6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Bayilik sözleşmesini temsilci sıfatıyla imzalayan ve kefaletnamede imzası bulunmayan kişinin şirket borcundan şahsen sorumlu olmaması

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/5785 E. 2023/2437 K. · · İlk derece: İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

OnandıKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Gerekçe özeti

Bir şirket borcuna ilişkin bayilik sözleşmesini yalnızca temsilci sıfatıyla imzalayan ve kefaletnamede imzası bulunmayan gerçek kişi, şirket borcundan şahsen sorumlu tutulamaz; ipotek veren sıfatıyla sorumluluğu ipotekli taşınmazın değeriyle sınırlıdır ve aleyhine şahsi tahsil hükmü kurulamayacağından hakkındaki dava pasif husumet yokluğundan reddedilir.

Ele alınan sorunlar

Bayilik sözleşmesini şirket temsilcisi sıfatıyla imzalayan, kefaletnamede imzası bulunmayan gerçek kişinin şirket borcundan şahsi sorumluluğu → ret

İddia: Davalılar, alacağın ticari defterlerle ispatlanmadığını ve ilgili gerçek kişinin şirkette yetkisi bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini istemiş; davacı ise anılan davalının borçtan şahsen de sorumlu olması gerektiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Bayilik sözleşmesini şirket temsilcisi sıfatıyla imzalayan gerçek kişinin kefaletnamede imzası bulunmadığından şirketin borcundan şahsen sorumlu tutulması mümkün değildir; adı geçen yalnızca ipotek veren sıfatıyla, ipotek tutarı kadar ipotekli taşınmazlarla sorumludur. Bu nedenle bu davalı aleyhine şahsen tahsil hükmü kurulması usul ve yasaya aykırı olup, hakkındaki dava pasif husumet (taraf sıfatı) yokluğundan reddedilmelidir. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)

Emsal değeri

Şirket temsilcisi sıfatıyla sözleşme imzalayan ancak kefil olmayan kişinin şirket borcundan şahsen sorumlu olmaması ve hakkındaki davanın pasif husumet yokluğundan reddi yönünden emsal.

Usul tespitleri

Dava şartı
taraf sıfatı (pasif husumet)

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bayilik sözleşmesi cari hesap alacağı kefalet pasif husumet (taraf sıfatı) ipotek şahsi sorumluluk

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2021/5785 E.  ,  2023/2437 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

SAYISI 2019/620 Esas, 2021/790 Karar

HÜKÜM

Kısmen kabul

İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2015/34 E., 2018/1431 K.

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 25.04.2023 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalılar vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirket ile davalı KNY Motosiklet Bis..Ltd.Şti. arasında bayilik sözleşmesi imzalandığını, müvekkili şirketin alacaklarının teminatı olarak 3 üncü şahıs ve aynı zamanda şirket müdürü ve ortağı olan ...'e ait olan taşınmazlar üzerinde 3 adet ipotek tesis edildiğini, davalının müvekkil şirkete 233.000,00 TL borcu bulunduğunu, davalılara bu borcu ödemeleri ihtar edilmiş ise de ihtara itiraz ettiklerini, davalı şirketin ihtara rağmen borcunu ödemediğinden hem kendisi hemde ipotek veren 3 üncü şahıs aleyhine borcun tespiti ve akabinde bu borç için ipoteklerin paraya çevrilmesi için iş bu davayı açma zaruretinin hasıl olduğunu, davanın kabulü ile 235.000,00 TL alacaklarının tespiti ile dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile ödenmesine, borcun teminatı olan ipoteklerin paraya çevrilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalılar süresinde cevap dilekçesi sunmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı şirket alacaklarına teminat olarak 3 adet taşınmaz üzerine ipotek tesis edildiği ve davacının sözleşme kapsamında davalıya verdiği mallar karşılığında davalıdan 232.496,13 TL alacaklı olduğundan bu miktarın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline, ipoteğin paraya çevrilmesine yönelik talebin icra ve infaza ilişkin olması nedeni ile mahkemenin yetkisinde olmadığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; vekalet ücretinin hatalı hesaplandığını, mahkemece karara esas alınan bilirkişi raporundaki ticari defterlerin alacağın varlığını ispatlamadığını, defterlerdeki miktarları karşılar mal teslimi yapılmadığını, bu hususu davacının yazılı delille ispat etmediğini, davalı şirketin yetkilisi ... olup, diğer ortak ...'nun şirketteki %25 hissesi dışında şirketle bir yetkisi bulunmadığını, mal alıp-satmaya para tahsil etmeye yetkisinin bulunmadığını, diğer hisse sahibi ... ve... isimli kişinin davalı şirketin Konya adresindeki şubesinden motosiklet çaldıklarını ve bu konuda Konya Asliye Ceza Mahkemesinde açılan 2012/446 E. sayılı dosyası ile cezalandırıldıklarını, davacının alacağını ...'dan talep edebileceğini, davalı şirket tarafından yapılan ödemelerin dikkate alınması gerektiğini, bilirkişi raporunun eksik olduğunu belirterek kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ...'in bayilik sözleşmesini şirket temsilcisi sıfatıyla imzaladığı, kefaletnamede imzasının olmadığı, bu durumda şirketin borcundan şahsen sorumlu olmadığı, ipotek veren sıfatıyla ipotek tutarı kadar ipotekli taşınmazlar ile sorumlu bulunduğu, bu durumda adı geçen davalı aleyhine de şahsen tahsil hükmü verilmesinin usul ve yasaya uygun olmadığı gerekçesi ile davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 27.12.2018 Tarih 2015/34 E. 2018/1431 K. sayılı kararın HMK.'nın 353 (1) b-2 gereği kaldırılmasına, davalı KNY .. Ltd. Şti. hakkındaki davanın kısmen kabulüne; 232.496,13 TL'nin dava tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi işletilerek davalı KNY Motosiklet ..

Ltd. Şti.'den alınarak davacıya verilmesine, davalı ... hakkındaki davanın pasif husumet yokluğundan reddine, ipoteğin paraya çevrilmesine yönelik talebin İcra ve infaza ilişkin olduğundan mahkemenin yetki alanında olmadığından bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; yargılama harç ve masraflarının yanlış hesaplandığını, davalı ...'in de borçtan şahsen sorumlu olması gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

2.Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, bayilik sözleşmesi nedeni ile cari hesaptan kaynaklanan alacak talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

25.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/940563900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

İncelenen istinaf kararı — İst. BAM 12. HD

Bu Yargıtay 11. HD kararı, aşağıdaki İstinaf Dairesi kararının temyiz incelemesidir. Temyiz sonucu: Onandı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2019/620 E. 2021/790 K.

Şirket temsilcisi olmayan ortağın işlemlerinden şirketin sorumluluğu

Gerekçe özeti

Şirketin temsile yetkisi bulunmayan ortağının yaptığı usulsüz işlemler, şirketin iç meselesi olup üçüncü kişi konumundaki alacaklıya karşı ileri sürülemez; şirket bu işlemlerden sorumludur. Rehinle temin edilmiş bir alacak için İİK 45. madde borçluya karşı takip yolunu rehnin paraya çevrilmesiyle sınırlar; ancak bu düzenleme alacaklının aynı borç için ayrıca alacak davası açmasını ve elde edeceği ilama dayanarak ipoteğin paraya çevrilmesini talep etmesini engellemez. Dava değeri, davacının talep dilekçesinde belirttiği miktara göre belirlenir; ara kararla harcın daha yüksek bir tutar (örn. ipotek bedeli) üzerinden tamamlanmış olması, hatalı/fazla harç yatırımı sonucu dava değerinin kendiliğinden yükseldiği anlamına gelmez. Bir kişi, borçluya ait sözleşmeyi şirket temsilcisi sıfatıyla imzalamış ve yalnızca kendi taşınmazı üzerine ipotek tesis etmişse, kefaletnamede imzası bulunmadığı sürece asıl borçtan şahsen sorumlu tutulamaz; sorumluluğu ipotek tutarı ile sınırlıdır ve bu kişi hakkında pasif husumet yokluğundan ret kararı verilmesi gerekir.

Emsal değeri

Karar, İİK 45. madde kapsamında rehinle temin edilmiş bir alacak için alacaklının rehnin paraya çevrilmesi yolu dışında ayrıca alacak davası açabileceğini ve elde edeceği ilama dayanarak ipoteğin paraya çevrilmesini talep edebileceğini açıkça ortaya koyduğundan, benzer uyuşmazlıklarda bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır. Ayrıca kefaletname imzalamayıp sadece ipotek veren kişinin şahsi sorumluluğunun ipotek tutarıyla sınırlı olduğuna ilişkin tespit de emsal değeri taşır.

Kavramlar: pasif husumet yokluğu İİK 45 - rehinle temin edilmiş alacak ipoteğin paraya çevrilmesi kefaletname temsil yetkisi cari hesap bayilik sözleşmesi ticari defter delili

İstinaf (12. HD) kararının tam metni

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2019/620

KARAR NO 2021/790

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 27/12/2018

NUMARASI 2015/34 Esas 2018/1431 Karar

DAVA

Alacak

İSTİNAF KARAR TARİHİ 25/05/2021

Davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili ; davacı şirket ile davalı ... Ltd.Şti. arasında bayilik sözleşmesi imzalandığını, müvekkili şirketin alacaklarının teminatı olarak 3.şahıs ve aynı zamanda şirket müdürü ve ortağı olan ...'e ait olan Antalya ili, Kepez İlçesi, ... Ada, ... parsel sayılı bodrum kat .../... arsa paylı 2 nolu bağımsız bölüm üzerine 05.08.2011 tarih ... yevmiye numara ile 100.000-TL bedelli 09.09.2011 tarih ... yevmiye numarası ile 370.000-TL bedelli Antalya İli, Kepez İlçesi ... Ada, ... parsel ... arsa niteliğindeki 7 nolu bağımsız bölüm üzerine 05.08.2011 tarih ... yevmiye numarası ile 100.000-TL bedelli olmak üzere toplamda 3 adet ipotek tesis edildiğini, davalının müvekkil şirkete 233.000-TL borcu bulunduğunu, davalılara bu borcu ödemeleri ihtar edilmiş ise de ihtara itiraz ettiklerini, davalı şirketin ihtara rağmen borcunu ödemediğinden hem kendisi hemde ipotek veren 3.

şahıs aleyhine borcun tespiti ve akabinde bu borç için ipoteklerin paraya çevrilmesi için iş bu davayı açma zaruretinin hasıl olduğunu, davanın kabulü ile 235.000-TL alacaklarının tespiti ile dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile ödenmesine, borcun teminatı olan ipoteklerin paraya çevrilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalılar süresinde cevap dilekçesi sunmamış, ancak 12.10.2015 tarihli dilekçe ile, davalı şirketin yetkilisinin yalnızca ... olduğunu ve diğer ortak ...'nun şirketteki %25 hissesi dışında şirketle ilgili herhangi bir yetkisinin, (şirketin mallarını alıp satmaya, para tahsil etmeye vs.)bulunmadığını, diğer hisse sahibi ... ve ... isimli kişinin davalı şirket ...ltd.şti'nin Karatay/Konya şubesinden motosiklet çaldıklarını ve hırsızlık olayının çevredeki işyerlerinin ve müvekkil şirkete ait işyerinin kamera görüntüleri ile tespit edildiğini, bu konuda adı geçen kişiler hakkında Konya 9.Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/446 esas sayılı dosyası ile bina içinden hırsızlık suçlarından kamu davası açıldığını ve cezalandırıldıklarını, şirkette hisse sahibi olan yetkisiz ...

ile akrabaları hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, ...'nun yetkisi olmadığı halde motosikletleri teslim aldığı ve kendi adına sattığı ve paraları da kendi zimmetine geçirdiğini, davaya konu tüm hususlarda bildirdikleri kişilerin tanıklık yapacaklarını belirterek haksız açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece , davacı şirket alacaklarına teminat olarak 3 adet taşınmaz üzerine ipotek tesis edildiği ve davacının sözleşme kapsamında davalıya verdiği mallar karşılığında davalıdan 232.496,13-TL alacaklı olduğundan bu miktarın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline, ipoteğin paraya çevrilmesine yönelik talebin icra/infaza ilişkin olması nedeni ile mahkemenin yetkisinde olmadığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ

Davalılar vekili;davacının 570.000-TL alacağın varlığını iddia etmesine rağmen 235.000-TL üzerinden davacının alacak davası açması ve 570.000-TL ipoteğin paraya çevrilmesini istemesinin İİK 45 maddesine aykırı olduğunu, mahkemece talep 570.000-TL ipoteğin paraya çevrilmesi ve 235.000-TL alacak talebi üzerinden dava açılması nedeni ile davacının nispi vekalet ücreti ödemesi gerekirken mahkemece yalnızca alacak talebine ilişkin vekalet ücreti takdir edilmesi ipoteğin paraya çevrilmesi yönündeki taleple ilgili 570.000-TL üzerinden vekalet ücreti takdir edilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkemece karara esas alınan bilirkişi raporundaki ticari defterlerin alacağın varlığını ispatlamadığını, defterlerdeki miktarları karşılar mal teslimi yapılmadığını, bu hususu davacının yazılı delille ispat etmediğini, davalı şirketin yetkilisi ...

olup, diğer ortak ...'nun şirketteki % 25 hissesi dışında şirketle bir yetkisi bulunmadığını, mal alıp-satmaya para tahsil etmeye yetkisinin bulunmadığını, diğer hisse sahibi ... ve ... isimli kişinin davalı şirketin Konya adresindeki şubesinden motosiklet çaldıklarını ve bu konuda Konya Asliye Ceza Mahkemesinde açılan 2012/446 esas sayılı dosyası ile cezalandırıldıklarını,davacının alacağını ...'dan talep edebileceğini, davalı şirket tarafından yapılan ödemelerin dikkate alınması gerektiğini,bilirkişi raporunun eksik olduğunu belirterek kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava bayilik sözleşmesi nedeni ile cari hesaptan kaynaklanan alacak talebine ilişkindir. Davacı ile davalılardan ...Tic.Ltd.Şti arasında bila tarihli bayilik sözleşmesi imzalanmış, sözleşmede Bayii olarak davalı ... şirket kaşesi üzerine atılan imza ile sözleşmeyi imzalamıştır.. Ekinde Kefaletname başlıklı belgeyi de dava dışı şahıs müteselsil kefil ve müşterek borçlu olarak imzalamıştır.Bayilik sözleşmesi ve Kefaletname başlıklı belgelerde davalı ...' in imzası bulunmamaktadır. Davalı ... tarafından 05.08.2011 tarihli Antalya Kepez, ... Mah., ... Ada ... parseldeki ... arsa paylı mesken için 100.000-TL, Antalya, Kepez, ... Mah., ... Ada, ... parselde ... arsa paylı depolu Dükkan için 100.000-TL ve Antalya Kepez, ...

Mah., ... Ada, ... parselde ... arsa paylı depolu dükkan için 370.000-TL davacı lehine ipotek tesis edilmiştir. Eldeki dava 13.01.2015 tarihinde açılmıştır. Davacı tarafından davalılar hakkında İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası ile 11.01.2013 tarihinde ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip başlatılmış, davalılara ödeme emri 23.01.2013 tarihinde tebliğ edilmiş davalılar tarafından süresinde verdikleri itiraz dilekçesi ile yetkiye ve kısmi olarak borca itiraz edilmiş ve takip durdurulmuştur. Davacı tarafından dava açılırken 235.000-TL üzerinden harç yatırılarak alacak talebinde bulunulmuş, mahkemece verilen ara karar doğrultusunda ipotek tutarı üzerinden eksik harç tamamlanmış ancak davacı tarafından talebin 235.000-TL alacak talebine ilişkin olduğu konusunda dilekçe verilmiştir.

Davalılar vekili tarafından ;davacı şirket tarafından davalı şirkete satılan ürünlerin şirket yetkilisine teslim edilmediği ileri sürülmüş ise de, her iki yanın ticari defter ve kayıtlarının irdelendiği, her iki tarafın ticari defterlerine göre, davacının davalı şirketten dava tarihi itibarı ile 278.986,13-TL alacaklı bulunduğu, ancak davalı şirket tarafından dava tarihinden önce davacıya yapılan 86.490-TL ödeme yaptığı anlaşılmakla davacı şirketin davalı şirketten 232.496,13-TL bakiye alacağı bulunduğu tesbit edilmiştir.Davalı şirketin temsile yetkisi bulunmayan ortağın yaptığı ileri sürülen usulsüz işlemlerinden sorumlu tutulamaz .bu husus davalı şirketin iç problemi olup davacıya karşı ileri sürülemez.

Davalılar vekilinin davalı şirketin borçtan sorumlu olmadığı,sorumlunun şirketin temsilcisi olmayan ortağı olduğuna ilişkin istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. Davalılar vekili;açılan davanın İİK 45 maddesine aykırı olduğunu ileri sürmüştür. Davacının talebi 235.000-TL alacak talebine ilişkindir.İİK 45 maddesinde "Rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu iflasa tabi şahıslardan olsa bile alacaklı yalnız rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapabilir ,Ancak rehin tutarı borcu ödemeğe yetmezse alacaklı kalan alacağını iflas,yada haciz yolu ile takip edebilir" hükmünü haizdir. Yargıtay 19.H.D 2017/2886 esas 2019/3446 karar sayılı ilamında da belirtildiği ve yasa hükmünden anlaşıldığı üzere " borçlu hakkında başka türlü takip yapılamaz" ibaresi ancak takibe ilişkin olup borçluya karşı alacak davası açılmasını engelleyen bir düzenleme içermemektedir.

Zira alacaklı açacağı bir alacak davası sonunda elde edeceği ilama dayalı olarak ipotek hakkında ipoteğin paraya çevrilmesini talep edebilir. Bu açıklamalar ışığında davacının davalı şirket hakkında alacak davası açmasına engel bir husus bulunmadığından davalı vekilinin bu konudaki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Yine davalılar vekili tarafından, Mahkemece 235.000-TL ve 570.000-TL miktar üzerinden harç alınmış olmakla, davanın toplam miktar üzerinden değerlendirilerek reddedilen miktar üzerinden 570.000-TL içinde davacı aleyhine vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiği ileri sürülmüştür.Davacının dava dilekçesinde ki talebi 235.000-TL alacağın tahsiline ilişkindir.İlk derece mahkemesinin harcın ipotek tutarı üzerinden tamamlanmasına ilişkin arakararı üzerine 2.02.2015 tarihli dilekçesi ile de alacağın miktarının ve davanın 235.000-TL olduğunu belirtmiş,ancak mahkemece verilen kesin süre gereği yerine getirilmek üzere harcı tamamlamıştır.

Hataen fazla yatırılan harç nedeniyle dava değerinin artırıldığı kabul edilemez.Davacının ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile yapılan takipten dolayı açılmış bir itirazın iptali talebi bulunmamaktadır.Bu nedenle mahkemece talep edilen alacak miktarı üzerinden hüküm verilerek red edilen alacak miktarı üzerinden tarifeye göre vekalet ücreti takdir edilmesin de hukuka aykırılık yoktur. Ancak ;Davalı ... bayilik sözleşmesini şirket temsilcisi sıfatıyla imzalamıştır,kefaletname de imzası yoktur.Bu durumda , şirketin borcundan şahsen sorumlu olmadığı,ipotek veren sıfatıyla ipotek tutarı kadar ipotekli taşınmazlar ile sorumlu bulunduğu halde adı geçen davalı aleyhine de şahsen tahsil hükmü verilmesi doğru olmamıştır.Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında, davacı tarafından açılan alacak davasında her iki davalı yönünden kabul kararı verilmesi hukuka uygun olmadığından davalılar vekilinin istinaf başvurusunun davalı ...

yönünden kabulü ile kararın kaldırılmasına, bu hata/eksiklik yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden davalı şirket hakkındaki davanın açılan davanın kısmen kabulüne, fazla istemin reddine , davalı ... yönünden açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalılar vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE; İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/12/2018 Tarih 2015/34 Esas 2018/1431 Karar sayılı kararın HMK.'nın 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "1- Davalı ... Ltd. Şti. hakkındaki davanın kısmen kabulüne; 232.496,13-TL'nin dava tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi işletilerek davalı ... Ltd. Şti.'den alınarak davacıya verilmesine, 2-Davalı ... hakkındaki davanın pasif husumet yokluğundan reddine " Davacının ipoteğin paraya çevrilmesine yönelik talebin İcra/İnfaza ilişkin olduğundan mahkemenin yetki alanında olmadığından bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına , İlk Derece yargılamasına ilişkin olarak;

"Alınması gereken 15.881,81-TL harçtan, davacı tarafından peşin yatırılan 4.013,22-TL ve tamamlama harcı 5.721-TL olmak üzere toplam 9.734,22-TL harcın mahsubu ile bakiye 6.147,59-TL harcın davalı KNY Motosiklet ... Ltd. Şti.'den alınarak hazineye gelir kaydına, Davacı tarafından ödenen 9.766,02-TL peşin harcın davalı ... Ltd. Şti.'den alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan 1.320-TL bilirkişi ücreti ve 244,10-TL posta masrafı olmak üzere toplam 1.564,10-TL yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 1.547-TL'sinin davalı ... Ltd. Şti.'den alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, Davalılar tarafından yapılan 200-TL posta masrafının davalı ...

yönünden pasif husumet nedeniyle reddedildiğinden 100-TL'sinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine, dava kısmen reddedilen davalı yönünden kabul oranına göre takdiren davalı şirket kısmın üzerinde bırakılmasına, Davacı lehine takdir olunan 19.899,77-TL nispi vekalet ücretinin davalı ... Ltd. Şti.'den alınarak davacıya verilmesine, Davalı ... Ltd. Şti. lehine davanın reddolunan kısmı üzerinden hesaplanan 2.503,87-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine, Davalı ... lehine taktir olunan 4.080-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine, Karar kesinleştiğinde ve talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine" Davalılar tarafından yatırılan 3.971,40-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendilerine iadesine, Taraflarca yapılan masrafların takdiren kendi üzerlerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1.

maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.25/05/2021

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.