6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Menfi tespit

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/2738 E. 2023/2226 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
karşılıksız çek faturaya itiraz ihtarat imzaya itiraz imza incelemesi karine irsaliye ispat külfeti ilamsız icra takibi kötüniyet tazminatı ara karar kötü niyet tazminatı ispat yükü kötü niyet ticari defter fatura iflas ihtarname çek kötüniyet icra inkar tazminatı taşıyan inkar tazminatı menfi tespit yükleten (shipper) temsil teslim e-defter

Atıf yapılan mevzuat: İİK — İİK 72 · HMK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece 28.12.2018 tarih, 2017/403 E. ve 2018/673 K. sayılı karar ile davalı tarafa 25.09.2018 tarihli duruşmada takip konusu malın davacıya teslim edilip edilmediği, davacı taraf ile aralarında akdi ilişki bulunup bulunmadığı hususlarında beyanda bulunmak ve varsa delillerini dosyaya sunmak üzere 2 haftalık süre verildiği, davalı tarafça dosyaya yazılı olarak beyanda bulunulduğu ancak belirtilen hususlarla ilgili herhangi bir delil veya bilgi belge sunulmadığı, bu haliyle davalı alacaklı tarafça malın davacıya teslim edildiği ve davacı ile aralarında akdi ilişki bulunduğu hususunun ispat edilemediği gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının takip dosyasındaki alacaktan dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

B. Bozma Kararı

Dairemizin 14.12.2020 tarih, 2020/3473 E. ve 2020/5854 K. sayılı kararı ile davalı tarafından dosyaya aslı sunulan 15.10.2010 tarihli irsaliyeli faturada teslim alan hanesinde davacı şirket ortağı olduğu iddia edilen ...’ın isim ve imzasının bulunduğu, bu durumda mahkemece öncelikle imzanın ...’a ait olup olmadığı araştırılarak, inkâr halinde imza incelemesi yaptırılması, imzanın ...’a ait olduğunun tespiti durumunda faturaya konu malların teslim edildiğinin kabulü yoluna gidilerek varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gereğine işaret edilerek karar bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalıya ait ticari defterlerde davacıya 34.981,00 TL tutarlı satış yapıldığı, karşılığında 18.000,00 TL tutarlı çek alındığına ilişkin kayıt bulunduğu, yevmiye defterinin kapanış kaydında davacıdan 16.981,00 TL alacaklı gözüktüğü, davacı keresteleri davalıdan değil de ...'tan aldığını ileri sürmüş ise de, buna ilişkin herhangi bir fatura, irsaliye veya teslim fişi dosyaya sunmadığı, davaya ve takibe konu fatura incelendiğinde emtiayı teslim edenin ..., teslim alanın ise ... olduğu, ...'ın fatura tarihi itibariyle davacı şirket yetkili ve temsilcisi olduğu, ispat yükü üzerinde olan davacıya imzanın ...’a ait olup olmadığının araştırılması amacı ile 22.10.2021 tarihli celsede ...'ın adresini bildirmesi veya hazır etmesi için ihtaratlı süre verildiği, davacı ara kararı yerine getirmediğinden imzanın ...’a ait olduğu ve faturaya konu malların teslim edildiği kabul edilerek ve takipten sonraki döneme ilişkin 20.12.2010 tarihli 18.000,00 TL tutarlı harici ödeme gözetilerek davanın kısmen kabulüne ve tarafların %20 nispetinde icra inkar tazminatı ile mahkumiyetlerine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; menfi tespit davalarında ispat külfetinin davalı alacaklıda olduğu, malı davacıya teslim ettiğini ve davacı ile aralarında akdi ilişki bulunduğunu kanıtlamakla yükümlü olduğu, faturanın sadece davalı satıcının defterinde kayıtlı olmasının malın teslimine karine teşkil etmeyeceği, dosya içeriği incelediğinde davalının müvekkili ile aralarındaki akdi ilişkiyi ispat edebilecek herhangi bir belge, sözleşme sunamadığı, bu yönüyle davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken davanın kısmen reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; mahkemece, davalı şirket yetkilisi ...'ın imzasını taşıyan takibe konu faturanın delil olarak kabul edilmesine, ...'a yapılan ödemenin de toplam fatura bedelinden düşülmesine karar verildiği, ...'a ödenen çekin icra takibine dayanak fatura ile bir ilgisi bulunmadığından davanın tümden reddi gerektiğini, müvekkili aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, faturaya dayalı olarak başlatılan ilamsız icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi.

3. Değerlendirme

Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Borçlu olmadığının tespiti

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/3473 E. 2020/5854 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2022/2738 E.  ,  2023/2226 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI 2021/141 Esas, 2022/4 Karar

HÜKÜM

Kısmen kabul

Taraflar arasındaki menfi davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, taraflarca temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirketin inşaat işinde kullandığı keresteleri ...’ın şahsına ait şirketten 18.000,00 TL’ye alarak karşılığını çek ile ödediği halde ...’ın ortağı olduğu davalı şirket tarafından tanzim edilen faturaya dayanılarak yapılan takiple aynı alacağın fazlasıyla ikinci kez tahsil edilmeye çalışıldığını, davacının adi posta ile gönderilen faturaya itiraz ettiğini belirterek davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine ve davalı aleyhine %40 kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; ...'a ödendiği belirtilen çekin icra takibine dayanak fatura ile bir ilgisinin bulunmadığını, faturanın iadesine ilişkin ihtarnamede imzaya itiraz edilmediğini, fatura konusu malların davacı tarafça yaptırılan inşaatlarda kullanılıp kullanılmadığının tespitinin yapıldığını savunarak davanın reddine ve davacı aleyhine %40'tan aşağı olmamak üzere tazminata karar verilmesini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Mahkemece Verilen Karar

Mahkemece 28.12.2018 tarih, 2017/403 E. ve 2018/673 K. sayılı karar ile davalı tarafa 25.09.2018 tarihli duruşmada takip konusu malın davacıya teslim edilip edilmediği, davacı taraf ile aralarında akdi ilişki bulunup bulunmadığı hususlarında beyanda bulunmak ve varsa delillerini dosyaya sunmak üzere 2 haftalık süre verildiği, davalı tarafça dosyaya yazılı olarak beyanda bulunulduğu ancak belirtilen hususlarla ilgili herhangi bir delil veya bilgi belge sunulmadığı, bu haliyle davalı alacaklı tarafça malın davacıya teslim edildiği ve davacı ile aralarında akdi ilişki bulunduğu hususunun ispat edilemediği gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının takip dosyasındaki alacaktan dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

B. Bozma Kararı

Dairemizin 14.12.2020 tarih, 2020/3473 E. ve 2020/5854 K. sayılı kararı ile davalı tarafından dosyaya aslı sunulan 15.10.2010 tarihli irsaliyeli faturada teslim alan hanesinde davacı şirket ortağı olduğu iddia edilen ...’ın isim ve imzasının bulunduğu, bu durumda mahkemece öncelikle imzanın ...’a ait olup olmadığı araştırılarak, inkâr halinde imza incelemesi yaptırılması, imzanın ...’a ait olduğunun tespiti durumunda faturaya konu malların teslim edildiğinin kabulü yoluna gidilerek varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gereğine işaret edilerek karar bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalıya ait ticari defterlerde davacıya 34.981,00 TL tutarlı satış yapıldığı, karşılığında 18.000,00 TL tutarlı çek alındığına ilişkin kayıt bulunduğu, yevmiye defterinin kapanış kaydında davacıdan 16.981,00 TL alacaklı gözüktüğü, davacı keresteleri davalıdan değil de ...'tan aldığını ileri sürmüş ise de, buna ilişkin herhangi bir fatura, irsaliye veya teslim fişi dosyaya sunmadığı, davaya ve takibe konu fatura incelendiğinde emtiayı teslim edenin ..., teslim alanın ise ... olduğu, ...'ın fatura tarihi itibariyle davacı şirket yetkili ve temsilcisi olduğu, ispat yükü üzerinde olan davacıya imzanın ...’a ait olup olmadığının araştırılması amacı ile 22.10.2021 tarihli celsede ...'ın adresini bildirmesi veya hazır etmesi için ihtaratlı süre verildiği, davacı ara kararı yerine getirmediğinden imzanın ...’a ait olduğu ve faturaya konu malların teslim edildiği kabul edilerek ve takipten sonraki döneme ilişkin 20.12.2010 tarihli 18.000,00 TL tutarlı harici ödeme gözetilerek davanın kısmen kabulüne ve tarafların %20 nispetinde icra inkar tazminatı ile mahkumiyetlerine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; menfi tespit davalarında ispat külfetinin davalı alacaklıda olduğu, malı davacıya teslim ettiğini ve davacı ile aralarında akdi ilişki bulunduğunu kanıtlamakla yükümlü olduğu, faturanın sadece davalı satıcının defterinde kayıtlı olmasının malın teslimine karine teşkil etmeyeceği, dosya içeriği incelediğinde davalının müvekkili ile aralarındaki akdi ilişkiyi ispat edebilecek herhangi bir belge, sözleşme sunamadığı, bu yönüyle davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken davanın kısmen reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; mahkemece, davalı şirket yetkilisi ...'ın imzasını taşıyan takibe konu faturanın delil olarak kabul edilmesine, ...'a yapılan ödemenin de toplam fatura bedelinden düşülmesine karar verildiği, ...'a ödenen çekin icra takibine dayanak fatura ile bir ilgisi bulunmadığından davanın tümden reddi gerektiğini, müvekkili aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, faturaya dayalı olarak başlatılan ilamsız icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi.

3. Değerlendirme

Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

V. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

11.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/936675900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.