6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Menfi tespit

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/6180 E. 2023/2089 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Usul tespitleri

Görevli mahkeme
görev/görevsizlik

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
muaccel borç pay devir sözleşmesi sebepten mücerretlik hisse devri sözleşmesi temel ilişki keşide tarihi delil değerlendirmesi mücerretlik lehdar pay devri icra inkâr tazminatı ortaklar kurulu kararı davadan feragat lehtar bedelsizlik hisse devri ciro muacceliyet hisse devir sözleşmesi istinaf incelemesi ispat yükü hamil keşideci kaldırma ve yeniden hüküm istirdat feragat limited şirket görevsizlik kararı havale esastan ret iflas karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi çek dosya masrafı ilk derece kararının kaldırılması menfi tespit eksik inceleme yükleten (shipper) karar verilmesine yer olmadığına istinaf yoluna başvurulabilirlik i̇i̇k 72/son görevli mahkeme

Atıf yapılan mevzuat: İİK — İİK 72 · HMK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI : 2016/290 E., 2018/187 K.

BİRLEŞEN DAVA : İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/808 Esas

Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın asıl davada davacılar vekili ve birleşen davada davacı ... tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle asıl davanın reddine, birleşen davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davada davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1.Asıl davada davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ...'ün Sofra Gıda Turizm San. ve Tic. Ltd. Şti.'deki %50 hissesini ileri tarihli olarak düzenlenen 21.02.2015 keşide tarihli 250.000,00 TL ve 21.02.2015 tarihli 48.000,00 TL bedelli iki adet çek karşılığında 21.11.2014 tarihinde devraldığını, ...'ün çekleri cirolayarak paraya çevirmesi için davalı ... ...'ya verdiğini, ... ...'nın çekleri paraya çevirememesi üzerine ...'ün müvekkilini arayarak paraya ihtiyacı olduğunu söylemesi üzerine müvekkilinin çeklerin karşılığı olarak 21.11.2014 tarihinde 250.000,00 TL, 24.11.2014 tarihinde 50.000,00 TL olarak banka havalesi ile ...'ün genel vekili olan davalı ... ...'ya gönderdiğini, ancak davalının çekleri iade etmediğini, çeklerden dolayı icra takibi başlattığını, müvekkilinin davalıya borçlu olmadığına karar verilmesini talep etmiştir.

2.Birleşen davada davacı ... vekili dava dilekçesinde; ...'ün, Sofra Gıda Turizim Sanayi Şti.'deki %50 hissesini dava dışı ...'e 2 adet çek karşılığında devredildiğini, müvekkilinin satışı mütakip bu çekleri cirolayarak paraya çevrilmesi için davalı Lüfti Erkan ...'ya verdiğini, ancak davalının müvekkilini arayarak çekleri paraya çeviremediğini söylediğini, dava dışı ...'ün acil paraya ihtiyacını olduğunu ve kendisine yardımcı olması konusunda talepte bulunduğunu, müvekkilinin de bu çeklere karşılık olan ve noter masrafı 2.000,00 TL'yi davalı Lütfi Erkan ...'ya 21.11.2014 tarihinde 50.000,00 TL ve 24.11.2014 tarihinde 250.000,00 TL olarak banka havelesi ile yolladığını ancak davalının müvekkiline çekleri iade etmediği gibi çekleri yazdırarak İstanbul Anadolu 6. İcra Müdürlüğünün 2015/4952 E. sayılı dosyası ile icra takibi açtığını belirterek, müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespiti ile, paranın müvekkiline istirdatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının iddialarının net olarak açıklattırılması gerektiğini, davacının sunduğu banka havale makbuzlarına konu ödemenin dava konusu çeklerle ilgili olmadığını, zaten bu hususun havale içeriklerinden ve ödeme tarihlerinden anlaşılabileceğini, davaya konu çekin son yasal hamilinin müvekkili olduğunu, çekin keşide tarihinde şirket yetkilisinin Merve ve Serap olduğunu, davacının tüm iddialarının çelişkili olduğunu ve gerçeği yansıtmadığını savunarak davanın reddi ile icra inkâr tazminatına hükmedilmesini istemiştir.

2.Birleşen davada davacı ... vekili dava dilekçesinde; ...'ün, Sofra Gıda Turizm Sanayi Şti.'deki %50 hissesini dava dışı ...'e 2 adet çek karşılığında devredildiğini, müvekkilinin satışı mütakip bu çekleri cirolayarak paraya çevrilmesi için davalı Lüfti Erkan ...'ya verdiğini, ancak davalının müvekkilini arayarak çekleri paraya çeviremediğini söylediğini, dava dışı ...'ün acil paraya ihtiyacını olduğunu ve kendisine yardımcı olması konusunda talepte bulunduğunu, müvekkilinin de bu çeklere karşılık olan ve noter masrafı 2.000,00 TL'yi davalı Lütfi Erkan ...'ya 21.11.2014 tarihinde 50.000,00 TL ve 24.11.2014 tarihinde 250.000,00 TL olarak banka havelesi ile yolladığını ancak davalının müvekkiline çekleri iade etmediği gibi çekleri yazdırarak İstanbul Anadolu 6. İcra Müdürlüğünün 2015/4952 E. sayılı dosyası ile icra takibi açtığını belirterek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespiti ile paranın müvekkiline istirdatına karar verilmesini talep etmiştir.

3.Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının dayandığı konuları net olarak açıklaması gerektiğini, senedin sebepten mücerret olduğunu, davacının iddiasını yazılı senetle ispatlaması gerektiğini, davaya konu çekin son yasal hamilinin müvekkili olduğunu, dava dilekçesinin konusu ve hukuki dayanağının izaha muhtaç olduğunu belirterek davanın reddi ile davacının icra inkâr tazminatına mahkum edilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

1.İstanbul Anadolu 21. Asliye Hukuk Mahkemesinin 02.04.2015 tarih, 2015/110 E. ve 2015/129 K. sayılı kararı ile uyuşmazlığın ticari dava olması nedeniyle görevsizlik kararı verilmiş, kararın davalı tarafından temyizi üzerine Dairemizin 19.01.2016 tarihli onama kararı üzerine dosya görevli Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmiştir.

2.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ...'ün limited şirket pay devir sözleşmesi ile Sofra Gıda Turizm San. ve Tic. Ltd. Şti.'ndeki hissenin tamamını ...'e devrettiği, 25.11.2014 tarihli ortaklar kurulu kararına göre şirketin 100.000,00 TL değerindeki hissesinin ...'e ait olduğu ve şirket müdürünün ... olarak belirlendiği, 21.11.2014 tarihinde düzenlendiği iddia edilen davaya konu çeklerin Sofra Gıda tarafından keşide edilerek lehdar olarak ...'e verildiği, ...'ün ise çekleri ...'e ciroladığı, keşideci ve lehtar cirosundaki imzaların aynı olduğu, lehdar ...'ün çeklerde borçlu durumda olmasına rağmen limited şirket hisse devir sözleşmelerine göre alacaklı tarafta olması gerektiği, düzenlenen çeklerin davacı taraf iddiası ile uyumlu olmadığı, ayrıca 21.11.2014 tarihli hisse devri için düzenlendiği iddia olunan çek bedellerinin 21.11.2014 tarihinde 250.000,00 TL ve 24.11.2014 tarihinde 50.000,00 TL olarak ödenmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, ayrıca yapılan ödemeler ile çeklerin toplam bedeli arasında 2.000,00 TL farkın bulunduğu, menfi tespit davasında genel kuralın aksine senede dayalı borç ilişkilerinde ispat yükünün senet borçlusunda olduğu, davacıların iddialarını ispatlayamadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davalardaki iddiaların ispatlanamadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl dava davacıları vekili ile birleşen dava davacısı ... istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1.Asıl davada davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemenin gerekçeli kararında delillerden eksik bahsedildiğini, bilirkişi raporunun mahkemece değerlendirilmemesinin müvekkillerinin adil yargılanma haklarının ihlâli neticesini doğurduğunu, kararın dayanağı 25.11.2015 - 21.11.2014 tarihli ve taraflarca her zaman düzenlenmesi mümkün belgelerde, bu belgelerin düzenlenmesi, imzalanması sırasında müvekkilleri ... ve Sofra Gıda'nın imzalarının olmadığının görmemezlikten gelindiğini, bu belgeleri düzenleyen kişilerin aralarındaki ilişkinin ispat edilmesine rağmen bu hususun açıkça göz ardı edildiğini, ..., ... ve ... ... arasında, hukuki ve ticari tek işlem bulunduğunu, bunun da Sofra Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin hisse devri sözleşmeleri olduğunu, bundan başka dava konusu çeklerin verilmesine sebep olacak hiçbir temel ilişki bulunmadığını, mahkemenin bu temel ilişkiyi gerekçeli kararında " temel ilişki yoktur " diyerek yok saydığını, yerel mahkemenin takip konusu çeklerin davalının eline hangi suretle geçirilmiş olduğu yönünde gerekçede açıklama olmadığını, mahkemece, toplanan deliller değerlendirilmeksizin eksik inceleme ile hüküm tesis edildiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; eksik inceleme ile karar verildiğini belirterek mahkeme kararının kaldırılmasına ve yeniden yargılama yapılarak talepleri doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile birleşen dosyada davacının davadan feragat etmesi nedeniyle istinaf incelemesinin sadece asıl dosya ve asıl dosyada davacıların istinafı yönünden yapıldığı, davacılar tarafından ...'ün şirketteki %50 hissesinin 21.11.2014 tarihinde devrine karşılık dava konusu olan ileri tarihli 21.02.2015 keşide tarihi 250.000,00 TL bedelli ve 21.02.2015 keşide tarihli 48.000,00 TL bedelli çeklerin tanzim edilerek verildiği ve bu çek bedellerinin davalı ... ...'ya 21.11.2014 ve 24.11.2014 tarihlerinde banka havalesi ile ödendiği, bedelsiz çeklerin icra takibine konu edildiğinin iddia edildiği ancak davaya konu çeklerin keşidecisinin Sofra Gıda Turizm San. ve Tic. Ltd. Şti., lehtarının birleşen dosyada davacı ... olduğu, ...'ün de çekleri ...'e ciro ettiği, lehdar ...'ün çeklerde borçlu durumda olmasına rağmen, limited şirket hisse devir sözleşmesine göre alacaklı, borçlunun ise ... olması gerektiği, düzenlenen çeklerin davacı taraf iddiaları ile uyumlu olmadığı, dava konusu çeklerin pay devrine karşılık verildiğinin ispatlanamadığı, banka havalesi ile yapılan ödemelerin bu çek bedellerine karşılık olarak yapıldığının ispatlanamadığı gerekçesiyle asıl dosyada davacılar ... ile Sofra Gıda Turizm San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin istinaf başvurularının esastan reddine, birleşen dosyada davacı ...'ün davadan feragat etmiş olması nedeni ile İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, asıl davanın reddine, birleşen davanın feragat nedeniyle reddine, birleşen davada davacının istinaf başvurusu hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davacı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Asıl davada davacı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından banka havalesi yolu ile yapılan ödemelere ait dekontların dosyaya sunulduğunu, Yargıtay içtihatları uyarınca yapılan ödemenin muaccel bir borç için yapıldığının kabul edilmesi gerektiğini, davalının müvekkilince yapılan bu ödemenin başka hangi sebeple yapıldığını kanıtlayamadığını, davada ispat yükünün davalıda olduğunu, bilirkişi raporunun müvekkili davacı lehine düzenlendiğini ancak mahkemece neden rapora itibar edilmediğinin anlaşılamadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, icra takibine konu iki adet çek nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup asıl davada davacı ... vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/4417 E. 2017/138 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Cevap süresi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12563 E. 2018/4154 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/7882 E. 2017/5148 K.

    Ortak: · görev/görevsizlik

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2021/6180 E.  ,  2023/2089 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

SAYISI 2019/934 Esas, 2021/444 Karar

HÜKÜM

Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2016/290 E., 2018/187 K.

BİRLEŞEN DAVA

İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/808 Esas

Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın asıl davada davacılar vekili ve birleşen davada davacı ... tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle asıl davanın reddine, birleşen davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davada davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1.Asıl davada davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ...'ün Sofra Gıda Turizm San. ve Tic. Ltd. Şti.'deki %50 hissesini ileri tarihli olarak düzenlenen 21.02.2015 keşide tarihli 250.000,00 TL ve 21.02.2015 tarihli 48.000,00 TL bedelli iki adet çek karşılığında 21.11.2014 tarihinde devraldığını, ...'ün çekleri cirolayarak paraya çevirmesi için davalı ... ...'ya verdiğini, ... ...'nın çekleri paraya çevirememesi üzerine ...'ün müvekkilini arayarak paraya ihtiyacı olduğunu söylemesi üzerine müvekkilinin çeklerin karşılığı olarak 21.11.2014 tarihinde 250.000,00 TL, 24.11.2014 tarihinde 50.000,00 TL olarak banka havalesi ile ...'ün genel vekili olan davalı ... ...'ya gönderdiğini, ancak davalının çekleri iade etmediğini, çeklerden dolayı icra takibi başlattığını, müvekkilinin davalıya borçlu olmadığına karar verilmesini talep etmiştir.

2.Birleşen davada davacı ... vekili dava dilekçesinde; ...'ün, Sofra Gıda Turizim Sanayi Şti.'deki %50 hissesini dava dışı ...'e 2 adet çek karşılığında devredildiğini, müvekkilinin satışı mütakip bu çekleri cirolayarak paraya çevrilmesi için davalı Lüfti Erkan ...'ya verdiğini, ancak davalının müvekkilini arayarak çekleri paraya çeviremediğini söylediğini, dava dışı ...'ün acil paraya ihtiyacını olduğunu ve kendisine yardımcı olması konusunda talepte bulunduğunu, müvekkilinin de bu çeklere karşılık olan ve noter masrafı 2.000,00 TL'yi davalı Lütfi Erkan ...'ya 21.11.2014 tarihinde 50.000,00 TL ve 24.11.2014 tarihinde 250.000,00 TL olarak banka havelesi ile yolladığını ancak davalının müvekkiline çekleri iade etmediği gibi çekleri yazdırarak İstanbul Anadolu 6.

İcra Müdürlüğünün 2015/4952 E. sayılı dosyası ile icra takibi açtığını belirterek, müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespiti ile, paranın müvekkiline istirdatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının iddialarının net olarak açıklattırılması gerektiğini, davacının sunduğu banka havale makbuzlarına konu ödemenin dava konusu çeklerle ilgili olmadığını, zaten bu hususun havale içeriklerinden ve ödeme tarihlerinden anlaşılabileceğini, davaya konu çekin son yasal hamilinin müvekkili olduğunu, çekin keşide tarihinde şirket yetkilisinin Merve ve Serap olduğunu, davacının tüm iddialarının çelişkili olduğunu ve gerçeği yansıtmadığını savunarak davanın reddi ile icra inkâr tazminatına hükmedilmesini istemiştir.

2.Birleşen davada davacı ... vekili dava dilekçesinde; ...'ün, Sofra Gıda Turizm Sanayi Şti.'deki %50 hissesini dava dışı ...'e 2 adet çek karşılığında devredildiğini, müvekkilinin satışı mütakip bu çekleri cirolayarak paraya çevrilmesi için davalı Lüfti Erkan ...'ya verdiğini, ancak davalının müvekkilini arayarak çekleri paraya çeviremediğini söylediğini, dava dışı ...'ün acil paraya ihtiyacını olduğunu ve kendisine yardımcı olması konusunda talepte bulunduğunu, müvekkilinin de bu çeklere karşılık olan ve noter masrafı 2.000,00 TL'yi davalı Lütfi Erkan ...'ya 21.11.2014 tarihinde 50.000,00 TL ve 24.11.2014 tarihinde 250.000,00 TL olarak banka havelesi ile yolladığını ancak davalının müvekkiline çekleri iade etmediği gibi çekleri yazdırarak İstanbul Anadolu 6.

İcra Müdürlüğünün 2015/4952 E. sayılı dosyası ile icra takibi açtığını belirterek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespiti ile paranın müvekkiline istirdatına karar verilmesini talep etmiştir.

3.Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının dayandığı konuları net olarak açıklaması gerektiğini, senedin sebepten mücerret olduğunu, davacının iddiasını yazılı senetle ispatlaması gerektiğini, davaya konu çekin son yasal hamilinin müvekkili olduğunu, dava dilekçesinin konusu ve hukuki dayanağının izaha muhtaç olduğunu belirterek davanın reddi ile davacının icra inkâr tazminatına mahkum edilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

1.İstanbul Anadolu 21. Asliye Hukuk Mahkemesinin 02.04.2015 tarih, 2015/110 E. ve 2015/129 K. sayılı kararı ile uyuşmazlığın ticari dava olması nedeniyle görevsizlik kararı verilmiş, kararın davalı tarafından temyizi üzerine Dairemizin 19.01.2016 tarihli onama kararı üzerine dosya görevli Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmiştir.

2.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ...'ün limited şirket pay devir sözleşmesi ile Sofra Gıda Turizm San. ve Tic. Ltd. Şti.'ndeki hissenin tamamını ...'e devrettiği, 25.11.2014 tarihli ortaklar kurulu kararına göre şirketin 100.000,00 TL değerindeki hissesinin ...'e ait olduğu ve şirket müdürünün ... olarak belirlendiği, 21.11.2014 tarihinde düzenlendiği iddia edilen davaya konu çeklerin Sofra Gıda tarafından keşide edilerek lehdar olarak ...'e verildiği, ...'ün ise çekleri ...'e ciroladığı, keşideci ve lehtar cirosundaki imzaların aynı olduğu, lehdar ...'ün çeklerde borçlu durumda olmasına rağmen limited şirket hisse devir sözleşmelerine göre alacaklı tarafta olması gerektiği, düzenlenen çeklerin davacı taraf iddiası ile uyumlu olmadığı, ayrıca 21.11.2014 tarihli hisse devri için düzenlendiği iddia olunan çek bedellerinin 21.11.2014 tarihinde 250.000,00 TL ve 24.11.2014 tarihinde 50.000,00 TL olarak ödenmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, ayrıca yapılan ödemeler ile çeklerin toplam bedeli arasında 2.000,00 TL farkın bulunduğu, menfi tespit davasında genel kuralın aksine senede dayalı borç ilişkilerinde ispat yükünün senet borçlusunda olduğu, davacıların iddialarını ispatlayamadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davalardaki iddiaların ispatlanamadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl dava davacıları vekili ile birleşen dava davacısı ... istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1.Asıl davada davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemenin gerekçeli kararında delillerden eksik bahsedildiğini, bilirkişi raporunun mahkemece değerlendirilmemesinin müvekkillerinin adil yargılanma haklarının ihlâli neticesini doğurduğunu, kararın dayanağı 25.11.2015 - 21.11.2014 tarihli ve taraflarca her zaman düzenlenmesi mümkün belgelerde, bu belgelerin düzenlenmesi, imzalanması sırasında müvekkilleri ... ve Sofra Gıda'nın imzalarının olmadığının görmemezlikten gelindiğini, bu belgeleri düzenleyen kişilerin aralarındaki ilişkinin ispat edilmesine rağmen bu hususun açıkça göz ardı edildiğini, ..., ... ve ... ... arasında, hukuki ve ticari tek işlem bulunduğunu, bunun da Sofra Gıda San.

ve Tic. Ltd. Şti.'nin hisse devri sözleşmeleri olduğunu, bundan başka dava konusu çeklerin verilmesine sebep olacak hiçbir temel ilişki bulunmadığını, mahkemenin bu temel ilişkiyi gerekçeli kararında " temel ilişki yoktur " diyerek yok saydığını, yerel mahkemenin takip konusu çeklerin davalının eline hangi suretle geçirilmiş olduğu yönünde gerekçede açıklama olmadığını, mahkemece, toplanan deliller değerlendirilmeksizin eksik inceleme ile hüküm tesis edildiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; eksik inceleme ile karar verildiğini belirterek mahkeme kararının kaldırılmasına ve yeniden yargılama yapılarak talepleri doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile birleşen dosyada davacının davadan feragat etmesi nedeniyle istinaf incelemesinin sadece asıl dosya ve asıl dosyada davacıların istinafı yönünden yapıldığı, davacılar tarafından ...'ün şirketteki %50 hissesinin 21.11.2014 tarihinde devrine karşılık dava konusu olan ileri tarihli 21.02.2015 keşide tarihi 250.000,00 TL bedelli ve 21.02.2015 keşide tarihli 48.000,00 TL bedelli çeklerin tanzim edilerek verildiği ve bu çek bedellerinin davalı ... ...'ya 21.11.2014 ve 24.11.2014 tarihlerinde banka havalesi ile ödendiği, bedelsiz çeklerin icra takibine konu edildiğinin iddia edildiği ancak davaya konu çeklerin keşidecisinin Sofra Gıda Turizm San.

ve Tic. Ltd. Şti., lehtarının birleşen dosyada davacı ... olduğu, ...'ün de çekleri ...'e ciro ettiği, lehdar ...'ün çeklerde borçlu durumda olmasına rağmen, limited şirket hisse devir sözleşmesine göre alacaklı, borçlunun ise ... olması gerektiği, düzenlenen çeklerin davacı taraf iddiaları ile uyumlu olmadığı, dava konusu çeklerin pay devrine karşılık verildiğinin ispatlanamadığı, banka havalesi ile yapılan ödemelerin bu çek bedellerine karşılık olarak yapıldığının ispatlanamadığı gerekçesiyle asıl dosyada davacılar ... ile Sofra Gıda Turizm San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin istinaf başvurularının esastan reddine, birleşen dosyada davacı ...'ün davadan feragat etmiş olması nedeni ile İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, asıl davanın reddine, birleşen davanın feragat nedeniyle reddine, birleşen davada davacının istinaf başvurusu hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davacı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Asıl davada davacı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından banka havalesi yolu ile yapılan ödemelere ait dekontların dosyaya sunulduğunu, Yargıtay içtihatları uyarınca yapılan ödemenin muaccel bir borç için yapıldığının kabul edilmesi gerektiğini, davalının müvekkilince yapılan bu ödemenin başka hangi sebeple yapıldığını kanıtlayamadığını, davada ispat yükünün davalıda olduğunu, bilirkişi raporunun müvekkili davacı lehine düzenlendiğini ancak mahkemece neden rapora itibar edilmediğinin anlaşılamadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, icra takibine konu iki adet çek nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup asıl davada davacı ... vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

05.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/940687300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.