6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Menfi tespit

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/2286 E. 2023/4371 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
teminat bonosu borca itiraz sahtelik teminat senedi icra hukuk mahkemesi sahtecilik yazılı delil cy/cy şerhi kötü niyet tazminatı dolandırıcılık bono kötü niyet esastan ret ilk derece kararının kaldırılması menfi tespit eksik inceleme yükleten (shipper) vekalet ücreti teminat istinaf yoluna başvurulabilirlik

Atıf yapılan mevzuat: HMK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI : 2014/263 E., 2019/803 K.

Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 11.07.2023 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat... ile davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının babasının emlak işi ile uğraştığını, müvekkilinin 2/3 hissesi olacak şekilde ortak bir arsa aldıklarını, arsanın tamamen müvekkili üzerine yapıldığını, davalı babasının hissesi olan 1/3 oranına denk gelecek şekilde ise davalıya senet verildiğini, ancak yapılan araştırma sonucu müvekkilinin dolandırıldığını, arsa bedelinin söylenenden çok daha düşük olduğunun anlaşıldığını, davalı ve babası hakkında suç duyurusunda bulunduklarını ileri sürerek bonodan dolayı borçlu olmadığının tespitini istemiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından açılan işbu davanın haksız ve dayanaksız olduğunu, davacı tarafından İstanbul Anadolu 11. İcra Hukuk Mahkemesinin 2013/792 E. sayılı dosyası ile bononun teminat bonosu olduğu ileri sürülerek borca itiraz davası açıldığını ve davanın reddolunduğunu, İstanbul Anadolu 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/49 E. sayılı dosyasından yürütülen ceza dosyasında davacı tarafça bononun sahteliğinin ileri sürülmediğini, bononun taşınmaz alımı sırasında verilen borç para olduğunun davacı tarafça kabul edildiğini, sahtecilik iddiasının gerçek dışı olduğunu, kötü niyetli davacının %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesi ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı taraf senedin teminat senedi olarak verildiğini iddia etmekte ise de; takip konusu senet üzerinde senedin teminat niteliğinde olduğuna dair bir kayıt ve şerh bulunmadığı, senede atıfla senedin teminat için verildiğini gösterir herhangi bir yazılı delil sunulmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek, mahkemenin eksik inceleme ile karar verdiğini, müvekkilinin dolandırıldığını, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, bonoya dayalı menfi tespit istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2022/2286 E.  ,  2023/4371 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

SAYISI 2019/2429 Esas, 2021/1676 Karar

HÜKÜM

Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2014/263 E., 2019/803 K.

Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 11.07.2023 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat... ile davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının babasının emlak işi ile uğraştığını, müvekkilinin 2/3 hissesi olacak şekilde ortak bir arsa aldıklarını, arsanın tamamen müvekkili üzerine yapıldığını, davalı babasının hissesi olan 1/3 oranına denk gelecek şekilde ise davalıya senet verildiğini, ancak yapılan araştırma sonucu müvekkilinin dolandırıldığını, arsa bedelinin söylenenden çok daha düşük olduğunun anlaşıldığını, davalı ve babası hakkında suç duyurusunda bulunduklarını ileri sürerek bonodan dolayı borçlu olmadığının tespitini istemiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından açılan işbu davanın haksız ve dayanaksız olduğunu, davacı tarafından İstanbul Anadolu 11. İcra Hukuk Mahkemesinin 2013/792 E. sayılı dosyası ile bononun teminat bonosu olduğu ileri sürülerek borca itiraz davası açıldığını ve davanın reddolunduğunu, İstanbul Anadolu 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/49 E. sayılı dosyasından yürütülen ceza dosyasında davacı tarafça bononun sahteliğinin ileri sürülmediğini, bononun taşınmaz alımı sırasında verilen borç para olduğunun davacı tarafça kabul edildiğini, sahtecilik iddiasının gerçek dışı olduğunu, kötü niyetli davacının %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesi ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı taraf senedin teminat senedi olarak verildiğini iddia etmekte ise de; takip konusu senet üzerinde senedin teminat niteliğinde olduğuna dair bir kayıt ve şerh bulunmadığı, senede atıfla senedin teminat için verildiğini gösterir herhangi bir yazılı delil sunulmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek, mahkemenin eksik inceleme ile karar verdiğini, müvekkilinin dolandırıldığını, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, bonoya dayalı menfi tespit istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

11.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/946974800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.