Bayilik sözleşmesini temsilci sıfatıyla imzalayan ve kefaletnamede imzası bulunmayan kişinin şirket borcundan şahsen sorumlu olmaması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/5785 E. 2023/2437 K. · · İlk derece: İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
OnandıKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe özeti
Bir şirket borcuna ilişkin bayilik sözleşmesini yalnızca temsilci sıfatıyla imzalayan ve kefaletnamede imzası bulunmayan gerçek kişi, şirket borcundan şahsen sorumlu tutulamaz; ipotek veren sıfatıyla sorumluluğu ipotekli taşınmazın değeriyle sınırlıdır ve aleyhine şahsi tahsil hükmü kurulamayacağından hakkındaki dava pasif husumet yokluğundan reddedilir.
Ele alınan sorunlar
Bayilik sözleşmesini şirket temsilcisi sıfatıyla imzalayan, kefaletnamede imzası bulunmayan gerçek kişinin şirket borcundan şahsi sorumluluğu → ret
İddia: Davalılar, alacağın ticari defterlerle ispatlanmadığını ve ilgili gerçek kişinin şirkette yetkisi bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini istemiş; davacı ise anılan davalının borçtan şahsen de sorumlu olması gerektiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: Bayilik sözleşmesini şirket temsilcisi sıfatıyla imzalayan gerçek kişinin kefaletnamede imzası bulunmadığından şirketin borcundan şahsen sorumlu tutulması mümkün değildir; adı geçen yalnızca ipotek veren sıfatıyla, ipotek tutarı kadar ipotekli taşınmazlarla sorumludur. Bu nedenle bu davalı aleyhine şahsen tahsil hükmü kurulması usul ve yasaya aykırı olup, hakkındaki dava pasif husumet (taraf sıfatı) yokluğundan reddedilmelidir. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)
Emsal değeri
Şirket temsilcisi sıfatıyla sözleşme imzalayan ancak kefil olmayan kişinin şirket borcundan şahsen sorumlu olmaması ve hakkındaki davanın pasif husumet yokluğundan reddi yönünden emsal.
Usul tespitleri
- Dava şartı
- taraf sıfatı (pasif husumet)
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bayilik sözleşmesi↗ cari hesap alacağı↗ kefalet↗ pasif husumet (taraf sıfatı)↗ ipotek↗ şahsi sorumluluk↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/5785 E. , 2023/2437 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI 2019/620 Esas, 2021/790 Karar
HÜKÜM
Kısmen kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2015/34 E., 2018/1431 K.
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 25.04.2023 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalılar vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirket ile davalı KNY Motosiklet Bis..Ltd.Şti. arasında bayilik sözleşmesi imzalandığını, müvekkili şirketin alacaklarının teminatı olarak 3 üncü şahıs ve aynı zamanda şirket müdürü ve ortağı olan ...'e ait olan taşınmazlar üzerinde 3 adet ipotek tesis edildiğini, davalının müvekkil şirkete 233.000,00 TL borcu bulunduğunu, davalılara bu borcu ödemeleri ihtar edilmiş ise de ihtara itiraz ettiklerini, davalı şirketin ihtara rağmen borcunu ödemediğinden hem kendisi hemde ipotek veren 3 üncü şahıs aleyhine borcun tespiti ve akabinde bu borç için ipoteklerin paraya çevrilmesi için iş bu davayı açma zaruretinin hasıl olduğunu, davanın kabulü ile 235.000,00 TL alacaklarının tespiti ile dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile ödenmesine, borcun teminatı olan ipoteklerin paraya çevrilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar süresinde cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı şirket alacaklarına teminat olarak 3 adet taşınmaz üzerine ipotek tesis edildiği ve davacının sözleşme kapsamında davalıya verdiği mallar karşılığında davalıdan 232.496,13 TL alacaklı olduğundan bu miktarın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline, ipoteğin paraya çevrilmesine yönelik talebin icra ve infaza ilişkin olması nedeni ile mahkemenin yetkisinde olmadığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; vekalet ücretinin hatalı hesaplandığını, mahkemece karara esas alınan bilirkişi raporundaki ticari defterlerin alacağın varlığını ispatlamadığını, defterlerdeki miktarları karşılar mal teslimi yapılmadığını, bu hususu davacının yazılı delille ispat etmediğini, davalı şirketin yetkilisi ... olup, diğer ortak ...'nun şirketteki %25 hissesi dışında şirketle bir yetkisi bulunmadığını, mal alıp-satmaya para tahsil etmeye yetkisinin bulunmadığını, diğer hisse sahibi ... ve... isimli kişinin davalı şirketin Konya adresindeki şubesinden motosiklet çaldıklarını ve bu konuda Konya Asliye Ceza Mahkemesinde açılan 2012/446 E. sayılı dosyası ile cezalandırıldıklarını, davacının alacağını ...'dan talep edebileceğini, davalı şirket tarafından yapılan ödemelerin dikkate alınması gerektiğini, bilirkişi raporunun eksik olduğunu belirterek kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ...'in bayilik sözleşmesini şirket temsilcisi sıfatıyla imzaladığı, kefaletnamede imzasının olmadığı, bu durumda şirketin borcundan şahsen sorumlu olmadığı, ipotek veren sıfatıyla ipotek tutarı kadar ipotekli taşınmazlar ile sorumlu bulunduğu, bu durumda adı geçen davalı aleyhine de şahsen tahsil hükmü verilmesinin usul ve yasaya uygun olmadığı gerekçesi ile davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 27.12.2018 Tarih 2015/34 E. 2018/1431 K. sayılı kararın HMK.'nın 353 (1) b-2 gereği kaldırılmasına, davalı KNY .. Ltd. Şti. hakkındaki davanın kısmen kabulüne; 232.496,13 TL'nin dava tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi işletilerek davalı KNY Motosiklet ..
Ltd. Şti.'den alınarak davacıya verilmesine, davalı ... hakkındaki davanın pasif husumet yokluğundan reddine, ipoteğin paraya çevrilmesine yönelik talebin İcra ve infaza ilişkin olduğundan mahkemenin yetki alanında olmadığından bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; yargılama harç ve masraflarının yanlış hesaplandığını, davalı ...'in de borçtan şahsen sorumlu olması gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, bayilik sözleşmesi nedeni ile cari hesaptan kaynaklanan alacak talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/940563900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz