Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/1358 E. 2023/1283 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
alt yüklenici sözleşmesi↗ tehiri icra↗ temsil ve ilzam yetkisi↗ avans çeki↗ imza inkârı↗ alt yüklenici↗ taşeron sözleşmesi↗ borç üstlenimi↗ sözleşmesel sorumluluk↗ hak ediş↗ sıfat yokluğu↗ hakediş↗ imza inkarı↗ tebliğ tarihi↗ imza incelemesi↗ mutabakat↗ yazılı delil↗ teminat mektubu↗ ara karar↗ satım sözleşmesi↗ temerrüt faizi↗ ihtar↗ yetki↗ fatura↗ yönetim kurulu kararı↗ taahhütname↗ ihtarname↗ çek↗ dosya masrafı↗ yetkisizlik kararı↗ dava sebebi↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ temerrüt↗ teminat↗ temsil↗ teslim↗ kesin hüküm↗ e-defter↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece 02.09.2015 tarih, 2012/244 E.ve 2015/545 K. sayılı kararı ile davalının davacıdan hazır beton satın aldığı ve davacı tarafından düzenlenen faturaları defterlerine kaydettiği, davalı 15.02.2012 tarihine kadar davacıdan 20.160,91 TL tutarında hazır beton almasına rağmen 73.945,00 TL tutarında ödeme yaptığı, davalının yapmış olduğu ödemenin avans olduğunu iddia etmesine rağmen bu iddiasını ispatlayamadığı, bu nedenle davalının 15.02.2012 tarihi itibari ile 73.945,00 TL borçlu olduğunun kabul edildiği, 15.02.2012 tarihinden sonra davacının davalıya hazır beton satmaya devam ettiği ve 12.630,31 TL'lik satış yaptığı, davacı tarafından düzenlenen 13.04.2012 tarih ve 129.999,42 TL tutarlı fatura içeriğinin gerçeğe uygun olduğu ve faturada belirtilen hizmetin davacı tarafça yapıldığı, davacı tarafın kendi üzerine düşen malı teslim etme edimini yerine getirdiği ancak davalının ödeme edimini yerine getirmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 20.06.2017 tarih, 2016/6477 E.ve 2017/5241 K. sayılı kararıyla davalı tarafın dava dışı Akdağ İnşaat Temizlik Görüntüleme ve Rehabilitasyon Tic. Ltd. Şti.’nin borçlarını üstlendiğine dair bir belgeye rastlanılmadığı, davalı tarafından mal alımı için çek verilmiş ve kısmi teslimat gerçekleştirilmiş olduğu, çekin 3 üncü kişinin borcuna karşılık verildiği yolunda yazılı bir delil bulunmadığı, diğer yandan delil olarak dayanılan “üniversite yurdu, harfiyat+malzeme hesabı” başlıklı yazı altındaki davalı çalışanına ait olduğu ileri sürülen ... imzası inkar edilmiş olduğu, bu yönde bir inceleme yapılmadığı, öncelikle bu yazının altındaki imzanın davalı çalışanına ait olup olmadığının araştırılması, şayet imza davalı çalışanına ait çıkar ise onun şirketi borçlandırma yetkisinin bulunup bulunmadığının ve anılan yazının hangi gerekçeler ile borç kabulü niteliğinde olduğunun kararda gerekçelendirilmesi gereğine işaret edilerek bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 25.11.2021 tarih, 2017/539 E.ve 2021/755 K. sayılı kararı ile davalı şirketi temsil ve ilzama yönetim kurulu başkanı ...'in yetkili olduğu, İstanbul 28. Noterliğinin 30.11.2010 tarihli 21697 yevmiye numaralı vekaletnamesi ile davalı şirket münferit yetkilisi ...'in Tokat Niksar 500 kişilik öğrenci yurdu inşaatı ile ilgili olarak geniş çaplı yetkiler içeren vekaletname ile dava dışı imza incelemesi yapılan davalı şirket çalışanı ...'i vekil tayin ettiği, ...'e ait olduğu iddiasının inkarı üzerine alınan bilirkişi raporunda, söz konusu imzanın kuvvetle muhtemel ...'in eli ürünü olduğunun tespit edildiği, davacı şirket yetkilisi ile davalı şirket yetkilisince şirketi temsile yetkili kılınan ... tarafından imzalanmış 130,247,85 TL tutarlı hak ediş raporundan, davacı şirketin, davalının üstlendiği eserin kazı, dolgu ve hafriyat işlerini yaptığı, davacının düzenlediği faturanın içeriğinin gerçeğe uygun olduğu, davalı şirketin keşide ederek davacı şirket yetkilisine teslim ettiği 73.945,00 TL tutarlı çekin davalı tarafından avans olarak verildiği iddiasını yazılı belge ile ispatlanması gerektiği ancak ispatlanamadığı, davacı defter ve belgelerine göre davacının davalıdan 143.789,20 TL alacaklı olduğu, alacağının tahsili için davalı şirkete ihtarname gönderdiği, davalının 07.06.2012 tarihli cevabi ihtarname ile borcu kabul etmediğini davacıya bildirdiği, 07.06.2012 tarihi itibari ile davalının temerrütünün gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne, 143.789,20 TL alacağın 07.06.2012 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; icra dosyasına sunulan "teminat mektubunun iadesi" talepli dilekçeleri hakkında son 25.11.2021 tarihli celseye kadar karar oluşturulmadığı, 25.11.2021 tarihli ve 18 no.lu celsesinde ise aynen "...tehiri icra kararı getirebilmek için icra müdürlüğüne verilmiş olan teminat mektuplarının iadesi mahkememiz dosyasından istenemeyeceğinden, talep edilen teminat mektubu iadesinin ancak icra müdürlüğünden istenebileceği.... teminat mektuplarının iadesi talebi hakkında mahkememizce karar verilmesine yer olmadığına" karar verildiğini, esas hakkındaki karar ile birlikte işbu ara karar usul ve Kanuna aykırı olduğunu, davacı ile davalı arasında başta bu davanın konusunu teşkil eden alım satım sözleşmesi olmak üzere, borçlandırmayı gerektirecek hiçbir akdi bağ ve münasebet bulunmadığı, davacının alım satım sözleşmesine ilişkin tüm sorumluluğun sözleşmenin tarafı olan dava dışı Akdağ firması olduğunu, bu nedenle davanın, davacı yönünden davalı sıfatı yokluğu nedeni ile reddine karar verilmesi gerektiğini, Yargıtay bozma kararında davalı şirketin dava dışı Akdağ İnşaat Temizlik Görüntüleme ve Rehabilitasyon Tic. Ltd. Şti.’nin borçlarını üstlendiğine dair bir belge bulunmadığı ve davalı şirket tarafından çekin 3 üncü kişinin borcuna karşılık verildiği yolunda yazılı bir delil bulunmadığı açık olarak hükme bağlandığı tespiti yapıldığını, Mahkemece buna aykırı hüküm tesis edilemeyeceği, kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, aksi yöndeki karar yasa ve usule aykırı olduğunu, imza incelemesine ilişkin alınan bilirkişi raporunda yapılan incelemenin yeterli ve hükme dayanak teşkil edecek mahiyet ve nitelikte olmadığı, raporun "6. bulgular ve sonuç" başlığı bölümündeki görüşlerine ulaşmayı gerektirecek ve dayanak teşkil edecek hiçbir teknik ve buna bağlı hukuki açıdan yeterli ve inandırıcı bir içeriğe de haiz bulunmadığını, davalının sunduğu hak ediş olduğunu iddia ettiği belgede, davalı şirket genel müdürünün veya bu konuda yönetim kurulunca yetki verilen bir yetkilinin kesinlikle imzası bulunmadığını, tetkikinde de, hak ediş diye sunulan belgede onay kısımlarının imzasız olduğunu, imzası bulunan ... şirketin çalışanı ve ortağı olmadığı gibi aynı zamanda yönetim kurulu üyesi de olmadığı, kendisine verilen vekâletnamede de davalı şirketi temsil ve ilzam yetkisi de bulunmadığını, söz konusu vekâletname ile sadece davalı şirketin dava dışı idareden yapım işini yüklenici sıfatıyla, ihale yoluyla üstlenmesi sonucu işveren idare/bakanlık ile yüklenici şirket olan davalı yüklenici arasındaki ihale konusu işin ihalesine katılma ve pey sürülmesi başta olmak üzere; yürütülmesi ile ilgili hususlarda yetkili kılındığı, borçlandırma yetkisi ise kesinlikle bulunmadığını, Mahkemece ...'i bulunmayan yetkilere haizmiş gibi hüküm tesis edildiğini, davacının onayları eksik olan defterleri lehine delil olarak kabul edilmeyeceğini belirterek Mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
1. Uyuşmazlık, “üniversite yurdu, harfiyat+malzeme hesabı” başlıklı yazı altındaki davalı çalışanına ait olduğu ileri sürülen ... imzasının davalı çalışanına ait olup olmadığı, şayet imza davalı çalışanına ait ise anılan şahsın şirketi borçlandırma yetkisinin bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 207 vd. maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Mahkemece bozmaya uyulmuşsa da bozma gerekleri yerine getirilmemiştir. Şöyle ki bozma ilamında davalının dava dışı Akdağ İnşaat Temizlik Görüntüleme ve Rehabilitasyon Tic. Ltd.Şti.’nin borçlarını üstlendiğine dair bir belgeye rastlanılmadığı, davalı tarafından mal alımı için çek verilmiş ve kısmi teslimat gerçekleştirilmiş olduğu, çekin 3 üncü kişinin borcuna karşılık verildiği yolunda yazılı bir delil bulunmadığı, diğer yandan delil olarak dayanılan “üniversite yurdu, harfiyat+malzeme hesabı” başlıklı yazı altındaki davalı çalışanına ait olduğu ileri sürülen ... imzası inkâr edildiği, bu yönde bir inceleme yapılmadığı, öncelikle bu yazının altındaki imzanın davalı çalışanına ait olup olmadığının araştırılması, şayet imza davalı çalışanına ait çıkar ise onun şirketi borçlandırma yetkisinin bulunup bulunmadığının ve anılan yazının hangi gerekçeler ile borç kabulü niteliğinde olduğu tartışılarak bir karar verilmesi gerektiğine işaret edilmiştir.
Adli Tıp Kurumunca verilen raporda söz konusu yazıdaki imzanın davalı çalışanına ait olduğuna dair kuvvetle muhtemel ifadesine yer verilmiş olup bu şekilde rapor kesin görüşü içermediğinden kabulü mümkün değildir. Dolaysıyla öncelikle bu yazının altındaki imzanın davalı çalışanına ait olup olmadığının net bir şekilde belirlendikten sonra, imza davalı çalışanına ait çıkar ise onun şirketi borçlandırma yetkisinin bulunup bulunmadığı ve anılan yazının hangi gerekçeler ile borç kabulü niteliğinde olduğu tartışılarak bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2.Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/4830 E. 2019/6327 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:rücuen tahsil · reeskont faizi · rücu · taraf ehliyeti · sigorta poliçesi · yasal faiz · avans faizi
Benzer bu karardaMahkemece «yasal faiz» ile «avans faizi» arasında bir oranı ifade eden «reeskont faizi» istemi de dikkate alınarak avans faizini geçmemek üzere değişen oranda reeskont faiziyle tahsiline hükmetmek gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmayıp, …
Şti.’nin pasif dava «ehliyetinin» bulunmadığı gerekçesi ile asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulü ile 36.770,00 Euro’nun TL karşılığı olan 81.538,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren «reeskont faizi» ile tahsiline karar verilmiştir.
2- Birleşen dava, üçüncü sahıs mali masuliyet «sigorta poliçesi» kapsamında ödenen tazminatın «rücuen tahsili» istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, «rücu» talebine konu zarara sebep olan kazı çalışmasının birleşen davada davalı ...
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/8136 E. 2014/153 K.
Ortak:imza inkarı · imza incelemesi
İncelediğiniz karardaŞti.’nin «borçlarını üstlendiğine» dair bir belgeye rastlanılmadığı, davalı tarafından mal alımı için «çek» verilmiş ve kısmi «teslimat» gerçekleştirilmiş olduğu, çekin 3 üncü kişinin borcuna karşılık verildiği yolunda yazılı bir delil bulunmadığı, diğer yandan delil olarak dayanılan “üniversite yurdu, harfiyat+malzeme hesabı” başlıklı yazı altındaki davalı çalışanına ait olduğu ileri sürülen ... «imzası inkar» edilmiş olduğu, bu yönde bir inceleme yapılmadığı, öncelikle bu yazının altındaki imzanın davalı çalışanına ait olup olmadığının araştırılması, şayet imza davalı çalışanına ait çıkar ise onun şirketi borçlandırma «yetkisinin» bulunup bulunmadığının ve anılan yazının hangi gerekçeler ile borç kabulü niteliğinde olduğunun kararda gerekçelendirilmesi gereğine işaret edilerek bozulmuştur.
… i ile davalı şirket münferit yetkilisi ...'in Tokat Niksar 500 kişilik öğrenci yurdu inşaatı ile ilgili olarak geniş çaplı yetkiler içeren vekaletname ile dava dışı «imza incelemesi» yapılan davalı şirket çalışanı ...'i vekil tayin ettiği, ...'e ait olduğu iddiasının inkarı üzerine alınan bilirkişi raporunda, söz konusu imzanın kuvvetle muhtemel ...'in eli ürünü olduğunun tespit edildiği, davacı şirket yetkilisi ile davalı şirket yetkilisince şirketi «temsile» yetkili kılınan ... tarafından imzalanmış 130,247,85 TL tutarlı «hak ediş» raporundan, davacı şirketin, davalının üstlendiği eserin kazı, dolgu ve hafriyat işlerini yaptığı, davacının düzenlediği faturanın içeriğinin gerçeğe uygun olduğu, davalı şirketin keşide ederek davacı şirket yetkilisine «teslim» ettiği 73.945,00 TL tutarlı çekin davalı tarafından avans olarak verildiği iddiasını yazılı belge ile ispatlanması gerektiği ancak ispatlanamadığı, davacı «defter» ve belgelerine göre davacının davalıdan 143.789,20 TL alacaklı olduğu, alacağının tahsili için davalı şirkete «ihtarname» gönderdiği, davalının 07.06.2012 tarihli cevabi ihtarname ile borcu kabul etmediğini davacıya bildirdiği, 07.06.2012 tarihi itibari ile davalının «temerrütünün» gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne, 143.789,20 TL alacağın 07.06.2012 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar ver …
Şti.’nin «borçlarını üstlendiğine» dair bir belge bulunmadığı ve davalı şirket tarafından çekin 3 üncü kişinin borcuna karşılık verildiği yolunda yazılı bir delil bulunmadığı açık olarak hükme bağlandığı tespiti yapıldığını, Mahkemece buna aykırı hüküm tesis edilemeyeceği, kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, aksi yöndeki karar yasa ve usule aykırı olduğunu, «imza incelemesine» ilişkin alınan bilirkişi raporunda yapılan incelemenin yeterli ve hükme dayanak teşkil edecek mahiyet ve nitelikte olmadığı, raporun "6. bulgular ve sonuç" başlığı bölümündeki görüşlerine ulaşmayı gerektirecek ve dayanak teşkil edecek hiçbir teknik ve buna bağlı hukuki açıdan yeterli ve inandırıcı bir içeriğe de haiz bulunmadığını, davalının sunduğu «hak ediş» olduğunu iddia ettiği belgede, davalı şirket genel müdürünün veya bu konuda yönetim kurulunca «yetki» verilen bir yetkilinin kesinlikle imzası bulunmadığını, tetkikinde de, hak ediş diye sunulan belgede onay kısımlarının imzasız olduğunu, imzası bulunan ... şirketin çalışanı ve ortağı olmadığı gibi aynı zamanda «yönetim kurulu» üyesi de olmadığı, kendisine verilen vekâletnamede de davalı şirketi «temsil» ve ilzam yetkisi de bulunmadığını, söz konusu vekâletname ile sadece davalı şirketin dava dışı idareden yapım işini yüklenici sıfatıyla, ihale yoluyla üstlenmesi sonucu işveren idare/bakanlık ile yüklenici şirket olan davalı yüklenici arasındaki ihale konusu işin ihalesine katılma ve pey sürülmesi başta olmak üzere; yürütülmesi ile ilgili hususlarda yetkili kılındığı, borçlandırma yetkisi ise kesinlikle bulunmadığını, Mahkemece ...'i bulunmayan yetkilere haizmiş gibi hüküm tesis edildiğini, davacının onayları eksik olan «defterleri» lehine delil olarak kabul edilmeyeceğini belirterek Mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı ile aralarında «hizmet sözleşmesi» bulunduğunu ileri sürerek 15/10/2010 tarihli harfiyat belgesine dayandığı, davalının bu belge altındaki «imzayı inkar» etmesi üzerine yapılan «imza incelemesinde» belge altındaki imzanın davalıya ait olmadığının tespit edildiği, davacı tarafça, davalı ile aralarında harfiyat işi yapılması konusunda bir hizmet sözleşmesi bulunduğunun ispat edilemediği, davacı tarafça «yemin deliline» de başvurulacağının bildirilmediği gerekçesiyle ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:isticvap · yemin teklifi · yemin delili · yemin · hizmet sözleşmesi · icra takibine itiraz · eksik inceleme
Benzer bu karardaBu kapsamda, gerekirse davalı yeniden «isticvap» edilerek davalının beyanında adı geçen kişi ile davalı arasındaki ilişkinin hukuki niteliğinin tereddüte mahal bırakmayacak şekilde tam olarak tespiti ile tarafların hukuki durumlarının buna göre değerlendirilmesi ve davacının bilirkişi raporuna beyan dilekçesinde davalı tarafa «yemin teklif» edilmesi yönündeki talebi de dikkate alınarak hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, hükmü davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı ile aralarında «hizmet sözleşmesi» bulunduğunu ileri sürerek 15/10/2010 tarihli harfiyat belgesine dayandığı, davalının bu belge altındaki «imzayı inkar» etmesi üzerine yapılan «imza incelemesinde» belge altındaki imzanın davalıya ait olmadığının tespit edildiği, davacı tarafça, davalı ile aralarında harfiyat işi yapılması konusunda bir hizmet sözleşmesi bulunduğunun ispat edilemediği, davacı tarafça «yemin deliline» de başvurulacağının bildirilmediği gerekçesiyle ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, hafriyat işi kapsamında düzenlenen kazıma, yükleme ve taşıma faturasına dayalı olarak başlatılan «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda yazılı gerekçeler ile davanın reddine karar verilmiştir.
Yine, 09.02.2012 tarihli celse davalı «isticvap» edilmiş, bu kapsamda alınan beyanında, kendisinin işlerinin dava dışı Kemal Baltık isimli şahıs tarafından yürütüldüğünü, bu kişinin inşaatta sorumlu mühendis olduğunu, hafriyatı bu kişinin yaptırdığını, hafriyat bedelinin de bu kişiye ödendiğini ancak hafriyatı kimin yaptığını bilmediğini belirtmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/1358 E. , 2023/1283 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi sıfatıyla)
SAYISI 2017/539 Esas, 2021/755 Karar
HÜKÜM
Davanın kabulü
Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kabulüne kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının Niksar'da yapımı süren Kredi ve Yurtlar Kurumu Genel Müdürlüğü'ne ait 500 öğrenci kapasiteli yurt inşaatının müteahhidi olarak iş yaptığını, davalı şirketin taşeronu dava dışı Akdağ İnşaat Temizlik Görüntüleme ve Rehabilitasyon Tic. Ltd. Şti. yetkililerinin davacı şirket yetkilileri ile görüşerek Niksar'da yapılması düşünülen yurt inşaatının her türlü kazı, hafriyat, dolgu ve beton işlerinin davacıdan alınması konusunda sözlü mutabakata vardıklarını, Akdağ Temizlik Görüntüleme Rehberlik Tic. Ltd. Şti.'nin kazı dolgu, hafriyat bedeli olan 129.999,42 TL ile 54.943,41 TL olan hazır beton bedelini ödemediğini, Akdağ İnşaat Temizlik Görüntüleme ve Rehabilitasyon Tic.
Ltd. Şti.'nin ekonomik durumu bozulduğundan ödeme yapacak konumda olmadığının öğrenildiğini, davalının, taşeron firmanın ödemediği tüm borçları kabul ettiği bir kısım borcu çek ile ödediğini ve 12.04.2012 tarihli hakediş raporu ile kalan borcun ödenmesi konusunda mutabakata varıldığını, borcun ödenmemesi üzerine davalıya ihtarname gönderildiğini, davalı ihtara cevabında borcu inkar ettiğini ileri sürerek davalının ödemesi gereken 143.789,20 TL ana para, 293,98 TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 144.083,18 TL alacağın ihtarnameye verilen cevabın taraflarına tebliğ tarihi olan 07.06.2012 tarihinden itibaren ticari işlerdeki temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde davalının Bayındırlık ve İskan Bakanlığı tarafından ihalesi yapılan 500 kişilik Niksar Öğrenci Yurdu inşaatı işini üstlenmiş olduğunu, işin 17.12.2010 tarihli alt yüklenici sözleşmesi ile dava dışı Akdağ İnşaat Temizlik Görüntüleme ve Rehabilitasyon Tic. Ltd. Şti. tarafından taşeron sıfatı ile üstlenildiğini, 25.01.2012 tarihli ihtarnameyle taraflar arasındaki sözleşmenin ilgili maddeleri gereği taşeronluk sözleşmesini feshettiğini ve işi doğrudan üstlendiğini, davacı ile davalı firma arasında dava konusu borçları içeren hafriyat, kazı, dolgu işlerini kapsayan hiçbir akdi bağ ve münasebetin bulunmadığını, dava dışı taşeron şirketin borçlarının üstlenildiğine dair davacıya herhangi bir taahhütte bulunulmadığını, davacının iddia ettiği 73.945,00 TL çekin davalının hazır beton alacağına ilişkin avans çeki olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece 02.09.2015 tarih, 2012/244 E.ve 2015/545 K. sayılı kararı ile davalının davacıdan hazır beton satın aldığı ve davacı tarafından düzenlenen faturaları defterlerine kaydettiği, davalı 15.02.2012 tarihine kadar davacıdan 20.160,91 TL tutarında hazır beton almasına rağmen 73.945,00 TL tutarında ödeme yaptığı, davalının yapmış olduğu ödemenin avans olduğunu iddia etmesine rağmen bu iddiasını ispatlayamadığı, bu nedenle davalının 15.02.2012 tarihi itibari ile 73.945,00 TL borçlu olduğunun kabul edildiği, 15.02.2012 tarihinden sonra davacının davalıya hazır beton satmaya devam ettiği ve 12.630,31 TL'lik satış yaptığı, davacı tarafından düzenlenen 13.04.2012 tarih ve 129.999,42 TL tutarlı fatura içeriğinin gerçeğe uygun olduğu ve faturada belirtilen hizmetin davacı tarafça yapıldığı, davacı tarafın kendi üzerine düşen malı teslim etme edimini yerine getirdiği ancak davalının ödeme edimini yerine getirmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 20.06.2017 tarih, 2016/6477 E.ve 2017/5241 K. sayılı kararıyla davalı tarafın dava dışı Akdağ İnşaat Temizlik Görüntüleme ve Rehabilitasyon Tic. Ltd. Şti.’nin borçlarını üstlendiğine dair bir belgeye rastlanılmadığı, davalı tarafından mal alımı için çek verilmiş ve kısmi teslimat gerçekleştirilmiş olduğu, çekin 3 üncü kişinin borcuna karşılık verildiği yolunda yazılı bir delil bulunmadığı, diğer yandan delil olarak dayanılan “üniversite yurdu, harfiyat+malzeme hesabı” başlıklı yazı altındaki davalı çalışanına ait olduğu ileri sürülen ... imzası inkar edilmiş olduğu, bu yönde bir inceleme yapılmadığı, öncelikle bu yazının altındaki imzanın davalı çalışanına ait olup olmadığının araştırılması, şayet imza davalı çalışanına ait çıkar ise onun şirketi borçlandırma yetkisinin bulunup bulunmadığının ve anılan yazının hangi gerekçeler ile borç kabulü niteliğinde olduğunun kararda gerekçelendirilmesi gereğine işaret edilerek bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 25.11.2021 tarih, 2017/539 E.ve 2021/755 K. sayılı kararı ile davalı şirketi temsil ve ilzama yönetim kurulu başkanı ...'in yetkili olduğu, İstanbul 28. Noterliğinin 30.11.2010 tarihli 21697 yevmiye numaralı vekaletnamesi ile davalı şirket münferit yetkilisi ...'in Tokat Niksar 500 kişilik öğrenci yurdu inşaatı ile ilgili olarak geniş çaplı yetkiler içeren vekaletname ile dava dışı imza incelemesi yapılan davalı şirket çalışanı ...'i vekil tayin ettiği, ...'e ait olduğu iddiasının inkarı üzerine alınan bilirkişi raporunda, söz konusu imzanın kuvvetle muhtemel ...'in eli ürünü olduğunun tespit edildiği, davacı şirket yetkilisi ile davalı şirket yetkilisince şirketi temsile yetkili kılınan ...
tarafından imzalanmış 130,247,85 TL tutarlı hak ediş raporundan, davacı şirketin, davalının üstlendiği eserin kazı, dolgu ve hafriyat işlerini yaptığı, davacının düzenlediği faturanın içeriğinin gerçeğe uygun olduğu, davalı şirketin keşide ederek davacı şirket yetkilisine teslim ettiği 73.945,00 TL tutarlı çekin davalı tarafından avans olarak verildiği iddiasını yazılı belge ile ispatlanması gerektiği ancak ispatlanamadığı, davacı defter ve belgelerine göre davacının davalıdan 143.789,20 TL alacaklı olduğu, alacağının tahsili için davalı şirkete ihtarname gönderdiği, davalının 07.06.2012 tarihli cevabi ihtarname ile borcu kabul etmediğini davacıya bildirdiği, 07.06.2012 tarihi itibari ile davalının temerrütünün gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne, 143.789,20 TL alacağın 07.06.2012 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; icra dosyasına sunulan "teminat mektubunun iadesi" talepli dilekçeleri hakkında son 25.11.2021 tarihli celseye kadar karar oluşturulmadığı, 25.11.2021 tarihli ve 18 no.lu celsesinde ise aynen "...tehiri icra kararı getirebilmek için icra müdürlüğüne verilmiş olan teminat mektuplarının iadesi mahkememiz dosyasından istenemeyeceğinden, talep edilen teminat mektubu iadesinin ancak icra müdürlüğünden istenebileceği.... teminat mektuplarının iadesi talebi hakkında mahkememizce karar verilmesine yer olmadığına" karar verildiğini, esas hakkındaki karar ile birlikte işbu ara karar usul ve Kanuna aykırı olduğunu, davacı ile davalı arasında başta bu davanın konusunu teşkil eden alım satım sözleşmesi olmak üzere, borçlandırmayı gerektirecek hiçbir akdi bağ ve münasebet bulunmadığı, davacının alım satım sözleşmesine ilişkin tüm sorumluluğun sözleşmenin tarafı olan dava dışı Akdağ firması olduğunu, bu nedenle davanın, davacı yönünden davalı sıfatı yokluğu nedeni ile reddine karar verilmesi gerektiğini, Yargıtay bozma kararında davalı şirketin dava dışı Akdağ İnşaat Temizlik Görüntüleme ve Rehabilitasyon Tic.
Ltd. Şti.’nin borçlarını üstlendiğine dair bir belge bulunmadığı ve davalı şirket tarafından çekin 3 üncü kişinin borcuna karşılık verildiği yolunda yazılı bir delil bulunmadığı açık olarak hükme bağlandığı tespiti yapıldığını, Mahkemece buna aykırı hüküm tesis edilemeyeceği, kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, aksi yöndeki karar yasa ve usule aykırı olduğunu, imza incelemesine ilişkin alınan bilirkişi raporunda yapılan incelemenin yeterli ve hükme dayanak teşkil edecek mahiyet ve nitelikte olmadığı, raporun "6. bulgular ve sonuç" başlığı bölümündeki görüşlerine ulaşmayı gerektirecek ve dayanak teşkil edecek hiçbir teknik ve buna bağlı hukuki açıdan yeterli ve inandırıcı bir içeriğe de haiz bulunmadığını, davalının sunduğu hak ediş olduğunu iddia ettiği belgede, davalı şirket genel müdürünün veya bu konuda yönetim kurulunca yetki verilen bir yetkilinin kesinlikle imzası bulunmadığını, tetkikinde de, hak ediş diye sunulan belgede onay kısımlarının imzasız olduğunu, imzası bulunan ...
şirketin çalışanı ve ortağı olmadığı gibi aynı zamanda yönetim kurulu üyesi de olmadığı, kendisine verilen vekâletnamede de davalı şirketi temsil ve ilzam yetkisi de bulunmadığını, söz konusu vekâletname ile sadece davalı şirketin dava dışı idareden yapım işini yüklenici sıfatıyla, ihale yoluyla üstlenmesi sonucu işveren idare/bakanlık ile yüklenici şirket olan davalı yüklenici arasındaki ihale konusu işin ihalesine katılma ve pey sürülmesi başta olmak üzere; yürütülmesi ile ilgili hususlarda yetkili kılındığı, borçlandırma yetkisi ise kesinlikle bulunmadığını, Mahkemece ...'i bulunmayan yetkilere haizmiş gibi hüküm tesis edildiğini, davacının onayları eksik olan defterleri lehine delil olarak kabul edilmeyeceğini belirterek Mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
1. Uyuşmazlık, “üniversite yurdu, harfiyat+malzeme hesabı” başlıklı yazı altındaki davalı çalışanına ait olduğu ileri sürülen ... imzasının davalı çalışanına ait olup olmadığı, şayet imza davalı çalışanına ait ise anılan şahsın şirketi borçlandırma yetkisinin bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 207 vd. maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Mahkemece bozmaya uyulmuşsa da bozma gerekleri yerine getirilmemiştir. Şöyle ki bozma ilamında davalının dava dışı Akdağ İnşaat Temizlik Görüntüleme ve Rehabilitasyon Tic. Ltd.Şti.’nin borçlarını üstlendiğine dair bir belgeye rastlanılmadığı, davalı tarafından mal alımı için çek verilmiş ve kısmi teslimat gerçekleştirilmiş olduğu, çekin 3 üncü kişinin borcuna karşılık verildiği yolunda yazılı bir delil bulunmadığı, diğer yandan delil olarak dayanılan “üniversite yurdu, harfiyat+malzeme hesabı” başlıklı yazı altındaki davalı çalışanına ait olduğu ileri sürülen ... imzası inkâr edildiği, bu yönde bir inceleme yapılmadığı, öncelikle bu yazının altındaki imzanın davalı çalışanına ait olup olmadığının araştırılması, şayet imza davalı çalışanına ait çıkar ise onun şirketi borçlandırma yetkisinin bulunup bulunmadığının ve anılan yazının hangi gerekçeler ile borç kabulü niteliğinde olduğu tartışılarak bir karar verilmesi gerektiğine işaret edilmiştir.
Adli Tıp Kurumunca verilen raporda söz konusu yazıdaki imzanın davalı çalışanına ait olduğuna dair kuvvetle muhtemel ifadesine yer verilmiş olup bu şekilde rapor kesin görüşü içermediğinden kabulü mümkün değildir. Dolaysıyla öncelikle bu yazının altındaki imzanın davalı çalışanına ait olup olmadığının net bir şekilde belirlendikten sonra, imza davalı çalışanına ait çıkar ise onun şirketi borçlandırma yetkisinin bulunup bulunmadığı ve anılan yazının hangi gerekçeler ile borç kabulü niteliğinde olduğu tartışılarak bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2.Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Bozma sebebine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
02.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/934483300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz