İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/8845 E. 2023/2943 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yanıltıcı beyan↗ çek ile ödeme↗ eft↗ denetime elverişlilik↗ kötü niyet tazminatı↗ kötü niyet↗ havale↗ esastan ret↗ fatura↗ iflas↗ çek↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ yükleten (shipper)↗ teslim↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ e-defter↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2020/155 E., 2020/577 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; tarafların arasında süregelen ticari ilişki kapsamında takip konusu faturaların davacı tarafından davalıya yönelik olarak tanzim edildiğini, ancak takip konusu dokuz adet faturanın 131.080,00 TL'lik kısmının ödenmediğini, bu miktarın tahsili amacıyla başlatılan takibe davalı tarafından haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek takibe yönelik itirazın iptaline, takibin devamına, %20 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının davacıya takip konusu faturalardan dolayı borcunun olmadığını, fatura bedellerinin havale, eft ve çek vermek suretiyle ödendiğini savunarak davanın reddine ve %20 kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından alacağın dayanağı olarak gösterilen ve icra takibine konu fatura bedellerinin, davalı şirket tarafından gerek nakit gerekse çekle yapılan ödemeler kapsamında ödenmiş olduğu, taraf defterleri arasındaki alacağa ilişkin farklılığın davacı tarafın muhasebecisi tarafından eksik ve fazla kayıt tutulmasından kaynaklandığı, davacı şirkete ait banka hesabına ilişkin dökümlerin değerlendirilmesi sonucunda davalı tarafın yapmış olduğu ödeme kapsamında davalı tarafın davacıya herhangi bir borcu bulunmadığı gibi bilakis alacaklı olduğu gerekçesiyle davanın reddine, davalı tarafın kötü niyet tazminat talebinin koşulları oluşmaması nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mihrap Yerinde isimli dizinin hak sahibinin İlyas İlbey olduğunu, İlyas İlbey'in aynı zamanda davacı şirket yetkilisi olduğunu, davalının bu durumdan yararlanarak İlyas İlbey'e olan borcuna ilişkin ödemeleri davacı şirket adına işlediğini ve İlyas İlbey'e olan borcu için verdiği çekleri davacı şirkete olan borcun ödenmesi şeklinde gösterdiğini, dava sürecinde alınan bilirkişi raporlarının yalnızca miktara ilişkin olarak hazırlandığını, bilirkişilerin davalının defterlerinde bulunan çek ile ödeme kısımlarında çeklerin kime teslim edildiği veya kim tarafından tahsil edildiğine ilişkin açıklamanın ısrarla istenmediğini, davalının kendi defterlerinde borcu çek ile ödeyerek kapattığı şeklinde kayıtlar tuttuğunu fakat müvekkili tarafından çek alınmadığını, davalının hem davacı şirkete hem de davacı şirket yetkilisine borçlu olduğunu, davalının davacı şirket yetkilisi İlyas İlbey'e olan borcunu çekle ödediğini ve bunu kendi kayıtlarına davacı şirkete olan borcu ödemiş gibi işlediğini, bu nedenle ısrarlı itirazları ve davalı şirketin kayıtlarını tevsik edici belgelerin talep edilmesine rağmen gerçekleştirilmediği, bu itirazı son celsede de tekrarladıklarını ancak dosyanın ciddi eksikliğe ve yanıltıcı beyana rağmen karara çıkartıldığını, raporun eksik ve hatalı olduğunu, müvekkili şirketin ve Yasemin İlbey'in davalıdan 138.080,00 TL müvekkili şirket yetkilisi İlyas İlbey 'in ise 345.000,00 TL alacaklı iken raporlar neticesinde borçlu duruma düşürülmesinin hukuka aykırı olduğunu, takibin faturalara dayalı olarak başlatıldığını ancak davalı tarafından müvekkili şirkete herhangi bir şekilde elden ödeme yapılmadığını, zaten 100.000,00 TL gibi büyük bir ödemenin banka kanalıyla yapılması gerektiğini, makbuz ile yapıldığı iddia edilen ödemelerin stopajının yapılıp yapılmadığının da ispatlanması gerektiğini, delillerin yeterince değerlendirilmediğini, faturaların mahkemece görmezden gelindiğini, mahkemenin yeterli inceleme yapmadığını savunarak kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemece karara dayanak yapılan bilirkişi raporunun ayrıntılı incelemeyi içerdiği gibi Yargıtay denetimine de elverişli olduğu, bilirkişi raporunda taraf defterleri arasında farklılıkların neden kaynaklandığı hususunun irdelendiği, buna göre davacı şirketin muhasebe kayıtlarında hatalı kayıtlar yapıldığı ve hatalı olduğu belirtilen kayıtların rapor içeriğinde ayrıntılı olarak gösterildiği, buna göre davacının davalıdan alacaklı olmadığının anlaşıldığı, Mahkemece söz konusu rapora dayalı olarak verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebepleriyle kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, takip konusu faturalara dayalı bakiye borcun davalı tarafından ödenip ödenmediği noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin birinci alt bendi, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle işbu itirazın iptali davasında ödenip ödenmediğinin incelenmesi gereken takip dayanağı faturaların ödenmiş olduğunun bilirkişi raporundan anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1134 E. 2023/905 K.
Ortak:kötü niyet tazminatı · kötü niyet
İncelediğiniz karardaCEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının davacıya takip konusu faturalardan dolayı borcunun olmadığını, «fatura» bedellerinin «havale», «eft» ve «çek» vermek suretiyle ödendiğini savunarak davanın reddine ve %20 «kötü niyet tazminatına» karar verilmesini istemiştir.
… MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından alacağın dayanağı olarak gösterilen ve icra takibine konu «fatura» bedellerinin, davalı şirket tarafından gerek nakit gerekse çekle yapılan ödemeler kapsamında ödenmiş olduğu, taraf «defterleri» arasındaki alacağa ilişkin farklılığın davacı tarafın muhasebecisi tarafından eksik ve fazla kayıt tutulmasından kaynaklandığı, davacı şirkete ait banka hesabına ilişkin dökümlerin değerlendirilmesi sonucunda davalı tarafın yapmış olduğu ödeme kapsamında davalı tarafın davacıya herhangi bir borcu bulunmadığı gibi bilakis alacaklı olduğu gerekçesiyle davanın reddine, davalı tarafın «kötü niyet tazminat» talebinin koşulları oluşmaması nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… . sayılı kararı ile davalılardan ... tarafından başlatılan takipte yatırdığını iddia ettiği daire bedelinin tahsilini istediği, diğer davalı ...’un ise yapılan tapu «masraflarının» tahsili istemiyle takip başlattığı, yapılan devirlerin gerçeği yansıtmadığı, «muvazalı» olduğu ve davacı ortağı zarara uğratmak amacıyla yapıldığı kabul edilerek devirlerin iptali ile taşınmazların yeniden şirket adına tesciline karar verildiği, davalıların savunmasına itibar edilmediği, takip dosya alacaklılarının takip yapmada haksız oldukları gibi kötü niyetli oldukları gerekçesiyle ana dosya davalıları ile birleşen dosyanın davalısı ... aleyhine açılan davanın kabulüne, birleşen dosya davalısı İlbey Memiş aleyhine açılan davanın «feragat» nedeniyle reddine, davacının «kötü niyet tazminatı» isteminin kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dava açma ehliyeti · aktif husumet yokluğu · muvazaa · aktif husumet · şirket zararı · sebepsiz zenginleşme · husumet yokluğu · taraf ehliyeti
Benzer bu karardaTemyiz Sebepleri 1.Asıl davada davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; şirketin çift imza ile «temsil» edildiğini, davanın «aktif husumet yokluğundan» reddi gerektiğini, «muvazaa» iddiasının ispatlanamadığını, davalıların şirket hesabına para yatırdıklarını, şirketin «sebepsiz zenginleştiğini», bilirkişi raporunun neden değerlendirmeye alınmadığının açıklanmadığını, Mahkemece «eksik inceleme» ile karar verildiğini, gerekçe belirtilmediğini, çift «harç» ve «vekalet ücretine» hükmedilmesinin haksız zenginleşme oluşturduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2.Birleşen davada davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının dava «açma ehliyeti» olmadığını, davalının takip dosyalarında taraf olmadığını, bu nedenle taraf sıfatı bulunmadığını, uzmanlık gerektiren bir konuda bilirkişi raporuna itibar edilmediğini, bir kısım ödemenin yapıldığı açıkken şirketin borçlu olmadığına karar verilmesinin hatalı olduğunu, «şirketin zararının» bulunmadığını, diğer davalıya yönelik «feragatın» davalı ... için de sonuç doğuracağını, gerekçesiz karar verildiğini, davaların konusunun aynı olması nedeniyle tek yargılama ücretine hükmedilmesi gerektiğini beli …
… . sayılı kararı ile davalılardan ... tarafından başlatılan takipte yatırdığını iddia ettiği daire bedelinin tahsilini istediği, diğer davalı ...’un ise yapılan tapu «masraflarının» tahsili istemiyle takip başlattığı, yapılan devirlerin gerçeği yansıtmadığı, «muvazalı» olduğu ve davacı ortağı zarara uğratmak amacıyla yapıldığı kabul edilerek devirlerin iptali ile taşınmazların yeniden şirket adına tesciline karar verildiği, davalıların savunmasına itibar edilmediği, takip dosya alacaklılarının takip yapmada haksız oldukları gibi kötü niyetli oldukları gerekçesiyle ana dosya davalıları ile birleşen dosyanın davalısı ... aleyhine açılan davanın kabulüne, birleşen dosya davalısı İlbey Memiş aleyhine açılan davanın «feragat» nedeniyle reddine, davacının «kötü niyet tazminatı» isteminin kabulüne karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/2743 E. 2010/8906 K.
Ortak:çek · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz kararda… te olan borcun ödenmesi şeklinde gösterdiğini, dava sürecinde alınan bilirkişi raporlarının yalnızca miktara ilişkin olarak hazırlandığını, bilirkişilerin davalının «defterlerinde» bulunan «çek» ile ödeme kısımlarında çeklerin kime «teslim» edildiği veya kim tarafından tahsil edildiğine ilişkin açıklamanın ısrarla istenmediğini, davalının kendi defterlerinde borcu çek ile ödeyerek kapattığı şeklinde kayıtlar tuttuğunu fakat müvekkili tarafından çek alınmadığını, davalının hem davacı şirkete hem de davacı şirket yetkilisine borçlu olduğunu, davalının davacı şirket yetkilisi İlyas İlbey'e olan borcunu çekle ödediğini ve bunu kendi kayıtlarına davacı şirkete olan borcu ödemiş gibi işlediğini, bu nedenle ısrarlı itirazları ve davalı şirketin kayıtlarını tevsik edici belgelerin talep edilmesine rağmen gerçekleştirilmediği, bu itirazı «son» celsede de tekrarladıklarını ancak dosyanın ciddi eksikliğe ve «yanıltıcı beyana» rağmen karara çıkartıldığını, raporun eksik ve hatalı olduğunu, müvekkili şirketin ve Yasemin İlbey'in davalıdan 138.080,00 TL müvekkili şirket yetkilisi İlyas İlb …
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının davacıya takip konusu faturalardan dolayı borcunun olmadığını, «fatura» bedellerinin «havale», «eft» ve «çek» vermek suretiyle ödendiğini savunarak davanın reddine ve %20 «kötü niyet tazminatına» karar verilmesini istemiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının «zamanaşımı def»’inin süresinde olmadığı, dava konusu çeklerin «keşidecisi» olan Hüseyin Sakallı ve İlyas Kaban’ın çeklerin keşide tarihleri itibarıyla davalı Kooperatifin yöneticileri olmadıkları, keyfiyetin çeklerin keşide tarihinden önce Ticaret Sicil Gazetesinde «ilan» olunarak «üçüncü kişilerde» bağlar hale geldiği, davacı yan, ileri tarihli (update) «çek» iddiasında da bulunmadığı, dava konusu çeklerin keşide tarihleri itibarıyla «ehliyetsiz» kişilerce düzenlenmiş olması nedeniyle davalı kooperatifi bağlamayacağı gerekçesiyle davanın reddine ilişkin verdiği karar, Dairemizce, çekleri Kooperatif adına imzalayan «yönetim kurulu» üyelerinin yetkilerinin sona erdiğini bilmeyen üçüncü kişilere karşı bu durumun hüküm ifade etmeyeceği, bu kişilerin imzaladığı kambiyo senetlerinin Kooperatifi ilzam edeceği, somut olayda, davalı tarafından davacının kötü niyetli olduğunun kanıtlanamadığı, o halde, davalı kooperatif yönetim kurulu üyesi iken bu yetkileri sonlanan «temsilcilerin yetkilerinin» «son» bulduğu tescil ve ilan edilmeden bankaya «ibraz» edilen çeklerin dava dışı yönetim kurulu eski üyelerinin görev süreleri içerisinde keşide edildiğinin kabulü ile hasıl olacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece uyulmasına karar verilen bozma ilamına göre yapılan inceleme sonucu, davanın kabulü ile, 16.00,00 TL nin «temerrüt» faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:temsil yetkisi · zamanaşımı def'i · üçüncü kişi · def'i · keşideci · taraf ehliyeti · yönetim kurulu kararı · ilan
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının «zamanaşımı def»’inin süresinde olmadığı, dava konusu çeklerin «keşidecisi» olan Hüseyin Sakallı ve İlyas Kaban’ın çeklerin keşide tarihleri itibarıyla davalı Kooperatifin yöneticileri olmadıkları, keyfiyetin çeklerin keşide tarihinden önce Ticaret Sicil Gazetesinde «ilan» olunarak «üçüncü kişilerde» bağlar hale geldiği, davacı yan, ileri tarihli (update) «çek» iddiasında da bulunmadığı, dava konusu çeklerin keşide tarihleri itibarıyla «ehliyetsiz» kişilerce düzenlenmiş olması nedeniyle davalı kooperatifi bağlamayacağı gerekçesiyle davanın reddine ilişkin verdiği karar, Dairemizce, çekleri Kooperatif adına imzalayan «yönetim kurulu» üyelerinin yetkilerinin sona erdiğini bilmeyen üçüncü kişilere karşı bu durumun hüküm ifade etmeyeceği, bu kişilerin imzaladığı kambiyo senetlerinin Kooperatifi ilzam edeceği, somut olayda, davalı tarafından davacının kötü niyetli olduğunun kanıtlanamadığı, o halde, davalı kooperatif yönetim kurulu üyesi iken bu yetkileri sonlanan «temsilcilerin yetkilerinin» «son» bulduğu tescil ve ilan edilmeden bankaya «ibraz» edilen çeklerin dava dışı yönetim kurulu eski üyelerinin görev süreleri içerisinde keşide edildiğinin kabulü ile hasıl olacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece uyulmasına karar verilen bozma ilamına göre yapılan inceleme sonucu, davanın kabulü ile, 16.00,00 TL nin «temerrüt» faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9196 E. 2016/6123 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:borcun üstlenilmesi · ihbar olunan · ihbar
Benzer bu karardaMahkemece, «ihbar olunan» ... «borcu üstlendiğinden» davalı ...
… in reddine, davacılardan ...'ın davasının kabulü ile 114.080,00 USD'nin 14/01/2000 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun’un 4/A maddesi gereğince faizi ile birlikte «borcu üstlenen» ...'den tahsili ile davacı ...'a verilmesine dair tesis edilen karar, davacılar vekili, davalı banka vekili ve borcu üstlenen ... vekilinin temyiz istemi üzerine D …
Bu kez davalı banka vekili ve «borcu üstlenen» ... vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı banka vekili ve «borcu üstlenen» ... vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/8845 E. , 2023/2943 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI 2021/209 Esas, 2021/1762 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2020/155 E., 2020/577 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; tarafların arasında süregelen ticari ilişki kapsamında takip konusu faturaların davacı tarafından davalıya yönelik olarak tanzim edildiğini, ancak takip konusu dokuz adet faturanın 131.080,00 TL'lik kısmının ödenmediğini, bu miktarın tahsili amacıyla başlatılan takibe davalı tarafından haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek takibe yönelik itirazın iptaline, takibin devamına, %20 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının davacıya takip konusu faturalardan dolayı borcunun olmadığını, fatura bedellerinin havale, eft ve çek vermek suretiyle ödendiğini savunarak davanın reddine ve %20 kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından alacağın dayanağı olarak gösterilen ve icra takibine konu fatura bedellerinin, davalı şirket tarafından gerek nakit gerekse çekle yapılan ödemeler kapsamında ödenmiş olduğu, taraf defterleri arasındaki alacağa ilişkin farklılığın davacı tarafın muhasebecisi tarafından eksik ve fazla kayıt tutulmasından kaynaklandığı, davacı şirkete ait banka hesabına ilişkin dökümlerin değerlendirilmesi sonucunda davalı tarafın yapmış olduğu ödeme kapsamında davalı tarafın davacıya herhangi bir borcu bulunmadığı gibi bilakis alacaklı olduğu gerekçesiyle davanın reddine, davalı tarafın kötü niyet tazminat talebinin koşulları oluşmaması nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mihrap Yerinde isimli dizinin hak sahibinin İlyas İlbey olduğunu, İlyas İlbey'in aynı zamanda davacı şirket yetkilisi olduğunu, davalının bu durumdan yararlanarak İlyas İlbey'e olan borcuna ilişkin ödemeleri davacı şirket adına işlediğini ve İlyas İlbey'e olan borcu için verdiği çekleri davacı şirkete olan borcun ödenmesi şeklinde gösterdiğini, dava sürecinde alınan bilirkişi raporlarının yalnızca miktara ilişkin olarak hazırlandığını, bilirkişilerin davalının defterlerinde bulunan çek ile ödeme kısımlarında çeklerin kime teslim edildiği veya kim tarafından tahsil edildiğine ilişkin açıklamanın ısrarla istenmediğini, davalının kendi defterlerinde borcu çek ile ödeyerek kapattığı şeklinde kayıtlar tuttuğunu fakat müvekkili tarafından çek alınmadığını, davalının hem davacı şirkete hem de davacı şirket yetkilisine borçlu olduğunu, davalının davacı şirket yetkilisi İlyas İlbey'e olan borcunu çekle ödediğini ve bunu kendi kayıtlarına davacı şirkete olan borcu ödemiş gibi işlediğini, bu nedenle ısrarlı itirazları ve davalı şirketin kayıtlarını tevsik edici belgelerin talep edilmesine rağmen gerçekleştirilmediği, bu itirazı son celsede de tekrarladıklarını ancak dosyanın ciddi eksikliğe ve yanıltıcı beyana rağmen karara çıkartıldığını, raporun eksik ve hatalı olduğunu, müvekkili şirketin ve Yasemin İlbey'in davalıdan 138.080,00 TL müvekkili şirket yetkilisi İlyas İlbey 'in ise 345.000,00 TL alacaklı iken raporlar neticesinde borçlu duruma düşürülmesinin hukuka aykırı olduğunu, takibin faturalara dayalı olarak başlatıldığını ancak davalı tarafından müvekkili şirkete herhangi bir şekilde elden ödeme yapılmadığını, zaten 100.000,00 TL gibi büyük bir ödemenin banka kanalıyla yapılması gerektiğini, makbuz ile yapıldığı iddia edilen ödemelerin stopajının yapılıp yapılmadığının da ispatlanması gerektiğini, delillerin yeterince değerlendirilmediğini, faturaların mahkemece görmezden gelindiğini, mahkemenin yeterli inceleme yapmadığını savunarak kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemece karara dayanak yapılan bilirkişi raporunun ayrıntılı incelemeyi içerdiği gibi Yargıtay denetimine de elverişli olduğu, bilirkişi raporunda taraf defterleri arasında farklılıkların neden kaynaklandığı hususunun irdelendiği, buna göre davacı şirketin muhasebe kayıtlarında hatalı kayıtlar yapıldığı ve hatalı olduğu belirtilen kayıtların rapor içeriğinde ayrıntılı olarak gösterildiği, buna göre davacının davalıdan alacaklı olmadığının anlaşıldığı, Mahkemece söz konusu rapora dayalı olarak verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebepleriyle kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, takip konusu faturalara dayalı bakiye borcun davalı tarafından ödenip ödenmediği noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin birinci alt bendi, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle işbu itirazın iptali davasında ödenip ödenmediğinin incelenmesi gereken takip dayanağı faturaların ödenmiş olduğunun bilirkişi raporundan anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/933043400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz