Menfi tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/1021 E. 2023/4321 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yetkiye itiraz↗ görev itirazı↗ sebepten mücerretlik↗ cari hesap ekstresi↗ güven ilişkisi↗ yazılı delille ispat↗ mücerretlik↗ istinaf başvurusunun reddi↗ borçlu olunmadığının tespiti↗ ticari defter ve kayıtlar↗ tasdik kararı↗ cari hesap↗ bedelsizlik↗ vekâlet ücreti↗ kambiyo senedi↗ eş rızası↗ kötü niyet tazminatı↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗ kötü niyet↗ ticari defter↗ yargılama gideri↗ iflas↗ asıl alacak↗ çek↗ taşıyan↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ menfi tespit↗ eksik inceleme↗ yükleten (shipper)↗ teminat↗ temsil↗ teslim↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ceyhan 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2016/48 E., 2017/59 K.
Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Ayyıldız İnşaat'ın sahibi olduğunu, davalı şirket ile müvekkili arasında yapılan sözlü anlaşma gereği davalı şirketten almış olduğu hazır beton karşılığında müvekkilinin davalı şirkete taraflar arasındaki güven ilişkisine dayanarak davaya konu çekleri verdiğini, davalı tarafından bu çeklerle ilgili olarak ayrı ayrı iki takip başlatıldığını ancak çeklerden 75.000,00 TL meblağlı olandan dolayı herhangi bir mal hizmet teslimi yapılmadığından tamamen bedelsiz olduğunu, 70.000,00 TL meblağlı çekten dolayı ise takipte belirtildiği kadar değil 50.999,45 TL borç olduğunu, bakiye kısım kadar borçlarının olmadığını, bu hususların davalı çalışanı tarafından imzalanan belge ve dilekçeleri ekinde sundukları cari hesap dökümü ile de sabit olduğunu ileri sürerek davalı tarafından icra takibine konu edilen iki adet çekten, 75.000,00 TL'lik yönünden borçlu olmadıklarının, 70.000,00 TL'lik yönünden ise takipte talep edilen kadar borçlu olmadıklarının tespitine ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; görev ve yetkiye ilişkin itirazlarının olduğunu, dava konusu çeklerin karşılıksız çıktığını, davacının ticari defterleri ile desteklenmeyene cari hesap dökümünün geçerliliğinin olmadığını, davacının müvekkili şirketin çalışanı imzasını taşıdığını belirttiği belgenin geçerli olmadığını, şirketi temsile yetkili kişi olmadığını, dava dilekçesinde çekin teminat olarak verildiği anlamına gelen ibareler kullanıldığını, ancak çekler üzerinde teminat olduğuna dair bir ibarenin ya da harici yazılı bir belgenin bulunmadığını savunarak davanın reddine ve davacı aleyhine tazminata karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı tarafların ticari defter ve kayıtlarının incelettirildiği, davalı şirketin Ceyhan İcra Müdürlüğünün 2015/3000 sayılı takip dosyası üzerinden 08.05.2015 tarihli 70.000,00 TL bedelli çek yönünden yalnız 51.006,95 TL alacağının bulunduğu, yine davalı şirketin Ceyhan İcra Müdürlüğünün 2015/3214 sayılı takip dosyası üzerinden 25.05.2015 tarihli 75.000,00 TL bedelli çek yönünden alacağının bulunmadığı, davalı şirketin pazarlama müdürü olduğu iddia edilen ve davalı şirketin de bu kişinin mahiyetlerinde çalışan pazarlama müdürü olduğunu kabul ettiği, ... tarafından imzalı ve "Sözleşme" başlığını taşıyan ıslak imzalı yazılı belgede bilirkişi tespitlerini doğrular şekilde davacının davalı şirkete olan gerçek borç tutarını ve daha sonra verilen 75.000,00 TL bedelli çekin ilk çekin ödemesinin gecikmesine karşılık verilmiş olduğu, dolayısıyla Ceyhan İcra Müdürlüğünün 2015/3214 sayılı takip dosyası üzerinden icraya konulan 25.05.2015 tarihli 75.000,00 TL bedelli çekin tamamen karşılıksız, güvene dayalı olarak verildiği, davacının tüm borcu inkar etmeyip gerçek borçlu olduğu tutarı da dürüstçe kabul ettiği, bu nedenle iyi niyetli olduğu, somut olayda tarafların alacak miktarı konusunda uyuşmazlığa düştükleri bunun da yargılama neticesinde net olarak tespit edilebildiği, takibin haksız ve kötü niyetle açılmadığının kabulü gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının davalıya Ceyhan İcra Müdürlüğünün 2015/3000 sayılı takibindeki asıl alacak yönünden 18.993,05 TL tutarında borçlu olmadığının tespitine, davacının davalıya Ceyhan İcra Müdürlüğünün 2015/3214 sayılı takibinden dolayı borçlu olmadığının tespitine, kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; vekâlet ücretinin hatalı olduğunu, kötü niyet tazminatı taleplerinin kabulü gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; görev itirazlarının dikkate alınmadığını, davacı defterleri sunulmadığından davacı cari hesap ekstresine göre yapılan bilirkişi raporunun eksik incelemeye dayalı olduğunu, dava konusu çeklerle ilgili olarak dava dilekçesinde teminat çekleriymiş gibi ibare kullanıldığını, ancak çekler üzerinde bu yönde bir ibare olmadığı gibi buna dair harici yazılı bir belgenin de olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile takibe dayanak iki adet çekin kambiyo senedi niteliğinde olup sebepten mücerret olduğu, bedelsizlik iddiasının yazılı delille ispatı gerektiği, İlk Derece Mahkemesi tarafından taraf defter ve kayıtları üzerinde usulüne uygun inceleme yapılarak bilirkişi raporu düzenlendiği, Mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve kanuna aykırı bir yön bulunmadığı, tarafların usulüne uygun tutulmuş ve tasdik edilmiş ticari defter ve kayıtlarının birbiriyle uyumlu olduğu, taraflar arasındaki ticari ilişkiyi tevsik ettiği, 24.04.2015 tarihli, o tarihte şirket çalışanı olan ... tarafından düzenlenen sözleşme başlıklı tutanakta icra takibine konu edilen 70.000,00 TL bedelli çeke karşılık 75.000,00 TL bedelli çekin alındığının belirtildiği, ...'un belge tarihinde davalı şirkette satış sorumlusu olarak çalıştığının sigorta kayıtlarından belli olduğu, davalı şirketin bu işleme rıza gösterdiğinin kabulü gerektiği, davalının ticari kayıtlarında 70.000,00 TL bedelli çekin tahsilat olarak kaydedildiği, Mahkeme kararının yerinde olduğu ancak davacının dava dilekçesinde 109.281,72 TL yönünden borçlu olmadığının tespitini talep ettiği, davanın kısmen kabulüne karar verilerek 101.782,78 TL yönünden borçlu olmadığının tespitine karar verildiği anlaşıldığından, kabul ve ret oranına göre nispi vekâlet ücretine hükmedilerek, yargılama giderlerinin oranlı olarak taraflara yüklenmesine karar verilmesinin doğru olmadığı, ancak bu hususun da yeniden yargılamayı gerektirmediği gerekçesiyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davacı tarafın istinaf başvurusunun vekâlet ücreti yönünden kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulmasına, buna göre davanın kısmen kabulüne davacının davalıya Ceyhan İcra Müdürlüğünün 2015/3000 sayılı takibindeki asıl alacak yönünden 18.993,05 TL tutarında borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin talebinin reddine, davacının davalıya Ceyhan İcra Müdürlüğü'nün 2015/3214 sayılı takibinden dolayı borçlu olmadığının tespitine, kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde istinaf aşamasındaki itirazlarını yineleyerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, icra takibine konu kambiyo senedinde dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/4239 E. 2024/557 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sözleşmenin ifa yeri · ifa yeri · ilk itiraz · yerleşim yeri · itirazın iptali davası · yetki itirazı · müteselsil kefil · muacceliyet
Benzer bu kararda… lirtilen kararı ile davalı tarafından Adana İcra Dairesi'nde başlatılan icra takibine süresinde itiraz edilip, Ceyhan İcra Daireleri'nin yetkili olduğu belirtilerek «yetki itirazında» bulunulduğu, «itirazın iptali davası» takibe sıkı sıkıya bağlı bir dava olup, yetkili icra dairesinde takip yapılmış olmasının dava şartı olduğu, takibin yapıldığı Adana davalının «yerleşim yeri» olmadığı gibi, «sözleşmenin ifa yeri» de olmadığı, yetkili icra dairesinde yapılmış bir icra takibi bulunmadığından, İlk Derece Mahkemesince davanın «usulden reddine» karar verilmiş olmasının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının «yerleşim yerinin» Ceyhan ilçesi olduğu, dava konusu banka kredisinin Ceyhan Şubesinden çekildiği, kredi «ifa yerinin» Ceyhan ilçesi olduğu, taraflar arasındaKİ «kredi sözleşmenin» içeriğinde «yetki» ibaresinin bulunmadığı, bu nedenle yetkili icra dairesinin Ceyhan olduğu, davalının icra dosyasındaki «yetki itirazında» haklı olduğu, «yetkisiz» icra dairesinde takip yapıldığı gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; cevap dilekçesinin süresinde olmadığını, bu durumun incelenmediğini, «yetki itirazının» «ilk itirazlardan» olduğunu, cevap dilekçesi ile verilmesi gerektiğini, davalının «muaccel» olan borcunu ödemediği, «kefaletinin» geçerli olduğunu, kredi türüne göre eş rızasının aranmayacağını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı banka ile dava dışı Nuriye İpek arasında imzalanan «kredi sözleşmesini» davalının «müteselsil kefil» sıfatıyla imzaladığını, dava dışı Nuriye İpek'e kullandırılan kredi borcunun ödenmemesi üzerine Adana 1.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/1021 E. , 2023/4321 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI 2019/2265 Esas, 2021/1559 Karar
HÜKÜM
Yeniden hüküm tesisi ile davanın kısmen kabulü
İLK DERECE MAHKEMESİ Ceyhan 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2016/48 E., 2017/59 K.
Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Ayyıldız İnşaat'ın sahibi olduğunu, davalı şirket ile müvekkili arasında yapılan sözlü anlaşma gereği davalı şirketten almış olduğu hazır beton karşılığında müvekkilinin davalı şirkete taraflar arasındaki güven ilişkisine dayanarak davaya konu çekleri verdiğini, davalı tarafından bu çeklerle ilgili olarak ayrı ayrı iki takip başlatıldığını ancak çeklerden 75.000,00 TL meblağlı olandan dolayı herhangi bir mal hizmet teslimi yapılmadığından tamamen bedelsiz olduğunu, 70.000,00 TL meblağlı çekten dolayı ise takipte belirtildiği kadar değil 50.999,45 TL borç olduğunu, bakiye kısım kadar borçlarının olmadığını, bu hususların davalı çalışanı tarafından imzalanan belge ve dilekçeleri ekinde sundukları cari hesap dökümü ile de sabit olduğunu ileri sürerek davalı tarafından icra takibine konu edilen iki adet çekten, 75.000,00 TL'lik yönünden borçlu olmadıklarının, 70.000,00 TL'lik yönünden ise takipte talep edilen kadar borçlu olmadıklarının tespitine ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; görev ve yetkiye ilişkin itirazlarının olduğunu, dava konusu çeklerin karşılıksız çıktığını, davacının ticari defterleri ile desteklenmeyene cari hesap dökümünün geçerliliğinin olmadığını, davacının müvekkili şirketin çalışanı imzasını taşıdığını belirttiği belgenin geçerli olmadığını, şirketi temsile yetkili kişi olmadığını, dava dilekçesinde çekin teminat olarak verildiği anlamına gelen ibareler kullanıldığını, ancak çekler üzerinde teminat olduğuna dair bir ibarenin ya da harici yazılı bir belgenin bulunmadığını savunarak davanın reddine ve davacı aleyhine tazminata karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı tarafların ticari defter ve kayıtlarının incelettirildiği, davalı şirketin Ceyhan İcra Müdürlüğünün 2015/3000 sayılı takip dosyası üzerinden 08.05.2015 tarihli 70.000,00 TL bedelli çek yönünden yalnız 51.006,95 TL alacağının bulunduğu, yine davalı şirketin Ceyhan İcra Müdürlüğünün 2015/3214 sayılı takip dosyası üzerinden 25.05.2015 tarihli 75.000,00 TL bedelli çek yönünden alacağının bulunmadığı, davalı şirketin pazarlama müdürü olduğu iddia edilen ve davalı şirketin de bu kişinin mahiyetlerinde çalışan pazarlama müdürü olduğunu kabul ettiği, ... tarafından imzalı ve "Sözleşme" başlığını taşıyan ıslak imzalı yazılı belgede bilirkişi tespitlerini doğrular şekilde davacının davalı şirkete olan gerçek borç tutarını ve daha sonra verilen 75.000,00 TL bedelli çekin ilk çekin ödemesinin gecikmesine karşılık verilmiş olduğu, dolayısıyla Ceyhan İcra Müdürlüğünün 2015/3214 sayılı takip dosyası üzerinden icraya konulan 25.05.2015 tarihli 75.000,00 TL bedelli çekin tamamen karşılıksız, güvene dayalı olarak verildiği, davacının tüm borcu inkar etmeyip gerçek borçlu olduğu tutarı da dürüstçe kabul ettiği, bu nedenle iyi niyetli olduğu, somut olayda tarafların alacak miktarı konusunda uyuşmazlığa düştükleri bunun da yargılama neticesinde net olarak tespit edilebildiği, takibin haksız ve kötü niyetle açılmadığının kabulü gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının davalıya Ceyhan İcra Müdürlüğünün 2015/3000 sayılı takibindeki asıl alacak yönünden 18.993,05 TL tutarında borçlu olmadığının tespitine, davacının davalıya Ceyhan İcra Müdürlüğünün 2015/3214 sayılı takibinden dolayı borçlu olmadığının tespitine, kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; vekâlet ücretinin hatalı olduğunu, kötü niyet tazminatı taleplerinin kabulü gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; görev itirazlarının dikkate alınmadığını, davacı defterleri sunulmadığından davacı cari hesap ekstresine göre yapılan bilirkişi raporunun eksik incelemeye dayalı olduğunu, dava konusu çeklerle ilgili olarak dava dilekçesinde teminat çekleriymiş gibi ibare kullanıldığını, ancak çekler üzerinde bu yönde bir ibare olmadığı gibi buna dair harici yazılı bir belgenin de olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile takibe dayanak iki adet çekin kambiyo senedi niteliğinde olup sebepten mücerret olduğu, bedelsizlik iddiasının yazılı delille ispatı gerektiği, İlk Derece Mahkemesi tarafından taraf defter ve kayıtları üzerinde usulüne uygun inceleme yapılarak bilirkişi raporu düzenlendiği, Mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve kanuna aykırı bir yön bulunmadığı, tarafların usulüne uygun tutulmuş ve tasdik edilmiş ticari defter ve kayıtlarının birbiriyle uyumlu olduğu, taraflar arasındaki ticari ilişkiyi tevsik ettiği, 24.04.2015 tarihli, o tarihte şirket çalışanı olan ... tarafından düzenlenen sözleşme başlıklı tutanakta icra takibine konu edilen 70.000,00 TL bedelli çeke karşılık 75.000,00 TL bedelli çekin alındığının belirtildiği, ...'un belge tarihinde davalı şirkette satış sorumlusu olarak çalıştığının sigorta kayıtlarından belli olduğu, davalı şirketin bu işleme rıza gösterdiğinin kabulü gerektiği, davalının ticari kayıtlarında 70.000,00 TL bedelli çekin tahsilat olarak kaydedildiği, Mahkeme kararının yerinde olduğu ancak davacının dava dilekçesinde 109.281,72 TL yönünden borçlu olmadığının tespitini talep ettiği, davanın kısmen kabulüne karar verilerek 101.782,78 TL yönünden borçlu olmadığının tespitine karar verildiği anlaşıldığından, kabul ve ret oranına göre nispi vekâlet ücretine hükmedilerek, yargılama giderlerinin oranlı olarak taraflara yüklenmesine karar verilmesinin doğru olmadığı, ancak bu hususun da yeniden yargılamayı gerektirmediği gerekçesiyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davacı tarafın istinaf başvurusunun vekâlet ücreti yönünden kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulmasına, buna göre davanın kısmen kabulüne davacının davalıya Ceyhan İcra Müdürlüğünün 2015/3000 sayılı takibindeki asıl alacak yönünden 18.993,05 TL tutarında borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin talebinin reddine, davacının davalıya Ceyhan İcra Müdürlüğü'nün 2015/3214 sayılı takibinden dolayı borçlu olmadığının tespitine, kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde istinaf aşamasındaki itirazlarını yineleyerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, icra takibine konu kambiyo senedinde dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/938276800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz