6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Alacak

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/8657 E. 2023/2697 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
komisyon sözleşmesi erken ödeme komisyonu kar mahrumiyeti komisyon bedeli erken kapama komisyonu belirsiz alacak davası bilirkişi raporuna itiraz bsmv kâr mahrumiyeti ziya eş rızası hakkaniyet genel kredi sözleşmesi alacak davası komisyon bilirkişi incelemesi hukuki yarar esastan ret ıslah kredi sözleşmesi taahhütname tacir dosya masrafı yükleten (shipper) avans faizi istinaf yoluna başvurulabilirlik

Atıf yapılan mevzuat: HMK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İLK DERECE MAHKEMESİ : Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI : 2017/356 E., 2018/230 K.

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1.Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket ile davalı banka arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığını, sözleşme gereğince müvekkilinin yüklü miktarda krediler kullandığını, müvekkili şirketin davalı bankadan kullandığı kredilerini kapatmak istediğini, müvekkili şirketin kredi borcunu erken ödemesi nedeniyle kullandığı kredinin yaklaşık %8'i oranında erken kapama komisyon ücreti, muhtelif masraflar, fek vs. ücret adı altında toplam 151.761,09 TL müvekkilinden tahsil edildiğini, krediyi erken ödemesi nedeniyle cezalandırıldığını, davalı bankanın bu uygulamasının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, diğer bankalarca ortama %1- 2 oranında erken kapama komisyonu uygulandığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla sözleşmeye uygun erken ödeme komisyonunun ve fazladan alınan bedellerin tespiti ile fazla tahsil edilen miktarın tahsil tarihinden itibaren krediye uygulanan faiz oranıyla birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir

2. Davacı vekili 28.11.2017 tarihli ıslah dilekçesiyle talebini 86.670,94 TL'ye yükseltmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili banka tarafından davacıya 28.04.2011 tarihli genel taahhütnameleri ve 31.07.2012, 21.06.2013 tarihli genel kredi sözleşmeleri uyarınca taksitli ticari krediler kullandırıldığını, davacının kullandığı kredileri erken kapatmak istediğini bankaya bildirdiğini, davacının kredi borcunu kendi rızası ile vadesinden önce ödediğini, müvekkili banka tarafından %8 oranında alınan erken ödeme komisyonlarının sözleşmeye, yasaya, diğer bankaların uygulamalarına ve hakkaniyet ilkesine uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile emsal bankalarda uygulanan erken kapatma komisyon oranının araştırılması gerektiği, davacıya uygulanan oran ortalamanın üstünde ise bu miktar kadar erken kapatma komisyonunun iadesinin gerektiği, bu bağlamda yaptırılan bilirkişi incelemesi ile %3 erken kapama komisyonu uygulanması halinde 61.990,62 TL komisyon bedeli ve 3.099,53 TL %5 BSMV olmak üzere toplam 65.090,15 TL komisyon kesintisinin yapılmasının gerektiği, davalı tarafından 151.761,09 TL tahsilatın yapıldığı, 86.670,94 TL fazla erken kapama bedeli alındığı ve fazladan alınan erken kapama bedelinin iadesinin yerinde olduğu gerekçesiyle davanın 86.670,94 TL üzerinden kabulüne, alacağın 10.000,00 TL'sine dava tarihinden, 76.670,94 TL' sine 29.11.2017 ıslah tarihinden itibaren avans faizi yürütülmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığını, ancak davacının ödediği tutarı bildiğini, bu şekilde dava açmakta hukuki yararının bulunmadığını, davacının tacir olduğunu, karşılıklı müzakere edilerek imzalandığını, erken kapama konusunda bilgilendirildiğini, itiraz edilmeden kabul edildiğini, bankanın kar mahrumiyetini talep etme hakkı bulunduğunu, bilirkişi raporuna itirazlarının karşılanmadığını, ek rapor alınmadığını, sözleşme hükümlerinden ziyade diğer bankaların emsal oranlarının dikkate alındığını belirterek davanın reddini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrarlayarak ve bilirkişi raporunda diğer bankaların emsal uygulamaları esas alınmışsa da kredi miktarının, türünün, vadesinin bildirilmediğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, tahsil edilen erken kapama komisyonunun iadesinin gerekip gerekmediği hususuna ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/16559 E. 2015/1115 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2021/8657 E.  ,  2023/2697 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

SAYISI 2018/1675 Esas, 2021/1180 Karar

HÜKÜM

Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2017/356 E., 2018/230 K.

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1.Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket ile davalı banka arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığını, sözleşme gereğince müvekkilinin yüklü miktarda krediler kullandığını, müvekkili şirketin davalı bankadan kullandığı kredilerini kapatmak istediğini, müvekkili şirketin kredi borcunu erken ödemesi nedeniyle kullandığı kredinin yaklaşık %8'i oranında erken kapama komisyon ücreti, muhtelif masraflar, fek vs. ücret adı altında toplam 151.761,09 TL müvekkilinden tahsil edildiğini, krediyi erken ödemesi nedeniyle cezalandırıldığını, davalı bankanın bu uygulamasının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, diğer bankalarca ortama %1- 2 oranında erken kapama komisyonu uygulandığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla sözleşmeye uygun erken ödeme komisyonunun ve fazladan alınan bedellerin tespiti ile fazla tahsil edilen miktarın tahsil tarihinden itibaren krediye uygulanan faiz oranıyla birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir

2. Davacı vekili 28.11.2017 tarihli ıslah dilekçesiyle talebini 86.670,94 TL'ye yükseltmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili banka tarafından davacıya 28.04.2011 tarihli genel taahhütnameleri ve 31.07.2012, 21.06.2013 tarihli genel kredi sözleşmeleri uyarınca taksitli ticari krediler kullandırıldığını, davacının kullandığı kredileri erken kapatmak istediğini bankaya bildirdiğini, davacının kredi borcunu kendi rızası ile vadesinden önce ödediğini, müvekkili banka tarafından %8 oranında alınan erken ödeme komisyonlarının sözleşmeye, yasaya, diğer bankaların uygulamalarına ve hakkaniyet ilkesine uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile emsal bankalarda uygulanan erken kapatma komisyon oranının araştırılması gerektiği, davacıya uygulanan oran ortalamanın üstünde ise bu miktar kadar erken kapatma komisyonunun iadesinin gerektiği, bu bağlamda yaptırılan bilirkişi incelemesi ile %3 erken kapama komisyonu uygulanması halinde 61.990,62 TL komisyon bedeli ve 3.099,53 TL %5 BSMV olmak üzere toplam 65.090,15 TL komisyon kesintisinin yapılmasının gerektiği, davalı tarafından 151.761,09 TL tahsilatın yapıldığı, 86.670,94 TL fazla erken kapama bedeli alındığı ve fazladan alınan erken kapama bedelinin iadesinin yerinde olduğu gerekçesiyle davanın 86.670,94 TL üzerinden kabulüne, alacağın 10.000,00 TL'sine dava tarihinden, 76.670,94 TL' sine 29.11.2017 ıslah tarihinden itibaren avans faizi yürütülmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığını, ancak davacının ödediği tutarı bildiğini, bu şekilde dava açmakta hukuki yararının bulunmadığını, davacının tacir olduğunu, karşılıklı müzakere edilerek imzalandığını, erken kapama konusunda bilgilendirildiğini, itiraz edilmeden kabul edildiğini, bankanın kar mahrumiyetini talep etme hakkı bulunduğunu, bilirkişi raporuna itirazlarının karşılanmadığını, ek rapor alınmadığını, sözleşme hükümlerinden ziyade diğer bankaların emsal oranlarının dikkate alındığını belirterek davanın reddini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrarlayarak ve bilirkişi raporunda diğer bankaların emsal uygulamaları esas alınmışsa da kredi miktarının, türünün, vadesinin bildirilmediğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, tahsil edilen erken kapama komisyonunun iadesinin gerekip gerekmediği hususuna ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

04.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/933438200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.