Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/7060 E. 2023/894 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kredi tahsis ücreti↗ ahde vefa↗ cari hesap kredisi↗ 2006/1 sayılı tebliğ↗ taksitli ticari kredi↗ haksız şart↗ emsal banka uygulaması↗ ticari kredi sözleşmesi↗ erken kapama komisyonu↗ çekince (ihtirazi kayıt)↗ ticari kredi↗ cari hesap↗ ba formu↗ mevduat hesabı↗ cy/cy şerhi↗ istinaf incelemesi↗ genel kredi sözleşmesi↗ komisyon↗ vade↗ istirdat↗ bilirkişi incelemesi↗ kredi sözleşmesi↗ tacir↗ dosya masrafı↗ ilan↗ eksik inceleme↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk Derece Mahkemesince kesin olarak verilen kararın kanun yararına temyizen incelenmesi Adalet Bakanlığı tarafından istenilmiş olmakla; Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı asıl dava dilekçesinde; ticari krediden kaynaklanan 2.179,12 TL erken kapama komisyon ücreti, 2.814,00 TL kredi tahsis ücreti, KOBİ destek paket ücreti ve kredi mevduat hesabı kullanımı otomatik ödeme ücreti 1.144,22 TL'nin iadesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının tüketici değil, tacir olduğunu, davacı ile müvekkili banka arasında taksitli ticari kredi sözleşmeleri imzalanmak suretiyle kredi kullandırıldığını, davacının tacir olduğu hususunda herhangi bir ihtilaf olmadığına göre hiçbir kabulü içermemekle birlikte taraflar arasında akdedilen sözleşmelerde genel işlem ve haksız şartların varlığından da bahsedilemeyeceğini, bir tacir olan davacı müşterinin çekincesiz kabulünün her şeyden önce ahde vefa ilkesinin bir gereği olarak davacıyı bağladığını, davaya konu ücret/masrafın “haksız şart” yaratmadığını, dava konusu uyuşmazlığa konu tutarların, davacı aleyhine dengesizlik oluşturmayacak bedeller olduğunu, anılan durumun “dengesizliğe yol açacak” bir düzenlemeyi içermediğini, davacının imzasıyla kabulü üzerine ve davacının bilgisi ve talep beyanıyla tahsil edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Denizbank A.Ş. Etimesgut Şubesi ile ...arasında 20.03.2019 tarihli ve 300.000,00 TL limitli cari hesap kredisi sözleşmesinin, 20.03.2019 tarihli ve K2 652195 numaralı genel kredi sözleşmesi ve diğer finansman belgelerine ek olarak imzalandığı, 20.03.2019-20.03.2020 dönemindeki 1 yıllık sürede davalı bankaca davacı kredi müşterisinden "ücret" ve "komisyon" adı altında toplam 6.593,81 TL tahsilat yapıldığı, davacı kredi müşterisinin ücret ve komisyonlara ilişkin hükümler içeren 20.03.2019 tarihli genel kredi sözleşmesi ile eki cari hesap kredi sözleşmesinin akdedilmesinden önce sözleşme hükümleri hakkında bilgilendirildiğini gösteren herhangi bir form, kayıt, beyan, şerh veya belgenin bulunmadığı, davalı bankaca davacı kredi müşterisinden "ücret" ve "komisyon" adı altında tahsil edilen 6.593,81 TL'den 28.12.2020 tarihinde gerçekleştirilen iade neticesinde davalı bankanın uhdesinde kalan ücret ve komisyon miktarının 6.013,10 TL olduğu, bu tutar yönünden ücret ve komisyon meblağının mevzuat ve sözleşme yönünden dayanağı bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 6.013,10 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair istemin reddine kesin olarak karar verilmiştir.
IV. KANUN YARARINA TEMYİZ
A. Kanun Yararına Temyiz Yoluna Başvuran
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının kanun yararına temyizen incelenmesi Adalet Bakanlığı tarafından istenilmiştir.
B. Temyiz Sebepleri
Adalet Bakanlığınca; "09.12.2006 tarihli Resmî Gazete’de Merkez Bankası tarafından yayımlanan Mevduat ve Kredi Faiz Oranları ve Katılma Hesapları Kâr ve Zarara Katılma Oranları İle Kredi İşlemlerinde Faiz Dışında Sağlanacak Diğer Menfaatler Hakkında 2006/1 sayılı Tebliğ’in 6 ncı maddesi, “Bankalar, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasına bildirdikleri azami oranları aşmamak kaydıyla, mevduat ve kredi işlemlerinde uygulayacakları faiz oranlarını ve katılma hesaplarında uygulayacakları kâr ve zarara katılma oranlarını vadelerine göre tüm şubelerinde halkın görebileceği şekilde ilan eder ve bu oranları internet sitelerinde yayımlar.” şeklinde değiştirilmiştir.
Mahkemece, ticari kredilerde bankalar tarafından alınacak olan masrafların hukukilik denetimi yapılırken öncelikle anılan yasal düzenleme dikkate alınarak gereğince ilan ve yayım yapılmışsa, bankaların bu oranlar üzerinden masraf ve benzeri kesintiler yapabileceğinin kabulü ile hüküm kurulması şayet gerekli ilan ve yayımlar yapılmamış ise emsal banka uygulamalarının araştırılması ve alınan masrafların emsal banka uygulamalarına göre orantılı olup olmadığının değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği değerlendirilmeden yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı bulunmuştur." gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kanun yararına bozulması istenmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, taraflar arasındaki genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan haksız olduğu iddia edilen kesintilerin istirdadı istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 363 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ilk derece mahkemelerinin kesin olarak verdikleri kararlar ile istinaf incelemesinden geçmeden kesinleşmiş bulunan kararlarına karşı, yürürlükteki hukuka aykırı bulunduğu ileri sürülerek Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına temyiz yoluna başvurulur.
2.Temyiz talebi Yargıtayca yerinde görüldüğü takdirde, 6100 sayılı Kanun’un 363 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca karar kanun yararına bozulur ve bu bozma, kararın hukuki sonuçlarını ortadan kaldırmaz.
3. Değerlendirme
1.Taraflar arasındaki kredi sözleşmesinde, komisyon, ekspertiz, inceleme vb. masraf alınacağına dair hüküm bulunmakta ise de miktar veya oranları konusunda açıklık bulunmamaktadır.
2.Bu durum karşısında Mahkemece, diğer bankalardan aynı nitelikteki krediler için aldıkları masrafların sorulması, ardı sıra bilirkişi incelemesi yaptırılıp davalı bankanın davacıdan aldığı ücretlerin tespiti ile davalı bankanın tahsil ettiği ücretlerin makul olup olmadığının belirlenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, Mahkeme kararının kanun yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12376 E. 2018/3830 K.
Ortak:emsal banka uygulaması · erken kapama komisyonu · genel kredi sözleşmesi · komisyon · vade · kredi sözleşmesi · dosya masrafı · ilan · Alacak
İncelediğiniz karardaEtimesgut Şubesi ile ...arasında 20.03.2019 tarihli ve 300.000,00 TL limitli «cari hesap kredisi» sözleşmesinin, 20.03.2019 tarihli ve K2 652195 numaralı «genel kredi sözleşmesi» ve diğer finansman belgelerine ek olarak imzalandığı, 20.03.2019-20.03.2020 dönemindeki 1 yıllık sürede davalı bankaca davacı kredi müşterisinden "ücret" ve "«komisyon»" adı altında toplam 6.593,81 TL tahsilat yapıldığı, davacı kredi müşterisinin ücret ve komisyonlara ilişkin hükümler içeren 20.03.2019 tarihli genel kredi sözleşmesi ile eki cari hesap kredi sözleşmesinin akdedilmesinden önce sözleşme hükümleri hakkında bilgilendirildiğini gösteren herhangi bir «form», kayıt, beyan, «şerh» veya belgenin bulunmadığı, davalı bankaca davacı kredi müşterisinden "ücret" ve "komisyon" adı altında tahsil edilen 6.593,81 TL'den 28.12.2020 tarihinde gerçekleştirilen iade neticesinde davalı bankanın uhdesinde kalan ücret ve komisyon miktarının 6.013,10 TL olduğu, bu tutar yönünden ücret ve komisyon meblağının mevzuat ve sözleşme yönünden dayanağı bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 6.013,10 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair istemin reddine «kesin» olarak karar verilmiştir.
Mahkemece, ticari kredilerde bankalar tarafından alınacak olan «masrafların» hukukilik denetimi yapılırken öncelikle anılan yasal düzenleme dikkate alınarak gereğince «ilan» ve yayım yapılmışsa, bankaların bu oranlar üzerinden masraf ve benzeri kesintiler yapabileceğinin kabulü ile hüküm kurulması şayet gerekli ilan ve yayımlar yapılmamış ise «emsal banka uygulamalarının» araştırılması ve alınan masrafların emsal banka uygulamalarına göre orantılı olup olmadığının değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği değerle …
Değerlendirme 1.Taraflar arasındaki «kredi sözleşmesinde», «komisyon», ekspertiz, inceleme vb. «masraf» alınacağına dair hüküm bulunmakta ise de miktar veya oranları konusunda açıklık bulunmamaktadır.
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre; davacının «genel kredi sözleşmesi» kapsamında ticari krediler kullandığı, bu kredilerin erken kapatılması nedeniyle "«erken kapama komisyonu»" adı altında davacıdan «masraf» tahsil edildiği, genel kredi sözleşmesinde kredilerle ilgili alınacak komisyon ve masraf ve ücretlerin kabul «taahhüt» edildiğini, Yargıtay kararları doğrultusunda diğer bankaların ortalamaları dikkate alındığında davalı bankanın davacıdan alınması gerekenden fazla miktarda masraf tahsil edildiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 2.635,50 TL'nin dava tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
1- Dava, «genel kredi sözleşmesi» kapsamında dosya «masrafı» adı altında yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkindir.
Bu durumda ticari kredilerde bankalar tarafından alınacak olan «masrafların» hukukilik denetimi yapılırken anılan yasal düzenleme gereğince «ilan» ve yayım yapılmışsa, bankaların bu oranlar üzerinden masraf vb. alabileceğinin kabulü ile hüküm kurulması, yapılmamışsa «emsal banka uygulamaları» araştırılması, alınan masrafların emsal banka uygulamalarına göre orantılı olup olmadığı değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taahhütname · avans faizi
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre; davacının «genel kredi sözleşmesi» kapsamında ticari krediler kullandığı, bu kredilerin erken kapatılması nedeniyle "«erken kapama komisyonu»" adı altında davacıdan «masraf» tahsil edildiği, genel kredi sözleşmesinde kredilerle ilgili alınacak komisyon ve masraf ve ücretlerin kabul «taahhüt» edildiğini, Yargıtay kararları doğrultusunda diğer bankaların ortalamaları dikkate alındığında davalı bankanın davacıdan alınması gerekenden fazla miktarda masraf tahsil edildiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 2.635,50 TL'nin dava tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/15052 E. 2018/3584 K.
Ortak:emsal banka uygulaması · ticari kredi · genel kredi sözleşmesi · komisyon · vade · istirdat · kredi sözleşmesi · dosya masrafı · Alacak
İncelediğiniz karardaCEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının tüketici değil, «tacir» olduğunu, davacı ile müvekkili banka arasında «taksitli ticari kredi sözleşmeleri» imzalanmak suretiyle kredi kullandırıldığını, davacının tacir olduğu hususunda herhangi bir ihtilaf olmadığına göre hiçbir kabulü içermemekle birlikte taraflar arasında akdedilen sözleşmelerde genel işlem ve haksız şartların varlığından da bahsedilemeyeceğini, bir tacir olan davacı müşterinin çekincesiz kabulünün her şeyden önce «ahde vefa» ilkesinin bir gereği olarak davacıyı bağladığını, davaya konu ücret/«masrafın» “«haksız şart»” yaratmadığını, dava konusu uyuşmazlığa konu tutarların, davacı aleyhine dengesizlik oluşturmayacak bedeller olduğunu, anılan durumun “dengesizliğe yol açacak” bir …
Etimesgut Şubesi ile ...arasında 20.03.2019 tarihli ve 300.000,00 TL limitli «cari hesap kredisi» sözleşmesinin, 20.03.2019 tarihli ve K2 652195 numaralı «genel kredi sözleşmesi» ve diğer finansman belgelerine ek olarak imzalandığı, 20.03.2019-20.03.2020 dönemindeki 1 yıllık sürede davalı bankaca davacı kredi müşterisinden "ücret" ve "«komisyon»" adı altında toplam 6.593,81 TL tahsilat yapıldığı, davacı kredi müşterisinin ücret ve komisyonlara ilişkin hükümler içeren 20.03.2019 tarihli genel kredi sözleşmesi ile eki cari hesap kredi sözleşmesinin akdedilmesinden önce sözleşme hükümleri hakkında bilgilendirildiğini gösteren herhangi bir «form», kayıt, beyan, «şerh» veya belgenin bulunmadığı, davalı bankaca davacı kredi müşterisinden "ücret" ve "komisyon" adı altında tahsil edilen 6.593,81 TL'den 28.12.2020 tarihinde gerçekleştirilen iade neticesinde davalı bankanın uhdesinde kalan ücret ve komisyon miktarının 6.013,10 TL olduğu, bu tutar yönünden ücret ve komisyon meblağının mevzuat ve sözleşme yönünden dayanağı bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 6.013,10 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair istemin reddine «kesin» olarak karar verilmiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, taraflar arasındaki «genel kredi sözleşmesinden» kaynaklanan haksız olduğu iddia edilen kesintilerin «istirdadı» istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaDava, «ticari kredi» dolayısıyla alınan «masrafların» «istirdadı» istemine ilişkindir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; davalı banka ile davacı arasında düzenlenen Genel Kredi Sözleşmesinin «ticari nitelik» taşıması ve davacının «tüketici sıfatına» sahip olmaması nedenleriyle 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ve ilgili mevzuat hükümlerinin davacı hakkında uygulanamayacağı, davacının davalı bankadan kullanmış olduğu krediler nedeniyle davalı banka tarafından tahsil edilen ücret, «masraf», «komisyon» ve sigorta «primlerinin iade» edilmemesi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda ticari kredilerde bankalar tarafından alınacak olan «masrafların» hukukilik denetimi yapılırken anılan yasal düzenleme gereğince «ilan» ve yayım yapılmışsa, bankaların bu oranlar üzerinden masraf vb. alabileceğinin kabulü ile hüküm kurulması, yapılmamışsa «emsal banka uygulamaları» araştırılması, alınan masrafların emsal banka uygulamalarına göre orantılı olup olmadığı değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tüketici sıfatı · prim iadesi · davanın konusu · ticari dava niteliği · ek prim
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre; davalı banka ile davacı arasında düzenlenen Genel Kredi Sözleşmesinin «ticari nitelik» taşıması ve davacının «tüketici sıfatına» sahip olmaması nedenleriyle 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ve ilgili mevzuat hükümlerinin davacı hakkında uygulanamayacağı, davacının davalı bankadan kullanmış olduğu krediler nedeniyle davalı banka tarafından tahsil edilen ücret, «masraf», «komisyon» ve sigorta «primlerinin iade» edilmemesi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece “Tüketici Mahkemesi” sıfatıyla bakılan davada, «dava konusu» kredinin «ticari kredi» olması sebebiyle Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ve ilgili mevzuatın uygulanmayacağı değerlendirmesi yapılmış olmasına rağmen kararın “Ticaret Mahkemesi” sıfatıyla verilmemesi doğru görülmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/276 E. 2018/5662 K.
Ortak:emsal banka uygulaması · komisyon · vade · istirdat · dosya masrafı · ilan · Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece, ticari kredilerde bankalar tarafından alınacak olan «masrafların» hukukilik denetimi yapılırken öncelikle anılan yasal düzenleme dikkate alınarak gereğince «ilan» ve yayım yapılmışsa, bankaların bu oranlar üzerinden masraf ve benzeri kesintiler yapabileceğinin kabulü ile hüküm kurulması şayet gerekli ilan ve yayımlar yapılmamış ise «emsal banka uygulamalarının» araştırılması ve alınan masrafların emsal banka uygulamalarına göre orantılı olup olmadığının değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği değerle …
… mi oranları aşmamak kaydıyla, mevduat ve kredi işlemlerinde uygulayacakları faiz oranlarını ve katılma hesaplarında uygulayacakları kâr ve zarara katılma oranlarını «vadelerine» göre tüm şubelerinde halkın görebileceği şekilde «ilan» eder ve bu oranları internet sitelerinde yayımlar.” şeklinde değiştirilmiştir.
Değerlendirme 1.Taraflar arasındaki «kredi sözleşmesinde», «komisyon», ekspertiz, inceleme vb. «masraf» alınacağına dair hüküm bulunmakta ise de miktar veya oranları konusunda açıklık bulunmamaktadır.
Benzer bu karardaBu durumda ticari ...lerde bankalar tarafından alınacak olan «masrafların» hukukilik denetimi yapılırken öncelikle anılan yasal düzenleme gereğince «ilan» ve yayım yapılmışsa, bankaların bu oranlar üzerinden masraf vb. alabileceğinin kabulü ile hüküm kurulması, şayet gerekli ilan ve yayımlar yapılmamış ise «emsal banka uygulamalarının» araştırılması, alınan masrafların emsal banka uygulamalarına göre orantılı olup olmadığının değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgı …
1-Dava, taraflar arasında 30.10.2012 tarihinde imzalanan ve ticari mahiyette bulunan ...nin erken kapatılması nedeniyle ödenen «komisyon bedelinin» «istirdadı» talebine ilişkindir.
Bankasına bildirdikleri azami oranları aşmamak kaydıyla, ... ve ... işlemlerinde uygulayacakları faiz oranlarını ve katılma hesaplarında uygulayacakları kâr ve zarara katılma oranlarını «vadelerine» göre tüm şubelerinde halkın görebileceği şekilde «ilan» eder ve bu oranları internet sitelerinde yayımlar.” şeklinde değiştirilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:komisyon bedeli
Benzer bu kararda1-Dava, taraflar arasında 30.10.2012 tarihinde imzalanan ve ticari mahiyette bulunan ...nin erken kapatılması nedeniyle ödenen «komisyon bedelinin» «istirdadı» talebine ilişkindir.
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/3289 E. 2019/4750 K.
Ortak:emsal banka uygulaması · genel kredi sözleşmesi · komisyon · vade · kredi sözleşmesi · tacir · dosya masrafı · ilan
İncelediğiniz karardaCEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının tüketici değil, «tacir» olduğunu, davacı ile müvekkili banka arasında «taksitli ticari kredi sözleşmeleri» imzalanmak suretiyle kredi kullandırıldığını, davacının tacir olduğu hususunda herhangi bir ihtilaf olmadığına göre hiçbir kabulü içermemekle birlikte taraflar arasında akdedilen sözleşmelerde genel işlem ve haksız şartların varlığından da bahsedilemeyeceğini, bir tacir olan davacı müşterinin çekincesiz kabulünün her şeyden önce «ahde vefa» ilkesinin bir gereği olarak davacıyı bağladığını, davaya konu ücret/«masrafın» “«haksız şart»” yaratmadığını, dava konusu uyuşmazlığa konu tutarların, davacı aleyhine dengesizlik oluşturmayacak bedeller olduğunu, anılan durumun “dengesizliğe yol açacak” bir …
Etimesgut Şubesi ile ...arasında 20.03.2019 tarihli ve 300.000,00 TL limitli «cari hesap kredisi» sözleşmesinin, 20.03.2019 tarihli ve K2 652195 numaralı «genel kredi sözleşmesi» ve diğer finansman belgelerine ek olarak imzalandığı, 20.03.2019-20.03.2020 dönemindeki 1 yıllık sürede davalı bankaca davacı kredi müşterisinden "ücret" ve "«komisyon»" adı altında toplam 6.593,81 TL tahsilat yapıldığı, davacı kredi müşterisinin ücret ve komisyonlara ilişkin hükümler içeren 20.03.2019 tarihli genel kredi sözleşmesi ile eki cari hesap kredi sözleşmesinin akdedilmesinden önce sözleşme hükümleri hakkında bilgilendirildiğini gösteren herhangi bir «form», kayıt, beyan, «şerh» veya belgenin bulunmadığı, davalı bankaca davacı kredi müşterisinden "ücret" ve "komisyon" adı altında tahsil edilen 6.593,81 TL'den 28.12.2020 tarihinde gerçekleştirilen iade neticesinde davalı bankanın uhdesinde kalan ücret ve komisyon miktarının 6.013,10 TL olduğu, bu tutar yönünden ücret ve komisyon meblağının mevzuat ve sözleşme yönünden dayanağı bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 6.013,10 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair istemin reddine «kesin» olarak karar verilmiştir.
Mahkemece, ticari kredilerde bankalar tarafından alınacak olan «masrafların» hukukilik denetimi yapılırken öncelikle anılan yasal düzenleme dikkate alınarak gereğince «ilan» ve yayım yapılmışsa, bankaların bu oranlar üzerinden masraf ve benzeri kesintiler yapabileceğinin kabulü ile hüküm kurulması şayet gerekli ilan ve yayımlar yapılmamış ise «emsal banka uygulamalarının» araştırılması ve alınan masrafların emsal banka uygulamalarına göre orantılı olup olmadığının değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği değerle …
Benzer bu karardaMahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak ve tüm dosya kapsamına göre yapılan yargılama sonucunda; tarafların «tacir» olup tüm iş ve işlemlerinde basiretli davranması gerektiği, yapılan «genel kredi sözleşmesinin» tarafları bağladığı, bu sözleşmenin 15.6. maddesine göre borcun vadesinden önce erken kapanmasının davalı bankanın kabulüne bağlı olduğu ve bankanın kabulü halinde erken ödemenin, bankanın belirleyeceği miktarda bir erken kapatma ücreti ve mali yükümlülüklerin ödenmesi ile mümkün olduğunun düzenlendiği, bu itibarla davalı bankanın «komisyon» ücreti olarak tahsil ettiği %8 oranının 60 ay vadeli kredi sözleşmesinde 8. aydan sonra kredinin kapatılması ve bankacılık piyasasına göre uygun bir oran olduğuna …
Bu durumda ticari kredilerde bankalar tarafından alınacak olan «masrafların» hukukilik denetimi yapılırken öncelikle anılan yasal düzenleme gereğince «ilan» ve yayım yapılmışsa, bankaların bu oranlar üzerinden masraf ve benzeri kesintiler yapabileceğinin kabulü ile hüküm kurulması, şayet gerekli ilan ve yayımlar yapılmamış ise «emsal banka uygulamalarının» araştırılması ve alınan masrafların emsal banka uygulamalarına göre orantılı olup olmadığının değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yanıl …
… mi oranları aşmamak kaydıyla, mevduat ve kredi işlemlerinde uygulayacakları faiz oranlarını ve katılma hesaplarında uygulayacakları kâr ve zarara katılma oranlarını «vadelerine» göre tüm şubelerinde halkın görebileceği şekilde «ilan» eder ve bu oranları internet sitelerinde yayımlar.” şeklinde değiştirilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:komisyon bedeli · bedel iadesi
Benzer bu karardaDava, davacı tarafından davalı bankadan kullanılan ticari taşıt kredisinin erken kapatılması nedeniyle ödenen «komisyon bedelinin iadesi» istemine ilişkin olup, mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/3567 E. 2018/5113 K.
Ortak:emsal banka uygulaması · erken kapama komisyonu · ticari kredi · komisyon · vade · dosya masrafı · ilan · Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece, ticari kredilerde bankalar tarafından alınacak olan «masrafların» hukukilik denetimi yapılırken öncelikle anılan yasal düzenleme dikkate alınarak gereğince «ilan» ve yayım yapılmışsa, bankaların bu oranlar üzerinden masraf ve benzeri kesintiler yapabileceğinin kabulü ile hüküm kurulması şayet gerekli ilan ve yayımlar yapılmamış ise «emsal banka uygulamalarının» araştırılması ve alınan masrafların emsal banka uygulamalarına göre orantılı olup olmadığının değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği değerle …
DAVA Davacı asıl dava dilekçesinde; ticari krediden kaynaklanan 2.179,12 TL «erken kapama komisyon» ücreti, 2.814,00 TL «kredi tahsis ücreti», KOBİ destek paket ücreti ve kredi «mevduat hesabı» kullanımı otomatik ödeme ücreti 1.144,22 TL'nin iadesini talep etmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının tüketici değil, «tacir» olduğunu, davacı ile müvekkili banka arasında «taksitli ticari kredi sözleşmeleri» imzalanmak suretiyle kredi kullandırıldığını, davacının tacir olduğu hususunda herhangi bir ihtilaf olmadığına göre hiçbir kabulü içermemekle birlikte taraflar arasında akdedilen sözleşmelerde genel işlem ve haksız şartların varlığından da bahsedilemeyeceğini, bir tacir olan davacı müşterinin çekincesiz kabulünün her şeyden önce «ahde vefa» ilkesinin bir gereği olarak davacıyı bağladığını, davaya konu ücret/«masrafın» “«haksız şart»” yaratmadığını, dava konusu uyuşmazlığa konu tutarların, davacı aleyhine dengesizlik oluşturmayacak bedeller olduğunu, anılan durumun “dengesizliğe yol açacak” bir …
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki kredinin «ticari kredi» olduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin tip sözleşme olduğu, «genel işlem şartlarına» aykırı olduğu, «erken kapama komisyonuna» ilişkin hükümlerin yazılmamış sayılması gerektiği, bu nedenle iadesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile ....500,00 TL'nin «erken ödeme komisyon» ücretinin tahsil tarihi olan 04/11/2014 tarihinden, bakiye 630,00 TL'nin «ıslah» tarihinden itibaren işleyecek en yüksek «reeskont faizi» ile birlikte davalı taraftan tahsiline karar verilmiştir.
1- Dava, «ticari kredi» nedeniyle haksız tahsil edildiğini iddia edilen «erken kapama komisyon» ücretinin tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bu durumda, ticari kredilerde bankalar tarafından alınacak olan «masrafların» hukukilik denetimi yapılırken anılan düzenleme gereğince «ilan» ve yayım yapılmışsa, bankaların bu oranlar üzerinden masraf vb. alabileceğinin kabulü ile hüküm kurulması, yapılmamışsa «emsal banka uygulamaları» araştırılması, alınan masrafların emsal banka uygulamalarına göre orantılı olup olmadığı değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:erken ödeme komisyonu · genel işlem şartı · reeskont faizi · ıslah
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki kredinin «ticari kredi» olduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin tip sözleşme olduğu, «genel işlem şartlarına» aykırı olduğu, «erken kapama komisyonuna» ilişkin hükümlerin yazılmamış sayılması gerektiği, bu nedenle iadesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile ....500,00 TL'nin «erken ödeme komisyon» ücretinin tahsil tarihi olan 04/11/2014 tarihinden, bakiye 630,00 TL'nin «ıslah» tarihinden itibaren işleyecek en yüksek «reeskont faizi» ile birlikte davalı taraftan tahsiline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/11774 E. 2018/4017 K.
Ortak:emsal banka uygulaması · komisyon · vade · istirdat · kredi sözleşmesi · dosya masrafı · ilan · Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece, ticari kredilerde bankalar tarafından alınacak olan «masrafların» hukukilik denetimi yapılırken öncelikle anılan yasal düzenleme dikkate alınarak gereğince «ilan» ve yayım yapılmışsa, bankaların bu oranlar üzerinden masraf ve benzeri kesintiler yapabileceğinin kabulü ile hüküm kurulması şayet gerekli ilan ve yayımlar yapılmamış ise «emsal banka uygulamalarının» araştırılması ve alınan masrafların emsal banka uygulamalarına göre orantılı olup olmadığının değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği değerle …
Değerlendirme 1.Taraflar arasındaki «kredi sözleşmesinde», «komisyon», ekspertiz, inceleme vb. «masraf» alınacağına dair hüküm bulunmakta ise de miktar veya oranları konusunda açıklık bulunmamaktadır.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının tüketici değil, «tacir» olduğunu, davacı ile müvekkili banka arasında «taksitli ticari kredi sözleşmeleri» imzalanmak suretiyle kredi kullandırıldığını, davacının tacir olduğu hususunda herhangi bir ihtilaf olmadığına göre hiçbir kabulü içermemekle birlikte taraflar arasında akdedilen sözleşmelerde genel işlem ve haksız şartların varlığından da bahsedilemeyeceğini, bir tacir olan davacı müşterinin çekincesiz kabulünün her şeyden önce «ahde vefa» ilkesinin bir gereği olarak davacıyı bağladığını, davaya konu ücret/«masrafın» “«haksız şart»” yaratmadığını, dava konusu uyuşmazlığa konu tutarların, davacı aleyhine dengesizlik oluşturmayacak bedeller olduğunu, anılan durumun “dengesizliğe yol açacak” bir …
Benzer bu karardaBu durumda ticari kredilerde bankalar tarafından alınacak olan «masrafların» hukukilik denetimi yapılırken öncelikle anılan yasal düzenleme gereğince «ilan» ve yayım yapılmışsa, bankaların bu oranlar üzerinden masraf vb. alabileceğinin kabulü ile hüküm kurulması, şayet gerekli ilan ve yayımlar yapılmamış ise «emsal banka uygulamalarının» araştırılması, alınan masrafların emsal banka uygulamalarına göre orantılı olup olmadığının değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgı …
1-Dava, taraflar arasında 07.02.2012 tarihinde imzalanan ve ticari mahiyette bulunan kredinin erken kapatılması nedeniyle ödenen «komisyon bedelinin» «istirdadı» talebine ilişkindir.
… mi oranları aşmamak kaydıyla, mevduat ve kredi işlemlerinde uygulayacakları faiz oranlarını ve katılma hesaplarında uygulayacakları kâr ve zarara katılma oranlarını «vadelerine» göre tüm şubelerinde halkın görebileceği şekilde «ilan» eder ve bu oranları internet sitelerinde yayımlar.” şeklinde değiştirilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:erken ödeme komisyonu · komisyon bedeli
Benzer bu kararda… 0.000,00 TL bedelli olduğu, davacı şirketin 35. taksit ödemesi esnasında 05/01/2015 tarihinde kalan kısmı 646.443,71 TL olarak ödediği, davalı bankabıb 27.150,62 TL «erken ödeme komisyonu» tahsil ettiği, sözleşmede oran belli edilmediğinden diğer bankalardan bu tür kredilerin erken kapatılması halinde alınan komisyon ücretinin sorulduğu, %2 oranının …
1-Dava, taraflar arasında 07.02.2012 tarihinde imzalanan ve ticari mahiyette bulunan kredinin erken kapatılması nedeniyle ödenen «komisyon bedelinin» «istirdadı» talebine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/7060 E. , 2023/894 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2021/720 Esas, 2022/262Karar
DAVA TARİHİ 20.09.2021
HÜKÜM
Davanın kısmen kabulü
Taraflar arasında, İlk Derece Mahkemesinde görülen alacak davasında davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince kesin olarak verilen kararın kanun yararına temyizen incelenmesi Adalet Bakanlığı tarafından istenilmiş olmakla; Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı asıl dava dilekçesinde; ticari krediden kaynaklanan 2.179,12 TL erken kapama komisyon ücreti, 2.814,00 TL kredi tahsis ücreti, KOBİ destek paket ücreti ve kredi mevduat hesabı kullanımı otomatik ödeme ücreti 1.144,22 TL'nin iadesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının tüketici değil, tacir olduğunu, davacı ile müvekkili banka arasında taksitli ticari kredi sözleşmeleri imzalanmak suretiyle kredi kullandırıldığını, davacının tacir olduğu hususunda herhangi bir ihtilaf olmadığına göre hiçbir kabulü içermemekle birlikte taraflar arasında akdedilen sözleşmelerde genel işlem ve haksız şartların varlığından da bahsedilemeyeceğini, bir tacir olan davacı müşterinin çekincesiz kabulünün her şeyden önce ahde vefa ilkesinin bir gereği olarak davacıyı bağladığını, davaya konu ücret/masrafın “haksız şart” yaratmadığını, dava konusu uyuşmazlığa konu tutarların, davacı aleyhine dengesizlik oluşturmayacak bedeller olduğunu, anılan durumun “dengesizliğe yol açacak” bir düzenlemeyi içermediğini, davacının imzasıyla kabulü üzerine ve davacının bilgisi ve talep beyanıyla tahsil edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Denizbank A.Ş. Etimesgut Şubesi ile ...arasında 20.03.2019 tarihli ve 300.000,00 TL limitli cari hesap kredisi sözleşmesinin, 20.03.2019 tarihli ve K2 652195 numaralı genel kredi sözleşmesi ve diğer finansman belgelerine ek olarak imzalandığı, 20.03.2019-20.03.2020 dönemindeki 1 yıllık sürede davalı bankaca davacı kredi müşterisinden "ücret" ve "komisyon" adı altında toplam 6.593,81 TL tahsilat yapıldığı, davacı kredi müşterisinin ücret ve komisyonlara ilişkin hükümler içeren 20.03.2019 tarihli genel kredi sözleşmesi ile eki cari hesap kredi sözleşmesinin akdedilmesinden önce sözleşme hükümleri hakkında bilgilendirildiğini gösteren herhangi bir form, kayıt, beyan, şerh veya belgenin bulunmadığı, davalı bankaca davacı kredi müşterisinden "ücret" ve "komisyon" adı altında tahsil edilen 6.593,81 TL'den 28.12.2020 tarihinde gerçekleştirilen iade neticesinde davalı bankanın uhdesinde kalan ücret ve komisyon miktarının 6.013,10 TL olduğu, bu tutar yönünden ücret ve komisyon meblağının mevzuat ve sözleşme yönünden dayanağı bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 6.013,10 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair istemin reddine kesin olarak karar verilmiştir.
IV. KANUN YARARINA TEMYİZ
A. Kanun Yararına Temyiz Yoluna Başvuran
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının kanun yararına temyizen incelenmesi Adalet Bakanlığı tarafından istenilmiştir.
B. Temyiz Sebepleri
Adalet Bakanlığınca; "09.12.2006 tarihli Resmî Gazete’de Merkez Bankası tarafından yayımlanan Mevduat ve Kredi Faiz Oranları ve Katılma Hesapları Kâr ve Zarara Katılma Oranları İle Kredi İşlemlerinde Faiz Dışında Sağlanacak Diğer Menfaatler Hakkında 2006/1 sayılı Tebliğ’in 6 ncı maddesi, “Bankalar, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasına bildirdikleri azami oranları aşmamak kaydıyla, mevduat ve kredi işlemlerinde uygulayacakları faiz oranlarını ve katılma hesaplarında uygulayacakları kâr ve zarara katılma oranlarını vadelerine göre tüm şubelerinde halkın görebileceği şekilde ilan eder ve bu oranları internet sitelerinde yayımlar.” şeklinde değiştirilmiştir.
Mahkemece, ticari kredilerde bankalar tarafından alınacak olan masrafların hukukilik denetimi yapılırken öncelikle anılan yasal düzenleme dikkate alınarak gereğince ilan ve yayım yapılmışsa, bankaların bu oranlar üzerinden masraf ve benzeri kesintiler yapabileceğinin kabulü ile hüküm kurulması şayet gerekli ilan ve yayımlar yapılmamış ise emsal banka uygulamalarının araştırılması ve alınan masrafların emsal banka uygulamalarına göre orantılı olup olmadığının değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği değerlendirilmeden yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı bulunmuştur." gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kanun yararına bozulması istenmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, taraflar arasındaki genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan haksız olduğu iddia edilen kesintilerin istirdadı istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 363 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ilk derece mahkemelerinin kesin olarak verdikleri kararlar ile istinaf incelemesinden geçmeden kesinleşmiş bulunan kararlarına karşı, yürürlükteki hukuka aykırı bulunduğu ileri sürülerek Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına temyiz yoluna başvurulur.
2.Temyiz talebi Yargıtayca yerinde görüldüğü takdirde, 6100 sayılı Kanun’un 363 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca karar kanun yararına bozulur ve bu bozma, kararın hukuki sonuçlarını ortadan kaldırmaz.
3. Değerlendirme
1.Taraflar arasındaki kredi sözleşmesinde, komisyon, ekspertiz, inceleme vb. masraf alınacağına dair hüküm bulunmakta ise de miktar veya oranları konusunda açıklık bulunmamaktadır.
2.Bu durum karşısında Mahkemece, diğer bankalardan aynı nitelikteki krediler için aldıkları masrafların sorulması, ardı sıra bilirkişi incelemesi yaptırılıp davalı bankanın davacıdan aldığı ücretlerin tespiti ile davalı bankanın tahsil ettiği ücretlerin makul olup olmadığının belirlenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, Mahkeme kararının kanun yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Adalet Bakanlığının 6100 sayılı Kanun’un 363 üncü maddesinin birinci fıkrasına dayalı kanun yararına temyiz isteminin kabulü ile kararın sonuca etkili olmamak üzere KANUN YARARINA BOZULMASINA,
Dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına gönderilmesine, 16.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/936579600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz