6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Rekabet yasağı cezai şartı davasında görevli mahkeme asliye ticaret mahkemesidir

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/2033 E. 2022/1483 K. · · İlk derece: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Tazminatkaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)Kesin

★ EmsalGörev ve yetkiDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)usul emsali

rekabet yasağı sözleşmesi

Gerekçe özeti

Hizmet sözleşmesinde yer alan rekabet yasağı hükmünün ihlaline dayalı cezai şart alacağı davası, TBK'nın 444-447. maddelerinden doğan bir uyuşmazlık olup TTK'nın 4/1-c maddesi gereğince mutlak ticari dava niteliğindedir; 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 5. maddesindeki düzenleme TTK'nın 4/1-c maddesini ortadan kaldırmadığından, bu tür uyuşmazlıklarda görevli mahkeme iş mahkemesi değil asliye ticaret mahkemesidir.

Ele alınan sorunlar

Rekabet yasağı ihlaline dayalı cezai şart davasında görevli mahkeme → kabul

İddia: Davacı vekili, davanın görevli mahkemesinin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, uyuşmazlığın iş akdinin feshinden sonraki rekabet yasağına aykırılıktan kaynaklandığını ve TTK kapsamında mutlak ticari dava niteliğinde bulunduğunu, 7036 sayılı Kanun ile yapılan değişikliğin bu davayı kapsamadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesinin görevsizlik kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

Gerekçe: 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 5. maddesi, TBK'nın hizmet sözleşmelerine tabi işçiler ile işverenler arasında iş ilişkisinden doğan her türlü hukuk uyuşmazlıklarına iş mahkemelerinin bakacağını düzenlemekle, mülga 5521 sayılı Kanun'dan farklı olarak İş Kanunu kapsamında kalmayıp sadece TBK'nın hizmet sözleşmesi hükümlerine tabi çalışanlara ait uyuşmazlıkları da iş mahkemesinin görev alanına almıştır; ancak bu düzenleme TTK'nın 4/1-c maddesini ortadan kaldırmamaktadır. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin uyuşmazlığın giderilmesine ilişkin kararında, TBK'nın 444-447. maddelerinden doğan rekabet yasağının ihlaline dair uyuşmazlıklara bakma görevinin TTK'nın 4/1-c maddesi gereğince aynı Kanunun 5. maddesi uyarınca asliye ticaret mahkemelerine ait olduğu karara bağlanmış olup, bu karar mahkemeler açısından bağlayıcıdır. Mutlak ticari dava niteliğinde olan uyuşmazlığı çözüme bağlamaya asliye ticaret mahkemesi görevli iken, göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi yerinde görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Karar, işçi-işveren ilişkisinden kaynaklanan rekabet yasağı ihlaline dayalı cezai şart davalarında görevli mahkemenin, 7036 sayılı Kanun'un 5. maddesindeki düzenlemeye rağmen TTK 4/1-c uyarınca asliye ticaret mahkemesi olduğunu, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin uyuşmazlığın giderilmesi kararına dayanarak tespit etmektedir; bu görev tayini yönünden bölgesel ikna edici emsal niteliği taşır.

Usul tespitleri

Görevli mahkeme
İşçi-işveren arasındaki hizmet sözleşmesinde yer alan rekabet yasağı hükmünün ihlaline dayalı cezai şart davalarında, TBK'nın 444-447. maddelerinden doğan uyuşmazlık TTK'nın 4/1-c maddesi gereğince mutlak ticari dava niteliğinde olduğundan, 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 5. maddesindeki düzenlemeye rağmen görevli mahkeme asliye ticaret mahkemesidir; iş mahkemesi görevli değildir.
Dava şartı
görev

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
rekabet yasağı cezai şart mutlak ticari dava görev dava şartı uyuşmazlığın giderilmesi kararı

Atıf yapılan mevzuat: 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu — 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu 5 · 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 4/1-c · 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) — TBK 444TBK 445TBK 446TBK 447 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 114/1-cHMK 115/2

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2022/2033

KARAR NO 2022/1483

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 01/06/2022

NUMARASI 2022/376 Esas - 2022/403 Karar

DAVA

Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)

Görev yönünden usulden reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, müvekkili şirket 2013 yılından bu yana özellikle alüminyum ve PVC profil işleme makineleri olmak üzere her türlü sanayi ve iş makineleri, cihaz ve bunlara ait yedek parçaları, teçhizat ve ekipmanlarının imalat, alım, satım, pazarlama, ihracatını ve dahili ticareti faaliyetlerini gerçekleştiren sektörde önde gelen ve ülke ekonomisine katkı sunan bir şirket olduğunu, bu nedenle davacı şirket, ticari itibarını korumak adına, hizmet ilişkisi içinde bulunduğu ve kendisine ait bir takım işletmesel, üretimsel ve ticari sırlara vakıf olabilecek işçiler ile yapmış olduğu sözleşmelerde rekabet yasağı hükümlerine yer verdiğini, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 1.17 maddesi: " Personel firma tarafından kendisine, mesleki temel eğitim ve işyerinin sır ihtiva edecek bilgileri öğretileceğinden, firmanın bulunmuş olduğu, Alüminyum ve PVC Profil lşleme Makineleri sektöründe yer alan bir başka iş yerinde , firmadan ayrıldıktan sonraki 3 (üç) yıl içinde çalışmamayı taahhüt eder." şeklinde düzenlendiğini, sözleşmenin bu hükmü ile davalı, müvekkili şirket ile aynı iş kolunda faaliyet gösteren bir başka firmada üç yıl boyunca çalışmayacağını taahhüt ettiğini, buna rağmen davalının, sözleşmeye aykırı şekilde alüminyum ve PVC profil işleme makineleri sektöründeki rakip şirkette çalıştığını, müvekkili şirketin ticari ve mesleki sırlarını paylaştığı ve bu şekilde rekabet etmeme yükümlülüğüne aykırı davrandığı duyumu alındığını, davalının rekabet yasağı hükümlerine aykırı davranarak müvekkili şirketten ayrıldıktan hemen sonra ertesi gün aynı iş kolunda faaliyet gösteren rakip firmada işe başlamış olmasının sözleşmeye aykırılık teşkil ettiğini, davalı uzun yıllar müvekkili şirkette çalışmış ve ve bu nedenle davacıya ait bir çok ticari sırra vakıf olduğunu, davalının müvekkili şirketi zarara uğratacağının açık olduğunu, bu nedenle davalının sözleşme ile belirlenen ve işçi tarafından da kabul edilen cezai şartı ödemesi gerektiğini, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile, 60.000-TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Dava dilekçesi üzerine tensiben istinafa konu görevsizlik kararı verildiğinden davalının davaya cevabı bulunmamaktadır.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 5/1-a maddesine göre iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden veya kanundan doğan her türlü hukuk uyuşmazlıklarına İş Mahkemelerinin bakmakla görevli olduğunu, eldeki davada da uyuşmazlığın İş Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiğini, mahkemenin mutlak ve nispi ticari dava niteliği taşımayan işbu davaya bakmakla görevli olmadığını, görevle ilgili düzenlemelerin kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle taraflarca ileri sürülmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gerektiği anlaşıldığından dava dilekçesinin 6100 sayılı HMK 114/1-c ve 115/2 maddesi uyarınca görev yönünden usulden reddine ve karar kesinleştiğinde talep halinde dosyanın görevli olan İş Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili; görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, dava iş akdinin feshinden sonraki haksız rekabete ilişkin olduğundan Türk Ticaret Kanunu kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, 7036 Sayılı Kanun ile yapılan değişikliğin işbu davanın konusu olmadığını, işçinin rekabet yasağına aykırılığının mutlak ticari davalardan olduğundan kararın kaldırılarak dava dosyasının kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, taraflar arasında mevcut hizmet sözleşmesinin sona ermesi nedeniyle, sözleşmede yer alan rekabet yasağına ilişkin hükümlerin ihlal edildiğinden bahisle cezai şart alacağının davalıdan tahsiline ilişkindir. Mahkemece, görevsizlik kararı 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 5. Maddesindeki iş mahkemelerinin görev alanına ilişkin düzenlemeye dayandırılmıştır.7036 sayılı kanunun . maddesinde, "(1) İş Mahkemeleri;.... 6098 sayılı TBKnun ikinci kısmının altıncı bölümünde düzenlenen hizmet sözleşmelerine tabi işçiler ile işveren veya işveren vekilleri arasında, iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden veya kanundan doğan her türlü hukuk uyuşmazlıklarına,.. ilişkin dava ve işlere bakar." denilmiştir.Anılan düzenleme ile mülga 5521 sayılı kanun'un 1.

maddesinden farklı olarak, iş kanunu kapsamında kalmayan ve sadece TBK'nın hizmet sözleşmesi hükümlerine tabi çalışanlara ait uyuşmazlıklar da iş mahkemelerinin görev alanına alınmıştır. Gerek 5521, gerekse 7036 sayılı kanunun iş mahkemelerinin görev alanını düzenleyen hükümlerde sözleşmeden veya kanundan doğan her türlü hukuk uyuşmazlıklarına bakma görevini iş mahkemelerine vermiştir. Aralarındaki fark, İş Kanunu kapsamında kalmayıp sadece TBK'nın hizmet sözleşmesine tabii olanlara ilişkin sözleşmelerden kaynaklı hukuk uyuşmazlıklarının da iş mahkemesinin görev alanına alınmasından ibarettir. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 5. maddesinde yapılan düzenlemenin, TTK'nın 4/1.c maddesini ortadan kaldırdığından söz edilemez.

Yargıtay 11. HD'nin, 3 Aralık 2021 tarihli ve 2021/1534 esas, 2021/6811 karar sayılı uyuşmazlığın giderilmesine ilişkin kararıyla “TBK’nın 444-447 maddelerinden doğan rekabet yasağının ihlaline dair uyuşmazlıklara bakma görevinin TTK’nın 4/1–c maddesi gereğince aynı kanunun 5. maddesi uyarınca asliye ticaret mahkemelerine ait olduğu karara bağlanmış olup, bu karar mahkemeler açısından bağlayıcıdır. Mutlak ticari dava niteliğinde olan uyuşmazlığı çözüme bağlamaya asliye ticaret mahkemesi görevli iken, göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, kararın kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE; İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01/06/2022 Tarih 2022/376 Esas - 2022/403 Karar sayılı kararın HMK.'nın 353(1)a-3 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine" Davacı tarafça yatırılan 80,70-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 25/10/2022

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/94653 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.