6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Menfi tespit

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/8760 E. 2023/2537 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Banka / kredi / finans

Usul tespitleri

Görevli mahkeme
görev/görevsizlik
Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
fon alacağı fon kurulu kararı amme alacağı taşeron sözleşmesi 6183 sayılı kanun yargı yolu menfi tespit davası müktesep hak sözleşmeden doğan dava tespit davası dava şartı yokluğu kefalet tmsf ihtiyati haciz usulden reddi haciz menfi tespit yükleten (shipper) vekalet ücreti teminat görevli mahkeme

Atıf yapılan mevzuat: Bankacılık K. · HMK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece 24.01.2019 tarih, 2016/1199 E. ve 2019/23 K. sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiş, davalı vekilince temyiz edilmiştir.

B. (Birinci) Bozma Kararı

Dairemizin 20.05.2021 tarih, 2020/5284 E. ve 2021/4287 K. sayılı kararıyla uyuşmazlık bakımından idari yargının görevli olduğuna işaret edilerek bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin 21.10.2021 tarih, 2021/582 E. ve 2021/770 K. sayılı kararı ile somut uyuşmazlığın görüm ve çözüm yerinin idari yargı mercileri olduğu anlaşıldığından davanın yargı yolu dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın menfi tespit davası olduğunu, adli argının görevli olduğunu, bir önceki bozma ile usulü müktesep hak oluştuğunu, belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık,TMSF Fon Kurulu'nun 26.11.2015 tarih ve 2015/280 karar sayılı kararının sonuçlarının ortadan kaldırılması istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114 üncü maddesi ve 6183 sayılı Kanun’un 13, 62 ve 79 uncu maddeleri.

3. Değerlendirme

Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacılar vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2021/8760 E.  ,  2023/2537 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2021/582 E., 2021/770 K.

HÜKÜM

Usulden reddine

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın usulden reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 25.04.2023 günü hazır bulunan bir kısım davacılar ... , ..., ..., Teknotel vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde, davalı TMSF'nin ülkenin tüm bankalarına, tapu sicil müdürlüklerine ve davacıların varlıklarının bulunabileceği yerlere 27.11.2015 günü, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkındaki Kanun'un 13, 62 ve 79 uncu maddeleri uyarınca ihtiyati haciz uygulandığını belirten yazılar gönderdiğini, davacıların tamamının Fona devredilmiş herhangi bir bankanın hissedarı ya da hakim ortağı olmadığı gibi yine yönetimi Fona devredilmiş herhangi bir bankadan kredi de kullanmadıklarını, davacı gerçek kişilerin kurmuş oldukları Kablonet A.Ş. hisselerinin %44'ünün Avrupa Amerika Holding A.Ş. tarafından satın alınması karşılığında davacıların para edindiğini, davacı şirketin Kablonet A.Ş.'ne sözleşme karşılığında verdiği hizmet ve işler için Kablonet A.Ş.'nden bedeller tahsil ettiğini, bankadan kredi kullanan ticari şirketlerin yaptırdığı iş ve hizmetin karşılığını ödemesinin hileli bir davranış olmadığı gibi kredi müşterisi olan ticari şirketle iş yapan gerçek ve tüzel kişilerin Fon alacağı borçlusu sayılamayacağını, borcun kaynağı ve doğumu açısından da davacılardan dava konusu tutarın talep edilmesinin hukuka uygun olmadığını ileri sürerek;

davalı tarafından 6183 sayılı Kanun’un 13, 62 ve 79 uncu maddeleri gereğince uygulanan ihtiyati haciz nedeniyle davacı gerçek kişilerin her birinin 17.255.567,00 TL, davacı tüzel kişinin 51.977.462,00 TL davalıya borçlu olmadığının ve davalının, davacılardan talep edebileceği fon alacağının bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacı Teknotel A.Ş. (Eski Unvanı Ere Enerji)’nin Türk Telekom A.Ş. ile imzaladığı 24.04.1997 ve 18.02.1998 tarihli sözleşmelerden doğan haklarını sözleşmeden hemen sonra kurulan ve davacı şirket ile aynı ortaklık yapısına sahip dava dışı Kablonet A.Ş.'ne aralarında yaptıkları taşeronluk sözleşmesi ile devrettiğini, daha sonra Kablonet A.Ş. tarafından İktisat […]A.Ş.'den çeşitli krediler kullanılarak davacı şirketin hesabına aktarıldığını, Kablonet A.Ş.’ne kullandırıldıktan sonra davacı şirkete aktarılan bu kredilere ilişkin davacı şirket ile ortakları davacı gerçek kişilerin şahsi kefaletleri dahi alınmadığı, kredilerin teminatsız ve kefilsiz olarak kullandırıldığı, bu nedenle davacı şirkete aktarılan bu kredilerin daha sonra fon alacağına dönüştüğünü, bu kredilerden, mülga 4389 sayılı Bankalar Yasası'nın 15 inci maddesinin yedinci fıkrasının (b) bendi ve 5411 sayılı Bankacılık Yasası'nın 134 üncü maddesi gereğince davacı şirketin "edinen" sıfatıyla sorumlu olduğunu, davacı gerçek kişiler yönünden ise dava dışı Kablonet A.Ş.'nin ortakları davacı gerçek kişilerin, şirketteki %44'lük paylarını, krediyi veren banka hâkim ortağı Avrupa Amerika Holding A.Ş.

ile aralarında yaptıkları 14.07.2000 tarihli sözleşme ile adı geçen şirkete sattıklarını, adı geçen şirketin Trade Deposit Bank Ltd'den kullandığı 22.500.000,00 USD kredinin ise davacı gerçek kişilerin hesabına aktarıldığını, söz konusu bankanın Fona devri nedeniyle kullandırılan bu kredinin de Fon alacağına dönüşmesi nedeniyle davacı gerçek kişilerin de anılan yasa gereği "edinen" sıfatıyla sorumlu olduklarını, davacıların sorumluluğuna ilişkin TMSF Fon Kurulu'nun 26.11.2015 tarih ve 2015/280 karar sayılı kararının alındığını, fon alacağının amme alacağı olması nedeniyle davacılar hakkında 6183 sayılı Yasa gereği takip başlatıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Mahkemece Verilen (İlk) Karar

Mahkemece 24.01.2019 tarih, 2016/1199 E. ve 2019/23 K. sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiş, davalı vekilince temyiz edilmiştir.

B. (Birinci) Bozma Kararı

Dairemizin 20.05.2021 tarih, 2020/5284 E. ve 2021/4287 K. sayılı kararıyla uyuşmazlık bakımından idari yargının görevli olduğuna işaret edilerek bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin 21.10.2021 tarih, 2021/582 E. ve 2021/770 K. sayılı kararı ile somut uyuşmazlığın görüm ve çözüm yerinin idari yargı mercileri olduğu anlaşıldığından davanın yargı yolu dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın menfi tespit davası olduğunu, adli argının görevli olduğunu, bir önceki bozma ile usulü müktesep hak oluştuğunu, belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık,TMSF Fon Kurulu'nun 26.11.2015 tarih ve 2015/280 karar sayılı kararının sonuçlarının ortadan kaldırılması istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114 üncü maddesi ve 6183 sayılı Kanun’un 13, 62 ve 79 uncu maddeleri.

3. Değerlendirme

Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacılar vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

V. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

27.04.2023

tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/946914000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.