Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) Kararının İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/6581 E. 2023/1726 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kaldırma ve yeniden hüküm↗ ortalama tüketici↗ ayırt edicilik↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ dahili dava↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2016/228 E., 2019/225 K.
Taraflar arasındaki Türk Patent Marka Kurumu (TPMK) Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin başvurusunun esastan reddine davalı vekilinin başvurusunun esastan kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin uzman doktor-plastik cerrah olup, sağlık merkezi işlettiğini, uzun yıllardır kullandığı “örümcek ağı tekniği” isminin İngilizce karşılığı olan “spider web technique” ibaresinin tescili için 2015/48290 sayılı marka başvurusunda bulunduğunu, başvurunun Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından 44 üncü sınıftaki “tıbbi hizmetler, güzellik bakımı hizmetleri” yönünden 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin (556 sayılı KHK) 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri uyarınca kısmen reddedildiğini, bu karara müvekkili tarafından itiraz edildiğini, itirazın YİDK tarafından reddedildiğini, bir kısım mal ve hizmetlerin daha başvurudan çıkartıldığını oysa örümcek ağı tekniği uygulamasının cerrahide kullanılan polidiaksanon iplerinin cilt altına yerleştirilmesinden oluştuğunu, bunun için ince uçlu iğneler kullanıldığını, ince uçlu bu iğneler vasıtasıyla cilt alt dokusuna söz konusu iplerin tıpkı örümcek ağı gibi işlendiğini, bu tekniğin ülkemizde de yaygın hale geldiğini, müvekkilinin bu yöntemi ilk uygulayan olduğunu ve bu teknikle özdeşleştiğini, “örümcek ağı tekniği”nin İngilizce karşılığı olan ...ibaresinin ayırt edici olduğunu, markanın pek çok ülkede tescil edilmesine karşın Türkiye’de tescil edilmemesinin hatalı olduğunu ileri sürerek YİDK'ın 2016-M-3279 sayılı kararının iptaline ve dava konusu ...markasının başvuruya konu tüm mal ve hizmetler için tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde; başvuru konusu markanın ...ibaresinden oluştuğunu ve Türkçe’de “örümcek ağı tekniği” anlamına geldiğini, bu ibarenin bir cilt gerdirme ve gençleştirme yönteminin adı olduğunu, söz konusu ibarenin markanın temel fonksiyonlarından olan ayırt edicilik niteliğini haiz bulunmadığını, başvuru kapsamından çıkarılan mal ve hizmetler itibariyle markanın 556 sayılı KHK’nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri anlamında “tanımlayıcı (tasviri) işaret” olduğunu, söz konusu markanın mal ve hizmetlerin kaynağını işaret etme işlevini yerine getiremediğini, kurum kararının yerinde olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, toplanan deliller ve aldırılan bilirkişi raporuna göre dava konusu markanın 556 sayılı KHK’nın 5 inci maddesinin ve 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi anlamında marka olabilme vasfını haiz bulunduğu, dava konusu "..." ibaresinin Türkçe karşılığının “ÖRÜMCEK AĞI TEKNİĞİ” olduğu, “ameliyatsız cilt germe olarak adlandırılabilecek, çok ince iğneler içine yerleştirilmiş polidioksan (PDO) isimli iplerin cilt içine yerleştirilerek bu iplerin zamanla sarkan ve gevşeyen noktalardaki azalmış olan liflerin yerine geçmelerini sağlayan yöntemin adı olduğu, davacı hekimin söz konusu tekniği bulan ve bu tekniğe “Örümcek Ağı” ismini veren kişi olduğunun anlaşıldığı ancak dava konusu marka başvurusunun yapıldığı tarih itibariyle “Örümcek Ağı Tekniği” (Spider Web Technique) ibaresinin davacının mal ve hizmetlerini diğer işletmelerin mal ve hizmetlerinden ayıran, bir tanıtıcı işaret olmaktan uzaklaşarak söz konusu tekniğin adı halini alarak herkesin kullanımına açık bir işaret haline geldiği, bu bağlamda, “Örümcek Ağı” ya da “Spider Web” olarak adlandırılan tekniğin adının, başlarda ayırt edici bir marka işareti olduğu kabul edilse dahi bu marka sözcüğünün kullanım sonucu ayırt ediciliğini yitirdiği ve bir estetik operasyonun adı olarak yaygın bir ad haline geldiği, dava konusu marka başvurusunun, 44 üncü sınıftaki “Tıbbi hizmetler. Güzellik bakımı hizmetleri.”ni doğrudan tanımlayan, somut ayırt ediciliği bulunmayan bir ibare olduğu, yine “03 üncü sınıftaki “kozmetik ürünleri” bakımından da tanımlayıcılık içerdiği, zira piyasada, “örümcek ağı kremi” isimli bir ürünün hali hazırda satılmakta olup, işbu ibareyi krem emtiası üzerinde gören ortalama bir tüketicinin, söz konusu ürünün estetik operasyonun bakımı ile ilgili olduğunu düşünmesinin kuvvetle muhtemel bulunduğu, 05 inci sınıftaki “insan sağlığı için ilaçlar, tıbbi amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi amaçlı kimyasal reaktif maddeler.” ve 10 uncu sınıftaki “cerrahi, tıbbi alet, cihaz ve mobilyalar” emtiaları bakımından da ...ibaresinin cins/vasıf bildirici nitelikte olduğu, zira dava konusu ibarenin söz konusu estetik yönteminin uygulanması esnasında kullanılan tıbbi ilaç ve cihazları akla getirdiği, bu emtialar dışında kalan ve dava konusu YİDK kararı ile başvuru kapsamından çıkartılan 03 üncü sınıftaki “parfümeri, kişisel kullanım amaçlı koku vericiler (insan ve hayvanlar için deodorantlar dahil)”, 05 inci sınıftaki “hayvan sağlığı için ilaçlar, veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, veterinerlik amaçlı kimyasal reaktif maddeler. Hijyen sağlayıcı ürünler: Pedler, tamponlar, tıbbi amaçlı yakılar, pansuman malzemeleri, kağıt ve tekstilden mamul çocuk bezleri.” ve 10 uncu sınıftaki “diş hekimliği ve veterinerlik için alet, cihaz ve mobilyalar. Tıbbi ortopedik malzemeler: tıbbi korseler, ortopedik ayakkabılar, elastiki ve destekleyici bandajlar” emtiaları bakımından ise "..." markasının somut ayırt ediciliği haiz olduğu, bu emtialar bakımından 556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi gereğince tescil engelinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile TPMK YİDK'nın 04.04.2016 tarih 2016-M-3279 sayılı kararının; 03 üncü sınıfta parfümeri kişisel kullanım amaçlı koku vericiler (insan ve hayvanlar için deodorantlar dahil), 05 inci sınıfta hayvan sağlığı için ilaçlar veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler veterinerlik amaçlı kimyasal reaktif maddeler hijyen sağlayıcı ürünler pedler tamponlar tibbi amaçlı yakılar pansuman malzemeleri kağıt ve tekstilden mamül çocuk bezleri, 10 uncu sınıfta diş hekimliği ve veterinerlik için alet cihaz ve mobilyalar tıbbi ortopedik malzemeler tıbbi korseler ortopedik ayakkabılar elastiki ve destekleyici bandajlar ürünleri yönünden iptaline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin örümcek ağı tekniğini bulan ve bu isimle ülkemizde yaygın hale getiren kişi olduğunu, yoğun kullanım sonucu anılan ibarenin müvekkili ile özdeşleştiğini, müvekkilinin anılan ibareyi kullanan piyasadaki pek çok kişi ve firmaya örümcek ağı tekniği ismini kullanmaması konusunda uyarılarda bulunması sonucu bu kullanımlara son verildiğini, bu durumun dava konusu ibarenin müvekkili tarafından bulunduğu ve kabul edildiği anlamına geldiğini, dava konusu ibarenin tescili için Avrupa Birliğine bağlı 28 ülkeyi kapsayan "Avrupa Birliği Marka Kurumuna" başvurduklarını ve marka tescil işlemlerinin tamamlandığını, “örümcek ağı tekniği”nin İngilizce karşılığı olan ...ibaresinin ayırt edici olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; başvuru konusu markanın ...ibaresinden oluştuğunu ve Türkçe’de “örümcek ağı tekniği” anlamına geldiğini, bu ibarenin son zamanlarda sıklıkla kullanılan bir cilt gerdirme ve gençleştirme yönteminin adı olduğunu, söz konusu ibarenin markanın temel fonksiyonlarından olan ayırt edicilik niteliğini haiz bulunmadığını, kapsamında yer alan emtialar açısından tanımlayıcı olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, ilk derece mahkemesince başvurunun reddine karar verildiği 44 üncü sınıftaki “Tıbbi hizmetler. Güzellik bakımı hizmetleri", 03 üncü sınıftaki “kozmetik ürünleri” 05 inci sınıftaki “insan sağlığı için ilaçlar, tıbbi amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi amaçlı kimyasal reaktif maddeler.” ve 10 uncu sınıftaki “cerrahi, tıbbi alet, cihaz ve mobilyalar” emtiaları yanında 10 uncu sınıfta yer alan "diş hekimliği ve veterinerlik için alet, cihaz ve mobilyalar" emtiası bakımında da dava konusu ibarenin reddine dair YİDK kararının yerinde olduğu, başvurunun reddedildiği 03 üncü sınıfta yer alan "parfümeri kişisel kullanım amaçlı koku vericiler (insan ve hayvanlar için deodorantlar dahil)", 05 inci sınıfta yer alan "hayvan sağlığı için ilaçlar veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler veterinerlik amaçlı kimyasal reaktif maddeler hijyen sağlayıcı ürünler pedler tamponlar tibbi amaçlı yakılar pansuman malzemeleri kağıt ve tekstilden mamül çocuk bezleri", 10 uncu sınıfta yer alan " tıbbi ortopedik malzemeler tıbbi korseler ortopedik ayakkabılar elastiki ve destekleyici bandajlar" emtiası yönünden 556 sayılı KHK'nın 7/1-c maddesi gereğince tescil engeli bulunmadığı gerekçesiyle belirtilen emtia bakımından davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, marka başvurusunun kısmen reddine dair YİDK kararının iptali ve markanın tescili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/7483 E. 2023/2247 K.
Ortak:kaldırma ve yeniden hüküm
İncelediğiniz karardaKararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin başvurusunun esastan reddine davalı vekilinin başvurusunun esastan kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü «kaldırılarak yeniden» esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
… K kararının yerinde olduğu, başvurunun reddedildiği 03 üncü sınıfta yer alan "parfümeri kişisel kullanım amaçlı koku vericiler (insan ve hayvanlar için deodorantlar «dahil»)", 05 inci sınıfta yer alan "hayvan sağlığı için ilaçlar veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler veterinerlik amaçlı kimyasal reaktif maddeler hijyen sağlayıcı ürünler pedler tamponlar tibbi amaçlı yakılar pansuman malzemeleri kağıt ve tekstilden mamül çocuk bezleri", 10 uncu sınıfta yer alan " tıbbi ortopedik malzemeler tıbbi korseler ortopedik ayakkabılar elastiki ve destekleyici bandajlar" emtiası yönünden 556 sayılı KHK'nın 7/1-c maddesi gereğince tescil engeli bulunmadığı gerekçesiyle belirtilen emtia bakımından davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaKararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü «kaldırılarak yeniden» esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… karar içeriğinden "Örümcek Ağı " ibaresinin jenerik bir ibare olup kullanılan tekniğin ismi olarak kamuya mal olduğu, mahkemece bu adın ve tekniğin kullanılmasının «haksız rekabet» teşkil etmeyeceği sonucuna varılarak davanın reddine karar verilmesinin sonuç olarak yerinde olduğu ancak mahkeme kararının gerekçesinde " örümcek ağı metodunun topluluk markası olarak tescilinden çok önce dünyada davacı haricinde başka kişilerce bulunup bu isimle adlandırılıp kullanılmaya başlandığını davacının kabul ettiği " şeklindeki gerekçenin davacı vekilinin dilekçelerinde bu yönde beyan ve kabul bulunmadığından kararın gerekçenin bu kısmı yönünden düzeltilmesi gerektiği gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:malvarlığına ilişkin dava · ba formu · dürüstlük kuralı · ispat yükü · kâr kaybı · haksız rekabet
Benzer bu kararda… estetik alanında çok sayıda tekniği geliştirdiğini, dava konusu “Örümcek Ağı Estetiği”ismi verilen bu yöntemin ameliyatsız yüz ve deri germe işlemi, canlandırma ve «form» kazandırma işlemi olduğunu, müvekkilinin keşfettiği bu yöntemin 2000'li yıllardan bu yana arge çalışmasının yapıldığını ve kliniklerinde uygulanmaya başlandığını, müvekkilinin çalışmalarının davalı doktor ve ortağı olduğu şirket tarafından haksız olarak kullanıldığını, bu yöntem için “Spider Web Technique” adında tescilli Avrupa Birliği Topluluk markasına sahip olduğunu ve 44 üncü sınıfta yer alan hizmetlerde tescilli olduğunu, Türkiye'de de markanın tescili için başvuruda bulunduklarını, tescilsiz markaların «haksız rekabet» hükümleri uyarınca korunacağını, Örümcek Ağı Yönteminin müvekkili tarafından bulunup yaygınlaştırıldığını ve tanınır hale getirildiğini, davalıların bu yöntem ile ilgili hatalı uygulamalarının müvekkilinin bulduğu yönteme ve isme zarar verdiğini, davalı tarafın örümcek ağı estetiğini hatalı ve eksik uygulaması sonucu müvekkilinin hasta sayısında ciddi oranda bir düşüş olduğunu ve gelir «kaybına» uğradığını, bu durumun 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı kanun) 55 inci maddesi uyarınca haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek haksız rekabet …
… ldığı bir tıbbi bilimsel kongrede bu tekniği ilk kez dünyaya sunduğunu, 6102 sayılı kanun'un 54 üncü maddesinin 2 nci fıkrası uyarınca rakipler arasında aldatıcı ve «dürüstlük kurallarına» aykırı olarak yapılan rekabetin «haksız rekabet» teşkil edceğini, davalıların da müvekkilinin bulduğu Örümcek Ağı Tekniğini kendisi bulmuş gibi yanıltıcı ve gerçeğe aykırı beyanlar kullanarak aldatıcı davranış içerisinde bulunduğunu, örümcek ağı estetiği tekniğinin müvekkillerinin «malvarlığına» ait bir iş ürünü sayılması gerektiğini beyan ederek kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Örümcek Ağı” markasını kullandığını, asıl davacının «haksız rekabet» hükümlerini ihlal ettiğini, örümcek ağı tekniğinin yabancı litaratürde Spider Web şeklinde adlandırıldığını, bu tekniğin yurt dışında yabancı bilim insanları tarafından geliştirildiği ve uygulandığını, müvekkilinin bu tekniği ilk kez 2009 yılında Kore’de gözlemlediğini ve bu tekniği davacı taraftan önce 2011 yılında uygulamaya başladığını savunarak davanın reddini istemiştir.
… irdiği tarihten çok önceki tarihlerde de kullanılan ve bu şekilde isimlendirilen bir yöntemin ismi olduğu dikkate alındığında bu ismin kullanımının marka hakkına ve «haksız rekabete» aykırılık teşkil etmeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/4938 E. 2024/1066 K.
Ortak:kaldırma ve yeniden hüküm · ortalama tüketici · ayırt edicilik · dahili dava
İncelediğiniz karardaGüzellik bakımı hizmetleri.”ni doğrudan tanımlayan, somut «ayırt ediciliği» bulunmayan bir ibare olduğu, yine “03 üncü sınıftaki “kozmetik ürünleri” bakımından da tanımlayıcılık içerdiği, zira piyasada, “örümcek ağı kremi” isimli bir ürünün hali hazırda satılmakta olup, işbu ibareyi krem emtiası üzerinde gören ortalama bir tüketicinin, söz konusu ürünün estetik operasyonun bakımı ile ilgili olduğunu düşünmesinin kuvvetle muhtemel bulunduğu, 05 inci sınıftaki “insan sağlığı için ilaçlar, tıbbi amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi amaçlı kimyasal reaktif maddeler.” ve 10 uncu sınıftaki “cerrahi, tıbbi alet, cihaz ve mobilyalar” emtiaları bakımından da ...ibaresinin cins/vasıf bildirici nitelikte olduğu, zira dava konusu ibarenin söz konusu estetik yönteminin uygulanması esnasında kullanılan tıbbi ilaç ve cihazları akla getirdiği, bu emtialar dışında kalan ve dava konusu YİDK kararı ile başvuru kapsamından çıkartılan 03 üncü sınıftaki “parfümeri, kişisel kullanım amaçlı koku vericiler (insan ve hayvanlar için deodorantlar «dahil»)”, 05 inci sınıftaki “hayvan sağlığı için ilaçlar, veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, veterinerlik amaçlı kimyasal reaktif maddeler.
Tıbbi ortopedik malzemeler: tıbbi korseler, ortopedik ayakkabılar, elastiki ve destekleyici bandajlar” emtiaları bakımından ise "..." markasının somut «ayırt ediciliği» haiz olduğu, bu emtialar bakımından 556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi gereğince tescil engelinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile TPMK YİDK'nın 04.04.2016 tarih 2016-M-3279 sayılı kararının; 03 üncü sınıfta parfümeri kişisel kullanım amaçlı koku vericiler (insan ve hayvanlar için deodorantlar «dahil»), 05 inci sınıfta hayvan sağlığı için ilaçlar veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler veterinerlik amaçlı kimyasal reaktif maddeler hijyen sağlayıcı ürünler pedler ta …
… K kararının yerinde olduğu, başvurunun reddedildiği 03 üncü sınıfta yer alan "parfümeri kişisel kullanım amaçlı koku vericiler (insan ve hayvanlar için deodorantlar «dahil»)", 05 inci sınıfta yer alan "hayvan sağlığı için ilaçlar veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler veterinerlik amaçlı kimyasal reaktif maddeler hijyen sağlayıcı ürünler pedler tamponlar tibbi amaçlı yakılar pansuman malzemeleri kağıt ve tekstilden mamül çocuk bezleri", 10 uncu sınıfta yer alan " tıbbi ortopedik malzemeler tıbbi korseler ortopedik ayakkabılar elastiki ve destekleyici bandajlar" emtiası yönünden 556 sayılı KHK'nın 7/1-c maddesi gereğince tescil engeli bulunmadığı gerekçesiyle belirtilen emtia bakımından davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDavalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu başvuru ile redde mesnet marka arasında ... bir benzerlik bulunduğunu, dolayısıyla bebek ürünleri de «dahil» «ortalama tüketicinin» her iki markayı yan yana aynı raflarda görmeleri halinde kolaylıkla yanılgıya düşebileceklerini, aksi yöndeki kararın yerinde olmadığını ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın tümden reddine karar verilmesini istemiştir.
Kararın taraf vekillerinin istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü «kaldırılarak yeniden» esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
… irinci fıkrası anlamında ortalama alıcılar nezdinde işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde «iltibas» tehlikesinin bulunduğu, zira marka işaretleri arasında yüksek düzeyli işitsel ve anlamsal benzerlik olduğu, redde mesnet markayı oluşturan "babicare" ibaresinin bebek bakımı olarak algılanacağı ve bu nedenle söz konusu markanın bebeklerle ile ilgili ürünler yönünden «ayırt ediciliğinin» oldukça düşük olduğunun kabulünün gerektiği, buna göre başvuru kapsamında yer alıp bebeklerle ilgili olan 5 ... sınıftaki "Bebek mamaları; kağıt ve tekstilden mamu …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hakkaniyet · kazanılmış hak · yenileme · kötü niyet · havale · ilan · eksik inceleme · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Kurum nezdinde 2017/56577 sayılı "Beybi Care+şekil" ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, başvurunun «ilanına» davalı şirket tarafından 2015/66077 sayılı "babicare" ibareli markaya dayalı olarak itiraz edildiğini, Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından itiraz yerinde görülerek başvurunun reddine karar verildiğini, bu ret kararına yaptıkları itirazın ise YİDK tarafından reddedildiğini, oysa müvekkiline ait 2006/56251 tescil numaralı Beybi ibareli markanın bulunduğunu, bu markanın ... yıllardır kullanıldığını ve tüketiciler tarafından bilinen bir marka olduğunu, davaya konu başvurunun da bu markanın uzantısı ve devamı niteliğinde bulunduğunu, müvekkilinin ticaret hayatında bilinen Beybi markasına eklenen, kozmetik alanında birçok şirket tarafından kullanılan “care” kelimesi ile oluşturulan başvuru markasının, bir başka marka olan “babicare” ibareli marka ile «iltibas» ihtimali doğuracağı gerekçesinin hukuka ve «hakkaniyete» aykırı olduğunu, görsel ve işitsel bakımdan yapılacak değerlendirmede, tescili talep edilen markanın müvekkiline ait olduğunun kolaylıkla tespit edileceğini, "Care …
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; tescili talep edilen markanın “babicare” adlı marka ile «iltibas» yarattığı iddiasının haksız ve gerçeklikten tamamen uzak nitelikte olduğunu, her iki marka arasında işitsel ve okunuşsal olarak farklılıklar bulunduğunu, müvekkiline ait "beybi" markasının 2006/56251 tescil numarası ile ... yıllar devam eden tanınmış ve tüketiciler tarafından bilinen bir marka olduğunu, davaya konu tescili talep edilen markanın da “beybi” markasının uzantısı ve devamı niteliğinde bulunduğunu, ayrıca markaya eklenen “care” kelimesinin de yine davalı şirketin aidiyetinde olmayan ve kozmetik alanında bir çok markanın ek yaparak kullandığı ve iltibas iddiasının ileri sürülemeyeceği bir kelime olduğunu, İlk Derece Mahkemesinin kararına esas aldığı bilirkişi raporunun «eksik inceleme» ile hazırlandığını, müvekkilinin "beybi" markasının kullanımının ispatlı olduğunu, bu markanın müvekkili yönünden «kazanılmış hak» doğurduğunu, bilirkişilerin iki marka arasında görsel benzerlik olmadığını tespit ettiklerini ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davan …
… bu marka müracaatı reddedilmiş olmasına rağmen sonrasında işbu dava konusu 2017/56577 sayılı "beybi care+" marka müracaatında bulunmuş olmasının tamamıyla davacının «kötü niyetinin» göstergesi olduğunu ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın tümden reddine karar verilmesini istemiştir.
… markanın bu işletme ile bağlantısı ve tüketici nezdinde yarattığı izlenim korunmak suretiyle, önceki markanın kapsadığı ürünlerin veya bir ürün çeşidinin tüketiciye «yenilenmiş» bir marka imajı ile sunulması ve bu yolla marka sahibi işletmenin piyasaya arz ettiği ürünlerinin de işletmesel köken olarak öncekilerle bağlantılı olduğu mesajını veren ... markalar yaratmak amacıyla önceki markada yer ... asıl unsurun yanına başkaca asli ve/veya tali unsurlar ekleyerek oluşturduğu markaların seri marka olarak kabulünün olanaklı olduğu, somut olayda da davacı adına tescilli 2006/56251 sayılı "BEYBİ" ibareli marka bulunduğu, bu markanın tescil tarihinin 18.12.2007 olduğu, dava konusu başvuru tarihi itibariyle ... süredir tescilli olma şartını sağladığı, öte yandan anılan markanın kullanıldığının da dosyaya sunulan belgelerden anlaşıldığı ,anılan markanın asli unsurunun dava konusu başvuruda da korunduğu, zira anılan markanın asli unsurunu oluşturan "BEYBİ" ibaresine ek olarak Türkçe'de bakım anlamına gelen ve bu anlamı itibariyle «ayırt edicilik» taşımayan "CARE" ibaresinin eklendiği, dolayısıyla gerek önceki markanın ve gerekse de dava konusu başvurunun asli unsurunun "BEYBİ" ibaresi olup aynı olduğu, "CAR …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/6581 E. , 2023/1726 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI 2019/1444 Esas, 2021/650 Karar
DAVA TARİHİ 09.06.2016
HÜKÜM
Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 1. Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2016/228 E., 2019/225 K.
Taraflar arasındaki Türk Patent Marka Kurumu (TPMK) Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin başvurusunun esastan reddine davalı vekilinin başvurusunun esastan kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin uzman doktor-plastik cerrah olup, sağlık merkezi işlettiğini, uzun yıllardır kullandığı “örümcek ağı tekniği” isminin İngilizce karşılığı olan “spider web technique” ibaresinin tescili için 2015/48290 sayılı marka başvurusunda bulunduğunu, başvurunun Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından 44 üncü sınıftaki “tıbbi hizmetler, güzellik bakımı hizmetleri” yönünden 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin (556 sayılı KHK) 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri uyarınca kısmen reddedildiğini, bu karara müvekkili tarafından itiraz edildiğini, itirazın YİDK tarafından reddedildiğini, bir kısım mal ve hizmetlerin daha başvurudan çıkartıldığını oysa örümcek ağı tekniği uygulamasının cerrahide kullanılan polidiaksanon iplerinin cilt altına yerleştirilmesinden oluştuğunu, bunun için ince uçlu iğneler kullanıldığını, ince uçlu bu iğneler vasıtasıyla cilt alt dokusuna söz konusu iplerin tıpkı örümcek ağı gibi işlendiğini, bu tekniğin ülkemizde de yaygın hale geldiğini, müvekkilinin bu yöntemi ilk uygulayan olduğunu ve bu teknikle özdeşleştiğini, “örümcek ağı tekniği”nin İngilizce karşılığı olan ...ibaresinin ayırt edici olduğunu, markanın pek çok ülkede tescil edilmesine karşın Türkiye’de tescil edilmemesinin hatalı olduğunu ileri sürerek YİDK'ın 2016-M-3279 sayılı kararının iptaline ve dava konusu ...markasının başvuruya konu tüm mal ve hizmetler için tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde; başvuru konusu markanın ...ibaresinden oluştuğunu ve Türkçe’de “örümcek ağı tekniği” anlamına geldiğini, bu ibarenin bir cilt gerdirme ve gençleştirme yönteminin adı olduğunu, söz konusu ibarenin markanın temel fonksiyonlarından olan ayırt edicilik niteliğini haiz bulunmadığını, başvuru kapsamından çıkarılan mal ve hizmetler itibariyle markanın 556 sayılı KHK’nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri anlamında “tanımlayıcı (tasviri) işaret” olduğunu, söz konusu markanın mal ve hizmetlerin kaynağını işaret etme işlevini yerine getiremediğini, kurum kararının yerinde olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, toplanan deliller ve aldırılan bilirkişi raporuna göre dava konusu markanın 556 sayılı KHK’nın 5 inci maddesinin ve 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi anlamında marka olabilme vasfını haiz bulunduğu, dava konusu "..." ibaresinin Türkçe karşılığının “ÖRÜMCEK AĞI TEKNİĞİ” olduğu, “ameliyatsız cilt germe olarak adlandırılabilecek, çok ince iğneler içine yerleştirilmiş polidioksan (PDO) isimli iplerin cilt içine yerleştirilerek bu iplerin zamanla sarkan ve gevşeyen noktalardaki azalmış olan liflerin yerine geçmelerini sağlayan yöntemin adı olduğu, davacı hekimin söz konusu tekniği bulan ve bu tekniğe “Örümcek Ağı” ismini veren kişi olduğunun anlaşıldığı ancak dava konusu marka başvurusunun yapıldığı tarih itibariyle “Örümcek Ağı Tekniği” (Spider Web Technique) ibaresinin davacının mal ve hizmetlerini diğer işletmelerin mal ve hizmetlerinden ayıran, bir tanıtıcı işaret olmaktan uzaklaşarak söz konusu tekniğin adı halini alarak herkesin kullanımına açık bir işaret haline geldiği, bu bağlamda, “Örümcek Ağı” ya da “Spider Web” olarak adlandırılan tekniğin adının, başlarda ayırt edici bir marka işareti olduğu kabul edilse dahi bu marka sözcüğünün kullanım sonucu ayırt ediciliğini yitirdiği ve bir estetik operasyonun adı olarak yaygın bir ad haline geldiği, dava konusu marka başvurusunun, 44 üncü sınıftaki “Tıbbi hizmetler.
Güzellik bakımı hizmetleri.”ni doğrudan tanımlayan, somut ayırt ediciliği bulunmayan bir ibare olduğu, yine “03 üncü sınıftaki “kozmetik ürünleri” bakımından da tanımlayıcılık içerdiği, zira piyasada, “örümcek ağı kremi” isimli bir ürünün hali hazırda satılmakta olup, işbu ibareyi krem emtiası üzerinde gören ortalama bir tüketicinin, söz konusu ürünün estetik operasyonun bakımı ile ilgili olduğunu düşünmesinin kuvvetle muhtemel bulunduğu, 05 inci sınıftaki “insan sağlığı için ilaçlar, tıbbi amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi amaçlı kimyasal reaktif maddeler.” ve 10 uncu sınıftaki “cerrahi, tıbbi alet, cihaz ve mobilyalar” emtiaları bakımından da ...ibaresinin cins/vasıf bildirici nitelikte olduğu, zira dava konusu ibarenin söz konusu estetik yönteminin uygulanması esnasında kullanılan tıbbi ilaç ve cihazları akla getirdiği, bu emtialar dışında kalan ve dava konusu YİDK kararı ile başvuru kapsamından çıkartılan 03 üncü sınıftaki “parfümeri, kişisel kullanım amaçlı koku vericiler (insan ve hayvanlar için deodorantlar dahil)”, 05 inci sınıftaki “hayvan sağlığı için ilaçlar, veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, veterinerlik amaçlı kimyasal reaktif maddeler.
Hijyen sağlayıcı ürünler: Pedler, tamponlar, tıbbi amaçlı yakılar, pansuman malzemeleri, kağıt ve tekstilden mamul çocuk bezleri.” ve 10 uncu sınıftaki “diş hekimliği ve veterinerlik için alet, cihaz ve mobilyalar. Tıbbi ortopedik malzemeler: tıbbi korseler, ortopedik ayakkabılar, elastiki ve destekleyici bandajlar” emtiaları bakımından ise "..." markasının somut ayırt ediciliği haiz olduğu, bu emtialar bakımından 556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi gereğince tescil engelinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile TPMK YİDK'nın 04.04.2016 tarih 2016-M-3279 sayılı kararının; 03 üncü sınıfta parfümeri kişisel kullanım amaçlı koku vericiler (insan ve hayvanlar için deodorantlar dahil), 05 inci sınıfta hayvan sağlığı için ilaçlar veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler veterinerlik amaçlı kimyasal reaktif maddeler hijyen sağlayıcı ürünler pedler tamponlar tibbi amaçlı yakılar pansuman malzemeleri kağıt ve tekstilden mamül çocuk bezleri, 10 uncu sınıfta diş hekimliği ve veterinerlik için alet cihaz ve mobilyalar tıbbi ortopedik malzemeler tıbbi korseler ortopedik ayakkabılar elastiki ve destekleyici bandajlar ürünleri yönünden iptaline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin örümcek ağı tekniğini bulan ve bu isimle ülkemizde yaygın hale getiren kişi olduğunu, yoğun kullanım sonucu anılan ibarenin müvekkili ile özdeşleştiğini, müvekkilinin anılan ibareyi kullanan piyasadaki pek çok kişi ve firmaya örümcek ağı tekniği ismini kullanmaması konusunda uyarılarda bulunması sonucu bu kullanımlara son verildiğini, bu durumun dava konusu ibarenin müvekkili tarafından bulunduğu ve kabul edildiği anlamına geldiğini, dava konusu ibarenin tescili için Avrupa Birliğine bağlı 28 ülkeyi kapsayan "Avrupa Birliği Marka Kurumuna" başvurduklarını ve marka tescil işlemlerinin tamamlandığını, “örümcek ağı tekniği”nin İngilizce karşılığı olan ...ibaresinin ayırt edici olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; başvuru konusu markanın ...ibaresinden oluştuğunu ve Türkçe’de “örümcek ağı tekniği” anlamına geldiğini, bu ibarenin son zamanlarda sıklıkla kullanılan bir cilt gerdirme ve gençleştirme yönteminin adı olduğunu, söz konusu ibarenin markanın temel fonksiyonlarından olan ayırt edicilik niteliğini haiz bulunmadığını, kapsamında yer alan emtialar açısından tanımlayıcı olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, ilk derece mahkemesince başvurunun reddine karar verildiği 44 üncü sınıftaki “Tıbbi hizmetler. Güzellik bakımı hizmetleri", 03 üncü sınıftaki “kozmetik ürünleri” 05 inci sınıftaki “insan sağlığı için ilaçlar, tıbbi amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi amaçlı kimyasal reaktif maddeler.” ve 10 uncu sınıftaki “cerrahi, tıbbi alet, cihaz ve mobilyalar” emtiaları yanında 10 uncu sınıfta yer alan "diş hekimliği ve veterinerlik için alet, cihaz ve mobilyalar" emtiası bakımında da dava konusu ibarenin reddine dair YİDK kararının yerinde olduğu, başvurunun reddedildiği 03 üncü sınıfta yer alan "parfümeri kişisel kullanım amaçlı koku vericiler (insan ve hayvanlar için deodorantlar dahil)", 05 inci sınıfta yer alan "hayvan sağlığı için ilaçlar veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler veterinerlik amaçlı kimyasal reaktif maddeler hijyen sağlayıcı ürünler pedler tamponlar tibbi amaçlı yakılar pansuman malzemeleri kağıt ve tekstilden mamül çocuk bezleri", 10 uncu sınıfta yer alan " tıbbi ortopedik malzemeler tıbbi korseler ortopedik ayakkabılar elastiki ve destekleyici bandajlar" emtiası yönünden 556 sayılı KHK'nın 7/1-c maddesi gereğince tescil engeli bulunmadığı gerekçesiyle belirtilen emtia bakımından davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, marka başvurusunun kısmen reddine dair YİDK kararının iptali ve markanın tescili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/936251000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz