6102TTK Türk Ticaret Kanunu

YİDK kararının iptali

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/677 E. 2023/985 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sözlü yargılama i̇i̇k 194 bekletici mesele tahkikat ön inceleme duruşması vekâlet ücreti kaldırma ve yeniden hüküm kâr dağıtımı bilirkişi incelemesi ortalama tüketici ayırt edicilik ilk derece kararının kaldırılması ilan fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi yükleten (shipper) iltibas istinaf yoluna başvurulabilirlik

Atıf yapılan mevzuat: HMK · SMK — SMK 5

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2018/446 E., 2019/194 K.

Taraflar arasındaki Türk Patent ve Marka Kurumu (TPMK) Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 01.03.2018 tarihinde 19 uncu sınıf ürünleri içeren "...+şekil" ibareli 2018/20515 sayılı marka tescil başvurusunun Markalar Dairesi tarafından dava dışı firmalara ait "...+şekil ve... LAMİNATE FLOORİNG" ibareli, 2016/16422, 2001//22041 sayılı markalar mesnet alınarak 6769 sayılı Sınaî Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi uyarınca resen reddedildiğini, başvurunun reddi kararının kaldırılması istemiyle yapılan itirazın YİDK'nın 2018/M-8426 sayılı kararıyla reddedildiğini, kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, zira redde mesnet alınan markalar ile başvuru konusu işaret arasında bir benzerlik veya iltibas bulunmadığını, müvekkilinin markasının yeterince ayırt edici olduğunu, resen ret için gerekli aralarında aynı tür olma ve ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunma şartlarının bulunmadığını ayrıca 2016/16422 sayılı markanın hükümsüz olduğunu, hükümsüz olan bir markanın ret gerekçesi olarak gösterilmesinin hukuka aykırı olduğunu, başvurularının bütünlük esasına göre değerlendirilmediğini, redde gerekçe gösterilen markanın kullanılmadığını, bu sebeple başvurunun 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi uyarınca reddinin mümkün bulunmadığını ileri sürerek başvurularının reddine dair 2018/M-8426 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde, başvuru konusu "...+şekil" ibareli işaretle redde mesnet alınan "...+şekil ve... LAMİNATE FLOORİNG" ibareli markaların aynı tür ürün ve hizmetleri içerdiklerini, markalar ve başvuru konusu işaretin görsel, sescil ve anlamsal olarak bütünü itibarı ile bıraktığı izlenimin ortalama tüketicileri iltibasa düşürebilecek derecede benzer olduklarını, müvekkili Kurum kararının usul ve kanuna uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; redde mesnet alınan dava dışı şirketlere ait markaların "...+şekil" ibareli ve biçimli olduğu,... ibaresinin markanın esas ve ayırt edici unsuru olduğu, şeklin ayırt edicilikte ikinci planda kaldığı, anılan ibarenin doğrudan vasıf bildirici veya jenerik niteliğinin bulunmadığı, başvuru konusu işaretin "...+şekil" ibare ve biçimli olduğu, işarette de... sözcüğünün markanın esas ve ayırt edici unsuru olduğu, başvuruda bulunan şeklin de ayırt edicilikte ikinci planda kaldığı, ortalama tüketici ve yararlanıcıların markalarda bulunan sözcük unsurlarını ilk bakışta algılayıp hafızalarında tutacakları, şekilleri hatırlama veya ifade edebilmelerinin her zaman mümkün olmadığı, bu sebeple kısmen farklı bir şekil içeren başvuru konusu işaretin ilk bakışta ve derhâl redde mesnet markanın yeni düzenlenmiş bir versiyonu olduğu yönünde izlenim doğduğu, zira her birinde aynı biçimde okunan ve görünen "..." ibarelerinin göze çarptığı, "...+şekil" ibareli başvuru ile "...+şekil ve... LAMİNATE FLOORİNG" ibare ve biçimli redde mesnet markalar arasında, ilk bakışta ayırt edilemeyecek kadar benzerlik bulunduğu, başvurunun kapsamında bulunan ve reddedilen ürünlerin redde mesnet markaların kapsamında bazen aynı, bazen de farklı ifade biçimiyle yer aldığı, ürün ve hizmetlerin aynı türden oldukları, ürün ve hizmetlerin birbirini tamamladığı, aynı dağıtım kanallarından geçtikleri, aynı işyerlerine sunuldukları, birbirleri yerine ikame edilme ve rekabet etme olanaklarının bulunduğu, başvuru konusu işaretin 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinde yazılı mutlak ret nedenini aşmasının olanaksız olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkeme bilirkişi incelemesi yaptırılmadan karar tesis edildiğini, delillerini sunmak adına süre verilmediğini, ön inceleme duruşması sonunda doğrudan tahkikat aşaması bitirilerek sözlü yargılama aşamasına geçildiğini, redde mesnet gösterilen 2016/16422 sayılı "... laminate flooring" ibareli davaya konu markanın başvuru tarihinde hükümsüz olduğunu, 2016/16422 sayılı "... laminate flooring" ibareli markanın ilanına karşı zaten müvekkili tarafından tescilli dava dışı... ibareli marka gösterilerek itiraz edildiğini, itiraz üzerine 2016/16422 sayılı "... laminate flooring" ibareli markanın reddedildiğini, müvekkili aleyhine vekâlet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, Kurum kararına danayak olarak gösterilen 2001/22041 sayılı "..." ibareli markanın da kullanılmadığını, müvekkilinin "..." markasının gerçek hak sahibi olduğunu, 2001/22041 numaralı... markasına karşı müvekkili tarafından Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2018/356 E. sayılı dosyası ile kullanmama nedeniyle hükümsüzlük davasının kabul edilerek markanın tescilli olduğu tüm sınıflar için iptaline karar verildiğini, bu hususun ve anılan davanın sonucunun bekletici mesele yapılması taleplerinin Mahkemece gözetilmediğini, kararının gerekçesinde yer alan 2001/22041 numaralı... ibareli markanın istinaf başvurusunun yapıldığı tarihte hükümsüz kaldığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla;

davalı Kurum tarafından redde mesnet alınan dava dışı şirkete ait 2001/22041 sayılı "...+şekil" ibareli ve biçimli marka ile davacının başvurusuna konu "...+şekil" ibare ve biçimli marka arasında 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi anlamında benzerlik bulunduğu, her iki işarette de... sözcüğünün markanın esas ve ayırt edici unsuru olduğu, başvuruda bulunan şeklin de ayırt edicilikte ikinci planda kaldığı, başvurunun kapsamında bulunan ve reddedilen malların da redde mesnet markanın kapsamında yer aldığı, ürün ve hizmetlerin aynı türden oldukları, TPMK'nın tescil başvurusu veya tescili kesinleşmiş bir markayı nazara almamasının mümkün olmadığı, böyle bir markanın sonradan hükümsüz kılınacağını öngörmesinin de mümkün olmadığı, YİDK'nın başvuru tarihlerini nazara alarak karar tarihindeki fiili ve hukukî durumu da gözeterek karar vermesi gerektiği, davacı vekilinin diğer istinaf sebeplerinin reddi gerektiği, davacı vekilinin davalı Kurumun mesnet aldığı 2016/16422 sayılı marka yönünden yaptığı istinaf itirazına gelince, 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendine göre aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetlerle ilgili olarak tescil edilmiş veya daha önce tescil için başvurusu yapılmış bir marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olan işaretler marka olarak tescil edilemeyeceği, 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinde belirlendiği üzere ibareler arasındaki ayırt edilemeyecek benzerliğin yanında markaların kapsamlarının aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetlerle ilgili olması gerektiği, bu kapsamda, davacının başvurusu 19 uncu sınıftaki ürünleri kapsamakta iken redde mesnet alınan 2016/16422 sayılı ... LAMİNATE FLOORİNG" ibare ve biçimli markanın 19 uncu sınıftaki ürünlerin perakendeciliği ile sınırlandırıldığı, yani redde mesnet alınan 2016/16422 sayılı "... LAMİNATE FLOORİNG" ibare ve biçimli markanın 35/06 grupta özel olarak olarak tescil edildiği, davacının başvurusunun kapsamı ile aynı/aynıtür benzer olduğundan bahsedilemeyeceği kanaatine varıldığı, davacının başvurusu ile davalının mesnet aldığı dava dışı şirkete ait 2016/16422 sayılı ... LAMİNATE FLOORİNG" ibare ve biçimli markanın 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi anlamında aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olmadığı, bu markanın da davanın reddine dair karara gerekçe gösterilmesinin doğru bulunmadığı, davanın sadece 2001/22041 sayılı "...+şekil" ibareli ve biçimli marka gerekçe gösterilerek reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesinin doğru bulunmadığı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçe yönünden kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, TPMK 2018/M-8426 sayılı YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Kararın iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/14647 E. 2018/5735 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2023/677 E.  ,  2023/985 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

SAYISI 2019/1027 Esas, 2021/213 Karar

DAVA TARİHİ 07.12.2018

HÜKÜM

Davanın reddi

İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI 2018/446 E., 2019/194 K.

Taraflar arasındaki Türk Patent ve Marka Kurumu (TPMK) Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 01.03.2018 tarihinde 19 uncu sınıf ürünleri içeren "...+şekil" ibareli 2018/20515 sayılı marka tescil başvurusunun Markalar Dairesi tarafından dava dışı firmalara ait "...+şekil ve... LAMİNATE FLOORİNG" ibareli, 2016/16422, 2001//22041 sayılı markalar mesnet alınarak 6769 sayılı Sınaî Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi uyarınca resen reddedildiğini, başvurunun reddi kararının kaldırılması istemiyle yapılan itirazın YİDK'nın 2018/M-8426 sayılı kararıyla reddedildiğini, kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, zira redde mesnet alınan markalar ile başvuru konusu işaret arasında bir benzerlik veya iltibas bulunmadığını, müvekkilinin markasının yeterince ayırt edici olduğunu, resen ret için gerekli aralarında aynı tür olma ve ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunma şartlarının bulunmadığını ayrıca 2016/16422 sayılı markanın hükümsüz olduğunu, hükümsüz olan bir markanın ret gerekçesi olarak gösterilmesinin hukuka aykırı olduğunu, başvurularının bütünlük esasına göre değerlendirilmediğini, redde gerekçe gösterilen markanın kullanılmadığını, bu sebeple başvurunun 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi uyarınca reddinin mümkün bulunmadığını ileri sürerek başvurularının reddine dair 2018/M-8426 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde, başvuru konusu "...+şekil" ibareli işaretle redde mesnet alınan "...+şekil ve... LAMİNATE FLOORİNG" ibareli markaların aynı tür ürün ve hizmetleri içerdiklerini, markalar ve başvuru konusu işaretin görsel, sescil ve anlamsal olarak bütünü itibarı ile bıraktığı izlenimin ortalama tüketicileri iltibasa düşürebilecek derecede benzer olduklarını, müvekkili Kurum kararının usul ve kanuna uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; redde mesnet alınan dava dışı şirketlere ait markaların "...+şekil" ibareli ve biçimli olduğu,... ibaresinin markanın esas ve ayırt edici unsuru olduğu, şeklin ayırt edicilikte ikinci planda kaldığı, anılan ibarenin doğrudan vasıf bildirici veya jenerik niteliğinin bulunmadığı, başvuru konusu işaretin "...+şekil" ibare ve biçimli olduğu, işarette de... sözcüğünün markanın esas ve ayırt edici unsuru olduğu, başvuruda bulunan şeklin de ayırt edicilikte ikinci planda kaldığı, ortalama tüketici ve yararlanıcıların markalarda bulunan sözcük unsurlarını ilk bakışta algılayıp hafızalarında tutacakları, şekilleri hatırlama veya ifade edebilmelerinin her zaman mümkün olmadığı, bu sebeple kısmen farklı bir şekil içeren başvuru konusu işaretin ilk bakışta ve derhâl redde mesnet markanın yeni düzenlenmiş bir versiyonu olduğu yönünde izlenim doğduğu, zira her birinde aynı biçimde okunan ve görünen "..." ibarelerinin göze çarptığı, "...+şekil" ibareli başvuru ile "...+şekil ve...

LAMİNATE FLOORİNG" ibare ve biçimli redde mesnet markalar arasında, ilk bakışta ayırt edilemeyecek kadar benzerlik bulunduğu, başvurunun kapsamında bulunan ve reddedilen ürünlerin redde mesnet markaların kapsamında bazen aynı, bazen de farklı ifade biçimiyle yer aldığı, ürün ve hizmetlerin aynı türden oldukları, ürün ve hizmetlerin birbirini tamamladığı, aynı dağıtım kanallarından geçtikleri, aynı işyerlerine sunuldukları, birbirleri yerine ikame edilme ve rekabet etme olanaklarının bulunduğu, başvuru konusu işaretin 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinde yazılı mutlak ret nedenini aşmasının olanaksız olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkeme bilirkişi incelemesi yaptırılmadan karar tesis edildiğini, delillerini sunmak adına süre verilmediğini, ön inceleme duruşması sonunda doğrudan tahkikat aşaması bitirilerek sözlü yargılama aşamasına geçildiğini, redde mesnet gösterilen 2016/16422 sayılı "... laminate flooring" ibareli davaya konu markanın başvuru tarihinde hükümsüz olduğunu, 2016/16422 sayılı "... laminate flooring" ibareli markanın ilanına karşı zaten müvekkili tarafından tescilli dava dışı... ibareli marka gösterilerek itiraz edildiğini, itiraz üzerine 2016/16422 sayılı "... laminate flooring" ibareli markanın reddedildiğini, müvekkili aleyhine vekâlet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, Kurum kararına danayak olarak gösterilen 2001/22041 sayılı "..." ibareli markanın da kullanılmadığını, müvekkilinin "..." markasının gerçek hak sahibi olduğunu, 2001/22041 numaralı...

markasına karşı müvekkili tarafından Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2018/356 E. sayılı dosyası ile kullanmama nedeniyle hükümsüzlük davasının kabul edilerek markanın tescilli olduğu tüm sınıflar için iptaline karar verildiğini, bu hususun ve anılan davanın sonucunun bekletici mesele yapılması taleplerinin Mahkemece gözetilmediğini, kararının gerekçesinde yer alan 2001/22041 numaralı... ibareli markanın istinaf başvurusunun yapıldığı tarihte hükümsüz kaldığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla;

davalı Kurum tarafından redde mesnet alınan dava dışı şirkete ait 2001/22041 sayılı "...+şekil" ibareli ve biçimli marka ile davacının başvurusuna konu "...+şekil" ibare ve biçimli marka arasında 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi anlamında benzerlik bulunduğu, her iki işarette de... sözcüğünün markanın esas ve ayırt edici unsuru olduğu, başvuruda bulunan şeklin de ayırt edicilikte ikinci planda kaldığı, başvurunun kapsamında bulunan ve reddedilen malların da redde mesnet markanın kapsamında yer aldığı, ürün ve hizmetlerin aynı türden oldukları, TPMK'nın tescil başvurusu veya tescili kesinleşmiş bir markayı nazara almamasının mümkün olmadığı, böyle bir markanın sonradan hükümsüz kılınacağını öngörmesinin de mümkün olmadığı, YİDK'nın başvuru tarihlerini nazara alarak karar tarihindeki fiili ve hukukî durumu da gözeterek karar vermesi gerektiği, davacı vekilinin diğer istinaf sebeplerinin reddi gerektiği, davacı vekilinin davalı Kurumun mesnet aldığı 2016/16422 sayılı marka yönünden yaptığı istinaf itirazına gelince, 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendine göre aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetlerle ilgili olarak tescil edilmiş veya daha önce tescil için başvurusu yapılmış bir marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olan işaretler marka olarak tescil edilemeyeceği, 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinde belirlendiği üzere ibareler arasındaki ayırt edilemeyecek benzerliğin yanında markaların kapsamlarının aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetlerle ilgili olması gerektiği, bu kapsamda, davacının başvurusu 19 uncu sınıftaki ürünleri kapsamakta iken redde mesnet alınan 2016/16422 sayılı ...

LAMİNATE FLOORİNG" ibare ve biçimli markanın 19 uncu sınıftaki ürünlerin perakendeciliği ile sınırlandırıldığı, yani redde mesnet alınan 2016/16422 sayılı "... LAMİNATE FLOORİNG" ibare ve biçimli markanın 35/06 grupta özel olarak olarak tescil edildiği, davacının başvurusunun kapsamı ile aynı/aynıtür benzer olduğundan bahsedilemeyeceği kanaatine varıldığı, davacının başvurusu ile davalının mesnet aldığı dava dışı şirkete ait 2016/16422 sayılı ... LAMİNATE FLOORİNG" ibare ve biçimli markanın 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi anlamında aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olmadığı, bu markanın da davanın reddine dair karara gerekçe gösterilmesinin doğru bulunmadığı, davanın sadece 2001/22041 sayılı "...+şekil" ibareli ve biçimli marka gerekçe gösterilerek reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesinin doğru bulunmadığı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçe yönünden kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, TPMK 2018/M-8426 sayılı YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,20.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/936550200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.