Menfi tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/7805 E. 2023/2015 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
senetle ispat zorunluluğu↗ imza inkârı↗ kambiyo takibi↗ ceza koşulu↗ senede karşı senetle ispat↗ yazılı delil ile ispat↗ kambiyo vasfı↗ değer kaybı↗ resmi şekil↗ senetle ispat↗ geçersiz sözleşme↗ delil başlangıcı↗ yemin deliline dayanma↗ teminat senedi↗ istinaf başvurusunun reddi↗ karine↗ yemin delili↗ yazılı delil↗ sözleşmenin feshi↗ yemin↗ ikrar↗ hisse devri↗ cezai şart↗ hisse devir sözleşmesi↗ kötü niyet tazminatı↗ mahsup↗ bono↗ vade↗ kâr kaybı↗ kötü niyet↗ bilirkişi incelemesi↗ havale↗ esastan ret↗ geçersizlik↗ iflas↗ taahhütname↗ asıl alacak↗ kötüniyet↗ dosya masrafı↗ menfi tespit↗ kusur↗ dava sebebi↗ cy/cy kaydı↗ yükleten (shipper)↗ dahili dava↗ ibraz↗ teminat↗ teslim↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Manavgat 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/306 E., 2019/370 K.
Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinden ...'e ait ... plakalı servis aracının devri konusunda davalı ile 03.04.2017 tarihli "Araç Satış Plaka Devir Koop. Hisse Devir Sözleşmesi" düzenlendiğini, davalının ödeyeceği bedel karşılığı davalıya 255.000,00 TL bedelli bono düzenlenip verildiğini, sözleşmede belirtilen BMC marka 2005 model servis aracını yenisi ile değiştirmek istediğini belirten davalının talebi üzerine servis plakası davacı ... adına kayıtlı olduğundan müvekkili tarafından 2017 model Volkswagen Crafter marka aracı satın alarak davalıya teslim ettiğini, aracın taksitleri davalı tarafından ödenmek üzere kredi kullanılarak satın alındığını, davacılar tarafından bu aracın mülkiyeti servis plakası ile birlikte devredileceğinden araç bedeli 140.000,00 TL bedelli bir bono daha düzenlenip davalıya teminat olarak teslim edildiğini, sonuç olarak davalının eski aracın bedeli olan 20.000,00 TL'yi düşerek davacıya ...'e 235.000,00 TL ödeme yaptığını, davalının bir süre sonra sözleşmeden caydığını, kararlaştırılan cezai tazminat 20.000,00 TL'nin ve aracı kullandığı sürede yararlanma karşılığının mahsubunu kabul etmesi üzerine davalıya 200.000,00 TL'nin geri ödendiğini, davalının kredi ile alınan araç ile ilgili hiç ödeme yapmadığını, araç bedelinin tamamı davacı tarafından ödendiği halde teminat olarak aldığı 140.000,00 TL bedelli bonoyu da iade etmeyip takibe konu etmiş ise de, bu takibin iptali edildiğini, davalının 255.000,00 TL bedelli bonoyu da iade etmek yerine takibe koyduğunu ileri sürerek, davacıların davalıya borçlu olmadığının tespiti ile takibin iptaline, davalı hakkında % 20 kötün niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında plaka kooperatif hisse devir sözleşmesi ve plaka devir sözleşmesi uyarınca alınan Volkswagen Crafter araç alımı ile ilgili borç doğuran iki işlem bulunduğunu, müvekkili ile borçlular arasında 03.04.2017 tarihinde 255.000,00 TL bedel ile plaka kooperatif hisse devrinin kararlaştırıldığını, davacının devri yapılan plaka ile iki tane okul servisi yaptığını ve ayrıca 6 ay içerisinde resmi devri gerçekleştireceğini taahhüt ettiğini, ancak devir tarihinden yaklaşık 2 ay sonra okulların kapandığını, müvekkilinin araçtan herhangi bir gelir elde edemediğini, tarafların 12.09.2017 tarihinde tekrar bir araya gelerek müvekkili adına tescil edilemeyen plakaya 140.000,00 TL değerinde yeni araç alındığını, resmi devir gerçekleşmediği için aracın davacı ... adına alınıp araç bedelinin yarısının da müvekkili tarafından ödendiğini, bu durumun davacıların kabulünde olduğunu, servis aracının ticari faaliyetlerini sürdürdüğü okulların Milli Eğitim Bakanlığı'na (MEB) bağlı olması nedeniyle servis ücretlerinin davacının hesabına ödendiğini, davalının davacılara 255.000,00 TL ve davacı adına tescil edilen yeni Crafter marka aracın alımı için ödenen 70.000,00 TL olduğunu, davacının müvekkiline ileri sürdüğü şekilde 200.000,00 TL değil 170.000,00 TL ödediğini, bu durumda davacının 255.000,00 TL bedelli bonoya karşılık 100.000,00 TL ve davacı ... adına alınan araç bedeli için 70.000,00 TL olmak üzere toplamda 170.000,00 TL ödemesinin bulunduğunu, davacının 100.000,00 TL ve diğer ödemelerinin takip konusu bonodan mahsup edilmesi ile takibe geçildiğini, davacıların kötüniyetli olduğunu savunarak davanın reddi ile % 20'den az olmamak üzere tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile icra takibi dayanağının 255,000,00 TL bedelli 15.12.2017 vade, 18.09.2017 keşide tarihli senet olduğu,senetteki imzanın inkâr edilmediği, senedin teminat senedi olarak verildiğini beyan etmiş ise de, senedin teminat senedi olduğu iddiasının senet borçlusu tarafından yazılı delille ispatlanması gerektiği, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (6100 sayılı Kanun) 200 üncü maddesi gereğince senede karşı senetle ispat zorunluluğu ilkesi gereğince davacı olan borçlu bunu yazılı delille (yemin dahil) ispatının gerektiği, bu iddiasını ispata yarar yazılı delil ibraz etmediği, sözleşme içeriğinde senedin teminat senedi olduğunun belirtilmediği dava dilekçesinde yemin deliline de dayanmadığı gerekçesiyle davanın reddine, dava konusu senetten dolayı tedbir kararı verilmediği ve davalının kötü niyet tazminatının şartları oluşmadığı gerekçesiyle tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı alacaklıya 03.04.2017 tarihli sözleşme nedeniyle davalının ödediği 255.000,00 TL bedelli bononun teminat olarak verildiğini, davalının MEB'den tahsil edeceği 20.000,00 TL düşülerek davalı tarafından davacı ...'e 235.000,00 TL ödeme yapıldığını, Manavgat Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/477 soruşturma sayılı dosyasında davalının 07.09.2018 tarihli ifadesi ile bononun davacıya yapılan ödeme karşılığı düzenlendiğinin ikrar edildiğini, davalının 03.04.2017 tarihli sözleşme konusu 2005 model aracı da iade etmediğini, davalının sözleşmeden vazgeçmesi nedeniyle 20.000,00 TL ceza koşulu ile davacı adına servis plakalı aracı kullanarak edindiği yarar ile yeni alınan aracın değer kaybı ve davacının kredi ödemelerinin hesaplanması gerektiğini, davalı tarafından 140.000,00 TL'lik bononun da iade edilmediğini, davalı ödemesinin yalnız 235.000,00 TL olduğunu, davacının sözleşmenin feshi ile davalıya 170.000,00 TL ve peyderpey 45.000,00 TL ödeme yaptığını, davalı tarafından sonuç olarak davacıya 305.000,00 TL ödemeye karşılık davacının da davalıya 215.000,00 TL ödeme yaptığını, iade edilmeyen 2005 model araç bedeli, yeni alınan araç için ödenen faizler ve 20.000,00 TL cezai şart bedeli ile davalı tarafından iade edilmeyen 140.000,00 TL bedelli bono değerlendirildiğinde davacıların davalıya borçlu olmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılması ile davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taraflar arasında 03.04.2017 tarihinde davacılardan ... adına kayıtlı servis aracının servis plakası ile birlikte 255.000,00 TL bedel ile davalıya satışının kararlaştırıldığı, davalı tarafından satış bedeli 255.000,00 TL'nin nakit olarak ödendiği, sözleşmede alıcı ve satıcının vazgeçmesi halinde 20.000,00 TL cayma bedeli ödeneceğinin kararlaştırıldığı, sözleşmede belirtilen ... plakalı aracın ve plakanın davalıya devrinin gerçekleşmediği, yine davacı adına kayıtlı olmak üzere 140.000,00 TL bedelli aracın kredi kullanılmak suretiyle satın alınarak davalıya teslim edildiği konularında uyuşmazlık bulunmadığı, davacının dava dilekçesinde davalıya 200.000,00 TL ödeme yaptığını, kalan tutarın da 20.000,00 TL cayma bedeli ve aracın davalı tarafından kullanıldığı sürelerde elde ettiği kazancın mahsubu ile bono bedelinin ödendiğini ve yargılama sırasında peyderpey 45.000,00 TL ödediğini ileri sürdüğü, icra takibinin 255.000,00 TL bedelli bonoya dayalı 112.000,00 TL asıl alacak ve fer'ilerinin tahsili için başlatılmış olup, davalının davacının bono bedeline karşılık 100.000,00 TL ve Crafter marka araç için 70.000,00 TL ödediğini kabul ettiği, sözleşmeye konu 2005 model ... plakalı aracın ve davacının 70.000,00 TL ödediğini ileri sürdüğü Crafter marka aracın halen davacı adına kayıtlı olduğu bu durumda, davacının adına kayıtlı araç için ödediği 70.000,00 TL'nin bono bedeline karşılık ödeme olarak kabulünün mümkün olmadığı, davacının 100.000,00 TL dışında kalan tutarı davalıya ödediğini yazılı delil ile ispatı gerektiği, davacı tarafından peyderpey 45.000,00 TL daha ödeme yapıldığı ileri sürülmüş olup, davalı tarafından da bonoya dayalı 112.000,00 TL asıl alacak istemi ile takip yapılmış olması karşısında davacı ödemesinin 143.000,00 TL olduğunun kabulü gerektiği, davacının sözleşmenin davalı tarafından feshi nedeniyle kararlaştırılan 20.000,00 TL cayma bedelinin bono bedelinden düşülmesi gerektiğini ileri sürmüş ise de, sözleşme trafikte kayıtlı aracın devrine ilişkin olup, araç devrine ilişkin sözleşmenin resmi şekilde yapılmamış olması nedeniyle sözleşmenin de geçersiz olduğu, geçersiz sözleşmeye dayalı ceza koşulu talep edilemeyeceğinden davacı vekilinin bu yöndeki talebinin yerinde görülmediği, yine davacı tarafından araçların davalı tarafından kullanılması nedeniyle Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yapılan ödemelerin davalı alacağından düşülmesi gerektiği ileri sürülmüş ise de, servis plakasının davacı adına kayıtlı olması ve bononun davalıya devredilecek araç ve servis plakası nedeniyle davalının yaptığı nakit ödeme karşılığında teminat olarak düzenlendiği soruşturma dosyası ve tüm dosya içeriği ile tartışmasız olduğundan davacının ileri sürdüğü bu ödemelerin bono bedelinden mahsubu gerektiği yönündeki iddianın da yerinde olmadığı, sonuç olarak, davacının davalının kabulünde olan 100.000,00 TL ve yine senet bedelinden mahsup edilen 43.000,00 TL toplamı 143.000,00 TL dışında kalan takip konusu alacağı ödediğine yönelik yazılı delil bildirmediği, ödeme iddiasını ispata yönelik yemin deliline de dayanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerektiği, İlk Derece Mahkemesi tarafından takip ve dava konusu bononun taraflar arasındaki sözleşme nedeniyle davalının davacı ...'e nakit ödenen 255.000,00 TL nedeniyle araç ve servis plakasının devrinin sağlanması için teminat olarak düzenlendiği konusunda uyuşmazlık bulunmamasına rağmen davacının senedin teminat olarak düzenlendiği yönündeki iddiasını yazılı delil ile ispatlaması gerektiği, yazılı delil bildirilmeyip yemin deliline de dayanılmadığı yönündeki hatalı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş ise de, bu hususun eleştirilmekle yetinildiği, sonucu itibari ile doğru olan karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplere dayanarak ve ayrıca takip konusu senedin, devir sözleşmesinin teminatı olarak düzenlenen "teminat senedi" olduğunun Bölge Adliye Mahkemesi'nin kararında açıkça belirtilip kabul edildiğini, teminat senedi olarak düzenlenen bonoyla kambiyo takibi yapılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, icra takibinden sonra davacıların borçlu olmadığının tespitinin talep edildiğini; tespit taleplerinin takibe konu bononun teminat senedi olması ve aynı zamanda davacıların borçlu olmaması sebeplerine dayandırıldığını, ancak yanılgılı değerlendirme ile yalnızca bononun teminat senedi olması noktasında tespit yapılarak davanın ve istinaf başvurusunun reddine karar verildiğini, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/12-1155 E.-2018/1892 K. sayılı kararı ile teminat senetlerinin "kayıtsız şartsız bir borç senedi olmadığından kambiyo takibi yapılmasının, tarafların alacak ve borç ilişkilerinin değerlendirilmemesinin hukuka ve yasaya aykırı olduğunu, taraflar arasında yapılan araç devir sözleşmesinden cayan davalının ödemeyi kabul ettiği 20.000,00 TL cezai tazminat, davalının servis plakalı aracı kullanmasından kaynaklı edindiği fayda ve davacılara satın aldırdığı aracın davalıda kaldığı sürede uğradığı değer kaybı ve müvekkillerinin davalının kusuru ile bankaya ödemek zorunda kaldıkları faiz ve kredi masrafları hesap edilerek bu konuda bilirkişi incelemesi yaptırılmış olsa idi, davalının davacıya borçlu olduğunun ortaya çıkacağını, her ne kadar davalı, müvekkilin Milli Eğitimden servis için ücret aldığını beyan etmişse de müvekkilinin hiçbir ücret almadığını, davacının toplamda 235.000,00 TL ödeme yaptığını bu miktarı aşan iddialarını ispat edemediğini, davalının BMC marka 2005 model aracı, 140.000,00 TL ve icra takibine konu 255.000,00 TL bedelli bonoları davacıya iade etmediğini, müvekkilinin davalı ile birlikte bankaya ödeme yapmak üzere gittiğini, bankada aynı veznede parayı çekip çok kısa bir zaman dilimi içinde (5-10 dk) davalı parayı kendi hesabına yatırdığını ve davalının bu meblağı eniştesinin şirketine havale ettiğini, İlk Derece Mahkemesince delil başlangıcı niteliğindeki banka kayıtları toplanılmadan tanık dinletilmesine ilişkin talelerinin reddedildiğini, davalının Manavgat Cumhuriyet Başsavcılığı 2018/7477 Sor. numaralı dosyaya verdiği 07.09.2018 tarihli ifadede “Taraflar ile yapmış olduğumuz ticari ilişkinin sonlanması ile kendisine ödemiş olduğum tutar karşılığında borçlular tarafından bono verilmiştir” demekle icra takibine konu bononun sebebinin 03.04.2017 tarihli “Araç Satış Plaka Devir Koop. Hisse Devir Sözleşmesi” olduğunu beyan ettiği ve bononun sözleşmeye ilişkin olarak verildiğini ikrar ettiğini ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu senedin teminat senedi vasfında olmayıp, kambiyo vasfında bir bono olduğunu, her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesi kararında bononun teminat senedi olduğu hususunda uyuşmazlık bulunmadığı yönünde eleştiri mahiyetinde gerekçenin içinde yer vermesine rağmen bunun kabul edilemez olduğunu, dava konusu olan bonoların üzerinde teminat kaydı içeren bir husus bulunmaması, taraflar arasında yapılan sözleşmede teminat kaydı içeren bonodan bahsedilmemiş olması ve başkaca yazılı belge sunulmamış olmasının söz konusu bonoların teminat senedi olarak verilmeyip, kambiyo vasfını taşıdığı hususunda karine teşkil ettiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçe yönünden düzeltilerek onanmasına karar verilmesini ve davacıların takip konusu alacağın % 20 'sinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 255.000,00 TL bedelli 15.12.2017 vade, 18.09.2017 keşide tarihli bononun teminat senedi olduğu iddiasıyla açılan menfi tespit istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/7805 E. , 2023/2015 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/671 Esas, 2021/960 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Manavgat 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2018/306 E., 2019/370 K.
Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinden ...'e ait ... plakalı servis aracının devri konusunda davalı ile 03.04.2017 tarihli "Araç Satış Plaka Devir Koop. Hisse Devir Sözleşmesi" düzenlendiğini, davalının ödeyeceği bedel karşılığı davalıya 255.000,00 TL bedelli bono düzenlenip verildiğini, sözleşmede belirtilen BMC marka 2005 model servis aracını yenisi ile değiştirmek istediğini belirten davalının talebi üzerine servis plakası davacı ... adına kayıtlı olduğundan müvekkili tarafından 2017 model Volkswagen Crafter marka aracı satın alarak davalıya teslim ettiğini, aracın taksitleri davalı tarafından ödenmek üzere kredi kullanılarak satın alındığını, davacılar tarafından bu aracın mülkiyeti servis plakası ile birlikte devredileceğinden araç bedeli 140.000,00 TL bedelli bir bono daha düzenlenip davalıya teminat olarak teslim edildiğini, sonuç olarak davalının eski aracın bedeli olan 20.000,00 TL'yi düşerek davacıya ...'e 235.000,00 TL ödeme yaptığını, davalının bir süre sonra sözleşmeden caydığını, kararlaştırılan cezai tazminat 20.000,00 TL'nin ve aracı kullandığı sürede yararlanma karşılığının mahsubunu kabul etmesi üzerine davalıya 200.000,00 TL'nin geri ödendiğini, davalının kredi ile alınan araç ile ilgili hiç ödeme yapmadığını, araç bedelinin tamamı davacı tarafından ödendiği halde teminat olarak aldığı 140.000,00 TL bedelli bonoyu da iade etmeyip takibe konu etmiş ise de, bu takibin iptali edildiğini, davalının 255.000,00 TL bedelli bonoyu da iade etmek yerine takibe koyduğunu ileri sürerek, davacıların davalıya borçlu olmadığının tespiti ile takibin iptaline, davalı hakkında % 20 kötün niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında plaka kooperatif hisse devir sözleşmesi ve plaka devir sözleşmesi uyarınca alınan Volkswagen Crafter araç alımı ile ilgili borç doğuran iki işlem bulunduğunu, müvekkili ile borçlular arasında 03.04.2017 tarihinde 255.000,00 TL bedel ile plaka kooperatif hisse devrinin kararlaştırıldığını, davacının devri yapılan plaka ile iki tane okul servisi yaptığını ve ayrıca 6 ay içerisinde resmi devri gerçekleştireceğini taahhüt ettiğini, ancak devir tarihinden yaklaşık 2 ay sonra okulların kapandığını, müvekkilinin araçtan herhangi bir gelir elde edemediğini, tarafların 12.09.2017 tarihinde tekrar bir araya gelerek müvekkili adına tescil edilemeyen plakaya 140.000,00 TL değerinde yeni araç alındığını, resmi devir gerçekleşmediği için aracın davacı ...
adına alınıp araç bedelinin yarısının da müvekkili tarafından ödendiğini, bu durumun davacıların kabulünde olduğunu, servis aracının ticari faaliyetlerini sürdürdüğü okulların Milli Eğitim Bakanlığı'na (MEB) bağlı olması nedeniyle servis ücretlerinin davacının hesabına ödendiğini, davalının davacılara 255.000,00 TL ve davacı adına tescil edilen yeni Crafter marka aracın alımı için ödenen 70.000,00 TL olduğunu, davacının müvekkiline ileri sürdüğü şekilde 200.000,00 TL değil 170.000,00 TL ödediğini, bu durumda davacının 255.000,00 TL bedelli bonoya karşılık 100.000,00 TL ve davacı ... adına alınan araç bedeli için 70.000,00 TL olmak üzere toplamda 170.000,00 TL ödemesinin bulunduğunu, davacının 100.000,00 TL ve diğer ödemelerinin takip konusu bonodan mahsup edilmesi ile takibe geçildiğini, davacıların kötüniyetli olduğunu savunarak davanın reddi ile % 20'den az olmamak üzere tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile icra takibi dayanağının 255,000,00 TL bedelli 15.12.2017 vade, 18.09.2017 keşide tarihli senet olduğu,senetteki imzanın inkâr edilmediği, senedin teminat senedi olarak verildiğini beyan etmiş ise de, senedin teminat senedi olduğu iddiasının senet borçlusu tarafından yazılı delille ispatlanması gerektiği, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (6100 sayılı Kanun) 200 üncü maddesi gereğince senede karşı senetle ispat zorunluluğu ilkesi gereğince davacı olan borçlu bunu yazılı delille (yemin dahil) ispatının gerektiği, bu iddiasını ispata yarar yazılı delil ibraz etmediği, sözleşme içeriğinde senedin teminat senedi olduğunun belirtilmediği dava dilekçesinde yemin deliline de dayanmadığı gerekçesiyle davanın reddine, dava konusu senetten dolayı tedbir kararı verilmediği ve davalının kötü niyet tazminatının şartları oluşmadığı gerekçesiyle tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı alacaklıya 03.04.2017 tarihli sözleşme nedeniyle davalının ödediği 255.000,00 TL bedelli bononun teminat olarak verildiğini, davalının MEB'den tahsil edeceği 20.000,00 TL düşülerek davalı tarafından davacı ...'e 235.000,00 TL ödeme yapıldığını, Manavgat Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/477 soruşturma sayılı dosyasında davalının 07.09.2018 tarihli ifadesi ile bononun davacıya yapılan ödeme karşılığı düzenlendiğinin ikrar edildiğini, davalının 03.04.2017 tarihli sözleşme konusu 2005 model aracı da iade etmediğini, davalının sözleşmeden vazgeçmesi nedeniyle 20.000,00 TL ceza koşulu ile davacı adına servis plakalı aracı kullanarak edindiği yarar ile yeni alınan aracın değer kaybı ve davacının kredi ödemelerinin hesaplanması gerektiğini, davalı tarafından 140.000,00 TL'lik bononun da iade edilmediğini, davalı ödemesinin yalnız 235.000,00 TL olduğunu, davacının sözleşmenin feshi ile davalıya 170.000,00 TL ve peyderpey 45.000,00 TL ödeme yaptığını, davalı tarafından sonuç olarak davacıya 305.000,00 TL ödemeye karşılık davacının da davalıya 215.000,00 TL ödeme yaptığını, iade edilmeyen 2005 model araç bedeli, yeni alınan araç için ödenen faizler ve 20.000,00 TL cezai şart bedeli ile davalı tarafından iade edilmeyen 140.000,00 TL bedelli bono değerlendirildiğinde davacıların davalıya borçlu olmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılması ile davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taraflar arasında 03.04.2017 tarihinde davacılardan ... adına kayıtlı servis aracının servis plakası ile birlikte 255.000,00 TL bedel ile davalıya satışının kararlaştırıldığı, davalı tarafından satış bedeli 255.000,00 TL'nin nakit olarak ödendiği, sözleşmede alıcı ve satıcının vazgeçmesi halinde 20.000,00 TL cayma bedeli ödeneceğinin kararlaştırıldığı, sözleşmede belirtilen ... plakalı aracın ve plakanın davalıya devrinin gerçekleşmediği, yine davacı adına kayıtlı olmak üzere 140.000,00 TL bedelli aracın kredi kullanılmak suretiyle satın alınarak davalıya teslim edildiği konularında uyuşmazlık bulunmadığı, davacının dava dilekçesinde davalıya 200.000,00 TL ödeme yaptığını, kalan tutarın da 20.000,00 TL cayma bedeli ve aracın davalı tarafından kullanıldığı sürelerde elde ettiği kazancın mahsubu ile bono bedelinin ödendiğini ve yargılama sırasında peyderpey 45.000,00 TL ödediğini ileri sürdüğü, icra takibinin 255.000,00 TL bedelli bonoya dayalı 112.000,00 TL asıl alacak ve fer'ilerinin tahsili için başlatılmış olup, davalının davacının bono bedeline karşılık 100.000,00 TL ve Crafter marka araç için 70.000,00 TL ödediğini kabul ettiği, sözleşmeye konu 2005 model ...
plakalı aracın ve davacının 70.000,00 TL ödediğini ileri sürdüğü Crafter marka aracın halen davacı adına kayıtlı olduğu bu durumda, davacının adına kayıtlı araç için ödediği 70.000,00 TL'nin bono bedeline karşılık ödeme olarak kabulünün mümkün olmadığı, davacının 100.000,00 TL dışında kalan tutarı davalıya ödediğini yazılı delil ile ispatı gerektiği, davacı tarafından peyderpey 45.000,00 TL daha ödeme yapıldığı ileri sürülmüş olup, davalı tarafından da bonoya dayalı 112.000,00 TL asıl alacak istemi ile takip yapılmış olması karşısında davacı ödemesinin 143.000,00 TL olduğunun kabulü gerektiği, davacının sözleşmenin davalı tarafından feshi nedeniyle kararlaştırılan 20.000,00 TL cayma bedelinin bono bedelinden düşülmesi gerektiğini ileri sürmüş ise de, sözleşme trafikte kayıtlı aracın devrine ilişkin olup, araç devrine ilişkin sözleşmenin resmi şekilde yapılmamış olması nedeniyle sözleşmenin de geçersiz olduğu, geçersiz sözleşmeye dayalı ceza koşulu talep edilemeyeceğinden davacı vekilinin bu yöndeki talebinin yerinde görülmediği, yine davacı tarafından araçların davalı tarafından kullanılması nedeniyle Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yapılan ödemelerin davalı alacağından düşülmesi gerektiği ileri sürülmüş ise de, servis plakasının davacı adına kayıtlı olması ve bononun davalıya devredilecek araç ve servis plakası nedeniyle davalının yaptığı nakit ödeme karşılığında teminat olarak düzenlendiği soruşturma dosyası ve tüm dosya içeriği ile tartışmasız olduğundan davacının ileri sürdüğü bu ödemelerin bono bedelinden mahsubu gerektiği yönündeki iddianın da yerinde olmadığı, sonuç olarak, davacının davalının kabulünde olan 100.000,00 TL ve yine senet bedelinden mahsup edilen 43.000,00 TL toplamı 143.000,00 TL dışında kalan takip konusu alacağı ödediğine yönelik yazılı delil bildirmediği, ödeme iddiasını ispata yönelik yemin deliline de dayanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerektiği, İlk Derece Mahkemesi tarafından takip ve dava konusu bononun taraflar arasındaki sözleşme nedeniyle davalının davacı ...'e nakit ödenen 255.000,00 TL nedeniyle araç ve servis plakasının devrinin sağlanması için teminat olarak düzenlendiği konusunda uyuşmazlık bulunmamasına rağmen davacının senedin teminat olarak düzenlendiği yönündeki iddiasını yazılı delil ile ispatlaması gerektiği, yazılı delil bildirilmeyip yemin deliline de dayanılmadığı yönündeki hatalı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş ise de, bu hususun eleştirilmekle yetinildiği, sonucu itibari ile doğru olan karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplere dayanarak ve ayrıca takip konusu senedin, devir sözleşmesinin teminatı olarak düzenlenen "teminat senedi" olduğunun Bölge Adliye Mahkemesi'nin kararında açıkça belirtilip kabul edildiğini, teminat senedi olarak düzenlenen bonoyla kambiyo takibi yapılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, icra takibinden sonra davacıların borçlu olmadığının tespitinin talep edildiğini; tespit taleplerinin takibe konu bononun teminat senedi olması ve aynı zamanda davacıların borçlu olmaması sebeplerine dayandırıldığını, ancak yanılgılı değerlendirme ile yalnızca bononun teminat senedi olması noktasında tespit yapılarak davanın ve istinaf başvurusunun reddine karar verildiğini, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/12-1155 E.-2018/1892 K.
sayılı kararı ile teminat senetlerinin "kayıtsız şartsız bir borç senedi olmadığından kambiyo takibi yapılmasının, tarafların alacak ve borç ilişkilerinin değerlendirilmemesinin hukuka ve yasaya aykırı olduğunu, taraflar arasında yapılan araç devir sözleşmesinden cayan davalının ödemeyi kabul ettiği 20.000,00 TL cezai tazminat, davalının servis plakalı aracı kullanmasından kaynaklı edindiği fayda ve davacılara satın aldırdığı aracın davalıda kaldığı sürede uğradığı değer kaybı ve müvekkillerinin davalının kusuru ile bankaya ödemek zorunda kaldıkları faiz ve kredi masrafları hesap edilerek bu konuda bilirkişi incelemesi yaptırılmış olsa idi, davalının davacıya borçlu olduğunun ortaya çıkacağını, her ne kadar davalı, müvekkilin Milli Eğitimden servis için ücret aldığını beyan etmişse de müvekkilinin hiçbir ücret almadığını, davacının toplamda 235.000,00 TL ödeme yaptığını bu miktarı aşan iddialarını ispat edemediğini, davalının BMC marka 2005 model aracı, 140.000,00 TL ve icra takibine konu 255.000,00 TL bedelli bonoları davacıya iade etmediğini, müvekkilinin davalı ile birlikte bankaya ödeme yapmak üzere gittiğini, bankada aynı veznede parayı çekip çok kısa bir zaman dilimi içinde (5-10 dk) davalı parayı kendi hesabına yatırdığını ve davalının bu meblağı eniştesinin şirketine havale ettiğini, İlk Derece Mahkemesince delil başlangıcı niteliğindeki banka kayıtları toplanılmadan tanık dinletilmesine ilişkin talelerinin reddedildiğini, davalının Manavgat Cumhuriyet Başsavcılığı 2018/7477 Sor.
numaralı dosyaya verdiği 07.09.2018 tarihli ifadede “Taraflar ile yapmış olduğumuz ticari ilişkinin sonlanması ile kendisine ödemiş olduğum tutar karşılığında borçlular tarafından bono verilmiştir” demekle icra takibine konu bononun sebebinin 03.04.2017 tarihli “Araç Satış Plaka Devir Koop. Hisse Devir Sözleşmesi” olduğunu beyan ettiği ve bononun sözleşmeye ilişkin olarak verildiğini ikrar ettiğini ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu senedin teminat senedi vasfında olmayıp, kambiyo vasfında bir bono olduğunu, her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesi kararında bononun teminat senedi olduğu hususunda uyuşmazlık bulunmadığı yönünde eleştiri mahiyetinde gerekçenin içinde yer vermesine rağmen bunun kabul edilemez olduğunu, dava konusu olan bonoların üzerinde teminat kaydı içeren bir husus bulunmaması, taraflar arasında yapılan sözleşmede teminat kaydı içeren bonodan bahsedilmemiş olması ve başkaca yazılı belge sunulmamış olmasının söz konusu bonoların teminat senedi olarak verilmeyip, kambiyo vasfını taşıdığı hususunda karine teşkil ettiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçe yönünden düzeltilerek onanmasına karar verilmesini ve davacıların takip konusu alacağın % 20 'sinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 255.000,00 TL bedelli 15.12.2017 vade, 18.09.2017 keşide tarihli bononun teminat senedi olduğu iddiasıyla açılan menfi tespit istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/950117000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz