Menfi tespit | İpoteğin terkini | Menfi tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/8545 E. 2023/2565 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
aile konutu↗ üst sınır (limit) ipoteği↗ ipoteğin fekki↗ ipoteğin paraya çevrilmesi↗ bilirkişi raporuna itiraz↗ muacceliyet↗ ipotek↗ üçüncü kişi↗ olumsuz oy↗ muvafakat↗ esastan ret↗ ek tasfiye↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ menfi tespit↗ yükleten (shipper)↗ teminat↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Adıyaman 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2015/1010 E., 2018/496 K.
Taraflar arasındaki menfi tespit ve ipoteğin fekki davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı bankadan kredi kullanmak istediğini ancak olumsuz yanıt aldığını, bunun üzerine davalı bankadan ihtiyacı olan kredinin dava dışı ...'e kullandırılmasını istediğini, davalı bankanın müvekkiline ait taşınmaza ipotek konulması şartıyla bu teklifi kabul ettiğini, ekspertiz incelemesinin ardından müvekkiline ait taşınmaza davalı banka lehine ipotek konulduğunu ve ...'e 51.000,00 TL tutarında kredi kullandırıldığını, bu parayı ...'ten alan müvekkilinin bankaya olan borcunu zamanında ödeyerek kapattığını, ilerleyen süreçte, davalı bankanın müvekkilini arayarak ...'in muaccel hale gelmiş borçları bulunduğunu ödenmemesi halinde ipoteğin paraya çevrileceğini söylediğini, bu beyan üzerine araştırma yapan müvekkilinin ipoteğin tesisi sürecinde davalı banka tarafından aldatıldığını, sadece 51.000,00 TL için ipotek verdiğini zannederken ...'in borçları için banka lehine 300.000,00 TL üst sınırla ipotek verdiğini öğrendiğini, içinde bulunduğu zor durum sebebiyle bankanın yapılandırma teklifini kabul etmek zorunda kaldığını ve davalı bankaya her ay 3.246,00 TL ödeme yaptığını, müvekkilinin halen davalı bankaya borçlu olmadığı bir tutarı ödemekte olduğunu ileri sürerek müvekkilinin davalı bankaya borçlu olmadığının ve müvekkiline ait taşınmaza konulan ipoteğin hükümsüz olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının adına kayıtlı olan taşınmaza konulan ipoteğin bedelini bilmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, dava dışı kişinin müvekkili bankaya karşı doğmuş ve doğacak tüm borçlarının teminatı olmak üzere taşınmazını ipotek ettiğini, ipoteğin ancak üçüncü kişinin kredi borçlarının tamamıyla tahsil ve tasfiye edilmesi halinde fek edilebileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıya ait taşınmaz üzerine dava dışı ...'in davalı bankaya karşı doğmuş ve doğacak tüm borçlarının teminatı olmak üzere 300.000,00 TL üst sınır ipoteği tesis edildiği, buna ilişkin resmi senedin davacı tarafından imzalandığı, davaya konu iddiaların ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu taşınmazın aile konutu olduğunu, davalı banka lehine ipotek tesis edilirken müvekkilinin eşinin muvafakati alınmadığından ipoteğin hükümsüz olduğunu, müvekkilinin esasen kendisine ait olan 51.000,00 TL borcun teminatı olmak üzere taşınmazını ipotek ettiğini, bu borcunu da ödediğini, müvekkilinin dava dışı ...'in bankaya karşı olan borçlarından sorumlu tutulamayacağını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının resmi ipotek senedine karşı ileri sürdüğü iddialarını ispatlayamadığı, aile konutu iddiasının ise ilk defa istinaf dilekçesinde ileri sürüldüğü, bu nedenle dikkate alınamayacağı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen hususları tekrar etmiş, bunun yanında Bölge Adliye Mahkemesinin aile konutu iddiasının ilk defa istinaf dilekçesinde ileri sürüldüğüne ilişkin gerekçesinin gerçeği yansıtmadığını, sözü edilen iddiayı bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde de dile getirdiklerini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, menfi tespit ve ipoteğin fekki istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İpotek iptali | Kefalet iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/7794 E. 2022/4663 K.
Ortak:aile konutu · ipoteğin fekki
İncelediğiniz karardaTaraflar arasındaki «menfi tespit» ve «ipoteğin fekki» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu taşınmazın «aile konutu» olduğunu, davalı banka lehine «ipotek» tesis edilirken müvekkilinin eşinin «muvafakati» alınmadığından ipoteğin hükümsüz olduğunu, müvekkilinin esasen kendisine ait olan 51.000,00 TL borcun «teminatı» olmak üzere taşınmazını ipotek ettiğini, bu borcunu da ödediğini, müvekkilinin dava dışı ...'in bankaya karşı olan borçlarından sorumlu tutulamayacağını belirterek …
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının resmi «ipotek» senedine karşı ileri sürdüğü iddialarını ispatlayamadığı, «aile konutu» iddiasının ise ilk defa istinaf dilekçesinde ileri sürüldüğü, bu nedenle dikkate alınamayacağı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDava «aile konutu» hukuki «sebebine» dayalı olarak «ipoteğin fekki» istemine ilişkindir.
Aile Mahkemesinde görülen davada ipoteğe konu taşınmazın «aile konutu» olduğu gerekçesiyle «ipoteğin kaldırılmasına» ve aile konutu «şerhi» konulmasına dair hüküm tesis edildiği, anılı mahkeme ilamının «infaz» edildiği, davanın açıldığı tarihte davalının haksız olduğu gerekçesiyle konusu kalmayan dava hakkında karar «verilmesine yer olmadığına», davalı aleyhine «vekalet ücreti» ve «yargılama giderine» hükmedilmiş, kararın davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 25.05.2021 tarihli, 2020/3899 E.
Somut olayda davacı bizzat ipoteği tesis ettiren olup ipoteğin tesis tarihinde tapu kaydında «aile konutu» «şerhi» bulunmadığı açıktır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ipoteğin kaldırılması · hakkın kötüye kullanılması · cy/cy şerhi · yargılama giderleri · infaz · dürüstlük kuralı · yargılama gideri · dava sebebi
Benzer bu karardaAile Mahkemesinde görülen davada ipoteğe konu taşınmazın «aile konutu» olduğu gerekçesiyle «ipoteğin kaldırılmasına» ve aile konutu «şerhi» konulmasına dair hüküm tesis edildiği, anılı mahkeme ilamının «infaz» edildiği, davanın açıldığı tarihte davalının haksız olduğu gerekçesiyle konusu kalmayan dava hakkında karar «verilmesine yer olmadığına», davalı aleyhine «vekalet ücreti» ve «yargılama giderine» hükmedilmiş, kararın davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 25.05.2021 tarihli, 2020/3899 E.
Davacının ipoteği tesis ettirip sonrasında da tapu kayıtlarında «aile konutu» «şerhi» bulunmayan taşınmaz üzerindeki ipoteğin aile konutu hukuki «sebebine» dayanarak kaldırılmasını talep etmesi MK madde 2’de düzenlenen «dürüstlük kuralı» ile bağdaşmayıp «hakkın kötüye kullanılmasını» oluşturmaktadır.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamada, konusu kalmayan dava hakkında karar «verilmesine yer olmadığına», davanın açıldığı tarihte davalının haksız olduğu sabit olduğundan davalı aleyhine «yargılama giderleri» ve «vekalet ücretine» hükmedilmesine dair verilen karar, davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Dava «aile konutu» hukuki «sebebine» dayalı olarak «ipoteğin fekki» istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/3442 E. 2020/5005 K.
Ortak:ipoteğin fekki · ipotek · teminat
İncelediğiniz karardaCEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının adına kayıtlı olan taşınmaza konulan ipoteğin bedelini bilmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, dava dışı kişinin müvekkili bankaya karşı doğmuş ve doğacak tüm borçlarının «teminatı» olmak üzere taşınmazını «ipotek» ettiğini, ipoteğin ancak «üçüncü kişinin» kredi borçlarının tamamıyla tahsil ve «tasfiye» edilmesi halinde fek edilebileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu taşınmazın «aile konutu» olduğunu, davalı banka lehine «ipotek» tesis edilirken müvekkilinin eşinin «muvafakati» alınmadığından ipoteğin hükümsüz olduğunu, müvekkilinin esasen kendisine ait olan 51.000,00 TL borcun «teminatı» olmak üzere taşınmazını ipotek ettiğini, bu borcunu da ödediğini, müvekkilinin dava dışı ...'in bankaya karşı olan borçlarından sorumlu tutulamayacağını belirterek …
Taraflar arasındaki «menfi tespit» ve «ipoteğin fekki» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… ne dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davacının «ipoteğin fekkini» talep ettiği konutu, dava dışı ...’ten «ipotekli» olarak satın aldığını, kredi borcunun hesaplanarak davacı tarafından davalı bankaya yatırıldığını, bankanın ipoteği fek etmek için davacıdan bir takım haksız ödemeler talep ettiğini, davalı bankanın ipoteğin taşınmazı devreden ...’ün başkaca borçlarının da «teminatını» teşkil ettiğini beyan ettiğini, ancak ipoteğin yalnızca dava dışı ... tarafından kullanılan konut kredisinin teminatını oluşturduğunu konut kredisinin de ödenerek kapatıldığını, davalı bankanın davacıya gönderdiği «hesap kat ihtarı» ile dava dışı ...’e haksız olarak kullandırdığı kredi alacaklarını istediğini iddia ederek davacının davalı bankaya borçlu olmadığının tespitine ve dava dışı ...’t …
2- Davanın esasına gelince; dava dosyası içinde bulunan «uyuşmazlık konusu» «ipotek akit tablosunun» incelenmesinden ipoteğin, dava dışı ... isimli kişinin konut finansmanı kredileri, tüketici kredileri ve her türlü krediler nedeniyle davalı bankaya doğmuş ve doğacak borçlarını «teminat» altına aldığı anlaşılmaktadır.
Davalı vekili, davacının fekkini talep ettiği ipoteğin dava dışı ...’ün doğmuş ve doğacak borçlarının «teminatını» teşkil ettiğini, dava dışı ...’ün davalı bankaya kredi borçlarının bulunduğunu, davacının iddia ettiği ödemenin kendisi tarafından değil, dava dışı ... tarafından yapıldığını, eldeki davanın «görevli» mahkemede açılmadığını savunarak davanın usulden ve esastan reddini istemiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ipotek akit tablosu · harç ikmali · peşin harç · hesap kat ihtarı · dosyanın işlemden kaldırılması · harcın tamamlanması · eksik harç · kat ihtarı
Benzer bu karardaMahkemece anılan madde hükümleri gözetilerek, dava değerine göre yatırılmayan «peşin harcın» yatırılması için davacı tarafa «kesin süre» verilerek, verilen kesin süre içinde «harcın tamamlanması» halinde yargılamaya devam olunarak esas hakkında hüküm kurulması, aksi halde «dosyanın işlemden kaldırılarak» üç ay içinde «yenilenmemesi» halinde «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi gerekirken «eksik harç» ile yargılamaya devam olunarak yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
… ne dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davacının «ipoteğin fekkini» talep ettiği konutu, dava dışı ...’ten «ipotekli» olarak satın aldığını, kredi borcunun hesaplanarak davacı tarafından davalı bankaya yatırıldığını, bankanın ipoteği fek etmek için davacıdan bir takım haksız ödemeler talep ettiğini, davalı bankanın ipoteğin taşınmazı devreden ...’ün başkaca borçlarının da «teminatını» teşkil ettiğini beyan ettiğini, ancak ipoteğin yalnızca dava dışı ... tarafından kullanılan konut kredisinin teminatını oluşturduğunu konut kredisinin de ödenerek kapatıldığını, davalı bankanın davacıya gönderdiği «hesap kat ihtarı» ile dava dışı ...’e haksız olarak kullandırdığı kredi alacaklarını istediğini iddia ederek davacının davalı bankaya borçlu olmadığının tespitine ve dava dışı ...’t …
Ancak yargılama aşamasında dava açılırken yatırılması gereken «peşin harç ikmal» ettirilmemiştir.
1- Dava, «peşin harç» yatırılmaksızın tüketici mahkemesinde açılmış olup, daha sonra Yargıtay 19.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/8545 E. , 2023/2565 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/369 Esas, 2021/1324 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Adıyaman 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2015/1010 E., 2018/496 K.
Taraflar arasındaki menfi tespit ve ipoteğin fekki davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı bankadan kredi kullanmak istediğini ancak olumsuz yanıt aldığını, bunun üzerine davalı bankadan ihtiyacı olan kredinin dava dışı ...'e kullandırılmasını istediğini, davalı bankanın müvekkiline ait taşınmaza ipotek konulması şartıyla bu teklifi kabul ettiğini, ekspertiz incelemesinin ardından müvekkiline ait taşınmaza davalı banka lehine ipotek konulduğunu ve ...'e 51.000,00 TL tutarında kredi kullandırıldığını, bu parayı ...'ten alan müvekkilinin bankaya olan borcunu zamanında ödeyerek kapattığını, ilerleyen süreçte, davalı bankanın müvekkilini arayarak ...'in muaccel hale gelmiş borçları bulunduğunu ödenmemesi halinde ipoteğin paraya çevrileceğini söylediğini, bu beyan üzerine araştırma yapan müvekkilinin ipoteğin tesisi sürecinde davalı banka tarafından aldatıldığını, sadece 51.000,00 TL için ipotek verdiğini zannederken ...'in borçları için banka lehine 300.000,00 TL üst sınırla ipotek verdiğini öğrendiğini, içinde bulunduğu zor durum sebebiyle bankanın yapılandırma teklifini kabul etmek zorunda kaldığını ve davalı bankaya her ay 3.246,00 TL ödeme yaptığını, müvekkilinin halen davalı bankaya borçlu olmadığı bir tutarı ödemekte olduğunu ileri sürerek müvekkilinin davalı bankaya borçlu olmadığının ve müvekkiline ait taşınmaza konulan ipoteğin hükümsüz olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının adına kayıtlı olan taşınmaza konulan ipoteğin bedelini bilmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, dava dışı kişinin müvekkili bankaya karşı doğmuş ve doğacak tüm borçlarının teminatı olmak üzere taşınmazını ipotek ettiğini, ipoteğin ancak üçüncü kişinin kredi borçlarının tamamıyla tahsil ve tasfiye edilmesi halinde fek edilebileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıya ait taşınmaz üzerine dava dışı ...'in davalı bankaya karşı doğmuş ve doğacak tüm borçlarının teminatı olmak üzere 300.000,00 TL üst sınır ipoteği tesis edildiği, buna ilişkin resmi senedin davacı tarafından imzalandığı, davaya konu iddiaların ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu taşınmazın aile konutu olduğunu, davalı banka lehine ipotek tesis edilirken müvekkilinin eşinin muvafakati alınmadığından ipoteğin hükümsüz olduğunu, müvekkilinin esasen kendisine ait olan 51.000,00 TL borcun teminatı olmak üzere taşınmazını ipotek ettiğini, bu borcunu da ödediğini, müvekkilinin dava dışı ...'in bankaya karşı olan borçlarından sorumlu tutulamayacağını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının resmi ipotek senedine karşı ileri sürdüğü iddialarını ispatlayamadığı, aile konutu iddiasının ise ilk defa istinaf dilekçesinde ileri sürüldüğü, bu nedenle dikkate alınamayacağı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen hususları tekrar etmiş, bunun yanında Bölge Adliye Mahkemesinin aile konutu iddiasının ilk defa istinaf dilekçesinde ileri sürüldüğüne ilişkin gerekçesinin gerçeği yansıtmadığını, sözü edilen iddiayı bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde de dile getirdiklerini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, menfi tespit ve ipoteğin fekki istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/933210600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz