İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/4957 E. 2023/726 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
borcun yenilenmesi↗ tahsilat makbuzu↗ ticari defter incelemesi↗ kıymetli evrak↗ kambiyo senedi↗ muacceliyet↗ kötü niyet tazminatı↗ yenileme↗ ihtiyati haciz↗ bono↗ vade↗ kötü niyet↗ ihtar↗ ticari defter↗ esastan ret↗ haciz↗ fatura↗ iflas↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ yükleten (shipper)↗ teslim↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ: Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2018/808 E., 2019/719 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince
davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşmalı olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 07.02.2023 günü tebliğata rağmen gelen olmadığı yoklama ile anlaşıldı, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilince davalı şirkete peşin ödemeli kumaş satıldığını, 04.04.2018 tarihli fatura düzenlendiğini, fatura bedelinin ödenmemesi nedeniyle alacağın tahsili amacıyla davalı aleyhine icra takibi yapıldığını, davalının haklı bir neden olmaksızın takibe itiraz ettiğini belirterek, davalının haksız itirazının iptaliyle takibin devamına, %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından müvekkiline satılan kumaşların bedelinin 07.05.2018 tanzim tarihli 4 adet bono düzenlenerek ödendiğini, bonoların henüz vadesinin gelmediğini, bononun ödeme aracı olduğunu, icra takip tarihi itibariyle muaccel olan herhangi bir alacak bulunmadığını belirterek davanın reddine ve %20 oranında kötü niyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile icra takibine konu alacağın davalı tarafından düzenlenip davacıya teslim edilen vadeli 4 adet bono ile ödendiği, bonoların henüz vadesi gelmediğinden takip tarihi itibariyle muaccel olan alacağın bulunmadığı, kıymetli evrak niteliğinde bulunan bononun aynı zamanda ödeme aracı olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek müvekkili şirketin 2018 yılında mal satmış olmasına rağmen halen parasını tahsil edemediğini, davalının düzenlediği bonoları ticari defterlerine kaydetmediğini ve tahsilat makbuzu kesmediğini, delil olarak dayandıkları ticari defterlerin incelenmediğini, incelense davalının borcunun ödemediğinin tespit edileceğini, davalıya çektikleri ihtar ve ihtiyati haciz kararı ile bonoları kabul etmediklerine yönelik iradelerini ortaya koyduklarını, bu durumun İlk Derece Mahkemesince gözetilmediğini belirterek, İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının mal tesliminde davacıya 4 adet bono verdiği, mahkemece de isabetli olduğu şekilde bonoların dava konusu borç için verildiği, mevcut bir borç için bono verilmesinin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 133 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereğince borcun yenilendiği anlamına gelmeyeceği, aksine anlaşma yoksa borç için kambiyo senedi verilmiş olmasının mevcut borcu ortadan kaldırmayacağı; ancak kambiyo senedinde öngörülen vadenin, taraflarca temel ilişkideki edim için de benimsendiğinin kabul edilmesi gerektiği, kambiyo senedindeki vade geldikten sonra alacaklının, ister temel ilişkiye ister kambiyo senedine dayanarak alacak hakkını ileri sürebileceği, somut olayda davacının temel ilişkiye dayalı olarak talepte bulunma hakkı var ise de vadeden önce icra takibine geçilmiş olmakla takibe itirazın haklı olduğu gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazları tekrarlayarak kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 68 inci maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/4957 E. , 2023/726 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
SAYISI 2019/2021 Esas, 2021/434 Karar
DAVA TARİHİ 17.08.2018
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2018/808 E., 2019/719 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince
davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşmalı olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 07.02.2023 günü tebliğata rağmen gelen olmadığı yoklama ile anlaşıldı, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilince davalı şirkete peşin ödemeli kumaş satıldığını, 04.04.2018 tarihli fatura düzenlendiğini, fatura bedelinin ödenmemesi nedeniyle alacağın tahsili amacıyla davalı aleyhine icra takibi yapıldığını, davalının haklı bir neden olmaksızın takibe itiraz ettiğini belirterek, davalının haksız itirazının iptaliyle takibin devamına, %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından müvekkiline satılan kumaşların bedelinin 07.05.2018 tanzim tarihli 4 adet bono düzenlenerek ödendiğini, bonoların henüz vadesinin gelmediğini, bononun ödeme aracı olduğunu, icra takip tarihi itibariyle muaccel olan herhangi bir alacak bulunmadığını belirterek davanın reddine ve %20 oranında kötü niyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile icra takibine konu alacağın davalı tarafından düzenlenip davacıya teslim edilen vadeli 4 adet bono ile ödendiği, bonoların henüz vadesi gelmediğinden takip tarihi itibariyle muaccel olan alacağın bulunmadığı, kıymetli evrak niteliğinde bulunan bononun aynı zamanda ödeme aracı olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek müvekkili şirketin 2018 yılında mal satmış olmasına rağmen halen parasını tahsil edemediğini, davalının düzenlediği bonoları ticari defterlerine kaydetmediğini ve tahsilat makbuzu kesmediğini, delil olarak dayandıkları ticari defterlerin incelenmediğini, incelense davalının borcunun ödemediğinin tespit edileceğini, davalıya çektikleri ihtar ve ihtiyati haciz kararı ile bonoları kabul etmediklerine yönelik iradelerini ortaya koyduklarını, bu durumun İlk Derece Mahkemesince gözetilmediğini belirterek, İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının mal tesliminde davacıya 4 adet bono verdiği, mahkemece de isabetli olduğu şekilde bonoların dava konusu borç için verildiği, mevcut bir borç için bono verilmesinin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 133 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereğince borcun yenilendiği anlamına gelmeyeceği, aksine anlaşma yoksa borç için kambiyo senedi verilmiş olmasının mevcut borcu ortadan kaldırmayacağı; ancak kambiyo senedinde öngörülen vadenin, taraflarca temel ilişkideki edim için de benimsendiğinin kabul edilmesi gerektiği, kambiyo senedindeki vade geldikten sonra alacaklının, ister temel ilişkiye ister kambiyo senedine dayanarak alacak hakkını ileri sürebileceği, somut olayda davacının temel ilişkiye dayalı olarak talepte bulunma hakkı var ise de vadeden önce icra takibine geçilmiş olmakla takibe itirazın haklı olduğu gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazları tekrarlayarak kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 68 inci maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/936512000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz