Kur farkı anlaşması ve faturası yoksa döviz bedelli satışta kur farkı alacağı doğmaz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/5470 E. 2023/356 K. · · İlk derece: Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
OnandıKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe özeti
Mal bedeli teklif formlarında döviz üzerinden belirlenmiş olsa bile, taraflar arasında ayrıca kur farkı ödeneceğine dair bir anlaşma bulunmuyor, ödemeler süregelen biçimde TL olarak yapılıp bu yönde teamül oluşmuş ve alacaklı tarafça kur farkına ilişkin fatura düzenlenmemişse, kur farkı alacağının varlığı ispatlanamaz ve buna dayalı itirazın iptali istemi reddedilir.
Ele alınan sorunlar
Döviz üzerinden belirlenen mal bedelinde kur farkı alacağının varlığı → ret
İddia: Davacı, satış fiyatının imzalı teklif formlarıyla döviz (USD) olarak belirlendiğini, faturalarda ödeme tarihindeki kur şerhi bulunduğunu ve malın TL ile ödenmesinin bedeli döviz olmaktan çıkarmadığını, bu nedenle kur farkı alacağının doğduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: Davacının davalıdan alacağının bulunmadığı tespit edilmiştir; taraflar arasında kur farkı düzenleneceğine ilişkin bir anlaşma yoktur; ödemelerin TL cinsinden yapılmış olması karşısında teamül de bu yönde oluşmuştur; ayrıca davacı tarafından kur farkına yönelik düzenlenmiş herhangi bir fatura da bulunmamaktadır; bu nedenle kur farkı alacağına dayalı itirazın iptali istemi yerinde değildir. (Yargıtay'ca onanan İlk Derece Mahkemesi gerekçesi)
Emsal değeri
Mal bedeli döviz üzerinden belirlense de kur farkı anlaşması ve buna ilişkin fatura yoksa, TL ile ödeme yönünde oluşan teamül karşısında kur farkı alacağının doğmayacağı yönünden emsaldir.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kur farkı alacağı↗ döviz/yabancı para borcu↗ teamül↗ ispat yükü↗ itirazın iptali↗
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/10861 E. 2016/7915 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:maddi tazminat
Benzer bu karardaMahkemece, 30.000 USD «maddi tazminatın» ödeme tarihindeki kur üzerinden işletilecek avans faiziyle, yine 5.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalıdan tahsiline dair verilen karar taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizce taraflar yararına bozulmuştur.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/4821 E. 2021/65 K.
Ortak:kur farkı alacağı · teamül
İncelediğiniz kararda… EMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davalıdan alacağının bulunmadığının tespit edildiği, taraflar arasında «kur farkı» düzenleneceğine ilişkin bir anlaşma olmadığı, ödemenin TL cinsinden yapılması karşısında «teamülün» de bu yönde oluştuğu, kur farkına yönelik davacı tarafından düzenlenmiş herhangi bir faturanın da bulunmadığı, davacının takibinde kötü niyetli olduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın ve davalının «kötü niyet tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, tarafların kabul ettiği 15.07.2014 ve 23.10.2014 tarihli sipariş/satış teyit «formlarında» belirtilen malların emtia değerlerinin USD olarak yazıldığı, bunlara ilişkin 17.07.2014 ve 01.11.2014 tarihli faturaların da USD olarak düzenlendiği ancak «tahsilat makbuzlarının» TL bazında düzenlendiğinin anlaşıldığı, yabancı para üzerinden kurulan temel ilişkide «fatura» tarihindeki kur ile ödeme tarihindeki kur arasındaki farkın istenebilmesi için uygulama ya da «teamül» aranmayacağı, ayrıca sipariş formlarında da fiyatlandırmanın USD olarak yapılıp faturaların da aynı döviz cinsinden düzenlendiğinden ve ödemelerde daha sonraki bir zamanda TL olarak yapılması halinde aradaki «kur farkının» istenebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dava, «kur farkı alacağından» kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:kur farkı · ba/bs formları · tahsilat makbuzu · fatura · çek · teslim
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, tarafların kabul ettiği 15.07.2014 ve 23.10.2014 tarihli sipariş/satış teyit «formlarında» belirtilen malların emtia değerlerinin USD olarak yazıldığı, bunlara ilişkin 17.07.2014 ve 01.11.2014 tarihli faturaların da USD olarak düzenlendiği ancak «tahsilat makbuzlarının» TL bazında düzenlendiğinin anlaşıldığı, yabancı para üzerinden kurulan temel ilişkide «fatura» tarihindeki kur ile ödeme tarihindeki kur arasındaki farkın istenebilmesi için uygulama ya da «teamül» aranmayacağı, ayrıca sipariş formlarında da fiyatlandırmanın USD olarak yapılıp faturaların da aynı döviz cinsinden düzenlendiğinden ve ödemelerde daha sonraki bir zamanda TL olarak yapılması halinde aradaki «kur farkının» istenebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Buna rağmen, ödemeyi Türk Lirası üzerinden «çek» olarak kabul eden davacının bu aşamadan sonra «kur farkı» isteyemeyeceğinin kabulü gerekirken, mahkemece delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Dava, «kur farkı alacağından» kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki sözleşmede kararlaştırılan bedel yabancı para cinsinden olup, davacı alacağının tahsili için davalı tarafından verilen çekleri «teslim» almıştır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/5470 E. , 2023/356 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI 2019/593 Esas , 2021/720 Karar
DAVA TARİHİ 12.04.2018
HÜKÜM
Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2018/379 E., 2019/17 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya külçe çinko satımı yaptığını, satım işlemlerinde ürünlerin bedelinin Londra Metal Borsası fiyat endeksi ile ilave değer eklenerek belirlendiğini, bu hususların imzalanan teklif formlarıyla kararlaştırıldığını, tarafların anlaşmalarına göre düzenlenen faturalar sonucu davalının 25.535,40 USD borcunun bulunduğunu, bu hususta davalıya ihtar gönderildiğini, davalının mal bedelini ödemediğini, alacağının tahsili amacıyla davalı şirkete karşı icra takibi başlatıldığını, davalı-borçlu şirketin takibe itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek, davalının itirazının iptali ile %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin davacıya borcunun bulunmadığını, taraflar arasında başlayan ticaretin ilk teklif formu olan 05.04.2017 tarihli teklif formunda fatura tarihindeki TL fiyatlarının geçerli olacağı, kur farkı, vade farkı olmayacağının belirtildiğini, müvekkili tarafından ödemelerin TL çeklerle yapıldığını, uzun çalışma süresi boyunca davacının kur farkı talebinin olmadığını, davacının kur farkı olacağını beyan etmesi durumunda müvekkilinin davacıyla alışverişte bulunmayacağını belirterek, davanın reddi ile davalı lehine kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davalıdan alacağının bulunmadığının tespit edildiği, taraflar arasında kur farkı düzenleneceğine ilişkin bir anlaşma olmadığı, ödemenin TL cinsinden yapılması karşısında teamülün de bu yönde oluştuğu, kur farkına yönelik davacı tarafından düzenlenmiş herhangi bir faturanın da bulunmadığı, davacının takibinde kötü niyetli olduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın ve davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalıya satılan çinkonun satış fiyatının taraflarca imzalı teklif formları ile USD olarak belirlendiğini, her faturada ödeme tarihindeki Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB) satış kurunun geçerli olacağına dair şerh bulunduğunu, malların bedelinin döviz olarak belirlendiğini, bu nedenle davacının kur farkı faturası düzenlemesine gerek olmadığını, davalının, müvekkilinin gönderdiği teklif formlarından birisine düştüğü şerhin davacı tarafından kabul edilmedikçe uygulanamayacağını, bu yönde şerh bulunmayan 6 adet teklif formunun hiç irdelenmediğini, bilirkişi ve mahkemenin davalının yaptığı ödemelerin ödeme tarihi döviz karşılığını hesaplayarak alacaklı olup olmadıklarını tespit etmemesinin hatalı olduğunu, mallar yabancı para üzerinden satılmış olup ödemenin TL ile yapılmasının mal bedelini döviz olmaktan çıkarmayacağını, faturalarda da ödemenin dolar karşılığının yazılı olduğunu, davalının TL çek ile ödeme yapmış olmasının borcun kapandığı anlamına gelmediğini belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dilekçedeki sebepleri tekrarlayarak kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,18.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/936270800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz