Kurum kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/6269 E. 2023/834 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ortalama tüketici↗ karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ dahili dava↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ temsil↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/63 E., 2019/219 K.
Taraflar arasındaki Türk Patent ve Marka Kurumu (TPMK) Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin esas unsuru "..." ibaresi tarafından temsil edilen markaların sahibi olduğunu, davalı şahısça yapılan 2016/01422 sayılı "..." ibareli marka başvurusuna iltibas ve tanınmışlık vakıalarına dayalı olarak yapmış oldukları itirazın nihai olarak TPMK YİDK tarafından reddedildiğini ileri sürerek davalı Kurum kararının iptaline ve başvuruya konu markanın hükümsüz kılınarak sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2. Davalı ..., cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının "..." ibareli başvuru markasıyla davacının "..." ibareli tescilli markaları arasında 2016/01422 sayılı markanın kapsamında yer alan 30 uncu sınıftaki "Kahve, kakao, kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler, makarnalar, mantılar, erişteler, pastacılık fırıncılık mamulleri, tatlılar, bal, arı sütü, propolis, yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar, mayalar, kabartma tozları, her türlü un, irmik, nişasta, toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri, şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler, sakızlar, tuz, hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç. Pekmez" yönünden görsel ve sescil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makul düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu yukarıda belirtilen 30 uncu sınıftaki mallar için ayırdığı satın alma süresi içerisinde davalının "..." ibareli başvuru markasını gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacının "..." ibareli markalarından farklı bir marka olduğunu algılamayacağı, diğer bir anlatımla ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından dava konusu yukarıda belirtilen 30 uncu sınıftaki mallar için davacının "..." ibareli markalı mal satın almak isterken davalının "..." ibareli başvuru markalı ürünü satın almak şeklinde bir yanılgı yaşayabileceği, bu mallarda ortalama düzeydeki tüketici kesimi nezdinde her iki markanın işletmesel kökenlerinin aynı olduğu, idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletmeye ait markalar algısı oluşabileceği, bu açıdan taraf markaları arasında yukarıda belirtilen 30 uncu sınıftaki mallar açısından 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrası anlamında iltibas-benzerlik bulunduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, dava konusu 2017-M-10637 sayılı YİDK kararının dava konusu edilen 2016/01422 sayılı markanın kapsamında yer alan 30 uncu sınıftaki "Kahve, kakao, kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler, makarnalar, mantılar, erişteler, pastacılık fırıncılık mamulleri, tatlılar, bal, arı sütü, propolis, yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar, mayalar, kabartma tozları, her türlü un, irmik, nişasta, toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri, şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler, sakızlar, tuz, hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç. Pekmez" yönünden YİDK kararının iptaline, dava konusu marka henüz tescilli olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; ... ibaresinin bütünsel bir algı oluşturduğunu, bu çerçevede, başvuruya konu "..." markası ile itiraza gerekçe olarak gösterilen "..." esas unsurlu markaların bütünüyle bıraktıkları izlenim itibariyle karıştırılabilecek derecede benzer markalar olmadığını, markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, Mahkemece aksi değerlendirme ile markalar arasında benzerlik olduğuna ilişkin kanaate katılmanın mümkün olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davaya konu YİDK kararının isabetli olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ile dördüncü fıkrası.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/6690 E. 2024/8146 K.
Ortak:dahili dava · iltibas
İncelediğiniz karardaPekmez" yönünden görsel ve sescil olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makul düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu yukarıda belirtilen 30 uncu sınıftaki mallar için ayırdığı satın alma süresi içerisinde davalının "..." ibareli başvuru markasını gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacının "..." ibareli markalarından farklı bir marka olduğunu algılamayacağı, diğer bir anlatımla ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından dava konusu yukarıda belirtilen 30 uncu sınıftaki mallar için davacının "..." ibareli markalı mal satın almak isterken davalının "..." ibareli başvuru markalı ürünü satın almak şeklinde bir yanılgı yaşayabileceği, bu mallarda ortalama düzeydeki tüketici kesimi nezdinde her iki markanın işletmesel kökenlerinin aynı olduğu, idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletmeye ait markalar algısı oluşabileceği, bu açıdan taraf markaları arasında yukarıda belirtilen 30 uncu sınıftaki mallar açısından 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrası anlamında iltibas-benzerlik bulunduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, dava konusu 2017-M-10637 sayılı YİDK kararının dava konusu edilen 2016/01422 sayılı markanın kapsamında yer alan 30 uncu sınıftaki "Kahve, kakao, kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler, makarnalar, mantılar, erişteler, pastacılık fırıncılık mamulleri, tatlılar, bal, arı sütü, propolis, yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları «dahil» olmak üzere soslar, mayalar, kabartma tozları, her türlü un, irmik, nişasta, toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri, şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler …
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin esas unsuru "..." ibaresi tarafından «temsil» edilen markaların sahibi olduğunu, davalı şahısça yapılan 2016/01422 sayılı "..." ibareli marka başvurusuna «iltibas» ve tanınmışlık vakıalarına dayalı olarak yapmış oldukları itirazın nihai olarak TPMK YİDK tarafından reddedildiğini ileri sürerek davalı Kurum kararının iptaline v …
… antılar, erişteler, pastacılık fırıncılık mamulleri, tatlılar, bal, arı sütü, propolis, yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları «dahil» olmak üzere soslar, mayalar, kabartma tozları, her türlü un, irmik, nişasta, toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri, şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler …
Benzer bu kararda… rıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “...+şekil” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere başvuruda bulunduğunu, 2019/31002 sayılı başvurunun «ilanı» üzerine müvekkili tarafından itirazda bulunulduğunu, ancak itirazın kısmen reddedildiğini, kısmi ret kararına karşı davalı şirketin yeniden incelenmesi talebinin Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından kısmen kabul edilerek “Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler” emtiasının marka başvurusuna tekrar eklenmesine karar verildiğini, oysa müvekkilinin 2018/62668 tescil numaralı “...” ibareli markanın maliki olduğunu, müvekkiline ait “...” ibareli marka ile itiraza konu “...” markasının görünüş, renk, okunuş ve telaffuz açısından birebir aynı olduğunu, müvekkilinin 2019/75537 tescil numaralı “...” ibareli markasının 07, 35 ve 43. sınıfta tescilli, 2019/68117 tescil numaralı “...” ibareli, 2019/44840 tescil numaralı “...” ibareli, 2019/14224 tescil numaralı “...” ibareli, 2018/62668 tescil numaralı “...” ibareli, 2018/116691 tescil numaralı “...” ibareli markalarının 30. sınıfta tescilli olduğunu, itiraza konu başvurunun da 30. sınıfta tescil talebinde bulunulduğunu, davaya konu marka müracaatının tescil talep edilen 30. sınıftaki tüm emtia yönünden tamamen reddi ve yine benzer olması ve kapsaması «sebebi» ile 29. ve 35. sınıftaki tüm emtia yönünden de tamamen reddinin gerektiğini, itiraza konu “...+şekil” markası ile müvekkiline ait “...” ibareli markanın «iltibas» yaratacak şekilde ve halkı yanıltacak mahiyette olduğunu, başvurunun «kötüniyetle» yapıldığını ve müvekkilinin tanınmışlığına zarar verdiğini ileri sürerek, YİDK'nın 2020-M-2329 sayılı kararın iptali ile dava konusu 2019/31002 başvuru numaralı ". …
… SMK’nın 6/1. maddesi anlamında benzer bulunduğunu, “...” ibaresinin “Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler.” emtiası açısından «ayırt ediciliği» haiz olmayan bir ibare olduğunu, davacı markasının koruma kapsamında yer alan hizmetlerle aynı, benzer ve/veya ilişkili türden olan 30. sınıftaki emtianın davacının başvuruya itirazı üzerine davalının mal/hizmet listesinden çıkartıldığını, başvuruda kalan mal/hizmetlerin davacının itiraz konusu markasının eşya listesi kapsamında yer almadığını, başvuru kapsamında yer alan mal/hizmetler yönünden markalar arasında «iltibas» ihtimalinin bulunmadığını, davalı başvurusunda yer alan emtia/hizmetler ile davacı markasının eşya listesinde yer alan emtianın, hitap ettiği tüketici kesiminin özellikleri de dikkate alındığında benzer ihtiyaçları gidermediklerini, markaların kapsadığı farklı emtia gözönüne alındığında, “...+şekil” ibareli markanın, davacıya ait “...” ibareli markaları akla getirmediğini, davacı vekilinin, davalı başvurusunun «kötüniyetli» olduğu yönündeki iddialarının da hukuka uygun olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları «dahil» olmak üzere soslar.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:sicilden terkin · yenileme · fatura · terkin · kötüniyet · ayırt edicilik · ilan · dava sebebi
Benzer bu kararda… rıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “...+şekil” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere başvuruda bulunduğunu, 2019/31002 sayılı başvurunun «ilanı» üzerine müvekkili tarafından itirazda bulunulduğunu, ancak itirazın kısmen reddedildiğini, kısmi ret kararına karşı davalı şirketin yeniden incelenmesi talebinin Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından kısmen kabul edilerek “Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler” emtiasının marka başvurusuna tekrar eklenmesine karar verildiğini, oysa müvekkilinin 2018/62668 tescil numaralı “...” ibareli markanın maliki olduğunu, müvekkiline ait “...” ibareli marka ile itiraza konu “...” markasının görünüş, renk, okunuş ve telaffuz açısından birebir aynı olduğunu, müvekkilinin 2019/75537 tescil numaralı “...” ibareli markasının 07, 35 ve 43. sınıfta tescilli, 2019/68117 tescil numaralı “...” ibareli, 2019/44840 tescil numaralı “...” ibareli, 2019/14224 tescil numaralı “...” ibareli, 2018/62668 tescil numaralı “...” ibareli, 2018/116691 tescil numaralı “...” ibareli markalarının 30. sınıfta tescilli olduğunu, itiraza konu başvurunun da 30. sınıfta tescil talebinde bulunulduğunu, davaya konu marka müracaatının tescil talep edilen 30. sınıftaki tüm emtia yönünden tamamen reddi ve yine benzer olması ve kapsaması «sebebi» ile 29. ve 35. sınıftaki tüm emtia yönünden de tamamen reddinin gerektiğini, itiraza konu “...+şekil” markası ile müvekkiline ait “...” ibareli markanın «iltibas» yaratacak şekilde ve halkı yanıltacak mahiyette olduğunu, başvurunun «kötüniyetle» yapıldığını ve müvekkilinin tanınmışlığına zarar verdiğini ileri sürerek, YİDK'nın 2020-M-2329 sayılı kararın iptali ile dava konusu 2019/31002 başvuru numaralı ". …
… SMK’nın 6/1. maddesi anlamında benzer bulunduğunu, “...” ibaresinin “Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler.” emtiası açısından «ayırt ediciliği» haiz olmayan bir ibare olduğunu, davacı markasının koruma kapsamında yer alan hizmetlerle aynı, benzer ve/veya ilişkili türden olan 30. sınıftaki emtianın davacının başvuruya itirazı üzerine davalının mal/hizmet listesinden çıkartıldığını, başvuruda kalan mal/hizmetlerin davacının itiraz konusu markasının eşya listesi kapsamında yer almadığını, başvuru kapsamında yer alan mal/hizmetler yönünden markalar arasında «iltibas» ihtimalinin bulunmadığını, davalı başvurusunda yer alan emtia/hizmetler ile davacı markasının eşya listesinde yer alan emtianın, hitap ettiği tüketici kesiminin özellikleri de dikkate alındığında benzer ihtiyaçları gidermediklerini, markaların kapsadığı farklı emtia gözönüne alındığında, “...+şekil” ibareli markanın, davacıya ait “...” ibareli markaları akla getirmediğini, davacı vekilinin, davalı başvurusunun «kötüniyetli» olduğu yönündeki iddialarının da hukuka uygun olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Asliye Hukuk Mahkemesinin, 14.10.2021 tarih, 2020/184 E. ve 2021/243 K. sayılı mahkeme kararıyla davacının markasının hükümsüz kılındığı ve «sicilden terkin» edildiği görülmektedir.
2.Diğer davalı Şirket vekili cevap dilekçesinde, davacı tarafın markanın kullanımına ilişkin tek bir «fatura» sunmadığını, davacı tarafın gümrük memuru olduğunun ve markanın kullanılmadığının davacının sessiz kalmasıyla ortaya çıktığını, gerek müvekkili, gerekse de diğer kahve firmaları tarafından davacı aleyhine Mersin 3.
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/4573 E. 2025/2733 K.
Ortak:dahili dava · karar verilmesine yer olmadığına · iltibas
İncelediğiniz karardaPekmez" yönünden görsel ve sescil olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makul düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu yukarıda belirtilen 30 uncu sınıftaki mallar için ayırdığı satın alma süresi içerisinde davalının "..." ibareli başvuru markasını gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacının "..." ibareli markalarından farklı bir marka olduğunu algılamayacağı, diğer bir anlatımla ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından dava konusu yukarıda belirtilen 30 uncu sınıftaki mallar için davacının "..." ibareli markalı mal satın almak isterken davalının "..." ibareli başvuru markalı ürünü satın almak şeklinde bir yanılgı yaşayabileceği, bu mallarda ortalama düzeydeki tüketici kesimi nezdinde her iki markanın işletmesel kökenlerinin aynı olduğu, idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletmeye ait markalar algısı oluşabileceği, bu açıdan taraf markaları arasında yukarıda belirtilen 30 uncu sınıftaki mallar açısından 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrası anlamında iltibas-benzerlik bulunduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, dava konusu 2017-M-10637 sayılı YİDK kararının dava konusu edilen 2016/01422 sayılı markanın kapsamında yer alan 30 uncu sınıftaki "Kahve, kakao, kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler, makarnalar, mantılar, erişteler, pastacılık fırıncılık mamulleri, tatlılar, bal, arı sütü, propolis, yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları «dahil» olmak üzere soslar, mayalar, kabartma tozları, her türlü un, irmik, nişasta, toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri, şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler …
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin esas unsuru "..." ibaresi tarafından «temsil» edilen markaların sahibi olduğunu, davalı şahısça yapılan 2016/01422 sayılı "..." ibareli marka başvurusuna «iltibas» ve tanınmışlık vakıalarına dayalı olarak yapmış oldukları itirazın nihai olarak TPMK YİDK tarafından reddedildiğini ileri sürerek davalı Kurum kararının iptaline v …
… antılar, erişteler, pastacılık fırıncılık mamulleri, tatlılar, bal, arı sütü, propolis, yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları «dahil» olmak üzere soslar, mayalar, kabartma tozları, her türlü un, irmik, nişasta, toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri, şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler …
Benzer bu kararda… an ayırt edici niteliği zayıf ibare olduğu, dava konusu markanın esas unsurunun 9 harften, davacı markalarının esas unsurlarının ise 6 harften, dava konusu markanın «son» 6 harfinin davacı markası ile aynı harflerden oluştuğu, markanın başında yer alan “...” ibaresinin görsel, işitsel, yazılış ve anlamsal bakımdan «iltibası» önleyici mahiyette bulunduğu, başvurudaki "..." ibaresinin yeterli «ayırt ediciliği» sağladığı, ayrıca dava konusu marka ile davacı markasının tertip tarzlarının farklı olduğu, bunun yanı sıra dava konusu markanın şekil unsuru da içerdiği, bu nedenlerle marka işaretleri bakımından işitsel, görsel ve kavramsal olarak benzerlik bulunmadığı gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına, YİDK kararının iptali istemli davanın reddine, davaya konu marka tescil edilmediğinden hükümsüzlük konusunda karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiş, karar, davacı tarafça temyiz edilmiştir.
Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları «dahil» olmak üzere soslar.
… e davacı markaları arasında marka işaretleri bakımından benzerlik olduğu, dava konusu marka ile davacı markaları arasında karıştırılma ihtimali bulunduğu, davacının «haksız rekabete» ilişkin itirazının yerinde görülmediği, dava konusu YİDK kararının yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne YİDK kararının 30. sınıf mal ve hizmetler bakımından kısmen «iptaline, davaya» konu marka tescil edilmediğinden hükümsüzlük konusunda karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiş, hüküm, davalı ... vekilince istinaf edilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:yenileme · iptal davası · ayırt edicilik · haksız rekabet · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda… e davacı markaları arasında marka işaretleri bakımından benzerlik olduğu, dava konusu marka ile davacı markaları arasında karıştırılma ihtimali bulunduğu, davacının «haksız rekabete» ilişkin itirazının yerinde görülmediği, dava konusu YİDK kararının yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne YİDK kararının 30. sınıf mal ve hizmetler bakımından kısmen «iptaline, davaya» konu marka tescil edilmediğinden hükümsüzlük konusunda karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiş, hüküm, davalı ... vekilince istinaf edilmiştir.
… an ayırt edici niteliği zayıf ibare olduğu, dava konusu markanın esas unsurunun 9 harften, davacı markalarının esas unsurlarının ise 6 harften, dava konusu markanın «son» 6 harfinin davacı markası ile aynı harflerden oluştuğu, markanın başında yer alan “...” ibaresinin görsel, işitsel, yazılış ve anlamsal bakımdan «iltibası» önleyici mahiyette bulunduğu, başvurudaki "..." ibaresinin yeterli «ayırt ediciliği» sağladığı, ayrıca dava konusu marka ile davacı markasının tertip tarzlarının farklı olduğu, bunun yanı sıra dava konusu markanın şekil unsuru da içerdiği, bu nedenlerle marka işaretleri bakımından işitsel, görsel ve kavramsal olarak benzerlik bulunmadığı gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına, YİDK kararının iptali istemli davanın reddine, davaya konu marka tescil edilmediğinden hükümsüzlük konusunda karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiş, karar, davacı tarafça temyiz edilmiştir.
Dondurmalar, «yenilebilir» buzlar.
… sayılı ve "...+şekil " ibareli markanın 30 ve 43. sınıf mal ve hizmetlerde tescili için davalı ...'e başvurduğu, davacının "..." ibareli markalarına dayalı olarak, «iltibas» ve «haksız rekabet» iddiasıyla başvuruya itiraz ettiği, Markalar Dairesi Başkanlığı ve YİDK tarafından taraf markalarının benzer görülmediği ve itirazın reddedildiği anlaşılmıştır.
-
Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu Kararının İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/1627 E. 2025/188 K.
Ortak:dahili dava · iltibas
İncelediğiniz karardaPekmez" yönünden görsel ve sescil olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makul düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu yukarıda belirtilen 30 uncu sınıftaki mallar için ayırdığı satın alma süresi içerisinde davalının "..." ibareli başvuru markasını gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacının "..." ibareli markalarından farklı bir marka olduğunu algılamayacağı, diğer bir anlatımla ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından dava konusu yukarıda belirtilen 30 uncu sınıftaki mallar için davacının "..." ibareli markalı mal satın almak isterken davalının "..." ibareli başvuru markalı ürünü satın almak şeklinde bir yanılgı yaşayabileceği, bu mallarda ortalama düzeydeki tüketici kesimi nezdinde her iki markanın işletmesel kökenlerinin aynı olduğu, idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletmeye ait markalar algısı oluşabileceği, bu açıdan taraf markaları arasında yukarıda belirtilen 30 uncu sınıftaki mallar açısından 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrası anlamında iltibas-benzerlik bulunduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, dava konusu 2017-M-10637 sayılı YİDK kararının dava konusu edilen 2016/01422 sayılı markanın kapsamında yer alan 30 uncu sınıftaki "Kahve, kakao, kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler, makarnalar, mantılar, erişteler, pastacılık fırıncılık mamulleri, tatlılar, bal, arı sütü, propolis, yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları «dahil» olmak üzere soslar, mayalar, kabartma tozları, her türlü un, irmik, nişasta, toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri, şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler …
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin esas unsuru "..." ibaresi tarafından «temsil» edilen markaların sahibi olduğunu, davalı şahısça yapılan 2016/01422 sayılı "..." ibareli marka başvurusuna «iltibas» ve tanınmışlık vakıalarına dayalı olarak yapmış oldukları itirazın nihai olarak TPMK YİDK tarafından reddedildiğini ileri sürerek davalı Kurum kararının iptaline v …
… antılar, erişteler, pastacılık fırıncılık mamulleri, tatlılar, bal, arı sütü, propolis, yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları «dahil» olmak üzere soslar, mayalar, kabartma tozları, her türlü un, irmik, nişasta, toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri, şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler …
Benzer bu kararda… su YİDK kararıyla nihai olarak reddedildiğini, müvekkiline ait “...”, “...” markaları ile karıştırılacak düzeyde benzer olduğunu, oysa tarafların markaları arasında «iltibas» koşullarının bulunduğunu, müvekkilinin markalarının zayıf marka olmadıklarını, müvekkilinin markalarının tanınmış olduklarını ileri sürerek YİDK kararının iptali v …
2.Davalı Şirket vekili cevap dilekçesinde; taraf markaları arasında tüketici nezdinde «iltibas» yaratacak seviyede benzerlik bulunmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
… lar ve bu malların satışına ilişkin 35/5 sınıf hizmetler yönünden emtia benzerliğinin bulunduğu ancak marka işaretleri benzer olmadığından, taraf markaları arasında «iltibas» bulunmadığı, davacının “...” markalarının, çikolata, gofret, bisküvi ürünlerinde belirli bir bilinirliği var ise de tarafların marka işaretleri benzer bulunmadığı, …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:yenileme · ayırt edicilik
Benzer bu kararda… sli unsurunu "..." ve "..." ibarelerinden oluşturduğu, "..." ibaresinin mahkemece alınan bilirkişi raporunda da açıklandığı üzere, davalı Şirketin çatı markası olup «iltibas» değerlendirmesinde dikkate alınamayacağı, dava konusu başvuruda yer alan şekil unsurunun da «ayırt ediciliği» bulunmayan, tali unsur niteliğinde olduğundan, dava konusu başvurunun asli unsuru "..." ibaresinden oluştuğu, dava konusu başvuruda yer alan "..." ibaresinin daval …
Dondurmalar, «yenilebilir» buzlar.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/6269 E. , 2023/834 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI 2019/1520 Esas, 2021/784 Karar
DAVA TARİHİ 13.02.2018
HÜKÜM
İstinaf başvurusunun esastan reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2018/63 E., 2019/219 K.
Taraflar arasındaki Türk Patent ve Marka Kurumu (TPMK) Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin esas unsuru "..." ibaresi tarafından temsil edilen markaların sahibi olduğunu, davalı şahısça yapılan 2016/01422 sayılı "..." ibareli marka başvurusuna iltibas ve tanınmışlık vakıalarına dayalı olarak yapmış oldukları itirazın nihai olarak TPMK YİDK tarafından reddedildiğini ileri sürerek davalı Kurum kararının iptaline ve başvuruya konu markanın hükümsüz kılınarak sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2. Davalı ..., cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının "..." ibareli başvuru markasıyla davacının "..." ibareli tescilli markaları arasında 2016/01422 sayılı markanın kapsamında yer alan 30 uncu sınıftaki "Kahve, kakao, kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler, makarnalar, mantılar, erişteler, pastacılık fırıncılık mamulleri, tatlılar, bal, arı sütü, propolis, yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar, mayalar, kabartma tozları, her türlü un, irmik, nişasta, toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri, şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler, sakızlar, tuz, hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç.
Pekmez" yönünden görsel ve sescil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makul düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu yukarıda belirtilen 30 uncu sınıftaki mallar için ayırdığı satın alma süresi içerisinde davalının "..." ibareli başvuru markasını gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacının "..." ibareli markalarından farklı bir marka olduğunu algılamayacağı, diğer bir anlatımla ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından dava konusu yukarıda belirtilen 30 uncu sınıftaki mallar için davacının "..." ibareli markalı mal satın almak isterken davalının "..." ibareli başvuru markalı ürünü satın almak şeklinde bir yanılgı yaşayabileceği, bu mallarda ortalama düzeydeki tüketici kesimi nezdinde her iki markanın işletmesel kökenlerinin aynı olduğu, idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletmeye ait markalar algısı oluşabileceği, bu açıdan taraf markaları arasında yukarıda belirtilen 30 uncu sınıftaki mallar açısından 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrası anlamında iltibas-benzerlik bulunduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, dava konusu 2017-M-10637 sayılı YİDK kararının dava konusu edilen 2016/01422 sayılı markanın kapsamında yer alan 30 uncu sınıftaki "Kahve, kakao, kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler, makarnalar, mantılar, erişteler, pastacılık fırıncılık mamulleri, tatlılar, bal, arı sütü, propolis, yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar, mayalar, kabartma tozları, her türlü un, irmik, nişasta, toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri, şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler, sakızlar, tuz, hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç.
Pekmez" yönünden YİDK kararının iptaline, dava konusu marka henüz tescilli olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; ... ibaresinin bütünsel bir algı oluşturduğunu, bu çerçevede, başvuruya konu "..." markası ile itiraza gerekçe olarak gösterilen "..." esas unsurlu markaların bütünüyle bıraktıkları izlenim itibariyle karıştırılabilecek derecede benzer markalar olmadığını, markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, Mahkemece aksi değerlendirme ile markalar arasında benzerlik olduğuna ilişkin kanaate katılmanın mümkün olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davaya konu YİDK kararının isabetli olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ile dördüncü fıkrası.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/936558500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz