İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı | İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/1322 E. 2023/3812 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
nakit alacak↗ depo talebi↗ gayri nakdi kredi↗ çek karnesi↗ kefalet sözleşmesi↗ müşterek borçlu müteselsil kefil↗ teminat mektubu↗ depo kararı↗ kötüniyet tazminatı↗ müteselsil kefil↗ muacceliyet↗ istinaf incelemesi↗ kefalet↗ kazanılmış hak↗ genel kredi sözleşmesi↗ garantörlük↗ temlik↗ kefil↗ ihtar↗ ortaklık ilişkisi↗ geçersizlik↗ kredi sözleşmesi↗ taahhütname↗ ihtarname↗ çek↗ kötüniyet↗ harç↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ yükleten (shipper)↗ teminat↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 13.06.2023 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı banka ile dava dışı şirket arasında akdedilen genel kredi sözleşmeleri nedeniyle davalının da kefaleti ile meri teminat mektubundan kaynaklanan kredi tesis edilmek suretiyle gayri nakdi kredi ve çek kullandırıldığını, sözleşme gereği ödenmesi gereken tutarların davalıya ihtarname ile bildirildiğini, ihtara rağmen ödemeyen davalı hakkında başlatılan takibe haksız itiraz edildiğini belirterek davalının itirazının iptali ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesinin talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı bankaya şahsi kefaletinin ve taahütünün olmadığını, dava dışı borçlu şirket ile ilişkisinin 18.12.2008 tarihinde sonlandığını, bu tarih itibariyle bankalara herhangi bir borcunun bulunmadığını, 18.06.2013 ve 10.12.2013 tarihli teminat mektuplarının paraya çevrilmediğini bu nedenle davacının muaccel alacağı bulunmadığını çek yaprağından davalının sorumlu tutulamayacağını savunarak davanın reddi ile davacı aleyhine kötüniyet tazminatı istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 08.12.2017 tarihli ve 2015/285 E., 2017/816 K. sayılı kararıyla; davalının müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatı ile imzalamış olduğu genel ve süresiz çerçeve kredi sözleşmesine dayalı olarak banka tarafından asıl borçlu şirkete teminat mektubu tahsis edildiği ve çek karnesi verildiği, taraflar arasında imzalanan sözleşmede davalı kefilin çek yapraklarından kaynaklanan herhangi bir taahhüdüne yer verilmediği gibi icra takibinde de bu konuda davalıdan bir talep bulunmadığından çek garanti tutarlarından dolayı talep edilen gayrinakit depo talebinin davalıdan talep edilemeyeceği, takibe konu bedeli talep edilen teminat mektuplarından davalının kefaletinin bulunduğu sözleşmeye dayalı olarak düzenlenen ve davacının alacaklı olduğu tespit edilen iki adet teminat mektubundan kaynaklı davacı talebinin haklı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 18.01.2019 tarihli ve 2018/505 E., 2019/5 K. sayılı kararıyla; usul ve kanuna uygun bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 03.02.2021 tarih 2020/5079 E. ve 2021/817 K. sayılı kararıyla davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, mahkemece tazmin edilip nakdi alacağa dönüşen alacak yönünden temlik alan davacı lehine hüküm kurulması gerekirken, henüz tazmin edilmemiş gayri nakdi alacak yönünden de hüküm kurulması doğru görülmeyerek davalının temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sıl alacaklı banka tarafından davacı tarafa temlik edilmiş olmakla banka tarafından nakit alacak temlik edilmiş olup, teminat mektup blokesi istemi temlik edilmediği gibi temliki mümkün de olmadığından sadece nakde çevrilen teminat mektubu bedeli olan nakdi alacaktan davalı sorumlu tutulabileceği gerekçesi ile 104.073,20 TL nakit alacak üzerinden davanın kabulü ile takibin devamına fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; temlik eden banka ile davalı arasında imzalanan genel kredi sözleşmelerinin birbirinin devamı niteliğinde olduğunu, davalının kefil sıfatı ile tüm borçtan sorumlu olduğunu, davanın tamamının kabulü gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava dışı şirket ile ortaklık ilişkisinin bittiğini, ortaklıktan ayrılırken şirketin Bankalara borcu olmadığını, kefalet sözleşmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, geçersiz sayılması gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, banka kredi sözleşmesinden kaynaklanan gayri nakdi kredi karşılıklarının depo edilmesi için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/5079 E. 2021/817 K.
Ortak:nakit alacak · depo talebi · çek karnesi · müşterek borçlu müteselsil kefil · teminat mektubu · depo kararı · müteselsil kefil · kefalet
İncelediğiniz karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 08.12.2017 tarihli ve 2015/285 E., 2017/816 K. sayılı kararıyla; davalının «müşterek borçlu müteselsil kefil» sıfatı ile imzalamış olduğu genel ve süresiz çerçeve «kredi sözleşmesine» dayalı olarak banka tarafından asıl borçlu şirkete «teminat mektubu» tahsis edildiği ve «çek karnesi» verildiği, taraflar arasında imzalanan sözleşmede davalı kefilin çek yapraklarından kaynaklanan herhangi bir «taahhüdüne» yer verilmediği gibi icra takibinde de bu konuda davalıdan bir talep bulunmadığından çek «garanti» tutarlarından dolayı talep edilen gayrinakit «depo talebinin» davalıdan talep edilemeyeceği, takibe konu bedeli talep edilen teminat mektuplarından davalının «kefaletinin» bulunduğu sözleşmeye dayalı olarak düzenlenen ve davacının alacaklı olduğu tespit edilen iki adet teminat mektubundan kaynaklı davacı talebinin haklı olduğu gerekç …
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı banka ile dava dışı şirket arasında akdedilen «genel kredi sözleşmeleri» nedeniyle davalının da «kefaleti» ile meri «teminat mektubundan» kaynaklanan kredi tesis edilmek suretiyle «gayri nakdi kredi» ve «çek» kullandırıldığını, sözleşme gereği ödenmesi gereken tutarların davalıya «ihtarname» ile bildirildiğini, «ihtara» rağmen ödemeyen davalı hakkında başlatılan takibe haksız itiraz edildiğini belirterek davalının itirazının iptali ile davalı aleyhine «icra inkar tazminatına» karar verilmesinin talep etmiştir.
… erece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sıl alacaklı banka tarafından davacı tarafa «temlik» edilmiş olmakla banka tarafından «nakit alacak» temlik edilmiş olup, «teminat» mektup blokesi istemi temlik edilmediği gibi temliki mümkün de olmadığından sadece nakde çevrilen «teminat mektubu» bedeli olan nakdi alacaktan davalı sorumlu tutulabileceği gerekçesi ile 104.073,20 TL nakit alacak üzerinden davanın kabulü ile takibin devamına fazlaya ilişkin ta …
Benzer bu karardaİlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalının «müşterek borçlu müteselsil kefil» sıfatı ile imzalamış olduğu genel ve süresiz çerçeve «kredi sözleşmesine» dayalı olarak banka tarafından asıl borçlu şirkete «teminat mektubu» tahsis edildiği ve «çek karnesi» verildiği, taraflar arasında imzalanan sözleşmede davalı kefilin çek yapraklarından kaynaklanan herhangi bir «taahhüdüne» yer verilmediği gibi icra takibinde de bu konuda davalıdan bir talep bulunmadığından çek «garanti» tutarlarında dolayı talep edilen gayrinakit «depo talebinin» davalıdan talep edilemeyeceği, takibe konu bedeli talep edilen teminat mektuplarından davalının «kefaletinin» bulunduğu sözleşmeye dayalı olarak düzenlenen ve davacının alacaklı olduğu tespit edilen iki adet teminat mektubundan kaynaklı davacı talebinin haklı olduğu gerekç …
Bölge adliye mahkemesince, davalının eski TBK zamanında «kefil» olarak imzasının bulunduğu «genel kredi sözleşmesinden» kaynaklı olup riski devam eden ve tazmin edilmiş «teminat» mektuplarından kaynaklı alacağı istemekte davacının haklı olduğu, icra takibinde davacının «çek taahhütnamesinden» kaynaklanan banka alacakları ile ilgili olarak yalnızca asıl borçludan talepte bulunulduğu, «itirazın iptali davası», takibe sıkı sıkıya bağlı bir dava niteliğinde olduğu ve bunun sonucu olarak çek «garanti» bedelleri ile ilgili olarak «depo talebinin» davalıdan talep edilemeyeceği, yerel mahkemece redde konu tutarların tamamının gayri nakdi kredilerden kaynaklanan depo talebine yönelik olduğu ve bunun sonucu olarak davalı yararına belirlenecek «vekalet ücretinin» maktu nitelikte olmasının gerektiği gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Takip dayanağı «teminat» mektuplarından 44.000 USD olanı takipten sonra ve davadan önce 104.073,20 TL olarak nakde çevrilmiş olup,«temlik» eden banka «müddeabihin» «nakit alacak» kısmını oluşturan bu tutarı temlik etmiş, teminat mektup blokesi (ilave teminat gösterilme) istemini temlik etmemiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:çek taahhütnamesi · takip talebi · müddeabih · itirazın iptali davası · iptal davası · eksik inceleme · vekalet ücreti
Benzer bu karardaBölge adliye mahkemesince, davalının eski TBK zamanında «kefil» olarak imzasının bulunduğu «genel kredi sözleşmesinden» kaynaklı olup riski devam eden ve tazmin edilmiş «teminat» mektuplarından kaynaklı alacağı istemekte davacının haklı olduğu, icra takibinde davacının «çek taahhütnamesinden» kaynaklanan banka alacakları ile ilgili olarak yalnızca asıl borçludan talepte bulunulduğu, «itirazın iptali davası», takibe sıkı sıkıya bağlı bir dava niteliğinde olduğu ve bunun sonucu olarak çek «garanti» bedelleri ile ilgili olarak «depo talebinin» davalıdan talep edilemeyeceği, yerel mahkemece redde konu tutarların tamamının gayri nakdi kredilerden kaynaklanan depo talebine yönelik olduğu ve bunun sonucu olarak davalı yararına belirlenecek «vekalet ücretinin» maktu nitelikte olmasının gerektiği gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
2- Davalının temyiz itirazlarının incelemesine gelince «temlik» eden davacı bankanın «takip talebi» mer’i «teminat» mektupları bedelinin blokesi (ilave teminat gösterme borcu) kapsamında olup, davalının itirazı üzerine iş bu «itirazın iptali davası» açılmıştır.
Takip dayanağı «teminat» mektuplarından 44.000 USD olanı takipten sonra ve davadan önce 104.073,20 TL olarak nakde çevrilmiş olup,«temlik» eden banka «müddeabihin» «nakit alacak» kısmını oluşturan bu tutarı temlik etmiş, teminat mektup blokesi (ilave teminat gösterilme) istemini temlik etmemiştir.
Bu durumda mahkemece tazmin edilip nakdi alacağa dönüşen alacak yönünden «temlik» alan davacı lehine hüküm kurulması gerekirken, henüz tazmin edilmemiş gayri nakdi alacak yönünden de hüküm kurulması doğru olmadığı gibi, davalının «kefaleten» sorumlu olduğu nakdi tutarın kredi borçlusu ya da diğer kefillerce ödenip ödenmediği de araştırılmadan yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayanılarak karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/15233 E. 2016/575 K.
Ortak:nakit alacak · müşterek borçlu müteselsil kefil · depo kararı · müteselsil kefil · kefalet · genel kredi sözleşmesi · garantörlük · kefil
İncelediğiniz karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 08.12.2017 tarihli ve 2015/285 E., 2017/816 K. sayılı kararıyla; davalının «müşterek borçlu müteselsil kefil» sıfatı ile imzalamış olduğu genel ve süresiz çerçeve «kredi sözleşmesine» dayalı olarak banka tarafından asıl borçlu şirkete «teminat mektubu» tahsis edildiği ve «çek karnesi» verildiği, taraflar arasında imzalanan sözleşmede davalı kefilin çek yapraklarından kaynaklanan herhangi bir «taahhüdüne» yer verilmediği gibi icra takibinde de bu konuda davalıdan bir talep bulunmadığından çek «garanti» tutarlarından dolayı talep edilen gayrinakit «depo talebinin» davalıdan talep edilemeyeceği, takibe konu bedeli talep edilen teminat mektuplarından davalının «kefaletinin» bulunduğu sözleşmeye dayalı olarak düzenlenen ve davacının alacaklı olduğu tespit edilen iki adet teminat mektubundan kaynaklı davacı talebinin haklı olduğu gerekç …
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı banka ile dava dışı şirket arasında akdedilen «genel kredi sözleşmeleri» nedeniyle davalının da «kefaleti» ile meri «teminat mektubundan» kaynaklanan kredi tesis edilmek suretiyle «gayri nakdi kredi» ve «çek» kullandırıldığını, sözleşme gereği ödenmesi gereken tutarların davalıya «ihtarname» ile bildirildiğini, «ihtara» rağmen ödemeyen davalı hakkında başlatılan takibe haksız itiraz edildiğini belirterek davalının itirazının iptali ile davalı aleyhine «icra inkar tazminatına» karar verilmesinin talep etmiştir.
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; «temlik» eden banka ile davalı arasında imzalanan «genel kredi sözleşmelerinin» birbirinin devamı niteliğinde olduğunu, davalının «kefil» sıfatı ile tüm borçtan sorumlu olduğunu, davanın tamamının kabulü gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
Benzer bu karardaAncak, dosya içinde mevcut ve aleyhine «ihtiyati haciz» istenenlerin müşterek borçlu ve «müteselsil kefil» sıfatı ile imzalarının bulunduğu 02.08.2011 tarihli «genel kredi sözleşmesinin» 13. ve 31.07.2012 tarihli genel kredi sözleşmesinin ise 11. maddelerinde «gayrinakdi kredi» bedellerinin bankaya «depo» edilmesinin, her zaman banka tarafından istenebileceğinin düzenlendiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, hakkında «ihtiyati haciz» istenenlerden ...'nin «kredi sözleşmesinde» kredi kullanan dava dışı borçluya, 6.000.000,00 TL artırımla 8.000.000,00 TL üzerinden «kefil» olduğu, kefil borçlulardan ...'ın ise «kefaletinin» «teminatını» teşkil etmek üzere ...
23/10/2013 gün .....y. ile 990.000,00 TL'lik «ipotek» verdiği görülmekle, hakkında «ihtiyati haciz» istenen «kefil» borçlulara tebliğ olunan ....
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:gayri nakit alacak · gayrinakdi alacak · gayrinakdi kredi · hesap kat ihtarnamesi · kat ihtarnamesi · kat ihtarı · hesap kat · i̇i̇k 257
Benzer bu karardaNoterliği tarafından düzenlenen 17.10.2014 tarih ve .... yevmiye sayılı «hesap kat ihtarnamesinde», «gayrinakit alacaklar» yönünden «depo» istemi de mevcut olup, söz konusu «kat ihtarı», aleyhine «ihtiyati haciz» istenen müşterek borçlu ve müteselsil kefillere tebliğ edilmiş olduğundan TBK’nın 586/1 maddesinde düzenlenen ifada gecikme ve ihtarın sonuçsuz kalması koşulunun da gerçekleştiği anlaşılmaktadır.
O halde, İcra İflas Kanunu'nun «257». maddesindeki şartların oluştuğu, hesabın «gayri nakit alacaklar» yönünden de katedildiği ve gayri nakit alacağa ilişkin istemin de anılan sözleşme hükümleri uyarınca kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile kısmen ret kararı verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle «ihtiyati haciz» isteyen (alacaklı) yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Mahkemece, nakit krediden dolayı «ihtiyati haciz» talebi kabul edilmiş ve iade edilmeyen «çek» yaprakları sebebiyle bankanın «hamile» ödemekle yükümlü olduğu yasal karşılıklar, meri «teminat» mektupları ve .... kredisi nedeniyle «garanti» edilen alacaklar toplamından oluşan ve «gayrinakdi kredi» niteliğindeki alacak kalemine yönelik talep ise reddedilmiştir.
Ancak, dosya içinde mevcut ve aleyhine «ihtiyati haciz» istenenlerin müşterek borçlu ve «müteselsil kefil» sıfatı ile imzalarının bulunduğu 02.08.2011 tarihli «genel kredi sözleşmesinin» 13. ve 31.07.2012 tarihli genel kredi sözleşmesinin ise 11. maddelerinde «gayrinakdi kredi» bedellerinin bankaya «depo» edilmesinin, her zaman banka tarafından istenebileceğinin düzenlendiği anlaşılmaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/5536 E. 2010/5179 K.
Ortak:nakit alacak · teminat mektubu · depo kararı · müteselsil kefil · garantörlük · kefil · taahhütname · çek
İncelediğiniz karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 08.12.2017 tarihli ve 2015/285 E., 2017/816 K. sayılı kararıyla; davalının «müşterek borçlu müteselsil kefil» sıfatı ile imzalamış olduğu genel ve süresiz çerçeve «kredi sözleşmesine» dayalı olarak banka tarafından asıl borçlu şirkete «teminat mektubu» tahsis edildiği ve «çek karnesi» verildiği, taraflar arasında imzalanan sözleşmede davalı kefilin çek yapraklarından kaynaklanan herhangi bir «taahhüdüne» yer verilmediği gibi icra takibinde de bu konuda davalıdan bir talep bulunmadığından çek «garanti» tutarlarından dolayı talep edilen gayrinakit «depo talebinin» davalıdan talep edilemeyeceği, takibe konu bedeli talep edilen teminat mektuplarından davalının «kefaletinin» bulunduğu sözleşmeye dayalı olarak düzenlenen ve davacının alacaklı olduğu tespit edilen iki adet teminat mektubundan kaynaklı davacı talebinin haklı olduğu gerekç …
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı banka ile dava dışı şirket arasında akdedilen «genel kredi sözleşmeleri» nedeniyle davalının da «kefaleti» ile meri «teminat mektubundan» kaynaklanan kredi tesis edilmek suretiyle «gayri nakdi kredi» ve «çek» kullandırıldığını, sözleşme gereği ödenmesi gereken tutarların davalıya «ihtarname» ile bildirildiğini, «ihtara» rağmen ödemeyen davalı hakkında başlatılan takibe haksız itiraz edildiğini belirterek davalının itirazının iptali ile davalı aleyhine «icra inkar tazminatına» karar verilmesinin talep etmiştir.
… erece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sıl alacaklı banka tarafından davacı tarafa «temlik» edilmiş olmakla banka tarafından «nakit alacak» temlik edilmiş olup, «teminat» mektup blokesi istemi temlik edilmediği gibi temliki mümkün de olmadığından sadece nakde çevrilen «teminat mektubu» bedeli olan nakdi alacaktan davalı sorumlu tutulabileceği gerekçesi ile 104.073,20 TL nakit alacak üzerinden davanın kabulü ile takibin devamına fazlaya ilişkin ta …
Benzer bu karardaMahkemece, gayri nakdi alacak yönünden «ihtiyati haciz» istemi reddedilmiş ise de; davalıların «müteselsil kefil» olduğu genel kredi ve «teminat» sözleşmesinin 12.maddesi gereğince, teminat mektupları bedellerinin bankaya «depo» edilmesinin her zaman istenebilmesinin mümkün olduğunun düzenlendiği, bu durumda, «teminat mektubu» bedelleri hakkında da ihtiyati haciz istenilmesinin mümkün olduğu, «çek» «garanti» bedelleri yönünden ise ilgili «taahhütname» getirtilerek «çek garanti bedellerinin» depo edilmesinin istenmesinin mümkün olup olmadığı araştırılmak suretiyle, isteme ilişkin diğer şartların varlığı araştırılarak, sonucuna göre karar verilmesi gere …
Uyuşmazlık, «ihtiyati haciz» isteminin reddedilen kısmına ilişkin olup, ihtiyati haciz isteyen banka vekili, «teminat» mektuplarının ve «çek garanti bedellerini» «depo» edilmesi talebinin ihtiyati haciz istemi kapsamında kabul edilmesini talep etmektedir.
Mahkemece, talebin kısmen kabulü ile borçluların «nakit alacak» nedeniyle 294.478,48 TL’lik borcuna ve «masraflarına» yeter miktarda hak ve alacakları üzerine «ihtiyati haciz» konulmasına, gayri nakdi alacak yönünden talebin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:çek garanti bedeli · ihtiyati haciz · haciz · dosya masrafı
Benzer bu karardaMahkemece, talebin kısmen kabulü ile borçluların «nakit alacak» nedeniyle 294.478,48 TL’lik borcuna ve «masraflarına» yeter miktarda hak ve alacakları üzerine «ihtiyati haciz» konulmasına, gayri nakdi alacak yönünden talebin reddine karar verilmiştir.
Uyuşmazlık, «ihtiyati haciz» isteminin reddedilen kısmına ilişkin olup, ihtiyati haciz isteyen banka vekili, «teminat» mektuplarının ve «çek garanti bedellerini» «depo» edilmesi talebinin ihtiyati haciz istemi kapsamında kabul edilmesini talep etmektedir.
Mahkemece, gayri nakdi alacak yönünden «ihtiyati haciz» istemi reddedilmiş ise de; davalıların «müteselsil kefil» olduğu genel kredi ve «teminat» sözleşmesinin 12.maddesi gereğince, teminat mektupları bedellerinin bankaya «depo» edilmesinin her zaman istenebilmesinin mümkün olduğunun düzenlendiği, bu durumda, «teminat mektubu» bedelleri hakkında da ihtiyati haciz istenilmesinin mümkün olduğu, «çek» «garanti» bedelleri yönünden ise ilgili «taahhütname» getirtilerek «çek garanti bedellerinin» depo edilmesinin istenmesinin mümkün olup olmadığı araştırılmak suretiyle, isteme ilişkin diğer şartların varlığı araştırılarak, sonucuna göre karar verilmesi gere …
Kararı, «ihtiyati haciz» isteyen vekili temyiz etmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/1322 E. , 2023/3812 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2021/173 E., 2021/742 K.
HÜKÜM
Kısmen kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen itirazın iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 13.06.2023 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı banka ile dava dışı şirket arasında akdedilen genel kredi sözleşmeleri nedeniyle davalının da kefaleti ile meri teminat mektubundan kaynaklanan kredi tesis edilmek suretiyle gayri nakdi kredi ve çek kullandırıldığını, sözleşme gereği ödenmesi gereken tutarların davalıya ihtarname ile bildirildiğini, ihtara rağmen ödemeyen davalı hakkında başlatılan takibe haksız itiraz edildiğini belirterek davalının itirazının iptali ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesinin talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı bankaya şahsi kefaletinin ve taahütünün olmadığını, dava dışı borçlu şirket ile ilişkisinin 18.12.2008 tarihinde sonlandığını, bu tarih itibariyle bankalara herhangi bir borcunun bulunmadığını, 18.06.2013 ve 10.12.2013 tarihli teminat mektuplarının paraya çevrilmediğini bu nedenle davacının muaccel alacağı bulunmadığını çek yaprağından davalının sorumlu tutulamayacağını savunarak davanın reddi ile davacı aleyhine kötüniyet tazminatı istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 08.12.2017 tarihli ve 2015/285 E., 2017/816 K. sayılı kararıyla; davalının müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatı ile imzalamış olduğu genel ve süresiz çerçeve kredi sözleşmesine dayalı olarak banka tarafından asıl borçlu şirkete teminat mektubu tahsis edildiği ve çek karnesi verildiği, taraflar arasında imzalanan sözleşmede davalı kefilin çek yapraklarından kaynaklanan herhangi bir taahhüdüne yer verilmediği gibi icra takibinde de bu konuda davalıdan bir talep bulunmadığından çek garanti tutarlarından dolayı talep edilen gayrinakit depo talebinin davalıdan talep edilemeyeceği, takibe konu bedeli talep edilen teminat mektuplarından davalının kefaletinin bulunduğu sözleşmeye dayalı olarak düzenlenen ve davacının alacaklı olduğu tespit edilen iki adet teminat mektubundan kaynaklı davacı talebinin haklı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 18.01.2019 tarihli ve 2018/505 E., 2019/5 K. sayılı kararıyla; usul ve kanuna uygun bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 03.02.2021 tarih 2020/5079 E. ve 2021/817 K. sayılı kararıyla davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, mahkemece tazmin edilip nakdi alacağa dönüşen alacak yönünden temlik alan davacı lehine hüküm kurulması gerekirken, henüz tazmin edilmemiş gayri nakdi alacak yönünden de hüküm kurulması doğru görülmeyerek davalının temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sıl alacaklı banka tarafından davacı tarafa temlik edilmiş olmakla banka tarafından nakit alacak temlik edilmiş olup, teminat mektup blokesi istemi temlik edilmediği gibi temliki mümkün de olmadığından sadece nakde çevrilen teminat mektubu bedeli olan nakdi alacaktan davalı sorumlu tutulabileceği gerekçesi ile 104.073,20 TL nakit alacak üzerinden davanın kabulü ile takibin devamına fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; temlik eden banka ile davalı arasında imzalanan genel kredi sözleşmelerinin birbirinin devamı niteliğinde olduğunu, davalının kefil sıfatı ile tüm borçtan sorumlu olduğunu, davanın tamamının kabulü gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava dışı şirket ile ortaklık ilişkisinin bittiğini, ortaklıktan ayrılırken şirketin Bankalara borcu olmadığını, kefalet sözleşmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, geçersiz sayılması gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, banka kredi sözleşmesinden kaynaklanan gayri nakdi kredi karşılıklarının depo edilmesi için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine,
Davacı harçtan muaf olduğundan, harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/940529900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz