Menfi tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/7159 E. 2023/1217 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tanık delili↗ yazılı delille ispat↗ yemin teklifi↗ yemin delili↗ kötüniyet tazminatı↗ ibra↗ yemin↗ kötü niyet tazminatı↗ muvafakat↗ bono↗ kötü niyet↗ esastan ret↗ kötüniyet↗ menfi tespit↗ yükleten (shipper)↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ: Aksaray 3. Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla)
SAYISI : 2017/409 E., 2019/24 K.
Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı ...'nin müvekkili ...'nin babası, ...’nın ise kayınpederi olduğunu, müvekkillerinin gerçekte mülkiyeti davalıya ait ancak resmi olarak davalının oğlu olan dava dışı ...adına kayıtlı olan taşınmazı 150.000,00 TL bedelle satın aldıklarını, bunun için üç adet 50.000,00 TL bedelli bonoyu taşınmazın gerçek m...ki olması nedeniyle davalı lehine düzenlediklerini, bonolardan birisinin ödeme nedeni ile iade alınıp imha edildiğini, kalan iki bononun bedelinden de 90.000,00 TL'nin davalının oğlu ...’e banka havalesi ile ödendiğini ileri sürerek müvekkillerinin icra takibi nedeniyle davalıya 90.000,00 TL borçlu olmadıklarının tespitini, davalının % 20 den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacılardan ...’nın müvekkilinden taşınmazı satın aldığını, satış bedeline karşılık davalıların müvekkiline bono verdiğini ve bono bedelinin müvekkiline ödenmediğini, dava dışı ...’e yapılan ödemenin müvekkili ile ilgisi olmadığını belirterek davanın reddini savunmuş ve davacıların %20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların delil olarak tanık deliline dayandıkları, her ne kadar taraflar arasındaki akrabalık bağı itibariyle taraflar arasındaki hukuki ilişkinin tanıkla ispatı mümkün ise de taraflar arasındaki hukuki ilişkinin senede bağlandığı, senede bağlanan bu hukuki ilişkinin aksinin yine ancak senetle ispatlanabileceğinden ve yargılama sırasında tarafların tanık dinletilmesi konusunda muvafakat etmediklerinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 200, 201 ve 203 üncü maddeleri gözetilerek tanık dinlenmediğini, davacı taraf yemin deliline dayandığından duruşmada davalının yemin için hazır edildiği ancak yemin eda ettirilmeden önce davacıların davalıya yemin teklif edilmesinden vazgeçtiklerinden davalıya yemin eda ettirilmediği, davacıların ileri sürdükleri elden ödeme iddiasını ispat edemedikleri, dava dışı kişiye yapıldığı iddia edilen ödemenin davalı alacaklıya yapılmış bir ödeme olarak kabulünün olanaklı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı ...'nin davacılardan ...'nin babası...'in ise kayınpederi olduğunu, tarafların gerçekte mülkiyeti davalı ...'ye ait olan fakat mülkiyeti oğlu ...'e ait olan taşınmazın alımı konusunda anlaşmış olduklarını, paranın bir kısmının elden verildiğini, geriye kalan bedelin ise dava dışı tarafların oğlu kardeşi olan ...'e ödendiğini, kaldı ki ... ve ...'in bir arada yaşamakta olduğunu, dosyaya ödeme ve taraflar arasındaki ilişkiyi ortaya koymak adına delil listelerini ibra ettiklerini, tanıkların ödeme ve taraflar arasında ki iç ilişkiye ilişkin olarak dinlenecek kişiler olduğunu, tanıkların dinlenilmemesinin bozmayı gerektirecek bir husus olduğunu, taşınmazın alımı konusunda her ne kadar ...'in adına olsa da taşınmaz m...kinin Kuddusi olduğu, senetlerin Kuddusi'ye verildiği ödemenin aynı çatı altında yaşayan ...'ye verildiği konusunda ihtilaf bulunmadığını, bu konudaki aksi ispatın karşı tarafa düştüğünü, bu nedenle yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabul edilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıların, davalıya takibe konu bonolardan dolayı takipten önce 90.000,00 TL ödediklerini yazılı delille ispat edemedikleri, davalıya teklif ettikleri yemin delilinden vazgeçtikleri, ispat edilemeyen davanın reddedilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle;
1.Taraflar yakın akraba olduğundan hukuki ilişkinin tanıkla ispat edilebileceğini, mahkemece tanık dinletme talebinin reddine karar verilmesinin 6100 sayılı Kanun'un 203 üncü maddesine aykırı olduğunu,
2. Müvekillerinin 65.000,00 TL lik bedeli banka havalesi ile ...'in hesabına gönderildiğini, ...ve davalının baba oğul olup aynı birlikte yaşadıklarını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacıların icra takibine konu olan bonolardan dolayı borçlu olmadıklarının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Bağlantı nedeniyle birleştirme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/3140 E. 2022/8331 K.
Ortak:tanık delili · yazılı delille ispat · yemin delili · yemin · menfi tespit
İncelediğiniz karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların delil olarak «tanık deliline» dayandıkları, her ne kadar taraflar arasındaki akrabalık bağı itibariyle taraflar arasındaki hukuki ilişkinin tanıkla ispatı mümkün ise de taraflar arasındaki hukuki ilişkinin senede bağlandığı, senede bağlanan bu hukuki ilişkinin aksinin yine ancak senetle ispatlanabileceğinden ve yargılama sırasında tarafların tanık dinletilmesi konusunda «muvafakat» etmediklerinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 200, 201 ve 203 üncü maddeleri gözetilerek tanık dinlenmediğini, davacı taraf «yemin deliline» dayandığından duruşmada davalının yemin için hazır edildiği ancak yemin eda ettirilmeden önce davacıların davalıya «yemin teklif» edilmesinden vazgeçtiklerinden davalıya yemin eda ettirilmediği, davacıların ileri sürdükleri elden ödeme iddiasını ispat edemedikleri, dava dışı kişiye yapıldığı …
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıların, davalıya takibe konu bonolardan dolayı takipten önce 90.000,00 TL ödediklerini «yazılı delille ispat» edemedikleri, davalıya teklif ettikleri «yemin» delilinden vazgeçtikleri, ispat edilemeyen davanın reddedilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki «menfi tespit» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2012/59 Esas sayılı dosyasına, «defterlere», «tanık deliline» dayandığı, tanıkların dinlendiği, somut olayda; tarafların baba-oğul olduğu, «dava konusu» 27.05.2015 tarihli ve 2.700.000,00 TL bedelli senetteki imzanın davacıya ait olduğu konusunda uyuşmazlık olmadığı, asıl davada ve birleşen davada davacı vekili dava konusu senedin «rıza» dışı elden çıktığını ve anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğunu ileri sürdüğü, bu iddianın «yazılı delillerle ispatı» gerektiği halde yazılı bir delil sunulmadığı, senedi boş olarak imzalayan davacının, sonucunu öngördüğünün ve peşinen kabul etmiş sayıldığının kabulü gerektiği, diğer yandan; tarafların gösterdikleri tanıklar dinlenmiş ise de; baba-oğul olan taraflar arasında davamızın konusu olan senet düzenlenmiş olmakla artık HMK'nın 203. maddesi gereğince tanık dinletme olanağı bulunmadığı, kaldı ki dinlenen tanık anlatımlarına göre de asıl davanın konusu senedin davacı tarafından, sahibi olduğu benzin istasyonundan kaynaklanan borçlarını ödeyen davalıya bunun karşılığı olarak verildiği, senedin «bedelsiz» olmadığı, davacı tarafın iddialarını yazılı delillerle ispatlayamadığı, «yemin deliline» de dayanmadığı gerekçesi ile, ispatlanamayan asıl davanın reddine, birleşen İzmir 5.
Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2015/831-658 E.K. sayılı dava dosyası aradaki fiili ve hukuki «bağlantı nedeniyle birleşen» davanın, «bedelsizlik» hukuki «sebebine» dayalı «menfi tespit davası» olduğu, taraf vekillerinin delil olarak banka kayıtlarına, davacı tarafın borcunun ödenmesine ilişkin belgelere, makbuzlara, ...
Bölge Adliye Mahkemesince, asıl davada «dava konusu» çekte davacının borçlu/«keşideci», davalının «lehtar» olduğu, davacının vekaletname ile işleri yürüttüğü sırada davalıya verdiği çeklerin doldurulduğu ve «bedelsiz» olduğunu iddia ettiği, diğer taraftan davalının davacının ödenen borçları karşılığı bu çekin alındığını savunduğu, mahkemece açıklanan gerekçe ile davanın reddine karar verildiği, senede karşı ileri sürülen her iddianın, bu bağlamda çekin anlaşmaya aykırı doldurulduğu ve bedelsiz olduğu iddiasının HMK'nın 200. maddesine göre «yazılı delille ispatının» gerektiği, eldeki davada davacının iddiasını usulüne uygun delillerle ispat edemediği, bu halde davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı; birleşen davada ise, davacı boş olarak, ancak imzalı elinden çıkan çeklerin fahiş bedeller yazılarak işleme konulması ihtimali ile iadesi için açtığı «davanın açılmamış sayılmasına» karar verildiğini ve kararın kaldırılması gerektiğini istinaf konusu yapmış ise de, davacının çeklerin keşidecisi olduğu, keşidecinin boş «çek» yapraklarının kaybettiği iddiası ile iade veya «iptal davası» açamayacağı gibi, nitekim boş çek yapraklarının TTK m.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bağlantı nedeniyle birleştirme · alacaklı-borçlu sıfatlarının birleşmesi · harcın ikmali · kıymetli evrak · menfi tespit davası · davanın konusu · lehtar · bedelsizlik
Benzer bu karardaAsliye Ticaret Mahkemesi’nin 2015/831-658 E.K. sayılı dava dosyası aradaki fiili ve hukuki «bağlantı nedeniyle birleşen» davanın, «bedelsizlik» hukuki «sebebine» dayalı «menfi tespit davası» olduğu, taraf vekillerinin delil olarak banka kayıtlarına, davacı tarafın borcunun ödenmesine ilişkin belgelere, makbuzlara, ...
Bölge Adliye Mahkemesince, asıl davada «dava konusu» çekte davacının borçlu/«keşideci», davalının «lehtar» olduğu, davacının vekaletname ile işleri yürüttüğü sırada davalıya verdiği çeklerin doldurulduğu ve «bedelsiz» olduğunu iddia ettiği, diğer taraftan davalının davacının ödenen borçları karşılığı bu çekin alındığını savunduğu, mahkemece açıklanan gerekçe ile davanın reddine karar verildiği, senede karşı ileri sürülen her iddianın, bu bağlamda çekin anlaşmaya aykırı doldurulduğu ve bedelsiz olduğu iddiasının HMK'nın 200. maddesine göre «yazılı delille ispatının» gerektiği, eldeki davada davacının iddiasını usulüne uygun delillerle ispat edemediği, bu halde davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı; birleşen davada ise, davacı boş olarak, ancak imzalı elinden çıkan çeklerin fahiş bedeller yazılarak işleme konulması ihtimali ile iadesi için açtığı «davanın açılmamış sayılmasına» karar verildiğini ve kararın kaldırılması gerektiğini istinaf konusu yapmış ise de, davacının çeklerin keşidecisi olduğu, keşidecinin boş «çek» yapraklarının kaybettiği iddiası ile iade veya «iptal davası» açamayacağı gibi, nitekim boş çek yapraklarının TTK m.
1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2012/59 Esas sayılı dosyasına, «defterlere», «tanık deliline» dayandığı, tanıkların dinlendiği, somut olayda; tarafların baba-oğul olduğu, «dava konusu» 27.05.2015 tarihli ve 2.700.000,00 TL bedelli senetteki imzanın davacıya ait olduğu konusunda uyuşmazlık olmadığı, asıl davada ve birleşen davada davacı vekili dava konusu senedin «rıza» dışı elden çıktığını ve anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğunu ileri sürdüğü, bu iddianın «yazılı delillerle ispatı» gerektiği halde yazılı bir delil sunulmadığı, senedi boş olarak imzalayan davacının, sonucunu öngördüğünün ve peşinen kabul etmiş sayıldığının kabulü gerektiği, diğer yandan; tarafların gösterdikleri tanıklar dinlenmiş ise de; baba-oğul olan taraflar arasında davamızın konusu olan senet düzenlenmiş olmakla artık HMK'nın 203. maddesi gereğince tanık dinletme olanağı bulunmadığı, kaldı ki dinlenen tanık anlatımlarına göre de asıl davanın konusu senedin davacı tarafından, sahibi olduğu benzin istasyonundan kaynaklanan borçlarını ödeyen davalıya bunun karşılığı olarak verildiği, senedin «bedelsiz» olmadığı, davacı tarafın iddialarını yazılı delillerle ispatlayamadığı, «yemin deliline» de dayanmadığı gerekçesi ile, ispatlanamayan asıl davanın reddine, birleşen İzmir 5.
780 uyarınca çekin zorunlu unsurlarını taşımadığından, «çek» ve dolayısıyla «kıymetli evrak» niteliğinde de olmadığı, o halde, davacının açtığı davanın «hukuki yarar» yokluğundan reddi gerektiği halde, dava değerinin belirtilmesi ve «harcın ikmali» için süre verilerek reddinin yerinde olmadığı gerekçesiyle asıl davanın 1-b-1 esastan reddine ve birleşen davanın kararının HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince kaldırı …
-
Menfi tespit | Kötü niyet tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/3032 E. 2021/2258 K.
Ortak:kötü niyet tazminatı · bono · kötü niyet · menfi tespit
İncelediğiniz karardaCEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacılardan ...’nın müvekkilinden taşınmazı satın aldığını, satış bedeline karşılık davalıların müvekkiline «bono» verdiğini ve bono bedelinin müvekkiline ödenmediğini, dava dışı ...’e yapılan ödemenin müvekkili ile ilgisi olmadığını belirterek davanın reddini savunmuş ve davacıların %20 den aşağı olmamak üzere «kötü niyet tazminatına» mahkum edilmesini istemiştir.
Taraflar arasındaki «menfi tespit» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
… edelli bonoyu taşınmazın gerçek m...ki olması nedeniyle davalı lehine düzenlediklerini, bonolardan birisinin ödeme nedeni ile iade alınıp imha edildiğini, kalan iki «bononun» bedelinden de 90.000,00 TL'nin davalının oğlu ...’e banka havalesi ile ödendiğini ileri sürerek müvekkillerinin icra takibi nedeniyle davalıya 90.000,00 TL borçlu olmadıklarının tespitini, davalının % 20 den az olmamak üzere «kötüniyet tazminatına» mahkum edilmesini talep etmiştir.
Benzer bu karardaİlk derece mahkemesince, yapılan yargılama, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, takibe dayanak 34 adet senet üzerindeki imzanın davacıya ait olmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının takipte kötü niyetli olduğu kanaatine varıldığından davalı aleyhine %20 «kötü niyet tazminatına» karar verilmiştir.
2-Dava, «bonoya» dayalı başlatılan icra takibi nedeniyle «borçlu olunmadığının tespitine» ilişkin «menfi tespit» davasıdır.
İlk derece mahkemesince herhangi bir gerekçe gösterilmeden davalının kötü niyetli olduğunun kabulü ile davalı aleyhine «kötü niyet tazminatına» karar verilmesi ve davalı vekili tarafından bu hususun istinaf nedeni yapılmasına rağmen istinaf mahkemesince herhangi bir değerlendirme yapılmadan davalının kötü niyet tazminatına yönelik istinaf isteğinin de reddedilmesi doğru olmamış, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:delil değerlendirmesi · borçlu olunmadığının tespiti · kamu düzenine aykırılık · kamu düzeni
Benzer bu karardaBölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre, ilk derece makemesince yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olduğu, «kamu düzenine aykırılık» hallerinin bulunmadığı, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan «deliller değerlendirilip» yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olduğu gerekçesiyle davalının istinaf isteğinin esastan reddine karar verilmiştir.
2-Dava, «bonoya» dayalı başlatılan icra takibi nedeniyle «borçlu olunmadığının tespitine» ilişkin «menfi tespit» davasıdır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/7159 E. , 2023/1217 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI 2019/984 Esas, 2021/271 Karar
DAVA TARİHİ 26.09.2017
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Aksaray 3. Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla)
SAYISI 2017/409 E., 2019/24 K.
Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı ...'nin müvekkili ...'nin babası, ...’nın ise kayınpederi olduğunu, müvekkillerinin gerçekte mülkiyeti davalıya ait ancak resmi olarak davalının oğlu olan dava dışı ...adına kayıtlı olan taşınmazı 150.000,00 TL bedelle satın aldıklarını, bunun için üç adet 50.000,00 TL bedelli bonoyu taşınmazın gerçek m...ki olması nedeniyle davalı lehine düzenlediklerini, bonolardan birisinin ödeme nedeni ile iade alınıp imha edildiğini, kalan iki bononun bedelinden de 90.000,00 TL'nin davalının oğlu ...’e banka havalesi ile ödendiğini ileri sürerek müvekkillerinin icra takibi nedeniyle davalıya 90.000,00 TL borçlu olmadıklarının tespitini, davalının % 20 den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacılardan ...’nın müvekkilinden taşınmazı satın aldığını, satış bedeline karşılık davalıların müvekkiline bono verdiğini ve bono bedelinin müvekkiline ödenmediğini, dava dışı ...’e yapılan ödemenin müvekkili ile ilgisi olmadığını belirterek davanın reddini savunmuş ve davacıların %20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların delil olarak tanık deliline dayandıkları, her ne kadar taraflar arasındaki akrabalık bağı itibariyle taraflar arasındaki hukuki ilişkinin tanıkla ispatı mümkün ise de taraflar arasındaki hukuki ilişkinin senede bağlandığı, senede bağlanan bu hukuki ilişkinin aksinin yine ancak senetle ispatlanabileceğinden ve yargılama sırasında tarafların tanık dinletilmesi konusunda muvafakat etmediklerinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 200, 201 ve 203 üncü maddeleri gözetilerek tanık dinlenmediğini, davacı taraf yemin deliline dayandığından duruşmada davalının yemin için hazır edildiği ancak yemin eda ettirilmeden önce davacıların davalıya yemin teklif edilmesinden vazgeçtiklerinden davalıya yemin eda ettirilmediği, davacıların ileri sürdükleri elden ödeme iddiasını ispat edemedikleri, dava dışı kişiye yapıldığı iddia edilen ödemenin davalı alacaklıya yapılmış bir ödeme olarak kabulünün olanaklı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı ...'nin davacılardan ...'nin babası...'in ise kayınpederi olduğunu, tarafların gerçekte mülkiyeti davalı ...'ye ait olan fakat mülkiyeti oğlu ...'e ait olan taşınmazın alımı konusunda anlaşmış olduklarını, paranın bir kısmının elden verildiğini, geriye kalan bedelin ise dava dışı tarafların oğlu kardeşi olan ...'e ödendiğini, kaldı ki ... ve ...'in bir arada yaşamakta olduğunu, dosyaya ödeme ve taraflar arasındaki ilişkiyi ortaya koymak adına delil listelerini ibra ettiklerini, tanıkların ödeme ve taraflar arasında ki iç ilişkiye ilişkin olarak dinlenecek kişiler olduğunu, tanıkların dinlenilmemesinin bozmayı gerektirecek bir husus olduğunu, taşınmazın alımı konusunda her ne kadar ...'in adına olsa da taşınmaz m...kinin Kuddusi olduğu, senetlerin Kuddusi'ye verildiği ödemenin aynı çatı altında yaşayan ...'ye verildiği konusunda ihtilaf bulunmadığını, bu konudaki aksi ispatın karşı tarafa düştüğünü, bu nedenle yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabul edilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıların, davalıya takibe konu bonolardan dolayı takipten önce 90.000,00 TL ödediklerini yazılı delille ispat edemedikleri, davalıya teklif ettikleri yemin delilinden vazgeçtikleri, ispat edilemeyen davanın reddedilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle;
1.Taraflar yakın akraba olduğundan hukuki ilişkinin tanıkla ispat edilebileceğini, mahkemece tanık dinletme talebinin reddine karar verilmesinin 6100 sayılı Kanun'un 203 üncü maddesine aykırı olduğunu,
2. Müvekillerinin 65.000,00 TL lik bedeli banka havalesi ile ...'in hesabına gönderildiğini, ...ve davalının baba oğul olup aynı birlikte yaşadıklarını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacıların icra takibine konu olan bonolardan dolayı borçlu olmadıklarının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 01.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/936593000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz