İstirdat ve İpoteğin Devri
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/4272 E. 2023/335 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tevdi mahalli tayini↗ tevdi mahalli↗ hesap kat ihtarnamesi↗ kat ihtarnamesi↗ ipoteğin paraya çevrilmesi↗ hesap kat↗ hakkın kötüye kullanılması↗ depo kararı↗ vekâlet ücreti↗ ticari faiz↗ ipotek↗ olumsuz oy↗ genel kredi sözleşmesi↗ mahsup↗ sulh hukuk mahkemesi↗ kefil↗ istirdat↗ esastan ret↗ sulh↗ kredi sözleşmesi↗ ihtarname↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ yükleten (shipper)↗ avans faizi↗ teminat↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2018/332 E., 2019/468 K.
Taraflar arasındaki istirdat ve ipoteğin davacı adına devri davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 17.01.2023 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ve davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı ... ile davalı banka arasında imzalanan sözleşmeye davacının kefil olmaksızın sadece adına kayıtlı taşınmaz üzerinde 460.000,00 TL bedelli ipotek işlemi yapıldığını, bu sözleşme nedeni ile asıl borçluya kullandırılan kredi ödenmediği için müvekkiline ihtarname tebliğ edildiğini, ihtarnamede belirtilen ödeme süresi içerisinde müvekkilince ödeme yapılmak istemesine rağmen sürenin dolması beklenmeden icra takibi başlatıldığını, davacının yapmak istediği ödemenin kabul edilmemesi nedeni ile tevdi mahalli tayini ile ihtarnamede istenilen bedelin bu yere ödendiğini ileri sürerek asıl borçlu ...'ye ait taşınmaz üzerine banka lehine oluşturulmuş olan ipoteğin davacı adına devrine, ihtarnamenin düzenlendiği tarih itibarı ile banka alacağı belirlenerek fazla ödedikleri miktara karşılık olmak üzere şimdilik 100,00 TL'nin davalıdan tahsiline, tüm bu istekler yerinde görülmez ise ödedikleri 182.000,00 TL'nin ticari faizi ile birlikte davalıdan alınmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava dışı ... ile imzalanan sözleşme uyarınca kullandırılan krediye teminat olmak üzere davacıya ait taşınmaz üzerinde ipotek oluşturulduğunu, asıl borçlunun ihtarname tebliğine rağmen ödeme yapmaması nedeni ile asıl borçlu ve ipotek nedeni ile sorumlu olan davacıya ihtarname gönderildiğini, buna rağmen ödeme yapılmadığı için icra takibi başlattıklarını, davacının ipotek nedeni ile bankaya karşı borçlu olduğunu, yapıldığı söylenen ödemenin bu nedenle asıl borçlunun borcundan mahsup edilmesi gerektiğini, asıl borçlunun verdiği ipoteğin davacıya devrinin mümkün olmadığını, davacı tarafından yapılan ödeme ile tüm borcun sona ermediğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ödeme yapan davacının genel kredi sözleşmesinin davalı bankaya verdiği hakları kullanarak asıl borçlu hakkında yine asıl borçlu tarafından verilen ipotekten yararlanarak ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibi yaparak ödediği miktarı kredi asıl borçlusundan tahsil ve talep etmesinin mümkün olduğu, banka lehine dava dışı asıl borçlu tarafından verilen ipoteğin bu nedenle davacı adına devrinin mümkün olmadığı, dava dışı kredi asıl borçlusu ...'ye ait taşınmaz üzerinde davalı lehine oluşturulan ipoteğin davacıya devrine ilişkin talebin reddine, davacının 182.000,00 TL'nin tamamen ya da fazladan ödenen miktarı için şimdilik 100,00 TL'nin iadesine karar verilmesine ilişkin birleştirilmiş talep yönünden; ihtarname ile talep edilen miktar 179.955,33 TL olup takipden önce davacı tarafından 182.000,00 TL depo edilmiş, davalı alacağı ipotek kapsamında olduğu için talebin kısmen kabulü ile 2.044,67 TL'nin dava tarihi olan 02.05.2018 tarihinden itibaren hesaplanacak değişen oranlı avans faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya ödenmesine, fazla istemin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içerisinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin dava dışı ...'nün davalı bankadan kullandığı kredilerin teminatını teşkil etmek üzere taşınmazı üzerinde ipotek tesis ettiğini, hesabın kat edildiğinin bildirilmesi nedeniyle de hakkında icra takibi yapılmaması ve ipotekli taşınmazının satılmaması için davalı bankaya 16.03.2018 tarihli ihtarname ile paranın yatırılacağı, icra takibi yapılmamasının bildirildiğini, bankayla görüşülememesi üzerine Sincan Sulh Hukuk Hakimliğinden tevdi mahalli tayini istenerek hesap kat ihtarnamesinde belirtilen miktardan daha fazla olarak 182.000,00 TL'nin yatırıldığını; ancak buna rağmen davalı yanca müvekkili hakkında icra takibi başlatıldığını, bankanın kötü niyetli olduğunu, dava dilekçesinde, asıl borçlunun kredi borcunun ödenmesi nedeniyle asıl borçlu tarafından banka lehine tesis edilen ipoteğin müvekkiline devri ile bankanın hesap kat anındaki gerçek alacağının hesaplanarak fazladan yapılan ödemenin iadesi, bunların kabul görmemesi halinde ise ödenen 182.000,00 TL'nin müvekkiline iadesi talep edilmiş olmasına rağmen Mahkemece ipoteğin devrine ilişkin talebinin kabul edilmemesinin hukuka aykırı olduğunu bildirerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve taleplerine uygun karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava dışı ...'nün imzaladığı genel kredi sözleşmesi kapsamında borcun teminatı olmak üzere ipotek veren davacının hesapların kat edilmesi ve ihtarname gönderilmesi üzerine ödeme yapmak istediği, bankanın bu talebe olumsuz yaklaşması nedeniyle davacının Mahkemeden tevdi mahalli belirlenmesi isteğinde bulunduğu ve davalının ihtarnamesinde belirtilen 179.955,33 TL'yi aşar biçimde 182.000,00 TL ödeme yaptığı, icra takibi ihtarname ile verilen ödeme süresinin sonu beklenilmeden açıldığı için davacının yapmak istediği ödemenin kabul edilmemesinin davalı yönünden hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğu, bu durumda ihtarnamede belirtilen alacak miktarı olan 179.955,33 TL'nin davacının yaptığı 182.000,00 TL ödemeden mahsubu sonrası davacıdan fazladan 2.044,67 TL tahsilat yapılmış olması nedeni ile bu miktarın davacıya iadesi gerektiği anlaşılmakla Mahkemece bu miktarın iadesine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, davacının ödeme karşılığında asıl borçlu tarafından davalı banka lehine tesis edilen 150.000,00 TL bedelli ipoteğin kendine devredilmesini istediği, kredi borcuna mahsuben yaptığı ödeme miktarı yönünden teminatları bankadan talep etme hakkına sahip ise de kredi borcunun tamamen ödenmemiş olması halinde bankanın teminatları devretme yükümlülüğünün bulunmadığı, davanın açıldığı tarihte bankanın halen gayri nakdi riskler yönünden kredi alacağının mevcut olduğu anlaşılmakla İlk Derece Mahkemesince davacının ipoteklerin devrine ilişkin ve davacının ödediği miktarların kendisine iadesine ilişkin taleplerinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A.Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içerisinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle, istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava dışı borçlunun borcu için ipotek veren davacının alacaklı bankaya yaptığı ödeme nedeni ile fazladan yapıldığı ileri sürülen ödemenin davalıdan geri alınması, asıl borçlu tarafından banka lehine verilen ipoteğin davacı adına devrine karar verilmesi, bu iki talep yerinde görülmez ise tevdi mahalline yatırılmış olan paranın davacıya iadesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/4272 E. , 2023/335 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
SAYISI 2019/1233 Esas, 2021/483 Karar
DAVA TARİHİ 02.05.2018
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2018/332 E., 2019/468 K.
Taraflar arasındaki istirdat ve ipoteğin davacı adına devri davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 17.01.2023 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ve davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı ... ile davalı banka arasında imzalanan sözleşmeye davacının kefil olmaksızın sadece adına kayıtlı taşınmaz üzerinde 460.000,00 TL bedelli ipotek işlemi yapıldığını, bu sözleşme nedeni ile asıl borçluya kullandırılan kredi ödenmediği için müvekkiline ihtarname tebliğ edildiğini, ihtarnamede belirtilen ödeme süresi içerisinde müvekkilince ödeme yapılmak istemesine rağmen sürenin dolması beklenmeden icra takibi başlatıldığını, davacının yapmak istediği ödemenin kabul edilmemesi nedeni ile tevdi mahalli tayini ile ihtarnamede istenilen bedelin bu yere ödendiğini ileri sürerek asıl borçlu ...'ye ait taşınmaz üzerine banka lehine oluşturulmuş olan ipoteğin davacı adına devrine, ihtarnamenin düzenlendiği tarih itibarı ile banka alacağı belirlenerek fazla ödedikleri miktara karşılık olmak üzere şimdilik 100,00 TL'nin davalıdan tahsiline, tüm bu istekler yerinde görülmez ise ödedikleri 182.000,00 TL'nin ticari faizi ile birlikte davalıdan alınmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava dışı ... ile imzalanan sözleşme uyarınca kullandırılan krediye teminat olmak üzere davacıya ait taşınmaz üzerinde ipotek oluşturulduğunu, asıl borçlunun ihtarname tebliğine rağmen ödeme yapmaması nedeni ile asıl borçlu ve ipotek nedeni ile sorumlu olan davacıya ihtarname gönderildiğini, buna rağmen ödeme yapılmadığı için icra takibi başlattıklarını, davacının ipotek nedeni ile bankaya karşı borçlu olduğunu, yapıldığı söylenen ödemenin bu nedenle asıl borçlunun borcundan mahsup edilmesi gerektiğini, asıl borçlunun verdiği ipoteğin davacıya devrinin mümkün olmadığını, davacı tarafından yapılan ödeme ile tüm borcun sona ermediğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ödeme yapan davacının genel kredi sözleşmesinin davalı bankaya verdiği hakları kullanarak asıl borçlu hakkında yine asıl borçlu tarafından verilen ipotekten yararlanarak ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibi yaparak ödediği miktarı kredi asıl borçlusundan tahsil ve talep etmesinin mümkün olduğu, banka lehine dava dışı asıl borçlu tarafından verilen ipoteğin bu nedenle davacı adına devrinin mümkün olmadığı, dava dışı kredi asıl borçlusu ...'ye ait taşınmaz üzerinde davalı lehine oluşturulan ipoteğin davacıya devrine ilişkin talebin reddine, davacının 182.000,00 TL'nin tamamen ya da fazladan ödenen miktarı için şimdilik 100,00 TL'nin iadesine karar verilmesine ilişkin birleştirilmiş talep yönünden;
ihtarname ile talep edilen miktar 179.955,33 TL olup takipden önce davacı tarafından 182.000,00 TL depo edilmiş, davalı alacağı ipotek kapsamında olduğu için talebin kısmen kabulü ile 2.044,67 TL'nin dava tarihi olan 02.05.2018 tarihinden itibaren hesaplanacak değişen oranlı avans faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya ödenmesine, fazla istemin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içerisinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin dava dışı ...'nün davalı bankadan kullandığı kredilerin teminatını teşkil etmek üzere taşınmazı üzerinde ipotek tesis ettiğini, hesabın kat edildiğinin bildirilmesi nedeniyle de hakkında icra takibi yapılmaması ve ipotekli taşınmazının satılmaması için davalı bankaya 16.03.2018 tarihli ihtarname ile paranın yatırılacağı, icra takibi yapılmamasının bildirildiğini, bankayla görüşülememesi üzerine Sincan Sulh Hukuk Hakimliğinden tevdi mahalli tayini istenerek hesap kat ihtarnamesinde belirtilen miktardan daha fazla olarak 182.000,00 TL'nin yatırıldığını; ancak buna rağmen davalı yanca müvekkili hakkında icra takibi başlatıldığını, bankanın kötü niyetli olduğunu, dava dilekçesinde, asıl borçlunun kredi borcunun ödenmesi nedeniyle asıl borçlu tarafından banka lehine tesis edilen ipoteğin müvekkiline devri ile bankanın hesap kat anındaki gerçek alacağının hesaplanarak fazladan yapılan ödemenin iadesi, bunların kabul görmemesi halinde ise ödenen 182.000,00 TL'nin müvekkiline iadesi talep edilmiş olmasına rağmen Mahkemece ipoteğin devrine ilişkin talebinin kabul edilmemesinin hukuka aykırı olduğunu bildirerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve taleplerine uygun karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava dışı ...'nün imzaladığı genel kredi sözleşmesi kapsamında borcun teminatı olmak üzere ipotek veren davacının hesapların kat edilmesi ve ihtarname gönderilmesi üzerine ödeme yapmak istediği, bankanın bu talebe olumsuz yaklaşması nedeniyle davacının Mahkemeden tevdi mahalli belirlenmesi isteğinde bulunduğu ve davalının ihtarnamesinde belirtilen 179.955,33 TL'yi aşar biçimde 182.000,00 TL ödeme yaptığı, icra takibi ihtarname ile verilen ödeme süresinin sonu beklenilmeden açıldığı için davacının yapmak istediği ödemenin kabul edilmemesinin davalı yönünden hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğu, bu durumda ihtarnamede belirtilen alacak miktarı olan 179.955,33 TL'nin davacının yaptığı 182.000,00 TL ödemeden mahsubu sonrası davacıdan fazladan 2.044,67 TL tahsilat yapılmış olması nedeni ile bu miktarın davacıya iadesi gerektiği anlaşılmakla Mahkemece bu miktarın iadesine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, davacının ödeme karşılığında asıl borçlu tarafından davalı banka lehine tesis edilen 150.000,00 TL bedelli ipoteğin kendine devredilmesini istediği, kredi borcuna mahsuben yaptığı ödeme miktarı yönünden teminatları bankadan talep etme hakkına sahip ise de kredi borcunun tamamen ödenmemiş olması halinde bankanın teminatları devretme yükümlülüğünün bulunmadığı, davanın açıldığı tarihte bankanın halen gayri nakdi riskler yönünden kredi alacağının mevcut olduğu anlaşılmakla İlk Derece Mahkemesince davacının ipoteklerin devrine ilişkin ve davacının ödediği miktarların kendisine iadesine ilişkin taleplerinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A.Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içerisinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle, istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava dışı borçlunun borcu için ipotek veren davacının alacaklı bankaya yaptığı ödeme nedeni ile fazladan yapıldığı ileri sürülen ödemenin davalıdan geri alınması, asıl borçlu tarafından banka lehine verilen ipoteğin davacı adına devrine karar verilmesi, bu iki talep yerinde görülmez ise tevdi mahalline yatırılmış olan paranın davacıya iadesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/936253000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz