6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Menfi tespit

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/5980 E. 2023/713 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Usul tespitleri

Yetkili mahkeme
yetki/yetkisizlik

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yetkiye itiraz depo talebi hesap kat ihtarnamesi bilirkişi raporları arasında çelişki çerçeve sözleşme kat ihtarnamesi kefalet limiti hesap kat borçlu olunmadığının tespiti bloke depo kararı kefalet kötü niyet tazminatı genel kredi sözleşmesi ihtiyati haciz kaldırma ve yeniden hüküm kefil kötü niyet esastan ret haciz iflas kredi sözleşmesi ihtarname çek taşıyan yetkisizlik kararı ilk derece kararının kaldırılması menfi tespit yükleten (shipper) istinaf yoluna başvurulabilirlik

Atıf yapılan mevzuat: İİK — İİK 72 · HMK

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2021/5980 E.  ,  2023/713 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi

SAYISI 2018/1601 Esas, 2021/749 Karar

DAVA TARİHİ 20.07.2016

HÜKÜM

Esastan ret, kabul

İLK DERECE MAHKEMESİ Zonguldak 2. Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)

SAYISI 2016/275 E., 2018/188 K.

Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun gerekçe yönünden kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü gerekçe yönünden kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı banka tarafından müvekkiline kat ihtarnamesinin gönderildiğini, müvekkilinin ihtarnamede belirtilen kredi sözleşmelerinden kaynaklanan borcunun bulunmadığını belirterek müvekkilinin hesap kat ihtarnamesine konu sözleşmeler ve dava dışı şirketten kaynaklanan başka bir borcunun bulunmadığının tespitine, %20 oranında kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın genel müdürlük aleyhine açılması gerektiğini, dava dışı şirket ile müvekkili arasında imzalanan genel kredi sözleşmesinin çerçeve sözleşmesi olduğunu, davacının bu sözleşmede kefil olarak yer aldığını, kefalet limiti dahilinde asıl borçlunun borcundan sorumlu olduğunu bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla davalı banka ile dava dışı şirket arasında imzalanan sözleşmelerden iki tanesinde davacının kefalet imzasının bulunduğu, bilirkişi heyeti raporunda davalı bankanın dava dışı şirketten olan alacağının davacının kefalet imzasının bulunduğu sözleşmelerle ilişkilendirilmesinin mümkün olmadığının tespit edildiği, davacının imzasını taşıyan sözleşmeden sonra düzenlenen ve kefaletinin bulunmadığı sözleşmeler kapsamında kullandırılan kredilerden dolayı davacının sorumlu olmadığı, davacının kefil sıfatıyla imzasının bulunduğu kredi sözleşmelerinde depo talebine ilişkin herhangi bir hükmün yer almadığı, davalının kötü niyetli olduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının dava konusu ihtarnameye dayalı alacak yönünden ve icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, davacının kötü niyet tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının müvekkiline karşı icra takibine girişerek ihtiyati haciz kararları aldığını, mal varlığı üzerine bloke ve haciz uygulandığını, bankanın basiretli ve iyi niyetli davranmadığını, davalı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının tazminat yönünden kaldırılarak kötü niyet tazminatı talebinin kabulüne karar verilmesini istemiştir.

2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın genel müdürlük aleyhine açılması gerektiğini, İstanbul Anadolu Adliyesinin yetkili mahkeme olduğunu, yetkiye ilişkin itirazın gözetilmediğini, davacının genel kredi sözleşmesinde kefil olduğunu, kefalet limiti dahilinde borçtan sorumlu bulunduğunu, yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporlarında birbirine aykırı görüşlerin yer aldığını bildirerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı tarafından alacağın dayanağı olarak gösterilen genel kredi sözleşmelerinin dava dışı asıl borçlu şirket ile davalı bankanın Zonguldak şubesi arasında akdedildiği, sözleşmeyi imzalayan banka şubesinin bulunduğu yer mahkemesinin de yetkili mahkeme olarak kararlaştırıldığı, Zonguldak mahkemelerinin yetkili olduğunun anlaşıldığı, davalı vekilinin Mahkemenin yetkisine yönelik istinaf itirazının yerinde görülmediği, takip ve hesap kat ihtarnamesine konu nakit borcun 30.10.2014 tarihli genel kredi sözleşmesinden kaynaklandığı, davacının anılan sözleşmede kefalet imzasının bulunmadığı, davacının imzasının bulunduğu 03.01.2013 ve 05.03.2010 tarihli sözleşmelerde çek yasal sorumluluk bedelinden kefilin sorumlu olduğuna ilişkin herhangi bir hüküm bulunmadığı, davacının borçtan sorumlu olmadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilmeden çelişkili raporlardan birini hükme esas almak suretiyle yanılgılı gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmediği, davacı vekilinin istinaf itirazına gelince davalı banka icra takibi başlatmakta haksız ise de kötü niyetli olduğuna dair herhangi bir delil bulunmadığından davacının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesinin davanın kabulü yönündeki kararında gerekçe yönünden isabet görülmediğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun gerekçe yönünden kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçe yönünden kaldırılmasına, davanın kabulüne, davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın genel müdürlük aleyhine açılması gerektiğini, İstanbul Anadolu Adliyesinin yetkili mahkeme olduğunu, yetkiye ilişkin itirazın gözetilmediğini, davacının genel kredi sözleşmesinde kefil olduğunu, kefalet limiti dahilinde borçtan sorumlu bulunduğunu, yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporlarında birbirine aykırı görüşlerin yer aldığını bildirerek kararın bozulmasına istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan kredi borcundan dolayı düzenlenen hesap kat ihtarnamesi nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/936509000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.