Ticaret unvanında tek başına 'finans' ibaresinin kullanılamaması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/542 E. 2023/3691 K. · · İlk derece: İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
OnandıKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe özeti
Ticaret unvanında işletme konusunun gösterilmesi zorunludur; işletme konusunda finans/finansman işi bulunmayan şirket unvanında tek başına 'finans' ibaresini kullanamaz. 'Finans' ibaresi finansman sağlama çağrışımı yaptığından işletme konusu dışında ve üçüncü kişileri yanıltıcı olup, bu tür faaliyet izne (BDDK/Bakanlık) tabi olduğundan, tek başına 'finans' ibareli unvan 6102 sayılı Kanun m.43'e aykırıdır.
Ele alınan sorunlar
İşletme konusunda finans işi bulunmayan şirketin ticaret unvanında tek başına 'finans' ibaresini kullanmasının 6102 sayılı Kanun m.43'e aykırı olup olmadığı → ret
İddia: Davacı, unvanında 'finans' ibaresini kullanmaya İTO'ya kayıtla hak kazandığını, meslek grubu ve NACE kodunun finansal danışmanlık olduğunu, bu ibarenin kazanılmış hak niteliğinde bulunduğunu ve tek faaliyet konusunun unvanda yer almasının yeterli olduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: 6102 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi uyarınca sermaye şirketleri unvanlarını işletme konusu gösterilmek kaydıyla serbestçe seçebilirler; unvanda işletme konusunun gösterilmesi gerekir. Davacının işletme konusu içinde finans işi bulunmayıp mevcut 'finans teknoloji ve ticareti' ibaresinden bir kısım çıkarılınca yalnızca 'finans' ibaresi kalmaktadır. 'Finans' ibaresi 'finanse eden/finansman sağlayan' anlamına geldiğinden, işletme konusu dışında ve üçüncü kişileri yanıltıcıdır; finansman şirketi kuruluşu ve faaliyeti 6361 sayılı Kanun m.5 uyarınca BDDK ve Ticaret Bakanlığı iznine tabidir. Bu nedenle unvanda tek başına 'finans' ibaresinin bulunması 6102 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesine aykırıdır; sicil müdürlüğünün iadesi/reddi yerindedir. (Yargıtay'ca onanan İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi gerekçesi)
Emsal değeri
İşletme konusuyla bağdaşmayan ve izne tabi faaliyet çağrışımı yapan tek başına 'finans' ibaresinin ticaret unvanında kullanılamayacağı yönünden emsaldir.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticaret unvanı↗ işletme konusu↗ yanıltıcı unvan↗ finansman şirketi↗ izne tabi faaliyet↗
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/17863 E. 2014/7389 K.
Ortak:ticaret unvanı
İncelediğiniz kararda… n'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrasına göre "Anonim, limited ve kooperatif şirketlerinin, işletme konusu gösterilmek ve 46 ncı madde hükmü saklı kalmak kaydıyla, «ticaret unvanlarını» serbetçe seçebilecekleri, bu serbestlik yanında ticaret unvanında "işletme konusu"nun gösterilmesi gerektiği, davacı şirketin de faaliyet alanına bakıldığında "yerli ve yabancı finans piyasalarının düzenine ilişkin olarak sermaye piyasası mevzuatında belirtilen yatırım danışmanlığı hariç" ibaresi bulunduğu, ağırlıklı olarak şirketlere danışmanlık yapmak, "finansal konularda yazılım yapmak, elektronik ortamlarda bilgi üretmek vs. bulunduğu, halihazırda mevcut unvanı "finans teknoloji ve ticareti" ibaresi işletme konusunu gösterdiği, ancak davacının talebi üzerine bir kısım ibarenin unvandan çıkarılması ile davacının ticaret unvanında "finans" ibaresinin kaldığı, finansman sözleşmesinin her türlü mal veya hizmet alımının, malı veya hizmeti satın alan gerçek veya tüzel kişinin nam ve hesabına mal veya hizmetin «teslim» veya temini ile birlikte doğrudan satıcıya ödeme yapılması suretiyle kredilendirilmesini öngören bir sözleşme olduğu, 6361 sayılı “Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu” 5 inci maddesinde belirtildiği üzere, Türkiye’de bir finansman şirketi kurulması için; BDDK'nın en az 5 üyesinin olumlu oyu ile verilecek bir karar ile kuruluş izni verilmesi ve şirketin ticaret unvanında "finansman şirketi"ibaresi bulunmasının zorunlu olduğu, Kuruluşu ve Esas Sözleşme Değişikliği İzne Tabi Anonim Şirketlerin Belirlenmesine İlişkin Tebliğ’in 5 inci maddesinde BDDK izni yanında ayrıca Bakanlıktan izin alınması gereken şirketlerin sayıldığı, davacının- işletme konusu içerisinde ise finans işi bulunmadığı, ilk «geri çevirme» kararından sonra unvanda bırakılacak ibarenin faaliyet izni gerektiren işler olduğunun belirtilmesi red «sebebinin» değiştirilmesi anlamına gelmediği, davacının talebinin kabulü halinde işletme konusunun "finans" alanı olduğunun kabulü gerekeceği, finans ibaresinin "finanse eden …
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, «ticaret unvanı» değişikliği talebinin reddine yönelik sicil müdürlüğü kararına itiraz istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalının «ticaret unvanının» tescilinin dolayısıyla "M." ibaresini «taşıyan» unvanının kullanımın davacının tescilsiz olarak kullandığı markanın kullanmaya başladığı tarihten önce olduğu, markanın davacının ticaret unvanında yer almasının 5 …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:olumsuz oy · taşıyan
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalının «ticaret unvanının» tescilinin dolayısıyla "M." ibaresini «taşıyan» unvanının kullanımın davacının tescilsiz olarak kullandığı markanın kullanmaya başladığı tarihten önce olduğu, markanın davacının ticaret unvanında yer almasının 5 …
Mahkemece, davacı vekilinin bu talebi hakkında olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmemesi doğru görülmediğinden, hükmün bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/542 E. , 2023/3691 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI 2021/1712 E., 2021/1753 K.
HÜKÜM
Yeniden esas hakkında hüküm kurulması
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2020/554 E., 2021/332 K.
Taraflar arasındaki ticaret sicil memuru kararına itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin ... nezdinde 13.01.2020 tarihinde kaydı yapılarak faaliyete başladığını, 04.05.2020 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurulu toplantısında bütün pay sahiplerinin hazır bulunması ve hiçbir ortağın itiraz etmemesiyle şirket unvanının değiştirilmesine oy birliği ile karar verildiğini ve mevcut unvanın sadeleştirilerek Bayrak Finans Anonim Şirketi olarak tescil edilmesi için ... Ticaret Sicil Müdürlüğüne yaptıkları başvurunun iki kez reddedildiğini ileri sürerek davacı şirket unvanının ...'nden Bayrak Finans Anonim Şirketi olarak tescil edilmesinin reddi yönünde ... Başkanlığının kararının iptali ile unvanın talep doğrultusunda tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya konu tescil başvurusuna ilişkin bir ret kararı verilmediğini, müvekkilinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 32 nci madde hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, işletme konusunun yer alması gerektiği için dava konusu tescil evrakının iade edildiğini, şirket unvanlarından işletme konusunun anlaşılmasının gerektiği, dava konusu şirketin ''finans'' ifadesini kullanması istemesi halinde, öncelikle şirket amaç ve konusunu değiştirmesi gerektiği ve ''finans'' alanında hizmet verebilmesi için de Bakanlıktan izin alması gerektiğini, dava konusu şirketin; yani esas sözleşmesinde ''finans'' alanında danışmanlık ve ''finans'' sektörüne teknik-yazılımsal programlar geliştirdiği anlaşılan şirketin unvanında şirket amaç ve konusunu açıklayan bir ifadeye yer vermesi gerektiği halde, unvanında tek başına ''finans'' ifadesine yer vermesinin şirket amaç ve konusuna uygun olmadığı ve yine bu bakımdan da üçüncü kişileri yanıltacağı açık olduğu gibi, bu yönde bir değişikliğin hem şirket esas sözleşmesinin amaç ve konuya ilişkin bölümünde Bakanlık iznine tabi olduğu için bu izin alındıktan sonra yapılması gerektiği açık olduğundan;
müvekkilinin iadesinin hukuka uygun olduğunu, bu nedenlerle açılan davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; iptal istemine konu, Ticaret Sicil Müdürlüğünün 118827 KB makbuz numaralı 30.09.2020 tarihli ret kararında "finans ibaresinin tek başına kullanımı izne tabi olup, ilgili izinler alındıktan sonra tescile başvuru yapılmalıdır. Unvanda bulunan sektörler, meşgale ile uyumlu olmalıdır" gerekçesi ile tescil başvurusu reddedildiği, ret gerekçesine varılırken izne tabi olma hususunda, önceki yapılan başvurularla ilgili finans kuruluşlarının değişiklik işlemlerinin Bakanlık ve Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) iznine tabi olduğu hususuna dayanıldığı, Kuruluş ve Esas Sözleşme Değişikliği İşlemleri Ticaret Bakanlığı İznine Tabi Olan Şirketler İzin Tebliği’nin 5 inci maddesinde, kuruluşu ve esas sözleşme değişikliği işlemleri sayıldığı, davacı şirketin sicil kayıtları, esas sözleşmesi ve şirketin faaliyetine ilişkin iştigal ettiği konular tek tek incelendiğinde Bakanlık ve Sermaye Piyasası Kurulu iznine tabi şirketlerin hiç birinin kapsamına girmediği, davacı şirketin tadil ettiği ve tescilini istediği ticaret unvanın şirketin faaliyet alanı ve sicil kayıtları nazara alındığında iştigal konusu ile uyumlu olduğu, davalı sicil müdürlüğünün bu konudaki ret gerekçesinin yerinde olmadığı, ayrıca seçilen unvanın sektörle bir uyumsuzluğu bulunmadığı, yukarıda değinilen mevzuat hükümlerine aykırı bir unvan da seçilmediği gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı sicil müdürlüğünün ret kararının iptaline, davacı şirketin tadil ettiği ticaret unvanın tescil ve ilanına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının ilk olarak 13.05.2020'de tescil başvurusunda bulunduğunu ve söz konusu başvurunun da 20.05.2020 tarihinde eksikliklerin tamamlanması için iade edildiğini, ilk iadeden sonra, aynı tescil başvurusuna ilişkin evrakın 05.06.2020, 11.06.2020 ve 30.09.2020'de tekrar ibraz edildiğini ve aynı gerekçelerle iade edildiğini, buna göre mevzuat gereğince dava konusu olabilecek bir red kararının bulunmadığını, müvekkilinin 6102 sayılı Kanun'un 32 nci maddesi hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, dava konusu şirketin unvanında işletme konusu bulunmadığı, finans kelimesinin yanına ek kullanılmadığı için ilk iadenin yapıldığını, dava konusu tescil başvurusunun ilk iade nedeninden farklı olmadığını ve fakat anlaşılan yeni durumla ilgili ve onu açıklayan gerekçelerle ifade edildiğini, tek başına "finans" ifadesinin sektör ifade ettiğinin değerlendirilmesi halinde "finans" ifadesinin, öncelikli ve ilk çağrışımının doğrudan "finansman hizmeti" yani "finansman sağlamaya yönelik" bankacılık gibi izne tabi bir hizmetle uğraşıldığı izlenim ve sonucunu yarattığının ikinci iadede doğru şekilde tespit edildiğini ve bu doğrultuda olarak da hem şirket esas sözleşme amaç ve konusunun değiştirilmesi hem de söz konusu değişikliğin Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu'dan (BDDK) ve Bakanlıktan izin alınarak yapılması gerektiği şeklinde tescil başvurusunun ikinci iade nedeni oluşturulduğunu, davacının dava dilekçesinde tescil edildiğine ilişkin örnek verdiği şirketlerin hepsinin Bakanlık izni almış olup, bu hususun sicil dosyalarından tespit edilebileceğini belirterek kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 6102 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrasına göre "Anonim, limited ve kooperatif şirketlerinin, işletme konusu gösterilmek ve 46 ncı madde hükmü saklı kalmak kaydıyla, ticaret unvanlarını serbetçe seçebilecekleri, bu serbestlik yanında ticaret unvanında "işletme konusu"nun gösterilmesi gerektiği, davacı şirketin de faaliyet alanına bakıldığında "yerli ve yabancı finans piyasalarının düzenine ilişkin olarak sermaye piyasası mevzuatında belirtilen yatırım danışmanlığı hariç" ibaresi bulunduğu, ağırlıklı olarak şirketlere danışmanlık yapmak, "finansal konularda yazılım yapmak, elektronik ortamlarda bilgi üretmek vs.
bulunduğu, halihazırda mevcut unvanı "finans teknoloji ve ticareti" ibaresi işletme konusunu gösterdiği, ancak davacının talebi üzerine bir kısım ibarenin unvandan çıkarılması ile davacının ticaret unvanında "finans" ibaresinin kaldığı, finansman sözleşmesinin her türlü mal veya hizmet alımının, malı veya hizmeti satın alan gerçek veya tüzel kişinin nam ve hesabına mal veya hizmetin teslim veya temini ile birlikte doğrudan satıcıya ödeme yapılması suretiyle kredilendirilmesini öngören bir sözleşme olduğu, 6361 sayılı “Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu” 5 inci maddesinde belirtildiği üzere, Türkiye’de bir finansman şirketi kurulması için; BDDK'nın en az 5 üyesinin olumlu oyu ile verilecek bir karar ile kuruluş izni verilmesi ve şirketin ticaret unvanında "finansman şirketi"ibaresi bulunmasının zorunlu olduğu, Kuruluşu ve Esas Sözleşme Değişikliği İzne Tabi Anonim Şirketlerin Belirlenmesine İlişkin Tebliğ’in 5 inci maddesinde BDDK izni yanında ayrıca Bakanlıktan izin alınması gereken şirketlerin sayıldığı, davacının- işletme konusu içerisinde ise finans işi bulunmadığı, ilk geri çevirme kararından sonra unvanda bırakılacak ibarenin faaliyet izni gerektiren işler olduğunun belirtilmesi red sebebinin değiştirilmesi anlamına gelmediği, davacının talebinin kabulü halinde işletme konusunun "finans" alanı olduğunun kabulü gerekeceği, finans ibaresinin "finanse eden" finansman sağlayan anlamına geldiğinden, davacı şirketin işletme konusu dışında, üçüncü şahısları yanıltıcı, esasen kuruluş ve faaliyet izninin BDDK, Ticaret Bakanlığı gibi resmi makamlardan alınması gerekmesine göre davacının unvanındaki finans ibaresinin tek başına bulunmasının 6102 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesine aykırı olacağı gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin ticaret unvanında finans ibaresinin bulunduğunu, İstanbul Ticaret Odasında (İTO) kayıtlı meslek grubunun "18-FİNANS KURULUŞLARI" olduğunu, ve Nace Kodunun "66.19.03-Finansal danışmanlık faaliyetleri" olduğunu, işlerinin Finansal danışmanlık faaliyetleri olduğuun sabit olduğunu, her ne kadar istinaf kararında davacının -işletme konusu- içerisinde ise -finans- işi bulunmadığı belirtilmiş ise de; hatalı değerlendirme yapıldığını, davacı şirketin 13.01.2020 tarihinde İstanbul Ticaret Odasına kaydolarak ticaret unvanında "Finans" unvanını kullanmaya hak kazandığını, ticaret unvanında "finans" ibaresini kullanmasının "kazanılmış hak" niteliğinde olduğunu, işletme konusunun finansal danışmanlık faaliyetleri olduğunu ve bu durumun davalı kayıtlarında ve Türkiye Sicil Gazetesinde tescil edildiğini, 2014 tarihli tebliğname uyarınca şirketin bütün faaliyet konularının unvanda yer almasının gerekli olmadığı, tek bir faaliyet konusunun yer almasının yeterli görüldüğü, işbu tebliğname uyarınca da davacı şirketin finans kolunu seçerek diğer iki konuyu unvandan kaldırmak istediğini, sadeleştirme talebinin yasaya uygun olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ticaret unvanı değişikliği talebinin reddine yönelik sicil müdürlüğü kararına itiraz istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/946754600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz