YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/5661 E. 2023/509 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
esastan ret↗ ortalama tüketici↗ ayırt edicilik↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/227 E., 2019/260 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin 2017/14288 sayılı "..." ibaresinin 5. sınıfta tescili için yaptığı başvurusunun, müvekkilinin 97/010403 sayılı 5. sınıfta tescilli "..." markasına dayanak yaptıkları itirazın Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından kısmen kabul edilerek başvurunun kısmen reddine karar verildiğini, davalı şirketin bu karara yaptığı itirazın YİDK tarafından kabul edildiğini, oysa dava konusu marka ile müvekkilinin markasının benzer olduğunu, dava konusu markada müvekkili markasından farklı olarak yer alan "Af" ibaresinin, markayı farklılaştırmadığı gibi müvekkilinin markasının serisi olarak algılanmasına yol açacağını ileri sürerek 2018-M-2785 sayılı YİDK kararının iptali ile dava konusu markanın tescili hâlinde hükümsüzlüğünü talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; YİDK kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; dava konusu "..." ibareli başvuru markası ile davacının markası "..." ibaresi arasında iltibasa neden olacak bir benzerliğin mevcut olmadığını, markaların ilaç markası olması nedeniyle ilaçların hitap ettiği tüketicinin yüksek dikkat düzeyine sahip olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının "..." ibareli marka başvurusu ile davacının "..." ibareli itirazına mesnet markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından davacının "..." ibareli tescilli markalı ürünlerinden satın almak isterken davalının "..." ibareli başvuru markalı ürünü satın almak şeklinde bir yanılgı yaşamayacağı, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davacı markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar algısı da oluşmayacağı, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrasında belirtilen iltibasın bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraf markalarının iltibasa neden olacak düzeyde benzer olduğunu, müvekkilinin markasının ilaç etken maddesinden türetilmediğini, ayırt ediciliği yüksek orijinal nitelikte bir marka olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda iltibas değerlendirilmesinin hatalı yapıldığını, itirazlarına mesnet markanın birebir dava konusu başvuru içerisinde yer aldığını, bu durumun dava konusu markanın müvekkili markasının serisi olarak algılanmasına veya taraf markaları arasında idari-ekonomik bağlantı bulunduğunun düşünülmesine neden olacağını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtmiş olduğu itirazları tekrar ederek ve re'sen nedenlerle usul ve kanuna aykırı bulduğu kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali ve markanın tescili hâlinde hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası.
3. Değerlendirme
1.Somut olaya uygulanacak 6769 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası, “Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.” hükmünü haizdir.
2.Davacının itirazına mesnet markası ...” olup, davalı şirketin başvuru markası ise “...” dir. Başvuru markasının ilk üç harfi ile son iki harfinin davacı markası ile aynı olduğu, bu bağlamda markalar arasında yüksek seviyede görsel ve sescil benzerlik bulunduğu, davalının marka başvurusunun Türkçe'de herhangi bir anlamı olmadığı gibi tescil kapsamındaki 5. sınıftaki mallarda herhangi bir etken madde ile hastalığa işaret eden bir anlamının bulunduğu da ileri sürülmediğine göre davacının önceki tarihli markasının ayırt ediciliği yüksek bir ibare olduğunun kabulü gerekir. Her ne kadar davacı markasının kullanıldığı ilaçların reçeteli mi reçetesiz mi olarak kullanıldığı bilinmemekle birlikte, reçeteli ilaçlarda kullanılsa bile her markanın ayırt edici ve köken bildirici işlevi yanında reklam işlevinin de olduğu düşünüldüğünde, sırf reçete edenin doktor, satıcının ise eczacı olmasının karıştırılma ihtimalini ortadan kaldırmayacağı kabul edilerek hüküm kurulması gerekirken hatalı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Marka hükümsüzlüğü | Marka hükümsüzlüğü | Terkin
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/14515 E. 2018/5728 K.
Ortak:ortalama tüketici · ayırt edicilik · iltibas
İncelediğiniz kararda… ibareli marka başvurusu ile davacının "..." ibareli itirazına mesnet markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından davacının "..." ibareli tescilli markalı ürünlerinden satın almak ister …
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraf markalarının «iltibasa» neden olacak düzeyde benzer olduğunu, müvekkilinin markasının ilaç etken maddesinden türetilmediğini, «ayırt ediciliği» yüksek orijinal nitelikte bir marka olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda iltibas değerlendirilmesinin hatalı yapıldığını, itirazlarına mesnet markanın b …
2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; dava konusu "..." ibareli başvuru markası ile davacının markası "..." ibaresi arasında «iltibasa» neden olacak bir benzerliğin mevcut olmadığını, markaların ilaç markası olması nedeniyle ilaçların hitap ettiği tüketicinin yüksek dikkat düzeyine sahip olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Benzer bu kararda… lanarak davacının "..." ibareli ilaçlarının bir kısmının doktor reçetesi olmadan temin edilebilir veya kullanılabilir olması, taraf markaları arasındaki benzerliğin «ortalama tüketici» nezdinde karışıklığa sebebiyet verebileceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, etken maddeden türetilen işaretlerin de «ayırt edicilik» vasfına sahip olmak koşuluyla marka olarak tescili mümkündür.
Somut olayda davacı vekili, davalının 05. sınıf yönünden 2009/18825 sayılı "...." ibareli marka başvurusunun müvekkilinin aynı sınıfta tescilli "..." ibareli markalarıyla «iltibas» tehlikesine yol açtığını ileri sürmüştür.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/2787 E. 2010/9007 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rücu · eksik inceleme
Benzer bu karardaİhtilaf, davalının sigortalısına satılan ilaç bedellerinden kimin sorumlu olduğu ve davacının eczacıya ödemek zorunda kaldığı reçete bedeline ilişkin davalıya «rücu» edilip edilemeyeceği hususlarında toplanmaktadır.
Bu itibarla, mahkemece, davalının sigortalısına satılan ilaç bedellerinden (asıl reçete borcundan) kimin sorumlu olduğunun belirlenerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1214 E. 2023/4631 K.
Ortak:ayırt edicilik · iltibas · YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
İncelediğiniz karardaİstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraf markalarının «iltibasa» neden olacak düzeyde benzer olduğunu, müvekkilinin markasının ilaç etken maddesinden türetilmediğini, «ayırt ediciliği» yüksek orijinal nitelikte bir marka olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda iltibas değerlendirilmesinin hatalı yapıldığını, itirazlarına mesnet markanın b …
2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; dava konusu "..." ibareli başvuru markası ile davacının markası "..." ibaresi arasında «iltibasa» neden olacak bir benzerliğin mevcut olmadığını, markaların ilaç markası olması nedeniyle ilaçların hitap ettiği tüketicinin yüksek dikkat düzeyine sahip olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
… ibareli marka başvurusu ile davacının "..." ibareli itirazına mesnet markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından davacının "..." ibareli tescilli markalı ürünlerinden satın almak ister …
Benzer bu kararda… tinaf dilekçesinde özetle; taraf markaları arasında benzerlik bulunmadığını, markalarda hem harf farklılığı hem de anlamsal farklılık bulunduğunu, "Gold" ibaresinin «ayırt ediciliği» düşük bulunduğundan anılan farklılıkların «iltibası» önleyeceğini, müvekkil markasının davacının markasından farklılaşmadığı kabulünün yerleşik içtihatlara aykırı olduğu gibi bilirkişi raporu ile de çeliştiğini, 5. s …
2.Davalı TPMK vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraf markalarında ortak olarak yer alan "Gold" ibaresinin «ayırt ediciliğinin» düşük olduğunu, bu itibarla anılan ibarenin ortaklığından kaynaklanan kısmi benzerliğin «iltibasa» neden olmayacağını, markalarda yer alan diğer unsurların markaları farklılaştırdığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması ile davanın reddini istemiştir.
… in yaptığı marka başvurusuna yaptıkları itirazlarının YİDK tarafından reddedildiğini, taraf markalarının ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, markalar arasında «iltibas» bulunduğunu, «uyuşmazlık konusu» 5. sınıfta yer alan malların bilinçli tüketiciye hitap ettiğini ancak bilinçli tüketicinin dahi markalar arasındaki küçük farklılığı fark etmekte zorlanabileceğini, diğer taraftan 5. sınıfta yer alan tüm malların reçeteli sayılmadığını, davalının «kötüniyetli» olduğunu, dava konusu başvurunun müvekkili markasının tanınmışlığından yararlanmak amacıyla yapıldığını ileri sürerek 2018/M-11370 sayılı YİDK kararının iptali ile …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:uyuşmazlık konusu · kötü niyet · kötüniyet · dahili dava
Benzer bu kararda… in yaptığı marka başvurusuna yaptıkları itirazlarının YİDK tarafından reddedildiğini, taraf markalarının ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, markalar arasında «iltibas» bulunduğunu, «uyuşmazlık konusu» 5. sınıfta yer alan malların bilinçli tüketiciye hitap ettiğini ancak bilinçli tüketicinin dahi markalar arasındaki küçük farklılığı fark etmekte zorlanabileceğini, diğer taraftan 5. sınıfta yer alan tüm malların reçeteli sayılmadığını, davalının «kötüniyetli» olduğunu, dava konusu başvurunun müvekkili markasının tanınmışlığından yararlanmak amacıyla yapıldığını ileri sürerek 2018/M-11370 sayılı YİDK kararının iptali ile …
… rtilen kararı ile taraf markaları arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında benzerlik bulunduğu, «uyuşmazlık konusu» markaların ilaçlar da «dahil» olmak üzere 5. sınıfa ilişkin olduğu, 5. sınıf kapsamına giren mal alt gruplarından reçeteli ilaçlar dışında kalan mallar yönünden ilgili çevrenin bilinç seviyesi …
… asının ise iki kelimeden oluştuğunu, iki marka arasında "W" ve "Y" harflerinin markaları farklılaştırdığını, ayırım gücü düşük markalarda küçük değişikliklerin dahi «iltibas» tehlikesini ortadan kaldırmak için yeterli olacağını, taraf markalarının doktor, eczacı ve sağlık konusunda çalışanlara hitap ettiğini, doktorların reçete ile verdikleri ilacın karıştırılmasının mümkün olmadığını, davacının «kötüniyet» iddiasının ispatlanamadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde; taraf markaları arasında benzerlik bulunmadığını, markalarda ortak olarak yer alan "Gold" ibaresinin «ayırt ediciliğinin» düşük olduğunu, «kötü niyet» iddialarının ispatlanmadığını, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/5661 E. , 2023/509 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI 2019/1407 Esas, 2021/618 Karar
DAVA TARİHİ 13.06.2018
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2018/227 E., 2019/260 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin 2017/14288 sayılı "..." ibaresinin 5. sınıfta tescili için yaptığı başvurusunun, müvekkilinin 97/010403 sayılı 5. sınıfta tescilli "..." markasına dayanak yaptıkları itirazın Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından kısmen kabul edilerek başvurunun kısmen reddine karar verildiğini, davalı şirketin bu karara yaptığı itirazın YİDK tarafından kabul edildiğini, oysa dava konusu marka ile müvekkilinin markasının benzer olduğunu, dava konusu markada müvekkili markasından farklı olarak yer alan "Af" ibaresinin, markayı farklılaştırmadığı gibi müvekkilinin markasının serisi olarak algılanmasına yol açacağını ileri sürerek 2018-M-2785 sayılı YİDK kararının iptali ile dava konusu markanın tescili hâlinde hükümsüzlüğünü talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; YİDK kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; dava konusu "..." ibareli başvuru markası ile davacının markası "..." ibaresi arasında iltibasa neden olacak bir benzerliğin mevcut olmadığını, markaların ilaç markası olması nedeniyle ilaçların hitap ettiği tüketicinin yüksek dikkat düzeyine sahip olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının "..." ibareli marka başvurusu ile davacının "..." ibareli itirazına mesnet markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından davacının "..." ibareli tescilli markalı ürünlerinden satın almak isterken davalının "..." ibareli başvuru markalı ürünü satın almak şeklinde bir yanılgı yaşamayacağı, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davacı markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar algısı da oluşmayacağı, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrasında belirtilen iltibasın bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraf markalarının iltibasa neden olacak düzeyde benzer olduğunu, müvekkilinin markasının ilaç etken maddesinden türetilmediğini, ayırt ediciliği yüksek orijinal nitelikte bir marka olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda iltibas değerlendirilmesinin hatalı yapıldığını, itirazlarına mesnet markanın birebir dava konusu başvuru içerisinde yer aldığını, bu durumun dava konusu markanın müvekkili markasının serisi olarak algılanmasına veya taraf markaları arasında idari-ekonomik bağlantı bulunduğunun düşünülmesine neden olacağını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtmiş olduğu itirazları tekrar ederek ve re'sen nedenlerle usul ve kanuna aykırı bulduğu kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali ve markanın tescili hâlinde hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası.
3. Değerlendirme
1.Somut olaya uygulanacak 6769 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası, “Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.” hükmünü haizdir.
2.Davacının itirazına mesnet markası ...” olup, davalı şirketin başvuru markası ise “...” dir. Başvuru markasının ilk üç harfi ile son iki harfinin davacı markası ile aynı olduğu, bu bağlamda markalar arasında yüksek seviyede görsel ve sescil benzerlik bulunduğu, davalının marka başvurusunun Türkçe'de herhangi bir anlamı olmadığı gibi tescil kapsamındaki 5. sınıftaki mallarda herhangi bir etken madde ile hastalığa işaret eden bir anlamının bulunduğu da ileri sürülmediğine göre davacının önceki tarihli markasının ayırt ediciliği yüksek bir ibare olduğunun kabulü gerekir. Her ne kadar davacı markasının kullanıldığı ilaçların reçeteli mi reçetesiz mi olarak kullanıldığı bilinmemekle birlikte, reçeteli ilaçlarda kullanılsa bile her markanın ayırt edici ve köken bildirici işlevi yanında reklam işlevinin de olduğu düşünüldüğünde, sırf reçete edenin doktor, satıcının ise eczacı olmasının karıştırılma ihtimalini ortadan kaldırmayacağı kabul edilerek hüküm kurulması gerekirken hatalı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/936332600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz