Menfi tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/4268 E. 2023/1341 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
grafolojik inceleme↗ borcun yenilenmesi↗ mükerrer tahsilat↗ temlik sözleşmesi↗ akdi faiz↗ borçlu olunmadığının tespiti↗ mutabakat↗ alacağın temliki↗ mükerrerlik↗ temerrüt tarihi↗ kötüniyet tazminatı↗ maddi hata↗ ticari faiz↗ muacceliyet↗ dürüstlük kuralı↗ mahsup↗ yenileme↗ bono↗ temlik↗ vade↗ protokol↗ istirdat↗ temerrüt faizi↗ ek tasfiye↗ ıslah↗ kötüniyet↗ menfi tespit↗ yükleten (shipper)↗ avans faizi↗ temerrüt↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece 08.03.2016 tarih, 2016/19096 E.- 2018/4818 K. sayılı kararı ile asıl davada, taraflar arasındaki ticari ilişkiden doğan borç ilişkisinin protokol ile düzenlendiği, bu protokole göre gerek yeni verilen senetler gerekse devredilen icra dosyasından davalıların bir tahsilat yapmadığı gerekçesiyle, asıl davanın reddine; karşı davada, karşı davacıların davalıların temerrütlerinin sonuçlarından faydalanarak gerekli hukuki yollara başvurmayarak vade tarihleri değiştirilmiş yeni senetler aldıkları, bu şekilde davranan ve davalıların dosyaya sunduğu senet bedellerini tahsil eden davacıların kendilerine karşı açılmış olan bir davada temerrütün gerçekleştiği iddiasıyla sözleşmede öngörülen hükümler gereği alacak talebinde bulunmalarının "dürüstlük kuralı" na aykırı bulunduğu gerekçesiyle, karşı davanın reddine karar verilmiş, karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 04.10.2018 tarih, 2016/19096 E.- 2018/4818 K. sayılı kararıyla; asıl davaya ilişkin yapılan temyiz incelemesinde; taraflar arasındaki protokol başlıklı belge de borç tutarının 26.200,00 TL olduğunun kararlaştırıldığı, protokolde bu borca karşılık 16.200,00 TL’lik senetler verildiği, kalan miktar için ise davacı ...’nin başka icra dosyalarındaki alacaklarının temliki yapılarak borcun ödeneceği konusunda taraflarca anlaşmaya varıldığı, davacıların protokolde belirtilen borçlarını süresinde ödememesi üzerine davalılara 23 adet yeni bono verdiği bu bonoların bir kısmının ödendiği bir kısmının ise ödenmediğinin dosya içeriğinden anlaşıldığı, aynı şekilde temlik edilen icra dosyasındaki borcun da ödenmediğinin görüldüğü, ödenmeyen bonoların yerine yeni bonoların verilmesinin borcun yenilendiği şeklinde kabul edilemeyeceği, taraflar arasında bu konuda yeni bir sözleşme bulunmadığı, mahkemece protokol hükümlerindeki temerrüt faizinin uygulanmayacağı görüşünün yerinde olmadığı, mahkemece yapılacak iş, taraflar arasındaki temerrüt hükümleri uygulanarak; yapılan ödemeler mahsup edildikten sonra dava tarihi itibariyle davacıların hangi miktarda borçlu olduğunun tespiti, şayet borçlular ise bu borcun ne kadar olduğu ve buna göre borçlu olunmayan miktarın tespiti ile hüküm altına alınmasından ibaret olduğu, karşı dava ile ilgili olarak ise, yukarıda belirtildiği üzere mahkemece taraflar arasındaki alacak borç ilişkisi tespit edilerek, karşı dava tarihi itibariyle karşı davacıların alacaklı olduğu miktar belirlendikten sonra varsa bakiye alacağın hüküm altına alınması gerekirken, dosya içeriğine uymayan ve hukuki dayanaktan yoksun olarak hem menfi tespit hem de karşı davanın reddi doğru görülmediği gerekçesiyle karar bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve numarası belirtilen karar ile; alınan bilirkişi raporu uyarınca davacının dava tarihi itibariyle esas dava davacılarının davalılarına 40.843,82 TL borçlu olduğunun tespit edildiği asıl dava yönünden davanın ispatlanamadığı, karşı davalı davacılarının karşı dava kapsamında 15.300,00 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle asıl davanın reddine karşı davanın kabulü ile 15.300,00 TL'nin 1.000,00 TL'sine karşı dava tarihi olan 30.05.2011 tarihinden 14.300,00 TL'sine ise ıslah tarihi olan 03.02.2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davacı karşı davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl dava yönünden asıl dava davacılar vekili, karşı dava yönünden karşı dava davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacılar karşı davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde ileri sürülen iddiaları tekrarlayarak, Mahkemece alınan bilirkişi raporunda maddi hataya düşüldüğünü, bilirkişi raporuna göre mükerrer tahsilat yapıldığını, davalının hem icra dosyasındaki alacağı temlik aldığını, takip ve tahsil edip etmemek kendi insiyatifinde olduğunu, hem elindeki eski senetleri müvekkiline iade etmediğini, bunlarla ilgili işlem yapma ihtimalinin halen bulunduğunu, hem de müvekkilinden tahsil etmiş olduğu paralar ile sonradan verilen senetleri elinde bulundurduğunu, müvekkilinin mağdur olduğunu belirterek asıl davanın reddine ilişkin kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalılar karşı davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece kötüniyet tazminatı talepleri hakkında bir karar verilmediğini, temlik sözleşmesindeki imzasını inkâr eden davacı-karşı davalının, imza konusunda yapılan grafolojik inceleme neticesinde eli ürünü olduğu tespit edildiğini ve kötüniyetli olduğunu, müvekkilinin 30.06.2006 vade tarihli alacağının ödenmesi konusunda 2 yıldan fazla süren bir çabasının ardından, gecikme faizleri hariç 32.722,00 TL alacaklı olmasına rağmen, 26.000,00 TL tutarlık kısmı için ve ek olarak gecikme faizleri ayrıca hesaplanacak şekilde mutabakata razı olduğunu, iş bu sözleşmede bir de senetlerin herhangi biri vade tarihinde ödenmediği takdirde geri kalan senetlerin muaccelliyet kesbedileceği ve senetlerin tamamı için temerrüt tarihi itibari ile aylık %6 akdi faiz uygulanacağını ve buna ek olarak da toplam borç tutarının %10’u nispetinde Avukatlık ücreti ödeneceğinin imza altına alındığını, davacının 15.12.2008 tarihi itibarı ile temerrüde düştüğünü, Yargıtay bozma ilamından sonra alınan 28.02.2020 tarihli raporda bozma ilamı yönünde, taraflar arasında akdedilen sözleşmeye göre müvekkilinin alacağı için 40.843,82 TL'lik alacak miktarına ulaşıldığını ve bu tutara katıldıklarını, ancak Mahkemece gerekçede belirtilmiş olmasına rağmen bilirkişi raporunun sonuç ve kanaat bölümündeki taleplerine uygun şekilde dava tarihine kadar yapılmış olan akdi faiz hesaplama sonucuna göre, temerrüt tarihinden itibaren akdi faiz uygulanması yönünde hüküm kurulması gerekirken; alacak miktarı için dava tarihine kadar hiç faiz hesaplamadan (26.000,00 borç-10.700,00 ödeme =) yalnızca 15.300,00 TL alacak tutarına karar verilmesinin ve dava tarihi ile ıslah tarihi baz alınarak avans faiz işletilmesine karar verilmesinin hem bozma kararına hem de mevzuata ve yerleşik içtihatlara alenen aykırılık teşkil ettiğini, taraflar arasında ticari ilişki olduğundan ticar, faiz uygulanması gerektiğini belirterek mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, asıl dava yönünden taraflar arasındaki ticari ilişkiye istinaden borçlu olunmadığının tespiti, karşı dava yönünden alacak talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un 54 üncü maddesi, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 105 inci maddesi,
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/4268 E. , 2023/1341 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2018/1461 E., 2020/734 K.
HÜKÜM
Ret-kabul
Taraflar arasındaki menfi tespit-alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece asıl davanın reddine karşı davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, asıl dava yönünden davacılar vekili karşı dava yönünden karşı dava davacıları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili asıl davada dava dilekçesinde; davacılar ile davalı şirket arasında ticari ilişki bulunduğunu, bu ilişkinin protokol ile tasfiye edildiğini, protokol kapsamında davalı şirkete verilen senetlerin ödendiğini ileri sürerek, davacıların davaya konu senetler nedeniyle davalılara borçlu olmadığının tespitine, fazla yapılan ödemenin davalılardan istirdatına; karşı davanın ise reddine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacıların senet bedellerini ödemediklerini belirterek, asıl davanın reddini talep etmiş, karşı dava da ise davalılar tarafından yapılan ödemeler düşüldükten sonra kalan bakiye alacağın tespiti ile karşı davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece 08.03.2016 tarih, 2016/19096 E.- 2018/4818 K. sayılı kararı ile asıl davada, taraflar arasındaki ticari ilişkiden doğan borç ilişkisinin protokol ile düzenlendiği, bu protokole göre gerek yeni verilen senetler gerekse devredilen icra dosyasından davalıların bir tahsilat yapmadığı gerekçesiyle, asıl davanın reddine; karşı davada, karşı davacıların davalıların temerrütlerinin sonuçlarından faydalanarak gerekli hukuki yollara başvurmayarak vade tarihleri değiştirilmiş yeni senetler aldıkları, bu şekilde davranan ve davalıların dosyaya sunduğu senet bedellerini tahsil eden davacıların kendilerine karşı açılmış olan bir davada temerrütün gerçekleştiği iddiasıyla sözleşmede öngörülen hükümler gereği alacak talebinde bulunmalarının "dürüstlük kuralı" na aykırı bulunduğu gerekçesiyle, karşı davanın reddine karar verilmiş, karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 04.10.2018 tarih, 2016/19096 E.- 2018/4818 K. sayılı kararıyla; asıl davaya ilişkin yapılan temyiz incelemesinde; taraflar arasındaki protokol başlıklı belge de borç tutarının 26.200,00 TL olduğunun kararlaştırıldığı, protokolde bu borca karşılık 16.200,00 TL’lik senetler verildiği, kalan miktar için ise davacı ...’nin başka icra dosyalarındaki alacaklarının temliki yapılarak borcun ödeneceği konusunda taraflarca anlaşmaya varıldığı, davacıların protokolde belirtilen borçlarını süresinde ödememesi üzerine davalılara 23 adet yeni bono verdiği bu bonoların bir kısmının ödendiği bir kısmının ise ödenmediğinin dosya içeriğinden anlaşıldığı, aynı şekilde temlik edilen icra dosyasındaki borcun da ödenmediğinin görüldüğü, ödenmeyen bonoların yerine yeni bonoların verilmesinin borcun yenilendiği şeklinde kabul edilemeyeceği, taraflar arasında bu konuda yeni bir sözleşme bulunmadığı, mahkemece protokol hükümlerindeki temerrüt faizinin uygulanmayacağı görüşünün yerinde olmadığı, mahkemece yapılacak iş, taraflar arasındaki temerrüt hükümleri uygulanarak;
yapılan ödemeler mahsup edildikten sonra dava tarihi itibariyle davacıların hangi miktarda borçlu olduğunun tespiti, şayet borçlular ise bu borcun ne kadar olduğu ve buna göre borçlu olunmayan miktarın tespiti ile hüküm altına alınmasından ibaret olduğu, karşı dava ile ilgili olarak ise, yukarıda belirtildiği üzere mahkemece taraflar arasındaki alacak borç ilişkisi tespit edilerek, karşı dava tarihi itibariyle karşı davacıların alacaklı olduğu miktar belirlendikten sonra varsa bakiye alacağın hüküm altına alınması gerekirken, dosya içeriğine uymayan ve hukuki dayanaktan yoksun olarak hem menfi tespit hem de karşı davanın reddi doğru görülmediği gerekçesiyle karar bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve numarası belirtilen karar ile; alınan bilirkişi raporu uyarınca davacının dava tarihi itibariyle esas dava davacılarının davalılarına 40.843,82 TL borçlu olduğunun tespit edildiği asıl dava yönünden davanın ispatlanamadığı, karşı davalı davacılarının karşı dava kapsamında 15.300,00 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle asıl davanın reddine karşı davanın kabulü ile 15.300,00 TL'nin 1.000,00 TL'sine karşı dava tarihi olan 30.05.2011 tarihinden 14.300,00 TL'sine ise ıslah tarihi olan 03.02.2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davacı karşı davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl dava yönünden asıl dava davacılar vekili, karşı dava yönünden karşı dava davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacılar karşı davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde ileri sürülen iddiaları tekrarlayarak, Mahkemece alınan bilirkişi raporunda maddi hataya düşüldüğünü, bilirkişi raporuna göre mükerrer tahsilat yapıldığını, davalının hem icra dosyasındaki alacağı temlik aldığını, takip ve tahsil edip etmemek kendi insiyatifinde olduğunu, hem elindeki eski senetleri müvekkiline iade etmediğini, bunlarla ilgili işlem yapma ihtimalinin halen bulunduğunu, hem de müvekkilinden tahsil etmiş olduğu paralar ile sonradan verilen senetleri elinde bulundurduğunu, müvekkilinin mağdur olduğunu belirterek asıl davanın reddine ilişkin kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalılar karşı davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece kötüniyet tazminatı talepleri hakkında bir karar verilmediğini, temlik sözleşmesindeki imzasını inkâr eden davacı-karşı davalının, imza konusunda yapılan grafolojik inceleme neticesinde eli ürünü olduğu tespit edildiğini ve kötüniyetli olduğunu, müvekkilinin 30.06.2006 vade tarihli alacağının ödenmesi konusunda 2 yıldan fazla süren bir çabasının ardından, gecikme faizleri hariç 32.722,00 TL alacaklı olmasına rağmen, 26.000,00 TL tutarlık kısmı için ve ek olarak gecikme faizleri ayrıca hesaplanacak şekilde mutabakata razı olduğunu, iş bu sözleşmede bir de senetlerin herhangi biri vade tarihinde ödenmediği takdirde geri kalan senetlerin muaccelliyet kesbedileceği ve senetlerin tamamı için temerrüt tarihi itibari ile aylık %6 akdi faiz uygulanacağını ve buna ek olarak da toplam borç tutarının %10’u nispetinde Avukatlık ücreti ödeneceğinin imza altına alındığını, davacının 15.12.2008 tarihi itibarı ile temerrüde düştüğünü, Yargıtay bozma ilamından sonra alınan 28.02.2020 tarihli raporda bozma ilamı yönünde, taraflar arasında akdedilen sözleşmeye göre müvekkilinin alacağı için 40.843,82 TL'lik alacak miktarına ulaşıldığını ve bu tutara katıldıklarını, ancak Mahkemece gerekçede belirtilmiş olmasına rağmen bilirkişi raporunun sonuç ve kanaat bölümündeki taleplerine uygun şekilde dava tarihine kadar yapılmış olan akdi faiz hesaplama sonucuna göre, temerrüt tarihinden itibaren akdi faiz uygulanması yönünde hüküm kurulması gerekirken;
alacak miktarı için dava tarihine kadar hiç faiz hesaplamadan (26.000,00 borç-10.700,00 ödeme =) yalnızca 15.300,00 TL alacak tutarına karar verilmesinin ve dava tarihi ile ıslah tarihi baz alınarak avans faiz işletilmesine karar verilmesinin hem bozma kararına hem de mevzuata ve yerleşik içtihatlara alenen aykırılık teşkil ettiğini, taraflar arasında ticari ilişki olduğundan ticar, faiz uygulanması gerektiğini belirterek mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, asıl dava yönünden taraflar arasındaki ticari ilişkiye istinaden borçlu olunmadığının tespiti, karşı dava yönünden alacak talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un 54 üncü maddesi, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 105 inci maddesi,
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden taraflara ayrı ayrı yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
06.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/939028300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz