6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/6640 E. 2023/3775 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
adli tatil tenkis ecrimisil ilamsız takip zilyetlik ipoteğin paraya çevrilmesi icra inkâr tazminatı bayilik sözleşmesi cezai şart ipotek fesih kâr dağıtımı havale sulh terkin icra inkar tazminatı inkar tazminatı teminat teslim

Atıf yapılan mevzuat: HUMK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 440 ıncı ve 442 nci maddeleri.

3. Değerlendirme

Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, asıl ve birleşen davalarda davalılar vekilinin 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir.

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2022/6640 E.  ,  2023/3775 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2014/642 Esas, 2015/612 Karar

HÜKÜM

Asıl ve birleşen davanın kabulü

BİRLEŞEN DAVA

Ankara 7 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2010/242 Esas

Taraflar arasındaki itirazın iptali davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın asıl ve birleşen davada davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece Mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir.

Asıl ve birleşen davada davalılar vekili tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1. Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı şirket arasındaki bayilik sözleşmesinin haklı nedenle feshinden sonra davalının akaryakıt istasyonunu terk etmediğini, haksız olarak işgal ettiğini, bu sebeple oluşan 687.000,00 USD alacaktan ipotek bedelinin düşülmesi ile kalan bakiyesinin tahsili için başlatılan ilamsız takibe davalının itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline, takibin devamına ve % 40 oranında icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

2. Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı şirket arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanan doğmuş ve doğacak alacakların teminatını teşkil etmek üzere davalı ...’ın taşınmazı üzerinde 830.000,00 TL bedelle ipotek tesis edildiğini, taşınmazın haksız işgalinden kaynaklanan alacağın ödenmediğini, bu sebeple ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamsız takip başlatıldığını, davalıların takibe haksız itiraz ettiklerini ileri sürerek itirazın iptaline, takibin devamına ve % 40 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1. Davalı vekili asıl davaya cevap dilekçesinde; davacının haksız işgal tazminatı talep ediyor gibi görünüp gerçekte sözleşmeden kaynaklanan cezai şartı talep ettiğini, talep edilen tutarın fahiş olduğunu, ancak işgalin tespiti ve tahliye davasının kesinleşmesinden itibaren cezai şart istenebileceğini, davacının tek yanlı fesih bildiriminin sözleşmenin sona erdirilmesine yetmeyeceğini, cezai şartın tenkisinin gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

2. Davalılar vekili birleşen davaya cevap dilekçesinde; alacağın tespiti yönünden yargılama yapılması gerektiğini, davacının ipotek bedeli kadar bir alacağının bulunmadığını, ancak işgalin tespiti ve tahliye davasının kesinleşmesinden itibaren cezai şart istenebileceğini, davacının tek yanlı fesih bildiriminin sözleşmenin sona erdirilmesine yetmeyeceğini, cezai şartın tenkisinin gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl ve birleşen davaya konu edilen sözleşmeler dikkate alınarak, davacının talebini dayandırdığı 14 üncü maddedeki hükmün cezai şart niteliğinde olup olmadığına ilişkin bilirkişilerden rapor alındığı, bilirkişi kurulunun 22.12.2014 havale tarihli raporunda, sözleşmenin 14 üncü maddesinin cezai şart olmadığını, haksız işgal tazminatı niteliğinde bulunduğunu ve davacının haksız işgal bedelini talep edebileceğini bildirip davacı alacağını hesap ettiği, alınan bu rapora itibar edilerek raporun hükme esas alındığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuran

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Yargıtay Kararı

Dairenin 26.05.2022 tarih, 2022/916 E. ve 2022/4085 sayılı kararıyla, Mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir.

V. KARAR DÜZELTME

A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuran

Dairenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

B. Karar Düzeltme Sebepleri

Asıl ve birleşen davada davalılar vekili; sadece bir günlük ödemenin yapılmadığı gerekçesiyle sözleşmenin haksız feshedildiğini, davacının Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2077/111 E. sayılı dosyasında açtığı alacak davasında feshe gerekçe yaptığı kadar bir alacağının bulunmadığının sabit olduğunu, aslında davacının müvekkili ortaklarının yeni bir dağıtım şirketi kurması nedeniyle sözleşmeyi feshettiğini, İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesinde görünen davada müvekkilinin vekilinin adli tatil sonunda temyiz süresini bir gün geçirdiği gerekçesiyle Yargıtay incelemesinin yapılamadığını, Ankara’daki istasyon için sulh yoluna gidildiğini, malik olmayan davacının ecrimisil isteyemeyeceğini, müvekkilinin iyi niyetli zilyet olduğunu, istasyonun davacıya değil Şişli Belediyesine teslim edildiğini, dava konusu sözleşmenin 14 üncü maddesindeki hükmün cezai şart niteliği taşıdığını, sözleşmenin tarafı olmayan müvekkili Sinan’a karşı ipoteğin paraya çevrilmesi yoluna gidilemeyeceğini, davacının ileri sürdüğü 687 günlük gecikmenin gerçekliğinin araştırılmadığını, ecrimisil bedelinin ancak bilirkişi marifetiyle tespit edilebileceğini, günlük 1.000,00 USD rakamının sonradan yazıldığını, bu tutarın müvekkilinin ekonomik mahvına sebebiyet vereceğini, hukuki konuda bilirkişi raporu alınamayacağını, bu aşamada dahi mürafaa talep ettiklerini ileri sürerek;

kararın düzeltilmesini ve Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Asıl ve birleşen dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 440 ıncı ve 442 nci maddeleri.

3. Değerlendirme

Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, asıl ve birleşen davalarda davalılar vekilinin 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Asıl ve birleşen davalarda davalılar vekilinin karar düzeltme isteminin 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesi gereğince REDDİNE,

Aşağıda yazılı bakiye 581,00 TL karar düzeltme ret harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca takdiren 3.162,00 TL para cezasının karar düzeltme isteyenlerden alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine,

14.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/950159900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.