Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/8906 E. 2023/2973 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hava taşıması↗ uyuşmazlık konusu↗ kâr dağıtımı↗ esastan ret↗ ayırt edicilik↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/419 E., 2019/400 K.
Taraflar arasındaki marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından 08.09.2017 tarihinde başvurusu yapılan 2017/79101 sayılı “omsan logistics 4.0” ibareli marka tescil başvurusunun, müvekkilinin 2016/88391 sayılı “ekol logistics 4.0”, 2016/88404 sayılı “lojistik dört sıfır” ve 2016/88407 sayılı “logistics four zero” markaları ile iltibas oluşturduğunu, müvekkilinin markalarının tanınmış olduğunu, buna rağmen müvekkilinin başvuruya itirazlarının TPMK Yeniden İnceleme Değerledirme Kurulu (YİDK) tarafından reddedildiğini, karşılaştırmaya konu markaların esas unsuru "LOGİSTİCS 4.0" ibaresi olduğundan, taraf markalarının tüketici nezdinde karıştırılmaya neden olacağını, davaya konu başvurunun müvekkilinin markasının tanınmışlığından haksız yararlanılması amacını taşıdığını, başvurunun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek davalı TPMK YİDK'in 22.10.2018 tarihli ve 2018-M-8957 sayılı kararı kararının iptaline ve davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde; dava konusu marka ile davacının iltibas tehlikesi bulunduğunu ileri sürdüğü markalar arasında karıştırmaya yol açabilecek derecede benzerlik bulunmadığını, kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalı vekili cevap dilekçesinde; başvuruda geçen "logistic" ibaresinin, üretim açısından hammaddenin başlangıç noktasından son nokta olan müşteriye kadar dağıtım süreçlerini kapsadığını, tarihsel açıdan "Lojistik 1.0", "Lojistik 2.0", "Lojistik 3.0" kavramlarının ardından teknolojik ilerlemenin getirdiği "Lojistik 4.0" kavramının, elektrik ve bilişim teknolojilerinin birbiriyle bağlantılı olması anlamına gelen dördüncü sanayi devriminin lojistik sektöründeki karşılığını oluşturduğunu, "lojistik 4.0" ibaresinin tek başına ayırt edici niteliğe sahip olmadığını, bu sebeple davacı şirketin bu ibarenin kullanımını tekeline almasının hukuka aykırı olduğunu, karıştırılma ihtimali değerlendirmesinin markada yer alan tüm unsurlar gözetilerek yapılması gerektiğini, müvekkilinin markasında yer alan "OMSAN" ibaresinin ayırt ediciliği yüksek bir ibare olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf markaları arasında, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrasını (ç) bendi anlamında ayniyet ve/veya ayırt edilemeyecek kadar benzerlik veya aynı maddenin birinci fıkrası anlamında iltibas tehlikesinin bulunmadığı, davacı markalarının tanınmış marka olduğuna dair herhangi bir veriye rastlanmadığı, TPMK nezdinde tanınmış marka statüsünde yer alan davacı markasının işbu davaya konu olmadığı, ayrıca itiraza mesnet markaların sektörel anlamda tanınmış olsa bile dava konusu marka ile davacı markaları arasında görsel, işitsel ve anlamsal olarak benzerlik bulunmaması nedeniyle 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin dördüncü fıkrasında aranan koşulların oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; uyuşmazlık konusu ibarenin taraf markalarında aynen yer aldığı ve hitap ettiği tüketici kitlesinin de aynı olduğu dikkate alındığında markalar arasında iltibasa tehlikesinin olduğunu, markalar arasında görsel, işitsel, kavramsal ve bütünsel olarak benzerlik olduğunu, davalı Kurumun başvurusunun kötü niyetli olduğunu, müvekkilinin markalarının tanınmışlığından yararlanmayı amaçladığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve tarafların markaları 39. sınıfta aynı hizmetleri kapsıyor ise de taraf markalarında ortak unsur olarak yer alan "lojistik 4.0" ibaresinin bilişim sistemleri ve dijital alanda meydana gelen gelişmelerle birlikte endüstriyel hayatta yaşanan 4. dönüşüm sürecinin taşıma sektöründeki yansımasını ifade etmek için kullanılan genel bir tabir olduğu, dava konusu başvurunun da 39. sınıf kara, deniz, hava taşımacılığı hizmetleri için yapıldığı, dolayısıyla anılan ibarenin tescili istenen hizmetler için tek başına ayırt edici niteliğe sahip olmadığı, dava konusu başvuruda yer alan "OMSAN" ibaresinin de davacının itirazına dayanak markalarına nazaran yeterli ayırt ediciliği sağladığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf aşamasındaki itirazlarını yineleyerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı tarafından davalı ... başvurusuna yapılan itirazın reddine dair TPMK YİDK kararının iptali ve davalı markasının hükümsüzlüğü talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi.
2.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/5042 E. 2024/1342 K.
Ortak:ayırt edicilik · iltibas
İncelediğiniz kararda… başvurusunun, müvekkilinin 2016/88391 sayılı “ekol logistics 4.0”, 2016/88404 sayılı “lojistik dört sıfır” ve 2016/88407 sayılı “logistics four zero” markaları ile «iltibas» oluşturduğunu, müvekkilinin markalarının tanınmış olduğunu, buna rağmen müvekkilinin başvuruya itirazlarının TPMK Yeniden İnceleme Değerledirme Kurulu (YİDK) taraf …
CEVAP Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde; dava konusu marka ile davacının «iltibas» tehlikesi bulunduğunu ileri sürdüğü markalar arasında karıştırmaya yol açabilecek derecede benzerlik bulunmadığını, kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalı vekili cevap dilekçesinde; başvuruda geçen "logistic" ibaresinin, üretim açısından hammaddenin başlangıç noktasından «son» nokta olan müşteriye kadar «dağıtım» süreçlerini kapsadığını, tarihsel açıdan "Lojistik 1.0", "Lojistik 2.0", "Lojistik 3.0" kavramlarının ardından teknolojik ilerlemenin getirdiği "Lojistik 4.0" kavramının, elektrik ve bilişim teknolojilerinin birbiriyle bağlantılı olması anlamına gelen dördüncü sanayi devriminin lojistik sektöründeki karşılığını oluşturduğunu, "lojistik 4.0" ibaresinin tek başına ayırt edici niteliğe sahip olmadığını, bu sebeple davacı şirketin bu ibarenin kullanımını tekeline almasının hukuka aykırı olduğunu, karıştırılma ihtimali değerlendirmesinin markada yer alan tüm unsurlar gözetilerek yapılması gerektiğini, müvekkilinin markasında yer alan "OMSAN" ibaresinin «ayırt ediciliği» yüksek bir ibare olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Benzer bu karardaDavalı TÜRKPATENT vekili istinaf dilekçesinde; markalar arasındaki ortak unsurun lojistik hizmetlerinde 4. nesil sanayi devrimi imkanlarının kullanılmasını ifade eden «ayırt ediciliği» düşük ibare olduğunu, markalar arasında «iltibas» bulunmadığını ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
… liye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08.06.2016 gün ve 2014/11-696 E., 2016/778 K. sayılı kararı uyarınca «iltibas» değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğundan, başvuru konusunun "OMSAN Lojistik 4.0" ibareli olduğu, lojistik ibaresinin, geri hizmet; kişilerin ihtiyaçlarını karşılamak üzere her türlü ürünün, hizmetin ve bilgi akışının çıkış noktasından varış noktasına kadar taşınmasının etkili ve verimli biçimde planlanması ve uygulanması anlamına geldiği, "4.0" ibaresinin ise geleneksel sanayiyi bilgisayarlaştırma yönünde teşvik etme ve yüksek teknolojiyle donatılmasını ifade eden, ... olarak bilişim teknolojileri ile endüstriyi bir araya getirmeyi hedefleyen ve terim olarak "4." sanayi devrimi anlamına gelen "endüstri 4.0" ibaresine direk olarak atıf yapacak şekilde algılandığı, dosya kapsamında belirlenen bu duruma göre yargılama konusu ürün ve hizmetlerle ilgili faaliyette bulunan firmaların aynı 4.0 teknolojisini ve bu arada bilişim teknolojilerini kullanarak 39. sınıf hizmetleri gerçekleştirmesinin mümkün olduğu, 39. sınıftaki ürün ve hizmetler için vasıf bildirici ve jenerik nitelikte olduğu, bu nedenle ticaret hayatında herkes tarafından kullanılabileceği, işaretin kullanımla «ayırt edicilik» kazandığına ilişkin bir kanıtın da bulunmadığı, dava konusu başvuruda bulunan "OMSAN" ibaresi ile de yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı, işin uzmanı yahut dikkatl …
CEVAP 1.Davalı vekili cevap dilekçesinde; lojistik 4.0 kavramının sanayi sektöründeki 4.0 kavramının karşılığı olduğunu, «ayırt ediciliği» düşük bir ibare olarak marka olarak tescil edilemeyeceğini, markalar arasında karıştırılma olasılığı bulunmadığını, davacının tanınmışlık iddialarının dayanağı olmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kaldırma ve yeniden hüküm · ortalama tüketici
Benzer bu karardaKararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun davalılar vekilinin başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü «kaldırılarak yeniden» esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… şekil+OMSAN LOJİSTİK 4.0" ibareli başvuru markasıyla davacının "ekol LOGİSTİCS 4.0, LOJİSTİK DÖRT SIFIR" ibareli tescilli markaları arasında sescil ve görsel olarak «ortalama (...) tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, taraf markaları arasında iltibas-benzerlik oluştuğundan 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/9662 E. 2018/2239 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:sigorta ettiren · üçüncü kişi · rücu · hasar
Benzer bu karardaHizmetleri A.Ş.) sigorta ilişkisinde «üçüncü kişi» olmayıp, davacı sigorta şirketinin adı geçen davalıya sigortalıya ödediği «hasar» bedelini «rücu» edemeyecek olmasına göre davacı vekili ve davalı ... vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme istemlerinin reddi gerekmiştir.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebepler ile «sigorta ettiren» davalı ...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/2601 E. 2012/9223 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:nakliyat abonman sigortası · nakliyat abonman sigorta poliçesi · davanın yenilenmesi · abonman sigorta poliçesi · işlemden kaldırma · davanın açılmamış sayılması · ara karar · açılmamış sayılma
Benzer bu karardaDava, «nakliyat abonman sigorta poliçesi» kapsamında rucuen tazminat istemine ilişkin olup, davacı vekili 20.10.2009 tarihli celsede davalılardan ''Yug Logistics ve Ulus.
O halde, bu davalı yönünden yargılama aşamasında «davanın yenilenmediği» de dikkate alınarak, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan HUMK'nun 409/5 maddesi uyarınca «davanın açılmamış sayılmasına» karar vermek gerekirken, her iki davalıyı da kapsayacak şekilde davanın kısmen kabulü ile belirlenen alacağın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi doğru olmamış kararın bu nedenle mümeyyiz davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Aynı celse 3 nolu «ara» karar ile davalı Yug Logistics ve Uluslararası Taşımacılık A.Ş. aleyhine açılan davanın HUMK'nun 409/1 maddesi uyarınca «yenileninceye» kadar «işlemden kaldırılmasına» karar verilmiştir.
A.Ş. aleyhine açılan davayı takip etmediğini, bu davalı yönünden davanın «işlemden kaldırılmasını» talep etmiş, bu hususta 12.10.2009 «havale» tarihli dilekçesini tekrar ettiğini belirtmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/8906 E. , 2023/2973 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/28 Esas, 2021/1199 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2018/419 E., 2019/400 K.
Taraflar arasındaki marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından 08.09.2017 tarihinde başvurusu yapılan 2017/79101 sayılı “omsan logistics 4.0” ibareli marka tescil başvurusunun, müvekkilinin 2016/88391 sayılı “ekol logistics 4.0”, 2016/88404 sayılı “lojistik dört sıfır” ve 2016/88407 sayılı “logistics four zero” markaları ile iltibas oluşturduğunu, müvekkilinin markalarının tanınmış olduğunu, buna rağmen müvekkilinin başvuruya itirazlarının TPMK Yeniden İnceleme Değerledirme Kurulu (YİDK) tarafından reddedildiğini, karşılaştırmaya konu markaların esas unsuru "LOGİSTİCS 4.0" ibaresi olduğundan, taraf markalarının tüketici nezdinde karıştırılmaya neden olacağını, davaya konu başvurunun müvekkilinin markasının tanınmışlığından haksız yararlanılması amacını taşıdığını, başvurunun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek davalı TPMK YİDK'in 22.10.2018 tarihli ve 2018-M-8957 sayılı kararı kararının iptaline ve davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde; dava konusu marka ile davacının iltibas tehlikesi bulunduğunu ileri sürdüğü markalar arasında karıştırmaya yol açabilecek derecede benzerlik bulunmadığını, kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalı vekili cevap dilekçesinde; başvuruda geçen "logistic" ibaresinin, üretim açısından hammaddenin başlangıç noktasından son nokta olan müşteriye kadar dağıtım süreçlerini kapsadığını, tarihsel açıdan "Lojistik 1.0", "Lojistik 2.0", "Lojistik 3.0" kavramlarının ardından teknolojik ilerlemenin getirdiği "Lojistik 4.0" kavramının, elektrik ve bilişim teknolojilerinin birbiriyle bağlantılı olması anlamına gelen dördüncü sanayi devriminin lojistik sektöründeki karşılığını oluşturduğunu, "lojistik 4.0" ibaresinin tek başına ayırt edici niteliğe sahip olmadığını, bu sebeple davacı şirketin bu ibarenin kullanımını tekeline almasının hukuka aykırı olduğunu, karıştırılma ihtimali değerlendirmesinin markada yer alan tüm unsurlar gözetilerek yapılması gerektiğini, müvekkilinin markasında yer alan "OMSAN" ibaresinin ayırt ediciliği yüksek bir ibare olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf markaları arasında, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrasını (ç) bendi anlamında ayniyet ve/veya ayırt edilemeyecek kadar benzerlik veya aynı maddenin birinci fıkrası anlamında iltibas tehlikesinin bulunmadığı, davacı markalarının tanınmış marka olduğuna dair herhangi bir veriye rastlanmadığı, TPMK nezdinde tanınmış marka statüsünde yer alan davacı markasının işbu davaya konu olmadığı, ayrıca itiraza mesnet markaların sektörel anlamda tanınmış olsa bile dava konusu marka ile davacı markaları arasında görsel, işitsel ve anlamsal olarak benzerlik bulunmaması nedeniyle 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin dördüncü fıkrasında aranan koşulların oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; uyuşmazlık konusu ibarenin taraf markalarında aynen yer aldığı ve hitap ettiği tüketici kitlesinin de aynı olduğu dikkate alındığında markalar arasında iltibasa tehlikesinin olduğunu, markalar arasında görsel, işitsel, kavramsal ve bütünsel olarak benzerlik olduğunu, davalı Kurumun başvurusunun kötü niyetli olduğunu, müvekkilinin markalarının tanınmışlığından yararlanmayı amaçladığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve tarafların markaları 39. sınıfta aynı hizmetleri kapsıyor ise de taraf markalarında ortak unsur olarak yer alan "lojistik 4.0" ibaresinin bilişim sistemleri ve dijital alanda meydana gelen gelişmelerle birlikte endüstriyel hayatta yaşanan 4. dönüşüm sürecinin taşıma sektöründeki yansımasını ifade etmek için kullanılan genel bir tabir olduğu, dava konusu başvurunun da 39. sınıf kara, deniz, hava taşımacılığı hizmetleri için yapıldığı, dolayısıyla anılan ibarenin tescili istenen hizmetler için tek başına ayırt edici niteliğe sahip olmadığı, dava konusu başvuruda yer alan "OMSAN" ibaresinin de davacının itirazına dayanak markalarına nazaran yeterli ayırt ediciliği sağladığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf aşamasındaki itirazlarını yineleyerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı tarafından davalı ... başvurusuna yapılan itirazın reddine dair TPMK YİDK kararının iptali ve davalı markasının hükümsüzlüğü talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi.
2.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/933125500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz