Hakem heyeti kararının iptali | Hakem kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/5294 E. 2023/1435 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
aşırı ifa güçlüğü↗ tahkime elverişlilik↗ milletlerarası tahkim↗ uyuşmazlığın giderilmesi kararı↗ hakem kararının iptali↗ değer kaybı↗ tahkim şartı↗ mutabakat↗ kamu düzenine aykırılık↗ hakkın kötüye kullanılması↗ tahkim↗ vekâlet ücreti↗ hakem kararı↗ ifa↗ fesih↗ kamu düzeni↗ iptal davası↗ kâr kaybı↗ protokol↗ yetki↗ kötüniyet↗ dosya masrafı↗ dava sebebi↗ yükleten (shipper)↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Uyuşmazlık, hakem kararının iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 4686 sayılı Kanun’un 15 inci maddesi,
2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 412 vd. maddeleri, 439 uncu maddesi,
3. Değerlendirme
Bölge Adliye Mahkemesi'nce ilk derece mahkemesi sıfatıyla yapılan yargılama ve 4686 sayılı Kanun'un hakem kararlarının iptaline ilişkin 15 inci maddesi hükmü gözetildiğinde, verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/1593 E. 2016/2463 K.
Ortak:hakem kararının iptali · tahkim şartı · tahkim · hakem kararı · iptal davası · protokol
İncelediğiniz karardaUyuşmazlık, «hakem kararının iptali» istemine ilişkindir.
Değerlendirme Bölge Adliye Mahkemesi'nce ilk derece mahkemesi sıfatıyla yapılan yargılama ve 4686 sayılı Kanun'un «hakem kararlarının iptaline» ilişkin 15 inci maddesi hükmü gözetildiğinde, verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu kararda… akkında Kanun'un 5. maddesinde, 18.06.2014 tarih 6545 sayılı Kanun'un 45. maddesi ile yapılan değişiklikle, 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu'na göre yapılan «tahkim» yargılamasında, «tahkim şartına» ilişkin «itirazlara, iptal davalarına», hakemlerin seçimi ve reddine yönelik davalar ile «yabancı hakem» kararlarının «tanıma» ve «tenfizine» yönelik davalara ilişkin tüm yargılama safhalarının, asliye ticaret mahkemesince bir başkan ve iki üye ile toplanacak heyetçe yürütüleceği ve sonuçlandırılacağı hü …
Mahkemece, «tahkim» davasının davacısının yabancı ülkede kurulu bir şirket olduğu, taraflar arasında düzenlenen 25.03.2014 tarihli «protokolde» ortaya çıkacak uyuşmazlıkların tahkim yolu ile çözümleneceğinin kabul edilip tahkim yerinin İstanbul olarak belirlendiği, «yabancılık unsuru» «taşıyan» tahkim ilişkisinde 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu'nun uygulanması gerektiği, mahkemelerin görevi yasa ile belirlenip dava tarihi itibariyle yürürlükte ol …
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin bu tür davalara bakmakla «görevli» kılındığı ancak 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu'nun 15/A maddesinde açıkça «hakem kararlarının iptali» görevinin Asliye Hukuk Mahkemesine verilmiş olması nedeniyle, hakem kararının iptaline ilişkin işbu dava yönünden Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle «görevsizliğine» ve dosyanın...
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:yabancı hakem kararı · yabancılık unsuru · itirazın iptali davası · tanıma · tenfiz · görevsizlik kararı · taşıyan · görevli mahkeme
Benzer bu kararda… akkında Kanun'un 5. maddesinde, 18.06.2014 tarih 6545 sayılı Kanun'un 45. maddesi ile yapılan değişiklikle, 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu'na göre yapılan «tahkim» yargılamasında, «tahkim şartına» ilişkin «itirazlara, iptal davalarına», hakemlerin seçimi ve reddine yönelik davalar ile «yabancı hakem» kararlarının «tanıma» ve «tenfizine» yönelik davalara ilişkin tüm yargılama safhalarının, asliye ticaret mahkemesince bir başkan ve iki üye ile toplanacak heyetçe yürütüleceği ve sonuçlandırılacağı hü …
Mahkemece, «tahkim» davasının davacısının yabancı ülkede kurulu bir şirket olduğu, taraflar arasında düzenlenen 25.03.2014 tarihli «protokolde» ortaya çıkacak uyuşmazlıkların tahkim yolu ile çözümleneceğinin kabul edilip tahkim yerinin İstanbul olarak belirlendiği, «yabancılık unsuru» «taşıyan» tahkim ilişkisinde 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu'nun uygulanması gerektiği, mahkemelerin görevi yasa ile belirlenip dava tarihi itibariyle yürürlükte ol …
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin bu tür davalara bakmakla «görevli» kılındığı ancak 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu'nun 15/A maddesinde açıkça «hakem kararlarının iptali» görevinin Asliye Hukuk Mahkemesine verilmiş olması nedeniyle, hakem kararının iptaline ilişkin işbu dava yönünden Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle «görevsizliğine» ve dosyanın...
Dava, «hakem» heyeti kararının iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlendiği üzere, davada, 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu'nun 15/A maddesine dayanılarak, asliye hukuk mahkemesinin «görevli» olduğu gerekçesiyle «görevsizlik» kararı verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/5294 E. , 2023/1435 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi(İlk Derece Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI 2020/2 Esas, 2022/2 Karar
DAVA TARİHİ 25.02.2020
HÜKÜM
Ret
Taraflar arasındaki hakem kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Bölge Adliye Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 07.03.2023 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; ... Enerji Üretim A.Ş. (UWE)’nin İstanbul İli Çatalca Mevkiindeki İstanbul RES Projesinin tek sahibi olduğunu, 22.03.2013 tarihinde müvekkilinin de aralarında bulunduğu UWE hissedarlarının... Enerji A.Ş. ile anlaşması üzerine hisselerin... Enerji A.Ş.’ye, 10.07.2014 tarihli sözleşme ile de hisselerin bu kez... Holding’e devredildiğini, 27.05.2015 tarihinde ise... Holding’in UWE’deki hisselerinin davalıya geçtiğini, 09.01.2018 tarihinde davalı ... […]A (Gama)’nın bir fesih bindirimi göndererek anılan anlaşmaların tamamını tek taraflı feshettiğini, aynı tarihte davalının UWE’de sahip olduğu bütün hisselerin müvekkili ile bir kısım dava dışı şahıslara satılmasına dair mutabakatın imzalanıp hisselerin devredildiğini, davalının mutabakat bedelinin tahsili için hakeme başvurduğunu, hakemin 3.600.000 euro mutabakat bedelinin ödenmesine karar verdiğini, ancak davalının projeye gerekli yatırımı yapmadığını, uyuşmazlığın Ocak 2018 tarihli mutabakat hükümlerinin ihlali olarak değerlendirilmesi etrafında çözümlenemeyeceğini, geri planın da dikkate alınması gerektiğini, zira mutabakatın konusunu teşkil eden projenin neden 2018 yılına kadar işletmeye alınmadığının ve davalının hiçbir yatırım yapmadan projedeki değer kaybının uyuşmazlığın giderilmesinde gözetilmesi gerektiğini, davalının fesih hakkını kullanabilmesi için projeye ilişkin onayların temininin de proje üzerinde kontrol sahibi davalının sorumluluğunda bulunduğunu, davalının bu şartları yerine getirmeyip 5 yıl sonra anlaşmayı fesih hakkını kullanmasının hakkın kötüye kullanılması niteliği taşıdığını, davalının yatırımları yapmadığını, kredileri temin etmediğini, 5 yıl süre ile projeyi elinde tutup tamamen değersizleştirdiği, projenin öngörülen takvime yetişmeyeceğini anlayınca da müvekkiline iade ettiğini, bu süreçte hisselerin yaklaşık %70 oranında değer kaybettiğini, hakem heyetinin hatalı karar verdiğini ileri sürerek Hakem Heyeti Kararının iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili...’nın UWE’nin bütün hisselerinin sahibi iken hisseleri davacının da aralarında bulunduğu 4 kişiye devri için 09.01.2018 tarihli Uzlaşma ve Hisse Satış Mutabakatının imzalandığını, buna göre davacının 3.600.000 euro ödeyeceğini, hisselerin devrine rağmen davacının ödemeyi yapmadığını, bunun üzerine müvekkilinin TOBB Tahkim Divanı Sekreterliğine başvurup tahkim yargılamasını başlattığını, davacının bu yargılama sırasında da mutabakat öncesi vakıalara dayanarak haklılığını iddia ettiğini, bu hususlardaki karşı davasından da tahkim esnasında vazgeçtiğini, tek hakemin kararı ile 3.600.000 euro mutabakat bedelinin faiziyle tahsiline karar verildiğini, davacının kötüniyetle işbu iptal davasını açtığını, 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu’nun (4686 sayılı Kanun) 15 inci maddesindeki iptal şartlarının bulunmadığını, davacının tahkim kararının icrasını aksatmayı amaçladığını, mahkemenin esastan denetim yapamayacağını, dava dilekçesindeki tüm hususların tahkim yargılamasında karara bağlandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİNİN İLK DERECE MAHKEMESİ SIFATIYLA VERDİĞİ KARAR
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Hakem kararına konu uyuşmazlığın Türk Hukukuna göre tahkime elverişli olduğu, uyuşmazlığın taraflar arasındaki protokolde belirtilen tahkim şartı kapsamında bulunduğu, hakem tarafından iptal davası davacısının ve diğer devir alanların mutabık kaldığı bedelin ödenmesine karar verilmekle tahkim anlaşması dışındaki bir konuda karar verilmediği, tahkim yargılaması sürecinde ve nihai kararda yetki aşımının söz konusu bulunmadığı, davacı tarafından kamu düzenine aykırılık sebebi ileri sürülmediği, kararın esasına etkili usule aykırılığın da bulunmadığı, hakem yargılamasında masrafları karşılanmayan aşırı ifa güçlüğüne ilişkin karşı davanın tahkim yargılamasının sona erdirildiği dikkate alınarak asıl davada verilen karara yönelik olarak iptal sebebi olarak ileri sürülmesinin dinlenebilir görülmediği, davacının sözleşme hükümlerini yerine getirmemesi nedeniyle hisselerin değerinin düştüğü iddiasının hakem kararının esasına ilişkin olduğu, davacının ileri sürdüğü iptal nedenlerinin yerinde olmadığı, hakem kararının esasına ilişkin sebeplerle iptal davası açıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalının projeye yatırım yapmayarak müvekkilinin zararının artmasında kusurlu davrandığını, uyuşmazlığın sadece Ocak 2018 tarihli mutabakat hükümlerinin ihlali olarak değerlendirilmesi etrafında çözümlenemeyeceğini, mutabakatın konusunu teşkil eden projenin neden 2018 yılına kadar işletmeye alınmadığının ve davalının hiçbir yatırım yapmadan projedeki değer kaybının uyuşmazlığın giderilmesinde gözetilmesi ve mutabakatın değişen şartlara uyarlanması gerektiğini, davalının fesih hakkını kullanabilmesi için projeye ilişkin onayların temininin de proje üzerinde kontrol sahibi davalının sorumluluğunda bulunduğunu, davalının bu şartları yerine getirmeyip 5 yıl sonra anlaşmayı fesih hakkını kullanmasının hakkın kötüye kullanılması niteliği taşıdığını, davalının yatırımları yapmadığını, kredileri temin etmediğini, 5 yıl süre ile projeyi elinde tutup tamamen değersizleştirdiği, projenin öngörülen takvime yetişmeyeceğini anlayınca da müvekkiline iade ettiğini, bu süreçte hisselerin yaklaşık %70 oranında değer kaybettiğini, 4686 sayılı Kanun’un 15 inci maddesi ve kamu düzenine aykırılık nedeniyle hakem kararının iptalinin gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hakem kararının iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 4686 sayılı Kanun’un 15 inci maddesi,
2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 412 vd. maddeleri, 439 uncu maddesi,
3. Değerlendirme
Bölge Adliye Mahkemesi'nce ilk derece mahkemesi sıfatıyla yapılan yargılama ve 4686 sayılı Kanun'un hakem kararlarının iptaline ilişkin 15 inci maddesi hükmü gözetildiğinde, verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,08.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/936528900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz