6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İtirazın iptali

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/3477 E. 2023/3917 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
açık hesap alacağı tedarik sözleşmesi açık hesap vade tarihi icra inkâr tazminatı ilamsız icra takibi emredici hüküm muacceliyet hizmet sözleşmesi kötü niyet tazminatı vade kötü niyet ticari defter esastan ret fatura iflas icra inkar tazminatı inkar tazminatı ilk derece kararının kaldırılması eksik inceleme yükleten (shipper) teslim istinaf yoluna başvurulabilirlik e-defter

Atıf yapılan mevzuat: İİK — İİK 67 · HMK · TTK — TTK 1530

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI : 2016/733 E., 2018/1165 K.

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında açık hesap şeklinde işleyen bir ticari ilişki bulunduğunu, müvekkilinin bu ticari ilişki kapsamında davalıya muhtelif tarihli faturalar tahtında mal satıp teslim ettiğini, davalının uzunca bir süre ödemelerini aksatması üzerine müvekkilinin 264.917,00 TL tutarındaki açık hesap alacağının tahsili amacıyla davalı aleyhine ilamsız icra takibine giriştiğini, takibin, davalının haksız itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline ve icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; takibe konu edilen faturalarla ödeme vadesi tayin edildiğini, takibin yapıldığı tarih itibariyle faturaların vadesinin henüz gelmediğini, muaccel olmayan bir alacağın talep edilemeyeceğini savunarak davanın reddini ve kötü niyet tazminatının davacıdan tahsilini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların birbirini teyit eden ticari defterlerine göre, davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 264.917,00 TL tutarında alacaklı olduğu ancak takibe konu edilen faturalarla ödeme vadesi öngörüldüğü, takip tarihi itibarıyla toplam tutarı 177.486,96 TL olan 17 adet faturanın vadesinin henüz gelmediği, bu miktarın mahsubu gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile takibe vaki itirazın 87.448,04 TL bakımından iptaline, kabul edilen tutarın %20'sine tekabül eden icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik incelemeye dayalı olarak hazırlandığını, rapora yönelik ciddi mahiyetteki itirazlarının karşılanmadığını, tarafların birbirini teyit eden ticari defterleriyle müvekkilinin davalıdan alacaklı olduğunun ispatlandığını, taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmayıp ödeme için belirlenen bir vade tarihi bulunmadığını, bir an için takibe konu faturalarla vade tarihi belirlendiği kabul edilecek olsa dahi, tarafların Küçük ve Orta Ölçekli İşletme (KOBİ) olması sebebiyle somut olaya uygulanması gereken 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 1530 uncu maddesinin beşinci fıkrası gereğince, KOBİ'ler arasındaki mal ve hizmet sözleşmelerinde belirlenen ödeme vadesinin 60 günü geçemeyeceğini, anılan hükmün emredici nitelikte olduğunu, anılan Yasa hükmüyle belirlenen 60 günlük vade gözetildiğinde takip tarihi itibariyle vadesi gelmemiş bir fatura bulunmadığını, bu hususun bilirkişi raporuyla da tespit edildiğini, davalının kötü niyetli oolduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve kanuna aykırılık bulunmadığı, davacı yanca, faturalardaki vadenin 6102 sayılı Kanun'un 1530 uncu maddesine aykırı olduğu ileri sürülmüş ise de anılan yasal düzenlemenin tedarik sözleşmelerine ilişkin olup mal ve hizmet tedarikinde geç ödemenin sonuçlarını düzenlediği, somut olaya uygulanma kabiliyeti bulunmadığı, ayrıca anılan hükümle, satıcının daha uzun bir vade belirlemesinin yasaklanmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, itirazın iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 67 inci maddesi, 6102 sayılı Kanun'un 1530 uncu maddesi.

3. Değerlendirme

1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • İtirazın iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/9392 E. 2012/14579 K.

    Ortak:İtirazın iptali

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2023/3477 E.  ,  2023/3917 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

SAYISI 2019/924 Esas, 2021/682 Karar

HÜKÜM

Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2016/733 E., 2018/1165 K.

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında açık hesap şeklinde işleyen bir ticari ilişki bulunduğunu, müvekkilinin bu ticari ilişki kapsamında davalıya muhtelif tarihli faturalar tahtında mal satıp teslim ettiğini, davalının uzunca bir süre ödemelerini aksatması üzerine müvekkilinin 264.917,00 TL tutarındaki açık hesap alacağının tahsili amacıyla davalı aleyhine ilamsız icra takibine giriştiğini, takibin, davalının haksız itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline ve icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; takibe konu edilen faturalarla ödeme vadesi tayin edildiğini, takibin yapıldığı tarih itibariyle faturaların vadesinin henüz gelmediğini, muaccel olmayan bir alacağın talep edilemeyeceğini savunarak davanın reddini ve kötü niyet tazminatının davacıdan tahsilini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların birbirini teyit eden ticari defterlerine göre, davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 264.917,00 TL tutarında alacaklı olduğu ancak takibe konu edilen faturalarla ödeme vadesi öngörüldüğü, takip tarihi itibarıyla toplam tutarı 177.486,96 TL olan 17 adet faturanın vadesinin henüz gelmediği, bu miktarın mahsubu gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile takibe vaki itirazın 87.448,04 TL bakımından iptaline, kabul edilen tutarın %20'sine tekabül eden icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik incelemeye dayalı olarak hazırlandığını, rapora yönelik ciddi mahiyetteki itirazlarının karşılanmadığını, tarafların birbirini teyit eden ticari defterleriyle müvekkilinin davalıdan alacaklı olduğunun ispatlandığını, taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmayıp ödeme için belirlenen bir vade tarihi bulunmadığını, bir an için takibe konu faturalarla vade tarihi belirlendiği kabul edilecek olsa dahi, tarafların Küçük ve Orta Ölçekli İşletme (KOBİ) olması sebebiyle somut olaya uygulanması gereken 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 1530 uncu maddesinin beşinci fıkrası gereğince, KOBİ'ler arasındaki mal ve hizmet sözleşmelerinde belirlenen ödeme vadesinin 60 günü geçemeyeceğini, anılan hükmün emredici nitelikte olduğunu, anılan Yasa hükmüyle belirlenen 60 günlük vade gözetildiğinde takip tarihi itibariyle vadesi gelmemiş bir fatura bulunmadığını, bu hususun bilirkişi raporuyla da tespit edildiğini, davalının kötü niyetli oolduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve kanuna aykırılık bulunmadığı, davacı yanca, faturalardaki vadenin 6102 sayılı Kanun'un 1530 uncu maddesine aykırı olduğu ileri sürülmüş ise de anılan yasal düzenlemenin tedarik sözleşmelerine ilişkin olup mal ve hizmet tedarikinde geç ödemenin sonuçlarını düzenlediği, somut olaya uygulanma kabiliyeti bulunmadığı, ayrıca anılan hükümle, satıcının daha uzun bir vade belirlemesinin yasaklanmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, itirazın iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 67 inci maddesi, 6102 sayılı Kanun'un 1530 uncu maddesi.

3. Değerlendirme

1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

20.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/933342100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.