemli parçası olan motorda meydana geldiği, motorun onarımı mümkünse de, onarım sonrasında aracın orjinalliğinin ortadan kalkacağı ve aracın değerinin düşeceği, bu nedenle davacının ayıplı olarak üretilen motorun onarılması suretiyle aracın bu haliyle kullanmaya zorlanamayacağı, davacının sıfır kilometre olarak aldığı araçtan beklediği verimi alamaması nedeniyle «sözleşmeden dönme hakkını» kullanmasının hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davaya konu aracın davalılar tarafından ayıpsız misli ile değiştirilmesine karar verilmiştir.
2.Davalı Doğuş Otomotiv...A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; «ayıp ihbarının» süresinde yapılmadığını, «delil tespitinin» hukuka aykırı yapıldığını, müvekkilinin «garanti sorumluluğunun» olmadığını, araçtaki arızanın onarımla giderilebilecek nitelikte olduğunu, nitekim hükme esas alınan bilirkişi raporununda da bu hususun belirtildiğini, bu nedenle «misliyle değişim» talebinin «hakkaniyete» aykırı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporuna yönelik ciddi mahiyetteki itirazlarının dikkate alınmadığını, alıcının elde ettiği faydaların ve araç üzerind …
… ekkilinin davanın açıldığı tarihe kadar tekrarlayan sorunlar sebebiyle aracı 4 kez davalı Aykar...A.Ş.'ye ait servise götürmek zorunda kaldığını, 24.05.2017 tarihli «son» servis ziyaretinde, aracın motorunun silindir kapağında çatlak olduğunun tespit edildiğini, söz konusu gizli ayıbı öğrenir öğrenmez davalılara «ayıp» ihbarında bulunduklarını ve aracın ayıpsız bir misliyle değiştirilmesini istediklerini ancak davalıların buna yanaşmadığını ileri sürerek «terditli» talepte bulunmuş öncelikle aracın ayıpsız bir misliyle değiştirilmesini, bu talebin kabul görmemesi halinde ise aracın satış bedeli olarak fazlaya ilişkin haklar s …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:garanti sorumluluğu · misliyle değişim · ayıp ihbar süresi · ihbar süresi · dönme hakkı · sözleşmeden dönme · ayıp ihbarı · eksik harç
Benzer bu kararda2.Davalı Doğuş Otomotiv..A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davacının «ayıp ihbar sürelerine» riayet etmediğini, «delil tespit» işleminin hukuka aykırı olduğunu, davanın eksik harçla açıldığını, sonradan ortaya çıkan ayıbın onarımla giderilebilecek nitelikte olup «misliyle değişim» talebinin haksız olduğunu ve misliyle değişim durumunda araçta elde edilen faydanın mahsubu gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
İstinaf Sebepleri 1.Davalı Aykar...A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; yapılan «delil tespitinin» hukuka aykırı olduğunu, «ayıp ihbar sürelerine» uyulmadığını, «eksik harç» alındığını, arızanın onarımla giderilebileceğini, Mahkemece, araçtan elde edilen faydaların dikkate alınıp «mahsup» edilmemesinin doğru olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
CEVAP 1.Davalı Aykar...A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davacının «ayıp ihbar sürelerine» riayet etmediğini, «delil tespit» işleminin hukuka aykırı olduğunu, araçta imalat hatasından kaynaklanan herhangi bir ayıp bulunmadığını, davacı yanca araçtan elde edilen menfaatlerin düşülmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
… KEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu aracın motor silindir kapağında çatlak bulunduğu, söz konusu ayıbın «gizli ayıp» niteliğinde olduğu, gizli ayıp, bizzat davalı Aykar..A.Ş. tarafından tespit edildiğinden ayrıca «ihbar» edilmesine gerek bulunmadığı, dolayısıyla «ayıp ihbarının», 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 23 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendindeki süre içerisinde yapıldığının kabulü gerektiği, ayıptan, davalı Aykar...A.Ş.'nin satıcı sıfatıyla, diğer davalının ise genel hükümlere göre «garanti» veren sıfatıyla sorumlu olduğu, davacının seçimlik hakkını ürünün ayıpsız bir misliyle değiştirilmesinden yana kullandığı, ayıbın, aracın en önemli parçası olan motorda meydana geldiği, motorun onarımı mümkünse de, onarım sonrasında aracın orjinalliğinin ortadan kalkacağı ve aracın değerinin düşeceği, bu nedenle davacının ayıplı olarak üretilen motorun onarılması suretiyle aracın bu haliyle kullanmaya zorlanamayacağı, davacının sıfır kilometre olarak aldığı araçtan beklediği verimi alamaması nedeniyle «sözleşmeden dönme hakkını» kullanmasının hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davaya konu aracın davalılar tarafından ayıpsız misli ile değiştirilmesine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/4913 E. , 2023/4690 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2019/472 Esas, 2022/367 Karar
HÜKÜM
Karar verilmesine yer olmadığına
Taraflar arasındaki ayıplı malın misliyle değiştirilmesi, alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 27.02.2014 tarihinde davalı Ermat... A.Ş.’den 2014 model Renault marka kamyoneti satın aldığını, aracın ithalatçısının davalı Mais...A.Ş. olduğunu, aracın teslim alındıktan iki gün sonra arızalandığını, yetkili servise müracat edilmesine rağmen sorunun giderilemediğini ve arızanın tekrarlandığını, araçtaki arızanın imalat hatasından kaynaklandığını ileri sürerek aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesini, bu talep mahkemece kabul görülmezse araç bedelinin aracın satın alındığı tarihten itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, bu talepleri de kabul görmezse aracın ayıplı değerinin satış fiyatından düşülerek aradaki farkın ticari reeskont faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Ermat Motorlu Araçlar Ve Tarım Ürünleri San. Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirket tarafından satış sonrası davacı araç sahibi mağdur edilmeksizin bakım ve onarım hizmeti verilerek, işlemler süresince davacıya ücretsiz ikame araç tahsis edildiğini, davacının, aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesini talep hakkı bulunmadığını, bedel iadesi talepli davada faize hükmedilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı Mais Motorlu Araçlar İmal ve Satış A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; dava konusu araç üzerinde Akbank A.Ş. lehine rehin şerhi bulunduğundan aracın hukuki ayıplı olduğunu, işbu davanın ikame edilemeyeceğini, davacının ihbar ve muayene yükümlülüğünü yerine getirmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece 31.05.2016 tarih, 2014/1300 E. ve 2016/541 K. sayılı kararı ile dava konusu aracın 27.02.2014 tarihinde davalı Ermat....A.Ş.'den davacı tarafından satın alındığı, aracın 12.03.2014 tarihinde "egzos enjeksiyon arıza ikaz veriyor" şikayetiyle servise götürüldüğü, garanti kapsamında araçta gerekli kontrollerin yapıldığı, 29.03.2014, 05.04.2014, 13.08.2014 ve 14.11.2014 tarihlerinde aynı şikayetlerle servise götürüldüğü, arızasının giderilemediği, arızanın kullanım hatasından kaynaklanmadığı, gizli ayıp olduğu ve tam olarak tespitinin yapılamadığı, arızanın devam etmesinin araçtan beklenen faydayı azaltacağı ve davacının ekonomik kaybına neden olacağı gerekçesiyle davanın kabulü ile dava konusu aracın davalılara iadesine, aracın teslim tarihindeki sıfır kilometre misliyle değiştirilmesine karar verilmiş, hüküm davalılar vekillerince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairenin (Kapatılan 19. Hukuk Dairesi) 21.06.2018 tarih, 2016/18669 E. ve 2018/3476 K. sayılı kararıyla davalıların sair temyiz itirazlarının reddi ile uyuşmazlık konusu araçta dava dışı Akbank A.Ş.’nin rehni bulunduğu, aracın imalat hatalı olduğu anlaşıldığından davacının aracı rehinden ari olarak veya üzerinde başka sınırlamalar var ise bunlardan arındırılmış ve ayrıca hasarsız olarak iadesi gerektiği, rehin alacaklısının davaya açık ve şartsız muvafakatı gerekirken dava dışı Akbank'ın şartlı muvafakatta bulunduğu, bu muvafakat geçerli olmadığından Mahkemece bu yön gözetilerek bir karar verilmesi gereğine işaret edilerek bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Akbank A.Ş.'nin açılan davaya kayıtsız ve şartsız muvafakat edildiğini bildirdiği, yargılama sırasında davacı tarafından davaya konu aracın 3 üncü bir şahsa satılarak devredildiği, aracın dava dışı 3 üncü şahsa satılmış olması nedeniyle davacının seçimlik haklarından semenin tenzili seçimlik hakkının kullanıldığının beyan edildiği, her iki davalı vekilince davacı tarafın seçimlik hakkını değiştirmesine muvafakat edilmediğinin bildirildiği, davacı yanın daha önce dava konusu aracın ayıpsız misliyle değiştirilmesi yönünde talebini kullandığı, seçimlik hakkının aracın ayıpsız misliyle değiştirilmesi yönünde kullanılmakla tüketildiği, bu nedenle davacının bu kez talebini semenin tenzili yönünde kullanamayacağı, dava konusu aracın dava devam ederken dava dışı 3 üncü şahsa devredilmiş olması nedeniyle davanın konusuz kaldığı, davanın açıldığı tarih itibariyle dava konusu aracın ayıpsız misliyle değiştirilmesi yönündeki talep açısından davacının haklı konumda olduğu, davalılar yararına bu kapsamda yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmeyeceği gerekçesiyle davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın uzun sürmesi, aracın yerinde bekleyerek hasar görmesi, işler hale gelmemesi nedeniyle doğal olarak hasarlandığını, aracın depoda durarak daha fazla hasarlanmasını önlemek amacıyla aracın düşük bedelle satıldığı, aracın ayıplı hali ile düşük bedelle satılması sebebiyle satılan mal başkasına temlik edilmiş ise alıcının ayıp sebebiyle malın aynı misli ile değiştirilmesini değil ancak semenin tenzilini isteyebileceğini, bu nedenle dava dilekçesinde geçen seçimlik haklarından semenin tenzili seçimlik hakkını kullanma yönünde mahkemeye beyanda bulunulduğunu, davacıya semenin tenziline hasredip etmeyeceği sorulduktan sonra sonuca göre hüküm kurulması gerektiğini, aracın ayıplı olduğunun bilirkişi raporlarıyla sabit olduğunu, dolayısıyla bilirkişi tarafından hesaplanan semenin tenziline karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu ayıplı olduğu iddia edilen aracın öncelikle ayıpsız misli ile değiştirilmesi, olmadığı takdirde sözleşmenin feshi ile bedel iadesi, bu talep de kabul görmezse aracın ayıplı değerinin satış fiyatından düşülerek aradaki farkın iadesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 227 ve 228 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Dava, davalılar tarafından ithal edilen ve satışı yapılan aracın ayıplı olduğu iddiasına dayalı olarak davaya konu aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesi, olmadığı taktirde aracın iadesi ile bedelinin tahsili, bu talepleri de kabul görmezse aracın ayıplı değerinin satış fiyatından düşülerek aradaki farkın iadesi istemine ilişkindir.
2. Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen kararın davalılar tarafından temyizi üzerine Dairenin (Kapatılan 19. Hukuk Dairesi) 21.06.2018 tarih, 2016/18669 E. - 2018/3476 K. sayılı ilamı ile araç üzerinde rehin bulunması sebbeiyle rehin alacaklısının davaya açık ve şartsız muvafakatinin bulunması gerektiği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiş, mahkemece bozmaya uyulmuştur.
3. Bozma sonrası davacı vekilince, yargılama sırasında aracın müvekkili tarafından satıldığını, davaya bedel indirimi olarak devam edilmesini talep etmiş, mahkemece, davacı tarafın daha önce aracın ayıpsız misliyle değiştirilmesi yönünde seçimlik hakkını kullandığı, seçimlik hakkının aracın ayıpsız misliyle değiştirilmesi yönünde kullanılarak tüketildiği, bu nedenle davacının bu kez talebini semenin tenzili yönünde kullanamayacağı gerekçesiyle konusu kalmayan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
4. 6098 sayılı Kanunu’nun 228 inci maddesinin ikinci fıkrası "Satılan alıcıya yüklenebilen bir sebep yüzünden yok olmuşsa veya alıcı onu başkasına devretmişse ya da biçimini değiştirmişse alıcı, ancak değerindeki eksiklik karşılığının satış bedelinden indirilmesini isteyebilir" hükmü gereğince satılan mal başkasına temlik edilmiş ise alıcı ayıp nedeniyle bedel iadesini değil, ancak değerindeki eksiklik karşılığının satış bedelinden indirilmesini isteyebilir. Somut olayda, davacı 6098 sayılı Kanun'un 227 nci maddesi uyarınca terditli olarak talepte bulunmuş, yargılama sırasında da dava konusu aracı 3 üncü bir şahsa satmış ve yargılamaya ayıp oranında bedel indirimi olarak devam edilmesini istemiştir.
Bu durumda, davacının malı ayıp nedeniyle eksik bedel ile sattığı kabul edilerek, mahkemece, gerekli araştırma ve inceleme yapılarak, ayıp nedeniyle satıma konu aracın değerinde azalma olup olmadığı, var ise ne miktarda azalma olduğu tespit ettirilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı görülerek kararın bozulması gerekmiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Mahkeme kararının BOZULMASINA,Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacıya iadesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 06.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/954334300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz