YİDK kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/8733 E. 2023/3064 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
istinaf incelemesi↗ esastan ret↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/211 E., 2019/357 K.
BİRLEŞEN DAVA :Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2018/294 E.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; asıl ve birleşen davalarda müvekkilinin 2017/08956 sayılı ve “QUİCKPAX” ibareli markasının 43. sınıftaki hizmetlerde adına tescili için yaptığı başvurunun, davalı şirketin 2003/08087, 2006/48335, 2014/109364 sayılı “QUİCK Q ŞEKİL”, “QUİCK”, “Q QUİCK” ibareli markalara dayalı itirazı sonucunda, YİDK’nin 2018-M-2684 sayılı kararı ile nihai olarak reddedildiğini, davalı şirketin faaliyet alanının restoran/hazır yiyecekler iken, müvekkilinin turizm/konaklama alanında faaliyet gösterdiğini, dolayısıyla davalının tüketicilerin markayı karıştırılma ihtimaline ilişkin itirazlarının kabulünün kesinlikle mümkün olmadığını, müvekkilinin markası ile itiraz eden firmanın tescilli markaları arasında iltibasın bulunmadığını ileri sürerek, YİDK kararının iptalini ve markasının müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; tescil başvurusunda bulunulan marka ile müvekkilinin markalarının iltibas oluşturacak ölçüde benzer bulunduğunu, müvekkilinin markasının tanınmış olduğunu, davacı tarafın başvurusunu kötü niyetle yaptığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu 2017/08956 sayılı ve “QUİCKPAX” ibareli marka ile redde mesnet gösterilen “QUİCK Q ŞEKİL”, “QUİCK”, “Q QUİCK” ibareli markalar arasında, marka işaretleri bakımından benzerlik bulunduğu, markaların kapsamındaki hizmetlerin de aynı/aynı tür/benzer/ilişkili olduğu, markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme tarafından faaliyet araştırması yapılmadan hüküm kurulduğunu, oysaki davalı şirket ile müvekkil şirketin faaliyet alanlarının birbirinden tamamen farklı bulunduğunu, "QUICK" esas unsurlu markaların, davalı şirket markası ile karıştırılma ihtimali olsa idi, Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde müvekkil şirketin başvurusunun reddedildiği 43 üncü sınıfta "QUICK" ibaresini içeren pek çok markanın farklı firmalar adına tescilinin yapılmamış olacağını, markanın bütün olarak bıraktığı izlenim bağlamında, davalının markaları ile müvekkili şirket markası arasında herhangi bir benzerliğin bulunmadığını, taraf markalarının kapsadıkları mal ve hizmetlerin birbirinden tamamen farklı olması nedenleriyle iltibasın oluşturmayacağının da açık olduğunu ileri sürerek yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve başvuru kapsamından çıkarılan 41 inci sınıf hizmetlerin, redde mesnet davalı markasında da aynen yer aldığı, tarafların markalarının asıl unsurunun da "quick" ibaresinden oluştuğu, dolayısıyla mahkemece tarafların markaları arasında karıştırılma ihtimalinin bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizliğin bulunmadığı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 15.06.2007 tarih, 2007/6305 E. ve 2007/9157 K. sayılı kararında 01.12.2008 tarih, 2007/10781 E. ve 2008/13696 K. sayılı kararında, 30.09.2019 tarih, 2018/4328 E. ve 2019/5982 K. sayılı ilamlarının da bu yönde olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3878 E. 2024/180 K.
Ortak:iltibas · YİDK kararının iptali
İncelediğiniz kararda… kayı karıştırılma ihtimaline ilişkin itirazlarının kabulünün kesinlikle mümkün olmadığını, müvekkilinin markası ile itiraz eden firmanın tescilli markaları arasında «iltibasın» bulunmadığını ileri sürerek, YİDK kararının iptalini ve markasının müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Diğer davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; tescil başvurusunda bulunulan marka ile müvekkilinin markalarının «iltibas» oluşturacak ölçüde benzer bulunduğunu, müvekkilinin markasının tanınmış olduğunu, davacı tarafın başvurusunu kötü niyetle yaptığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
… li şirket markası arasında herhangi bir benzerliğin bulunmadığını, taraf markalarının kapsadıkları mal ve hizmetlerin birbirinden tamamen farklı olması nedenleriyle «iltibasın» oluşturmayacağının da açık olduğunu ileri sürerek yerel mahkemenin kararının «istinaf incelemesi» yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Benzer bu kararda… CKFIT" ibareli marka başvurusu ile davacının "FİT" ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, taraf marka işaretleri benzemediğinden 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 say …
… , davalının başvuru markasındaki esaslı unsurlardan birinin de “FİT” ibaresi olduğu, bu ibarenin başına eklenen "QUICK" ibaresinin başvuru markasına yeterli düzeyde «ayırt edicilik» katmadığı, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca davalı başvurusuna konu markasının davacı markaları ile «iltibas» tehlikesine yol açacak derecede benzer olduğu, davalının başvurusunun 5, 29, ve 30 uncu sınıfı kapsadığı, davacının itirazına mesnet markalarının kapsamında da baş …
2.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; YİDK kararının hukuka uygunluğunun 556 sayılı KHK kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, 556 sayılı KHK'nın 8 ... maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında benzerlik ve «iltibas» ihtimali bulunmadığını, markaların bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini, "fit" ibaresinin ... başına «ayırt ediciliğinin» düşük olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ziya · kaldırma ve yeniden hüküm · bilirkişi incelemesi · ortalama tüketici · kötüniyet · ayırt edicilik
Benzer bu kararda… razın dava konusu YİDK kararı ile reddedildiğini, müvekkilinin markası ile dava konusu markanın aynı olduğunu ve karıştırılma ihtimali bulunduğunu, Quick ibaresinin «ayırt ediciliği» olmadığını, Yargıtay’ın emsal kararları bulunduğunu, dava konusu marka ile davacı markalarının aynı veya benzer mal ve hizmetlerde kullanılacağını, dava konusu markanın müvekkilinin seri markalarından olduğunun sanılacağını, davalının «kötüniyetli» olduğunu ileri sürerek 2017-M-6358 YİDK kararının iptaline ve 2016/44682 başvuru sayılı "QUICKFIT" ibareli markanın hükümsüzlüğüne talep etmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü «kaldırılarak yeniden» esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
… CKFIT" ibareli marka başvurusu ile davacının "FİT" ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, taraf marka işaretleri benzemediğinden 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 say …
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; fit markasının zayıf ve tanımlayıcı olmadığını, yoğun kullanım sonucunda «ayırt ediciliğinin» sağlandığını, bu yönde birçok karar bulunduğunu, müvekkilinin markasının tescilli olması nedeniyle kanunun kendisine tanıdığı yasal korumadan yararlanması gerektiğ …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/8733 E. , 2023/3064 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/38 Esas, 2021/1157 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2018/211 E., 2019/357 K.
BİRLEŞEN DAVA
Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2018/294 E.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; asıl ve birleşen davalarda müvekkilinin 2017/08956 sayılı ve “QUİCKPAX” ibareli markasının 43. sınıftaki hizmetlerde adına tescili için yaptığı başvurunun, davalı şirketin 2003/08087, 2006/48335, 2014/109364 sayılı “QUİCK Q ŞEKİL”, “QUİCK”, “Q QUİCK” ibareli markalara dayalı itirazı sonucunda, YİDK’nin 2018-M-2684 sayılı kararı ile nihai olarak reddedildiğini, davalı şirketin faaliyet alanının restoran/hazır yiyecekler iken, müvekkilinin turizm/konaklama alanında faaliyet gösterdiğini, dolayısıyla davalının tüketicilerin markayı karıştırılma ihtimaline ilişkin itirazlarının kabulünün kesinlikle mümkün olmadığını, müvekkilinin markası ile itiraz eden firmanın tescilli markaları arasında iltibasın bulunmadığını ileri sürerek, YİDK kararının iptalini ve markasının müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; tescil başvurusunda bulunulan marka ile müvekkilinin markalarının iltibas oluşturacak ölçüde benzer bulunduğunu, müvekkilinin markasının tanınmış olduğunu, davacı tarafın başvurusunu kötü niyetle yaptığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu 2017/08956 sayılı ve “QUİCKPAX” ibareli marka ile redde mesnet gösterilen “QUİCK Q ŞEKİL”, “QUİCK”, “Q QUİCK” ibareli markalar arasında, marka işaretleri bakımından benzerlik bulunduğu, markaların kapsamındaki hizmetlerin de aynı/aynı tür/benzer/ilişkili olduğu, markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme tarafından faaliyet araştırması yapılmadan hüküm kurulduğunu, oysaki davalı şirket ile müvekkil şirketin faaliyet alanlarının birbirinden tamamen farklı bulunduğunu, "QUICK" esas unsurlu markaların, davalı şirket markası ile karıştırılma ihtimali olsa idi, Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde müvekkil şirketin başvurusunun reddedildiği 43 üncü sınıfta "QUICK" ibaresini içeren pek çok markanın farklı firmalar adına tescilinin yapılmamış olacağını, markanın bütün olarak bıraktığı izlenim bağlamında, davalının markaları ile müvekkili şirket markası arasında herhangi bir benzerliğin bulunmadığını, taraf markalarının kapsadıkları mal ve hizmetlerin birbirinden tamamen farklı olması nedenleriyle iltibasın oluşturmayacağının da açık olduğunu ileri sürerek yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve başvuru kapsamından çıkarılan 41 inci sınıf hizmetlerin, redde mesnet davalı markasında da aynen yer aldığı, tarafların markalarının asıl unsurunun da "quick" ibaresinden oluştuğu, dolayısıyla mahkemece tarafların markaları arasında karıştırılma ihtimalinin bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizliğin bulunmadığı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 15.06.2007 tarih, 2007/6305 E. ve 2007/9157 K. sayılı kararında 01.12.2008 tarih, 2007/10781 E. ve 2008/13696 K. sayılı kararında, 30.09.2019 tarih, 2018/4328 E.
ve 2019/5982 K. sayılı ilamlarının da bu yönde olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/933165300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz