Ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti | Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/6103 E. 2023/2588 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
şirket zararı↗ maddi ve manevi tazminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Uyuşmazlık, davalı şirket yöneticilerinin şirketi zarara uğrattığından bahisle maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun ( 1086 sayılı Kanun) 440 ıncı ve 442 nci maddeleri
2. 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 309 uncu maddesi
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre davacı vekilinin 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/6434 E. 2023/1422 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mirasçılık · bono
Benzer bu karardaUyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, takibe konu «bonolar» nedeniyle davacıların «mirasçı» sıfatıyla sorumlu olup olmadığına ilişkindir.
-
YİDK kararının iptali | YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/1460 E. 2023/4444 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/6158 E. 2023/724 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/6103 E. , 2023/2588 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2020/317 Esas, 2020/911 Karar
İSTEYEN Davacı vekili
Taraflar arasındaki asıl davada şirket yöneticilerinin sorumluluğu, şirketin feshi ve tasfiyesi, birleşen davada geçerli ortaklık ilişkisi kurulmadığının tespiti ve alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece asıl davada fesih ve tasfiye talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, sorumluluk davasının reddine, birleşen davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece Mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir.
Davacı vekili tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; davalı şirketin uzun süredir kâr elde edemediğini, kötü yönetildiğini, şirketin sürekli zararda gösterilerek ortakların zarara uğratıldığını ileri sürerek davalı şirketin infisahına, şirkete kayyım tayinine ve şirkete verilen zararların yönetim kurulu üyelerinden tahsil edilerek şirket tüzel kişiliğine ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde ; davalı şirketin yurt dışında birçok ülkede yatırılan paraların istenildiği her an geri çekilebileceği ve karşılığında yüksek oranda faiz verileceği garantisi ile müvekkilinin davalı tarafa para verdiğini, ancak ödenen paranın bir türlü geri alınamadığını ileri sürerek taraflar arasında geçerli bir ortaklık ilişkisi bulunmadığının tespitine ve ödenen paranın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı şirket vekili asıl davada cevap dilekçesinde; davada hak düşürücü süre ve zamanaşımı sürelerinin geçtiğini, iddiaların asılsız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı şirket vekili birleşen davada cevap dilekçesinde; davacının ortaklığının geçerli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davada fesih ve tasfiye talebi hakkındaki 18.02.2009 tarihli kararın kesinleştiği gerekçesiyle bu hususta yeniden karar verilmesine yer olmadığına, sorumluluk davasının ispat edilemediği gerekçesiyle reddine, birleşen davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Yargıtay Kararı
Dairenin 11.05.2022 tarihli ve 2021/1764 E., 2022/3745 K. sayılı kararıyla Mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir.
V. KARAR DÜZELTME
A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuran
Dairenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
B. Karar Düzeltme Sebepleri
Davacı vekili karar düzeltme dilekçesinde özetle; şirketin zarara uğratıldığının sabit olduğunu ve bu zararının karşılanması gerektiğini ileri sürerek kararın düzeltilmesini ve Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı şirket yöneticilerinin şirketi zarara uğrattığından bahisle maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun ( 1086 sayılı Kanun) 440 ıncı ve 442 nci maddeleri
2. 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 309 uncu maddesi
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre davacı vekilinin 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin karar düzeltme isteminin 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesi gereğince REDDİNE,
Aşağıda yazılı bakiye 206,80 TL karar düzeltme ret harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca takdiren 1.581,00 TL para cezasının karar düzeltme isteyenden alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine,
02.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/940302800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz