6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/2651 E. 2023/2120 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yetkiye itiraz sevk irsaliyesi imza incelemesi irsaliye yemin delili yemin mahsup keşideci havale geçersizlik fatura ıslah çek icra inkar tazminatı inkar tazminatı yetkisizlik kararı dahili dava teslim e-defter

Atıf yapılan mevzuat: TBK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece 02.07.2015 tarih, 2012/281 E. ve 2015/732 K. sayılı kararı ile davacının malın teslimini kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.

B. Bozma Kararı

Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 24.02.2016 tarih, 2015/14709 E. ve 2016/3015 K. sayılı kararıyla davalının malı teslim alan ...'ın kardeşi olduğunu kabul ettiği, ancak imzanın ...'a ait olmadığını savunduğu, bu durumda, Mahkemece dava dışı ...'ın davalı adına işlem yapma yetkisinin bulunup bulunmadığı araştırıldıktan sonra teslim alan sıfatı ile ... imzası bulunan belgedeki imzanın ...'a ait olup olmadığı yönünde usulüne uygun olarak imza incelemesi yaptırılıp sonucuna göre bir karar verilmesi gereğine işaret edilerek bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davalı adına düzenlemiş olduğu faturalardan 13.096,07 TL bedelli olan faturadaki malları teslim ettiği ve bu faturadan dolayı alacağının doğduğu ve yine davacı defterlerine göre davacının davalıdan 17.000,00 TL tahsil ettiği, davacının açıkça yemin deliline dayandığı, davalının yemini eda ettiği, bakiye alacak yönünden davacının iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu faturalara ilişkin tüm malların tam ve eksiksiz olarak davalıya teslim edildiğini, tüm çeklerin verilme tarihi malların teslimi ve faturaların düzenlenme tarihinden sonra olduğunu, çeklerin veriliş tarihleri, bedelleri ve fatura tarihleri dikkate alındığında kendisi veya toplamı 17.000,00 TL olan fatura bulunmadığını, bu durumun yemini geçersiz kıldığını, sevk irsaliyelerindeki imzanın ...’ın elinin ürünü olduğu ortaya çıktığını, sevk irsaliyelerinde imzası olan kişilerin SGK kayıtlarında yer almaması davalının yanında çalışmadığını ve/veya onun adına hareket edebilecek kişiler olmadığını göstermeyeceğini, bu konudaki tanık dinletme taleplerinin Mahkemece dikkate alınmadığını, davacının bakiye 21.442,92 TL alacağı, şirket defter kayıtları ile sabit olduğunu, davalı taraf defter dahil hiçbir delil sunmadığını, bu durumda davacı şirket defter ve kayıtlarının geçerli olduğunu ileri sürerek Mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, davacının davalıya sattığını iddia ettiği malların davalıya teslim edilip edilmediği noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 207 ve devamı maddeleri.

3. Değerlendirme

Davalı taraf 17.000,00 TL tutarında mal aldığını ve bedelini çeklerle ödediğini belirtmiş, 05.12.2013 havale tarihli beyanında 22.07.2011 tarihli irsaliyede imzası bulunan ...'ın kardeşi olduğunu, ancak imzanın kardeşine ait olmadığını beyan etmiştir. Davalı, dava konusu faturalardaki malın teslim edilmediğinden borcu olmadığını savunmuştur. Mahkemece uyulan bozma ilamında da bozma konusu yapılan husus sadece ...'ın isim ve imzasının bulunduğu sevk irsaliyesiyle ilgili borç olup olmadığa ilişkindir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan inceleme neticesinde 22.07.2011 tarihli sevk irsaliyesindeki imzanın davalının kardeşi olduğunu kabul ettiği ...'ın eli ürünü olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca davalının kardeşi ...'ın taraflar arasındaki ticari ilişki sırasında 10.11.2011 keşide tarihli çeklerin keşidecesi olduğu, davacı tarafından düzenlenen çek alındı bordrosunda ...'ın adının yazılı olduğu anlaşılmakla davalıya dava konusu ve bozmaya konu faturadaki malın teslim edildiğinin ve davalının teslim almadığını ve irsaliyedeki imzanın kardeşi ...'a ait olmadığını savunduğu fatura bedelinden sorumlu olduğunun kabulü gerekir.

Cari hesaba ilişkin davacı defterinde 17.000,00 TL ödemenin mahsup edildikten sonra kalan miktarın alacak kayıtlı olduğu ve icra takibinin de bu miktar üzerinden yapıldığı bu miktar ödemenin davacının da kabulünde olduğu, ancak davalının bozmaya konu faturadaki (irsaliyedeki) malları hiç teslim almadığını, bu nedenle borcu olmadığını savunduğu anlaşılmıştır. Bu durumda açıklanan gerekçeyle bozma ilamında mal teslimi yönünden imza incelemesine konu edilen fatura bedeli bakımından davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken uyulan bozma ilamına göre yapılan inceleme ve araştırmaya rağmen yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1176 E. 2023/955 K.

    Ortak: · İtirazın iptali, İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2022/2651 E.  ,  2023/2120 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2017/1205 Esas, 2022/47 Karar

HÜKÜM

Ret

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalıdan olan faturadan kaynaklanan bakiye alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalının borca ve yetkiye itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptalini ve icra inkar tazminata karar verilmesini talep etmiştir.

Davacı vekili 18.06.2015 tarihli dilekçesiyle davayı ıslah ederek faturalardan bakiye alacak 21.442,92 TL'nin davalıdan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının davacıdan sadece 17.000,00 TL tutarında mal aldığını ve bedelini çek ile ödediğini, dava konusu fatura içeriğindeki malların davalıya teslim edilmediğini, davalıya herhangi bir borcun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Mahkemece Verilen Karar

Mahkemece 02.07.2015 tarih, 2012/281 E. ve 2015/732 K. sayılı kararı ile davacının malın teslimini kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.

B. Bozma Kararı

Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 24.02.2016 tarih, 2015/14709 E. ve 2016/3015 K. sayılı kararıyla davalının malı teslim alan ...'ın kardeşi olduğunu kabul ettiği, ancak imzanın ...'a ait olmadığını savunduğu, bu durumda, Mahkemece dava dışı ...'ın davalı adına işlem yapma yetkisinin bulunup bulunmadığı araştırıldıktan sonra teslim alan sıfatı ile ... imzası bulunan belgedeki imzanın ...'a ait olup olmadığı yönünde usulüne uygun olarak imza incelemesi yaptırılıp sonucuna göre bir karar verilmesi gereğine işaret edilerek bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davalı adına düzenlemiş olduğu faturalardan 13.096,07 TL bedelli olan faturadaki malları teslim ettiği ve bu faturadan dolayı alacağının doğduğu ve yine davacı defterlerine göre davacının davalıdan 17.000,00 TL tahsil ettiği, davacının açıkça yemin deliline dayandığı, davalının yemini eda ettiği, bakiye alacak yönünden davacının iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu faturalara ilişkin tüm malların tam ve eksiksiz olarak davalıya teslim edildiğini, tüm çeklerin verilme tarihi malların teslimi ve faturaların düzenlenme tarihinden sonra olduğunu, çeklerin veriliş tarihleri, bedelleri ve fatura tarihleri dikkate alındığında kendisi veya toplamı 17.000,00 TL olan fatura bulunmadığını, bu durumun yemini geçersiz kıldığını, sevk irsaliyelerindeki imzanın ...’ın elinin ürünü olduğu ortaya çıktığını, sevk irsaliyelerinde imzası olan kişilerin SGK kayıtlarında yer almaması davalının yanında çalışmadığını ve/veya onun adına hareket edebilecek kişiler olmadığını göstermeyeceğini, bu konudaki tanık dinletme taleplerinin Mahkemece dikkate alınmadığını, davacının bakiye 21.442,92 TL alacağı, şirket defter kayıtları ile sabit olduğunu, davalı taraf defter dahil hiçbir delil sunmadığını, bu durumda davacı şirket defter ve kayıtlarının geçerli olduğunu ileri sürerek Mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, davacının davalıya sattığını iddia ettiği malların davalıya teslim edilip edilmediği noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 207 ve devamı maddeleri.

3. Değerlendirme

Davalı taraf 17.000,00 TL tutarında mal aldığını ve bedelini çeklerle ödediğini belirtmiş, 05.12.2013 havale tarihli beyanında 22.07.2011 tarihli irsaliyede imzası bulunan ...'ın kardeşi olduğunu, ancak imzanın kardeşine ait olmadığını beyan etmiştir. Davalı, dava konusu faturalardaki malın teslim edilmediğinden borcu olmadığını savunmuştur. Mahkemece uyulan bozma ilamında da bozma konusu yapılan husus sadece ...'ın isim ve imzasının bulunduğu sevk irsaliyesiyle ilgili borç olup olmadığa ilişkindir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan inceleme neticesinde 22.07.2011 tarihli sevk irsaliyesindeki imzanın davalının kardeşi olduğunu kabul ettiği ...'ın eli ürünü olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca davalının kardeşi ...'ın taraflar arasındaki ticari ilişki sırasında 10.11.2011 keşide tarihli çeklerin keşidecesi olduğu, davacı tarafından düzenlenen çek alındı bordrosunda ...'ın adının yazılı olduğu anlaşılmakla davalıya dava konusu ve bozmaya konu faturadaki malın teslim edildiğinin ve davalının teslim almadığını ve irsaliyedeki imzanın kardeşi ...'a ait olmadığını savunduğu fatura bedelinden sorumlu olduğunun kabulü gerekir.

Cari hesaba ilişkin davacı defterinde 17.000,00 TL ödemenin mahsup edildikten sonra kalan miktarın alacak kayıtlı olduğu ve icra takibinin de bu miktar üzerinden yapıldığı bu miktar ödemenin davacının da kabulünde olduğu, ancak davalının bozmaya konu faturadaki (irsaliyedeki) malları hiç teslim almadığını, bu nedenle borcu olmadığını savunduğu anlaşılmıştır. Bu durumda açıklanan gerekçeyle bozma ilamında mal teslimi yönünden imza incelemesine konu edilen fatura bedeli bakımından davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken uyulan bozma ilamına göre yapılan inceleme ve araştırmaya rağmen yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.

V. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Mahkeme kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

06.04.2023 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, 28.06.2011 tarih 7824, 28.06.2011 tarih 7830 ve 15.08.2011 tarih 821 no.lu fatura muhteviyatlarının davalıya teslim edildiğinin ispat edilememesine, 22.07.2011 tarih ve 7929 no.lu fatura muhteviyatın teslim alındığının ve karşılığında 17.000,00 TL ödendiğinin dosya içeriğinden anlaşılmasına göre usul ve yasaya uygun yerel mahkeme kararının onanmasına karar verilmesi gerekirken bedeli ödenen fatura yönünden kararın yazılı gerekçe ile bozulmasına ilişkin çoğunluk görüşüne karşıyım.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/940278800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.