6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Çıplak pay devri, kabulle davanın kabulü ve asli müdahale koşulları

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/502 E. 2023/3245 K. · · İlk derece: İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Düzelterek onandıKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Gerekçe özeti

Çıplak payın devri adi yazılı sözleşmeyle alacağın temliki hükmünde geçerli olup ortaklığa karşı ileri sürülebilmesi pay defterine kaydı gerektirir; tarafların serbestçe tasarruf edebildiği davada kabul, kesin hüküm gibi sonuç doğurur. Asli müdahale, dava konusu hak üzerinde bağımsız hak iddiasını gerektirir; talebi ayrı bir davanın konusu olan ve dava konusu hak üzerinde hak iddia etmeyen kişinin asli müdahale koşulları yoktur, davacıyla aynı safta yer alması nedeniyle reddi hâlinde karşı tarafa vekâlet ücreti hükmedilmez. Asli müdahale talebi reddedilince yatırılan müdahale harcının iadesine karar verilmelidir.

Ele alınan sorunlar

Çıplak payın devri ve tarafın kabulü nedeniyle davanın kabulü → kabul

Gerekçe: Çıplak payın devri, adi yazılı şekilde yapılan sözleşme ile alacağın temliki hükmünde gerçekleşir; devrin anonim ortaklığa karşı ileri sürülebilmesi için pay defterine kaydı gerekir. Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri davada davanın kabulü mümkün olup kabul, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur; bu nedenle davalının kabulü üzerine davanın kabulünde isabetsizlik yoktur. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)

Asli müdahale talebinin koşullarının bulunup bulunmadığı → ret

İddia: Asli müdahale talep eden, davalı ile arasındaki mal rejimi tasfiyesinin bu davada verilecek karardan etkileneceğini, davalının malvarlığının ve kendi tasfiye payının azalacağını, muvazaalı kabule dayalı hüküm kurulamayacağını ileri sürerek asli müdahale talep etmiştir.

Gerekçe: Asli müdahale, müdahilin dava konusu hak üzerinde bağımsız bir hak iddia etmesini gerektirir. Müdahale talep eden, dava konusu hisseler üzerinde ayrı bir hak talep etmemekte, talebi bağımsız bir başka davanın (mal rejimi tasfiyesi) konusunu oluşturmaktadır; mal rejiminin sona ermesi en erken boşanma davası tarihi olup bu davadaki hükümle hak kaybı da doğmayacaktır. Bu nedenle asli müdahale koşulları bulunmadığından talep reddedilir. Ayrıca müdahale talep eden, dava konusu üzerinde hak iddia edebilecek olup davacıyla aynı safta yer aldığından ve hasım durumunda olmadığından, talebin reddi hâlinde davacı yararına vekâlet ücretine hükmedilemez. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)

Asli müdahale talebinin reddi hâlinde yatırılan müdahale harcının iadesi → kabul

Gerekçe: Bölge Adliye Mahkemesince asli müdahale koşullarının bulunmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilip hüküm yeniden kurulduğu hâlde, asli müdahale için yatırılan harçların yatırana iadesine karar verilmemesi bozmayı gerektirir; ancak bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama gerektirmediğinden HMK 370/2 uyarınca hüküm düzeltilerek harç iadesine ilişkin ibare eklenmelidir.

Gerekçe kaynağı: düzeltme

Emsal değeri

Asli müdahalenin dava konusu hak üzerinde bağımsız hak iddiası gerektirdiği, çıplak payın adi yazılı devrinin geçerliliği ve müdahale talebi reddedildiğinde harcın iadesi yönünden emsal niteliktedir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
asli müdahale çıplak pay devri alacağın temliki pay defterine kayıt davayı kabul düzelterek onama

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2022/502 E.  ,  2023/3245 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

SAYISI 2019/1213 Esas, 2021/1691 Karar

HÜKÜM

Asli müdahale talebinin reddi, davanın Merit Gemicilik ve Tic. A.Ş. yönünden taraf sıfatı yokluğundan usulden reddi, davalı Selim Erdem yönünden davanın kabul

İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2016/1389 E., 2019/126 K.

Taraflar arasındaki tespit ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın Merit Gemicilik ve Tic. A.Ş. yönünden taraf sıfatı yokluğundan usulden reddine, davalı Selim Erdem yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili ve asil müdahil vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle asli müdahale talebinin reddine, davanın Merit Gemicilik ve Tic. A.Ş. yönünden taraf sıfatı yokluğundan usulden reddine, davalı Selim Erdem yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak asli müdahale talep eden vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 23.05.2023 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp, hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ve asli müdahil vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin %15, davalı ...’in ise %55 oranında davalı şirkette ortaklıklarının bulunduğunu, ancak davalı ...’in hissesinin içinden %10 oranındaki hissenin de gerçekte müvekkiline ait olduğunu, nitekim şirketin dağıttığı kârın %55 davalı ...’e veriliyorsa da sonradan %10’luk kısmın gerek elden gerek banka yoluyla müvekkiline verildiğini ileri sürerek davalı şirkette davalı ...’e ait olan %55 oranındaki hisselerin %10’luk kısmının müvekkiline aidiyetinin tespiti ile müvekkili adına cebren tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı ... cevap dilekçesinde; davayı kabul ettiğini, dava dilekçesinde iddia edildiği gibi uhdesinden hisselerin davacıya ait olduğunu, kardeşlerine ait hisselerin gelirlerini banka ve elden ödediğini belirtmiştir.

2.Davalı Merit Gemicilik ve Tic. A.Ş., cevap dilekçesi vermemiştir.

3.Müdahale talep eden ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin açtığı boşanma ve mal rejimi tasfiyesi davasında davalı ...’in davalı şirketteki hisseleri üzerine tedbir kararı konulduğunu, muvazaalı işbu davanın boşanma ve mal rejiminin tasfiyesine konu hisselerin mahkeme kararı ile tescilini sağlayarak davalı ...’in malvarlığını azaltmayı amaçladığını, yine eşinin diğer kardeşi...’in de benzer iddialar ve aynı amaçla dava açtığını, sermaye artırımlarının davalı ...’in ya da müvekkilinin hesabından şirkete ödendiğini, davacının bu ödemelere katılmadığını, hazirun cetvellerinde ve pay defterinde davacı hissesinin %15 göründüğünü, şirketin nama yazılı hisse bastırdığını, hisse devirlerinin yazılı yapılması gerektiğini, davacının hukuki yararının bulunmadığını belirterek müvekkilinin asli müdahil olarak kabulünü, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile müdahale talep edenin hisse üzerinde mal rejimi davasından kaynaklanan alacak iddiası olduğu anlaşıldığından müdahale harcı tamamlattırılmak suretiyle davaya asli müdahil olarak kabulüne karar verildiği, davacı ile davalılardan ...'in diğer davalı Merit Gemicilik ve Tic. A.Ş.’nin ortakları olduğu, davalı ...'in yönetim kurulu başkanlığı yaptığı, sicil kayıtlarına göre davacının şirkette %15, davalı ...'in ise %55 oranında şirkette pay sahibi oldukları, davalı ...'in davacının iddialarının doğru olduğunu beyan edip davayı kabul ettiği, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 308 inci maddesine göre tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri davalarda davanın kabulünün mümkün olduğu, 6100 sayılı Kanun’un 311 inci maddesine göre davanın kabulünün kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğuracağı gerekçesiyle davanın davalı Merit Gemicilik ve Tic.

A.Ş. yönünden taraf sıfatı yokluğundan usulden reddine, davanın, davalı ... yönünden kabul nedeniyle kabulüne, davalı ... adına Merit Gemicilik ve Tic. A.Ş.’de kayıtlı %55 oranındaki hissenin %10’luk kısmının davacı ... adına devir ve temlikine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve asil müdahil vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; asli müdahale talebinin düştüğünü, asli müdahale talebinde korunmaya değer hukuki yarar bulunmadığını, ileride doğma ihtimali olan bir hak ve alacak için asli müdahale talep edilemeyeceğini, müvekkilinin lehine vekâlet ücreti taktiri gerektiğini belirtmiştir.

2. Asli müdahil vekili istinaf dilekçesinde özetle; tanık dinletme taleplerinin reddi kararının usul ve yasaya aykırılık taşıdığını, taraf oldukları halde müvekkili adına herhangi bir hüküm tesis edilmediğini, davacının hukuki yararının olmadığını, taleplerinin dürüstlük kuralına aykırılık taşıdığını, muvazaalı kabul beyanına dayalı hüküm tesis edilemeyeceğini, muvazaa taleplerinin kamu düzenini ilgilendirdiğini, bekletici mesele isteminin reddinin yerinde olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile çıplak payın devrinin adi yazılı şekilde yapılan sözleşme ile alacağın temliki hükmünde yapılacağı, devrin anonim ortaklığa karşı ileri sürülebilmesi için pay defterine kaydı gerektiği, kabul nedeniyle davanın kabulüne ilişkin hükümde isabetsizlik görülmediği, asli müdahale talep edenin davalı ... ile aralarındaki mal rejimi tasfiyesinin yargılama sonucu verilecek karardan etkileneceğini, davalı ...'in mal varlığının ve sonucunda kendi alacağı tasfiye payının da azalacağını ileri sürerek eldeki davada asli müdahale talep ettiği, talebini mal rejimi davasında veya bağımsız bir dava ile görülmesi gereken davada ileri sürmesi gerektiği, asli müdahale talep edenin davacının dava konusu hak (hisse) üzerinde bir hak iddia etmediği, asli müdahale talep edenin taleplerinin bağımsız bir başka davanın konusunu oluşturduğu, eşler arasında mal rejiminin sona ermesi en erken boşanma davası tarihi olan 20.12.2016 olduğu gözetildiğinde, asli müdahale talep eden açısından mal rejimi tasfiyesi açısından bu davada verilen hüküm ile hak kaybının yaşanmasından da söz edilemeyeceği, asli müdahale talep edenin dava konusu hisseler üzerinde ayrı bir hak talebinin sözkonusu olmadığı, yargı uygulamasında feri müdahaleden farklı olarak asıl davadan bağımsız bir dava olarak kabul edilen asli müdahalin davası hakkında olumlu olumsuz bir karar verilmemesinin doğru görülmediği, talebin asli müdahale koşulları bulunmadığından reddi gerekmekte birlikte, davacı yanında dava konusu üzerinde hak iddia etmesi mümkün görülen asli müdahale talep eden ile asıl davanın davacısı aynı safta yer aldığı, hasım durumunda olmadıkları talebin reddi halinde davacı yararına vekâlet ücreti ödenmesine de karar verilemeyeceği, davacı vekilinin vekâlet ücretine yönelik istinaf nedeninin yerinde olmadığı gerekçesiyle davacı ve asli müdahale talep eden vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, asli müdahale talep eden ...'in asli müdahale talebinin reddine, davanın Merit Gemicilik ve Tic.

A.Ş. yönünden taraf sıfatı yokluğundan usulden reddine, davanın, davalı ... yönünden kabul nedeniyle kabulüne, davalı ... adına Merit Gemicilik ve Tic. A.Ş.’de kayıtlı %55 oranındaki hissenin %10’luk kısmının davacı ... adına devir ve temlikine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asli müdahale talep eden vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Asli müdahale talep eden vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin boşanma davasının kabul, davalı ...’in boşanma davasının reddedildiğini, davacı adına davayı açan vekilin başka davalarda davalı ...'in avukatlığını yaptığını, bu hususların muvazaayı gösterdiğini, şirket hisselerinin nama yazıldığını, yatırdıkları harçla ilgili hüküm tesis edilmediğini, duruşmalı istinaf istemlerine rağmen duruşma açılmadığını, tanık dinletme taleplerinin usul ve kanuna aykırı reddedildiğini, davacının inançlı işleme dayalı iddialarını yazılı sözleşme ile ispatlaması gerektiğini, davacının hazirun cetvellerindeki hisse oranına itiraz etmediğini, davacının dürüstlük kuralına aykırı talepte bulunduğunu, muvazaalı kabul beyanına dayalı hüküm tesis edilemeyeceğini, kamu düzeninden olan muvazaa taleplerinin resen dikkate alınması gerektiğini, işbu davanın boşanma ve mal rejimi tasfiyesine konu olup üçüncü kişilere devredilmemesi yönünde tedbir kararı bulunan ...’e ait hisselerin mahkeme kararı ile tescilinin sağlanarak davalının mal varlığını azaltmayı amaçladığını, bekletici mesele taleplerinin reddedilmesinin usul ve yasaya aykırılık taşıdığını savunarak kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, anonim şirket hisselerinin aidiyetinin tespiti ile tescil istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası, 370 ve 371 inci maddeleri, 308 inci maddesi, 311 inci maddesi, 65 inci maddesi.

3. Değerlendirme

1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gerek hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre asli müdahale talep eden vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Bölge Adliye Mahkemesince asli müdahale koşullarının bulunmadığı gerekçesiyle asli müdahale talebinin reddine karar verilip İlk Derece Mahkemesi kararın kaldırılıp yeniden hüküm kurulduğu halde asli müdahale talebi için yatırılan harçların yatırana iadesine karar verilmemesi bozmayı gerektirir.

Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1. Asli müdahale talep eden vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,

2. Asli müdahale talep eden vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının “İlk Derece Mahkemesine ilişkin olarak;” bölümüne “Asli müdahil tarafından yatırılan 138.902,78 TL harçtan bakiye 138.858,38 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde asli müdahile iadesine,” ibaresinin eklenmesi suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekâlet ücretinin, davalılardan alınarak asli müdahile verilmesine,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

24.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/933145200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

İncelenen istinaf kararı — İst. BAM 12. HD

Bu Yargıtay 11. HD kararı, aşağıdaki İstinaf Dairesi kararının temyiz incelemesidir. Temyiz sonucu: Düzelterek onandı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2019/1213 E. 2021/1691 K.

Asli müdahale koşulları yoksa talep reddedilir, hüküm buna göre düzeltilir

Gerekçe özeti

Bir davada, dava konusu hak veya şey üzerinde doğrudan bir hak iddia etmeyip talebini ayrı ve bağımsız bir davanın (örneğin mal rejimi tasfiyesi) konusu olarak ileri süren üçüncü kişinin asli müdahale talebi, HMK m. 65'te düzenlenen koşulları taşımadığından reddedilmelidir; ilk derece mahkemesinin bu talep hakkında olumlu veya olumsuz karar vermeksizin hüküm kurması, istinafta kaldırma sebebidir. Asli müdahale talebi reddedildiğinde, asıl davanın davacısıyla aynı safta bulunan ve hasım durumunda olmayan müdahil aleyhine, davacı yararına vekalet ücretine hükmedilemez.

Emsal değeri

Dava konusu hak üzerinde doğrudan hak iddia etmeyip talebini bağımsız bir başka davanın (mal rejimi tasfiyesi) konusu haline getiren üçüncü kişinin asli müdahale talebinin HMK m. 65 koşullarını taşımadığına ve bu talebin reddi halinde davacı yararına vekalet ücretine hükmedilemeyeceğine ilişkin tespitler yönünden emsal değer taşımaktadır.

Kavramlar: asli müdahale çıplak pay devri alacağın temliki mal rejimi tasfiyesi taraf sıfatı vekalet ücreti

İstinaf (12. HD) kararının tam metni

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2019/1213

KARAR NO 2021/1691

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 13/02/2019

NUMARASI 2016/1389 Esas-2019/126 Karar

DAVA

Ticari Şirket (Ortaklık Pay Tespiti- Tescili)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 18/11/2021

Asıl davanın kabulüne ilişkin kararın davacı vekili ve asli müdahil vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; müvekkili ile davalı ...'in öz kardeş olduklarını, davalı ... ünvanlı şirkette ortak olduklarını, şirkette müvekkilinin %15, davalının ise %55 oranında ortaklıkları bulunduğunu, şirketin güncel sermayesinin 1.088 -TL itibari değerde 3.000 paya bölünmüş olup toplam 3.264.000-TL kıymetinde olduğunu, şirketin büyük ortağı olan davalıya ait olarak görülen ortaklık payının içinde olmak üzere müvekkiline ait ek %10 oranındaki ortaklık payını da uhdesinde muhafaza ettiğini, müvekkilinin bu zamana kadar olan muhtelif taleplerine rağmen kendisine iade etmediğini, tarafların ortağı olduğu şirketin kar dağıtım hesaplarının incelendiğinde kar dağıtımının önce %55 oranında hissedar olan davalı ...'e yapıldığını, daha sonra müvekkiline ait olan ek %10 oranındaki hisse karşılığı kar payı, yine davalı tarafından kısmen elden kısmen ise banka aracılığı ile nakden müvekkiline ödendiğini, müvekkiline ait banka kayıtlarının incelendiğinde bu durumun açıkça ortaya çıkacağını, ancak şirketin gidişatı dikkate alınarak davalı uhdesinde bulunan hisselerin artık kendisine iade edilmesi gerektiğini belirtmiş ise de, davalının müvekkilinin beyanlarını kabullenmesine ve müvekkiline ait ek %10 oranındaki hisseyi uhdesinde bulundurduğunu, beyan etmesine rağmen "zamanının olmadığı" şeklindeki suni gerekçesiyle müvekkilinin taleplerini red ettiğini beyan ettiğini, elektronik posta yazışmalarında görüldüğü üzere davalının bu davadaki uyuşmazlığa ilişkin açık ikrarının bulunduğunu beyan ederek, ...

A.Ş.'de davalı ...'e ait olan %55 oranındaki şirket hisselerinin %10 tutarlık kısmının müvekkiline aidiyetinin tespiti ile %10 oranındaki kısmın müvekkili adına cebren tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde ; açılan davayı kabul ettiğini beyan etmiştir. Davalı ... A.Ş. davaya cevap vermemiştir. 6100 Sayılı HMK m. 128 gereğince iddia olunan vakıaları kanunen reddetmiş sayılmıştır.

ASLİ MÜDAHALE TALEBİ

Asli Müdahil davalı ...' in boşanma aşamasında bulunan eşi ... vekili müdahale dilekçesi ile; müvekkilinin dava konusu ... A.Ş.'nin %15 hissesine sahip ortağı ve yönetim kurulu üyesi olduğunu, diğer tüm yönetim kurulu üyeleri gibi 1. derecede imza yetkisi bulunduğunu, ayrıca müvekkilinin davalı ... ile 1982 yılından beri evli olduğunu, davalı ...' in 09.11.2016 tarihinde şiddetli geçimsizlik nedeni ile İstanbul Anadolu 15. Aile Mahkemesinde 2016/1036 Esas sayılı dosya ile zina nedeniyle boşanma davasını açtığını, kendisinin de 10.01.2017 tarihinde İstanbul Anadolu 1. Aile Mahkemesinde 2017/19 esas sayılı dosya ile aralarında "Zina nedeni ile boşanma ve mal rejimi tasfiyesi" davası açtığını, dosyanın halen derdest olduğunu,boşanma davasında davalıya ait ...

A.Ş.'nin %55 hissesi üzerine 3.kişilere devrinin engellenmesi için ihtiyati tedbir konulduğunu, açılan davanın asıl amacının boşanma ve mal rejimi tasfiyesine konu olan ve üzerine 3. kişilere devir edilmemesi için tedbir kararı olan hisselerin, mahkeme kararı ile tescilini sağlayarak, davalının mal varlığını azaltmaya yönelik olduğunu, emsal olarak gösterilen İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesinde açtığı dava ile, davalının talep edilen %10 hissesinin, toplamda her iki davada %20 hissesinin herhangi bir şekilde devrine ve tesciline karar verilmesi durumunda aile mahkemelerinde yargılamaya konu olan davalı ...'in malvarlığında azalma olacağını, dava konusu hisselerin hukuka aykırı olarak tescilinin engellenmesi için müvekkili ...'in bu davaya müdahil olmasında hukuki yarar bulunduğunu beyan ederek müvekkili ...'in davaya asli müdahil olarak kabulüne,muvazalı olarak açılan davanın açılmasında hukuki yarar bulunmadığından davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI

Şirketin ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılarak devri istenen hissenin ve şirket öz varlığının tespiti açısından şirketin tesisi, makineleri, demirbaşları, taşıtları, gayrimenkulleri üzerinde teknik bilirkişi tarafından inceleme yaptırılmak suretiyle rayiç bedel raporu alınmış, bu rapora göre şirket öz varlığı tespit edilmiş, tespit edilen öz varlık üzerinden devri talep edilen %10 oranındaki pay karşılığı değerin 8.135.511-TL değerlendirilerek davacı ve asli müdahilden bu miktar üzerinden harç alınmış, davalı ...'in davacının iddialarının doğru olduğunu beyan ederek davayı kabul ettiğini beyan etmesi karşısında; davanın davalı ... yönünden davanın kabulü nedeniyle kabulüne, diğer davalı şirketin bu davada taraf sıfatı bulunmadığından davanın usulden reddine dair hüküm verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

1- Davacı vekili; asli müdahilin mazeret bildirmediği halde duruşmaya katılmadığını, harçlı olarak yenilenmesi için süre verilmesi aksi halde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiğini, asli müdahale talebinin düştüğünü, gerekçeli kararda asli müdahaleye ilişkin herhangi bir karar verilmediğini, asli müdahale talebinde korunmaya değer hukuki yarar bulunmadığını, asli müdahilin kendisine dair bir hak iddiasında bulunmadığını, müdahale talebine dayanak teşkil ettiği muvazaa iddiasının ispat edilemediğini, asli müdahil davaya müdahale dilekçesinin 3. sayfasının en son paragrafında iddiaları vasıflı yolla ikrar ederek davalı şirketin hisselerinin dört ortak arasında eşit olarak bölüşüldüğünü kabul ettiğini, asli müdahilin yatırdığı harcın iadesine karar verildiğini, anılan hükümden asli müdahale talebinin reddine karar verildiği kanaatiyle müvekkili lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, taleplerinin kabulü ile asli müdahale talebinin reddine ve kararın düzeltilerek onanmasına karar verilmesini talep etmiştir.

2- Asli müdahil vekili; tanıklarının dinlenilmesi gerektiğini, haklarında karar verilmesi gerektiğini, davacının davasında hukuki yararın bulunmadığını, TMK m. 2 ye aykırılık bulunduğunu, muvazaalı devir yapılarak davalı ...' in mal varlığında azaltma amacı ile kendisinin mal tasfiyesinde zarara uğratılmak istenildiğini, davacı ile davalıların vekillerinin aynı kişiler olup bunun da muvazaaya karine olduğunu, ileri sürerek kararın kaldırılması ile davanın reddine kendi lehine hüküm verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava; davacı ...' in, davalı- kardeşi ...'in diğer davalı olan ... AŞ nezdinde bulunan senede bağlanmamış % 55 oranındaki çıplak paylarının % 10'luk kısmının kendisine ait olduğu iddiası ile; mezkur % 10 oranındaki davalı ... çıplak paylarının kendisine ait olduğunun tespiti, devri, pay defterine kaydı ve ticaret siciline tescili talebine ilişkindir. İlk derece Mahkemesi tarafından;

24. 01.2017 tarihinde asli müdahale talebinde bulunan ...' in hisse devri talep edilen hisseler üzerinde mal rejimi davasından kaynaklanan alacak iddiası olduğu değerlendirilerek, müdahale harcı tamamlattırılmak suretiyle 22.03.2017 tarihinde davaya asli müdahil olarak kabulüne dair ara karar tesis edilmiştir. İlk derece Mahkemesinin kararı; davacı tarafından asli müdahale yönünden hüküm verilmemesi ve lehlerine vekalet ücretine hükmedilmemesi açısından, asli müdahil tarafından kararın kendileri yönünden hüküm verilmemesi ve davanın kabulü yönünden istinaf edilmiştir. Çıplak payın devri adi yazılı şekilde yapılan sözleşme ile alacağın temliki hükmünde olacak şekilde yapılır. Devrin anonim ortaklığa karşı ileri sürelebilmesi için pay defterine kaydı gereklidir.

Eldeki davada davacı devrin mahkeme hükmü ile tesisini talep etmiştir. Davalı ...

26. 01.2017 havale tarihli dilekçesi ile davayı kabul etmiş ,vaki kabul nedeniyle davanın kabulüne ilişkin hükümde isabetsizlik bulunmamaktadır. Asli müdahale talep eden ... ile davalı ...' in 14.08.1982 tarihinde evlendikleri, ...' in ...'e 20.12.2016 tarihinde İstanbul Anadolu 15. Aile Mahkemesinde 2016/1036 esas sayılı dava ile boşanma davası açtığı (08.07.2020 tarihinde 2020/ 373 Karar numarası ile karar verildiği ve dosyanın istinaf aşamasında olduğu), ...'in de ...' e 10.01.2017 tarihinde İstanbul Anadolu 1. Aile Mahkemesi' nde 2017/19 esas sayılı dosyada boşanma davası açıldığı (2017/85 Karar numarası ile 17.02.2017 tarihinde İstanbul Anadolu 15. Aile Mahkemesi' nin 2016/1036 Esas sayılı dosyasına birleştirme kararı verildiği), 21.12.2016 tarihinde ...

tarafından açılan İstanbul Anadolu 7. Aile Mahkemesi' nin 2016/ 1034 Esas sayılı dava dosyasında mal rejimi ve tasfiyeye dair davanın derdest olduğu görülmektedir. 4721 sayılı TMK m. 202 gereğince eşler arasında edinilmiş mallara katılma rejiminin uygulanması asıldır, eşler, mal rejimi sözleşmesiyle kanunda belirlenen diğer rejimlerden birini kabul edebilirler; aynı kanun m. 225 gereğince mal rejimi, eşlerden birinin ölümü veya başka bir mal rejiminin kabulüyle sona erer, mahkemece evliliğin iptal veya boşanma sebebiyle sona erdirilmesine veya mal ayrılığına geçilmesine karar verilmesi hâllerinde, mal rejimi dava tarihinden geçerli olmak üzere sona erer, hükümleri mevcuttur. 4722 sayılı TMK' nın Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun m.

10 gereğince Türk Medenî Kanununun yürürlüğe girdiği tarihten önce evlenmiş olan eşler arasında bu tarihe kadar tâbi oldukları mal rejimi devam eder, eşler kanunun yürürlüğe girdiği tarihten başlayarak bir yıl içinde başka bir mal rejimi seçmedikleri takdirde, bu tarihten geçerli olmak üzere yasal mal rejimini seçmiş sayılırlar, Türk Medenî Kanununun yürürlüğe girmesinden önce açılmış olan boşanma veya iptal davaları sonuçlanıncaya kadar eşler arasında tâbi oldukları mal rejimi devam eder, dava boşanma veya iptal kararıyla sonuçlanırsa, bu mal rejiminin sona ermesine ilişkin hükümler uygulanır, davanın redle sonuçlanması hâlinde eşler, kararın kesinleşmesini izleyen bir yıl içinde başka bir mal rejimi seçmedikleri takdirde,kanunun yürürlük tarihinden (01.01.2002) geçerli olmak üzere yasal mal rejimini seçmiş sayılırlar, şu kadar ki eşler, yukarıdaki fıkralarda öngörülen bir yıllık süre içinde mal rejimi sözleşmesiyle yasal mal rejiminin evlenme tarihinden geçerli olacağını kabul edebilirler, bu hükümler uyarınca mal birliği veya mal ortaklığı rejiminin yasal mal rejimine dönüşmesi hâlinde, Türk Kanunu Medenîsinin ilgili mal rejiminin sona ermesine ilişkin hükümleri uygulanır hükmü mevcuttur.

Asli müdahale talep eden, taraflar arasında yapılacak hisse devirlerinin usulüne uygun olmayacağını, davacı ile davalı ...' in kardeş olduğunu, kendisinin davalı ... ile boşanma aşamasında olduğunu, davacının davasında hukuki yararın bulunmadığını, TMK m. 2' ye aykırılık bulunduğunu, muvazaalı devir yapılarak davalı ...' in mal varlığını azaltma amacı ile kendisinin mal tasfiyesinde zarara uğratılmak istenildiğini, davacı ile davalıların vekillerinin aynı kişiler olup bunun da muvazaaya karine teşkil ettiğini bu nedenle davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İki kişi arasında belirli bir şey veya hak üzerinde dava devam ederken 3. bir kişi dava konusu olan şey ve hak üzerinde kısmen veya tamamen bir hak sahibi olduğunu iddia ederek, davaya müdahale edebilir, hüküm verilinceye kadar bu durumu ileri sürerek, yargılamanın taraflarına karşı aynı mahkemede dava açabilir, asli müdahale davası ile asıl yargılama birlikte yürütülür ve karara bağlanır.

Asli müdahale için, derdest davanın bulunması, dava konusu hak üzerinde bir hak iddia edilmesi, üçüncü kişi olunması, ayrı bir dava açılması, ilk davanın davacısı ile davalılarının şekli mecburi dava arkadaşı olarak ''davalı'' olarak gösterilmesi, ayrı dava dilekçesi ile harç yatırılarak açılması, ayrıca Mahkemece asli müdahale talebine dair talebin kabulüne ihtiyaç duyulmaması, ilk dava ile birlikte incelenip karara bağlanması şartları aranmaktadır. İş bu dava, gerekte davacıya ait olduğu ileri bir kısım çıplak payların aidiyetinin tespiti, devri, pay defterine kaydı ve sicile tescili istemine ilişkindir. Asli müdahale talep eden ... ise davalı ... ile aralarındaki mal rejimi tasfiyesinin yargılama sonucu verilecek karardan etkileneceğini, davalı ...' in mal varlığının azalacağını,bunun sonucunda kendi alacağı tasfiye payının da azalacağını ileri sürerek eldeki davada asli müdahale talep etmiştir.Talebi mal rejimi davasında veya bağımsız bir dava ile görülmesi gereken davada ileri sürülmesi gerekmektedir.Asli müdahale talep eden,davacınındava konusu hak(hisse)üzerinde bir hak iddia etmemektedir.

Asli müdahale talep edenin talepleri bağımsız bir başka davanın konusunu oluşturmaktadır.Eşler arasında mal rejiminin sona ermesi en erken boşanma davası tarihi olan 20.12.2016 olduğu gözetildiğinde, asli müdahale talep eden açısından mal rejimi tasfiyesi açısından bu davada verilen hüküm ile hak kaybının yaşanması da sözkonusu değildir.Asli müdahale talep eden ...'in dava konusu hisseler üzerinde ayrı bir hak talebinin sözkonusu olmadığı gözetilerek 6100 sayılı HMK nun 65. maddesinde düzenlenen koşullar bulunmadığı halde ,yargı uygulamasında feri müdahaleden farklı olarak asıl davadan bağımsız bir dava olarak kabul edilen asli müdahalin davası hakkında olumlu olumsuz bir karar verilmemesi doğru olmamıştır.

Talebin asli müdahale koşulları bulunmadığından reddi gerekmekte birlikte ; davacı yanında dava konusu üzerinde hak iddia etmesi mümkün görülen asli müdahale talep eden ile asıl davanın davacısı aynı safta yer aldığı, hasım durumunda olmadıkları talebin reddi halinde davacı yararına vekalet ücreti ödenmesine de karar verilemeyeceğinden ,davacı vekilinin vekalet ücretine yönelik istinaf nedeni yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle; davacı ve asli müdahil vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile hükmün kaldırılmasına,yapılan hata/eksiklik nedeniyle yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığınden yeniden hüküm verilmesine,hükmün kesinleşen kısımlarının aynen tekrarına ,asli müdahele talebinin reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı ve asli müdahale talep eden vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/1389 Esas-2019/126 Karar sayılı ve 13/02/2019 tarihli hükmünün, HMK.'nun 353(1)b-2 maddesi gereği KALDIRILMASINA; "1-Asli müdahale talep eden ...'in asli müdahale talebinin reddine, 2-Davanın ... A.Ş. yönünden taraf sıfatı yokluğundan usulden reddine, 3-Davanın, davalı ... yönünden kabul nedeniyle kabulüne, davalı ... adına ... A.Ş.’de kayıtlı %55 oranındaki hissenin %10’luk kısmının davacı ... adına devir ve temlikine, 4-İhtiyati tedbirin karar kesinleşinceye kadar devamına" İlk derece mahkemesine ilişkin olarak; "Alınması gereken 555.736,76-TL nispi karar ve ilam harcının 1/3'ü olan 185.245,59-TL nispi karar ve ilam harcından peşin yatırılan 138.934,18-TL'nin mahsubuyla bakiye 46.311,41‬-TL daha harcın davalı ...'den alınarak Hazine' ye gelir kaydına, Davacı tarafça peşin ödenen mahsup edilen 138.934,18‬-TL harcın davalı ...'den alınarak davacıya iadesine/ verilmesine, Davacı tarafından yapılan 12.500-TL bilirkişi ücreti, 432,50-TL tebligat ve müzekkere gideri olmak üzere toplam 12.932,50-TL yargı giderinin davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine, Davacı vekili için takdir olunan 84.990,05-TL nispi vekalet ücretinin davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından yatırılan 44,40-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, Asli müdahale talep eden vekili tarafından yatırılan 44,40-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, Davacı tarafından yapılan 166,00-TL istinaf yargı giderinin davalı ...'den alınarak davacıya iadesine/ verilmesine, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1.

maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 18/11/2021

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.