Menfi tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/6180 E. 2023/2089 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
muaccel borç↗ pay devir sözleşmesi↗ sebepten mücerretlik↗ hisse devri sözleşmesi↗ temel ilişki↗ keşide tarihi↗ delil değerlendirmesi↗ mücerretlik↗ lehdar↗ pay devri↗ icra inkâr tazminatı↗ ortaklar kurulu kararı↗ davadan feragat↗ lehtar↗ bedelsizlik↗ hisse devri↗ ciro↗ muacceliyet↗ hisse devir sözleşmesi↗ istinaf incelemesi↗ ispat yükü↗ hamil↗ keşideci↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗ istirdat↗ feragat↗ limited şirket↗ görevsizlik kararı↗ havale↗ esastan ret↗ iflas↗ karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi↗ çek↗ dosya masrafı↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ menfi tespit↗ eksik inceleme↗ yükleten (shipper)↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ i̇i̇k 72/son↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2016/290 E., 2018/187 K.
BİRLEŞEN DAVA : İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/808 Esas
Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın asıl davada davacılar vekili ve birleşen davada davacı ... tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle asıl davanın reddine, birleşen davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davada davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Asıl davada davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ...'ün Sofra Gıda Turizm San. ve Tic. Ltd. Şti.'deki %50 hissesini ileri tarihli olarak düzenlenen 21.02.2015 keşide tarihli 250.000,00 TL ve 21.02.2015 tarihli 48.000,00 TL bedelli iki adet çek karşılığında 21.11.2014 tarihinde devraldığını, ...'ün çekleri cirolayarak paraya çevirmesi için davalı ... ...'ya verdiğini, ... ...'nın çekleri paraya çevirememesi üzerine ...'ün müvekkilini arayarak paraya ihtiyacı olduğunu söylemesi üzerine müvekkilinin çeklerin karşılığı olarak 21.11.2014 tarihinde 250.000,00 TL, 24.11.2014 tarihinde 50.000,00 TL olarak banka havalesi ile ...'ün genel vekili olan davalı ... ...'ya gönderdiğini, ancak davalının çekleri iade etmediğini, çeklerden dolayı icra takibi başlattığını, müvekkilinin davalıya borçlu olmadığına karar verilmesini talep etmiştir.
2.Birleşen davada davacı ... vekili dava dilekçesinde; ...'ün, Sofra Gıda Turizim Sanayi Şti.'deki %50 hissesini dava dışı ...'e 2 adet çek karşılığında devredildiğini, müvekkilinin satışı mütakip bu çekleri cirolayarak paraya çevrilmesi için davalı Lüfti Erkan ...'ya verdiğini, ancak davalının müvekkilini arayarak çekleri paraya çeviremediğini söylediğini, dava dışı ...'ün acil paraya ihtiyacını olduğunu ve kendisine yardımcı olması konusunda talepte bulunduğunu, müvekkilinin de bu çeklere karşılık olan ve noter masrafı 2.000,00 TL'yi davalı Lütfi Erkan ...'ya 21.11.2014 tarihinde 50.000,00 TL ve 24.11.2014 tarihinde 250.000,00 TL olarak banka havelesi ile yolladığını ancak davalının müvekkiline çekleri iade etmediği gibi çekleri yazdırarak İstanbul Anadolu 6. İcra Müdürlüğünün 2015/4952 E. sayılı dosyası ile icra takibi açtığını belirterek, müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespiti ile, paranın müvekkiline istirdatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının iddialarının net olarak açıklattırılması gerektiğini, davacının sunduğu banka havale makbuzlarına konu ödemenin dava konusu çeklerle ilgili olmadığını, zaten bu hususun havale içeriklerinden ve ödeme tarihlerinden anlaşılabileceğini, davaya konu çekin son yasal hamilinin müvekkili olduğunu, çekin keşide tarihinde şirket yetkilisinin Merve ve Serap olduğunu, davacının tüm iddialarının çelişkili olduğunu ve gerçeği yansıtmadığını savunarak davanın reddi ile icra inkâr tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
2.Birleşen davada davacı ... vekili dava dilekçesinde; ...'ün, Sofra Gıda Turizm Sanayi Şti.'deki %50 hissesini dava dışı ...'e 2 adet çek karşılığında devredildiğini, müvekkilinin satışı mütakip bu çekleri cirolayarak paraya çevrilmesi için davalı Lüfti Erkan ...'ya verdiğini, ancak davalının müvekkilini arayarak çekleri paraya çeviremediğini söylediğini, dava dışı ...'ün acil paraya ihtiyacını olduğunu ve kendisine yardımcı olması konusunda talepte bulunduğunu, müvekkilinin de bu çeklere karşılık olan ve noter masrafı 2.000,00 TL'yi davalı Lütfi Erkan ...'ya 21.11.2014 tarihinde 50.000,00 TL ve 24.11.2014 tarihinde 250.000,00 TL olarak banka havelesi ile yolladığını ancak davalının müvekkiline çekleri iade etmediği gibi çekleri yazdırarak İstanbul Anadolu 6. İcra Müdürlüğünün 2015/4952 E. sayılı dosyası ile icra takibi açtığını belirterek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespiti ile paranın müvekkiline istirdatına karar verilmesini talep etmiştir.
3.Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının dayandığı konuları net olarak açıklaması gerektiğini, senedin sebepten mücerret olduğunu, davacının iddiasını yazılı senetle ispatlaması gerektiğini, davaya konu çekin son yasal hamilinin müvekkili olduğunu, dava dilekçesinin konusu ve hukuki dayanağının izaha muhtaç olduğunu belirterek davanın reddi ile davacının icra inkâr tazminatına mahkum edilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1.İstanbul Anadolu 21. Asliye Hukuk Mahkemesinin 02.04.2015 tarih, 2015/110 E. ve 2015/129 K. sayılı kararı ile uyuşmazlığın ticari dava olması nedeniyle görevsizlik kararı verilmiş, kararın davalı tarafından temyizi üzerine Dairemizin 19.01.2016 tarihli onama kararı üzerine dosya görevli Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmiştir.
2.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ...'ün limited şirket pay devir sözleşmesi ile Sofra Gıda Turizm San. ve Tic. Ltd. Şti.'ndeki hissenin tamamını ...'e devrettiği, 25.11.2014 tarihli ortaklar kurulu kararına göre şirketin 100.000,00 TL değerindeki hissesinin ...'e ait olduğu ve şirket müdürünün ... olarak belirlendiği, 21.11.2014 tarihinde düzenlendiği iddia edilen davaya konu çeklerin Sofra Gıda tarafından keşide edilerek lehdar olarak ...'e verildiği, ...'ün ise çekleri ...'e ciroladığı, keşideci ve lehtar cirosundaki imzaların aynı olduğu, lehdar ...'ün çeklerde borçlu durumda olmasına rağmen limited şirket hisse devir sözleşmelerine göre alacaklı tarafta olması gerektiği, düzenlenen çeklerin davacı taraf iddiası ile uyumlu olmadığı, ayrıca 21.11.2014 tarihli hisse devri için düzenlendiği iddia olunan çek bedellerinin 21.11.2014 tarihinde 250.000,00 TL ve 24.11.2014 tarihinde 50.000,00 TL olarak ödenmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, ayrıca yapılan ödemeler ile çeklerin toplam bedeli arasında 2.000,00 TL farkın bulunduğu, menfi tespit davasında genel kuralın aksine senede dayalı borç ilişkilerinde ispat yükünün senet borçlusunda olduğu, davacıların iddialarını ispatlayamadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davalardaki iddiaların ispatlanamadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl dava davacıları vekili ile birleşen dava davacısı ... istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Asıl davada davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemenin gerekçeli kararında delillerden eksik bahsedildiğini, bilirkişi raporunun mahkemece değerlendirilmemesinin müvekkillerinin adil yargılanma haklarının ihlâli neticesini doğurduğunu, kararın dayanağı 25.11.2015 - 21.11.2014 tarihli ve taraflarca her zaman düzenlenmesi mümkün belgelerde, bu belgelerin düzenlenmesi, imzalanması sırasında müvekkilleri ... ve Sofra Gıda'nın imzalarının olmadığının görmemezlikten gelindiğini, bu belgeleri düzenleyen kişilerin aralarındaki ilişkinin ispat edilmesine rağmen bu hususun açıkça göz ardı edildiğini, ..., ... ve ... ... arasında, hukuki ve ticari tek işlem bulunduğunu, bunun da Sofra Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin hisse devri sözleşmeleri olduğunu, bundan başka dava konusu çeklerin verilmesine sebep olacak hiçbir temel ilişki bulunmadığını, mahkemenin bu temel ilişkiyi gerekçeli kararında " temel ilişki yoktur " diyerek yok saydığını, yerel mahkemenin takip konusu çeklerin davalının eline hangi suretle geçirilmiş olduğu yönünde gerekçede açıklama olmadığını, mahkemece, toplanan deliller değerlendirilmeksizin eksik inceleme ile hüküm tesis edildiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; eksik inceleme ile karar verildiğini belirterek mahkeme kararının kaldırılmasına ve yeniden yargılama yapılarak talepleri doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile birleşen dosyada davacının davadan feragat etmesi nedeniyle istinaf incelemesinin sadece asıl dosya ve asıl dosyada davacıların istinafı yönünden yapıldığı, davacılar tarafından ...'ün şirketteki %50 hissesinin 21.11.2014 tarihinde devrine karşılık dava konusu olan ileri tarihli 21.02.2015 keşide tarihi 250.000,00 TL bedelli ve 21.02.2015 keşide tarihli 48.000,00 TL bedelli çeklerin tanzim edilerek verildiği ve bu çek bedellerinin davalı ... ...'ya 21.11.2014 ve 24.11.2014 tarihlerinde banka havalesi ile ödendiği, bedelsiz çeklerin icra takibine konu edildiğinin iddia edildiği ancak davaya konu çeklerin keşidecisinin Sofra Gıda Turizm San. ve Tic. Ltd. Şti., lehtarının birleşen dosyada davacı ... olduğu, ...'ün de çekleri ...'e ciro ettiği, lehdar ...'ün çeklerde borçlu durumda olmasına rağmen, limited şirket hisse devir sözleşmesine göre alacaklı, borçlunun ise ... olması gerektiği, düzenlenen çeklerin davacı taraf iddiaları ile uyumlu olmadığı, dava konusu çeklerin pay devrine karşılık verildiğinin ispatlanamadığı, banka havalesi ile yapılan ödemelerin bu çek bedellerine karşılık olarak yapıldığının ispatlanamadığı gerekçesiyle asıl dosyada davacılar ... ile Sofra Gıda Turizm San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin istinaf başvurularının esastan reddine, birleşen dosyada davacı ...'ün davadan feragat etmiş olması nedeni ile İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, asıl davanın reddine, birleşen davanın feragat nedeniyle reddine, birleşen davada davacının istinaf başvurusu hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davacı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Asıl davada davacı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından banka havalesi yolu ile yapılan ödemelere ait dekontların dosyaya sunulduğunu, Yargıtay içtihatları uyarınca yapılan ödemenin muaccel bir borç için yapıldığının kabul edilmesi gerektiğini, davalının müvekkilince yapılan bu ödemenin başka hangi sebeple yapıldığını kanıtlayamadığını, davada ispat yükünün davalıda olduğunu, bilirkişi raporunun müvekkili davacı lehine düzenlendiğini ancak mahkemece neden rapora itibar edilmediğinin anlaşılamadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, icra takibine konu iki adet çek nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup asıl davada davacı ... vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/4417 E. 2017/138 K.
Ortak:hisse devri · ispat yükü · havale
İncelediğiniz karardaŞti.'ndeki hissenin tamamını ...'e devrettiği, 25.11.2014 tarihli «ortaklar kurulu» kararına göre şirketin 100.000,00 TL değerindeki hissesinin ...'e ait olduğu ve şirket müdürünün ... olarak belirlendiği, 21.11.2014 tarihinde düzenlendiği iddia edilen davaya konu çeklerin Sofra Gıda tarafından keşide edilerek «lehdar» olarak ...'e verildiği, ...'ün ise çekleri ...'e ciroladığı, «keşideci» ve «lehtar» cirosundaki imzaların aynı olduğu, lehdar ...'ün çeklerde borçlu durumda olmasına rağmen «limited şirket» «hisse devir sözleşmelerine» göre alacaklı tarafta olması gerektiği, düzenlenen çeklerin davacı taraf iddiası ile uyumlu olmadığı, ayrıca 21.11.2014 tarihli «hisse devri» için düzenlendiği iddia olunan «çek» bedellerinin 21.11.2014 tarihinde 250.000,00 TL ve 24.11.2014 tarihinde 50.000,00 TL olarak ödenmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, ayrıca yapılan ödemeler ile çeklerin toplam bedeli arasında 2.000,00 TL farkın bulunduğu, «menfi tespit» davasında genel kuralın aksine senede dayalı borç ilişkilerinde «ispat yükünün» senet borçlusunda olduğu, davacıların iddialarını ispatlayamadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davalardaki iddiaların ispatlanamadığı gerekçesiyle asıl ve birleşe …
CEVAP 1.Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının iddialarının net olarak açıklattırılması gerektiğini, davacının sunduğu banka «havale» makbuzlarına konu ödemenin dava konusu çeklerle ilgili olmadığını, zaten bu hususun havale içeriklerinden ve ödeme tarihlerinden anlaşılabileceğini, davaya konu çekin «son» yasal «hamilinin» müvekkili olduğunu, çekin keşide tarihinde şirket yetkilisinin Merve ve Serap olduğunu, davacının tüm iddialarının çelişkili olduğunu ve gerçeği yansıtmadığını sav …
Şti.'nin «hisse devri sözleşmeleri» olduğunu, bundan başka dava konusu çeklerin verilmesine sebep olacak hiçbir «temel ilişki» bulunmadığını, mahkemenin bu temel ilişkiyi gerekçeli kararında " temel ilişki yoktur " diyerek yok saydığını, yerel mahkemenin takip konusu çeklerin davalının eline hangi suretle geçirilmiş olduğu yönünde gerekçede açıklama olmadığını, mahkemece, toplanan «deliller değerlendirilmeksizin» «eksik inceleme» ile hüküm tesis edildiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının «istinaf incelemesi» neticesinde kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Benzer bu karardaMadeni Eşya A.Ş'ne ait 30.03.2007 tarihli «yönetim kurulu» kararında davalı tarafından gönderilen «havale» miktarlarının toplamda 4.000.000,00 TL tutarın ...+Yangın grubu ortaklarının hesabına aktarılmasına karar verildiği, tarihli «protokol» ve yönetim kurulu kararının altında davacı ...' ın yönetim kurulu başkanı olarak imzası bulunduğu, bütün hissedarlar yönünden bağlayıcı hale geldiği, "Tüzel Kişili …
Taraflar arasında «hisse devrinin» yapıldığı «uyuşmazlık konusu» değildir.
Hisse devri menkul satımı hükmünde olup, menkul satımında aksinin kanıtlanamadığı hallerde satım bedelinin peşin olarak ödendiği karinesi gereğince devir bedelinin ödenmediğini «ispat yükü» davacı taraftadır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:eksik araştırma · icazet · pay sahipliği · ticari defter ve kayıtlar · mahsup · tüzel kişilik · uyuşmazlık konusu · vade
Benzer bu karardaMadeni Eşya A.Ş. ile yapılmış olup, sözleşme şirket «tüzel kişiliği» ile yapılmışsa da, «protokol» tarihinde şirkette hisse sahibi olan bütün hissedarların bu protokole «icazet» verdiği ve protokol çerçevesinde hisse devirlerinin gerçekleştiği, ...
Davalı ise, hisse devir bedellerinin taraflar arasında akdedilen «protokolde» belirtildiği şekilde dava dışı hissesi devralınan şirketlere ödendiğini ve «yönetim kurulu» kararı uyarınca da davacı «pay sahipleri» hesabına aktarıldığını ve davacıların borçlarına «mahsup» edildiğini savunmuştur.
Çelik Sofra A.Ş'nin «defter» ve kayıtlarının incelenmesi suretiyle, yukarıda belirtildiği gibi yapılan ödemelerin davacıların hesaplarına aktarılıp aktarılmadığı, aktarılmışsa ne miktarda para aktarıldığı, aktarılan miktarların davacıların borçlarına «mahsup» edilip edilmediği, davacıların aktarılan bedeli benimseyip benimsemediği tespit edilerek değerlendirme yapılması gerekirken, yazılı gerekçeyle, «eksik araştırmaya» dayanılarak karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın taraflar yararına bozulması gerekmiştir.
Çelik Sofra A.Ş'nin «ticari defterlerine kayıt» edildiği, bu ödemeler ile ....
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12563 E. 2018/4154 K.
Ortak:havale · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz karardaCEVAP 1.Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının iddialarının net olarak açıklattırılması gerektiğini, davacının sunduğu banka «havale» makbuzlarına konu ödemenin dava konusu çeklerle ilgili olmadığını, zaten bu hususun havale içeriklerinden ve ödeme tarihlerinden anlaşılabileceğini, davaya konu çekin «son» yasal «hamilinin» müvekkili olduğunu, çekin keşide tarihinde şirket yetkilisinin Merve ve Serap olduğunu, davacının tüm iddialarının çelişkili olduğunu ve gerçeği yansıtmadığını sav …
3.Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının dayandığı konuları net olarak açıklaması gerektiğini, senedin «sebepten mücerret» olduğunu, davacının iddiasını yazılı senetle ispatlaması gerektiğini, davaya konu çekin «son» yasal «hamilinin» müvekkili olduğunu, dava dilekçesinin konusu ve hukuki dayanağının izaha muhtaç olduğunu belirterek davanın reddi ile davacının icra inkâr tazminatına mahkum edilmesini istemiştir.
Benzer bu karardaDavacı vekili 05.08.2016 «havale» tarihli temyize cevap dilekçesi ile davalı ...
Bu durumda, temyiz incelemesi yapılabilmesi için, temyiz «harç» ve giderlerinin yatırılması hususunda ve HUMK 434/«son» maddesi uyarınca davacı vekiline usulüne uygun süre verilmesi ve sonucuna göre işlem yapılması, her halükarda davalı vekilinin temyiz itirazları incelenmek üzere Dairemize gönderilmesi için dosyanın mahalline geri çevrilmesine karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:cevap süresi · harç · ibraz
Benzer bu karardaTemyize «cevap süresi» içerisinde «ibraz» edilen ve havalesi yapılan bu dilekçesinin katılma yoluyla temyiz dilekçesi olarak kabul edilmesi gerektiği ancak, temyiz harcının yatırılmamış olduğu anlaşılmıştır.
Bu durumda, temyiz incelemesi yapılabilmesi için, temyiz «harç» ve giderlerinin yatırılması hususunda ve HUMK 434/«son» maddesi uyarınca davacı vekiline usulüne uygun süre verilmesi ve sonucuna göre işlem yapılması, her halükarda davalı vekilinin temyiz itirazları incelenmek üzere Dairemize gönderilmesi için dosyanın mahalline geri çevrilmesine karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/7882 E. 2017/5148 K.
Ortak:görevsizlik kararı · havale · dosya masrafı · görevli mahkeme · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaAsliye Hukuk Mahkemesinin 02.04.2015 tarih, 2015/110 E. ve 2015/129 K. sayılı kararı ile uyuşmazlığın ticari dava olması nedeniyle «görevsizlik» kararı verilmiş, kararın davalı tarafından temyizi üzerine Dairemizin 19.01.2016 tarihli onama kararı üzerine dosya «görevli» Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmiştir.
2.Birleşen davada davacı ... vekili dava dilekçesinde; ...'ün, Sofra Gıda Turizim Sanayi Şti.'deki %50 hissesini dava dışı ...'e 2 adet «çek» karşılığında devredildiğini, müvekkilinin satışı mütakip bu çekleri cirolayarak paraya çevrilmesi için davalı Lüfti Erkan ...'ya verdiğini, ancak davalının müvekkilini arayarak çekleri paraya çeviremediğini söylediğini, dava dışı ...'ün acil paraya ihtiyacını olduğunu ve kendisine yardımcı olması konusunda talepte bulunduğunu, müvekkilinin de bu çeklere karşılık olan ve noter «masrafı» 2.000,00 TL'yi davalı Lütfi Erkan ...'ya 21.11.2014 tarihinde 50.000,00 TL ve 24.11.2014 tarihinde 250.000,00 TL olarak banka havelesi ile yolladığını ancak davalı …
CEVAP 1.Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının iddialarının net olarak açıklattırılması gerektiğini, davacının sunduğu banka «havale» makbuzlarına konu ödemenin dava konusu çeklerle ilgili olmadığını, zaten bu hususun havale içeriklerinden ve ödeme tarihlerinden anlaşılabileceğini, davaya konu çekin «son» yasal «hamilinin» müvekkili olduğunu, çekin keşide tarihinde şirket yetkilisinin Merve ve Serap olduğunu, davacının tüm iddialarının çelişkili olduğunu ve gerçeği yansıtmadığını sav …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının gönderdiği 26.500 TL'nin davalı bankanın «kusuru» sebebiyle 3. kişiye ödendiği, bu yanlış ödemeden davalının sorumlu olduğu, ödeme doğru kişiye yapılmış olsa dahi «havale» «masrafının» alınması gerektiğinden davacının havale masrafına ilişkin talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 26.500 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Bu durumda yukarıda belirtilen yasa hükümleri uyarınca ticaret mahkemelerinin «görevli» olduğu hususu gözetilerek «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken işin esasının incelenip yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
1- Dava, «havale» göndericisinin davalı Banka aracılığıyla gönderdiği paranın hak sahipleri dışında «üçüncü kişiye» ödenmesi nedeniyle uğranılan zararın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:mutlak ticari dava · re'sen gözetilme · üçüncü kişi · kamu düzeni · yasal faiz · kusur
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının gönderdiği 26.500 TL'nin davalı bankanın «kusuru» sebebiyle 3. kişiye ödendiği, bu yanlış ödemeden davalının sorumlu olduğu, ödeme doğru kişiye yapılmış olsa dahi «havale» «masrafının» alınması gerektiğinden davacının havale masrafına ilişkin talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 26.500 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
HMK'nın 1. maddesinde ise görev hususunun «kamu düzenine» ilişkin olduğu, mahkemece yargılamanın her aşamasında re'«sen gözetileceği» düzenlenmiştir.
1- Dava, «havale» göndericisinin davalı Banka aracılığıyla gönderdiği paranın hak sahipleri dışında «üçüncü kişiye» ödenmesi nedeniyle uğranılan zararın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nın 4/1-c bendi uyarınca, havaleden kaynaklanan uyuşmazlıklardan doğan hukuk davaları «mutlak ticari» davalardan olup 6102 sayılı TTK’nın 5. maddesi uyarınca, bu davalarda «görevli» mahkeme asliye ticaret mahkemesidir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/6180 E. , 2023/2089 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI 2019/934 Esas, 2021/444 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2016/290 E., 2018/187 K.
BİRLEŞEN DAVA
İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/808 Esas
Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın asıl davada davacılar vekili ve birleşen davada davacı ... tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle asıl davanın reddine, birleşen davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davada davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Asıl davada davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ...'ün Sofra Gıda Turizm San. ve Tic. Ltd. Şti.'deki %50 hissesini ileri tarihli olarak düzenlenen 21.02.2015 keşide tarihli 250.000,00 TL ve 21.02.2015 tarihli 48.000,00 TL bedelli iki adet çek karşılığında 21.11.2014 tarihinde devraldığını, ...'ün çekleri cirolayarak paraya çevirmesi için davalı ... ...'ya verdiğini, ... ...'nın çekleri paraya çevirememesi üzerine ...'ün müvekkilini arayarak paraya ihtiyacı olduğunu söylemesi üzerine müvekkilinin çeklerin karşılığı olarak 21.11.2014 tarihinde 250.000,00 TL, 24.11.2014 tarihinde 50.000,00 TL olarak banka havalesi ile ...'ün genel vekili olan davalı ... ...'ya gönderdiğini, ancak davalının çekleri iade etmediğini, çeklerden dolayı icra takibi başlattığını, müvekkilinin davalıya borçlu olmadığına karar verilmesini talep etmiştir.
2.Birleşen davada davacı ... vekili dava dilekçesinde; ...'ün, Sofra Gıda Turizim Sanayi Şti.'deki %50 hissesini dava dışı ...'e 2 adet çek karşılığında devredildiğini, müvekkilinin satışı mütakip bu çekleri cirolayarak paraya çevrilmesi için davalı Lüfti Erkan ...'ya verdiğini, ancak davalının müvekkilini arayarak çekleri paraya çeviremediğini söylediğini, dava dışı ...'ün acil paraya ihtiyacını olduğunu ve kendisine yardımcı olması konusunda talepte bulunduğunu, müvekkilinin de bu çeklere karşılık olan ve noter masrafı 2.000,00 TL'yi davalı Lütfi Erkan ...'ya 21.11.2014 tarihinde 50.000,00 TL ve 24.11.2014 tarihinde 250.000,00 TL olarak banka havelesi ile yolladığını ancak davalının müvekkiline çekleri iade etmediği gibi çekleri yazdırarak İstanbul Anadolu 6.
İcra Müdürlüğünün 2015/4952 E. sayılı dosyası ile icra takibi açtığını belirterek, müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespiti ile, paranın müvekkiline istirdatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının iddialarının net olarak açıklattırılması gerektiğini, davacının sunduğu banka havale makbuzlarına konu ödemenin dava konusu çeklerle ilgili olmadığını, zaten bu hususun havale içeriklerinden ve ödeme tarihlerinden anlaşılabileceğini, davaya konu çekin son yasal hamilinin müvekkili olduğunu, çekin keşide tarihinde şirket yetkilisinin Merve ve Serap olduğunu, davacının tüm iddialarının çelişkili olduğunu ve gerçeği yansıtmadığını savunarak davanın reddi ile icra inkâr tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
2.Birleşen davada davacı ... vekili dava dilekçesinde; ...'ün, Sofra Gıda Turizm Sanayi Şti.'deki %50 hissesini dava dışı ...'e 2 adet çek karşılığında devredildiğini, müvekkilinin satışı mütakip bu çekleri cirolayarak paraya çevrilmesi için davalı Lüfti Erkan ...'ya verdiğini, ancak davalının müvekkilini arayarak çekleri paraya çeviremediğini söylediğini, dava dışı ...'ün acil paraya ihtiyacını olduğunu ve kendisine yardımcı olması konusunda talepte bulunduğunu, müvekkilinin de bu çeklere karşılık olan ve noter masrafı 2.000,00 TL'yi davalı Lütfi Erkan ...'ya 21.11.2014 tarihinde 50.000,00 TL ve 24.11.2014 tarihinde 250.000,00 TL olarak banka havelesi ile yolladığını ancak davalının müvekkiline çekleri iade etmediği gibi çekleri yazdırarak İstanbul Anadolu 6.
İcra Müdürlüğünün 2015/4952 E. sayılı dosyası ile icra takibi açtığını belirterek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespiti ile paranın müvekkiline istirdatına karar verilmesini talep etmiştir.
3.Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının dayandığı konuları net olarak açıklaması gerektiğini, senedin sebepten mücerret olduğunu, davacının iddiasını yazılı senetle ispatlaması gerektiğini, davaya konu çekin son yasal hamilinin müvekkili olduğunu, dava dilekçesinin konusu ve hukuki dayanağının izaha muhtaç olduğunu belirterek davanın reddi ile davacının icra inkâr tazminatına mahkum edilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1.İstanbul Anadolu 21. Asliye Hukuk Mahkemesinin 02.04.2015 tarih, 2015/110 E. ve 2015/129 K. sayılı kararı ile uyuşmazlığın ticari dava olması nedeniyle görevsizlik kararı verilmiş, kararın davalı tarafından temyizi üzerine Dairemizin 19.01.2016 tarihli onama kararı üzerine dosya görevli Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmiştir.
2.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ...'ün limited şirket pay devir sözleşmesi ile Sofra Gıda Turizm San. ve Tic. Ltd. Şti.'ndeki hissenin tamamını ...'e devrettiği, 25.11.2014 tarihli ortaklar kurulu kararına göre şirketin 100.000,00 TL değerindeki hissesinin ...'e ait olduğu ve şirket müdürünün ... olarak belirlendiği, 21.11.2014 tarihinde düzenlendiği iddia edilen davaya konu çeklerin Sofra Gıda tarafından keşide edilerek lehdar olarak ...'e verildiği, ...'ün ise çekleri ...'e ciroladığı, keşideci ve lehtar cirosundaki imzaların aynı olduğu, lehdar ...'ün çeklerde borçlu durumda olmasına rağmen limited şirket hisse devir sözleşmelerine göre alacaklı tarafta olması gerektiği, düzenlenen çeklerin davacı taraf iddiası ile uyumlu olmadığı, ayrıca 21.11.2014 tarihli hisse devri için düzenlendiği iddia olunan çek bedellerinin 21.11.2014 tarihinde 250.000,00 TL ve 24.11.2014 tarihinde 50.000,00 TL olarak ödenmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, ayrıca yapılan ödemeler ile çeklerin toplam bedeli arasında 2.000,00 TL farkın bulunduğu, menfi tespit davasında genel kuralın aksine senede dayalı borç ilişkilerinde ispat yükünün senet borçlusunda olduğu, davacıların iddialarını ispatlayamadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davalardaki iddiaların ispatlanamadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl dava davacıları vekili ile birleşen dava davacısı ... istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Asıl davada davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemenin gerekçeli kararında delillerden eksik bahsedildiğini, bilirkişi raporunun mahkemece değerlendirilmemesinin müvekkillerinin adil yargılanma haklarının ihlâli neticesini doğurduğunu, kararın dayanağı 25.11.2015 - 21.11.2014 tarihli ve taraflarca her zaman düzenlenmesi mümkün belgelerde, bu belgelerin düzenlenmesi, imzalanması sırasında müvekkilleri ... ve Sofra Gıda'nın imzalarının olmadığının görmemezlikten gelindiğini, bu belgeleri düzenleyen kişilerin aralarındaki ilişkinin ispat edilmesine rağmen bu hususun açıkça göz ardı edildiğini, ..., ... ve ... ... arasında, hukuki ve ticari tek işlem bulunduğunu, bunun da Sofra Gıda San.
ve Tic. Ltd. Şti.'nin hisse devri sözleşmeleri olduğunu, bundan başka dava konusu çeklerin verilmesine sebep olacak hiçbir temel ilişki bulunmadığını, mahkemenin bu temel ilişkiyi gerekçeli kararında " temel ilişki yoktur " diyerek yok saydığını, yerel mahkemenin takip konusu çeklerin davalının eline hangi suretle geçirilmiş olduğu yönünde gerekçede açıklama olmadığını, mahkemece, toplanan deliller değerlendirilmeksizin eksik inceleme ile hüküm tesis edildiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; eksik inceleme ile karar verildiğini belirterek mahkeme kararının kaldırılmasına ve yeniden yargılama yapılarak talepleri doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile birleşen dosyada davacının davadan feragat etmesi nedeniyle istinaf incelemesinin sadece asıl dosya ve asıl dosyada davacıların istinafı yönünden yapıldığı, davacılar tarafından ...'ün şirketteki %50 hissesinin 21.11.2014 tarihinde devrine karşılık dava konusu olan ileri tarihli 21.02.2015 keşide tarihi 250.000,00 TL bedelli ve 21.02.2015 keşide tarihli 48.000,00 TL bedelli çeklerin tanzim edilerek verildiği ve bu çek bedellerinin davalı ... ...'ya 21.11.2014 ve 24.11.2014 tarihlerinde banka havalesi ile ödendiği, bedelsiz çeklerin icra takibine konu edildiğinin iddia edildiği ancak davaya konu çeklerin keşidecisinin Sofra Gıda Turizm San.
ve Tic. Ltd. Şti., lehtarının birleşen dosyada davacı ... olduğu, ...'ün de çekleri ...'e ciro ettiği, lehdar ...'ün çeklerde borçlu durumda olmasına rağmen, limited şirket hisse devir sözleşmesine göre alacaklı, borçlunun ise ... olması gerektiği, düzenlenen çeklerin davacı taraf iddiaları ile uyumlu olmadığı, dava konusu çeklerin pay devrine karşılık verildiğinin ispatlanamadığı, banka havalesi ile yapılan ödemelerin bu çek bedellerine karşılık olarak yapıldığının ispatlanamadığı gerekçesiyle asıl dosyada davacılar ... ile Sofra Gıda Turizm San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin istinaf başvurularının esastan reddine, birleşen dosyada davacı ...'ün davadan feragat etmiş olması nedeni ile İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, asıl davanın reddine, birleşen davanın feragat nedeniyle reddine, birleşen davada davacının istinaf başvurusu hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davacı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Asıl davada davacı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından banka havalesi yolu ile yapılan ödemelere ait dekontların dosyaya sunulduğunu, Yargıtay içtihatları uyarınca yapılan ödemenin muaccel bir borç için yapıldığının kabul edilmesi gerektiğini, davalının müvekkilince yapılan bu ödemenin başka hangi sebeple yapıldığını kanıtlayamadığını, davada ispat yükünün davalıda olduğunu, bilirkişi raporunun müvekkili davacı lehine düzenlendiğini ancak mahkemece neden rapora itibar edilmediğinin anlaşılamadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, icra takibine konu iki adet çek nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup asıl davada davacı ... vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/940687300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz