YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü | YİDK kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/6295 E. 2023/922 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
esastan ret↗ ortalama tüketici↗ ayırt edicilik↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/166 E., 2019/129 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı TPMK vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin faaliyetlerinde kullandığı "..." markasını meşhur ve maruf hâle getirdiğini, bu ibarenin ayrıca müvekkili adına marka olarak tescilli bulunduğunu, davalı şirketin 2015/8903 sayılı “... &...” ibaresinin 24, 25 ve 35. sınıf mal ve hizmetlerde tescili için diğer davalı Kurum'a başvurduğunu, müvekkilince bu başvuruya yapılan itirazın Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından kabul edilerek başvurunun reddine karar verildiğini, davalı şirket tarafından bu karara yapılan itirazın ise YİDK kararı ile yerinde görüldüğünü ve tescilin devamı yönünde karar tesis edildiğini, oysa davaya konu marka başvurusu ile müvekkili markalarının görsel, işitsel ve anlamsal olarak benzer olduğunu, ilişkilendirme ihtimalinin bulunduğunu, markalarda ortak unsurun “cotton” ve “...” ibaresi olduğunu, başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlanmadığını ileri sürerek 2017-M-2305 sayılı YİDK kararının iptaline, dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; davaya konu olan “...” ibaresinin pamuk anlamına geldiğini, bu anlamı nedeniyle tekstil ve giyim sektöründe tanımlayıcı bir ibare olması ile birlikte herkes tarafından kullanılabilir nitelikte bulunduğunu, başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlandığını ve markalar arasında iltibas tehlikesinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf markaları arasında hem emtia yönünden hem de görsel ve işitsel yönlerden benzerlik bulunduğu, bu benzerliğin ortalama tüketici nezdinde karışıklığa yol açabileceği, dolayısıyla 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında çekişme konusu tüm mal ve hizmetler bakımından iltibas tehlikesinin söz konusu olduğu, davacının tanınmışlığa ilişkin yeterli kanıt sunmadığı, iltibas tehlikesinin oluşacağı, olayda 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanma koşullarının bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile YİDK'nın 04.04.2017 tarih, 2017-M-2305 sayılı kararının iptaline, davalı adına tescilli 2015/89031 sayılı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı TPMK vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacıya ait "..." markasının ayırt ediciliğinin düşük olduğunu, dava konusu başvuru ile davacı markaları arasında iltibas tehlikesinin bulunmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle; "..." ibaresinin herkesin kullanımına açık olduğunu, bu ibarenin ortak olması nedeniyle müvekkili başvurusu ile davacı markaları arasında iltibas bulunduğunun kabul edilemeyeceğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı TPMK vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı TPMK vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrarlayarak kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptalinin gerekip gerekmediği hususuna ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı TPMK vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/6295 E. , 2023/922 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI 2019/1683 Esas, 2021/955 Karar
DAVA TARİHİ 18.05.2017
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2017/166 E., 2019/129 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı TPMK vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin faaliyetlerinde kullandığı "..." markasını meşhur ve maruf hâle getirdiğini, bu ibarenin ayrıca müvekkili adına marka olarak tescilli bulunduğunu, davalı şirketin 2015/8903 sayılı “... &...” ibaresinin 24, 25 ve 35. sınıf mal ve hizmetlerde tescili için diğer davalı Kurum'a başvurduğunu, müvekkilince bu başvuruya yapılan itirazın Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından kabul edilerek başvurunun reddine karar verildiğini, davalı şirket tarafından bu karara yapılan itirazın ise YİDK kararı ile yerinde görüldüğünü ve tescilin devamı yönünde karar tesis edildiğini, oysa davaya konu marka başvurusu ile müvekkili markalarının görsel, işitsel ve anlamsal olarak benzer olduğunu, ilişkilendirme ihtimalinin bulunduğunu, markalarda ortak unsurun “cotton” ve “...” ibaresi olduğunu, başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlanmadığını ileri sürerek 2017-M-2305 sayılı YİDK kararının iptaline, dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; davaya konu olan “...” ibaresinin pamuk anlamına geldiğini, bu anlamı nedeniyle tekstil ve giyim sektöründe tanımlayıcı bir ibare olması ile birlikte herkes tarafından kullanılabilir nitelikte bulunduğunu, başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlandığını ve markalar arasında iltibas tehlikesinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf markaları arasında hem emtia yönünden hem de görsel ve işitsel yönlerden benzerlik bulunduğu, bu benzerliğin ortalama tüketici nezdinde karışıklığa yol açabileceği, dolayısıyla 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında çekişme konusu tüm mal ve hizmetler bakımından iltibas tehlikesinin söz konusu olduğu, davacının tanınmışlığa ilişkin yeterli kanıt sunmadığı, iltibas tehlikesinin oluşacağı, olayda 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanma koşullarının bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile YİDK'nın 04.04.2017 tarih, 2017-M-2305 sayılı kararının iptaline, davalı adına tescilli 2015/89031 sayılı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı TPMK vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacıya ait "..." markasının ayırt ediciliğinin düşük olduğunu, dava konusu başvuru ile davacı markaları arasında iltibas tehlikesinin bulunmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle; "..." ibaresinin herkesin kullanımına açık olduğunu, bu ibarenin ortak olması nedeniyle müvekkili başvurusu ile davacı markaları arasında iltibas bulunduğunun kabul edilemeyeceğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı TPMK vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı TPMK vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrarlayarak kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptalinin gerekip gerekmediği hususuna ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı TPMK vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,16.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/936592100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz