Bilirkişi raporu tek başına ihtiyati haciz için yaklaşık ispat oluşturmaz
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/1762 E. 2022/1420 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İhtiyati hacizistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ Emsalİhtiyati haciz usulü (yaklaşık ispat / teminat / itiraz)
Gerekçe özeti
İhtiyati haciz talebinde bulunulabilmesi için, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş muaccel bir para alacağının varlığı ön koşuldur. Alacağın varlığı davalı tarafça (örneğin ayıp iddiasıyla) ihtilaflı hale getirilmişse ve bu husus esas yargılamayı gerektiriyorsa, muaccel bir alacağın bulunduğu yaklaşık ispat ölçüsünde ortaya konulamamış sayılır. Bilirkişi raporu HMK 282 uyarınca kesin delil olmayıp takdiri delil niteliğinde olduğundan, tek başına ihtiyati haciz için gerekli yaklaşık ispatı sağlamaz.
Ele alınan sorunlar
İhtiyati haciz için muaccel alacağın yaklaşık ispat ile ortaya konulup konulmadığı → ret
İddia: Davacı vekili, bilirkişi raporuyla davalının borcunu ödemediğinin tespit edildiğini, alacağın dosya kapsamında ispat edildiğini, davalının ticari defterleriyle yaklaşık ispat şartının gerçekleştiğini, davalının rapora itiraz süresinin dolmadığı yönündeki gerekçenin hukuki dayanağının bulunmadığını ve davalının ileri sürdüğü iade faturasının bu davayla ilgisi olmadığını ileri sürerek ara kararın kaldırılıp ihtiyati haczin kabulünü istemiştir.
Gerekçe: İİK 257/1 uyarınca rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı ihtiyati haciz talep edebilir; İİK 258/1 ikinci cümlesi uyarınca alacaklı, alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermekle mecburdur. İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için muaccel bir para alacağının bulunması ön koşuldur; varlığı ihtilaflı ve tespite muhtaç olan bir alacak yönünden muaccel veya müeccel bir para alacağının bulunduğu söylenemez. Davacı, faturalara ve bilirkişi raporuna dayanmıştır; ancak HMK 282 uyarınca bilirkişi raporu kesin delil değil takdiri delildir ve hakim tarafından hüküm aşamasında diğer delillerle birlikte değerlendirilecektir. Ayrıca borç davalının kabulünde olmayıp davalı, fatura konusu malların ayıplı olduğunu ileri sürmüştür. Bu durumda davacının iddialarının doğruluğu ve haklılığı yapılacak tahkikat sonucunda anlaşılacağından, muaccel alacağın varlığının yargılamayı gerektirdiği ve yaklaşık ispat ölçüsünde ispatlanamadığı sonucuna varılmıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Alacağın varlığının ihtilaflı olduğu ve esas yargılamayı gerektirdiği durumlarda, bilirkişi raporunun tek başına ihtiyati haciz için yaklaşık ispat şartını karşılamadığına ilişkin genel bir ilke içermesi nedeniyle emsal değer taşımaktadır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihtiyati haciz↗ yaklaşık ispat↗ muaccel alacak↗ takdiri delil↗ ayıp iddiası↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2022/1762
KARAR NO 2022/1420
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 21/07/2022 (Ara Karar)
NUMARASI 2021/1048 Esas
TALEP İhtiyati Haciz
İSTİNAF KARAR TARİHİ 13/10/2022
İhtiyati haciz talebinin reddine ilişkin 21/07/2022 tarihli ara kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü.
TALEP
İhtiyati haciz talep eden davacı vekili; mahkemece alınan bilirkişi raporunda davaya konu faturaların ödenmediğinin tespit edildiğini, davalı ayıp iddiasını ileri sürmüş olsa da ayıp ihbarı sürecini işletmediğini, davalının sunmuş olduğu yazışmalarında da ayıplı maldan bahsedilmediğini, davalının 11.900-Euro tutarlı iade faturasının bu dosyaya ilişkin olmayıp başka bir takipteki alacağa ilişkin olduğunu, müvekkilinin ambalaj malzemesi satışından kaynaklanan 27.940-Euro alacağının bulunduğunu, faturalardan kaynaklanan borcun vadesinin geçtiğini, ihtiyati haciz için yaklaşık ispat şartının da gerçekleştiğini belirterek, davalının menkul ve gayri menkul malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; alınan bilirkişi raporuna davalı tarafın itiraz süresinin dolmadığı, bu aşamada alacağın varlığının yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle, ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İstinaf yoluna başvuran ihtiyati haciz talep eden davacı vekili; bilirkişi raporunda davalının müvekkiline olan borcunu ödemediğinin tespit edildiğini, alacağın dosya kapsamında ispat edildiğini, davalının ticari defterleriyle yaklaşık ispat şartının gerçekleştiğini, davalının rapora itiraz süresinin dolmadığı yönündeki gerekçenin hukuki dayanağının bulunmadığını, davalının 11.900-Euro tutarlı iade faturasının bu dava konusu ile ilgisinin bulunmadığını, mevcut ekonomik koşullarda müvekkilinin alacağını tahsil kabiliyetinin gün geçtikçe tehlikeye düştüğünü belirterek, ara kararın kaldırılarak ihtiyati haciz taleplerinin kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Talep, fatura alacağına dayalı olarak başlatılan takibe yönelik itirazın iptali davasında, İİK’nın 257 vd. maddeleri uyarınca ihtiyati haciz kararı verilmesi istemine ilişkindir. İİK'nın 257/1. maddesine göre, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı ihtiyati haciz talebinde bulunabilir. Aynı yasanın 258/1. maddesinin 2. cümlesine göre ise; "İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacaklı, alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermeye mecburdur." Belirtilen madde hükümleri uyarınca ihtiyati haciz talep eden, bir para borcunun alacaklısı olduğunu, borcun rehinle temin edilmediğini ve borcun vadesinin gelmiş olduğunu yaklaşık olarak mahkemeye kanaat getirecek tarzda ispat etmek durumundadır.
İİK'nın 257. maddesi hükmü uyarınca, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için muaccel bir para alacağının bulunması ön koşul olup, varlığı ihtilaflı ve tespite muhtaç olan bir alacak talebi yönünden ortada muaccel veya müeccel bir bir para alacağı bulunduğu söylenemeyecektir. Somut olayda; davacı tarafça ihtiyati hacze dayanak olarak, müvekkili tarafından düzenlenmiş olan faturalara dayanılmış, ayrıca alacağın varlığının bilirkişi raporuyla tespit edildiği ileri sürülmüştür. HMK'nın 282. maddesinde, hakimin bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendireceği düzenlenmiş olup, buna göre bilirkişi raporu kesin delil olmayıp, takdiri delildir. Hakim, hüküm aşamasında bilirkişi raporunu toplanan tüm diğer delillerle birlikte değerlendirecektir.
Ayrıca borç davalının kabulünde olmayıp, davalı tarafça fatura konusu malların ayıplı olduğu ileri sürülmüştür. Bu durumda davacının iddialarının doğruluğu ve haklılığının yapılacak tahkikat neticesi delillerin değerlendirilmesi sonucunda anlaşılacağı, davacının ileri sürdüğü muaccel alacağın varlığının yargılamayı gerektirdiği, mevcut durumda muaccel bir alacağın varlığının yaklaşık ispat ölçüsünde ispatlanamadığı sonuç ve kanaatine varılmış olup, ilk derece mahkemesinin ihtiyati haciz isteminin reddine yönelik ara kararında bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, ihtiyati haciz talep eden/davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: İhtiyati haciz talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna, başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.13/10/2022
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/94077 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi