Menfi tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/7368 E. 2023/1464 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
talil↗ takibin durdurulması↗ yemin deliline dayanma↗ yemin delili↗ kötüniyet tazminatı↗ bedelsizlik↗ yemin↗ ispat yükü↗ bono↗ istirdat↗ esastan ret↗ iflas↗ kötüniyet↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ menfi tespit↗ yükleten (shipper)↗ teminat↗ teslim↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2017/217 E., 2018/785 K.
Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının müvekkilinden teminat olarak kullanılmak üzere 80.000,00 TL'lik bonoyu istediğini, iyi niyetinden yararlanarak bonoyu icra takibine koyduğunu, borçlu olmadığı halde kendisini bu davayı açmak zorunda bıraktığını belirterek müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine ve ödenmiş olan paranın istirdadına, %20'den az olmamak üzere tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin davacıdan olan nakit alacağına karşılık bononun davacı tarafça imzalanıp müvekkiline verildiğini, emekli tazminatı ve birikimini yapı kooperatifi başkanı olan davacının ısrarlı talepleri sonucu davacıya nakden teslim ettiğini, bu bedelin karşılığında davacı tarafça bono verildiğini, zaten bononun ilgili bölümünde de "bedeli nakden ahzolunmuştur" ibaresi mevcut olduğunu, ancak davacının bono bedelini vadesinde ödeyemediği için kendisine icra takibi başlatıldığını savunarak davanın reddine, dava değerinin en az %20'si oranında kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının iddialarını usulüne uygun yazılı delillerle kanıtlayamadığı gibi yemin deliline de dayanmadığı gerekçesiyle davanın reddine, tedbir kararı üzerine takibin durdurulması nedeniyle 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 72 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca taleple bağlı kalınarak 80.000,00 TL'nin takdiren %20'si oranında tazminatın davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; senet metninin davalı tarafından talil edildiğini, senedin bedelsiz olduğunu, hatır için düzenlendiğini, ispat yükünün davalıda olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; delillerini sunduğunu, iddiasını kanıtladığını, davalının ispat edemediğini, önceden ileri sürdüğü hususları tekrarlayarak kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, bono nedeniyle borcun bulunup bulunmadığı hususuna ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 2004 sayılı Kanun'un 72 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/7368 E. , 2023/1464 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
SAYISI 2018/2916 Esas, 2021/1215 Karar
DAVA TARİHİ 13.09.2017
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2017/217 E., 2018/785 K.
Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının müvekkilinden teminat olarak kullanılmak üzere 80.000,00 TL'lik bonoyu istediğini, iyi niyetinden yararlanarak bonoyu icra takibine koyduğunu, borçlu olmadığı halde kendisini bu davayı açmak zorunda bıraktığını belirterek müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine ve ödenmiş olan paranın istirdadına, %20'den az olmamak üzere tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin davacıdan olan nakit alacağına karşılık bononun davacı tarafça imzalanıp müvekkiline verildiğini, emekli tazminatı ve birikimini yapı kooperatifi başkanı olan davacının ısrarlı talepleri sonucu davacıya nakden teslim ettiğini, bu bedelin karşılığında davacı tarafça bono verildiğini, zaten bononun ilgili bölümünde de "bedeli nakden ahzolunmuştur" ibaresi mevcut olduğunu, ancak davacının bono bedelini vadesinde ödeyemediği için kendisine icra takibi başlatıldığını savunarak davanın reddine, dava değerinin en az %20'si oranında kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının iddialarını usulüne uygun yazılı delillerle kanıtlayamadığı gibi yemin deliline de dayanmadığı gerekçesiyle davanın reddine, tedbir kararı üzerine takibin durdurulması nedeniyle 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 72 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca taleple bağlı kalınarak 80.000,00 TL'nin takdiren %20'si oranında tazminatın davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; senet metninin davalı tarafından talil edildiğini, senedin bedelsiz olduğunu, hatır için düzenlendiğini, ispat yükünün davalıda olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; delillerini sunduğunu, iddiasını kanıtladığını, davalının ispat edemediğini, önceden ileri sürdüğü hususları tekrarlayarak kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, bono nedeniyle borcun bulunup bulunmadığı hususuna ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 2004 sayılı Kanun'un 72 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/936532700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz