Marka ile ilgili Kurum kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/5727 E. 2023/205 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
süreden ret↗ karine↗ yenileme↗ esastan ret↗ ortalama tüketici↗ karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ dahili dava↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/148 E., 2019/276 K.
Taraflar arasındaki marka ile ilgili Kurum kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı ... vekilinin başvurusunun süreden, davacı vekili ve davalı Kurum vekilinin başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin çok sayıda “...” ve “...” ibareli markaların sahibi olduğunu, davalının 2016/98991 numaralı “neo...” ibareli başvurusuna müvekkilinin itirazının, davalı Kurum kararı ile reddedildiğini, oysa dava konusu marka ile müvekkilinin markalarının 35 ve 41 inci sınıfta benzer emtiaları içerdiğini, 35 inci sınıfın özellikle gıda mallarının pazarlanması hizmetini de kapsadığını, gıda mallarının pazarlanması ile gıda mallarının benzer bulunduğunu, müvekkilinin markalarının tanınmış marka olduğunu, farklı sınıflarda da korunması gerektiğini, dava konusu markanın, müvekkilinin markasının serisi olduğu algısı yaratacağını, başvurunun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek davalı Türk Patent ve Marka Kurumu (TPMK) Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptaline ve diğer davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Diğer davalı savunmada bulunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf markaları arasında ibareler yönünden 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında benzerlik ve iltibas tehlikesi bulunduğu, davacının markaları ile dava konusu marka başvurusu kapsamında hiçbir ortak emtia sınıfı yer almamakla birlikte, mal üreten işletmenin karine olarak o malı sattığı da kabul edildiğinden, dava konusu markanın tescil edilmek istenildiği emtia grubunun da 1-34 üncü sınıfta yer alan emtialarla doğrudan ilişkilendirilmeye müsait bulunduğu, 41 inci sınıf hizmetler bakımından ise davacı markaları ile benzerliğin mevcut olmadığı, 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasının şartlarının oluşmayacağı, kötü niyetle başvuruda bulunulduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile TPMK YİDK'nın 22.02.2018 tarih, 2018-M-1550 sayılı kararının 35 inci sınıfta yer alan "Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için et balık kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri kuru bakliyat hazır çorbalar bulyonlar zeytin zeytin ezmeleri süt ve süt ürünleri (tereyağ dahil) yenilebilir bitkisel yağlar kurutulmuş konservelenmiş dondurulmuş pişirilmiş tütsülenmiş salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler salçalar kuruyemişler fındık ve fıstık ezmeleri tahin yumurtalar yumurta tozları patates cipseleri kahve kakao kahve kakao esanslı içecekler çikolata esaslı içecekler makarnalar mantılar erişteler pastacılık ve fırıncılık mamülleri tatlılar ekmek simit poğaça pide sandviç katmer börek yaş pasta baklava kadayıf şerbetli tatlılar puding muhallebi kazandibi sütlaç keşkül bal arı sütü propolis yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler vanilya baharatlar domates sosları dahil olmak üzere soslar mayalar kabartma tozları her türlü un irmikler nişastalar toz şeker kesme şeker pudra şekeri çaylar buzlu çaylar şekerlemeler çikolatalar bisküviler krakerler gofretler sakızlar dondurmalar yenilebilir buzlar tuz hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler patlamış mısır yulaf ezmeleri mısır cipsleri kahvaltılık hububat ürünleri işlemden geçirilmiş buğday arpa yulaf çavdar pirinç pekmez işlenmemiş tarım ve bahçecilik ürünleri tohumlar maden suları kaynak suları sofra suları sodalar sebze ve meyve suları bunların konsantreleri ve özleri meşrubatlar enerji içecekleri (alkolsüz) mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir)." yönünden iptaline, dava konusu marka henüz tescil edilmediğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B.İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin markaları ile davalının markasının benzer olduğunu, markalar arasındaki benzerliğin halk arasında karıştırılma ihtimalini güçlendirdiğini, müvekkilinin ''...'' ve ''...'' ibareli seri ve tanınmış markalarının tanınmışlığından davalı başvuru sahibinin haksız kazanç sağlayacağını, başvurunun tescili halinde müvekkilinin markasının imajına zarar verilebileceğini, davalının başvurusunun kötü niyetle yapıldığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraf markaları benzer olmadığı gibi karıştırılma ihtimali de bulunmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
3.Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili istinaf dilekçesinde özetle; tarafların markaları arasında görsel, işitsel ve anlamsal olarak 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında benzerlik bulunmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların marka olarak kullanmak istedikleri ibareler arasında 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında iltibas bulunduğu, davalının gıda maddelerinin satışına özgülenmiş 35/5 inci sınıf mağazacılık hizmetlerinin davacının gıda maddeleri mallarında tescilli bulunan itiraza dayanak markaları ile iltibas oluşturacağı, diğer hizmetler bakımından davalı başvurusunun davacı yan markaları ile benzerliğinin bulunmadığı, 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasının şartlarının oluşmayacağı, davalının kötü niyetle başvuruda bulunduğunun ispat edilemediği gerekçesiyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 346 ncı maddesi gereğince davalı ... vekilinin istinaf dilekçesinin süre yönünden reddine, davacı vekili ile davalı Kurum vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A.Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek İlk Derece Mahkemesince kısmen reddedilen mal ve hizmetler yönünden Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
2. Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek ve re'sen tespit edilecek sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK kararının yerinde olup olmadığı, iptal şartlarının oluşup oluşmadığı ve marka tescil edilmiş ise hükümsüzlük şartlarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, dördüncü fıkrası, 35 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekilinin YİDK kararının iptali yönünden temyiz itirazlarının incelenmesinde, 556 sayılı KHK’nin 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca, tescil için başvurusu yapılan marka, tescil edilmiş veya tescili için daha önce başvurusu yapılmış bir marka ile aynı veya benzer ise ve tescil edilmiş veya tescili için başvurusu yapılmış bir markanın kapsadığı mal ve hizmetlerle aynı veya benzer ise tescil edilmiş veya tescili için başvurusu yapılmış markanın halk tarafından karıştırılma ihtimali varsa ve bu karıştırma ihtimali tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir marka ile ilişkili olduğu ihtimalini de kapsıyorsa, marka sahibinin tescile itirazı üzerine başvurunun reddine karar verilir.
3.Somut uyuşmazlıkta davacının markaları “...” ve “...” esas unsurlu iken davalı ...’in başvurusu “...” ibarelidir. Karıştırılma ihtimalinin tespitinde markaların bütün olarak dikkate alınması gerekir. Davacının itiraz gerekçesi markalarındaki "..." ibaresinin "o nedir" ibaresinin günlük dildeki söyleyiş şekli olan Türkçe bir ibare olarak görükeceği, davalı şahıs başvurusundaki "..." ibaresinin ise "..." olarak anlaşılacak İngilizce bir ibare olduğu, bu defa sesçil olarak okunuşunun "Neo van" (yeni bir) şeklinde bir kelime olarak algılanacağı, bu itibarla taraf markalarının görsel, işitsel ve anlamsal olarak farklı olduğu, genel görünüm ve bıraktıkları bütünsel izlenimin farklı olduğu anlaşılmaktadır. Ortalama tüketici kitlesinin genel bakış açısı nazara alındığında, davalının başvurusunun davacının markalarını akla getirmeyeceği, aynı veya aralarında bağlantı bulunan işletmeden kaynaklandığını düşündürmeyeceği ve farklı markalar olduğunun ayırt edilebileceği dikkate alınarak karıştırılma ihtimalinin bulunmadığının kabulü ile sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden hükmün temyiz eden TPMK lehine bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/2820 E. 2020/994 K.
Ortak:yenileme · dahili dava · iltibas
İncelediğiniz kararda… önünden 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında benzerlik ve «iltibas» tehlikesi bulunduğu, davacının markaları ile dava konusu marka başvurusu kapsamında hiçbir ortak emtia sınıfı yer almamakla birlikte, mal üreten işletmenin «karine» olarak o malı sattığı da kabul edildiğinden, dava konusu markanın tescil edilmek istenildiği emtia grubunun da 1-34 üncü sınıfta yer alan emtialarla doğrudan ilişkilendirilmeye müsait bulunduğu, 41 inci sınıf hizmetler bakımından ise davacı markaları ile benzerliğin mevcut olmadığı, 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasının şartlarının oluşmayacağı, kötü niyetle başvuruda bulunulduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile TPMK YİDK'nın 22.02.2018 tarih, 2018-M-1550 sayılı kararının 35 inci sınıfta yer alan "Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için et balık kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri kuru bakliyat hazır çorbalar bulyonlar zeytin zeytin ezmeleri süt ve süt ürünleri (tereyağ «dahil») «yenilebilir» bitkisel yağlar kurutulmuş konservelenmiş dondurulmuş pişirilmiş tütsülenmiş salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler salçalar kuruyemişler fındık ve fıstık ezmeleri tahin yumurtalar yumurta tozları patates cipseleri kahve kakao kahve kakao esanslı içecekler çikolata esaslı içecekler makarnalar mantılar erişteler pastacılık ve fırıncılık mamülleri tatlılar ekmek simit poğaça pide sandviç katmer börek yaş pasta baklava kadayıf şerbetli tatlılar puding muhallebi kazandibi sütlaç keşkül bal arı sütü propolis yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler vanilya baharatlar domates sosları dahil olmak üzere soslar mayalar kabartma tozları her türlü un irmikler nişastalar toz şeker kesme şeker pudra şekeri çaylar buzlu çaylar şekerlemeler çikolatalar bisküviler krakerler gofretler sakızlar dondurmalar yenilebilir buzlar tuz hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler patlamış mısır yulaf ezmeleri mısır cipsleri kahvaltılık hububat ürünleri işlemden geçirilmiş buğday arpa yulaf çavdar pirinç pekmez işlenmemiş tarım ve bahçecilik ürünleri tohumlar maden suları kaynak suları sofra suları sodalar sebze ve meyve suları bunların konsantreleri ve özleri meşrubatlar enerji içecekleri (alkolsüz) mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir)." yönünden iptaline, dava konusu marka henüz tescil edilmediğinden bu hususta karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
… sı belirtilen kararı ile tarafların marka olarak kullanmak istedikleri ibareler arasında 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında «iltibas» bulunduğu, davalının gıda maddelerinin satışına özgülenmiş 35/5 inci sınıf mağazacılık hizmetlerinin davacının gıda maddeleri mallarında tescilli bulunan itiraza d …
Benzer bu karardaBölge Adliye Mahkemesi'nce; taraf markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında benzerlik ve «iltibas» tehlikesi bulunduğunun sabit olduğu, ancak davalı adına daha önceden tescilli 2003/37272 sayılı "KRİSTAL SOFRA" ibareli markanın kapsamında, dava konusu başvuruda olduğu gibi 29. ve 30. sınıfta yer alan mallar olduğu, bu markanın 10 yıllık koruma süresinin sonu olan 31.12.2013 tarihinde «yenilenmediği» ve bu nedenle hükümden düştüğü, anılan markanın kullanıldığı sınıflar yönünden koruma süresinin sona erdiği tarihten itibaren 2 yıl daha davalıya «müktesep hak» sağlayacağı, davalı tarafın söz konusu markayı zeytin ürünü için tescilinden beri kesintisiz biçimde kullandığını savunduğu ve davacı tarafın da davalı gerçek kişi …
… na unsurlu markaları ile davalının “KRİSTAL SOFRA” ibareli başvuru markası arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında benzerlik olduğu ve markalar arasında «iltibas» tehlikesi bulunduğu, davalı adına önceden tescilli 2003/37272 sayılı markanın hükümden düşmüş olması sebebiyle davalı adına «müktesep hak» teşkil etmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, ancak Bölge Adliye Mahkemesince, 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi şartlarının oluştuğu kabul edilmekle birlikte, davalı adına önceden tescilli 2003/37272 sayılı markasının 10 yıllık koruma süresinin sonlandığı 31.12.2013 tarihinde «yenilenmemesi» sebebiyle hükümden düşmekle birlikte 556 sayılı KHK 8/«son» maddesi uyarınca koruma süresinin 2 yıl daha devam ederek davalıya müktesep hak kazandıracağı gerekçesiyle yerel mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın kısmen …
… u başvuru ile davacının itirazına mesnet markaları arasında, başvuru kapsamında yer alan tüm mallar yönünden 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında benzerlik ve «iltibas» tehlikesinin bulunduğu, başvuru kapsamındaki malların tamamı, davacının itirazına mesnet markaların kapsamlarında yer aldıklarından aynı KHK'nın 8/4 maddesinin somut olayda uygulanma imkanının olmadığı, davalının önceki tarihli 2003/37272 sayılı markasının dava konusu marka bakımından «kazanılmış hak» teşkil etmediği gerekçesiyle davanın kabulüne, YİDK’in 2017-M-5341 sayılı kararının iptaline, 2015/76040 sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müktesep hak · kazanılmış hak · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda… na unsurlu markaları ile davalının “KRİSTAL SOFRA” ibareli başvuru markası arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında benzerlik olduğu ve markalar arasında «iltibas» tehlikesi bulunduğu, davalı adına önceden tescilli 2003/37272 sayılı markanın hükümden düşmüş olması sebebiyle davalı adına «müktesep hak» teşkil etmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, ancak Bölge Adliye Mahkemesince, 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi şartlarının oluştuğu kabul edilmekle birlikte, davalı adına önceden tescilli 2003/37272 sayılı markasının 10 yıllık koruma süresinin sonlandığı 31.12.2013 tarihinde «yenilenmemesi» sebebiyle hükümden düşmekle birlikte 556 sayılı KHK 8/«son» maddesi uyarınca koruma süresinin 2 yıl daha devam ederek davalıya müktesep hak kazandıracağı gerekçesiyle yerel mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın kısmen …
… u başvuru ile davacının itirazına mesnet markaları arasında, başvuru kapsamında yer alan tüm mallar yönünden 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında benzerlik ve «iltibas» tehlikesinin bulunduğu, başvuru kapsamındaki malların tamamı, davacının itirazına mesnet markaların kapsamlarında yer aldıklarından aynı KHK'nın 8/4 maddesinin somut olayda uygulanma imkanının olmadığı, davalının önceki tarihli 2003/37272 sayılı markasının dava konusu marka bakımından «kazanılmış hak» teşkil etmediği gerekçesiyle davanın kabulüne, YİDK’in 2017-M-5341 sayılı kararının iptaline, 2015/76040 sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar …
Bölge Adliye Mahkemesi'nce; taraf markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında benzerlik ve «iltibas» tehlikesi bulunduğunun sabit olduğu, ancak davalı adına daha önceden tescilli 2003/37272 sayılı "KRİSTAL SOFRA" ibareli markanın kapsamında, dava konusu başvuruda olduğu gibi 29. ve 30. sınıfta yer alan mallar olduğu, bu markanın 10 yıllık koruma süresinin sonu olan 31.12.2013 tarihinde «yenilenmediği» ve bu nedenle hükümden düştüğü, anılan markanın kullanıldığı sınıflar yönünden koruma süresinin sona erdiği tarihten itibaren 2 yıl daha davalıya «müktesep hak» sağlayacağı, davalı tarafın söz konusu markayı zeytin ürünü için tescilinden beri kesintisiz biçimde kullandığını savunduğu ve davacı tarafın da davalı gerçek kişi …
Ancak, olaya uygulanacak olan 556 sayılı KHK’nın 8/«son» maddesinde “Bir markanın «yenilenmeme» nedeniyle koruma süresinin dolmasından sonra iki yıl içerisinde aynı veya benzer markanın, aynı veya benzer mal ve hizmetler için yapılan tescil başvurusu itiraz ü …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/5727 E. , 2023/205 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI 2019/1426 Esas, 2021/689 Karar
DAVA TARİHİ 30.04.2018
HÜKÜM
Süreden ret, esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2018/148 E., 2019/276 K.
Taraflar arasındaki marka ile ilgili Kurum kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı ... vekilinin başvurusunun süreden, davacı vekili ve davalı Kurum vekilinin başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin çok sayıda “...” ve “...” ibareli markaların sahibi olduğunu, davalının 2016/98991 numaralı “neo...” ibareli başvurusuna müvekkilinin itirazının, davalı Kurum kararı ile reddedildiğini, oysa dava konusu marka ile müvekkilinin markalarının 35 ve 41 inci sınıfta benzer emtiaları içerdiğini, 35 inci sınıfın özellikle gıda mallarının pazarlanması hizmetini de kapsadığını, gıda mallarının pazarlanması ile gıda mallarının benzer bulunduğunu, müvekkilinin markalarının tanınmış marka olduğunu, farklı sınıflarda da korunması gerektiğini, dava konusu markanın, müvekkilinin markasının serisi olduğu algısı yaratacağını, başvurunun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek davalı Türk Patent ve Marka Kurumu (TPMK) Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptaline ve diğer davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Diğer davalı savunmada bulunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf markaları arasında ibareler yönünden 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında benzerlik ve iltibas tehlikesi bulunduğu, davacının markaları ile dava konusu marka başvurusu kapsamında hiçbir ortak emtia sınıfı yer almamakla birlikte, mal üreten işletmenin karine olarak o malı sattığı da kabul edildiğinden, dava konusu markanın tescil edilmek istenildiği emtia grubunun da 1-34 üncü sınıfta yer alan emtialarla doğrudan ilişkilendirilmeye müsait bulunduğu, 41 inci sınıf hizmetler bakımından ise davacı markaları ile benzerliğin mevcut olmadığı, 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasının şartlarının oluşmayacağı, kötü niyetle başvuruda bulunulduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile TPMK YİDK'nın 22.02.2018 tarih, 2018-M-1550 sayılı kararının 35 inci sınıfta yer alan "Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için et balık kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri kuru bakliyat hazır çorbalar bulyonlar zeytin zeytin ezmeleri süt ve süt ürünleri (tereyağ dahil) yenilebilir bitkisel yağlar kurutulmuş konservelenmiş dondurulmuş pişirilmiş tütsülenmiş salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler salçalar kuruyemişler fındık ve fıstık ezmeleri tahin yumurtalar yumurta tozları patates cipseleri kahve kakao kahve kakao esanslı içecekler çikolata esaslı içecekler makarnalar mantılar erişteler pastacılık ve fırıncılık mamülleri tatlılar ekmek simit poğaça pide sandviç katmer börek yaş pasta baklava kadayıf şerbetli tatlılar puding muhallebi kazandibi sütlaç keşkül bal arı sütü propolis yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler vanilya baharatlar domates sosları dahil olmak üzere soslar mayalar kabartma tozları her türlü un irmikler nişastalar toz şeker kesme şeker pudra şekeri çaylar buzlu çaylar şekerlemeler çikolatalar bisküviler krakerler gofretler sakızlar dondurmalar yenilebilir buzlar tuz hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler patlamış mısır yulaf ezmeleri mısır cipsleri kahvaltılık hububat ürünleri işlemden geçirilmiş buğday arpa yulaf çavdar pirinç pekmez işlenmemiş tarım ve bahçecilik ürünleri tohumlar maden suları kaynak suları sofra suları sodalar sebze ve meyve suları bunların konsantreleri ve özleri meşrubatlar enerji içecekleri (alkolsüz) mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir)." yönünden iptaline, dava konusu marka henüz tescil edilmediğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B.İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin markaları ile davalının markasının benzer olduğunu, markalar arasındaki benzerliğin halk arasında karıştırılma ihtimalini güçlendirdiğini, müvekkilinin ''...'' ve ''...'' ibareli seri ve tanınmış markalarının tanınmışlığından davalı başvuru sahibinin haksız kazanç sağlayacağını, başvurunun tescili halinde müvekkilinin markasının imajına zarar verilebileceğini, davalının başvurusunun kötü niyetle yapıldığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraf markaları benzer olmadığı gibi karıştırılma ihtimali de bulunmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
3.Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili istinaf dilekçesinde özetle; tarafların markaları arasında görsel, işitsel ve anlamsal olarak 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında benzerlik bulunmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların marka olarak kullanmak istedikleri ibareler arasında 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında iltibas bulunduğu, davalının gıda maddelerinin satışına özgülenmiş 35/5 inci sınıf mağazacılık hizmetlerinin davacının gıda maddeleri mallarında tescilli bulunan itiraza dayanak markaları ile iltibas oluşturacağı, diğer hizmetler bakımından davalı başvurusunun davacı yan markaları ile benzerliğinin bulunmadığı, 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasının şartlarının oluşmayacağı, davalının kötü niyetle başvuruda bulunduğunun ispat edilemediği gerekçesiyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 346 ncı maddesi gereğince davalı ...
vekilinin istinaf dilekçesinin süre yönünden reddine, davacı vekili ile davalı Kurum vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A.Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek İlk Derece Mahkemesince kısmen reddedilen mal ve hizmetler yönünden Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
2. Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek ve re'sen tespit edilecek sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK kararının yerinde olup olmadığı, iptal şartlarının oluşup oluşmadığı ve marka tescil edilmiş ise hükümsüzlük şartlarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, dördüncü fıkrası, 35 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekilinin YİDK kararının iptali yönünden temyiz itirazlarının incelenmesinde, 556 sayılı KHK’nin 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca, tescil için başvurusu yapılan marka, tescil edilmiş veya tescili için daha önce başvurusu yapılmış bir marka ile aynı veya benzer ise ve tescil edilmiş veya tescili için başvurusu yapılmış bir markanın kapsadığı mal ve hizmetlerle aynı veya benzer ise tescil edilmiş veya tescili için başvurusu yapılmış markanın halk tarafından karıştırılma ihtimali varsa ve bu karıştırma ihtimali tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir marka ile ilişkili olduğu ihtimalini de kapsıyorsa, marka sahibinin tescile itirazı üzerine başvurunun reddine karar verilir.
3.Somut uyuşmazlıkta davacının markaları “...” ve “...” esas unsurlu iken davalı ...’in başvurusu “...” ibarelidir. Karıştırılma ihtimalinin tespitinde markaların bütün olarak dikkate alınması gerekir. Davacının itiraz gerekçesi markalarındaki "..." ibaresinin "o nedir" ibaresinin günlük dildeki söyleyiş şekli olan Türkçe bir ibare olarak görükeceği, davalı şahıs başvurusundaki "..." ibaresinin ise "..." olarak anlaşılacak İngilizce bir ibare olduğu, bu defa sesçil olarak okunuşunun "Neo van" (yeni bir) şeklinde bir kelime olarak algılanacağı, bu itibarla taraf markalarının görsel, işitsel ve anlamsal olarak farklı olduğu, genel görünüm ve bıraktıkları bütünsel izlenimin farklı olduğu anlaşılmaktadır.
Ortalama tüketici kitlesinin genel bakış açısı nazara alındığında, davalının başvurusunun davacının markalarını akla getirmeyeceği, aynı veya aralarında bağlantı bulunan işletmeden kaynaklandığını düşündürmeyeceği ve farklı markalar olduğunun ayırt edilebileceği dikkate alınarak karıştırılma ihtimalinin bulunmadığının kabulü ile sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden hükmün temyiz eden TPMK lehine bozulması gerekmiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davacı vekilinin tüm itirazlarının REDDİNE,
2.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz ilam harcının istek halinde davalı Kurum'a iadesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/936111800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz