Menfi tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/8807 E. 2023/2507 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
usulden red↗ pilot dava↗ aktif husumet yokluğu↗ istinaf başvurusunun reddi↗ ortaklık sözleşmesi↗ adi ortaklık↗ borçlu olunmadığının tespiti↗ tasdik kararı↗ aktif husumet↗ kambiyo senedi↗ muvafakat↗ bono↗ husumet yokluğu↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗ ticari defter↗ yetki↗ ek tasfiye↗ yetkisizlik kararı↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ menfi tespit↗ yükleten (shipper)↗ vekalet ücreti↗ temsil↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ husumet↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2014/1413 E., 2017/861 K.
BİRLEŞEN DOSYA : Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/1331 E.
Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 25.04.2023 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Asıl ve birleşen davalarda davacı vekili dava dilekçesinde, davalı tarafından müvekkili ile dava dışı R Tur .. Ltd. Şti. iş ortaklığı kaşeli senetlere dayalı olarak müvekkili ve dava dışı şirket aleyhine takip başlatıldığını, iş ortaklığının sona erdiğini, kaldı ki müvekkili tarafından diğer borçluya üçüncü şahıslara karşı borçlanması ve senet verebilmesi için verilmiş yetki veya ortakların oybirliği ile aldıkları herhangi bir kararın da bulunmadığını ileri sürerek icra takipleri sebebiyle borçlu olmadığının tespitini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili asıl ve birleşen davalarda cevap dilekçesinde; davacı ile R Tur'un akdettiği adi ortaklık sözleşmesi bulunduğunu, müvekkilinden akaryakıt alımı yaptıklarını, sözleşmede pilot ortağın her konuda yetkili kılındığını, kaldı ki senet tanzimi hususunda pilot ortağa açıkça yetki verilmesine de gerek olmadığını savunarak davaların reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sözleşmenin ilgili hükümleri gereği iş ortaklığının henüz sona ermediği, davanın kendisine yönetim hakkı tanınan ortak tarafından açılmadığı, diğer ortağın muvafakatının da alınmadığı, bono nedeniyle borçlu olunmadığının iş ortaklığını oluşturan ortaklar tarafından ileri sürülmesi gerektiği, diğer ortağın muvafakat vermemesi halinde davacı tarafından adi ortaklığın tasfiyesi istenerek tasfiye davasında söz konusu iddiaların dile getirilmesinin mümkün olduğu gerekçesi ile asıl ve birleşen davanın aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; adi ortaklığı 30.06.2014 tarihinde sona erdiğini, dava konusu senetlerin mevcut olmayan bir iş ortaklığı adına düzenlendiğini, kaldı ki iş ortaklığı sözleşmesinde pilot firmanın hangi hususlarda tam yetkili olduğunun sayıldığını, kambiyo senedi düzenleme yetkisi verilmediğini, iş ortaklığının ticari defterlerinin bilirkişi tarafından incelenmediğini, sadece defter açılış tasdiklerinin görüldüğünü, yakıt alımında aylık küçük dalgalanmalar ve farklar olabilirse de tutarın birdenbire iki katına çıkmasının mümkün olmadığını, dava dışı şirket ile davalı arasında danışıklı işlemler yapıldığını, usulsüz defter kayıtları ve senetler düzenlendiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
2. Davalı vekili katılma yoluyla sunduğu istinaf dilekçesinde özetle; davacının adi ortaklık adına dava açmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve davanın esastan reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı şirket ile dava dışı R Tur .. Ltd. Şti. arasında düzenlenen adi ortaklık sözleşmesinin sona erdiğinin kanıtlanamadığı, adi ortaklık sözleşmesinde R Tur .. Ltd. Şti.'nin pilot ortak olarak takip konusu senetleri düzenlemesine engel bir hüküm bulunmadığı, adi ortaklığın davalı ile olan sözleşmesi kapsamında akaryakıt alımına ilişkin ödeme mahiyetindeki senetlerin temsil yetkisine haiz dava dışı ortak tarafından düzenlenmesinin 6098 sayılı Kanun'un 637 nci maddesine aykırılık oluşturmayacağı, adi ortaklığın takip konusu senetlerden dolayı böyle bir borcunun bulunmadığının dosya kapsamı itibarıyla kanıtlanamaması sebebiyle davacının da bu borçtan sorumluluktan kaçınamayacağı, adi ortaklığı oluşturan ortakların iç sorunlarının somut olayda davalıya karşı ileri sürülemeyeceği gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, davanın esastan reddine karar verilmesi gerekirken mahkemece aktif husumet yokluğundan usulden red kararı verilmesi hatalı olmakla birlikte bu hata yeniden yargılamayı gerektirmediğinden İlk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebeplerini tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Asıl ve birleşen dava, bonoya dayalı başlatılan icra takibinde borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu ( 6098 sayılı Kanun) 637 nci maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İhtiyati Haciz Kararına İtiraz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/1398 E. 2016/1652 K.
Ortak:pilot dava · temsil
İncelediğiniz karardaŞti.'nin «pilot» ortak olarak takip konusu senetleri düzenlemesine engel bir hüküm bulunmadığı, «adi ortaklığın» davalı ile olan sözleşmesi kapsamında akaryakıt alımına ilişkin ödeme mahiyetindeki senetlerin «temsil» «yetkisine» haiz dava dışı ortak tarafından düzenlenmesinin 6098 sayılı Kanun'un 637 nci maddesine aykırılık oluşturmayacağı, adi ortaklığın takip konusu senetlerden dolayı böyle bir borcunun bulunmadığının dosya kapsamı itibarıyla kanıtlanamaması sebebiyle davacının da bu borçtan sorumluluktan kaçınamayacağı, adi ortaklığı oluşturan ortakların iç sorunlarının somut olayda davalıya karşı ileri sürülemeyeceği gerekçesi ile davacı vekilinin «istinaf başvurusunun reddine», davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, davanın esastan reddine karar verilmesi gerekirken mahkemece «aktif husumet yokluğundan» «usulden red» kararı verilmesi hatalı olmakla birlikte bu hata yeniden yargılamayı gerektirmediğinden İlk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın esastan reddine ka …
CEVAP Davalı vekili asıl ve birleşen davalarda cevap dilekçesinde; davacı ile R Tur'un akdettiği «adi ortaklık sözleşmesi» bulunduğunu, müvekkilinden akaryakıt alımı yaptıklarını, sözleşmede «pilot» ortağın her konuda yetkili kılındığını, kaldı ki senet tanzimi hususunda pilot ortağa açıkça «yetki» verilmesine de gerek olmadığını savunarak davaların reddini istemiştir.
İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; «adi ortaklığı» 30.06.2014 tarihinde sona erdiğini, dava konusu senetlerin mevcut olmayan bir iş ortaklığı adına düzenlendiğini, kaldı ki iş «ortaklığı sözleşmesinde» «pilot» firmanın hangi hususlarda tam yetkili olduğunun sayıldığını, «kambiyo senedi» düzenleme yetkisi verilmediğini, iş ortaklığının «ticari defterlerinin» bilirkişi tarafından incelenmediğini, sadece defter açılış «tasdiklerinin» görüldüğünü, yakıt alımında aylık küçük dalgalanmalar ve farklar olabilirse de tutarın birdenbire iki katına çıkmasının mümkün olmadığını, dava dışı şirket ile dav …
Benzer bu karardaİş bu iş ortaklığının devamı süresince bankalardan, «finansal kiralama» ve «faktoring» şirketlerinden kredi alınması, «kredi sözleşmelerinin» imzalanması, yine ortaklığın alacaklarının «temlik» ve «ciro» edilmesi ve «temlik sözleşmelerinin» imzalanması, ortaklık adına iş makinesi alınması, ortaklığın borç ve «taahhüt» altına sokulması işlemlerinde ortaklığı «temsilen» «pilot» ortak ve özel ortakların müştereken yetkili oldukları ..
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:faktoring · temlik sözleşmesi · finansal kiralama · ihtiyati hacze itiraz · ciro · ihtiyati haciz · temlik · protokol
Benzer bu karardaİş bu iş ortaklığının devamı süresince bankalardan, «finansal kiralama» ve «faktoring» şirketlerinden kredi alınması, «kredi sözleşmelerinin» imzalanması, yine ortaklığın alacaklarının «temlik» ve «ciro» edilmesi ve «temlik sözleşmelerinin» imzalanması, ortaklık adına iş makinesi alınması, ortaklığın borç ve «taahhüt» altına sokulması işlemlerinde ortaklığı «temsilen» «pilot» ortak ve özel ortakların müştereken yetkili oldukları ..
Ancak, «ihtiyati hacze itiraz» eden vekili tarafından UYAP sistemi üzerinden gönderilen 05/08/2015 tarihli dilekçe ile, karşı tarafla yapılan 03/08/2015 tarihli «protokol» gereği itirazlarından vazgeçtiklerini beyan etmiş olması karşısında, mahkemece işbu vazgeçme beyanı hususunda bir değerlendirme yapılmaksızın, işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
" hükmü bulunduğu, bu nedenle itirazın haklı olduğu gerekçesiyle, talebin kabulü ile «ihtiyati haciz» kararının itiraz eden yönünden kaldırılmasına karar verilmiştir.
Kararı, «ihtiyati haciz» talep eden vekili temyiz etmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/8807 E. , 2023/2507 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/483 Esas, 2021/1097 Karar
HÜKÜM
Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2014/1413 E., 2017/861 K.
BİRLEŞEN DOSYA Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/1331 E.
Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 25.04.2023 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Asıl ve birleşen davalarda davacı vekili dava dilekçesinde, davalı tarafından müvekkili ile dava dışı R Tur .. Ltd. Şti. iş ortaklığı kaşeli senetlere dayalı olarak müvekkili ve dava dışı şirket aleyhine takip başlatıldığını, iş ortaklığının sona erdiğini, kaldı ki müvekkili tarafından diğer borçluya üçüncü şahıslara karşı borçlanması ve senet verebilmesi için verilmiş yetki veya ortakların oybirliği ile aldıkları herhangi bir kararın da bulunmadığını ileri sürerek icra takipleri sebebiyle borçlu olmadığının tespitini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili asıl ve birleşen davalarda cevap dilekçesinde; davacı ile R Tur'un akdettiği adi ortaklık sözleşmesi bulunduğunu, müvekkilinden akaryakıt alımı yaptıklarını, sözleşmede pilot ortağın her konuda yetkili kılındığını, kaldı ki senet tanzimi hususunda pilot ortağa açıkça yetki verilmesine de gerek olmadığını savunarak davaların reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sözleşmenin ilgili hükümleri gereği iş ortaklığının henüz sona ermediği, davanın kendisine yönetim hakkı tanınan ortak tarafından açılmadığı, diğer ortağın muvafakatının da alınmadığı, bono nedeniyle borçlu olunmadığının iş ortaklığını oluşturan ortaklar tarafından ileri sürülmesi gerektiği, diğer ortağın muvafakat vermemesi halinde davacı tarafından adi ortaklığın tasfiyesi istenerek tasfiye davasında söz konusu iddiaların dile getirilmesinin mümkün olduğu gerekçesi ile asıl ve birleşen davanın aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; adi ortaklığı 30.06.2014 tarihinde sona erdiğini, dava konusu senetlerin mevcut olmayan bir iş ortaklığı adına düzenlendiğini, kaldı ki iş ortaklığı sözleşmesinde pilot firmanın hangi hususlarda tam yetkili olduğunun sayıldığını, kambiyo senedi düzenleme yetkisi verilmediğini, iş ortaklığının ticari defterlerinin bilirkişi tarafından incelenmediğini, sadece defter açılış tasdiklerinin görüldüğünü, yakıt alımında aylık küçük dalgalanmalar ve farklar olabilirse de tutarın birdenbire iki katına çıkmasının mümkün olmadığını, dava dışı şirket ile davalı arasında danışıklı işlemler yapıldığını, usulsüz defter kayıtları ve senetler düzenlendiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
2. Davalı vekili katılma yoluyla sunduğu istinaf dilekçesinde özetle; davacının adi ortaklık adına dava açmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve davanın esastan reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı şirket ile dava dışı R Tur .. Ltd. Şti. arasında düzenlenen adi ortaklık sözleşmesinin sona erdiğinin kanıtlanamadığı, adi ortaklık sözleşmesinde R Tur .. Ltd. Şti.'nin pilot ortak olarak takip konusu senetleri düzenlemesine engel bir hüküm bulunmadığı, adi ortaklığın davalı ile olan sözleşmesi kapsamında akaryakıt alımına ilişkin ödeme mahiyetindeki senetlerin temsil yetkisine haiz dava dışı ortak tarafından düzenlenmesinin 6098 sayılı Kanun'un 637 nci maddesine aykırılık oluşturmayacağı, adi ortaklığın takip konusu senetlerden dolayı böyle bir borcunun bulunmadığının dosya kapsamı itibarıyla kanıtlanamaması sebebiyle davacının da bu borçtan sorumluluktan kaçınamayacağı, adi ortaklığı oluşturan ortakların iç sorunlarının somut olayda davalıya karşı ileri sürülemeyeceği gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, davanın esastan reddine karar verilmesi gerekirken mahkemece aktif husumet yokluğundan usulden red kararı verilmesi hatalı olmakla birlikte bu hata yeniden yargılamayı gerektirmediğinden İlk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebeplerini tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Asıl ve birleşen dava, bonoya dayalı başlatılan icra takibinde borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu ( 6098 sayılı Kanun) 637 nci maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/947283900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz