6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Menfi tespit

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/6352 E. 2023/1613 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
talil limited şirket hisse devri hisse devri sözleşmesi takibin kesinleşmesi keşide tarihi delil değerlendirmesi tanık beyanı şirketin tasfiyesi ispat külfeti hile hisse devri kötü niyet tazminatı kötü niyet limited şirket esastan ret çek ilk derece kararının kaldırılması menfi tespit yükleten (shipper) istinaf yoluna başvurulabilirlik e-defter

Atıf yapılan mevzuat: HMK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İLK DERECE MAHKEMESİ : Kırşehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2016/62 E., 2018/436 K.

Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 14.03.2023 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili aleyhine davalı tarafından icra takibi başlatıldığını, takibe dayanak çekin altındaki imzanın müvekkiline ait olduğunu,; ancak davalı ile müvekkilinin kardeş olduklarını ve daha önce ortak olduklarını, bu dönemde müvekkili tarafından imzalanmış dava konusu çekin şirket borçları için kullanıldığı beyan edilen çeklerden olduğunu; ancak davalının bu beyanına karşın dava konusu çekin şirket borçları için kullanılmayarak yedinde tutulduğu ve taraflar arasında şirketin tasfiyesi sonrasında anlaşmaya aykırı olarak doldurularak icra takibine konu edildiğini belirterek müvekkilinin icra takibi nedeni ile davalıya borçlu olmadığının tespitine, kötü niyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde, takip dayanağı çekin limited şirket hisse devri sözleşmesi nedeniyle davacı tarafından davalıya verildiğini, yapılan takibin kesinleştiğini, davacı yanın iddialarını yazılı belge ile ispatlaması gerektiğini bildirerek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu çekin hile ile alındığına yönelik iddialar ile anlaşmaya aykırı olarak sonradan doldurulduğuna yönelik davacı iddialarının ispat edilemediği gibi dava konusu çekin ödendiği hususunun da davacı yanca ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; tanık beyanlarının hatalı değerlendirildiğini, davalı yanca çekin talil edildiğini ve ispat külfeti üzerinde olan davalı yanca limited şirket hisse devrinden kaynaklanan müvekkilinin borcunun ödendiği hususunun noter devir sözleşmesinde kabul edildiğini, aksinin ispat edilemediğini, dava konusu çek yaprağının 1999 tarihli çek defterine ait olduğunu, müvekkilinin dava konusu çeki davalıya vermesinin hayatın olağan akışına uygun olmadığını, ceza yargılamasında verilen beraat kararının hukuk hakimini bağlamayacağını, takip ve dava konusu çek defterinin ve çekin incelenerek koçandaki bir önceki ve sonraki çek keşide tarihinin belirlenmesi ile müvekkilinin haklılığının ortaya çıkacağını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması ve davanın kabulüne karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, takibe konu çek nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2021/6352 E.  ,  2023/1613 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi

SAYISI 2018/2417 Esas, 2021/934 Karar

DAVA TARİHİ 27.01.2016

HÜKÜM

Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ Kırşehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI 2016/62 E., 2018/436 K.

Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 14.03.2023 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili aleyhine davalı tarafından icra takibi başlatıldığını, takibe dayanak çekin altındaki imzanın müvekkiline ait olduğunu,; ancak davalı ile müvekkilinin kardeş olduklarını ve daha önce ortak olduklarını, bu dönemde müvekkili tarafından imzalanmış dava konusu çekin şirket borçları için kullanıldığı beyan edilen çeklerden olduğunu; ancak davalının bu beyanına karşın dava konusu çekin şirket borçları için kullanılmayarak yedinde tutulduğu ve taraflar arasında şirketin tasfiyesi sonrasında anlaşmaya aykırı olarak doldurularak icra takibine konu edildiğini belirterek müvekkilinin icra takibi nedeni ile davalıya borçlu olmadığının tespitine, kötü niyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde, takip dayanağı çekin limited şirket hisse devri sözleşmesi nedeniyle davacı tarafından davalıya verildiğini, yapılan takibin kesinleştiğini, davacı yanın iddialarını yazılı belge ile ispatlaması gerektiğini bildirerek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu çekin hile ile alındığına yönelik iddialar ile anlaşmaya aykırı olarak sonradan doldurulduğuna yönelik davacı iddialarının ispat edilemediği gibi dava konusu çekin ödendiği hususunun da davacı yanca ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; tanık beyanlarının hatalı değerlendirildiğini, davalı yanca çekin talil edildiğini ve ispat külfeti üzerinde olan davalı yanca limited şirket hisse devrinden kaynaklanan müvekkilinin borcunun ödendiği hususunun noter devir sözleşmesinde kabul edildiğini, aksinin ispat edilemediğini, dava konusu çek yaprağının 1999 tarihli çek defterine ait olduğunu, müvekkilinin dava konusu çeki davalıya vermesinin hayatın olağan akışına uygun olmadığını, ceza yargılamasında verilen beraat kararının hukuk hakimini bağlamayacağını, takip ve dava konusu çek defterinin ve çekin incelenerek koçandaki bir önceki ve sonraki çek keşide tarihinin belirlenmesi ile müvekkilinin haklılığının ortaya çıkacağını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması ve davanın kabulüne karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, takibe konu çek nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/936344800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.