Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/7433 E. 2023/4191 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
fesih protokolü↗ hakediş↗ hizmet bedeli↗ sözleşmeye aykırılık↗ reeskont faizi↗ fesih↗ protokol↗ ihtar↗ eksik inceleme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Dava, sözleşmeye aykırılık sebebiyle tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 440 ıncı ve 442 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/18181 E. 2013/956 K.
Ortak:fesih protokolü · hakediş · hizmet bedeli · sözleşmeye aykırılık · fesih · protokol
İncelediğiniz karardaDava, «sözleşmeye aykırılık» sebebiyle tazminat istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılamada, taraflar arasındaki ihtilafın çözülmesinde gözönünde bulundurulacak hükümlerin sözleşme ve «fesih protokolü» hükümleri olduğu, tarafların her ikisinin de kabulüne göre okunması için verilen abonelerden süresi içersinde okunmayan abonelerin olduğu, bu durumun da «sözleşmeye aykırılık» teşkil ettiği, buna göre davacının sözleşmeyi feshetmekte haklı olduğu, yine 20. maddedeki "sözleşmenin feshedilmesi halinde fesih tarihine kadar tamamlanan hizmetlerin bedelleri sözleşme birim fiyatları üzerinden tahakkuk ettirilerek alacağa verilir, tamamlanmayan hizmet varsa yukarıdaki şekilde bedeli hesaplanıp %50 fazlasıyla yükleninin borcuna yazılır" hükmü çok açık olduğu, buradaki iradenin fesih tarihine kadar verilip bitirilmeyen hizmetler olduğunu tereddütsüz olarak ortaya koyduğu, burada tarafların beyanları, kendi aleyhlerine olarak farklı rakamlar olduğu, ancak talepten fazlasına hükmedilemeyeceği kuralı gereğince davalının belirttiği gibi 225501 abonenin okunmasından sorumlu olduğu, ancak davalının okumadığı abone sayısının 225501 adet değil 347376 adet olduğu, okunmayan 347376 abone ile «birim fiyatı» olan 68,25 çarpıldığında (347376 x 68,25=23.708,41 TL) sözleşme gereği bu bedele % 50 ceza işletildiğinde (23.708,41 x % 50= 11.854.23 TL ) olmak üzere alacak tutarının 35.562,70 TL olduğu, yapılan işin ticari iş olması nedeniyle % 18 KDV uygulandığında 6401,28 TL KDV ile birlikte davacının okunmayan aboneden dolayı toplam alacağının 41.963,99 TL olduğu, fesih protokolünün 5/g maddesinde tamamlanamayan hizmet için kesilen cezaların firmanın alacağından düşülmesi hükmü mevcut olduğuna ve davacının bu fesih protokolü çerçevesinde davalı firmaya belli bir borcu olduğu kabul edip ödeme yapmış olmasına göre her iki tarafında hukuki haklarına korumakta ehil kişiler tarafından «temsil» edildikleri ve hayatın olağan akışı gözönünde bulundurulduğunda meskur cezalarının kabul edilmesi gerektiği ancak Yargıtay bozma ilamında öngörülen bütün «hakedişler» ve iş prorgramlarının davacı vekilince «ibraz» edilmediği, davacı tarafından abonman sözleşmesinin ibraz edilmediği, söz konusu ticarethanenin elektrik bedelinin ödenmemesinin ticarethane ile bunu kirayalan ara …
Fesih «protokolünün» 5/g maddesinde ise “Tamamlanamayan hizmet için düzenlenmiş olan en «son» «hak edişe» kadar ana «hizmet bedeli» üzerinden kesilen cezanın % 50 fazlası ile yeni düzenlenecek hak edişlerde de ana hizmet bedeli üzerinden kesilen ceza ve bunun % 50 fazlasının firma alacağından düşülmesi” taraflarca kabul edilmiştir.
Bu durumda «protokolün» 5/g maddesinde firma alacağından düşülmesi kararlaştırılan cezanın % 50 fazlasının hesaplanmasında,”düzenlenmiş olan en «son» «hak edişe» kadar” ve “düzenlenecek «hakedişlerin»” esas alındığı gözetilerek gerek protokolden önce gerekse sonra sözleşmenin 10/3 maddesine göre düzenlenen tüm hak edişler ve ekleri, önceki iş programları getirtilerek hakedişlerdeki iş bedeli ve «mahsup» edilen cezaların hesaplama biçimi, önceki uygulama şekli değerlendirilmek, protokolün 5/g maddesinde belirtilen "düzenlenen hakedişlerle, düzenlenecek hakedişlerde …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hak ediş · eksik araştırma · birim fiyat · denetime elverişli rapor · bozma sonrası karar · tanıma · ara karar · denetime elverişlilik
Benzer bu kararda… e bu bozma kararına uyulmuş olmasına rağmen bozma gereğinin yerine getirilecek şekilde araştırma ve bu bentte açıklanan şekilde değerlendirme yapılmayan ve Yargıtay «denetimine elverişli rapor» alınmaksızın bilirkişi raporu dışında mahkemece yukarıdaki özette açıklanan şekilde değerlendirme yapılarak «eksik araştırma» ve değerlendirmeye dayalı olarak bu kalem alacak bakımından davanın kısmen kabülüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bu kalem alacak yönünden kararın taraf vekill …
Varsa gecikme cezaları da hesaplamada dikkate alınır.”; aynı sözleşmenin 10/3. maddesinde ise “Firmaya yapılacak ödemeler her ay düzenlenecek «ara» «hak ediş» raporları ile «fatura» karşılığı ödenir” şeklinde kararlaştırma yapılmıştır.
2- Bozma kararının 2. bendinde delil olarak «ibraz» edilen ... abone numaralı 10.07.2002 tarihli kaçak elektrik tutanağında "sayaç camı ile kasa arasının aralık” olduğu belirtildiğinden, abonman sözleşmesi getirtilip, tarafının kiracı mı yoksa kiralayan mı olduğu ve sözleşme hükümleri ile Elektrik Tarifeleri Yönetmeliği’ne göre kimin sorumlu olacağı, ayrıca kaçak elektrik tutanağında belirlenen sayaç camı ile kasa arasının aralık olmasının ne anlama geldiğinin belirlenmesi gerektiği, yönünde hüküm bozulmuş ise de «bozma sonrası» alınan bilirkişi raporlarında, sayaç camı ile kasa arasının aralık olduğunun tespiti kaçak elektrik «tanımına» girdiği belirtilmesine rağmen, tutanakta kullanıcının imzasının ya da imzadan imtina «sebebinin» olmaması gerekçesi ile bozma gereğince değerlendirme yapılmaksızın bu kalem alacağın reddi yerinde görülmemiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılamada, taraflar arasındaki ihtilafın çözülmesinde gözönünde bulundurulacak hükümlerin sözleşme ve «fesih protokolü» hükümleri olduğu, tarafların her ikisinin de kabulüne göre okunması için verilen abonelerden süresi içersinde okunmayan abonelerin olduğu, bu durumun da «sözleşmeye aykırılık» teşkil ettiği, buna göre davacının sözleşmeyi feshetmekte haklı olduğu, yine 20. maddedeki "sözleşmenin feshedilmesi halinde fesih tarihine kadar tamamlanan hizmetlerin bedelleri sözleşme birim fiyatları üzerinden tahakkuk ettirilerek alacağa verilir, tamamlanmayan hizmet varsa yukarıdaki şekilde bedeli hesaplanıp %50 fazlasıyla yükleninin borcuna yazılır" hükmü çok açık olduğu, buradaki iradenin fesih tarihine kadar verilip bitirilmeyen hizmetler olduğunu tereddütsüz olarak ortaya koyduğu, burada tarafların beyanları, kendi aleyhlerine olarak farklı rakamlar olduğu, ancak talepten fazlasına hükmedilemeyeceği kuralı gereğince davalının belirttiği gibi 225501 abonenin okunmasından sorumlu olduğu, ancak davalının okumadığı abone sayısının 225501 adet değil 347376 adet olduğu, okunmayan 347376 abone ile «birim fiyatı» olan 68,25 çarpıldığında (347376 x 68,25=23.708,41 TL) sözleşme gereği bu bedele % 50 ceza işletildiğinde (23.708,41 x % 50= 11.854.23 TL ) olmak üzere alacak tutarının 35.562,70 TL olduğu, yapılan işin ticari iş olması nedeniyle % 18 KDV uygulandığında 6401,28 TL KDV ile birlikte davacının okunmayan aboneden dolayı toplam alacağının 41.963,99 TL olduğu, fesih protokolünün 5/g maddesinde tamamlanamayan hizmet için kesilen cezaların firmanın alacağından düşülmesi hükmü mevcut olduğuna ve davacının bu fesih protokolü çerçevesinde davalı firmaya belli bir borcu olduğu kabul edip ödeme yapmış olmasına göre her iki tarafında hukuki haklarına korumakta ehil kişiler tarafından «temsil» edildikleri ve hayatın olağan akışı gözönünde bulundurulduğunda meskur cezalarının kabul edilmesi gerektiği ancak Yargıtay bozma ilamında öngörülen bütün «hakedişler» ve iş prorgramlarının davacı vekilince «ibraz» edilmediği, davacı tarafından abonman sözleşmesinin ibraz edilmediği, söz konusu ticarethanenin elektrik bedelinin ödenmemesinin ticarethane ile bunu kirayalan ara …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/7433 E. , 2023/4191 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI 2013/507 Esas, 2017/445 Karar
HÜKÜM
Ret
KARAR DÜZELTME İSTEYEN Davacı vekili
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece Mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir.
Davacı vekili tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; taraflar arasında düzenlenen 28.09.2001 tarihli sözleşme ile müvekkiline ait alçak gerilim abonelerinin endeksörle endeks okuma işininin davalı tarafından üstlenildiğini, edimlerini yerine getirmemesi nedeni ile sözleşmenin müvekkili tarafından 29.03.2002 tarihinde haklı nedenle feshedildiğini, fesih protokolünün düzenlendiğini, 532.347.515.000,00 TL alacağın belirlendiğini, davalının ise 8.572.002.695,00 TL alacağı belirlendiğini, ihtara rağmen bir ödeme yapılmadığını ileri sürerek 523.775.512.305,00 TL alacağın fesih tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; davacının sözleşmeyi tek taraflı olarak haksız yere feshettiğini, müvekkilinin edimlerini yerine getirdiğini, fesih tarihi itibariyle okunmak için verilmeyen abonelerden müvekkilinin sorumlu olmayacağını, 17.04.2002 tarihli fesih protokolü ile sözleşmenin ortadan kaldırıldığını, protokolün 5/g maddesinde tasfiyenin ne şekilde yapılacağının belirtildiğini, buna göre davacı tarafından fesih tarihine kadar okunması için verilen abone sayısının 1.225.768 olduğunu, bunun 878.392 adedinin okunduğunu, 347.376 adet abone okunmadığı için bu okunmayan abone ana hizmet bedeli üzerinden ceza kesilecek ve bu cezanın %50 fazlası ile hesaplanacağını, fesih tarihinden önce ödenen hakedişlerde okunmayan aboneler için ceza uygulandığından uygulanan bu cezaların da düşülmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile fesih nedeniyle fesih tarihi itibariyle davacının davalı şirketten alacağının bulunmadığı, hatalı okuma nedeniyle tahsil edilmeyen elektrik bedeli alacağı bakımından ise kesilen cezaların hakediş bedellerinden düşürülerek davalının hakediş miktarının tespitinin yapıldığı, kaçak elektrik kullanımının ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Yargıtay Kararı
Dairenin 05.09.2022 tarihli ve 2021/3699 E., 2022/5491 K. sayılı kararıyla kararın onanmasına karar verilmiştir.
V. KARAR DÜZELTME
A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuran
Dairenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
B. Karar Düzeltme Sebepleri
Davacı vekili; bozma kararına uygun inceleme yapılmadan hüküm tesis edildiğini, davalının sözleşmenin ilgili hükümlerine aykırı davrandığını, bilirkişi raporunun eksik inceleme ile tanzim ediliğini, kararın usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek kararın düzeltilmesini ve Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, sözleşmeye aykırılık sebebiyle tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 440 ıncı ve 442 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin karar düzeltme isteminin 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesi gereğince REDDİNE,
Aşağıda yazılı bakiye 206,80 TL karar düzeltme ret harcının ve 3506 sayılı Kanun ile değiştirilen 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca takdiren 1.581,00 TL para cezasının karar düzeltme isteyenden alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine,
06.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/933691600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz