6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Menfi tespit

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/7251 E. 2023/2192 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
takibin kesinleşmesi zimmet karine kötü niyet tazminatı garantörlük kaldırma ve yeniden hüküm kötü niyet havale esastan ret inkar tazminatı dosya masrafı ilk derece kararının kaldırılması menfi tespit kusur dava sebebi yükleten (shipper) vekalet ücreti ibraz teslim istinaf yoluna başvurulabilirlik

Atıf yapılan mevzuat: HMK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İLK DERECE MAHKEMESİ : Muğla 1. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2016/791 E., 2018/649 K.

Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı başvurusunun reddine, davalı başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili, duruşmasız olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 28.03.2023 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ...... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin sahip olduğu firmanın yurtdışına özellikle de birleşik Arap Emirliklerine ve Dubai'ye mermer ihracatı yaptığını, davalı taraf ile müvekkili arasında RAS AL KHAİMAH Hükümeti Mahkemesinin 2013/352 belge numaralı yargılamasının olduğunu ve bu yargılama sonunda müvekkilinin beraat ettiğini, bu hukuki münasebet haricinde davalı taraf ile müvekkili arasında herhangi bir yargılama yada değişik ad altında bir hukuki ilişkinin olmadığını, davalının haksız olarak müvekkili aleyhine icra takibi başlattığını ileri sürerek 398.507,00 USD'lik miktarla alakalı olarak müvekkilinin borçlu olmadığının tespitini, kötü niyetli davalının %20'den az olmamak üzere inkar tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı ...'nın da hissedarı olduğu Dubai Rak Serbest Bölgede faaliyet göstermek ve ticaret yapmak amacıyla Best Stones Trading Fzc adında firma kurduklarını, bu firma ile davalı müvekkil şirket arasında 28.10.2009 tarihinde imzalanan Tek Distributor Anlaşması gereğince davacının da ortak olduğu firmaya 868.583,78 USD tutarında mal gönderildiğini, gönderilen bu malların davacı tarafından pazarlandığını ancak parasının alınamadığını, davacının kusuru nedeniyle zarara uğradıklarını, Best Stones firmasının işlemlerinde kullanılmak üzere gönderdikleri 328.000,00 USD meblağı davacının zimmetine geçirdiğini, Dubai'de tuttukları vekile 22.603,00 USD ödediklerini, ayrıca davacının şirket için yaptığını kanıtlayamadığı yeme içme konaklama masrafları için 44.904,00 USD olmak üzere davacının müvekkilini 398.507,00 USD zarar uğrattığını savunarak davanın reddine ve %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının iş bu davada borçlu olmadığının tespitini istediği Muğla 1.İcra Müdürlüğünün 2018/7158 E. sayılı dosyasında borcun sebebi 398.507,00 USD dışında herhangi bir açıklama bulunmadığı, alacağını ispat hakkının alacaklıda olduğu, davalının ibraz ettiği banka dekontlarıyla davacı ...'ya belli miktarlardaki havaleler gönderildiğini iddia etmişse de bunların davacıya teslim edildiği ve ayrıca ne maksatla gönderildiğinin davalı tarafından ispat edilemediği, ilamsız takibe konu edilen alacak miktarında davacıya ödeme yapıldığı davalı tarafından ispat edilemediğinden özellikle takibin de kesinleşmemiş olması karşısında davacının takibe konu edilen bu alacaktan dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, şartları oluşmadığından inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu icra takibinin yapılmasında davalının haksız ve kötü niyetli olduğunu beyanla kötü niyet tazminatına hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğundan ilk derece mahkemesi kararının bu yönden kaldırılarak talebin kabulüne karar verilmesini istemiştir.

2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yargılamanın eksik yapıldığını, delillerin tam olarak toplanmadığını, davacının yaptığı seyahatin ve anlaşılan hukuk bürosuna ait masrafların müvekkilince kanıtlandığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Muğla 1.İcra Müdürlüğünün 2018/7158 E. sayılı dosyasında 398.507,00 USD karşılığı 1.160.171,19 TL ilamsız takibe konu edildiği, "398.507,00 USD tutarında borç" açıklaması dışında herhangi bir açıklamanın belirtilmediği, takip dayanağında davalının borç verdiği iddiasına dayandığı, davaya cevap dilekçesinde ise hizmete dayalı masraf gönderildiğini, vekalet, konaklama bedeli masraflarının gönderildiğini beyan ederek takip dayanağı gösterdiği alacak sebebini değiştirdiğini, Garanti Bankası aracılığı ile davacıya bir kısım paraların gönderildiği, bunların ne maksatla gönderildiğine dair dekontlarda açıklama bulunmadığı, bunları kimin çektiği bilgisine de ulaşılamadığı, paranın davacı ... tarafından çekildiği kabul edilse dahi, havale dekontlarında açıklama bulunmadığından bir borcun tasfiyesi olarak gönderildiğine karine teşkil edeceği, bu suretle davalı tarafın istinaf isteminin kabulüne, kararın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b-2) bendi gereğince farklı gerekçeyle kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesine, davalının takibinde haksız ve kötü niyetli olduğu ispat edilmediğinden mahkemece kötü niyet tazminat talebinin reddine karar verilmesinde bir usulsüzlük olmadığından davacının istinaf istemlerinin 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b-1) bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile Muğla 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 06.11.2018 tarih, 2016/791 E., 2018/649 K. sayılı kararına karşı davacının istinaf başvuru sebeplerinin 6100 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b-1) bendi uyarınca esastan reddine, davalı vekilinin istinaf talebinin 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b-2) bendi gereğince kabulüne, Muğla 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 06.11.2018 tarih, 2016/791 E., 2018/649 K. sayılı kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile davacının Muğla 1. İcra Müdürlüğünün 2015/7158 E. sayılı dosyaya konu edilen takipten dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, davacı vekilinin kötü niyet tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, Muğla 1. İcra Müdürlüğünün 2015/7158 E. sayılı dosyasında borçlu olmadığının tespiti talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Kanun’un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2021/7251 E.  ,  2023/2192 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

SAYISI 2019/30 Esas, 2021/987 Karar

HÜKÜM

Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ Muğla 1. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI 2016/791 E., 2018/649 K.

Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı başvurusunun reddine, davalı başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili, duruşmasız olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 28.03.2023 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ...... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin sahip olduğu firmanın yurtdışına özellikle de birleşik Arap Emirliklerine ve Dubai'ye mermer ihracatı yaptığını, davalı taraf ile müvekkili arasında RAS AL KHAİMAH Hükümeti Mahkemesinin 2013/352 belge numaralı yargılamasının olduğunu ve bu yargılama sonunda müvekkilinin beraat ettiğini, bu hukuki münasebet haricinde davalı taraf ile müvekkili arasında herhangi bir yargılama yada değişik ad altında bir hukuki ilişkinin olmadığını, davalının haksız olarak müvekkili aleyhine icra takibi başlattığını ileri sürerek 398.507,00 USD'lik miktarla alakalı olarak müvekkilinin borçlu olmadığının tespitini, kötü niyetli davalının %20'den az olmamak üzere inkar tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı ...'nın da hissedarı olduğu Dubai Rak Serbest Bölgede faaliyet göstermek ve ticaret yapmak amacıyla Best Stones Trading Fzc adında firma kurduklarını, bu firma ile davalı müvekkil şirket arasında 28.10.2009 tarihinde imzalanan Tek Distributor Anlaşması gereğince davacının da ortak olduğu firmaya 868.583,78 USD tutarında mal gönderildiğini, gönderilen bu malların davacı tarafından pazarlandığını ancak parasının alınamadığını, davacının kusuru nedeniyle zarara uğradıklarını, Best Stones firmasının işlemlerinde kullanılmak üzere gönderdikleri 328.000,00 USD meblağı davacının zimmetine geçirdiğini, Dubai'de tuttukları vekile 22.603,00 USD ödediklerini, ayrıca davacının şirket için yaptığını kanıtlayamadığı yeme içme konaklama masrafları için 44.904,00 USD olmak üzere davacının müvekkilini 398.507,00 USD zarar uğrattığını savunarak davanın reddine ve %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının iş bu davada borçlu olmadığının tespitini istediği Muğla 1.İcra Müdürlüğünün 2018/7158 E. sayılı dosyasında borcun sebebi 398.507,00 USD dışında herhangi bir açıklama bulunmadığı, alacağını ispat hakkının alacaklıda olduğu, davalının ibraz ettiği banka dekontlarıyla davacı ...'ya belli miktarlardaki havaleler gönderildiğini iddia etmişse de bunların davacıya teslim edildiği ve ayrıca ne maksatla gönderildiğinin davalı tarafından ispat edilemediği, ilamsız takibe konu edilen alacak miktarında davacıya ödeme yapıldığı davalı tarafından ispat edilemediğinden özellikle takibin de kesinleşmemiş olması karşısında davacının takibe konu edilen bu alacaktan dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, şartları oluşmadığından inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu icra takibinin yapılmasında davalının haksız ve kötü niyetli olduğunu beyanla kötü niyet tazminatına hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğundan ilk derece mahkemesi kararının bu yönden kaldırılarak talebin kabulüne karar verilmesini istemiştir.

2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yargılamanın eksik yapıldığını, delillerin tam olarak toplanmadığını, davacının yaptığı seyahatin ve anlaşılan hukuk bürosuna ait masrafların müvekkilince kanıtlandığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Muğla 1.İcra Müdürlüğünün 2018/7158 E. sayılı dosyasında 398.507,00 USD karşılığı 1.160.171,19 TL ilamsız takibe konu edildiği, "398.507,00 USD tutarında borç" açıklaması dışında herhangi bir açıklamanın belirtilmediği, takip dayanağında davalının borç verdiği iddiasına dayandığı, davaya cevap dilekçesinde ise hizmete dayalı masraf gönderildiğini, vekalet, konaklama bedeli masraflarının gönderildiğini beyan ederek takip dayanağı gösterdiği alacak sebebini değiştirdiğini, Garanti Bankası aracılığı ile davacıya bir kısım paraların gönderildiği, bunların ne maksatla gönderildiğine dair dekontlarda açıklama bulunmadığı, bunları kimin çektiği bilgisine de ulaşılamadığı, paranın davacı ...

tarafından çekildiği kabul edilse dahi, havale dekontlarında açıklama bulunmadığından bir borcun tasfiyesi olarak gönderildiğine karine teşkil edeceği, bu suretle davalı tarafın istinaf isteminin kabulüne, kararın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b-2) bendi gereğince farklı gerekçeyle kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesine, davalının takibinde haksız ve kötü niyetli olduğu ispat edilmediğinden mahkemece kötü niyet tazminat talebinin reddine karar verilmesinde bir usulsüzlük olmadığından davacının istinaf istemlerinin 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b-1) bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile Muğla 1.

Asliye Hukuk Mahkemesinin 06.11.2018 tarih, 2016/791 E., 2018/649 K. sayılı kararına karşı davacının istinaf başvuru sebeplerinin 6100 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b-1) bendi uyarınca esastan reddine, davalı vekilinin istinaf talebinin 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b-2) bendi gereğince kabulüne, Muğla 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 06.11.2018 tarih, 2016/791 E., 2018/649 K. sayılı kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile davacının Muğla 1. İcra Müdürlüğünün 2015/7158 E. sayılı dosyaya konu edilen takipten dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, davacı vekilinin kötü niyet tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, Muğla 1. İcra Müdürlüğünün 2015/7158 E. sayılı dosyasında borçlu olmadığının tespiti talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Kanun’un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine,

Takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

10.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/940835800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.