6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Yangının taşıyıcının kendi aracının kusurundan doğması halinde zararın gönderene yüklenememesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/979 E. 2023/4145 K. · · İlk derece: Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

OnandıKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Taşıma

Gerekçe özeti

Taşıma sırasında çıkan yangının, bilirkişi incelemesiyle taşıyıcıya ait aracın kendi kusurundan (kablolardaki ark etkisi ve bakım yetersizliği) kaynaklandığı belirlenmişse, kimse kendi kusurundan yararlanamayacağından taşıyıcı, doğan zararı taşınan malların sahibinden (gönderenden) tazmin edemez.

Ele alınan sorunlar

Taşıyıcının aracında çıkan yangın zararının, taşınan malların sahibi (gönderen/davalı) üzerine yüklenip yüklenemeyeceği → ret

İddia: Davacı, kollukta ifade verenin kendisi değil şoförü olduğunu, şoförün yükün içeriğini bilmemesinin normal olduğunu, yükün tehlikesini bildirmeyen gönderenin meydana gelen zarardan sorumlu olacağını ve eksik inceleme yapıldığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: Olay yeri ifadesinde dorse içinde karışık mobilya, inşaat ve boya malzemeleri ile yükün irsaliyesinin bulunduğunun beyan edildiği; davacının yükün içeriğini bilmediği yönündeki iddiasının ticaret hayatının ve sektör faaliyetinin olağan akışına aykırı olduğu; alınan bilirkişi raporunda dorsede taşınan malzemenin tek başına yangına sebebiyet veremeyeceği, yangının davacıya ait aracın kablolarında meydana gelen ark etkisi ve bakım yetersizliği nedeniyle oluştuğunun belirlendiği; hiç kimsenin kendi kusurundan faydalanamayacağı, dolayısıyla davacının buna dayalı olarak davalıdan tazminat talep edemeyeceği. (Yargıtay'ca onanan İlk Derece Mahkemesi gerekçesi)

Emsal değeri

Yangının taşıyıcının kendi aracının kusurundan doğduğunun tespiti halinde zararın gönderene yüklenememesi yönünden emsal değeri taşır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
taşıma sözleşmesi yangın kusur bilirkişi raporu kimse kendi kusurundan yararlanamaz itirazın iptali

Atıf yapılan mevzuat: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu — 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu 67

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2022/979 E.  ,  2023/4145 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

SAYISI 2019/1525 Esas, 2021/1845 Karar

HÜKÜM

Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2018/128 E., 2019/589 K.

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava konusu meblağ 117.960,00 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasındaki anlaşma gereğince davalıya ait eşyaların nakli sırasında dorse içinde meydana gelen patlama nedeniyle yangın çıktığını ve dorsenin kullanılamaz hale geldiğini, dorsenin içinde sadece davalıya ait malların bulunduğunu, davacının zararının giderilmesinden davalının sorumlu olduğunu, söz konusu zararın tazmini amacıyla keşide ve tebliğ edilen ihtarnamenin sonuçsuz kaldığını, tazminat talebiyle davalı hakkında icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı nedeniyle takibin durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının taşıma öncesi yapılan bilgilendirme ve irsaliye ile yükün detayı hakkında bilgi edindiğini, yükün içeriğinin bilinmediğine dair iddiaların gerçeğe aykırı olduğunu, basiretli bir tacir gibi davranması gereken davacının aracına kasko sigortası yaptırmadığını ve yangın nedeniyle oluşan zararını yangının oluşumunda hiç bir kusuru bulunmayan müvekkiline yüklemeye çalıştığını, yangının yükten değil bizatihi aracın kendisinden kaynaklandığını, taşınan malların tek başına yangına sebebiyet veremeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının olayla ilgili olarak Kaynaşlı Jandarma Komutanlığı'nca alınan müşteki ifadesinde dorse içinde karışık olarak mobilya malzemeleri, inşaat ve boya malzemeleri bulunduğunu ayrıca yükün irsaliyesinin dorse içinde bulunduğunun beyan edildiği, davacı tarafın yükün içeriğini bilmediği yönündeki iddiasının ticaret hayatının ve sektör faaliyetinin olağan akışına aykırı bulunduğu, alınan bilirkişi raporunda da dorsede taşınan malzemenin tek başına yangına sebebiyet veremeyeceği, yangının davacıya ait aracın kablolarında meydana gelen ark etkisi ile ve bakım yetersizliği nedeniyle oluştuğunun belirtildiği, hiç kimsenin kendi kusurundan faydalanamayacağı ve davacının buna dayalı olarak davalı taraftan tazminat talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; olaydan sonra kollukta ifade veren kişinin müvekkili değil müvekkilinin şoförü olduğunu, araç şoförünün yükün içeriğini bilmemesinin normal olduğunu, bilirkişi raporunda yükün tehlikesini bildirmeyen davalının meydana gelen zarardan sorumlu olacağını ve tehlikelilik bilgisi verilmeden taşıtılan ve tehlike gerçekleştiği için zarar meydana gelen olayda sorumluluğun gönderenin üzerinde olduğunu, Mahkemece yeterli delil incelemesi ve değerlendirilmesi yapılmadığını, sevk irsaliyesinin üç nüsha düzenlenmesine rağmen bunların incelenmediğini, davalı tarafın sigorta şirketinden zararını tazmin ederken ilgili faturaları ibraz etmediğini, ayrıca davalının bu olaydan sonra birçok benzer yangın olayına sebebiyet verdiğini beyan ederek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulünü istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkeme kararında isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, davacıya ait aracın dorsesinde meydana gelen yangının davalıya ait taşınan malların neden olduğu iddiasıyla oluşan zararın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi.

3. Değerlendirme

1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

05.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/933330500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

İncelenen istinaf kararı — İst. BAM 12. HD

Bu Yargıtay 11. HD kararı, aşağıdaki İstinaf Dairesi kararının temyiz incelemesidir. Temyiz sonucu: Onandı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2019/1525 E. 2021/1845 K.

Gönderenin yükün tehlikesini bildirmemesi nedeniyle sorumluluğu

Gerekçe özeti

Taşıyıcının yardımcı kişisi/temsilcisi olan şoförün, taşınan yükün içeriğini bildiğini gösteren beyanı bulunuyorsa ve bilirkişi/yangın raporlarında yangının taşınan yükten kaynaklandığına dair bir tespit yer almıyorsa, gönderenin yükün tehlikesini bildirmemesi nedeniyle sorumlu tutulması için gerekli koşullar (TTK 861, TTK 864/1-c) oluşmamış olur ve taşıyıcının tazminat talebi reddedilir.

Emsal değeri

Taşıyıcının yardımcı kişisinin (şoförün) yük içeriğine ilişkin bilgisinin taşıyıcıya atfedilmesi ve gönderenin TTK 861/864 uyarınca sorumluluğunun, yangının taşınan malzemeden kaynaklandığına dair somut delil bulunmaması durumunda oluşmayacağı yönünden emsal niteliği taşımaktadır.

Kavramlar: taşıma sözleşmesi gönderenin bildirim yükümlülüğü tehlikeli mal itirazın iptali kusur sorumluluğu bilirkişi raporu

İstinaf (12. HD) kararının tam metni

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2019/1525

KARAR NO 2021/1845

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 17/05/2019

NUMARASI 2018/128 Esas 2019/589 Karar

DAVA

İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 09/12/2021

Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; müvekkili ile davalı arasındaki anlaşma gereğince davalıya ait eşyaların nakli sırasında dorse içinde meydana gelen patlama nedeniyle yangın çıktığını ve dorsenin kullanılamaz hale geldiğini, dorsenin içinde sadece davalıya ait malların bulunduğunu, davacının zararının giderilmesinden davalının sorumlu olduğunu, söz konusu zararın tazmini amacıyla keşide ve tebliğ edilen ihtarnamenin sonuçsuz kaldığını, tazminat talebiyle davalı hakkında Bakırköy ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası üzerinden girişilen takibin haksız itiraz nedeniyle durduğunu belirterek davalının haksız itirazının iptali ile takibin devamına, % 20 oranından az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; davacının taşıma öncesi yapılan bilgilendirme ve irsaliye ile yükün detayı hakkında bilgi edindiğini, yükün içeriğinin bilinmediğine dair iddiaların gerçeğe aykırı olduğunu, basiretli bir tacir gibi davranması gereken davacının aracına kasko sigortası yaptırmadığını ve yangın nedeniyle oluşan zararını yangının oluşumunda hiç bir kusuru bulunmayan müvekkiline yüklemeye çalıştığını, yangının yükten değil bizatihi aracın kendisinden kaynaklandığını, taşıması yapılan malların tek başına yangına sebebiyet veremeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, davacının olayla ilgili olarak Kaynaşlı Jandarma Komutanlığı'nca alınan müşteki ifadesinde dorse içinde karışık olarak mobilya, inşaat ve boya malzemeleri bulunduğunu, ayrıca yükün irsaliyesinin dorse içinde bulunduğunu beyan etmesi karşısında yükün içeriğini bilmediği şeklindeki beyan ve iddiasının ticaret hayatının ve sektör faaliyetinin olağan akışına aykırı olduğunu, ayrıca düzenlenen bilirkişi raporunda da dorsede taşınan malzemenin tek başına yangına sebebiyet veremeyeceğinin, yangının davacıya ait aracın kablolarda meydana gelen ark etkisi ile ve bakım yetersizliği nedeniyle oluştuğunun belirtilmesi karşısında hiç kimsenin kendi kusurundan faydalanamayacağı ve davacının buna dayalı olarak davalı taraftan tazminat talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde; olaydan sonra kollukta ifade veren kişinin müvekkili değil müvekkilinin şoförü olduğunu, araç şoförünün yükün içeriğini bilmemesinin normal olduğunu, bilirkişi raporunda yükün tehlikesini bildirmeyen davalının meydana gelen zarardan sorumlu olacağını ve tehlikelilik bilgisi verilmeden taşıtılan ve tehlike gerçekleştiği için zarar meydana gelen olayda sorumluluğun gönderenin üstünde olduğunu, buna rağmen mahkemece davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, mahkemece yeterli delil incelemesi ve değerlendirilmesi yapılmadığını, sevk irsaliyesinin üç nüsha düzenlenmesine rağmen bunların incelenmediğini, davalı tarafça sigorta şirketinden zararını tazmin ederken ilgili faturaları ibraz etmediğini, ayrıca davalının bu olaydan sonra birçok benzer yangın olayına karıştığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı taşıyıcı, davalı gönderene ait yükün sebebiyet verdiği yangın sonucunda kendisine aracın dorsesinin yandığını ileri sürerek zararın tazmini talep etmekte olup, mahkemece, davacının taşınan yükten bilgisinin olduğu, yangın hadisesinin yükten kaynaklandığına dair delil bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. TTK'nın 861. maddesinde,gönderene yükün tehlikesinin taşıyana bildirilmesi hususunda sorumluluk yüklendiği, TTK'nın 864/1-c maddesinde ise tehlikeli malın bu niteliği hakkında bildirimde bulunmaması nedeniyle, gönderenin meydana gelen zarardan sorumlu olacağı düzenlenmiştir. Aracın şoförü olan ... tarafından kolluk ifadesinde, olay günü araçta mobilya, inşaat ve boya malzemelerinin karışık halde bulunduğu, bu eşyalara ilişkin irsaliyelerle birlikte yükün yandığını beyan etmiştir.

Davalı gönderen tarafından, dava dosyasına taşınan yüke ilişkin herhangi bir sevk irsaliyesi, fatura veya belge ibraz edilmemiştir. Davacı taraf her ne kadar, yük içeriğinden taşıma öncesinde bilgilendirilmediğini ileri sürmekte ise de taşıma esnasında davacı taşıyanın yardımcı kişisi ve temsilcisi sıfatına sahip şoförü kolluk ifadesinde karışık olarak mobilya malzemeleri, inşaat ve boya malzemeleri taşındığını beyan etmesi karşısında davacı taşıyıcının olay günü taşınan yükten haberinin bulunmadığı iddiası doğru görülmemiştir. Diğer taraftan yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporunda dorsede taşınan malzemenin tek başına yangına sebebiyet veremeyeceği, yangının davacıya ait aracın kablolarında meydana gelen ark etkisi ile ve bakım yetersizliği nedeniyle oluşabileceği belirtilmiştir.

Yangın raporunda da bahse konu yangın hadisesinin taşınan malzemeden kaynaklandığına dair herhangi bir tespit bulunmamaktadır. Bu itibarla davalı gönderene atfedilebilecek bir kusur bulunduğu belirlenmediğinden davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.İstinaf nedenleri yerinde olmayan , davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 59,30-TL istinaf karar harcından davacı tarafından peşin yatırılan 44,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 14,90-TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 09/12/2021

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.