Markanın hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/635 E. 2023/4199 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itiraz süresi↗ münhasırlık↗ sicilden terkin↗ marka hakkına tecavüz↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗ kötü niyet↗ yargılama gideri↗ terkin↗ ihtarname↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ ilan↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ vekalet ücreti↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ: Antalya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi (Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI : 2017/632 E., 2020/236 K.
BİRLEŞEN DAVA : Antalya 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/795 Esas
Taraflar arasındaki asıl marka hakkına tecavüzün men'i birleşen marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; müvekkilinin 1999 yılında “Özel Lara Kural Motorlu Taşıt Sürücüleri Kursu” ismini alarak faaliyet göstermeye başladığını ve bu markayı işyerlerinde, reklam panolarında, tabela ve reklam vasıtalarında kullandığını, davacının 2015/104146 tescil numarasıyla "Özel Lara Kural Sürücü Kursu" ibaresini adına tescil ettirdiğini, davacı adına tescilli olan markanın davalı tarafından haksız ve izinsiz olarak kullandığını, davalıya ihtarname gönderilerek tecavüzün sonlandırılmasının istenildiğini, davalının ise buna aldırmadığını, bunun üzerine Antalya 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/51 D. İş sayılı dosyası ile tecavüzün tespit edildiğini, davalının bu kullanımı müvekkilinin iznine dayanmadığından hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek davalının, davacıya ait markaya tecavüzün men'ini talep etmiştir.
2.Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde; davacının 2015/104146 tescil numarasıyla "Özel Lara Kural Sürücü Kursu" ibaresini adına tescil ettirdiğini, davalının bu marka ile iltibas yaratacak şekilde benzer "Özel Lara Motorlu Taşıt Sürücüleri Kursu" ibaresiyle ilgili marka tescil başvurusunda bulunduğunu, bu başvurunun davacının markasının tanınmışlığından faydalanmaya yönelik kötü niyetli bir başvuru olduğunu ileri sürerek markanın hükümsüzlüğünü talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı vekili asıl davaya cevap dilekçesinde; "Lara" ibaresinin davacıya özgülenemeyeceğini, müvekkilinin "Özel Lara Motorlu Taşıt Sürücüleri Kursu" ibaresinin marka olarak tescili için Türk Patent ve Marka Kurumuna başvuruda bulunduğunu, marka başvurusunun ilan edildiğini, davacı tarafından dosyaya sunulan evrakların tam anlamıyla gerçeği yansıtmadığını, tabelaların Milli Eğitim Bakanlığı tarafından standart getirilen tabelalar olduğunu, keyfi olarak düzenlenmesinin mümkün olmadığını, ayrıca davacı tarafından itirazların süresi içinde yapılmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2. Davalı vekili birleşen davaya cevap dilekçesinde; davacının kötü niyet ve diğer iddialarını ispat etmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ile davalı adına tescilli markaların esas unsurların bire bir aynı olduğu, davalı adına kayıtlı markanın davacı markasının seri markası olduğu izlenimini yarattığı, ayırt edici niteliğinin mevcut olmadığı, ayrıca kullanım alanları ve emtialarında aynı tür olduğu davalısının marka başvurusunun davacı tarafından kendisine ihtarname tebliğinden sonrasında yapıldığı, bu sebeple tescilinde kötü niyetli olduğu hususunun değerlendirmeye alındığı ancak dava tarihi itibariyle davalı kullanımının tescilli markaya dayanıyor olması nedeniyle markaya tecavüz olarak nitelendirilmesinin yasal düzenleme kapsamında mümkün olmadığı gerekçesiyle asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüyle markanın hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Asıl ve birleşen davada davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının davalının marka başvurusu olduğunu dava açtıktan sonra öğrendiğini, davalının bu durumu dava açılmadan önce bildirmeyip davanın açılmasına sebebiyet verdiğini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya yüklenmesinin doğru olmadığını belirterek asıl dava yönünden İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulünü istemiştir.
2. Asıl ve birleşen davada davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacıya ait markanın tanınmış olmadığını, "Lara" ibaresinin hiçbir şekilde herhangi bir kişi veya kuruma özgülenemeyecek olduğunu belirterek birleşen dava yönünden İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile gerekçesiyle "Lara" ibaresinin Antalya'da herkesçe bilinen, parklara sahip bir semt ismi olduğu, coğrafi bir bölgeyi işaret ettiği, tek başına kimseye marka olarak özgülenemeyeceği, davalının markasının davacının markasının serisi olarak algılanamayacağı hususu gözetilmeksizin birleşen dava yönünden de davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile birleşen dava yönünden davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğu, asıl dava yönünden davacı vekili davanın açılmasına kendilerinin sebebiyet vermediğini iddia etmiş ise de, davalının marka başvurusunun bulunduğu ve adına tescilin gerçekleştiği hususlarının davacı tarafça dava açıldıktan sonra öğrenilmesinin davanın açılmasına davalı sebebiyet verdiği anlamını taşımayacağı, bu nedenle davanın reddi dolayısıyla davacı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, asıl ve birleşen davanın davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Asıl ve birleşen davada davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; asıl dava yönünden istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler birlikte; birleşen dava yönünden bilirkişi tarafından düzenlenen raporda esas davaya ilişkin olarak davalının kötü niyetli olduğu ve davacının marka hakkına tecavüzde bulunduğu, birleşen dava yönünden davalının marka tesciline ilişkin hükümsüzlük ve sicilden terkin koşullarının bulunduğunun bildirildiği, davalının markasında bulunan "Özel" ibaresinin genel bir sıfat olduğu ve münhasıran tescil edilemeyeceği, "Motorlu Taşıt Sürücüleri Kursu" ibaresi işletmenin faaliyet alanını gösterdiği, davalının tescil ettirdiği markada öne çıkaran tek kelimenin "Lara" ibaresi olduğunu, davalının markasında kendisini önce çıkartacak, kendisini diğerlerinden ayıracak herhangi bir kelimenin olmadığını, "Lara" ibaresinin esas unsur sayılması gerektiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Asıl dava marka hakkına tecavüzün men'i , birleşen dava marka hükümsüzlüğüne ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup asıl ve birleşen davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/7770 E. 2021/6939 K.
Ortak:vekalet ücreti
İncelediğiniz karardaAsıl ve birleşen davada davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının davalının marka başvurusu olduğunu dava açtıktan sonra öğrendiğini, davalının bu durumu dava açılmadan önce bildirmeyip davanın açılmasına sebebiyet verdiğini, «yargılama gideri» ve «vekalet ücretinin» davacıya yüklenmesinin doğru olmadığını belirterek asıl dava yönünden İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulünü istemiştir.
… tarafça dava açıldıktan sonra öğrenilmesinin davanın açılmasına davalı sebebiyet verdiği anlamını taşımayacağı, bu nedenle davanın reddi dolayısıyla davacı aleyhine «yargılama gideri» ve «vekalet ücretine» hükmedilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, asıl ve birleşen dav …
Benzer bu karardaKarar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 3. maddesinin 2. fıkrasında yer alan " Müteselsil sorumluluk da «dahil» olmak üzere, birden fazla davalı aleyhine açılan davanın reddinde, ret «sebebi» ortak olan davalılar vekili lehine tek, ret sebebi ayrı olan davalılar vekili lehine ise her ret sebebi için ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunur." düzenleme uyarınca, haklarındaki dava farklı gerekçelerle reddedilen davalılar lehine ayrı ayrı «vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken tek bir vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmayıp, kararın bu nedenle davalı ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ariyet · dava sebebi · dahili dava · avans faizi · temerrüt
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve dosya kapsamına göre; bozma ilamı doğrultusunda davanın kısmen kabulü ile; davacı yanın intifa bedeline ilişkin davasının davalılar yönünden kabulüne 17.951,35 TL intifa bedelinin 04.04.2012 «temerrüt» tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda «avans faizi» ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, davacının davalı ...
Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 3. maddesinin 2. fıkrasında yer alan " Müteselsil sorumluluk da «dahil» olmak üzere, birden fazla davalı aleyhine açılan davanın reddinde, ret «sebebi» ortak olan davalılar vekili lehine tek, ret sebebi ayrı olan davalılar vekili lehine ise her ret sebebi için ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunur." düzenleme uyarınca, haklarındaki dava farklı gerekçelerle reddedilen davalılar lehine ayrı ayrı «vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken tek bir vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmayıp, kararın bu nedenle davalı ...
Şti.'ne ve ... yönelik duran varlık ve «ariyete» ilişkin davasının reddine karar verilmiştir.
Şti. vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, ilk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne, intifa bedelinin davalılardan tahsiline, duran varlık ve «ariyete» ilişkin davanın ise davalılar ... ve diğer davalı ...
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/635 E. , 2023/4199 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/1172 Esas, 2021/1748 Karar
HÜKÜM
Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ Antalya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi (Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI 2017/632 E., 2020/236 K.
BİRLEŞEN DAVA
Antalya 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/795 Esas
Taraflar arasındaki asıl marka hakkına tecavüzün men'i birleşen marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; müvekkilinin 1999 yılında “Özel Lara Kural Motorlu Taşıt Sürücüleri Kursu” ismini alarak faaliyet göstermeye başladığını ve bu markayı işyerlerinde, reklam panolarında, tabela ve reklam vasıtalarında kullandığını, davacının 2015/104146 tescil numarasıyla "Özel Lara Kural Sürücü Kursu" ibaresini adına tescil ettirdiğini, davacı adına tescilli olan markanın davalı tarafından haksız ve izinsiz olarak kullandığını, davalıya ihtarname gönderilerek tecavüzün sonlandırılmasının istenildiğini, davalının ise buna aldırmadığını, bunun üzerine Antalya 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/51 D. İş sayılı dosyası ile tecavüzün tespit edildiğini, davalının bu kullanımı müvekkilinin iznine dayanmadığından hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek davalının, davacıya ait markaya tecavüzün men'ini talep etmiştir.
2.Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde; davacının 2015/104146 tescil numarasıyla "Özel Lara Kural Sürücü Kursu" ibaresini adına tescil ettirdiğini, davalının bu marka ile iltibas yaratacak şekilde benzer "Özel Lara Motorlu Taşıt Sürücüleri Kursu" ibaresiyle ilgili marka tescil başvurusunda bulunduğunu, bu başvurunun davacının markasının tanınmışlığından faydalanmaya yönelik kötü niyetli bir başvuru olduğunu ileri sürerek markanın hükümsüzlüğünü talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı vekili asıl davaya cevap dilekçesinde; "Lara" ibaresinin davacıya özgülenemeyeceğini, müvekkilinin "Özel Lara Motorlu Taşıt Sürücüleri Kursu" ibaresinin marka olarak tescili için Türk Patent ve Marka Kurumuna başvuruda bulunduğunu, marka başvurusunun ilan edildiğini, davacı tarafından dosyaya sunulan evrakların tam anlamıyla gerçeği yansıtmadığını, tabelaların Milli Eğitim Bakanlığı tarafından standart getirilen tabelalar olduğunu, keyfi olarak düzenlenmesinin mümkün olmadığını, ayrıca davacı tarafından itirazların süresi içinde yapılmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2. Davalı vekili birleşen davaya cevap dilekçesinde; davacının kötü niyet ve diğer iddialarını ispat etmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ile davalı adına tescilli markaların esas unsurların bire bir aynı olduğu, davalı adına kayıtlı markanın davacı markasının seri markası olduğu izlenimini yarattığı, ayırt edici niteliğinin mevcut olmadığı, ayrıca kullanım alanları ve emtialarında aynı tür olduğu davalısının marka başvurusunun davacı tarafından kendisine ihtarname tebliğinden sonrasında yapıldığı, bu sebeple tescilinde kötü niyetli olduğu hususunun değerlendirmeye alındığı ancak dava tarihi itibariyle davalı kullanımının tescilli markaya dayanıyor olması nedeniyle markaya tecavüz olarak nitelendirilmesinin yasal düzenleme kapsamında mümkün olmadığı gerekçesiyle asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüyle markanın hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Asıl ve birleşen davada davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının davalının marka başvurusu olduğunu dava açtıktan sonra öğrendiğini, davalının bu durumu dava açılmadan önce bildirmeyip davanın açılmasına sebebiyet verdiğini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya yüklenmesinin doğru olmadığını belirterek asıl dava yönünden İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulünü istemiştir.
2. Asıl ve birleşen davada davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacıya ait markanın tanınmış olmadığını, "Lara" ibaresinin hiçbir şekilde herhangi bir kişi veya kuruma özgülenemeyecek olduğunu belirterek birleşen dava yönünden İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile gerekçesiyle "Lara" ibaresinin Antalya'da herkesçe bilinen, parklara sahip bir semt ismi olduğu, coğrafi bir bölgeyi işaret ettiği, tek başına kimseye marka olarak özgülenemeyeceği, davalının markasının davacının markasının serisi olarak algılanamayacağı hususu gözetilmeksizin birleşen dava yönünden de davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile birleşen dava yönünden davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğu, asıl dava yönünden davacı vekili davanın açılmasına kendilerinin sebebiyet vermediğini iddia etmiş ise de, davalının marka başvurusunun bulunduğu ve adına tescilin gerçekleştiği hususlarının davacı tarafça dava açıldıktan sonra öğrenilmesinin davanın açılmasına davalı sebebiyet verdiği anlamını taşımayacağı, bu nedenle davanın reddi dolayısıyla davacı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, asıl ve birleşen davanın davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Asıl ve birleşen davada davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; asıl dava yönünden istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler birlikte; birleşen dava yönünden bilirkişi tarafından düzenlenen raporda esas davaya ilişkin olarak davalının kötü niyetli olduğu ve davacının marka hakkına tecavüzde bulunduğu, birleşen dava yönünden davalının marka tesciline ilişkin hükümsüzlük ve sicilden terkin koşullarının bulunduğunun bildirildiği, davalının markasında bulunan "Özel" ibaresinin genel bir sıfat olduğu ve münhasıran tescil edilemeyeceği, "Motorlu Taşıt Sürücüleri Kursu" ibaresi işletmenin faaliyet alanını gösterdiği, davalının tescil ettirdiği markada öne çıkaran tek kelimenin "Lara" ibaresi olduğunu, davalının markasında kendisini önce çıkartacak, kendisini diğerlerinden ayıracak herhangi bir kelimenin olmadığını, "Lara" ibaresinin esas unsur sayılması gerektiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Asıl dava marka hakkına tecavüzün men'i , birleşen dava marka hükümsüzlüğüne ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup asıl ve birleşen davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/933670900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz