6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/4749 E. 2023/4402 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kefilin temerrüdü ihbar şartı kredi kartı borcu kredi kartı üyelik sözleşmesi kredi kartı sözleşmesi borçlunun temerrüdü hesap kat ihtarı ihtar tebliği kat ihtarı ödeme emri tebliğ tarihi kefalet sözleşmesi hesap kat ticari kredi bsmv müteselsil kefil denetime elverişlilik icra takibine itiraz kefalet genel kredi sözleşmesi yenileme kefil ihbar temerrüt faizi ihtar tebligat geçersizlik iflas kredi sözleşmesi taahhütname asıl alacak icra inkar tazminatı inkar tazminatı dosya masrafı yükleten (shipper) temerrüt

Atıf yapılan mevzuat: İİK — İİK 67İİK 68 · TTK — TTK 7

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece 09.10.2015 tarih, 2015/270 E. ve 2015/1214 K. sayılı kararı ile davalıların 27.12.2010 tarihli kredi kartı kefalet sözleşmesine göre dava dışı Terev Ltd. şirketine verilen ve verilecek kredi kartına ilişkin bir kredi sözleşmesine kefil olduklarını taahhüt ettikleri, davalıların 03.01.2011 tarihli taahhütleri ile de 27.12.2010 tarihli taahhütlerini yeniledikleri, davalıların önceden kefil oldukları kredi kartı üyelik sözleşmesinin ise 03.05.2011 tarihinde yapıldığı, gelecekte doğacak bir borç veya şarta bağlı bir borç için kefalet sözleşmesinin yapılmasının mümkün olduğu, asıl borçlu hakkında iki farklı tarihte kefil olan davalıların, kefaletlerinin geçerli olduğu, davacı takip alacaklısının 07.01.2011 tarihli genel kredi sözleşmesine istinaden icra takibi yaptığı, ancak ödeme emri içeriğinden takibin, davalıların müşterek ve müteselsil kefil olup da ödenmeyen kredi kartı borcun tahsili için yapıldığının anlaşıldığı, takip tutarının kefalet tutarı içinde kaldığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm asıl davacı vekili, asıl davalı vekili ve birleşen davalı tarafından temyiz edilmiştir.

B. Bozma Kararı

Dairemizin (Kapatılan 19.HD.) 02.10.2019 tarih, 2019/1764 E. ve 2019/4587 K. sayılı kararıyla mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun yeterli olmayıp denetime elverişli olmadığını, kefillerin sorumluluğunun saptanması için önce kredi müşterisi olan asıl borçlunun sorumlu olduğu borç tutarının net olarak tespitinin gerektiği, hesap kat tarihi yeni Ticaret Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden sonraki bir tarih ise 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 7 nci maddesindeki düzenleme dikkate alınarak kefillerin temerrüt faizinden sorumlu tutulabilmeleri için borçlunun temerrüde düştüğünün kefillere ihbar şartının da dikkate alınarak kefilin bu şekilde sorumluluğunun belirlenmesi gerektiğine işaret edilerek karar bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemece yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamı gereğince bilirkişi raporu alındığı, hesap kat ihtarının davalı ...'a 15.06.2012 tarihinde tebliğ edildiği, davalı ...'a ise adresten taşınması sebebiyle tebliğ edilemediği, davalıların kefil olmaları nedeniyle kefilin sorumluluğunun kendi temerrüdü ile sınırlı olacağı, kefil temerrüte düşürülmediği sürece temerrüt faizinden sorumlu tutulamayacağı, temerrüt için de hesap kat ihtarının kefile tebliğinin gerektiği, asıl borçlu yönünden sözleşmede belirlenen adresene tebligat çıkartılması ve tebliğ edilememesi halinde asıl borçlunun temerrüdünün gerçekleşeceğine ilişkin 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 68 nci maddesinin (b) fıkrasının kefil yönünden uygulanmayacağı, bu nedenle davalı ... bakımından takip tarihinden itibaren temerrüt faizinin uygulanması gerektiği, birleşen davada davalı ... yönünden ise kat ihtarının tebliğ tarihi dikkate alınarak bilirkişilerce yapılan hesaplamaya itibar edildiği, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talep şartları oluşmadığı gerekçesiyle asıl davada davanın kısmen kabul ile davalı ...’ın icra dosyasındaki itirazının 55.000,00 TL asıl alacak üzerinden iptaline ve takibin devamına, birleşen davada davanın kısmen kabulü ile davalı ...’ın itirazının 55.000,00 TL asıl alacak, 6.859,17 TL faiz, 342,96 TL BSMV, 215,10 TL masraf olmak üzere toplam 62.417,23 TL üzerinden iptaline, takibin devamına, davacının asıl ve birleşen davadaki icra inkar tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde birleşen davada davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Birleşen davada davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; kefalet sözleşmesinin geçersiz olduğunu, icra takibinde alacağın dayanağının belirtilmediğini, icra takibinde belirtilmeyen belgenin itirazın iptali davasında sunulamayacağını, kefaletin şekil koşullarını taşıdığı kabul edilse dahi müvekkillerinin irade beyanının söz konusu belgede mevcut olmadığını, dava dışı şirketin doğmuş ve doğacak borçlarına davalıların kefil olduklarına dair hiç bir ifadenin bulunmadığını, genel kredi sözleşmesinin kredi kartı sözleşmesinin ekiymiş gibi gösterildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, asıl ve birleşen davada genel kredi sözleşmesini kefil sıfatıyla imzalayan davalılar hakkında kredinin ödenmemesi nedeniyle başlatılan icra takibine itirazlarının iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

2004 sayılı Kanun'un 67 nci maddesi.

3. Değerlendirme

Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, birleşen davada davalı ... vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • İhtiyati Haciz Talebi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/16408 E. 2013/20759 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/955 E. 2013/1851 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/1627 E. 2013/4117 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

1 benzer karar daha
  • İhtiyati Haciz Talebi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/16709 E. 2012/19899 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2022/4749 E.  ,  2023/4402 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2020/120 Esas, 2021/956 Karar

BİRLEŞEN DAVA

Gaziantep 1.Asliye Ticaret Mahkemesi 2013/499 E.

HÜKÜM

Asıl dava kısmen kabul, birleşen dava kısmen kabul

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, birleşen davada davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Asıl ve birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ile dava dışı şirket arasında imzalanan genel kredi sözleşmesinde ve ticari kredi kartı sözleşmesinde davalıların kefil olarak yer aldığını, davalıların kefil olarak yer aldığını, kredi geri ödemesinin yapılmaması üzerine başlatılan icra takibine davalıların haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatı ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1. Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı banka ile dava dışı asıl borçlu şirket arasında iki farklı kredi sözleşmesi olduğunu, takibin ve borcun kaynağının hangi sözleşmeden kaynaklandığının anlaşılamadığını, kredi sözleşmesindeki kefaletin geçerli olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

2. Birleşen davada, davalı davaya cevap vermemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Mahkemece Verilen Karar

Mahkemece 09.10.2015 tarih, 2015/270 E. ve 2015/1214 K. sayılı kararı ile davalıların 27.12.2010 tarihli kredi kartı kefalet sözleşmesine göre dava dışı Terev Ltd. şirketine verilen ve verilecek kredi kartına ilişkin bir kredi sözleşmesine kefil olduklarını taahhüt ettikleri, davalıların 03.01.2011 tarihli taahhütleri ile de 27.12.2010 tarihli taahhütlerini yeniledikleri, davalıların önceden kefil oldukları kredi kartı üyelik sözleşmesinin ise 03.05.2011 tarihinde yapıldığı, gelecekte doğacak bir borç veya şarta bağlı bir borç için kefalet sözleşmesinin yapılmasının mümkün olduğu, asıl borçlu hakkında iki farklı tarihte kefil olan davalıların, kefaletlerinin geçerli olduğu, davacı takip alacaklısının 07.01.2011 tarihli genel kredi sözleşmesine istinaden icra takibi yaptığı, ancak ödeme emri içeriğinden takibin, davalıların müşterek ve müteselsil kefil olup da ödenmeyen kredi kartı borcun tahsili için yapıldığının anlaşıldığı, takip tutarının kefalet tutarı içinde kaldığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm asıl davacı vekili, asıl davalı vekili ve birleşen davalı tarafından temyiz edilmiştir.

B. Bozma Kararı

Dairemizin (Kapatılan 19.HD.) 02.10.2019 tarih, 2019/1764 E. ve 2019/4587 K. sayılı kararıyla mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun yeterli olmayıp denetime elverişli olmadığını, kefillerin sorumluluğunun saptanması için önce kredi müşterisi olan asıl borçlunun sorumlu olduğu borç tutarının net olarak tespitinin gerektiği, hesap kat tarihi yeni Ticaret Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden sonraki bir tarih ise 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 7 nci maddesindeki düzenleme dikkate alınarak kefillerin temerrüt faizinden sorumlu tutulabilmeleri için borçlunun temerrüde düştüğünün kefillere ihbar şartının da dikkate alınarak kefilin bu şekilde sorumluluğunun belirlenmesi gerektiğine işaret edilerek karar bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemece yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamı gereğince bilirkişi raporu alındığı, hesap kat ihtarının davalı ...'a 15.06.2012 tarihinde tebliğ edildiği, davalı ...'a ise adresten taşınması sebebiyle tebliğ edilemediği, davalıların kefil olmaları nedeniyle kefilin sorumluluğunun kendi temerrüdü ile sınırlı olacağı, kefil temerrüte düşürülmediği sürece temerrüt faizinden sorumlu tutulamayacağı, temerrüt için de hesap kat ihtarının kefile tebliğinin gerektiği, asıl borçlu yönünden sözleşmede belirlenen adresene tebligat çıkartılması ve tebliğ edilememesi halinde asıl borçlunun temerrüdünün gerçekleşeceğine ilişkin 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 68 nci maddesinin (b) fıkrasının kefil yönünden uygulanmayacağı, bu nedenle davalı ...

bakımından takip tarihinden itibaren temerrüt faizinin uygulanması gerektiği, birleşen davada davalı ... yönünden ise kat ihtarının tebliğ tarihi dikkate alınarak bilirkişilerce yapılan hesaplamaya itibar edildiği, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talep şartları oluşmadığı gerekçesiyle asıl davada davanın kısmen kabul ile davalı ...’ın icra dosyasındaki itirazının 55.000,00 TL asıl alacak üzerinden iptaline ve takibin devamına, birleşen davada davanın kısmen kabulü ile davalı ...’ın itirazının 55.000,00 TL asıl alacak, 6.859,17 TL faiz, 342,96 TL BSMV, 215,10 TL masraf olmak üzere toplam 62.417,23 TL üzerinden iptaline, takibin devamına, davacının asıl ve birleşen davadaki icra inkar tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde birleşen davada davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Birleşen davada davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; kefalet sözleşmesinin geçersiz olduğunu, icra takibinde alacağın dayanağının belirtilmediğini, icra takibinde belirtilmeyen belgenin itirazın iptali davasında sunulamayacağını, kefaletin şekil koşullarını taşıdığı kabul edilse dahi müvekkillerinin irade beyanının söz konusu belgede mevcut olmadığını, dava dışı şirketin doğmuş ve doğacak borçlarına davalıların kefil olduklarına dair hiç bir ifadenin bulunmadığını, genel kredi sözleşmesinin kredi kartı sözleşmesinin ekiymiş gibi gösterildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, asıl ve birleşen davada genel kredi sözleşmesini kefil sıfatıyla imzalayan davalılar hakkında kredinin ödenmemesi nedeniyle başlatılan icra takibine itirazlarının iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

2004 sayılı Kanun'un 67 nci maddesi.

3. Değerlendirme

Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, birleşen davada davalı ... vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

V. KARAR

Açıklanan sebeple;

Birleşen davada davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

12.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/946744300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.