6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Temlike konu alacağın ticari defterlerle ispatı ve itirazın iptali

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/8303 E. 2023/2711 K. · · İlk derece: İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

OnandıKesinlik belirsiz

Gerekçe özeti

Temlike konu alacağın varlığı, hem alacağı devreden hem de borçlu tacirin ticari defterlerinde temlik tutarını aşan bir borç bulunduğu saptanarak ispatlanmışsa temlik geçerli kabul edilir ve itirazın iptaline karar verilir; alacak likit olduğunda ayrıca icra inkâr tazminatına hükmedilir.

Ele alınan sorunlar

Temlike konu alacağın varlığı ve davalının temlik tarihindeki borçluluğu → kabul

İddia: Davalı, dava dışı şirketin defterlerinin kesin süreye rağmen sunulmadığını ve delil değeri olmadığını, ibraz edilen belgenin muvafakatname olup temlikname sayılamayacağını, sözleşmede temlik yasağı bulunduğunu, borçlu olan dava dışı şirketin olmayan alacağını temlik edemeyeceğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Dava dışı şirketin ve davalı şirketin ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucunda, her iki tarafın defterlerinde de dava dışı şirketin davalıdan temlik tutarından daha fazla alacaklı olduğu saptandığından, temlike konu alacağın mevcut olduğu kabul edilmiştir. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)

Likit alacakta icra inkâr tazminatı → kabul

İddia: Davalı, tarafların ticari defterlerindeki alacakların değişkenlik göstermesi nedeniyle icra inkâr tazminatına hükmedilemeyeceğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Alacak likit olduğundan icra inkâr tazminatına hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmamıştır. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)

Emsal değeri

Sonuç büyük ölçüde tarafların ticari defterleri üzerindeki inceleme sonucuna bağlı, olguya özgü bir değerlendirmedir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
temlik (alacağın devri) ticari defter likit alacak icra inkâr tazminatı itirazın iptali

Atıf yapılan mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu — 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 183

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2021/8303 E.  ,  2023/2711 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

SAYISI 2021/719 Esas, 2021/1284 Karar

HÜKÜM

Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2017/832 E., 2020/707 K.

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin dava dışı Eltes Enerji Müh. Ltd. Şti. ile uzun yıllar ticari ilişki içinde bulunduğunu, dava dışı şirketin verdiği çeklerin karşılıksız çıktığını, dava dışı şirkete iflas erteleme davasında kayyım atandığını, müvekkilinin toplam 760.000,00 TL alacağı için iflas erteleme davasına müdahale talebinin kabulüne karar verildiğini, dava dışı şirketin kayyımları tarafından dava dışı şirketin davalı şirketten olan alacağının 110.000,00 TL'sinin davacıya ödenmesi için muvafakatname verildiğini, bu muvafakatnamenin davalı şirket yetkilisine imza karşılığında ibraz edildiğini, ancak ödeme yapılmadığını, davalı hakkında başlatılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptalini ve icra inkar tazminatına karar verilmesi talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin söz konusu davada pasif husumet ehliyetinin bulunmadığını, müvekkili şirketin dava dışı şirkete herhangi bir borcunun olmadığını, verilen muvafakatnamenin müvekkili açısından bağlayıcılığının bulunmadığını, dava dışı şirketin davalının yürüttüğü bazı projelerde taşeron olarak çalıştığını, iflas erteleme davasını haricen öğrenildiğini, daha sonra taşeron olarak çalıştığı iş sahalarını terk ettiğini, bunun üzerine müvekkilinin dava dışı şirketle arasındaki sözleşmeyi feshettiğini, müvekkilinin dava dışı şirketten alacaklı olduğunu savunarak davanın reddini ve kötüniyet tazminatına karar verilmesi istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava dışı şirketin davalıdan olan alacağını 06.05.2014 tarihli temlikname ile davacıya temlik ettiği, 15.04.2014 tarihli borç mutabakat belgesinde yazılı 1.225.494,97 TL'nin davalının defter kayıtlarıyla uyumlu olduğu, "159-Verilen sipariş avansları" hesabında bulunan 180.333,48 TL'nin bu tutardan düşülmesi gerektiği, 31.03.2014 tarihi itibariyle bu tutar düşüldükten sonra kalan alacak tutarının 1.045.161,49 TL olduğu, davalının kayıtlarında "380 gelecek aylara ait gelirler" hesabını kullandığı, 09.04.2014 tarihli 8 adet, 01.05.2014 tarihli 2 adet muhasebe kayıt hareketlerinin 30.11.2014 tarihinde ters kayıtla kapatıldığından ve temlik belgesi tarihi olan 06.05.2014 tarihli hesap bakiyesini etkilediğinden hesaplamada dikkate alınmaması gerektiği, temlik tarihi itibariyle dava dışı şirketin davalıdan 751.997,65 TL alacaklı olduğu, temlikin iflasın açılmasından önce yapıldığı, müflisin tasarruf yetkisinin bulunduğu, dava dışı şirketin kayıtlarına göre dava dışı şirketin temlik tarihi itibariyle davalıdan 1.820.081,97 TL alacağı olduğu, her iki tarafın defterlerinde de temlik tutarı olan 110.000,00 TL'nin üzerinde davalının dava dışı şirkete borçlu olduğu gerekçesiyle itirazın iptaline, takibin aynen devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dışı şirketin defterlerinin kesin süreye rağmen davacı tarafından sunulamadığını, bu hali ile dava dışı şirketin defterlerindeki kayıtların delil değeri olmadığını, 06.05.2014 tarihli metnin muvafakatname niteliğinde olduğunu, temlikname olarak nitelendirilemeyeceğini, dava dışı şirket ile davalının yapmış olduğu sözleşmede temlik yasağı bulunduğunu, belgenin düzenlendiği tarih itibariyle müvekkilinin 812.984,78 TL alacaklı olduğunu, dava dışı firmanın borçlu olduğu halde olmayan alacağını temlik etmesinin mümkün olmadığını, dava dışı şirketin davalıya gönderdiği muvafakatname dahil tüm yazıların davalı tarafından reddedildiğini, tarafların ticari defterlerindeki alacakların değişkenlik göstermesi sebebiyle icra inkar tazminatına hükmedilmeyeceğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava dışı şirketinin ve davalı şirketin defterleri üzerinde yaptırılan inceleme sonucunda her iki şirketin defterlerinde dava dışı şirketin davalı şirketten temlik tutarından daha fazla alacaklı olduğu, likit alacak nedeniyle icra inkar tazminatına hükmedilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesiz olduğunu, eksik inceleme ile karar verildiğini, dosyada birbiriyle çelişen bilirkişi raporları olmasına rağmen bu çelişki giderilmeden hüküm kurulduğunu ayrıca istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler, ve re’sen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, davalının temlik tarihi itibariyle dava dışı şirkete borçlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk

1- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2-6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 183 ve devamı maddeleri.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

04.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/947353800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

İncelenen istinaf kararı — İst. BAM 12. HD

Bu Yargıtay 11. HD kararı, aşağıdaki İstinaf Dairesi kararının temyiz incelemesidir. Temyiz sonucu: Onandı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/719 E. 2021/1284 K.

Temlik alacağına dayalı itirazın iptalinde bozma sonrası cari hesap incelemesi

Gerekçe özeti

Bir alacağın temlik edilmesine dayalı olarak açılan itirazın iptali davasında, temlik edenin borçludan olan alacağının gerçekliği ve tutarı, temlik edenin ve borçlunun ticari defter ve kayıtlarının karşılıklı olarak ayrıntılı biçimde incelenmesi suretiyle tespit edilmelidir. Bu inceleme sonucunda her iki tarafın defterlerinde de temlik edilen tutardan daha fazla alacağın kayıtlı olduğunun tespit edilmesi halinde, temlikin ve dayanılan borç ilişkisinin geçerli olduğu kabul edilerek itirazın iptaline ve likit alacak niteliği nedeniyle icra inkar tazminatına hükmedilmesi isabetlidir.

Emsal değeri

Temlik alacağına dayalı itirazın iptali davalarında, temlik edenin borçludan olan alacağının varlığının ve tutarının ispatı için tarafların ticari defter ve kayıtlarının karşılıklı ve ayrıntılı incelenmesi gerektiği yönündeki usul, bölgesel olarak ikna edici bir emsal niteliği taşımaktadır.

Kavramlar: alacağın temliki itirazın iptali icra inkar tazminatı ticari defter incelemesi cari hesap likit alacak bilirkişi incelemesi

İstinaf (12. HD) kararının tam metni

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2021/719

KARAR NO 2021/1284

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 22/12/2020

NUMARASI 2017/832 Esas 2020/707 Karar

DAVA

İtirazın İptali

İSTİNAF KARAR TARİHİ 16/09/2021

Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, müvekkili şirketin dava dışı ... Ltd. Şti. ile uzun yıllar ticari ilişki içinde bulunduğunu, verdiği çeklerin karşılıksız çıktığını ve İstanbul 18. ATM'nin 2014/49 esas sayılı dosyasıyla açılan iflas erteleme davasında şirkete kayyım atandığını,müvekkilinin toplam 760.000-TL alacağı için iflas erteleme davasında müdahale talebinin kabulüne karar verildiğini,kayyımlar ... ve ...'in imzasını taşıyan 110.000-TL ödeme isteğini içeren muvafakatnamenin dava dışı ... ltd. Şti.'nde olan toplam 760.000- TL alacaklarından mahsup edilerek verildiğini, bu muvafakatnamenin davalı şirket yetkilisine imza karşılığında ibraz edildiğini, ancak ödeme alınamadığını,davalı şirket hakkında İstanbul Anadolu ...İcra Müdürlüğü'nün ...

Esas sayılı dosyasıyla başlatılan icra takibine davalı borçlunun itiraz ettiğini belirterek itirazın iptali ile %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talep olunmuştur.

CEVAP

Davalı vekili, müvekkili şirketin söz konusu davada pasif husumet ehliyetinin bulunmadığını, müvekkili şirketin ... şirketine herhangi bir borcunun olmadığını, verilen muvafakatnamenin müvekkili açısından bağlayıcılığının bulunmadığını, ...'in bazı projelerde taşeron olarak çalıştığını, iflas erteleme davasını haricen öğrendiklerini,daha sonra taşeron olarak çalıştığı iş sahalarını terk ettiğini, bunun üzerine müvekkilinin Kartal ...Noterliğinin 21/04/2014 tarihli ihtarname ile sözleşmeyi feshettiğini belirterek açılan davanın reddi ile %20 oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, dava dışı ... şirketinin davalıdan olan alacağını 06.05.2014 tarihli temlik belgesi ile davacıya temlik ettiği, dosya içerisinde mevcut olan 15.04.2014 tarihli borç mutabakat belgesinde yazılı 1.225.494,97-TL.nin davalının defter kayıtlarında takip ettiği "320 satıcılar" hesabında bulunan bakiye ile uyumlu olduğu, "159-Verilen sipariş avansları" hesabında bulunan 180.333,48-TL.nin bu tutardan düşülmesi gerektiği, 31.03.2014 tarihi itibariyle bu tutar düşüldükten sonra kalan alacak tutarının 1.045.161,49-TL olduğu, davalının kayıtlarında "380-gelecek aylara ait gelirler" hesabını kullandığı, 09.04.2014 tarihli 8 adet, 01.05.2014 tarihli 2 adet muhasebe kayıt hareketlerinin 30.11.2014 tarihinde ters kayıtla kapatıldığından ve temlik belgesi tarihi olan 06.05.2014 tarihli hesap bakiyesini etkilediğinden hesaplamada dikkate alınmaması gerektiği, temlik tarihi itibariyle 751.997,65-TL alacaklı olduğu, temlikin iflasın açılmasından önce yapıldığı, müflisin tasarruf yetkisinin bulunduğu, ...'in kayıtlarına göre temlik tarihi itibariyle 1.820.081,97-TL alacağı olduğu, her iki tarafın defterlerinde de temlik tutarı olan 110.000-TL.nin üzerinde olduğu gerekçesiyle, itirazın iptaline karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili; 06/05/2014 tarihli metnin muvafakatname niteliğinde olduğunu,temlikname olarak nitelendirilemeyeceğini,belgenin düzenlendiği tarih itibariyle müvekkilinin 812.984,78-TL alacaklı olduğunu, dava dışı firmanın borçlu olduğu halde olmayan alacağını temlik etmesinin mümkün olmadığını, tarafların ticari defterlerindeki alacakların değişkenlik göstermesi sebebiyle icra inkar tazminatına hükmedilmesinin yersiz olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, davadışı alacaklıdan temlik alınan bedelin borç bulunmadığından bahisle ödenmemesi üzerine başlatılan takibe vaki itirazın iptaline ilişkindir. Davacı, dava dışı ... şirketinden olan alacağının bir kısmına karşılık, dava dışı firmanın davalıdan olan alacağının 110.000-TL kısmını temlik aldığını ileri sürerek davalı hakkında icra takibi başlatmış olup, davalının itirazı üzerine iş bu davayı açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davalının temlik eden ... Ltd. Şti.'ne bir borcunun tespit edilemediği ve gerçek bir alacağın temliki olmadığı gerekçesiyle açılan davanın reddine dair verilen kararın; Dairemiz'in 06/07/2017 tarihli 2017/268 E. 2017/371 K. Sayılı kararıyla, davacı vekilince dosyaya sunulan 15/04/2014 tarihli borç mutabakat belgesinin HMK 199 maddesi uyarınca elektronik ortamdaki veriler ve buna benzer bilgi taşıyıcıları kapsamında belge olup olmadığının araştırılmadığı, bu belgede belirtilen dava dışı ...

Ltd. Şti. ile davalı ... .... A.Ş. arasındaki alacak-borç ilişkisinin olup olmadığının her iki şirketin ticari defter ve kayıtları ayrıntılı şekilde incelenerek bu hususta yeterli ve denetime elverişli bilirkişi raporunun oluşturulmadığı, her ne kadar bilirkişi tarafından davalı şirketin temlik eden ...'e bir borcunun bulunmadığı bildirilmiş ise de bu sonuca nasıl ulaşıldığına ilişkin raporda hiç bir tesbit bulunmadığı, davalının ... ile olan cari hesabının ilişkin olduğu zamana ait döneminin incelenmek, müflisin kayıtlarıyla karşılaştırılmak suretiyle temlik tarihi itibariyle durumun tespit edilmesi gerektiği gerekçesiyle kaldırılmasına karar verilmiştir. Mahkemece Dairemizin 06/07/2017 tarihli kararından dava dışı ...

şirketinin da davalı şirketin defterleri üzerinde yaptırılan inceleme sonucunda her iki şirketin defterlerinde temlik tutarından daha fazla alacağın kayıtlı olduğunun tespit edilmesine göre mahkemece davanın kabulüne ,likit alacak nedeniyle icra inkar tazminatına hükmedilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 7.514,10-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 2.255- TL harcın mahsubu ile bakiye 5.259,10-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Davalı tarafından yapılan istinaf yargı giderinin üzerinde bırakılmasına,davacı tarafça yapılan 17,50-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.16/09/2021

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.