6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Dolum/orijinal toner ayrımı tespit edilemiyorsa fiyat farkı tazminatı ispatlanamaz

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/7492 E. 2023/1806 K. · · İlk derece: Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

OnandıKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari satım

Gerekçe özeti

Ambalajı açılmış ve kullanılmakta olan ürünlerin sonradan dolum mu orijinal mi olduğu teknik olarak tespit edilemiyor ve ürünlerin davalıdan alındığı da kanıtlanamıyorsa, orijinal yerine dolum ürün satıldığı ve fiyat farkından zarara uğranıldığı iddiası ispatlanamamış sayılır ve tazminat talebi reddedilir; taraflar arasında fiyatı belirleyen yazılı sözleşme yoksa indirim yansıtılmadığına dayalı zarar talebinin de dayanağı olmaz. Gerçek kişi tacirler bütün borçlarından sınırsız sorumlu olduğundan, işletmenin hukuken mevcut olmadığı gerekçesiyle husumetten ret istenemez.

Ele alınan sorunlar

Orijinal yerine dolum toner satıldığı ve fiyat farkından zarara uğranıldığı iddiasının ispatı → ret

İddia: Davacı, davalılardan alınan tonerlerin dolum olduğunu, orijinal fiyatından satılarak zarara uğratıldığını, tespit edilen dolum toner adedinin 45 değil 1096 olduğunu ve ana tedarikçinin uyguladığı indirimin kendisine yansıtılmadığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: Ambalajı açılmış ve kullanılmakta olan tonerlerin sonradan dolum mu orijinal mi olduğunun tespiti teknik olarak mümkün değildir; incelemeye konu tonerlerin davalıdan alındığı da tespit edilememiştir; bu nedenle davacının üç yıl boyunca orijinal yerine dolum toner satılarak fiyat farkından zarara uğratıldığı iddiası kanıtlanamamıştır; ayrıca taraflar arasında fiyatı belirleyen yazılı bir sözleşme bulunmadığından, indirim yansıtılmadığına dayalı zarar talebinin de dayanağı yoktur. (Yargıtay'ca onanan BAM gerekçesi)

Pasif husumet (gerçek kişi tacirin sınırsız sorumluluğu) → ret

İddia: Davalılar, davalı işletmelerden birinin hukuken mevcut olmadığını (yok olduğunu) ileri sürerek husumetten ret kararı verilmesi gerektiğini savunmuştur.

Gerekçe: Gerçek kişi tacirler, ticaret şirketleri gibi yalnız sermayeleriyle değil bütün borçlarından sınırsız olarak sorumludur; bu nedenle işletmenin hukuken mevcut olmadığı gerekçesiyle husumetten ret kararı verilmesi gerektiğine ilişkin istinaf nedeni yerinde değildir. (Yargıtay'ca onanan BAM gerekçesi)

Emsal değeri

Kullanılmış/ambalajı açık ürünün dolum mu orijinal mi olduğu ve davalıdan alındığı tespit edilemediğinde tazminat talebinin ispatlanamaması ile gerçek kişi tacirin sınırsız sorumluluğu nedeniyle husumet itirazının reddi yönünden emsaldir.

Usul tespitleri

Dava şartı
taraf sıfatı (husumet)

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ayıp ihbarı dolum toner fiyat farkı tazminatı ispat yükü pasif husumet gerçek kişi tacirin sınırsız sorumluluğu kısmi dava

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Çek İptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/6802 E. 2021/2318 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Markanın İmhasına Karar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/17859 E. 2014/11120 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Markaya tecavüzün men'i | Haksız rekabetin men'i | Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/5587 E. 2024/2351 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2021/7492 E.  ,  2023/1806 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

SAYISI 2019/796 Esas, 2021/856 Karar

HÜKÜM

Yeniden esas hakkında hüküm kurulması

İLK DERECE MAHKEMESİ Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2016/676 E., 2018/1331 K.

Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin merkez binasında ve de Türkiye genelindeki diğer mağazaları için ... marka toneri davalılardan ... Bilgisayar Bilişim Satış Danışmanlık Güvenlik Sistemleri Ltd. Şti'nden satın aldığını, sonrasında malzeme alımını aynı adreste organik bağ içindeki diğer davalı firma ...'dan almaya devam ettiğini, taraflar arasında fiilen alım satım sözleşmesinin kurulduğunu, tonerlerin yaklaşık üç yıl davalılardan temin edildiğini, davalılardan toplamda 1.120.000,00 TL tutarında toner alımı yapıldığını, müvekkilinin ... marka tonerin orjinal olmadığından şüphelendiğini, bunun üzerine ... markasının Türkiye merkezinde çalışmakta olan alanında uzman kişilere incelettirdiğini, tonerlerin orjinal olmadığı, dolum toner olduklarının tespit edildiğini, davalı şirketten toner alımının durdurulduğunu, davalıların müvekkili şirketi yanıltmak suretiyle orjinal olmayan ürünleri orjinal fiyatından satarak müvekkilinin zararına sebebiyet verdiklerini ileri sürerek şimdilik 5.000,00 TL'nin ihtarname tarihi olan 13.05.2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalılar vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin üç yıl önce davacı ile ilk olarak ... Bilişim ile çalışmaya başladığını, limited şirkete dönüştürülmesi neticesinde de çalışmaya devam edildiğini, yazılı bir sözleşme mevcut olmadığını,dolayısıyla dolum ya da orjial satış yapılmasına ilişkin bir maddenin mevcut olmadığını; ancak müvekkilinin davacı tarafa dolum ürün de satmadığını, ... Bilişim yönünden husumet itirazında bulunduklarını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı tarafından son satılan tonerlere ilişkin düzenlenen faturaların davacı tarafından iade edilmiş olmasının ayıp ihbarı niteliği taşıdığını, bu faturalar kapsamındaki bütün ürünlerin dolum olup olmadığının tespitinin mümkün olmadığını, davacının adresinde bilirkişiler tarafından tespit edilen tonerler üzerinde yapılan incelemede 45 adet tonerin bulunduğu ve bu tonerlerin dolum olduğunun tespit edilmiş olması nedeniyle her bir tonerin 294,00 TL olduğu dolum fiyatı da değerlendirildiğinde 45 adet toner için 14.018,40 TL fazla ödeme yapıldığının anlaşıldığı, davacının cihazların bozulduğuna dair iddiası kanıtlanamadığından ve iskonto oranının kendilerine yansıtılmadığından dolayı fiyatlarda indirim yapılmasına ilişkin taleplerinin yerinde olmadığı kanaatine varılarak taleple bağlı kalındığından 5.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, 5.000,00 TL'nin 13.05.2016 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine Karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1.Davacı vekil istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunda seçenekli hesaplama yapıldığını, mahkemenin ilk seçeneğe göre karar verdiğini, oysa ikinci seçenekte 1096 adet tonerin tamamının dolum toner kabul edilmesi ile hesap yapıldığını, davacının her bir toneri kontrol etmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, müvekkili şirketin teslim edilen tonerleri 120 mağazadan toplatarak uzman kişilere tespitini yaptırdığını, dolum tonerin 1096 adet olduğu tespit edilmesine rağmen 45 adedi için karar verilmesinin yerinde olmadığını,ayrıca bu tonerlerin cihaz arızasına sebep olduğunu bu konudaki talebin ispatlanamamış sayılmasının da yerinde olmadığını, ayrıca indirim koşulunun yansıtılması gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

2. Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın kabulü ya da kısmi kabulü denmeksizin 5.000,00 TL'nin davalılardan birlikte tahsiline denildiğini, oysa kararın gerekçe kısmında diğer taleplerin belirlenmesinin imkan olamayacağının belirtildiğini, yerel mahkeme sadece davacı tarafın bu tonerlerin kendilerinden alındığına ilişkin beyanları doğrultusunda soyut delillere dayanarak karar verdiğini, oysaki o ürünlerin taraflarına ait olduğuna ilişkin hiç bir somut delilin mevcut olmadığını, ... Bilişim hukuken mevcut olmayan bir şirket olduğunu ileri sürerek yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince 45 adet tonerin orijinal olmadığı gerekçesiyle aradaki fiyat farkı hesaplamasına göre davacının 14.018,40- TL fiyat farkından dolayı açılan kısmi dava olan 5.000,00 TL üzerinden tazminata hükmedildiği, talep olunan 5.000,00 TL nin tamamının tüm talepler için gösterilen dava değeri olduğu, 5.000,00 TL dava değerinin tamamının fiyat farkına ait olduğunun kabul edilemeyeceği, kabule göre de en son satılan tonerin ticari ilişkinin sonradan devam ettiği şirketten tahsiline karar verilmesi gerekirken davalıdan tahsiline karar verildiği ancak iki davalıdan hangisi olduğunun açıklanmadığı, davalılar vekili, ...

işletmesinin halen mevcut olmadığını hukuken yok olduğunu ileri sürmekte ise de gerçek kişi tacirlerin ticaret şirketleri gibi sermayeleri ile sorumlu olmadıkları, bütün borçlarından sınırsız sorumlu oldukları düşünüldüğünde husumetten red kararı verilmesi gerektiğine ilişkin istinaf nedeninin yerinde görülmediği, ancak davacı tarafça; 3 yıllık süre boyunca davalılardan 1.120.000,00 TL mal alımı yapıldığı ileri sürülmekte ve boşalan toner kartuşlarının davalılara iade edildiğinin belirtildiği, tonerler açıldıktan sonra dolum mu -orijinal mi bunun tespitinin mümkün görülmediği, teknik bilirkişi raporunda davacı tarafından alınan tonerlerin kullanıldığı, kullanılan tonerlerin dolum toner olup olmadığının tespitinin mümkün olmadığı, davacı elindeki incelemeye konu tonerlerin ambalajları açık,kullanılmakta olduğu ve davalıdan alınan tonerler olduğuna ilişkin bir tespitin yapılamadığı, davacının 3 yıllık sürede orijinal toner yerine dolum toner satılarak teslim edildiği, orijinal toner fiyat farkından alacağı doğduğu, bu durumun daha fazla toner satın alarak zarara uğramasına sebebiyet verdiği ve gerekli indirimin yapılmaması sebebiyle zarara uğradığı iddiasının kanıtlanamadığının kabulü gerektiği, gerekli indirim yapılmadığına ilişkin zarar talebi ise davalıların düzenlediği faturaları alıp ticari defterlerine işleyen davacının, arada ticari ilişkide fiyat belirleyen yazılı bir sözleşme de olmadığı gözetildiğinde bir dayanağı da bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunda toner kartuşunun orjinal olmadığı, ... markası ile ilgili olmayan toner tozunun doldurulmuş olduğu ve dolum kartuş olduğunun tespit edildiğini, ancak Bölge Adliye Mahkemesince bilirkişlerce yapılan değerlendirme dikkate alınmadan tonerlerin dolum mu, orjinal mi olup olmadığının tespitinin mümkün olmadığı şeklinde şeklinde hukuka aykırı karar verildiğini, raporda davalıların, müvekkili şirketle ilişkisi bulunduğunun açıkça tespit edildiğini, tonerlerin davalılardan alındığının tespit edilmediği şeklindeki kararın hukuka aykırı olduğunu, ana tedarikçinin uyguladığı indirimin müvekkili şirkete uygulanmamış olup müvekkili şirketin fazla ödemiş olduğu bedelin iadesi gerektiğini, yeterli inceleme yapılmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

23.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/936032100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

İncelenen istinaf kararı — İst. BAM 12. HD

Bu Yargıtay 11. HD kararı, aşağıdaki İstinaf Dairesi kararının temyiz incelemesidir. Temyiz sonucu: Onandı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2019/796 E. 2021/856 K.

Birden fazla zarar kalemi talep edilince HMK 31 uyarınca açıklattırma zorunluluğu

Gerekçe özeti

Birden fazla zarar sebebine dayanılarak tek bir toplam tutar talep edilmesi halinde, her bir zarar kaleminin miktarının HMK 31 kapsamında davacıya açıklattırılması gerekir; açıklama yapılmazsa talebin kalemler arasında eşit oranda paylaştırıldığı varsayılır ve talep tutarının tamamının tek bir kaleme ait olduğu kabul edilemez. Ayıplı mal iddiasına dayalı tazminat davasında, incelemeye konu ürünlerin davalıdan alınan orijinal ürünler olduğunun ve iddia edilen ayıbın (dolum toner) teknik olarak tespit edilebilir nitelikte bulunduğunun ispatlanamaması halinde, dava ispat yükü yerine getirilmediğinden reddedilir. Gerçek kişi tacirin işletmesinin fiilen sona ermiş olması, sınırsız kişisel sorumluluğu nedeniyle husumet itirazını haklı kılmaz.

Emsal değeri

Birden fazla zarar kalemine dayalı toplam tazminat talebinde, kalemlerin HMK 31 uyarınca açıklattırılması gerektiği ve açıklama yapılmadığında talebin kalemler arasında eşit oranda paylaştırılmış sayılacağı yönündeki tespit, benzer çok kalemli tazminat taleplerinde bölgesel ikna edici emsal niteliği taşır.

Kavramlar: HMK 31 açıklattırma ispat yükü ayıplı mal husumet gerçek kişi tacirin sınırsız sorumluluğu kısmi dava

İstinaf (12. HD) kararının tam metni

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2019/796

KARAR NO 2021/856

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 19/12/2018

NUMARASI 2016/676 Esas-2018/1331 Karar

DAVA

Tazminat

İSTİNAF KARAR TARİHİ 03/06/2021

Davanın kabulüne dair kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; müvekkili şirketin merkez ofisinin ve Türkiye genelindeki tüm mağazalarının ihtiyaç duyduğu ... marka tonerleri davalı ...'dan satın aldığını, sonrasında da malzeme alımını aynı adreste yer alan organik bağ içindeki diğer davalı ....Ltd.Şti' nden almaya devam ettiğini müvekkili ile davalılar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığını ancak fiilen alım satım sözleşmesinin kurulduğunu, tonerleri 3 yıl boyunca davalılardan temin ettiğini toplamda 1.120.000-TL tutarında toner alımı yapıldığını, müvekkili şirketin davalılardan temin ettiği brother marka tonerin orjinal olmadığından şüphelendiğini ve bunun üzerine davalılardan temin edilen mevcut tonerlerin bir kaçını teslim ettikleri mağazalardan toplayarak brother markasının Türkiye'deki merkezinde çalışmakta olan alanında uzman kişilere incelettirdiğini yapılan incelemede satın alınan tonerlerin orjinal olmadıklarının tespit edildiğini davalıların orjinal toner fiatından ödeme almalarına rağmen dolum toner temin ettiklerinin tespiti üzerine alımı bıraktıklarını, davalıdan satın alınan bütün tonerlerin mağazalardan toplatılarak genel merkezde saklatıldığını, davalı tarafından düzenlenen faturaların iade edildiğini dolum tonerlerin çok kısa sürede tükendiğini orjinal olmadıklarından cihazlarda sürekli arıza meydaha getirdiklerini fazla bedel ödemek zorunda kaldığını bu nedenle 5.000-TL maddi zararın 13.05.2016 tarihinden itibaren avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevabında davacı ile önce ... şahıs firması olarak çalışmaya başlandığını, şahıs işletmesinin limited şirketine dönüştürülmesi sonrasında da çalışmanın devam ettiğini müvekkilinin düzenlediği 5 adet fatura tutarının ödenmemesi üzerine İstanbul ... İcra Müd. ... esas sayılı dosyası ile takip yapıldığını, davacı tarafından malın ayıplı olması 2 gün içinde ihbar edilmesi gerekirken ihbarın yapılmadığını, davacıya satılan ürünlerin dolum olmadığını, ürünlerin kullanılmış olması nedeni ile dolum olmasının tespitinin mümkün olmadığını, toner markası şirketin müvekkiline davacı taraf için indirim yaptığını ve bu indirimlerin kendilerine yansıtılmadığı gerekçesi ile zarar tazmini talep ettikleri böyle bir indirimin müşterilerine uygulama zorunluluğunun bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ

Mahkemece tarafların ticari kayıtları ve davacı elinde bulunan tonerlerin incelenmesi sonucunda 45 adet tonerin dolum toner olduğu her bir tonerin 294-TL olması nedeni ile 14.018,40 -TL fazladan ödeme yaptığı taleple bağlı kalınarak 5.000-TL nin 13.05.2016 tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ

1-Davacı vekili, bilirkişi raporunda seçenekli hesaplama yapıldığını,mahkemenin ilk seçeneğe göre karar verdiğini,oysa ikinci seçenekte 1096 adet tonerin tamamının dolum toner kabul edilmesi ile hesap yapıldığını, davacının her bir toneri kontrol etmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu,müvekkili şirketin teslim edilen tonerleri 120 mağazadan toplatarak uzman kişilere tespitini yaptırdığını,dolum tonerin 1096 adet olduğu tespit edilmesine rağmen 45 adedi için karar verilmesinin yerinde olmadığını,ayrıca bu tonerlerin cihaz arızasına sebep olduğunu bu konudaki talebin ispatlanamamış sayılmasının de yerinde olmadığını,ayrıca indirim koşulunun yansıtılması gerektiğini belirterek kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.2-Davalı vekili,davada 2 davalı gösterilmesine rağmen gerekçeli kararda tek davalı gösterildiğini,hüküm kısmında ise davalılardan tahsiline karar verildiğini,...

hukuken olmayan bir şirket olduğunu mevcut olmayan bir şirket hakkında husumetten red kararı verilmesi gerektiği, bilirkişi raporuna göre son satılan 45 adet tonerin olduğu 45 adet tonerin toplam fiatının 14.018,40- TL olduğunun baz alınarak kapalı bulunan şirket tarafından düzenlenen faturalar sebebi ile tahsil hükmü kurulamayacağını,davacının dava dilekçesi ile dolum iddiası ile fiat farkı,dolum olması sebebi ile eksik fotokopi çekilmesinden doğan zararın tazmini ve yapılan indirimin uygulanmaması nedeni ile doğan zararını talep ettiğini ve toplam 5.000 -TL nin tazmini istediğini,her bir talebi için açıklama yapması gerektiğini, bilirkişi raporundaki tüm tonerlerin tüm kutuların ve ambalajlarının açık olduğu , dolum olduğu iddia edilen malların müvekkilinden alma tarihinin üzerinden uzun zaman geçtiğini, bu ürünlerin davacının elinde kalma ihtimalinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, bu tonerlerin davacıdan alındığının belli olmadığını, bilirkişi raporunda da bu hususun belirlendiğini belirterek haksız açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava;3 yıl süre boyunca önce şahıs işletmesi olan davalılardan satın alınan tonerlerin orijinal fiyattan ödeme yapılmasına rağmen dolum toner olduğunun tesbit edilmesi nedeniyle dolum-orjinal toner arasındaki fiyat farkı ile orijinal toner kullanılmaması halinde cihazlarda meydana gelen arızalar nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.Davacı tarafından,davalılar ....Tic.Ltd.Şti ve ... hakkında dava açılmıştır.Taraflar arasındaki ilişki önce ... ile başlamış daha sonra ...Ltd.Şti ile devam ettiği tarafların kabulündedir.Dava dilekçesi ile davalılardan orjinal toner yerine dolum toner satılması nedeni ile aradaki fiat farkından kaynaklanan fazladan yapılan ödeme, dolum toner kullanılması nedeni ile daha fazla toner almak zorunda kaldıklarından uğradıkları zarar, orjinal toner kullanılmamış olması nedeni ile cihazlarda meydana gelen arızalardan kaynaklı zarar ve davalıdan alınan tonerler için tedarikçi firma tarafından yapılan indirimlerden faydanılmamış olması nedeni ile uğradığı zarar nedeni ile tazminat talebinde bulunulmuştur.

Birden fazla zarar sebebine dayalı tazminat talebinde bulunulması halinde her bir zarar kalemi için ne miktar talep olunduğu HMK 31.madde kapsamında davacıya açıklattırılması gerekir.Eğer verilen süre içinde açıklama yapılmaz ise her bir talebi için için eşit oranda talepde bulunduğu varsayılır.İlk derece mahkemesince 45 adet tonerin orijinal olmadığı gerekçesiyle aradaki fiyat farkı hesaplamasına göre davacının 14.018,40- TL fiyat farkından dolayı açılan kısmi dava olan 5.000-TL üzerinden tazminata hükmedilmiştir.Yukarıda açıklandığı üzere ; talep olunan 5.000-TL nin tamamı tüm talepler için gösterilen dava değeridir.5.000-TL dava değerinin tamamının fiyat farkına ait olduğu kabul edilemez.

Kabule göre de ,en son satılan tonerin ticari ilişkinin sonradan devam ettiği şirketten tahsiline karar verilmesi gerekirken davalıdan tahsiline karar verildiği ancak iki davalıdan hangisi olduğu açıklanmamıştır.Davalılar vekili ... işletmesinin halen mevcut olmadığını hukuken yok olduğunu ileri sürmekte ise de gerçek kişi tacirlerin ticaret şirketleri gibi sermayeleri ile sorumlu olmadıkları ,bütün borçlarından sınırsız sorumlu oldukları düşünüldüğünde husumetten red kararı verilmesi gerektiğine ilişkin istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.Ancak davacı tarafça ; 3 yıllık süre boyunca davalılardan 1.120.000-TL mal alımı yapıldığı ileri sürülmekte ve boşalan toner kartuşlarının davalılara iade edildiği belirtilmektedir.

Tonerler açıldıktan sonra dolummu -orijinal mi bunun tesbiti mümkün görülmemiştir.Teknik bilirkişi raporunda davacı tarafından alınan tonerlerin kullanıldığı, kullanılan tonerlerin dolum toner olup olmadığının tespitinin mümkün olmadığı, davacı elindeki incelemeye konu tonerlerin ambalajları açık,kullanılmakta olduğu ve davalıdan alınan tonerler olduğuna ilişkin bir tespit yapılamamıştır.Hal böyle olunca davacının 3 yıllık sürede orijinal toner yerine dolum toner satılarak teslim edildiği ,orijinal toner fiyat farkından alacağı doğduğu ,bu durumun daha fazla toner satın alarak zarara uğramasına sebebiyet verdiği ve gerekli indirimin yapılmaması sebebiyle zarara uğradığı iddiasının kanıtlanamadığının kabulü gerekir.Gerekli indirim yapılmadığına ilişkin zarar talebi ise davalıların düzenlediği faturaları alıp ticari defterlerine işleyen davacının ,arada ticari ilişkide fiyat belirleyen yazılı bir sözleşme de olmadığı gözetildiğinde bir dayanağı da bulunmamaktadır.

Dosyada toplanan tüm delillere göre ispatlanamayan davanın reddi gerekirken davanın kabulüne ilişkin hüküm doğru görülmemiştir.Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine,davalı vekilinin istinaf sebebleri yerinde görülerek başvurusunun kabulüne kararın kaldırılmasına,yapılan hata /eksiklik yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden yeniden hüküm verilerek ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:

1- Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK.'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davalılar vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE; Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19/12/2018 Tarih 2016/676 Esas 2018/1331 Karar sayılı kararının HMK 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "İspatlanamayan davanın REDDİNE"İlk Derece yargılamasına ilişkin olarak; "Alınması gereken 59,30-TL karar ve ilam harcının 85,39-TL peşin harçtan mahsubu ile fazla olan 26,09‬-TL harcın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,Davalılar vekili için takdir olunan 4.080-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara ödenmesine"Davacıdan alınması gereken 59,30- TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 44,40- TL nin mahsubu ile bakiye 14,90- TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,Davalı tarafça yatırılan 85,38-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde iadesine, Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davalılar tarafından yapılan 57,50-TL istinaf yargı giderinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1.

maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 03/06/2021

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.