6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı | İtirazın iptali

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/1322 E. 2023/3812 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
nakit alacak depo talebi gayri nakdi kredi çek karnesi kefalet sözleşmesi müşterek borçlu müteselsil kefil teminat mektubu depo kararı kötüniyet tazminatı müteselsil kefil muacceliyet istinaf incelemesi kefalet kazanılmış hak genel kredi sözleşmesi garantörlük temlik kefil ihtar ortaklık ilişkisi geçersizlik kredi sözleşmesi taahhütname ihtarname çek kötüniyet harç icra inkar tazminatı inkar tazminatı yükleten (shipper) teminat istinaf yoluna başvurulabilirlik

Atıf yapılan mevzuat: HMK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 13.06.2023 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı banka ile dava dışı şirket arasında akdedilen genel kredi sözleşmeleri nedeniyle davalının da kefaleti ile meri teminat mektubundan kaynaklanan kredi tesis edilmek suretiyle gayri nakdi kredi ve çek kullandırıldığını, sözleşme gereği ödenmesi gereken tutarların davalıya ihtarname ile bildirildiğini, ihtara rağmen ödemeyen davalı hakkında başlatılan takibe haksız itiraz edildiğini belirterek davalının itirazının iptali ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesinin talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı bankaya şahsi kefaletinin ve taahütünün olmadığını, dava dışı borçlu şirket ile ilişkisinin 18.12.2008 tarihinde sonlandığını, bu tarih itibariyle bankalara herhangi bir borcunun bulunmadığını, 18.06.2013 ve 10.12.2013 tarihli teminat mektuplarının paraya çevrilmediğini bu nedenle davacının muaccel alacağı bulunmadığını çek yaprağından davalının sorumlu tutulamayacağını savunarak davanın reddi ile davacı aleyhine kötüniyet tazminatı istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 08.12.2017 tarihli ve 2015/285 E., 2017/816 K. sayılı kararıyla; davalının müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatı ile imzalamış olduğu genel ve süresiz çerçeve kredi sözleşmesine dayalı olarak banka tarafından asıl borçlu şirkete teminat mektubu tahsis edildiği ve çek karnesi verildiği, taraflar arasında imzalanan sözleşmede davalı kefilin çek yapraklarından kaynaklanan herhangi bir taahhüdüne yer verilmediği gibi icra takibinde de bu konuda davalıdan bir talep bulunmadığından çek garanti tutarlarından dolayı talep edilen gayrinakit depo talebinin davalıdan talep edilemeyeceği, takibe konu bedeli talep edilen teminat mektuplarından davalının kefaletinin bulunduğu sözleşmeye dayalı olarak düzenlenen ve davacının alacaklı olduğu tespit edilen iki adet teminat mektubundan kaynaklı davacı talebinin haklı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin 18.01.2019 tarihli ve 2018/505 E., 2019/5 K. sayılı kararıyla; usul ve kanuna uygun bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizin 03.02.2021 tarih 2020/5079 E. ve 2021/817 K. sayılı kararıyla davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, mahkemece tazmin edilip nakdi alacağa dönüşen alacak yönünden temlik alan davacı lehine hüküm kurulması gerekirken, henüz tazmin edilmemiş gayri nakdi alacak yönünden de hüküm kurulması doğru görülmeyerek davalının temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sıl alacaklı banka tarafından davacı tarafa temlik edilmiş olmakla banka tarafından nakit alacak temlik edilmiş olup, teminat mektup blokesi istemi temlik edilmediği gibi temliki mümkün de olmadığından sadece nakde çevrilen teminat mektubu bedeli olan nakdi alacaktan davalı sorumlu tutulabileceği gerekçesi ile 104.073,20 TL nakit alacak üzerinden davanın kabulü ile takibin devamına fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; temlik eden banka ile davalı arasında imzalanan genel kredi sözleşmelerinin birbirinin devamı niteliğinde olduğunu, davalının kefil sıfatı ile tüm borçtan sorumlu olduğunu, davanın tamamının kabulü gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava dışı şirket ile ortaklık ilişkisinin bittiğini, ortaklıktan ayrılırken şirketin Bankalara borcu olmadığını, kefalet sözleşmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, geçersiz sayılması gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, banka kredi sözleşmesinden kaynaklanan gayri nakdi kredi karşılıklarının depo edilmesi için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme

1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/5079 E. 2021/817 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İhtiyati Haciz Talebi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/15233 E. 2016/575 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İhtiyati Haciz Talebi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/5536 E. 2010/5179 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2022/1322 E.  ,  2023/3812 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2021/173 E., 2021/742 K.

HÜKÜM

Kısmen kabul

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen itirazın iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 13.06.2023 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı banka ile dava dışı şirket arasında akdedilen genel kredi sözleşmeleri nedeniyle davalının da kefaleti ile meri teminat mektubundan kaynaklanan kredi tesis edilmek suretiyle gayri nakdi kredi ve çek kullandırıldığını, sözleşme gereği ödenmesi gereken tutarların davalıya ihtarname ile bildirildiğini, ihtara rağmen ödemeyen davalı hakkında başlatılan takibe haksız itiraz edildiğini belirterek davalının itirazının iptali ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesinin talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı bankaya şahsi kefaletinin ve taahütünün olmadığını, dava dışı borçlu şirket ile ilişkisinin 18.12.2008 tarihinde sonlandığını, bu tarih itibariyle bankalara herhangi bir borcunun bulunmadığını, 18.06.2013 ve 10.12.2013 tarihli teminat mektuplarının paraya çevrilmediğini bu nedenle davacının muaccel alacağı bulunmadığını çek yaprağından davalının sorumlu tutulamayacağını savunarak davanın reddi ile davacı aleyhine kötüniyet tazminatı istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 08.12.2017 tarihli ve 2015/285 E., 2017/816 K. sayılı kararıyla; davalının müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatı ile imzalamış olduğu genel ve süresiz çerçeve kredi sözleşmesine dayalı olarak banka tarafından asıl borçlu şirkete teminat mektubu tahsis edildiği ve çek karnesi verildiği, taraflar arasında imzalanan sözleşmede davalı kefilin çek yapraklarından kaynaklanan herhangi bir taahhüdüne yer verilmediği gibi icra takibinde de bu konuda davalıdan bir talep bulunmadığından çek garanti tutarlarından dolayı talep edilen gayrinakit depo talebinin davalıdan talep edilemeyeceği, takibe konu bedeli talep edilen teminat mektuplarından davalının kefaletinin bulunduğu sözleşmeye dayalı olarak düzenlenen ve davacının alacaklı olduğu tespit edilen iki adet teminat mektubundan kaynaklı davacı talebinin haklı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin 18.01.2019 tarihli ve 2018/505 E., 2019/5 K. sayılı kararıyla; usul ve kanuna uygun bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizin 03.02.2021 tarih 2020/5079 E. ve 2021/817 K. sayılı kararıyla davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, mahkemece tazmin edilip nakdi alacağa dönüşen alacak yönünden temlik alan davacı lehine hüküm kurulması gerekirken, henüz tazmin edilmemiş gayri nakdi alacak yönünden de hüküm kurulması doğru görülmeyerek davalının temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sıl alacaklı banka tarafından davacı tarafa temlik edilmiş olmakla banka tarafından nakit alacak temlik edilmiş olup, teminat mektup blokesi istemi temlik edilmediği gibi temliki mümkün de olmadığından sadece nakde çevrilen teminat mektubu bedeli olan nakdi alacaktan davalı sorumlu tutulabileceği gerekçesi ile 104.073,20 TL nakit alacak üzerinden davanın kabulü ile takibin devamına fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; temlik eden banka ile davalı arasında imzalanan genel kredi sözleşmelerinin birbirinin devamı niteliğinde olduğunu, davalının kefil sıfatı ile tüm borçtan sorumlu olduğunu, davanın tamamının kabulü gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava dışı şirket ile ortaklık ilişkisinin bittiğini, ortaklıktan ayrılırken şirketin Bankalara borcu olmadığını, kefalet sözleşmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, geçersiz sayılması gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, banka kredi sözleşmesinden kaynaklanan gayri nakdi kredi karşılıklarının depo edilmesi için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme

1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeple;

Davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine,

Davacı harçtan muaf olduğundan, harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

15.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/940529900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.