YİDK kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/8706 E. 2023/2703 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
münhasırlık↗ esastan ret↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ ilan↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/284 E., 2019/311 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin "Galleria port" ibaresinin tescili için başvurduğunu, Türkçe karşılığı “Liman” olan “Port” ibaresi ve “sanatev sanat eserlerinin bir arada sergilendiği salon ve günümüzde daha çok kimi ticaret mallarının satışa sunulduğu yer” anlamına gelen “Galleria” unsurunun birleştirildiğini, davalı tarafından kısmi redde mesnet alınan 2006/15114 numara ile tescilli markanın ise “kelime + şekil"den oluşan, “yarım daire şekli” ve “Galeria” unsurlarından oluştuğunu, dava konusu marka tescil başvurusunda “port” unsuru da en az, “Galleria” ibaresi kadar markada asli unsur olarak yer aldığını, kısmi redde mesnet alınan markanın ise ancak ve sadece büyük harflerle yazılmış, münhasıran “GALERİA” ibaresi ihtiva ettiğini, taraf markalarının aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olmadığını ileri sürerek YİDK'nın kısmi ret işleminin hukuka aykırılık nedeniyle iptallerine, davalı Kurum nezdinde 2017/116184 kod numarası ile davacı şirket adına işlem gören “Port Galleria” unsurlarından oluşan marka tescil başvurusunun emtia listesindeki tüm hizmetlerin tescil edilmek üzere ilanına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının başvuru markasında yer alan ibare ile mesnet markadaki ibare karşılaştırıldığında esasen markalar arasında benzerlik oluşmakla beraber bu benzerliğin aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olarak değerlendirilmemesi gerektiği, davacıya ait başvuru markasındaki PORT ibaresinin mesnet markada yer almadığı, yine mesnet markadaki şekil unsurunun davacı markasında bulunmadığı hususları dikkate alındığında her iki markanın aynı şekilde kabul edilemeyeceği gerekçesi ile davanın kabulüne, YİDK kararının iptaline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu marka ile redde mesnet marka arasında ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunduğunu, başvuruda bulunan renk farklılığının yeterli farklılık sağlamadığını, emsal kararların da bu yönde olduğunu, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (6769 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) maddesindeki koşulların bulunduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrarlayarak kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptalinin gerekip gerekmediği hususuna ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Borçlu olmadığının tespiti | Menfi tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/3650 E. 2024/6321 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:cari hesap ekstresi · protesto · temlik sözleşmesi · cari hesap · kötüniyet tazminatı · ek prim · yargılama giderleri · kötü niyet tazminatı
Benzer bu karardaCEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacı tarafın borcu ödediğine dair beyanlarının hukuki dayanaktan yoksun olup, söz konusu borcu ödememek amacı «taşıyan» kötü niyetli bir iddia olduğunu, davacı tarafından yapılan ödeme ve ödeme makbuzlarının davacı/borçu ile yapılan «cari hesap» borcuna karşılık Yatağan Noterliği 18 Haziran 2010 tarih 4667 yevmiye numaralı «temlik sözleşmesinden» dolayı yapılan bir ödeme olduğunu, yapılan temlikin takibe konu borçlara ait olmadığını, takibe konu yapılan bonoların ödenmediğini belirterek, davacının haksız, kötü niyetli ve hukuka aykırı davasının reddine, haksız ve kötü niyetli olarak açılan bu davadan dolayı davacının %40'dan aşağı olmamak üzere «inkar tazminatına» mahkumiyetine, «yargılama giderleri» ile «vekalet ücretinin» davacıya yükletilmesine karar verilmesini istemiştir.
… n davalı şirkete dava konusu icra dosyası nedeni ile 351,461,74 TL borçlu olduğunun belirtildiği, tarafların itirazları üzerine ek rapor alındığı, alınan 11.08.2016 «havale» tarihli ek raporda; icra ve takip konusu mezkur senetlerin, davalının davacıya gönderdiği «cari hesap ekstrelerinde» iade anlamına gelen "NO PORT" yazılmış olması( hesaptan çıkış gösterilmesi) ayrıca senetlerin vadesinde ödenmediği gerekçesiyle «protesto» edilmemiş olması hususlarının, mezkur senet bedellerinin davacı borçlu tarafından ödendiğinin karinesini teşkil ettiği, bu itibarla davacı şirketin, davalı şirkete takip dosyasında alacağın «sebebi» olarak gösterilen kambiyo senetlerinden dolayı borçlu olmadığı,kök raporlarındaki görüş farkının muhasebe kayıtlarındaki "NO PORT" ifadesinin hatalı yorumlanmasından kaynaklandığının belirtildiği, asıl rapor ile ek rapor arasındaki çelişkinin giderilmesi amacıyla yeni bir bilirkişi heyetinden rapor aldırılmasına karar verilerek alınan 11.04.2017 tarihli bilirkişi raporunda; davacının borçlu olmadığı, hatta incelenen kayıtlarda alacaklı olduğunun bile tespit edildiği görülerek aldırılmış olan «son» raporun hüküm kurmaya elverişli ve denetime açık bilimsel verilerden yararlanarak hazırlandığı görülerek davanın kabulune karar vermek gerektiği; davalının davacıd …
… I Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davaya konu senetlerden 09.09.2008 tanzim tarihli 35.000,00 TL tutarlı senedin bedelinin «çek» ile ödenmiş olması, 26.04.2010 tanzim tarihli 5 adet toplam 108,05 euro bedelli senetlerin icra takip tarihi itibariyle 267.517,58 TL tutarınında olması, bu senetlerle ilgili davalı kayıtlarında "NO PORT" ibaresinin bulunması, «temlik» edilerek 28.01.2011 tarihinde ödenen 360.000,00 TL destekleme «primi» ödemesinin senet tutarlarını icra takip tarihi itibariyle karşılaması karşısında davanın kabulüne karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, somut olay değerlendirildiğinde davacı, davalının icra takibinde «kötüniyetli» olduğunu yasal delillerle kanıtlayamamış olup, dosya içeriğinde de kötüniyetin varlığını açıkça ortaya koyacak bir delile rastlanmadığı, «kötü niyet tazminatına» hükmedilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine, davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne, «kötüniyet tazminatı» talebinin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
2.Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; davaya ve takibe konu senetlerin davalının «ticari defterlerinde» "no port" ibaresi ile çıkış «kaydının» bulunması senetlerin ödendiğini göstermekte olup davalının, senetlerin ödendiğini bildiği halde takibe konu etmiş olması «kötüniyeti» ispata yeterli olmakla davacı lehine «kötüniyet tazminatına» hükmedilmesi gerekirken Bölge Adliye Mahkemesince yukarıda belirtilen gerekçe ile kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/461 E. 2024/4530 K.
Ortak:YİDK kararının iptali
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müktesep hak · kazanılmış hak · def'i · ortalama tüketici · iltibas
Benzer bu karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının kullanmama «def»'inde bulunduğu davalı şirket markalarının YİDK kararında redde mesnet alınan markalar olmadıkları, bu nedenle marka işlem dosyasında ileri sürülen kullanmama def'inin, redde mesnet markalar bakımından hüküm ve sonuçlarını doğuramayacağı, davaya konu 2018/09102 sayılı marka başvurusu kapsamında bulunan ve 03, 06, 07, 08, 09, 11, 12, 14, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 24, 25, 28, 29, 30, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41,42, 43, 44 ve 45. sınıflarda sayılan mal ve hizmetler ile redde mesnet alınan davalı şirkete ait 2011/84097, 2012/45653, 2014/18381, 2015/59946 sayılı markaların koruma kapsamı altında bulunan mal ve hizmetler arasında emtia benzerliği şartı gerçekleştiği, dava konusu marka başvurusu kapsamında reddine karar verilen emtianın tamamının, davalı yanın ret gerekçesi olan önceki tarihli markaları kapsamında aynı, aynı tür ya da benzer mal ve hizmetler şeklinde yer aldığı, iki taraf markasının da ilk harflerinde yer alan “b” ve “v” harfleri dışında birebir aynı harf ve hece diziliminden kaynaklı güçlü bir görsel ve işitsel benzerlik taşıdığı, markalardaki “port” kelimesinden farklı olarak “bia” ve “via” şeklindeki ön sözcüklerin de “b” ve “v” harflerinin “i” sesiyle birlikte kullanımında telaffuzlarının birbirine daha da yanaştığı, davacının 2012/76038 sayılı markasına dayanıp «müktesep hak» iddia ettiği, anılan markanın dava konusu marka ile birebir aynı görseli içerdiği, 35. sınıf hizmetlerde bir kısım emtiaları kapsadığı, tescil tarihinin 21.10.2014 …
… şta dahi yanıltabilecek bir benzerliğin bulunmadığını, müvekkili markasının zaten 2012 yılından bu yana tescilli olduğunu, bu nedenle dava konusu marka açısından da «kazanılmış hak» sağladığını, müvekkilinin markasının oluş ve şekil, telaffuz ve anlam, renk ve ilk görüntü amblemi açısından ret gerekçesi markadan tamamen farklı olduğunu ileri s …
CEVAP 1.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; davacının başvurusuna konu “biaport+ şekil” markası ile davalı şirket adına tescilli “vıaport” markaları arasında görsel ve işitsel benzerlik bulunduğunu, «ortalama tüketicinin» markaları kullanan şirketin aynı olduğu yanılgısına düşebileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
… hur olan “via port” ibareli markaların sahibi olduğunu, 13 yıldır bu markayı kullandığını, müvekkilinin “via port” markası ile tescili istenen “bia port” markasının «iltibas» oluşturacak derecede benzerlik taşıdığını, halk tarafından karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/8706 E. , 2023/2703 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/85 Esas, 2021/1078 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2018/284 E., 2019/311 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin "Galleria port" ibaresinin tescili için başvurduğunu, Türkçe karşılığı “Liman” olan “Port” ibaresi ve “sanatev sanat eserlerinin bir arada sergilendiği salon ve günümüzde daha çok kimi ticaret mallarının satışa sunulduğu yer” anlamına gelen “Galleria” unsurunun birleştirildiğini, davalı tarafından kısmi redde mesnet alınan 2006/15114 numara ile tescilli markanın ise “kelime + şekil"den oluşan, “yarım daire şekli” ve “Galeria” unsurlarından oluştuğunu, dava konusu marka tescil başvurusunda “port” unsuru da en az, “Galleria” ibaresi kadar markada asli unsur olarak yer aldığını, kısmi redde mesnet alınan markanın ise ancak ve sadece büyük harflerle yazılmış, münhasıran “GALERİA” ibaresi ihtiva ettiğini, taraf markalarının aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olmadığını ileri sürerek YİDK'nın kısmi ret işleminin hukuka aykırılık nedeniyle iptallerine, davalı Kurum nezdinde 2017/116184 kod numarası ile davacı şirket adına işlem gören “Port Galleria” unsurlarından oluşan marka tescil başvurusunun emtia listesindeki tüm hizmetlerin tescil edilmek üzere ilanına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının başvuru markasında yer alan ibare ile mesnet markadaki ibare karşılaştırıldığında esasen markalar arasında benzerlik oluşmakla beraber bu benzerliğin aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olarak değerlendirilmemesi gerektiği, davacıya ait başvuru markasındaki PORT ibaresinin mesnet markada yer almadığı, yine mesnet markadaki şekil unsurunun davacı markasında bulunmadığı hususları dikkate alındığında her iki markanın aynı şekilde kabul edilemeyeceği gerekçesi ile davanın kabulüne, YİDK kararının iptaline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu marka ile redde mesnet marka arasında ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunduğunu, başvuruda bulunan renk farklılığının yeterli farklılık sağlamadığını, emsal kararların da bu yönde olduğunu, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (6769 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) maddesindeki koşulların bulunduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrarlayarak kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptalinin gerekip gerekmediği hususuna ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/933253900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz